Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler - Delinetciler Portal

Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

  1. sponsorlu bağlantılar
    Seni Seviyorum,Cünki her sabah kalktigimda yasamak icin tek neden,sen varsin

    Fakat seni sevmek icin binlerce nedenim var

    Seni Seviyorum,cünki bu siyah beyaz dunyada tek renk sensin,Bir ressamin fircasindan cikmis gibi ama alalade bir renk degil,Gökkusaginin her tonunu gölgede birakan bir renk.

    Seni Seviyorum,cünki bu soguk günde icimi isitan bir esinti gibisin,Hafiften esiyorsun,iliklerime isleyerek,Sonrada kaybolup gidiyorsun,daha nereden geldigini anlayamadan..

    Seni Seviyorum, cünki seni sevmekden baska bir sey gelmiyor icimden,O kadar dogal ki bu duygu ruhumun derinliklerinde,Sanki dogdugumdan beri var sadece ortaya cikmak icin seni bekliyor....

    Seni Seviyorum,cünki Sensiz bir yasami düsünemiyorum artik,Sensiz bu kuru dunyada yasamaktansa,ölümün soguk nefesini öpmeyi,Bir daha seni hic görmekdense hayata arkami dönmeyi tercih ederim...

    Seni Seviyorum,cünki ne zaman bir ask siiri duysam,Misralardan sen akiyorsun ne zaman eski bir sarki gelse kulagima,Gitar telleri arasindan süzülen notalar,seni getiriyor bana...

    Seni Seviorum,cünki sen hep benimlesin,Gözümü kapatmam yeterli seni görmem icin,hissetmek icin tatli narin tenini...

    Seni Seviyorum,cünki belki de ilk defa,bir askin kokusu beni cilgina ceviriyor,Icimden odyseus'a türkü söyleyen deniz kizlari da,Onu ayni kokuyla bastan cikarmaya mi calistilar acaba diye..

    Seni Seviyorum,cünki gözlerinin icindeki binlerce yildiz,Gecenin karanligini delip geciyor,Bana bakarken kendimi yildizlara tepeden bakiyor gibi hissediyorum..

    Seni Seviyorum,cünki benligim sana aitmsen onu burusturup cöpe de atabilirsin,Kalbine yakin bir yere de koyabilirsin,Tanrim ! O kalbine yakin sicak yerde olmak istiyorum.

    Seni Seviyorum,cünki sen sensin,Ama sen beni ben oldugum icin seviyor musun?? onu kim bilir..

    Seni Seviyorum,cünkiSeni sevmeyi seviyorum,Seni koklamayi seviyorum,sana dokunmayi seviyorum,sana dokunmayi seviyorum..

    Seni Seviyorum,cünki saclarin ellerimin arasindan kayip gider iken,Dünyadaki cenneti bulmus gibiyim,Bir an elimden tutuyorum o cenneti,Bir an sonra belki de tamamen ellerimden kayip gitmis olcak..

    Seni Seviyorum,cünki ben hic bir kadin icin siir yazmadim,Bu hep tuhaf gelmisti,Ama simdi senin icin siir yazmamak tuhaf geliyor..

    Seni Seviyorum,cünki icimde bir umut var,Bu siir belki basucuna koyarsin,Kim bilir belki yanina da kirmizi bir gül..

    Seni Seviyorum,cünki Tanri cicekleri yaratirken seni de onlarla beraber yaratmis,Papatyadan güzel,zambakdan asil,manolyadan tatli,gülden daha güzel kokulu...

    Seni Seviyorum,cünki güzelligine melekler imreniyorlar,Dünya da ise,ölümluler arasinda galiba bir tek benim gibi bir iki sansli onu fark edebilyior..

    Seni Seviyorum,cünki ölene kadar yok olana kadar seninle olsam,Bu herhalde bir ceza gibi gelir,Daha cok senle olmadigim icin..

    Seni Seviyorum,cünki senin tarafindan sevilme fikri bile,Bir insani hayati boyunca mutlu edebilecek kadar güzel ve asil..

    Seni Seviyorum,cünki seni anlatmak icin misralar yetmiyor,Düsünüyorum bir kis gecesi bunu yazarken,Acaba kac sair senin güzelligini anlatmak icin binlerce misra yazdi..

    Seni Seviyorum,cünki senin gülümsemen günesin dogusu gibi,Insana herseyi unutturuyor,Sadece seyredip tadina varma hissi uyandiriyor,

    Seni Seviyorum,cünki bu kadar nedenden sonra bile,Seni ne kadar sevdigimi anlatamadim

    sponsorlu bağlantılar

      Konuyu Beğendin mi?

  2. Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya... İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır...Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...Birazdan sabah olacak...Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...

    Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
    Aşkta yarın yoktur sevgili...

    Güncelleme : 2006-11-18
  3. 1 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    SENİ SEVİYORUM EYLÜL BAKIŞLIM...

    Bende olduğundan beri ne zaman aynaya baksam ; kendimi bulamıyorum.
    Gözlerimde gözlerini, dudaklarImda gülüşünü görüyorum.
    Hep nefesini soluyorum, tenimde bir ürperti beliriyor.
    Koca şehir susuyor sadece sesin çınlıyor kulaklarımda.
    Bakabildiğim kadar ileride, dokunabildiğimce yakındasın ama hasret kalıyorum bebek yüzlüm gülüşüne.

    İstanbul gibi bakıyorsun bana, gizemli ve buğulu.
    Hem içinde olup, hem yalnız yaşamak bilsen ne kadar zor geliyor.
    Hayat kavgasını sürdürüyor sevdam.
    Aşk can çekişiyor gecelerimde.
    Tenine susuyorum Marmara’nın derinliklerinde.
    Yeditepe çalıyor sanki seni benden, yavaş yavaş tüketiyor.

    Gökyüzüne yıldızlarla tutunan peçesini çıkarıyorum karanlığın.
    Pencereden yatağına süzülen ay ışığı olmak, yüzünü sürdüğün yastık olup düşlerine avuç açmak için.
    Bedeninde serilmeliyim gece gibi.
    Meleklerin uyurken bıraktığı gülüşü seyretmeliyim başucunda.

    Kalmamı istermisin, yıldızlar bir bir gömülürken sabaha?
    Dokunmamı istermisin ayaz düşen tenine?
    Hani utanmazlığın koynunda kendinle sevişmelerinde yanında olmamı istermisin?

    Kuruyan teninde terden boncuklar yapabilirim, güzel bir melodideki piyano tuşları gibi dokunabilirim vücuduna, kıvrımlarınla ahenkli yaşayabilirim seni.
    Rüzgârin dağlarla kucaklaşmasını, dalgaların kıyılara cilvelerini getir aklına.
    Önce, süzülmelerini hisset kumlara köpüklerinin, sonra kızışan rüzgârla tut ellerimi.
    Tüm gücünle sarıl biçare kimliğime.
    Açlığımı, susuzluğumu, sırlarımı bitir gecede.
    İçimde kıpırdanışların, yüreğimde sıcaklığın, dudaklarımda titreyişleri sevdanın, tenimin ürpertisinde nefesin olmalı...

    Dağıt, hazan düşen yatağımı. Güneşim ol eylül gözlüm.
    ‘Seni istiyorum’ diye yutkunduğum nefesimi al dudaklarımdan, sırlarımı çöz öpüşlerinle.
    Ay gibi yum gözlerini geceye, yıldız gibi kay geç düşlerimden.
    Tadını bilmediğim, tenine düşmediğim hayal olmaktan çık, dökül şehvetinle.

    Söyleyemem sana yanan tenimi, kıvılcımı düştü bir kez içime.
    Kıvranışlarım kadar sessiz uykusuzluğum.
    Her dokunuşumda kendime, haykırışlarım suskunluğum aslında.

