Kategoriler

Tehlikeye Dikkat
Sübliminal Mesajlar ve Amaçları

Bugün, yakın bir zamana kadar hemen hemen kimsenin ilgisini çekmeyen fakat insanlık için çok ama çok önemli ve tehlikeli olan bir konuya değinmek istiyorum. Bahsetmek istediğim konu yazının da başlığından anlayabileceğiniz gibi “Sübliminal Mesajlar ve Amaçları”.

Uzun süredir toplumlar üzerinde denenen fakat yakın zamana kadar dünyanın büyük bir çoğunluğunun bilmediği Sübliminal Mesajlar, teknolojinin gelişmesi ile hem hız kazandı hem de kendini ele vermeye başladı. Artık insanlar bu mesajların ne olduğunu ve neden verildiği tam olarak bilmeseler de, bu mesajlar yoluyla insanlara bir takım fikirlerin empoze edilmeye başlandığını kabul etmeye başladır. Teknolojiyi çok iyi kullanmayı öğrendiğimiz şu zamanlar da, gizlide gizliye bir takım işler yapmak da zor bir hale geldi. Sonuç olarak da bu Sübliminal Mesajların varlığı ortaya çıktı. Konuya çok vakıf olmasak da bir şeylerin yapıldığını anlayabiliyoruz. Fakat konu hakkında net bilgiler olmadığı için olayın neden ve nasıl yapıldığını tam olarak anlayamıyoruz. Bu işi kimlerin, ne zaman ve nasıl başlattıklarını bile bilemiyoruz. Elimizde olan bilgilerin büyük bir çoğunluğu tahminlere dayanmakla birlikte, bazı bilgi ve kanıtlar bu mesajların hiç durmadan insanlara istemdışı olarak verildiğini gösteriyor. Bu yazımda da, doğruluğuna güvendiğim bilgilerimi ve konu hakkında mantığı uygun iddiaları bir araya getirerek konuya açıklık getirmeye çalışacağım.

Konuya detaylıca girmeden önce Sübliminal Mesajın ne olduğuna dair yüzeysel bir açıklama yapmak istiyorum.

Sübliminal Mesaj; insanlara istem dışı olarak bir takım mesajların verilmesi olayıdır. Açıklamada ki istemdışılık mesajı verenler için değil, mesajı alanlar için geçerlidir. Mesajı verenler bilinçli olarak mesajı veriyorlar. İşte sıkıntıda burada ortaya çıkıyor. Verilmek istenen mesaj neden gizlice veriliyor?. Buradan şunu çok açıkça anlayabiliyoruz ki; verilen bu mesajlar insanların pek hoşnut olmayacağı mesajlar…

Şimdi bu konuyu daha iyi anlayabilmek için gerekli soruları soralım ve cevaplamaya çalışalım.

Bu tekniği kimler ne için buldular?

Bu mesaj verme tekniğinin İkinci Dünya Savaşında uçak ve pilot zahiyatını önlemek için bulunduğu ve geliştirildiği söyleniyor. “Mesajla bu konunun ne alakası var” diye sorunlar için hemen bir açıklama getirmeye çalışalım.

Sübliminal Mesajlar, duyu organları kullanılarak verilmektedirler. Yani, konu basit bir konu değil. İnsanlar görerek, duyarak, koklayarak, tadarak ve dokunarak öğrenebilen varlıklardır. Bu 5 duyumuz, çevrelerinden aldıkları bilgileri beynimize gönderirler. Beynimizde duyu organlarımızdan gelen bu anlamsız verileri işleyerek anlamlı bilgilere çevirir. Bu şekilde çevremizdeki olan biten her şeyi algılar ve öğreniriz. Bir konuda beyne gelen bilgi ne kadar fazla ise, o konuda o kadar fazla bilgi ve tecrübe sahibi oluruz.

Beynimiz gelen verileri hem işler hem de kaydeder. İşte, Sübliminal Mesajlarda tam olarak burada devreye girer. Beynimiz gelen bilgileri nasıl işliyor, ne hızda işliyor ve nasıl kaydediyor. Bu işleme sürecini inceleyen bilim adamları, beynimizin açıklarını bulmuşlar, açıkları nasıl değerlendirebiliriz diye düşünmüşler ve Sübliminal Mesaj tekniğini bulmuşlar.

