Bentlerle Kurulan Nazım Biçimleri-Musammat

 Bentlerle Kurulan Nazım Biçimleri-Musammat

  Okunma: 1585 - Yorum: 0
  1. #1
    sponsorlu bağlantılar
    Ayrı bir nazım biçimi olmamakla birlikte gazeil ve bazı kasidelere uygulanan bir divan edebiyatı tekniğidir. Sözlük anlamı; inciyi ipe dizmek demektir. Bendlerden kurulu nazım biçimlerine (murabba, muhammes, müseddes, müsebba, müsemmem, mütessa, muaşşer, terbi, tahmis, taşdir, tesdis, tesbi, tesmin, tes-i, taşir, terkib-i bend ve terci-i bend) verilen genel addır.

    İlk bende geçen dize ya da beyitlerin, öbür bendlerin sonunda aynen yinelenmesiyle düzenlenen musammatlara mütekerrir musammat denir. İlk benddeki dize ya da beyitlerin, öbür öbür bendlerin sonundaki dize ve beyitlerle yalnızca uyak bakımından uyuşması durumunda musammat, müzdevic musammat adını alır.

    1.Musammat ifadesi iki farklı anlamda kullanılır:
    A.Her beyti dört parçaya ayrılan, son parçaları aynı kafiyeyi izleyen, ondan önceki parçaları kendi arasında kafiyeli bulunan manzumedir.
    Dolsun yine peymâneler / olsun tehî humhâneler
    Raks eylesin mestâneler / mutribler gittikçe negam
    Nef’îB.Musammatlar dört ya da daha fazla mısralı bentlerden oluşan şiirlerdir. murabba, muhammes, müseddes gibi türleri vardır.

    Divan edebiyatında bentlerden oluşan nazım şekilleri arasında
    tahmis (beşleme),
    tesdis (altılama),
    müsebba (yedileme)
    müsemmen (sekizleme),
    muaşşer (onlama) vb.

    TAHMÎS

    (Tahmîs-i Nâilî Çelebi gazel-i Bahâyî)

    Hirâs-ı fitne saldun dehre ey bî-dâd n’eylersün
    Kopardun yer yer âşûb-ı kıyâmet-zâd n’eylürsün
    Perîşânlıklar etdün nev-be-nev icâd n’eylersün
    Dağıtdun hâb-ı nâz-ı yârı ey feryâd n’eylersün
    Edüb fitneyle dünyâyı harâb-âbâd n’eylersün

    Vücûdun eylemiş hikmet-şinâs-ı âlem-i bâlâ
    Aristâlis-i asr u nakd-ı vakt-ı Bû Alî Sînâ
    Benânun hall-i râz-ı müşkilât-ı nabz edüb hakkaa
    Edersün gerçi her derde tabîbim bir devâ ammâ
    Cünûn-ı ehl-i ışk olunca mâder-zâd n’eylersün

    Nihândır bû-yı fitne târ-ı anber-fâm-ı zülfünde
    Nice subh-ı kıyâmet muhtfîdir şâm-ı zülfünde
    Dimağ-âşüftedir cân ârzû-yı kâm-ı zülfünde
    Dil-i mecrûhuma rahm eyle kalsun dâm-ı zülfünde
    Şikeste-bâl olan murgı edüp âzâd n’eylersün

    Zemîn nat-ı siyâset-gâh-ı dil seyf-i kazâ mübrem
    Zebân hâmûş-ı hayret sîne sûzân dîdeler pür-nem
    Hevâ-yı ışk şûr-efgen mahabbet gaalib ü muhkem
    Şehîd-i tîg-ı ışk-ı yârdır ser-cümle-i âlem
    Urub şemşîre dest ey gamze-i cellâd n’eylersün

    Bulub pervâza ruhsat rûzgâra işveler satdun
    Perîşân etmeğe cem’iyyet-i uşşâkı can atdun
    Ne âl etdünse etdün murg-ı cânı dâma uğratdun
    Varub gîsû-yı zülf-i yârı biri birine katdun
    Yine bir fitne tahrîk eyledün ey bâd n’eylersün

    Ne sûret kim çekersün can bağışlarsun Mesîh-âsâ
    Olur hayrân-ı kârun mû-şikâfân-ı yed-i beyzâ
    Bu san’atde ne Erjeng ü ne Mânîdür sana hemtâ
    Güzel tasvîr edersün hatt u hâl-i dil-beri ammâ
    Füsûn u fitneye geldükçe ey Bihzâd n’eylersün

    Olursun Nâilî-veş gördüğün mahbûba efgende
    Meta’-ı sabrunı tâlân eder her tıfl-ı nâz-ende
    Mahabbet gam-fezâ esbâb-ı cem’iyyet perâkende
    Bahâyî-veş değülsün kaabil-i feyz-i safâ sen de
    Tekellüf ber-taraf ey hâtır-ı nâ-şâd n’eylersün
    Nâilî
    (Vezin: Mefâilün mefâilün mefâilün mefâilün)


    sponsorlu bağlantılar
    Konu HÜZÜNKAR tarafından (05-04-2010 Saat 20:52 ) değiştirilmiştir.