    Kendime sarılıp yatağın bir ucunda tüm ürkekliğimle gelişini beklerim.
    İçimden akan ılıklığı, sıcak sevdayı sana sunmak, sadece hayalinle bütünleşerek yaşamak çok zor be aşkım...
    ‘SEN’ bendeysen, benimsen.. Neden gecelere isyanım?

    Kirpikten bulutlarını arala artık, güneş gözlerinde kapalı kalmasın,
    Uyan! Dünya güneşe, ben sana kavuşayım.
    Seni seviyorum eylül bakışlım.

  4. Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.

    Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...

    Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.

    Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun. Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.

    Ben seni seviyordum, bilmiyordun.

    Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları... Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat, başın her şeye meydan okuyarak. İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. Değiştik sanıyordum.

    Ve sen yine bilmiyordun.

    Belki bir daha hiç yaşayamayacağım aşklar için,
    Son kez, seviyorum,seni.

    Sınırları kaldırdım artık,en anlamsız hayatlardan,
    Tek bir aşkı sığdırdım kalbime,onlarcasından.

    Huzurun verdiği mutluluğu yaşıyorum,şu an,
    Kayıp,
    Hepsi kayıp,çalıntı yaşamlardan kalan.

    Bir çocuğun olması gibiyim,hem özgür,hem de saf,
    Bedenimi yıkayan,sana sarhoşluğumun gözyaşları,buna inan.

    Doruklardaki buz tutmuş hüzünlerin yakamozu vururken gözlerine,
    Ruhumun en aydınlık ateşi seninle.

    Sevebilmek,aşkları kıskandıran,sevgilerle seni,
    Yaşatabilmek sevgini,en mahrem gülüşlerde.

  5. 2006-11-20
    Bugün olduğu gibi yarın da, yarından sonra da, Ondan sonraki günlerde de gözlerimdeki yerinin değişmeyeceğine...Seni bir ömür seveceğime...Kelebeklerin renklerinin insanı büyülemesi gibi, yarınımda da hep sevginle yaşayacağıma... Her bakışında okuduğun o gözleri her zaman yanımda göreceğine, en yakın dostun, en yakın sırdaşın, en yakın arkadaşın olacağıma... Sıkıntının sıkıntım; üzüntünün üzüntüm olacağına...Her kızgın anını çiçeğe dönüştüreceğime...Her üzgün anında tebessümün geri gelmesi için elimden geleni yapacağıma...Asla ve asla soğuktan ve yanlızlıktan üşümeyeceğine...Yanında olmadığım ve varlığıma ihtiyacın olduğu her anda bir rüzgar olup seni saracağıma...Gözümün gözüne değdiği her an; sana yeniden aşık olup seni bir periye dönüştüreceğime...Yaşam boyu her sabah sana aşık olaraka uyanacağıma...Sen uyurken sana bakıp, Sen ve Ben için dualar edeceğime...Hasta olduğun zaman sana çorba yapacağıma...Seni asla üzmeyeceğime... Seni kızdırırsam. bunu bilmeden yapacağımdan h!
    emen özür dileyeceğime...Beni tanıdığın gün, benden gördüğün neyse, ömrünce aynı beni göreceğine...Sevgimin asla değişmeyeceğine...Sevgimin asla azalmayacağına...Bilakis her gün büyüyen bir sevgiyi dönüp mutluluk ormanlarına seni taşıyacağıma...Senin herşeyin önünde olduğun gerçeğinin asla değişmeyeceğine...Seni asla ihmal etmeyeceğime...Senin sadece 14 Şubat`ta değil, 365 tane Sevgililer Günü`nde 365 tane ismin olacağına...Sana yalan söylemeyeceğime...Başkalarının yanındayken seni asla unutmayacağıma...Elini usul usul, korka korka tuttuğum o ilk gündeki aynı heyecanı hep yaşayacağıma...Bir ömür senin elini bırakmayacağıma...Bir ömür Can`ım olarak kalacağına...Tüm balonları senin için gökyüzüne salacağıma... Tüm çiçeklerde seni göreceğime...Okyanuslarda seni dalga yapacağıma...Yıldızlara kement atacağıma...Gökkuşağına salıncak kurup 7 renge senin rengini karıştıracağıma...Her satırda seni yazacağıma...Seni çizeceğime ve sana sesleneceğime...Hiç bir şeyin, hiçbirzaman senin ö!
    nüne geçemeyeceğine...Her günün bir öncekinden daha güzel olacağına...Her anın unutulmazlık zincirine bir yenisini ekleyeceğine... Sana her zaman HAYATIM diyeceğime...
    Seni sonzukluk kadar çok seveceğime...
    Sen, ''SEN'' olduğun için seni seveceğime...
    Seni ''Bir ömürden de öte'' seveceğime...
    Seni Seviyorum diyeceğime...
    SÖZ VERİRİRİM...
    <CENTER></CENTER>

  6. 2006-11-20
    Duydun mu adın dilime düşünce sesime konan aşk kokan ezgiyi?
    Ya da hasretini çektiğimde yüreğimin suskun dilini dinledin mi?
    Hiç düştün mü düşlerinden, tam dokunacakken gül kokulu tene?
    Uyandırıldın mı en derin uykunun vuslat yerinde?

    Oysa sensiz sabaha varmak kavuşmak değildi, ayrılmaktı varlığından. Yırtmaktı gökyüzünü tan yerinin, tam ortasından ya da vurmaktı bir güvercini muştuyu bekleyenine ulaştıramadan.

    Varlığında yokluğunu yaşamaktın sen bir zamanlar.
    Özlemdin, sılaydın adını koyamadığım bir yaraydın, ama hiç acıtmayan. Bekleyişlerim oldun sonra ve kavuşmalara gebe gidişlerim,
    Özlendiği mi bile bile direnişlerim…

    O son rüzgâr esmeseydi, ya vurmasaydı seni kıyıya ne yapardım yokluğunda, o ıssız yalnızlıkta. Ya o gelincik son nefesini vermeden dileğimi sormasaydı bana, ölmeden salamasaydım onu denizlere…

    Şimdi varlığında açtı bahar dallarım, en güzel mevsimini yaşıyor topraklarım.Ne susuzum ne de yalnız, bir çınarın gölgesinde huzurlu ve sevdalı başımı yasladığım bir omuzla varım…
    O benim aşım suyum, yaşama sebebim, oysa onunla ben kuraklıkta bile yaşarım…

    Hiçbir şarkı bu kadar anlam yüklenerek değmemişti kulaklarıma ve hiçbir şiir vurup geçmemişti yüreğimi en ince yerinden. Bu kadar derinine dalmamıştım sözcüklerin, seçip topladım iki dudak arasından yabani ot gibi büyüyen kötü harfleri, izin vermedim bir araya gelmelerine, çünkü ben senin için gül kokulu satırlar hazırladım arasında riyayı kötülüğü barındırmayan, katıksız sevgi dolu cümleler kurdum…

    Başımı kaldırıp gökyüzüne bana bakan güneşe, her “merhaba” de-yişimde, gözbebeklerimde uyuyan seni gördü güneş ve parladı, yansıdı bakışlarıma, bugün ışıl ışıl bakıyorsam hayata, o bakışta sen varsın sevdiğim…

    Seni sana anlatmak ne kadar da zor, klavyemdeki harfler azalıyor. Cümlelerin içi gidiyor seni anlattıkça. Üzülüyorlar, çünkü içimden geçenleri anlatmakta yetersiz kalıyorlar. Sadece hissetmek düşüyor onlara. Seni hissetmek herkese nasip olmaz, şükürler olsun ki Allah’a, bunu bana nasip etti ve şükürler olsun ki, beni de senin yüreğine ekti, sevginle büyütüp şefkatinle ısıt diye emanet etti. Belki bir gün gelip alacak beni senden, sonsuz ebediyete yollayacak kollarının arasından; ama inan bana üzülmeyeceğim, çünkü tek yüreği ayırmak imkânsızdır. Atarsa aynı göğüste atacak, duracaksa aynı anda duracak ve o son yolculukta kollarında son bulacak….

