sponsorlu bağlantılar
Üreme çağındaki kadınların zaman zaman yaşadıkları bir problem: aşırı adet kanaması. Tıbbi olarak bu konuda iki tanım bulunmaktadır bunlardan birincisi menorajidir. Menoraji; kanamaların fazla veya uzun sürmesi anlamına gelir. İkinci kavram ise hipermenoredir; kanamaların hem fazla miktarda olması ve hem de uzun sürmesi anlamına gelir.

Her kadının adet düzeni farklıdır. Ortalama olarak 21-35 günlük aralıklarla, 4-5 gün süren ve ortalama olarak 30-40 cc (2-3 yemek kaşığı) kadar kan kaybının olması normal olarak kabul edilir. Adetleriniz düzenli veya düzensiz, az kanamalı veya çok kanamalı, ağrılı veya ağrısız, uzun veya kısa olabilir. Bir adet döneminde 80 cc üzerinde kan kaybı oluyor ise o zaman menorajiden bahsedilebilir.

Menopoz öncesi dönmede fazla kanama olması sık görülen bir durumdur, fakat az sayıda kadında bu kanamanın miktarı menoraji sınırına gelir.

Belirtiler
Aşağıda tarif edilen durumlar menoraji işareti olabilir:
- Bir kaç saat süresince, her saatte bir pet veya tamponun kanla dolması
- Geceleyin pet değiştirme ihtiyacı olması
- Kanamayı kontrol edebilmek için aynı anda birden fazla pet kullanma ihtiyacı olması
- Yedi günden uzun süren adet kanamaları olması
- Adet kanaması ile birlikte büyük pıhtıların gelmesi
- Günlük yaşantınızı olumsuz etkileyecek şiddette kanamanızın olması
- Adet döneminde karnın alt kısımlarında sürekli ağrı olması
- Yorgunluk ve nefes darlığı (kansızlık işaretidir)

NEDEN OLUR?

Bazı durumlarda kanamanın neden olduğu anlaşılamasa da, sık karşılaşılan sebepler aşağıda sıralanmıştır.

- Hormonal dengesizlik: Normal adet düzeninde, östrojen ve progesteron hormonlarının dengeli olarak artıp azalarak rahmin iç tabakasının (endometrium) kalınlaşıp dökülmesini (adet kanaması) kontrol ederler. Hormonal bir dengesizlik söz konusu olduğunda rahmin iç tabakası fazla miktarda kalınlaşabilir ve adet kanaması fazla olur. Hormonal dengesizlikler en çok: yeni adet görmeye başlamış kızlar ve menopoza yaklaşan kadınlarda görülür. Tiroit bezine ait hormonal bozukluklar da adet kanamalarının artmasına neden olabilir. Böyle bir durumda tiroit bezine yönelik bir tedavi ile kanamalar da kontrol altına alınabilir.

- Miyomlar: Rahimde sıkça görülen iyi huylu tümörlerdir ve aşırı kanamalara neden olabilirler. Miyom
- Polipler: Rahmin iç tabakasında gelişen ufak, iyi huylu çıkıntılardır. Genelde üreme çağındaki kadınlarda yüksek hormon seviyeleri sonucu gelişirler.
- Yumurtalıkların fonksiyon bozuklukları: Yumurtlamanın olmaması, hormon dengesizliklerine ve neticede aşırı kanamalara neden olur.
- Adenomiyosis: Orta yaş ve üzeri doğum yapmış kadınlarda sıkça görülür. Rahmin iç tabakasının (endometrium) kimi yerlerde rahmin kas dokusuna gömülmesi ile oluşur.
- Rahim içi araç: Rahim içi araçların en sık neden oldukları yan etkilerdendir ve kanamayı izah edecek başka bir neden yok ise genellikle rahim içi araç çıkarılarak tedavi sağlanır.
- Gebelik komplikasyonları: İlk defa olan gecikmeli olmuş, fazla kanamalı bir adet kanamasının düşük nedeni ile olması mümkündür. Fakat söz konusu adet kanaması beklediğiniz tarihte olmuş ise düşük pek ihtimal dahilinde değildir. Dış gebelikte de aşırı kanama olabilir.
- Kanser: Nadiren rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserine bağlı aşırı kanamalar görülebilir.
- İlaçlar: Bazı ilaçlar, örneğin antiinflamatuar ilaçlar, antikoagülan ilaçlar (kamı sulandıran ilaçlar) aşırı ve uzun süreli kanamalara neden olabilir.
- Diğer tıbbi problemler: Yumurtalık iltihapları (PID),tiroit hastalıkları, endometriosis, karaciğer ve böbrek hastalıkları aşırı adet kanamalarına neden olabilir.