Şimdi beynimizin gelen verileri nasıl işlediği konusu kabaca inceleyelim;

Bir sayfalık bir yazıyı ele alalım. Bu yazıyı bazı insanlar yavaş, bazı insanlar çok hızlı okurlar. Bu tamamen beyni geliştirmek alakalı bir konu. Yani, bazı insanların beyinleri okunan verileri çok hızlı bir şekilde algılarken bazı insanları beyinleri daha yavaş algılar. Fakat sonuç olarak şöyle bir gerçek ortaya çıkmaktadır; ne kadar hızlı okursanız okuyun, her insanın bir okuma ve algılama sınırı vardır. Kimse bir sayfalık yazıyı 1 saniye içinde okuyup, okuduklarına anlam katamaz. Çok ama çok hızlı okusanız da, okuduklarınızı yararlı bilgiye çeviremezsiniz. Gözleriniz tüm yazıyı görse de, beyniniz buna karşılık veremez. Buradan çıkan sonuç şudur; duyu organlarımızla beynimiz tam olarak senkronize (uyumlu) çalışamıyor. Yani, gözümüzle gördüğümüz bütün her şeyi algılayıp anlayamıyoruz.

Görme işlevi ile ilgili verebileceğimiz en bilinen Sübliminal Mesaj türü, halk arasında 25. Kare Hilesi olarak bilinen mesaj türüdür.

Bir film rulosunun üzerinde binlerce resim bulunmaktadır. Bu resimler aralarına konulan boşluklarla ayrılırlar. Bu resimler saniyede 24 tane olacak şekilde gözümüzün önünden geçirildiğinde biz bu resimleri hareketli bir görüntü olarak algılarız. Görüntünün doğal olması için saniyede 24 karenin geçmesi gerektiği yıllar önce bulunmuş. Sinema filmlerinde bu rakam 24 iken televizyon yayınlarında 25’dir. Eğer saniyede 50 kare resim geçirilirse görüntü doğallığını kaybeder. Filmlerin bir saniyesi 24 kareden değil de 70 kareden oluşsaydı, görüntüyü doğru olarak algılayamazdık. İşte 25. Kare Hilesi’de burada ortaya çıkmaktadır. Mesaj vermek isteyen bu kişiler, film şeritlerinin üzerinde oynama yaparak 1 saniyelik 24 karenin içine bir kare daha ekliyorlar. Biz bu 25. kareyi görüyoruz fakat sağlıklı olarak algılayamıyoruz. 25. kare bir anlık hızlı bir şekilde geçtiğinden o kareyi ya hiç göremiyoruz ya da bir anlık bu görüntünün ne olduğunu fark edemiyoruz. Hali hazırda bulunan binlerce sinema filminde, klipte ve reklam filmde 25. Kare Hilesinin kullanıldığını biliyoruz.

James Vicary isimli bir reklam uzmanı, sinema filmlerinde 25. Kare Hilesinde kola ve mısır görüntüleri kullanmış. Kolada satışlarında %18, mısır satışlarında %57 artma olduğunu görmüş. Tabi ki, izleyicilerin hiç biri filmi izlerken mısır ve kola görüntülerini fark edememişler. 

Şimdi yazının başında bahsettiğim konuya gelmek istiyorum. 1. veya 2. Dünya savaşı sırasında pilotlar sık sık kendi uçaklarını vuruyorlarmış. O zamanlar da uçaklarda radar ve elektronik uçak tespit sistemleri olmadığı için, gördükleri uçakların dost mu, düşman uçağımı olduğunu anlayamıyorlarmış. Yani, saniyelik bir zaman diliminde önünden 500 km/s hızla geçen uçağın düşman olup olmadığını anlamaları gerekiyormuş. Göz teması kurdukları uçağın hızlı bir şekilde 1-2 saniyelik görüntüsü doğru karar vermelerine yetmediği için zaman zaman kendi uçaklarına ateş açıyorlarmış. Sonuç olarak düşman bayrağı ve benzeri rozetler taşıyan uçağı görüyorlar fakat çok hızlı bir görüntü olduğu için algılayamıyorlarmış. Düşününce bu durumun gayet mantıklı olduğunu anlayabiliyoruz. Bu sorunu çözmek için çalışmalar yapan bilim adamları, 25. Kare Hilesini bulmuşlar. Pilotlar bu hızlı görüntülerin içerisinden kendilerine gerekli bilgiyi verebilecek kareleri görebilmeye başlamışlar mı bilmiyorum fakat 25. Kare Hilesi ile ilgili anlatın olaylardan birisi bu.