    Ve sonsuzluk, ilk kez sonu olmayan bir aşka şahitlik edecek
    “Şahit misiniz?“ diyen sese, ağlamaklı bir sesle cevap verecek
    “evet şahidim!“
    Ve bir ses yıkacak hüzün duvarını “ seni seviyorum” …

  7. 2006-11-20
    SENİNLE OLACAĞIM

    Ağladığın yerde olacağım ben. Başını göğsüme yaslaman için. "Ağlama" demeyeceğim sana, susturmayacağım. Akacak gözyaşların içindeki acıyla birlikte. Geçmişte seni yaralayan ne varsa hepsi bir bir çıkacak yüreğinden. Gözyaşların temizleyecek yarım aşklardan kalan tortuları. Yüreğindeki yaraları iyileştirecek. Hıçkıra hıçkıra ağlarken sadece dokunacağım sana, saçlarını okşayıp daha da fazla ağlamanı sağlayacağım. Bir daha ağlamaman için...
    Güldüğün yerde olacağım ben. Gülümsemeyle birlikte yüzüne yayılan aydınlığa tanık olmak için. Seninle birlikte gülmek için. Kahkahalarının odanın duvarlarını çınlattığı anda "Yetmez" diyeceğim sana, "Daha fazla gül, daha fazla çınlat duvarları..." Gülüşünün içimde yarattığı coşkuyu duyumsamak istiyorum. Seni nasıl güzelleştirdiğini görmek istiyorum.
    Özlediğin yerde olacağım ben. Özlemini dindirmek için. Bana dolu dolu sarılman için. ÖZLÜYORSAN AŞIKSINDIR, bu ne güzel bir gerçek. Ben yanımdayken bile özlüyorum seni. "Olur mu öyle şey?" deme, oluyor işte. Aşkı bu kadar derin hissederken özlememek mümkün değil. Doyamıyorum sana anlıyor musun ? Benim özlediğim kadar sende beni özle istiyorum.
    Her neredeysen orada olacağım ben. Sensiz olmak istemiyorum çünkü. Bir tek günümü bile sensiz geçirmek istemiyorum. Hep benimle olmalısın, ne yaşayacaksan hep benimle yaşamalısın. Biz bu yola birlikte çıktıysak eğer, sonuna kadarda birlikte yürümeliyiz. El ele ve yürek yüreğe... Bizi birbirimize bağlayan şey aşk. Aşkı herşeyiyle yaşamalıyız.
    Şimdi diyorum ki sana, bir hayatı paylaşmak, bir aşka ortak olmak istiyorsan çağır beni yanına. Hiç çekinme çağır. Kaygılarından sıyrıl, aşkın klasik oyunlarından vazgeç. Bize göre değil bunlar. Utanma duygularından, isteklerinden. Deki; "Aşığım..." Deki; "İstiyorum..." Seninim ben, sonsuza kadar senin

  8. 2006-11-20
    63 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler


    Ne güzel şey seni seviyorum demek
    Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
    Her baharda, gece gündüz, her saniye
    SENİ SEVİYORUM
    SENİ SEVİYORUM
    SEVİYORUM SENİ
    Diyebilmek ne güzel..

    Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
    Zamanı hiç yok,
    Dakikalar zaman üstü...
    Utangaç bir gecenin kucağında
    Yağmurlar vuruyor pencereme,
    Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
    Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
    Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
    Ve hasretini içimde,
    SENİ SEVİYORUM

    Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
    Sabahlara kadar konuşmak,
    Hiç kapatmamak telefonu...
    Aynı düşlere uyumak sonra
    Ve uyanmak aynı güneşe
    SENİ SEVİYORUM

    Daha bir güzelleştim son günlerde
    Gözlerimin içi parlıyor
    Kabına sığdıramıyorum aşkı.
    Gülmek geliyor içimden
    Sokaklarda koşar adım yürümek
    Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
    Merhaba ülkemin güzel insanları,
    Hepinize, hepinize merhaba
    sizi de SEVİYORUM

    Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
    Gök mavisinde güvercinleri, martıları,
    Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
    Bindallılarıyla köy kızlarını,
    Ve elleri hamur kokan anaları
    Hepsini sende seviyorum
    SENİ SEVİYORUM

    Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
    Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
    Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
    Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
    Türkülerini memleketin,
    feneri, kara kartalı senin için,
    Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
    SENİ SEVİYORUM

    İyi ki doğdun iyi ki varsın.
    Doğum günün kutlu olsun
    SENİ ÇOK SEVİYORUM
    SENİ ÇOK SEVİYORUM
    Yaşamaksa seni sevmek,
    Ben hiç ölmedim...
    SENİ SEVİYORUM!


  9. 2006-11-20

    SEVİYORUM SENİ
    Hüzünlerimin Sevince Dönüşlerinde Seviyorum Seni
    Çıkmaz Sokakların Çıkışında İmkansızlıklarda
    Nefes Alışımda,Kalp Atışımda Seviyorum Seni
    Yaşamak İçin Seviyorum Seni

    Güneşin Doğduğu Yerde Seviyorum Seni
    Gecenin Ayaz Karanlığının Çiğ Islaklığında
    Dünyanın Dönmesi Kadar Gerçek Seviyorum Seni
    Bu Evrende Varolmak İçin Seviyorum Seni

    Yedi Tepeli Şehr-i İstabul'dan Seviyorum Seni
    Boğazdaki Martıların Sessiz Çığlıklarında
    Kız Kulesinin İhtişamında Seviyorum seni
    Bu Şehirde Sensiz Seninle Yaşayarak Seviyorum Seni

    Umutlarımın Başladığı Yerde Seviyorum Seni
    İçimde Hergeçen Gün Yeşeren Sevda Tohumunda
    Hiç Ayrılmayacağımız Günlerin Hayalinde Seviyorum Seni


    Deli Sevdalardır Beni Yaşatan
    Ancak Ben Olurum Hırçın Dalgalarında
    Zincirler Eylemez Olur Beni Sendeyken
    Sadece Aşkının Denizidir
    Alevleri Söndüren

    Sana Adadım Beni
    Senle Yaşarım Her Deliliği
    Sensizken Kuru Çöl Kumları Gibi
    Kalırım Susuz Yazlar Misali
    <CENTER>
    </CENTER>

  10. 2006-11-20
    Seni sevmek..
    Evet haklısın,kötü kızım.
    Suçluyum seni sevdiğim için Gece gündüz benim olman için ettiğim dualar Bir gecede olsa,rüyama girmen için Dilek ağacına bağladığım umutlar Döktüğüm gözyaşları sana olduğu için suçluyum ben...
    Hep terkedildiğim için İstenmesemde senden kopamadığım.
    Her türlü sözlere maruz kaldığım Ve sana güvendiğim için suçluyum ben...
    Doğru..zaten sen hep doğruyu söylersin Bir çocuk ne anlar sevmekten? Ne anlarki sevgi uğruna ölmekten Ne anlar yaşam nedir,dünya ne? Herşey tozpembedir onun gözünde
    Hep umut vardır o küçük yüreğinde...
    Karanlıkta aydınlık hisseder Olmayacak sevdaya olur der..
    Ben de çocuğum ve cezalıyım...
    cezam sevilmemek Tek suçum ise seni be canım seni sevmek....


    Orhan Veli Kanık

  11. 2006-11-20
    En zor anımda geldin sen bana..
    Tam hayattaki tüm umutlarımı tüketirken ben sen çıktın karşıma.
    Sanki hayatın gerçekten de o kadar acımasız olmadıgını kanıtlamaya çalısır gibi açtın yüregini..

    Gözlerindi ilk atesi kalbime düsüren.Hayata cesurca bakan o gözlerin..
    Ama ben en çok senin yüregini sevdim.çocuksu,saf ve en güzel sevgiyi içinde barındıran yüregini.
    Ellerin oldu beni uçurumdan düserken tutan;bir yandan güçlü,bir yandan da dokunulmaya kıyılamayacak kadar narin olan ellerin.
    Sevgin oldu beni hayata döndüren.çıkarsız,yalansız,sonsuz sevgin!

