Asit Yağmurlarının Zararları ve Alınacak Önlemler Nelerdir ?

 Asit Yağmurlarının Zararları ve Alınacak Önlemler Nelerdir ?

  Okunma: 11509 - Yorum: 0
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    Asit Yağmurları kükürt ve azot dioksitlerin atmosferdeki nemle birleşerek sülfürik ve nitrik asitli yağmur, kar ya da dolu oluşturması biçiminde kirliliğe yol açmasıdır. Bu tür yağmurda tanecikler siste asılı olarak süspansiyon oluşturabilir ya da en kuru halde birikebilirler.

    Asit yağmurlarının verdiği ileri sürülen zararın bir bölümünün aslında bazı doğal nedenlerden kaynaklandığı yapılan araştırmalar sonucunda anlaşılmışsa da, petrol ve kömür yanmasından oluşan kükürt dioksit ile otomobil motorlarından çıkan azot oksidin, asit yağmuru sorununu büyük ölçüde şiddetlendirdiği kesindir.

    Kirliliğe yol açan tanecikler, kaynaklarından binlerce kilometre uzağa rüzgarla taşınabilir. Sözgelimi A.B.D‘nin kuzey doğusundaki asit yağmurlarına, Kanada'dan yayılanlar da katılmış, Kanada'nın doğusundaki kükürt içeren yağış, A.B.D 'den kaynaklanmıştır.

    Bilim adamlarının tümü asit yağmurlarının denetlenmesi için bir an önce yasalar çıkarılmasını istemektedirler. Ne var, ki söz konusu yasaların yol açacağı harcamalar çok yüksektir, bu yüzden de sorunun çözülmesi sürekli ertelenmektedir.

    Ekonomik faaliyet, kıtlığa karşı yapılan bir savaştır. İnsan bu savaşta bir takım değerleri üretip tüketirken başka bir değer olan kaliteyi ÇEVRE ’yi de tüketmektedir. Hava, su, yeşil ve toprak gibi ...... Biri kirlendiği zaman beraberinde, zincirleme olarak, diğerleri ve bunlardan yararlanan insanlar da kirlenmekte ve yok olmaktadır.

    Görüldüğü gibi hava doğal ve yapay etmenlerce kirletilmektedir. Yapay etmenlerin temelinde insan bulunmaktadır. Fabrikadan, evlerden ve araçlardan çıkan dumanlar tarafından atmosfer durmadan kirlenmektedir. Bu kirlilik doğrudan olduğu gibi asit yağmurları yoluyla da bitkiye, insana, suya, toprağa ve taşa etki etmektedir.

    Termik santrallerde, ısıtmada ve endüstri kurumlarında kullanılan kömür atmosfere kül (kadmiyum, arçelik, kurşun) CO2 ve SO2 yaymaktadır. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de kömür ve petrol tüketimi giderek artmaktadır. Artan taşıt sayısı da petrol tüketimini dolayısıyla atmosferdeki karbon monoksit gazını yükseltmektedir. Yanardağlar da havadaki SO2 ve CO2 gibi gazların miktarını arttırmaktadır. Bu gazlar havadaki su buharı ile birleşirler.

    H2O+SO2 ______ H2SO4 (sülfirikasit) ve

    H2O+NO2 ______ HNO3 (nitrik asit) olarak yere düşerler.

    Hava kirliliği, ışınların yere ulaşmasını ve atmosfere yayılmasına da engelleyerek iklim üzerinde olumsuz etki yapmaktadır.Asit yağışları yapraklardaki klorofilin bozulmasına ve bitkinin sararıp kurumasına neden olmaktadır.

    Bilindiği gibi bitkiler, fotosentez sırasında CO2 tüketir. Asit yağmurları, bitkileri kurutarak, diğer yandan atmosferdeki CO2 (karbondioksit) tutarının artması için ortam hazırlamaktadır. Başka bir anlatımla, bir olumsuzluk bir başka olumsuzluğu üretmektedir.

    Bu asit yağışlarının etkilerini görebilmek için iki aşamadan oluşan deneylere girişilmiştir :

    Birinci aşamada 16 saksıya kızıl çam, 20 saksıya fasulye ve nohut ekildi.

