Söz Sanatları - Teşbih (Benzetme)

 Söz Sanatları - Teşbih (Benzetme)

  Okunma: 5175 - Yorum: 2
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    Aralarında çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki varlıktan zayıf olanı güç-lü olana benzetme sanatıdır.
    “Ahmet aslan gibi güçlüdür.” Cümlesinde güç yönünden zayıf olan Ahmet aslana benzetilmiştir.

    Her benzetme bir karşılaştırmadır.Örnek cümlede “Ahmet” ile “aslan” karşılaştırılmıştır.

    Aralarında ortak özellik bulunmayan kavramların karşılaştırılması benzetme değildir.Mesela:
    “Elma kadar sivri maydanoz ,
    Minare gibi ekşi duvar” benzetmeleri standartlara uymaz .Çünkü karşılaştırılan şeyler arasında ortak bir özellik mevcut değildir.”Teşbihte hata olmaz “ sözünü de bu minvalde değerlendirmek gerekir . “Hata ol-maz”dan kasıt teşbihin hata kabul etmeyeceği realitesidir.Yani hatalı teşbih teşbih değildir.

    İstisnalık arz etse de bazen kendisine benzetilen taraf güçlü ta-raf değildir: ”Ninemin pamuktan daha yumuşak ellerini öpmeye doyamaz-dım”

    Benzetmenin Öğeleri ve Türleri

    Benzetmede “erkan-ı teşbih” de denilen dört öğe mevcut-tur.Bunlardan benzeyen(müşebbeh) ile kendisine benzetilen(müşebbehün bih) asli ; benzetme yönü(vech-i şebeh) ve benzetme edatı(edat-ıteşbih) yardımcı unsur olarak kabul edilir.
    Bu öğelerin var olup olmamasına göre teşbih sanatı çeşitlilik gös-terir.

    Canan gül gibi güzeldir. (Ayrıntılı benzetme /Teşbih-i mufassal)
    b.yen k.b.tilen b.edatı b.yönü

    Canan gül gibidir. (Kısaltılmış benzetme /Muhtasar-Mücmel)
    b.yen k.b.tilen b.edatı

    Gül Canan güzeldir.(Pekiştirilmiş benzetme /Müekked)
    k.b.tilen b.yen b.edatı

    Gül Canan bizim şeref misafirimizdir.(Teşbih-i beliğ/Yalın-güzel)
    k.b.tilen b.yen

    Bütün öğeleri tam olan benzetmeye “ayrıntılı”, benzetme yönü konmamışa “kısaltılmış”, benzetme edatı bulunmayana “pekiştirilmiş” ve nihayet yardımcı öğelerin bulunmadığı sadece temel öğelerle kurulanına da “beliğ” teşbih” diyoruz.
    Not: Andırmak, benzer,dönmek,sanki,kadar,örne k,-den ,bigi,meğer ki , gûyâ,tıpkı,misl,misüllü,niteki ,sıfat,manend,-veş,-asa,-var, çü, çün, tek,andırır... kelimeleri benzetme edatı kabul edilir.

    Örnek cümleler:
    Abbas tilki gibi kurnazdır.
    Yol yılan gibi kıvrılıyor.
    Türkiye güzellikte cennet gibidir.
    Taş gibi sert ekmek
    Kömür gibi kara gözlerin
    Elma gibi tatlı yanakların
    Kalem gibi ince parmak
    Rüya gibi güzel yaz.
    Buz gibi soğuk gazoz
    Civa gibi haretketli adam
    Süt gibi beyaz badana
    Dal gibi ince kız
    Yukarıdaki cümleleri benzetmenin dört türüne göre çekimleyiniz .

    Sanatlı beyitler ve mısralar
    Köhne düşünceler paslanmış çivilere benzer.
    İhtiyar adam bir çocuk gibi ağlıyordu.
    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
    Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım.
    Kul Mustafa karakolda gezerken/Gülle , kurşun yağmur gibi ya-ğarken
    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal
    Bir kez Allah dese aşk ile lisan/Dökülür cümle günah misl-i hazan
    Karşımda eski evler tarih gibiydi.
    Gündüz denizlerde sönerken baktık/Ve çobanlar gibi dallar gibi yaktık
    Kız vücudun sarı güller gibi ter/Çık sudan kendini üryan göster
    Çini bir kasede bir Çin çayı içmekteydi/Bir güzel yırtıcı kuş gözleri gördüm/Som mücevher gibi kan kırmızı tırnaklarını
    Ârızın âb-ı sâftır gûyâ/Zekan bir habâbdır gûya
    Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken/Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz
    Ömür çiçek kadar narin
    Sandım ki güzelliğin cihanda / Bir saltanatın güzelliğiydi.
    Poyrazla söyleşir gibi yaprakların sesin
    Rûy-ı zemini tâbi-i fermanı kılmağa/Sultan Selim Han gibi bir şîr-i ner gelir
    Neva-yı neydir esen bad cam-ı meydür gül /Çemende eşk ile sahba misal- cu dökülür
    Yarin ki her tebessümü dağ üstü bağ olur/Destinde cam-ı neşve semavi çerağ olur.
    Hizmetçiye gel der gibi Azrail’e gel der.
    Kafası kazan gibi oldu.
    İstanbul karınca yuvası gibi oldu.