    Simdi düsünüyorumda sevgili..
    İyiki tanımısım seni!
    iyiki gelmissin bana!
    iyiki benim olmussun,iyiki senin olmusum!
    iyiki senle bu yola baskoymusum!
    iyiki sen benim ''IYIKIM'' olmussun!

    Bu sahte hayata inat,çıkarcı sevdalara inat,sonu olan asklara inat;seni gerçek,çıkarsız,sonsuz sevgimle,tüm benligimle varım..! ''IYIKIM''....iyiki warsın!..

  12. 2006-11-20
    ARWEN' NE

    Seni Ele Sevirem Ki! 64 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler 64 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler


    Seni ele sevirem ki ...
    Diyirsen ki, niye?
    Ne bilim işte ele!
    Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
    Ahşam olir davar , nahır, mal gelir.
    Komlar, ahırlar dolir
    Sayiram sayiram biri eskig
    Bi daha sayiram
    Bi de bahiram ki, tamam.
    Ama üzülirem;
    Çünki sen gelmirsen.
    Diyacahsan niye?
    Bennam, işte ele!
    Yassi olir;
    Sekide ekmek yiyeceğam
    Civil lavaşi dürüm edir , tamkıtliram,
    Sen ahlıma gelirsen, yiyemirem.
    Sen ahlıma gelirsen, boğazımda dügümlenir.
    Gene diyirsen ki, niye?İşde ele...
    Anam örtüleri sarir...
    Gendi gendimi yiyirem.
    O da gidir , kalli biçare galiram.
    Gözlerim süzülir, yuyicağam, uyiyamiram.
    Gafam garişir, yüreğim sığışir, yatamiram.
    Gene diyirsen niye?İş de ele!
    Guşluğa doğri daliram
    Hayal, hülya görirem, sanki yanıbdasan
    Sevinir, sevinir bir hoş oliram,
    Bir de ayıliram ki, yasdığa sarılmışam
    Diyacaksın ki , niye?
    Amaan , iş de ele.
    Sabah olir, horozlar ötir, gün doğir...
    Gahiram tavuhlara, culuhlara yem verirem...
    Culuhlari dutir dutir öpirem;
    Onlari bile sene benzedirem.
    Saggın deme niye ?
    Ne bilim , iş de ele !
    Gün gibi gelir ,ay gibi gidirsen.
    Beni yiye yiye bitirirsen.
    Hep ömrümden götirirsen.
    Seni sevdigimi de çoh ey bilirsen.
    Diyirsen ki, niye ?
    Bilirsen , iş de ele!
    Babam beni gapiya goymir diyirsen.
    Ey helt yiyirsen.
    Gomşulara, emin, bibin, ezen gile gidirsen...
    Madem ele çıh cama, tırhıca gel!
    Yüzün görim, bu da bene yeter
    Saggın deme niye!İş de ele...

  13. 2006-11-20
    Bazı anlar var, bir şarkı geliyor kulağıma; zamanı durduran, bana "Seni" hatırlatan..

    O anlar acaba diyorum.. Acaba o da beni düşünüyor mu.. Benim onu sevdiğim kadar o da beni seviyor mu.. Gözlerinde kaybolduğum insanın kalbinde azda olsa bir yerim var mı?..
    Sorular, sorular, sorular.. Bana ne yaşattın ki seni bu kadar unutulmaz, seni bu kadar Vazgeçilmez yaptı.. Biliyorum sorular seni bana getirmez.. Biliyorum acım ne yaparsam yapayım dinmez..
    Her güne başlarken Vazgeçtim diyorum. Bu gün son.. Bir daha adını anmayacağım, gözlerini düşünmeyeceğim, nefesini hissetmeyeceğim… Olmuyor yapamıyorum işte... Seni içimden söküp atamıyorum…
    Hayatta bir insanın başına gelebilecek en büyük mucizesin… Ve ne şanslıyım ki ben bu mucizeyi yaşadım.. Hala da yaşıyorum… Hala geceleri karanlık odamda bana gülümsüyorsun..
    Gittiğinden beri değişen çok şey yok... Senden kalanlarla seni yaşamaya çalışıyorum.. Her yağmurda dışarıya fırlıyor sokaklarda seni arıyorum.. Seni ilk gördüğüm günü hatırlıyorum.. O anı yaşıyorum.. Başını omzuma koyduğun anı.. Keşke diyorum o an ölebilseydim....
    Yine yağmur yağıyor.. Yine sokaklardayım.. Yine ağlıyorum..... Ve yine ölemiyorum..

    Seni Seviyorum...

  14. 2006-11-20
    DALLARIMDA BÜYÜTÜYORUM SEVGİNİ

    Yaşlı bir meşeyim ormanda,
    Dallarımda kuş cıvıltıları,
    Tutunmak istiyorlar dallarıma
    Yağmuru,güneşi ve karanlığı karşılarken,
    Ayrılık tohumları düşerken sevdalara
    Sevgiler yüreklerde büyür de büyür...
    Bir yandan fırtına,bir yandan yağmur,
    Yaralı bir kuş tünedi dallarıma,
    Sararmış yapraklarım düşüyor topraklara
    Damla damla gözyaşları gibi.
    Dallarımdaki haberci kuşlara sordum seni hep
    Uzak bir Anadolu köyünde görmüşler seni,
    Ders veriyormuşsun çocuklara...
    Gece yaklaştıkça üşüyor dallarım,
    Sımsıkı tutuyorum yapraklarımda özlemini,
    Sarıl bana, sımsıkı sarıl,
    Üşümesin dallarım
    Gece çökerken üstüme,
    Dallarımda büyütüyorum sevgini,
    GÜN IŞIĞINI SEVDİĞİM GİBİ,
    SONBAHARDA İLK YAĞAN YAĞMUR GİBİ
    GÖZLERİNE İLK BAKTIĞIM GÜNKÜ GİBİ
    SEVİYORUM,ÇOK SEVİYORUM SENİ...

  15. 2006-11-20
    Toprağım ben, ayaklarının altında çiğnediğin, seni taşıdığım, içime aldığım bedenini; sana ne güzellikler verdiğimin farkına varmadığın toprağım ben.

    Bazen suyum ben. Vücudunu sarıp seni serinleten, seni temizleyen, içine dolup sana hayat veren suyum. Sahilin ucunda ayaklarını gıdıklayıp bana kulaç atman için seni çağıran denizim, hep maviyim.

    İçimdeki parıltıları fark edince, kaynağını merak edip çevirdiğinde güneşe bakışlarını, gökyüzünde gülümseyen güneş benim. Geceleri seni aydan izleyip -bir gecenin hasretiyle- günün ilk huzmelerinde sana sarılan benim. Ben bir tek seni görüyorum, sen ise bir kez bana bakamadan -aslında- her şeyi benimle görüyorsun.

    Her yeri saran gökyüzüyüm ben. Yine maviyim, yine umut dolu ve seni gördükçe sana sarıldıkça mutlu olan; üzerimde sana yeni sürprizler hazırlayan benim.

    Rüzgarım ben ve nasıl istersen öyleyim. Sıcak olup tenine dokunan, soğuk olup titrediğinde sana sarılan benim. Her yönden bu şehre esen ben; kokunu istediğin yere götüren yada istediğin kokuları sana getiren; rüzgarla saçlarını savuran benim.

    Bir yağmur damlasıyım ben yada tüm yağmurlar benim. İlk olarak saçına dokunan sonra tüm vücuduna akan; sen yalnız dolaştıkça tanelerimin içinde, mutlu olan benim.

    Tüm bunlardan hayat bulup bir gece, yalnız benim için döktüğün göz yaşınım. Gözlerinin içinden canıma kıyıp yanağına bıraktığın ve seni izleyerek öldüğüm anda anladım ki; seni sevmek sevmenin bir adı. Kollarımla gözlerine tutunmaya çalışırken söylüyorum; benim adım seni sevmek.