Bu mesajlar genellikle şu amaçlarla verilmektedir;

1- Ürün reklamı

2- Cinsel içerikli yazı, şekil ve simgeler

3- Bazı tarikatlara ait materyaller

1. ve 3. seçenekteki Sübliminal Mesajlar hemen tüm yayın çeşitlerinde kullanılırken, 2. seçenekteki Sübliminal Mesajlar çocuklara hitap eden yayınlarda çok kullanılıyorlar.

Sanırım, şimdi tehlikenin boyutunu siz de anladınız. Çocukların sıkça izlediği çizgi film ve programların birçoğunda Sübliminal Mesajlar olduğu kanıtlandı. Ve bu mesajların birçoğunun cinsel içerikli mesajlar olduğu görüldü.

Sübliminal Mesajlar sadece 25. Kare Hilesi olarak karşımıza çıkmıyor. Resimlerde, yazıların içinde, müziklerde hatta kokuların içinde bile bu mesajlara rastlanıyor. Büyük alışveriş merkezlerinde dolaşırken, birden bire aklınızda hiç yokken canınız bir yiyeceği çekti mi?. Ortamlara yayılan kokular sayesinde insanların belirlenen yiyecekleri canlarının çekmeleri sağlanıyor. Dinlediğimiz birçok şarkının içinde, duyduğumuz fakat algılayamadığımız sözler ve müziklerin bulunduğu yine teknolojinin gelişmesi ile ispatlanmıştır.

Sübliminal Mesajlarla ilgili internet sayısız görüntü bulabilirsiniz. Bu konuyu daha iyi anlayabilmeniz yukarıda ki videoyu baştan sona dikkatlice izlemenizi tavsiye ediyorum.

Şimdi size başka bir örnek göstermek istiyorum.

Subliminal-Message

Yukarıdaki jelibon ambalajına dikkatlice bakın ve bir gariplik var mı anlamaya çalışın. Bu tür yiyecekleri daha çok çocukların tükettiklerini de unutmayın. Garipliği göremeyenler için yazının en sonunda açıklayacağım.

Sübliminal Mesajların ne boyutta tehkikeli olduğunu bir yazıda anlatmak mümkün olmadığı için internette araştırma yapmanızı tavsiye ediyorum. Bana göre Sübliminal Mesajlar en güçlü atom bombalarından bile daha tehlikeli.. Bugün için kabul edilemez bazı düşünce ve fikir akımlarını, gelecek zamanlarda hiç zorlanmadan kabullenebileceğimizi düşünüyorum. Zaten Sübliminal Mesajların asıl amaçlarının da bu olduğunu düşünüyorum. Yıllar boyunca sürekli olarak gördüğümüz, duyduğumuz fakat algılayamadığımız bu mesajlar, gelecek zamanlarda ortaya çıkarılacak inanış ve fikir akımlarına zemin hazırlamak için verilmektedirler.

Şimdi örneğimize gelelim;

Ambalajın sağ alt köşesinde bulunan ve üzerinde “S” harfi olan kırmızı topa ve hemen yanında bulunan “EXplosion” yazısına odaklanın.

Şimdilik yazımı burada bitireceğim. Burada verdiğim bilgilerin tümünün doğru olduğu iddiasında değilim. Bu konuda yanlış bildiğim bölümler olabilir. Sizde elinizde ki bilgileri ve düşüncelerinizi konuya yorum yaparak bizimle paylaşabilirsiniz.

Yorum Yap

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>