    Dudakların elmadan etli
    Sürekli sevgiyi duydukça anne toprak
    Bambaşka Leh,Macar,Venedik,Rus güzeli /Sessiz haremde her biri endamlı bir peri
    Yalnız bu katta mümkün olur daima / Her hamlesiyle ruh o çelik-ten kanatlı kuş
    Fark etmez anne toprak ölüm maceramızı
    Bu dil ağzımda annemin sütüdür.
    Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi


    sponsorlu bağlantılar
  2. #2
    Sözün anlamını kuvvetlendirmek için aralarında benzerlik bulunan iki kavramdan zayıf olanın,güçlüye benzetilmesidir.

    Öğeleri

    Bir teşbihte dört öğe bulunur:

    1. Benzetilen (Müşebbehün-bin): Kendisine benzetilen, birbirine benzetilen nesne ya da kavramlardan nitelikçe daha güçlü, daha üstün olan. Örneğe göre: "tilki".
    2. Benzeyen (Müşebbeh): Birbirine benzetilen nesne ya da kavramlardan nitelikçe daha güçsüz, zayıf olan. Örnekte: "adam".
    3. Benzetme yönü (Vech-i şebeh): Birbirlerine benzetilen nesne ve kavramlar arasındaki ortak nitelik. Örnekte "kurnazlık".
    4. Benzetme ilgeci (Edat-ı teşbih): Nesne ve kavramlar arasında benzetme ilgisi kuran ilgeç ya da ilgeç işlevi gören sözcük. Örnekte: "gibi".

    Örneğin "Yol yılan gibi kıvrılıyor" dendiğinde, "yol" benzeyen, "yılan" kendisine benzetilen, "kıvrılıyor" benzetme yönü, "gibi" ise benzetme edatıdır. Örneğin "Kız tavşan gibi koşuyor" dendiğinde, "kız" benzeyen, "tavşan" kendisine benzetilen, "koşuyor" benzetme yönü", "gibi" ise benzetme edatıdır.

    Türleri

    Teşbih, bu öğelerden bir ya da birkaçının kullanılıp kullanılmamasına göre dörde ayrılır:

    • Dört öğenin de bulunduğu teşbih ayrıntılı benzetmeÖrneğin, "Ahmet aslan gibi güçlüdür".


    • Benzetme yönü bulunmayan teşbih kısaltılmış benzetme Örneğin, "Ahmet aslan gibidir". Burada "güçlülük" vurgulanmamıştır.


    • Benzetme ilgeci bulunmayan teşbih pekiştirilmiş benzetme(Örneğin, "Ahmet kuvvetli aslandır". Bu teşbihte "gibi" ilgeci kullanılmamış.


    • Benzetme yönü ve benzetme ilgeci bulunmayan teşbih yalın benzetme (. Örneğin, "Aslan Ahmet."

  3. #3
    1. TEŞBİH (BENZETME): Aralarında türlü yönlerden benzerlik ilgisi bulunan iki şeyden, benzerlik bakımından güçsüz durumda olanı daha üstün olana benzetmektir. Dört ögesi vardır. (Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı).

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
    Benzeyen benzetilen benzetme benzetme
    Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
    Benzetilen benzetme benzetme
    Askerlerimiz aslan gibi kuvvetlidir.
    Benzeyen benzetilen benzetme benzetme

    A) TEŞBİH-İ BELİĞ (GÜZEL BENZETME): Sadece benzeyen ve benzetilen ögelerle yapılan benzetmedir. Benzetme yönü ve benzetme edatı kullanılmaz.
    Gürz ayaklı
    Kalkan elli
    Sancaktar olduğu
    Sancak tutuşundan belli

    F.H.Dağlarca

    *Divan edebiyatındaki mazmunların çoğo teşbih-i beliği sanatına örnektir.
    Servi boy, elma yanak, gonca ağız, kiraz dudak

    B) YAYGIN BENZETME:
    Benzeyenle benzetilen arasındaki birden çok özelliklerin sıralnmasıyla yapılan benzetmedir.

    Aşağıdaki örnekte “vatan” bir çınara benzetilmiştir.

    ÇINAR
    Hani bir gün seninle Topkapı’dan
    Geliyorduk; yol üstü bir meydan
    Bir çınar gördük; Enli, boylu, vakur
    Bir ağaç; hiç eğilmemiş, mağrur
    Koca bir gövde, belki altı asır
    Belki ondan da fazla dalgın, ağır
    Kaygısız bir ömür sürüp gelmiş;
    Öyle serpilmiş, öyle yükselmiş,


    Tevfik Fikret