  16. 2006-11-20
    Ben senimi sevdim

    Ben senimi sevdim?
    sevdim tabii
    Sevdim sen olmazsanda seni
    Gözlerini,
    yüreğini sevdim.
    Sevdim be gülüm.
    Seninle türküleri sevdiğm gibi.
    Sevdim yanlışını....
    Ben senimi sevdim?
    Sevdim ya
    Çocuklar gibi sevdim.
    Zamansız,yalansız çıkarsız
    Sevdim sensizken seni.
    Acılarını sevdim acımla.
    Sevdim dogru ya!
    Peki ya sen beni.

  17. 2006-11-21
    SEVİYORUM SENİ
    Hüzünlerimin Sevince Dönüşlerinde Seviyorum Seni
    Çıkmaz Sokakların Çıkışında İmkansızlıklarda
    Nefes Alışımda,Kalp Atışımda Seviyorum Seni
    Yaşamak İçin Seviyorum Seni

    Güneşin Doğduğu Yerde Seviyorum Seni
    Gecenin Ayaz Karanlığının Çiğ Islaklığında
    Dünyanın Dönmesi Kadar Gerçek Seviyorum Seni
    Bu Evrende Varolmak İçin Seviyorum Seni

    Yedi Tepeli Şehr-i İstabul'dan Seviyorum Seni
    Boğazdaki Martıların Sessiz Çığlıklarında
    Kız Kulesinin İhtişamında Seviyorum seni
    Bu Şehirde Sensiz Seninle Yaşayarak Seviyorum Seni

    Umutlarımın Başladığı Yerde Seviyorum Seni
    İçimde Hergeçen Gün Yeşeren Sevda Tohumunda
    Hiç Ayrılmayacağımız Günlerin Hayalinde Seviyorum Seni


    Deli Sevdalardır Beni Yaşatan
    Ancak Ben Olurum Hırçın Dalgalarında
    Zincirler Eylemez Olur Beni Sendeyken
    Sadece Aşkının Denizidir
    Alevleri Söndüren

    Sana Adadım Beni
    Senle Yaşarım Her Deliliği
    Sensizken Kuru Çöl Kumları Gibi
    Kalırım Susuz Yazlar Misali

  18. 2006-11-21
    seviyorum seni

    seviyorum seni bitanem
    Bak korkmuyorumartık
    Ne dünden ne yarından
    Susmuyorum artık ne senimle ne de sensiz kaldığımda...
    Söylüyorum işte dinle ;
    Seviyorum seviyorum seni...
    Bakınca gözlerine,bir içten gülüş görünceyüzünde,
    Hadi korkma sende söyle
    Seviyorum seni de!
    De ki sereyim gözlerindeki yıldızları ayağına,
    Ve benim olsun içlerinden en güzeli en uzağı
    Ulaşamayacağımı sandığım O yıldızı sen ver bana koparıp ellerinle.
    Bekletme yarını bekletme akşamı ...
    Hadi topla bir demet kır çiçeği gel yanağıma ser
    Bizim olsun yarınlar bizim olsun akşamlar..
    Biz dediğin anda başlar hayat
    Biz;
    Yani sen ve ben?...
    Söyleyebilirmisin bunu okorkunç yalnız gecelerde haykırarak
    Biz diye
    Uzatabilir misin ellerini
    bakarak gmözlerime,
    Ve söyleyebilir misin ;
    Ama yalansız, ama gerçek ,ama içten
    SENİ SEVİYORUM diye...
    <CENTER></CENTER>


  19. 105 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Ne güzel şey seni seviyorum demek
    Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
    Her baharda, gece gündüz, her saniye
    SENİ SEVİYORUM
    SENİ SEVİYORUM
    SEVİYORUM SENİ
    Diyebilmek ne güzel..

    Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
    Zamanı hiç yok,
    Dakikalar zaman üstü...
    Utangaç bir gecenin kucağında
    Yağmurlar vuruyor pencereme,
    Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
    Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
    Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
    Ve hasretini içimde,
    SENİ SEVİYORUM

    Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
    Sabahlara kadar konuşmak,
    Hiç kapatmamak telefonu...
    Aynı düşlere uyumak sonra
    Ve uyanmak aynı güneşe
    SENİ SEVİYORUM

    Daha bir güzelleştim son günlerde
    Gözlerimin içi parlıyor
    Kabına sığdıramıyorum aşkı.
    Gülmek geliyor içimden
    Sokaklarda koşar adım yürümek
    Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
    Merhaba ülkemin güzel insanları,
    Hepinize, hepinize merhaba
    sizi de SEVİYORUM

    Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
    Gök mavisinde güvercinleri, martıları,
    Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
    Bindallılarıyla köy kızlarını,
    Ve elleri hamur kokan anaları
    Hepsini sende seviyorum
    SENİ SEVİYORUM

    Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
    Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
    Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
    Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
    Türkülerini memleketin,
    feneri, kara kartalı senin için,
    Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
    SENİ SEVİYORUM

    İyi ki doğdun iyi ki varsın.
    Doğum günün kutlu olsun
    SENİ ÇOK SEVİYORUM
    SENİ ÇOK SEVİYORUM
    Yaşamaksa seni sevmek,
    Ben hiç ölmedim...
    SENİ SEVİYORUM!

  20. Seni Seviyorum

    Sadece kim olduğun için değil,seninle beraberken kim olduğumu anladığım için.


    Seni Seviyorum
    Sadece kendine yaptıkların için değil, bana yaptıkların için.


    Seni Seviyorum
    Saklı kalmış beni ortaya çıkardığın için.


    Seni Seviyorum
    Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman,üzüntülerimi alıp onların yerine, şimdiye kadar kimsenin başaramadığı o güzellikleri, o sıcaklığı, o ışığı koymayı başardığın için.


    Seni Seviyorum
    Hayatımı bir tapınağa çevirdiğin ve her günümü bir şarkı haline getirdiğin için.


    Seni Seviyorum
    Çünkü sen kimsenin başaramadığı şeyi, kendimi iyi hissetmemi ve hiçbir zaman olmadığı kadar mutlu olmamı sağlıyorsun.
    Sen bunları konuşmayla, dokunmayla veya işaretle değil, sadece kendin olmakla yapıyorsun.
    110 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

  21. 111 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    Seni Seviyorum

    NEDEN Mİ? ...
    Şafağın her söküşünde
    Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın
    Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için
    Milyonlarca sebebim var....
    Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin
    Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi
    Fakat...sönük bir parıltı değil..
    Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı
    Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin
    Cayır cayır esiyorsun
    Yüreğime işleyerek..
    Sonrada çekip gidiyorsun
    Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden..
    İnan öyle tabi bir duygu ki...
    Yüreğimin kuyularında
    Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var..
    Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu...
    Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum...
    Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa
    BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı
    ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa
    Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem
    Melodilerde sen akıyorsun
    Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam
    Damlayan mısraları hep ama hep..
    Saçlarını gözlerini getiriyor bana..
    Bilmelisin...her an yanımdasın
    Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli..
    Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor..
    Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi
    O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Gözlerinde ki milyonlarca parıltı
    Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor
    Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum...
    Ruhum sana ait
    Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin
    Yüreğinin içine de alabilirsin
    ALLAHIM! ...
    Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ....
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Belli sen busun
    Fakat sen beni
    Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun...
    Söyle bunu kim bilir
    Saçlarını okşamayı
    Saçlarımı okşamanı
    Boynuma atılışlarını..buselerini
    Tenini koklamayı
    Sarılıp sarılıp kopmalarını
    Seni seviyorum
    Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken
    Sahte dünyada cennette gibiyim
    Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti
    Bilmem bir müddet sonra ne olacak
    Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak
    Seni SEVİYORUM
    NEDEN Mİ? ...
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım
    Bu bana hep ters gelmişti..
    Fakat şu an
    Senin için binlerce dize yazsam az geliyor...
    İçimde hep bir ülkü var
    Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın
    Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını..
    ALLAH tüm güzellikleri yaratırken
    Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış
    Kır çiçeklerinden güzel
    Gülden narin
    Menekşeden şeker
    Kardelenden daha güzel kokulu
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ..
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Eşsiz haline huriler gıpta ediyor
    Sahte alemde ise
    Beşeriler arasında..
    Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı..
    Bu güzelliği algılayabiliyor..
    Ömür bitene kadar
    Mahvolana kadar
    Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam
    Bunu hissediyorum bu bir işkence olur
    En çok yüreğinde senle olamadığım için
    Seni Seviyorum
    Neden mi? ...
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    Hayal ma yal olsa dahi
    Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile
    Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek
    Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar,
    Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL...
    Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor..
    Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda
    Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için
    Milyonlarca dizeler yazdı....
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım
    Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor
    Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum
    Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor..
    Ah! ..bebeğim..seni seviyorum
    Bak her şey yetersiz
    Bu kadar nedenin ardına bile
    Seni ne çok sevdiğimi
    Ne çok saçlarında asılı kalmayı
    Kollarında uyumayı
    Sana dokunmayı...
    Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım....
    434 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    Güncelleme : 2006-11-21
  22. SENİ SEVİYORUM...


