sponsorlu bağlantılar
Sahip olunan maddi ve manevi imkanların gereksiz şekilde harcanmasına savurganlık denir. Buna göre bir kişinin para veya malını yerli yersiz harcaması, zamanını boşa geçirmesi savurganlıktır.

"İsraf" da savurganlıkla aynı anlama gelir. Savurganlığın tersi ise tutumluluktur. Tutumluluğun aşırısı cimriliktir. Cimrilik, sahip olduğumuz imkanları zamanı ve yeri geldiği halde harcamayıp elde tutmaktır. Oysa sahip olduğumuz değerler savurganca harcanınca, yerine konması imkansız. Sevgili Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmuştur:

"Beş şey gelmeden önce, beş şeyin kıymetini biliniz;

a. Ölüm gelmeden önce hayatın,
b. Hastalık gelmeden önce sağlığın,
c. Yaşlılık gelmeden önce gençliğin,
d. Yoksulluk gelmeden önce zenginliğin,
e. Dar vakit gelmeden önce geniş zamanın."

Savurganlık, kişi ve topluma çok büyük zarar verir. Ailemizin ve milletimizin yoksul düşmesine neden olur. Savurgan kişi, elindeki imkanları devamlı saçıp savurmaya alışır. Bol harcamaya alıştığı için, geliri yetmediğinde yasa dışı yollardan kazanmaya yönelir. Bazen de yokluk ve perişanlık içine düşmesi nedeniyle ailesine, çevresine ve ülkesine yük olur. Toplumda bunun örneklerini görmek mümkündür. Savurgan kişiler, sonunda hüsrana uğrarlar. Çaresizlik ve umutsuzluk içinde kalırlar.

Sadece insanlar değil, devletler ve milletler de savurgan olabilirler. Savurganlık, tükenmez sanılan hazineleri bile tüketir. Ormanları, madenleri, su ve petrol kaynaklarını, elektrik enerjisini bitirebilir. Bu kaynakların bitmesi, milletlerin başka milletlere muhtaç olmalarına yol açabilir.

Savurganlıktan kaçınmaya okul çağında başlamamız gerekir. Bunun için defterlerimizi, kalemlerimizi ve kitaplarımızı dikkatlice kullanmalıyız. Yiyeceğimizden fazlasını ayırmalı ve daha sonra yemek üzere saklamalıyız. Giyeceğimizden fazla elbise almamalıyız.

sponsorlu bağlantılar