Su Olmasaydı Ne Olurdu?

 Su Olmasaydı Ne Olurdu?

  Okunma: 189664 - Yorum: 40
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    Yeryüzünde en bol bulunan Maddelerden biridir ve yaşamın temelidir. Eğer su olmasaydı yaşam da olmazdı. Denizler ve Okyanuslar yeryüzünün yaklaşık onda yedisini kapla; toprakta, atmosferde ve bütün canlı varlıklarda su vardır. İnsan vücudunun yaklaşık üçte ikisi Sudan Oluşu; ayrıca yiyeceklerin, özellikle de sebze ve meyvelerin büyük bir bölümü de sudur.

    Güneşin ısısı deniz suyunun yüzeyinde buharlaşmaya neden olur ve su buharlaşıp öbür mineraller kalır ve bu mineraller altaki suya karışır. Denizlerin buralara dökülen ırmaklardan çok daha tuzlu olmasının sebebi budur.

    içme sularının kolayca içilebilmesi için de suyun belirli ölçülerde çözünmüş gaz ve mineralleri içeriyor olması gerekir.

    Su Olmasaydı Ne Olurdu?

    Dünyadaki yaşamın varlığı suya bağlıdır. Güneş ısısı suyu buharlaştırır; buharlaşan su, damlacıklardan oluşan bulutlar halinde atmosferde kümelenir. Bu kütleler yeterli bir büyüklüğe ulaşınca yağmur, dolu ya da kar halinde yeryüzüne iner ve yaşamın sürmesini sağlar. Buna yağış denir; suyun toprağa işlemesi de bu süreçte olur. Bitkiler suyu topraktan soğurur ve bunun belirli bir bölümünü terleme denen bir süreç sonucunda tekrar atmosferde bırakır. Buharlaşma, yağış ve terleme su çevrimini oluşturur.

    Yağan yağmur ve akan sular yeryüzünü zaman içinde değişikliğe uğratır. Dev barajların yardımıyla suyun bir bölümü denize dökülmeden önce tutulabilir. Bu yapay depolarda toplanan sudan yararlanılarak elektrik üretimi için kullanılan su Türibinleri Çalıştırılabilir, kasaba ve kentlerin su gereksinimi karşılanabilir.

    İNSAN suyun varlığına o kadar alışmıştır ki, su olmasaydı ne olurdu, pek düşünmez. Oysa su, Dünya’nın yaşam sürülebilen bir yer olmasının temel şartıdır. Yaşam için gerekli olan dengeler su sayesinde devamlılığını korur.

    Yeryüzünün dörtte üçü suyla kaplıdır. Suyun önemli bir bölümü de gökyüzündedir; bulutların her birinde milyonlarca ton su bulunabilmektedir. Bunların bir kısmı zaman zaman yağış halinde yere iner. Şu an solumakta olduğunuz havanın içinde de belirli miktarda su buharı vardır.

    Tüm bunların yanı sıra, insan vücudunun yaklaşık %75'i sudur. (Bu oran kişiye, vücut bileşimine, yaşa, cinsiyete ve diğer bazı faktörlere göre değişebilmektedir.) Bütün vücut dokuları su içerir. Örneğin kanın %83'ü ve çok sert görünmelerine rağmen kemiklerin %22'si sudur. Hayvan ve bitkilerde ise su %90 gibi yüksek bir oranda bulunabilmektedir. Kısacası susuz bir hayatın var olabilmesi mümkün değildir.

    Sudaki eşsiz fiziksel ve kimyasal özellikler

    TÜM sıvılar ısıları azaldıkça hacimlerini kaybederler. Bu durumda yoğunlukları artar ve soğuk olan kısımlar ağırlaşır. Bu nedenledir ki, sıvı maddelerin katı halleri, sıvı hallerine göre daha ağırdır. Bu kurala tek uymayan sıvı sudur. Su, ısısı düşüp hacim kaybedince diğer sıvılardan farklı olarak genleşmeye başlar. Donduğunda daha da genleşir. Bu yüzden suyun katı hali, sıvı halinden daha hafiftir. Fizik kurallarına göre buzun suyun dibine batması gerekirken su üstünde yüzmesinin sebebi budur. Suyun bu özelliği Dünya’daki yaşam açısından büyük önem taşımaktadır. Eğer suyun bu özelliği olmasaydı, Dünya üzerindeki suyun büyük bölümü tamamen donacak, göllerde ve denizlerde yaşam kalmayacaktı. Suyun bu mucizevi özelliği Dünya üzerindeki canlı yaşamının sürekliliğinde önemli bir rol oynamaktadır.