    Kızıl çam ve fasulyeler 4 ’er saksıdan oluşmak üzere 5 ’er gruba ayrıldı. Her grup PH3, PH4,5, PH6, yağmur suyu ve çeşme suyu gibi asidik değeri farklı sularla sulandı. Çalışma 2 ay sürdü. Çalışmalara çeşitli sınıflardan 15 öğrenci katıldı.

    Çalışmalarımızda kullanılmak üzere, topladığımız yağmur suyunun asidik değeri ölçüldü: İlk yağış PH5,5, ikinci ve daha sonraki yağışlar PH6 olarak saptandı. Bu da bize hava kirliliği ve onun oluşturduğu asit yağmurlarının çevremizde bir realite olduğunu kanıtlamaktadır.

    AŞAMA

    A ) TOHUM GRUBU

    20 saksıya fasulye ile nohut karışık olarak ekildi. Bu 20 saksı, her biri 4 saksıdan oluşacak şekilde 5 gruba ayrıldı. Ekildiği tarihiden itibaren, her grup asidik değeri PH3, PH4,5, PH6 olan sularla, normal su (musluk) ve yağmur suyu ile sulandı. Her grupta 3 saksı esas alındı. İki ay boyunca gözlem ve ölçümler yapıldı.

    Tohum – 1 Grubu (Yağmur suyu)

    15.11.1999 22.12.1999 03.01.2000 24.01.2000
    1. Saksı Ekim – Dikim
    Çimlenme Nohut = 22 cm
    Fasulye = 4 cm Nohut = 23 cm
    Fasulye = kuru
    2. Saksı Ekim – Dikim Çimlenme Nohut = 30 cm
    Fasulye = 5 cm Nohut = 30 cm
    Fasulye = 17 cm
    İkisi de solgun
    3. Saksı Ekim – Dikim
    Çimlenme Nohut = 26 cm
    Fasulye = 8 cm Nohut = 38 cm
    Fasulye = 8 cm

    Tohum – 2 Grubu (PH3)

    15.11.1999 22.12.1999 03.01.2000 24.01.2000
    1. Saksı
    Ekim – Dikim Çimlenme Nohut = 20 cm
    Fasulye = 4 cm Nohut solgun,
    Fasulye kuru, toprakta beyazcıklar
    2. Saksı
    Ekim – Dikim Çimlenme Nohut = 31 cm
    Nohut = 24 cm
    Fasulye yok Sararmış ve kurumuş
    3. Saksı
    Ekim – Dikim Çimlenme Nohut = 10 cm
    Nohut = 10 cm
    Fasulye yok İkisi de kurumuş

    Tohum – 3 Grubu (PH4,5)

    15.11.1999 22.12.1999 03.01.2000 24.01.2000
    1. Saksı Ekim – Dikim Yok Yok Yok
    2. Saksı Ekim – Dikim Yok Yok Yok
    3. Saksı Ekim – Dikim Yok Yok Yok

    Tohum – 4 Grubu (PH6)

    15.11.1999 22.12.1999 03.01.2000 24.01.2000
    1. Saksı Ekim – Dikim Fasulye = 20 cm 22 cm 23 cm
    2. Saksı Ekim – Dikim Fasulye = 18 cm
    Fasulye = 11 cm 19 cm
    13 cm 20 cm
    13.5 cm
    3. Saksı Ekim – Dikim Fasulye = 19 cm
    Fasulye = 19 cm 20 cm
    20 cm 21 cm
    21cm

    Tohum – 5 Grubu (PH6)

    15.11.1999 22.12.1999 03.01.2000 24.01.2000
    1. Saksı Ekim – Dikim Çimlenme Nohut = 18 cm Nohut = 21 cm
    2. Saksı Ekim – Dikim Çimlenme Fasulye = 9 cm Fasulye=11 cm
    3. Saksı Ekim – Dikim Çimlenme Fasulye = 5 cm Fasulye=7 cm


    sponsorlu bağlantılar
    Konu Aunsorm tarafından (03-12-2013 Saat 21:53 ) değiştirilmiştir.