    bir telaş var yüreğimde
    adını koyamadığım
    kalbimin en derin yerlerinde saklı
    sıkı sıkı sarmalamış yüreğimi

    kaçmak ister gibi
    koşuyorum bir boşluğa
    nefesim yetmeyecek gibi
    son kalan gücümle bağırıyorum
    seni seviyorummmmmmmmmmmmmmmmmmmm...
    112 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

  23. 118 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    BİR İNCE SIZIYI SAKLARCASINA

    DAMLA DAMLA YAŞTA ERİR GİBİSİN

    DUDAKLARIN ŞİMDİ SUSKUN OLSADA

    NABZIMDA GERÇEĞİ SÖYLER GİBİSİN.......

    S E N İ S E V İ Y O R U M

  24. SENİ SEVİYORUM !
    Sadece kim olduğun değil, sen olduğun için
    ve seninle beraberken
    kim olduğumu, benliğimi anladığım için.
    SENİ SEVİYORUM !
    Sadece kendine yaptıkların için değil,
    bana kattığın güzellikler için.
    SENİ SEVİYORUM !
    İçimdeki özlemi, saklı kalmış ben'i yeryüzüne çıkardığın ve sana
    ihtiyacım olduğu her an tüm duyarlılığınla yanı başımda olduğun için.
    SENİ SEVİYORUM
    Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman,
    üzüntülerimi alıp, onların yerine şimdiye kadar hiç kimsenin başaramadığı o sıcaklığı, o içtenlik ışığını bana duyurmayı başardığın için.
    SENİ SEVİYORUM !
    Hayatımı kutsal bir sevgi tapınağına çevirdiğin ve her günümü yaşam şenliğine, unutulmayan şiirlere dönüştürdüğün için.
    SENİ SEVİYORUM !
    Çünkü, sen, şimdiye kadar hiç başaramadığım şeyleri, kendimle dost ve barışık olmayı ve hiç bir zaman
    tadamadığım kadar mutlu olmamı sağlıyorsun.ve bütün bunları yalnızca sözlerinle, dokunuşunla yada işaretle değil, kendin olmakla yapıyorsun bitanem

  25. 2006-11-22
    En zor anımda geldin sen bana..
    Tam hayattaki tüm umutlarımı tüketirken ben sen çıktın karşıma.
    Sanki hayatın gerçekten de o kadar acımasız olmadıgını kanıtlamaya çalısır gibi açtın yüregini..

    Gözlerindi ilk atesi kalbime düsüren.Hayata cesurca bakan o gözlerin..
    Ama ben en çok senin yüregini sevdim.çocuksu,saf ve en güzel sevgiyi içinde barındıran yüregini.
    Ellerin oldu beni uçurumdan düserken tutan;bir yandan güçlü,bir yandan da dokunulmaya kıyılamayacak kadar narin olan ellerin.
    Sevgin oldu beni hayata döndüren.çıkarsız,yalansız,sonsuz sevgin!

    Simdi düsünüyorumda sevgili..
    İyiki tanımısım seni!
    iyiki gelmissin bana!
    iyiki benim olmussun,iyiki senin olmusum!
    iyiki senle bu yola baskoymusum!
    iyiki sen benim ''IYIKIM'' olmussun!

    Bu sahte hayata inat,çıkarcı sevdalara inat,sonu olan asklara inat;seni gerçek,çıkarsız,sonsuz sevgimle,tüm benligimle varım..! ''IYIKIM''....iyiki warsın!..

  26. 2006-11-23
    Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim degil,yüregimdi seni gören.
    Sen damarlarimdaki kana karisip,geldin oturdun yüregime.Bir baska yerde olamazdin zaten.Sen benim en degerli yerimde,yüregimde olmaliydin,orada kalmaliydin.
    Çok aska ev sahipligi yapan bu yürek,ilk kez bukadar kolay kabullendi seni.Herhangi bir konuk degildin artik.Buyüzden ne agilama fasli vardi nede ugurlama.O yüregin gerçek sahibiydin.Simdi sonbahar kisa giriyoruz ya...Ben dört mevsim bahari yasadim seninle Çiçek çiçek açtin yüregimde.Gökkusagi zayif kaldi senin renklerin karsisinda.Taze bir yaprak gibi yesildin.Açelyaydin pembeliginle.Üzerine çig taneleri düsmüs sari güldün.Kirmiziydin bir ates gibi.Ve maviydin... En çok bu renkle anmayi sevdim seni.Denize tutkundum,denizi sensiz,seni denizsiz düsünemedim. Seni severken dünyayi da sevdim ben,insanlari da...Kendime bile dar gelirken, içinde herkeze olan bir hayatin sahibiydim artik.

    En kizgin, en tahammülsüz oldugum anlarda bile seni düsünmek yetti bana,içimdeki sevinç yüzüme yansidi,güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygisiz,içten gülüsün ne demek oldugunu, nasil güzel bir sey oldugunu anladim seninle. Her seye ragmen sevdim seni.Güçlüydüm ve asamayacagim hiç bir zorluk yoktu. Koca bir kente,koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.Sen elimden tuttugunda,patlamaya hazir volkan gibi hissederdim kendimi.Menzil sendin ve ben o menzile ulasmak için önüme çikan herseyi yok edebilirdim.Sana ulasmami engelleyecek herseyi eritirdim,kül ederdim.Sana ulastigimdaysa sakin bir göle dönüsürdüm.Ve o göle birtek sen girebilirdin.

    Sevdim ve hayrandimda...

    Her halin çekti beni.Durusunu,uyumani,gülmeni,kizmani, saskinligini,safligini,kurnazligini,çocuklugunu, olgunlugunu sevdim.Sesini de sevdim suskunlugunuda.Küçük oyunlarini,kaprislerini,sitemlerini,korkularini sevdim.Seni ve o doyumsuz sevdani, uçari sevdani anlatacak kelime bulamadim çogu zaman.Sigmadin cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadi.Seni severken yorulmadim.Çünkü sen yasam kaynagiydin.Hergün yenilendim.Seninle çogaldim,büyüdüm.Eksik kalan neyim varsa tamamladin.Ölmeyecektim çünkü sen ölümsüzlügün ta kendisiydin.

    Sevdim iste ötesi yok...