    Isı kaybı olduğunda suyun yoğunluğu diğer sıvılarda olduğu gibi artsaydı, ne olurdu?

    BU SORUYU şöyle de sorabiliriz: Buz suyun dibine batsaydı, ne olurdu? Bu durumda okyanuslar, denizler ve göllerde donma üstten değil, alttan başlayacaktı. Yüzeyde soğuğu kesen bir buz tabakası da olmayacağı için, alttan başlayan donma yukarı doğru devam edecekti. Bunun sonucunda okyanusların, denizlerin, akarsu ve göllerin büyük bölümü dev birer buz kütlesi haline geleceklerdi. Hiç şüphesiz bu da sularda hiçbir canlının yaşayamamasına yol açacaktı. Bu durum kara canlılarının varlığını da olumsuz etkileyecek, Dünya ölü bir gezegen haline gelecekti.

    Suyun bir başka önemli özelliği ise “gizli ısısı” ve “termal kapasitesi”dir. Buz eridiğinde ya da su buharlaştığında etraftan ısı çekilir. Bunun tersi gerçekleştiğinde ise dışarıya ısı verilir. Bu, gizli ısı olarak bilinir. Bütün sıvılar bir gizli ısıya sahiptirler. Suyun gizli ısısı olağanüstü yüksektir. Bunun yanı sıra suyun ısısını bir derece artırmak için gereken ısı miktarı, yani termal kapasitesi de diğer sıvılarınkinden çok daha yüksektir. Suyun termal kapasitesi ile gizli ısısının yüksek değerlerde olması, denizlerin karalara göre daha geç ısınıp daha geç soğumalarına yol açar. Bu da, kara üzerindeki ısı farklılıklarının yaşanabilir oranda seyretmesine neden olmaktadır.

    Suyun bir diğer özelliği olan “termal iletkenliği” sayesinde ise penguen, fok gibi kutup hayvanları denizin üzerindeki buzları delip aşağıdaki suya ulaşabilmektedirler. Termal iletkenlik ısıyı iletebilme gücüdür. Suyun termal iletkenlik gücü diğer sıvılardan en az dört kat daha yüksektir. Buzun ve karın termal iletkenlikleri ise düşüktür. Bu şu demektir: Hava -50°C bile olsa, buz, altındaki su tabakasına soğuğu çok az iletir. Bunun sonucunda denizin üstündeki buz tabakası 1-2 metreyi geçmez. Böylece kutup hayvanları yüzeydeki buz tabakasını kolayca kırabilirler.

    Suyun tüm bu özellikleri sayesinde yaz ile kış veya gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkları hep canlıların yaşamlarını devam ettirebilecekleri sınırda kalmaktadır.

    Dünya üzerindeki su miktarı daha az olsaydı, ne olurdu?

    GECE ile gündüz sıcaklıkları arasındaki fark aşırı derecede artarak karaların büyük kısmı çöle döner, yaşam imkansız hale gelir ya da en azından çok zorlaşırdı.

    Vücut için en gerekli besin öğesi

    Name:	Su Olmasaydı Neler Olurdu 1.jpg 
Views:	37585 
Size:	10,3 KB (Kilobyte) 
ID:	30812
    SU aynı zamanda vücudumuzdaki birçok işlevin yerine getirilmesi için de olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. Hücre içinde ve dışında vücutta gerçekleşen tüm fonksiyonlarda suya ihtiyaç vardır. Hücrelerde oksijen ve besin öğelerinin taşınması, gerek duyulmayan unsurların vücuttan atılması su ile mümkün olabilmektedir. Su aynı zamanda eklemlere ve organlar ile dokuların korunmasına destek sağlar.

    Vücut fonksiyonlarının düzenli olabilmesi için vücuda sürekli su takviyesinde bulunmak gerekir. 0.5-1 kilogramlık su kaybı hemen susama hissini oluşturur. Susama hissi Rabbimizin insanlara verdiği çok önemli bir nimettir. Nitekim vücuttaki sıvı miktarının azalması hayati risk oluşturmaktadır. Bizler bu uyarının yaşamsal öneminin farkına bile varmadan, belki sırf susama hissimizi gidermek için su içerken, vücudumuz ihtiyaç duyduğu besine ulaşmaktadır.