Risk Faktörleri
Üreme çağındaki her kadında fazla adet kanamsı olma ihtimali vardır. Adet görmeye yeni başlayan kız çocuklarında özellikle ilk 12-18 ay ve menopoza yaklaşan kadınlar özellikle riskin fazla olduğu gruplardır. Kalıtsal kanama problemi olan kadınlarda da risk yüksektir.

Ne zaman doktora başvurmalısınız?
Normalde her kadının yılda bir kez jinekoloğuna giderek muayene olması ve smear yaptırması gerekir. Fakat düzensiz veya aşırı kanamalarınız oluyorsa hiç beklemeden doktorunuzdan randevu almanız yerinde olacaktır.

Teşhis

Doktorunuz adet kanamalarının oluş şeklinde sizi sorguladıktan sonra bir dizi inceleme yapmak isteyecektir.
- Kan testleri: kanamaya bağlı kansızlık (anemi) gelişip gelişmediğini anlamak için ve pıhtılaşma mekanizmasının bozukluklarını anlamaya yönelik testler istenecektir. Bu arada özellikle tiroit bezinin fonksiyonları da ölçülebilir.
- Pap testi (smear):Rahim ağzından alınan bu testte rahim ağzı kanserine yönelik inceleme yapılır
- Endometrial biyopsi: Rahmin iç tabakasından alınan örnek patoloji laboratuarında incelenir
- Ultrason incelemesi: Rahim ve yumurtalıklar yüksek frekanslı ses dalgaları vasıtası ile değerlendirilir.
Yukarıda anlatılan temel incelemelerin yönlendirmesine göre ilave testler de istenebilir.
- Sonohisterogram: Rahmin içine sıvı verilerek rahim içindeki boşluk daha iyi görülebilir hale getirilir, endometrial polip, miyom gibi oluşumlar daha iyi teşhis edilebilir.
Histeroskopi: Işıklı bir cihaz ve optik sistem sayesinde rahmin iç boşluğu doktor tarafından direkt olarak gözlenir, gerekirse biyopsi alınır.
- Dilatasyon ve küretaj (D&C): bu prosedürde rahim ağzı özel aletler ile genişletilir ve küret adı verilen özel bir alet ile rahmin iç tabakası kazınır. Alınan dokular patolojik incelemeye alınır.
Komplikasyonlar
Aşırı ve uzun süreli kanamalar bir dizi probleme yol açabilir.
- Demir eksikliğine bağlı kansızlık (anemi): Aşırı kan kaybına bağlı olarak kandaki hemoglobin seviyesi düşer. Solukluk, yorgunluk halsizlik gibi belirtiler ortaya çıkar. Daha ileri durumlarda nefes darlığı, kalp çarpıntısı, baş dönmeleri ve baş ağrıları ortaya çıkabilir
- Şiddetli ağrılar: Aşırı kanamalar genellikle rahimde oluşan kramplarla birlikte olur. Bu ağrılar ilaç kullanmayı ve hatta cerrahi girişimi ( kürtaj) gerekli kılabilir.

Tedavi

Aşırı adet kanamalarının tedavisinde kullanılacak yaklaşımı bazı faktörler belirler.
- Genel sağlık durumunuz ve sağlık öz geçmişiniz
- Kanamaya neden olan neden ve derecesi
- Size uygulanacak ilaç, prosedür ve diğer tedavileri nasıl tolere ettiğiniz veya etmediğiniz
- Aşırı kanamanın yaşam tarzınızı nasıl etkilediği
- Sizin fikirleriniz ve tercihleriniz


( 23 Mayıs 2010) Yazan: Hüseyin Şenyurt

sponsorlu bağlantılar