  27. 2006-11-23
    130 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    Rafet El Roman - Seni Seviyorum

    Sen bilemezsin ne çektiriyor
    Yokluğun bana sevgilim
    Bitmez sorular uzar geceler
    O düşünceler üzüntüler
    Sen gençliğimin büyük parçası
    Sen gençliğimin anlamı
    Biz neler neler yaşadık beraber
    Kalın bir roman kitap gibi
    Sen gittiğin an
    Çaresiz aklım karışır
    Rahat edemem
    Moralim bozulur canım sıkılır
    Sen bilemezsin daha neler
    Bak ne diyorum gizlemiyorum
    Sensiz yaşamak zor geliyor bana
    Her an içimdesin her an kalbimdesin
    Seni seviyorum seviyorum
    Sensiz yaşayamam sensiz hiç olamam
    Sensiz yaşamak zor geliyor bana
    Her an içimdesin her an kalbimdesin
    Ve o an gelirde
    İşte o an ben yaşıyamam
    Hangi yönünü çok seviyorum
    Biliyormusun sevgilim
    Biraz içince başın dönünce
    Anlatınca bana o halini
    Sonra dalınca derin bakışınca
    Gözlerindeki o sevinç
    Bana sarılınca sonra sorunca
    Ne kadar seni sevdiğimi
    Sen gittiğin an biter cesaretim
    Uzar hedeflerim hayallerim
    Bitmez sorular dinmez kederim
    O düşünceler üzüntüler
    Bak ne diyorum...


  28. 2006-11-23
    Seni Seviyorum


    Sen benim aşkım olduğun günden beri
    Ben hayatımı sana endekslemişim
    Sen vazgeçilmez tutkum olduğun günden beri
    Yaşam gâyesini sana bağlamışım
    Kaptırdım kendimi fenâ bir şekilde
    İçimdeki coşkuların, duyguların esiri olmuşum
    Seni düşünmek mi diyorsun?
    Güldürme!..
    Acaba aklımdan çıkarıyor muyum?
    Dalıyorum öyle derinlere
    Şaşkınlık denilen kelimeyle arkadaş olmuşum
    Sükûnet, yaa işte o sükûnet
    Varlığınla erişebilecegim bir hal olsa gerek...
    Kalbe önlenemez çarpıntı veren, hasret ve özlem
    Bir de yüzümdeki acı tebessüm
    Mırıldanıyorum sessizce
    İki dudağımdan dökülen iki kelime
    Seni seviyorum...
    Çoğu zaman haykırmak istiyorum bunu
    Lâkin olmuyor...
    Duyuramıyorum kimselere
    Gülüm, nâzenin yârim...
    Çün ki sen yoksun yanımda
    Ama olsun
    En azından içimde kopan fırtınalara
    Fâsıla bulmayan şiddetli kasırgalara
    Kucak açıp, yüklenen kâğıdım var önümde
    Bir de sırdaşım, özümün tercümânı kalemim
    Âh bir bilsen;
    Sensiz geçen dakikalarda, saatlerde, günlerde
    Neler yazıyoruz kalemimle...
    Ne hayaller kuruyoruz kavuşmak uğruna
    Tabi sen bunların hepsinden habersizsin
    Yalnız şu var ki;
    Bence kalemimi dâhi kıskanır dereceye getiriyor bu duygu yükü
    Bazen de üzüyor kanaatimce
    Ve her şeye rağmen, o şaşmaz gerçek çıkıyor ortaya
    Gönlümün sultânı, biliyor musun?
    Ben var ya ben,
    Seni çok seviyorum be gülüm...


  29. 131 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    Sana nasıl anlatsam bilmiyorum. Ama bildiğim tek ama tek şey seni delicesine çok sevdiğim. Seninle öyle bütünleştim ki ayrılmak değil kopamıyorum senden. Ne seni bırakabiliyorum; ne de kendimi hiçe sayıyorum. Bunların ikisini de yapamıyorum. Çünkü artık düşünemiyorum. Kafama, benliğime o kadar yerleşmişsin ki; seni oradan çıkartmak olanaksız. Belki kendimi küçük düşürüyorum ama sevgide küçük düşme söz konusu olsa bile seve seve senin için her adımı atarım. Seni o kadar çok sevdim ki artık aşkım senden bile öte. Seni sevdiğimi dağlara, taşlara kısacası her yere; bütün kainata haykırmak istiyorum Seni Seviyorum!!

    Bu kelime topluluklarını defalarca senin için ama yalnız senin için tekrarlayabilirim. Biliyor musun; seni sevdiğimden beri artık çevremdeki her şey gözüme daha güzel daha hoş ve de daha ümit verici gelmeye başladı çünkü onlar bana seni hatırlatıyor...

    Dağlar gibi sende içimde çok büyük tutunulması zor bir yerdesin. Tepeler gibi sende içimde ulaşılması zorsun. Zirveye sadece bir kişi çıkar senin yaşamında; işte o da ben olmak istiyorum zirvede tek ben; BEN VE SEN...

    Su gibi berraksın ama içimdekileri de alıp götürüyorsun,yol gibi senin de sonun yok; yani seni sevmenin sonu yok... Bu böyle nereye kadar sürer bilemem tabi. Bunu ben belirleyemem; ama şunu bil ki seninle ölüme bile varım..!

    Sensiz geçen bir gün değil bir salise bile düşünemez oldum. Sen benim; benliğim, varlığım, hayatım, geleceğim, çılgınlığım, sevincim, mükemmelim, sevdiceğim kısacası her şeyim her şeyimsin...

    Sensiz bir hayatın oksijensiz yaşamdan farkı yoktur. Aldığım nefes içtiğim su yürüdüğüm yol her şeyde sen ve senden izler var.

    Seni seviyorum ,Seni seviyorum,Seni seviyorum,Seni seviyorum,Seni seviyorum...

  30. Seni Seviyorum


    Sen benim aşkım olduğun günden beri
    Ben hayatımı sana endekslemişim
    Sen vazgeçilmez tutkum olduğun günden beri
    Yaşam gâyesini sana bağlamışım
    Kaptırdım kendimi fenâ bir şekilde
    İçimdeki coşkuların, duyguların esiri olmuşum
    Seni düşünmek mi diyorsun?
    Güldürme!..
    Acaba aklımdan çıkarıyor muyum?
    Dalıyorum öyle derinlere
    Şaşkınlık denilen kelimeyle arkadaş olmuşum
    Sükûnet, yaa işte o sükûnet
    Varlığınla erişebilecegim bir hal olsa gerek...
    Kalbe önlenemez çarpıntı veren, hasret ve özlem
    Bir de yüzümdeki acı tebessüm
    Mırıldanıyorum sessizce
    İki dudağımdan dökülen iki kelime
    Seni seviyorum...
    Çoğu zaman haykırmak istiyorum bunu
    Lâkin olmuyor...
    Duyuramıyorum kimselere
    Gülüm, nâzenin yârim...
    Çün ki sen yoksun yanımda
    Ama olsun
    En azından içimde kopan fırtınalara
    Fâsıla bulmayan şiddetli kasırgalara
    Kucak açıp, yüklenen kâğıdım var önümde
    Bir de sırdaşım, özümün tercümânı kalemim
    Âh bir bilsen;
    Sensiz geçen dakikalarda, saatlerde, günlerde
    Neler yazıyoruz kalemimle...
    Ne hayaller kuruyoruz kavuşmak uğruna
    Tabi sen bunların hepsinden habersizsin
    Yalnız şu var ki;
    Bence kalemimi dâhi kıskanır dereceye getiriyor bu duygu yükü
    Bazen de üzüyor kanaatimce
    Ve her şeye rağmen, o şaşmaz gerçek çıkıyor ortaya
    Gönlümün sultânı, biliyor musun?
    Ben var ya ben,
    Seni çok seviyorum be gülüm...