    İnsanlar vücutlarındaki proteinlerin yarısını ya da karbonhidratların tamamını yitirseler bile hayatlarına devam edebilirler. Ama % 10'luk bir su kaybı vücutta büyük aksaklıklara, % 20'lik su kaybı ise ölüme yol açmaktadır.
    Suyun sahip olduğu tüm özellikler, bu sıvının canlılık için özel olarak yaratılmış olduğunu göstermektedir.




    sponsorlu bağlantılar
  2. #2
    SU OLMASA NE OLURDU

    SU
    Bir damla su bulunmasa ne olurdu
    İnsanlar su için altından çok öderlerdi.
    Hayatı devam ettiren
    İnsan vücüduna yaşamına gerekli .

    Olan su için
    Oysa su üzerinde gezdiğimiz toprak altına saklanan.
    Bir hazinedir
    O pis denen toprak altından.

    Canlara can olsun diye
    Çatlayan dudaklar susuzluğa kansın diye.
    Rabbimiz dupduru berrak buz gibi sular ihsan eder
    Toprak nelere can olur aslında.

    Az elimize bulaşsa yıkarız defalarca
    Su deyin çölde kalmışlara .
    Su su diye inliyenlere
    İsteseniz en değerli hazinelerini verirler.

    Bir yudum su için
    Ya biz parmaklarımızı oynatmadan.
    Verilen onca nimetler içinde olan zerre
    Suya kavuşuruz yanan ciğerlere can verir.

    Dizlere derman
    Acaba bizler bunca verilen nimetlere .
    Ne kadar şükrederiz
    Oldukça az hemde.

    Sadece oruçken susuzken hatırlarız suyu
    Birde ihtiyaçlarımız olduğunda.
    Su olmasa kimse kimseye yaklaşamazdı kokardı pislikten
    Ve hiç bir şeyin tadı olmaz.

    Korkarim ki yakin gelecekte savaşlarda olur su için
    Toprak değil su çıkan yerlere saldırırlar.
    Canlara can olan su için canlar verilir
    Rabbim susuz koyma sen bizleri.

    Çoğu rızıklardanda mahrum kalırdık
    Rabbim bizlere hayat kaynağı olan.
    Yarattığın tüm varlıkları canlı tutan
    Suyu bizlere sunduğun için.

    Ne kadar hamd etsek azdır
    İki cihanda sen bizleri
    Susuz koyma
    Son anda susamışken şeytan karşımıza dikilmesin.

    Bir yudum suya imanlarımızı kaybetmeyelim
    Ecel şerbetini sunarkan sen yardımcımız ol.
    Susuzlukla inletme
    Rabbim her varlık seni hal diliyle anar.

    Akan suyun sesinde
    Çağlayan şelalenin gürültüsünde
    Durgun duran suda
    Azgın deryalarda.

    Yere düşen her damla yağmurda
    Cana can olan suda
    Şırıl şırıl akan çeşmenin
    Akışlarında hal dilleriyle seni anarlar.

    Her varlık her an seni anar
    Anmadığı an ölürler
    Canlar ölür sular kurur
    Her varlığı yarattıklarına can olsun diye yarattın.

    Dirimizde mevtalarmızda suya muhtaç her an
    Son andada suyla yıkanıp kefenlenmezmi insan.
    Su tertemiz eden arındıran olur
    Ama canlara can olan suyu her içişte kullanırken.
    Ne kadar hamdü sena etsek azdır sana.

    Nigar Bedirhan

  3. #3
    su olmasaydıdenizlerin buralara dökülen ırmaklşardan çok daha tuzlu olmasının sebebi budur.
  4. #4
    çok teşekkür ederiz herkese
  5. #5
    çok teşekkürler
  6. #6
    deniz suyu çözeltiden oolduğu için balıklar orda yaşar
  7. #7
    teşekkür ederim
  8. #8
    Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    teşekkür ederim
    hadi bahalım oh oh ohhhhhhhhhhhhhhhhhhh

  9. #9
    cok teşekür ederim performansatan 0 geliyodu ogretem 100 var dı
  10. #10
    çok teşekkürler performans ödevimden 100 aldım teşekkür ederim
  11. #11
    yhaaaa çok saolun inşallah yarın performanstan 100 alırım alırsam yazarım

Konu Etiketleri

su olmazsa ne olur

su olmazsa neden hayat olmaz

su olmasaydı hayatta neler olurdu

suyun olmadığı bir dünya nasıl olur

su olmasaydı neler olurdu vikipedi