  31. 2006-11-24
    SEVİYORUM SENİ
    Hüzünlerimin Sevince Dönüşlerinde Seviyorum Seni
    Çıkmaz Sokakların Çıkışında İmkansızlıklarda
    Nefes Alışımda,Kalp Atışımda Seviyorum Seni
    Yaşamak İçin Seviyorum Seni

    Güneşin Doğduğu Yerde Seviyorum Seni
    Gecenin Ayaz Karanlığının Çiğ Islaklığında
    Dünyanın Dönmesi Kadar Gerçek Seviyorum Seni
    Bu Evrende Varolmak İçin Seviyorum Seni

    Yedi Tepeli Şehr-i İstabul'dan Seviyorum Seni
    Boğazdaki Martıların Sessiz Çığlıklarında
    Kız Kulesinin İhtişamında Seviyorum seni
    Bu Şehirde Sensiz Seninle Yaşayarak Seviyorum Seni

    Umutlarımın Başladığı Yerde Seviyorum Seni
    İçimde Hergeçen Gün Yeşeren Sevda Tohumunda
    Hiç Ayrılmayacağımız Günlerin Hayalinde Seviyorum Seni


    Deli Sevdalardır Beni Yaşatan
    Ancak Ben Olurum Hırçın Dalgalarında
    Zincirler Eylemez Olur Beni Sendeyken
    Sadece Aşkının Denizidir
    Alevleri Söndüren

    Sana Adadım Beni
    Senle Yaşarım Her Deliliği
    Sensizken Kuru Çöl Kumları Gibi

    Kalırım Susuz Yazlar Misali

  32. 2006-11-28
    Gitgide Alışıyorum Sana

    Gitgide alışıyorum sana; hiç bir alışkanlık bu kadar güzel olamaz. Ellerin ellerimden uzakta nasıl güçsüzüm bilemezsin. Yanımda olduğun zamanlar sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun. Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan.

    Alışkanlıklar daima korkutur beni; düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır fakat şimdi sana alışıyorum.

    Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana tüm alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum. Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum. Bir gün ansızın ölmekten ve seni bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum. Oysa ki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin. Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı. Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni. Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.

    Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim.

    "Bana alış," demeyeceğim. nasıl olsa alışacaksın bir gün. Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan o gözlerin o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!

    İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asil büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...

    Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştan başa seni görecekler içimde...

    Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan.

    Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni. Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden. Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri. Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum. Boynunun en güzel yerini benden başka kimse bilemez artık; seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.

    Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu görüyorum. Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz bir gün bulutların üstünde. Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil.

    Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu, ne varsa içimizde hepsi birden bire tutuştu. Hiç bir su bu ateşi söndüremez artık. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.

    Önce bakışlarımız alıştı birbirine sonra parmak uçlarımız...

    En mutlu olduğumuz yerde en güçlü olacağız seninle.

    GEÇMİŞTEKİ TÜM ALIŞKANLIKLARIN BANA ALIŞMANI ÖNLEYEMEZ ARTIK...


  33. Seni Seviyorum

    Yaşanmaya Değer Ne Varsa Yeryüzünde Senden Geliyor.senden Geliyor Sevinçler,hazlar,özlemlerin Tadi,aşkin ölmezliği Senden Geliyor.
    Sen Nerdeysen Iyilik Temizlik Orada,dostluk Orda, Insanlik Orda,orda En Koklanmamişi çiçeklerin,orda En Tadilmamişi Meyvelerin,renklerin En Solmazi,şarkilarin En Unutulmazi Orda.
    Zaman Senin Olduğun Yerde Bir Ağaçtir Meyve Veren. Duygu Senin Olduğun Yerde Eşittir Sonsuzluğa.senin Olduğun Yerde Yaşamakla ölmek Birbirini Tamamlar.sen Yoksan Zaman Yok,duygu Yok,yaşamakta Yok ölmekte Yok Sen Yoksan.
    Varsan Güçlüyüm Varoluşundur Yaşatan Beni, ölürsem Varliğina Inanarak ölürüm.ben Bu Yere Seninle Vardim, Seninle Gideceğim O Yerlere,seninle Tamamlandim,seninle Bütünüm, Seninle Bölünmezim,seninle Varim,seninle Yokolacağim.
    Sen Yaprakmisin?öyleyse Ağacimda Senden Başka Yaprak Yok,olmayacakta.sen Yildizmisin? öyleyse Yine Teksin,senden Başkasini Görmüyor Gözlerim Görmeyecek Te.... Seni Seviyorum.....

  34. 2006-11-29
    SENİ SEVİYORUM



    sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
    sevmek; yanındayken başını
    omuzuna koyabilmekse eğer,
    sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
    SENİ SEVİYORUM....

    * * * * *

    sevmek; senle iken yere daha sağlam
    basabilmekse eğer,
    sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
    hissetmekse eğer,
    sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
    sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
    seni ısıtmaksa eğer,
    sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
    kopmasıysa eğer,
    sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
    bakabilmekse eğer,
    sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM


  35. 2006-12-01
    Konuşmak yetersiz kalıyor bazen
    Sadece bir bakış bile yetebiliyor,tüm düşüncelerini anlayabilmek için..
    Ben seni seviyorum
    Evet! Artık eminim sadece seni seviyorum!
    Ama korkuyorum biliyor musun?
    Korkuyorum çünkü ya sevmezsen beni ya başkasının yanında görürsem seni?
    İşte o an dayanamam!
    İşte o an belki de kafamı çeviririm sizi görmemek için ama...
    Ama inan o an ağlarım içimden kana kana
    Akan yaşlar da kan olmuştur resmen...
    Gözyaşlarım kurumuştur sanki
    Bir damla gözyaşı bile gelmez
    Sadece KAN gelir gözlerimden!
    Seninle beraber yürüdüğüm o yollarda
    Seninle beraber geçirdiğim o ufak zaman dilimlerinin hiç bitmemesini istiyorum!
    Senin yanından ayrılmak istemiyorum!
    Gözlerinsiz yolumu bulamıyorum,yok oluyorum!
    Seni görmediğim zamanlar içimi bir üzüntü sarıyor,
    En ufak şeye sinirlenir oluyorum ve bi o kadar da dalgın oluyorum
    Çünkü o zaman hep seni düşlüyor oluyorum!

  36. Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...

    Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
    İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri
    SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu

    Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesden başkaydı işte...
    Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
    Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
    Ne güzeldiler sen bilmiyordun...

    BEN SENİ SEVİYORDUM...

    Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
    Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
    Geri dönüyordu, çoğalıyordu
    Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteliyişim oluyordun
    Kalp ağrısı oluyordun,

    Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
    Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
    Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk

    Cesurduk...

    Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kızmızıydı bütün karanfiller...
    Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
    Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
    Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
    Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları
    Derken bir gün uzaktan gördüm seni...

    Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
    Kalbimi acıttı her zaman ki gibi...
    Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
    Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi...

  37. 2006-12-03
    Seni, seninle paylaşamayacak kadar çok seviyorum. Çabalama sakın anlamak için beni. Benim derdim bendeki benleri, bendeki senleri seninle paylaşmak değil ki...Seninle anlam kazanmadı sahip olduklarım. Ben zaten güneşin parlak bir tepsi gibi kapladığı göğe yabancı değildim ki! Ayın kızıydım ben senden önce de. Simden bir örtü gibi üstüme örter ayı, hıçkırıklarımla renklendirirdim dolunayı...

    Öpüşlerimi saklamadım hiç dudaklarına. İçimi kıpır kıpır yapan baharla taçlanan papatyaların sarı göbeklerinde de dolaştı dudaklarım, sahip olamadıklarının acısını inci tanelerine dönüştürüp yanaklarına bir kolye gibi dizen çocuğun acısını da tattı pembe yanım...

    İstediğim için vardın hayatımda. Sana uyanan sabahlar katmak istediğim için, düşlerimde soktum seni koynuma. Gülüşünün haylazlığını, gözyaşlarının tuzlu tadını tatmak istediğim için “aşk”a düştüm bu deli oyunun kucağında. Sokaklarda yürüyen, kendi geleceğine adımlar atan milyarlarca insandan ikisiydik yalnızca. Düşünsene olasılıkların sonsuzluğunu...Rastlantıysa, çarpışmalarımızı ben kattım adımlarımıza...

    İçimdeki melankolik kadını besledim yokluğunla...Bir kırmızı kadehin içinde boğuldum yalnızlığımla.Adaklar adamadım kavuşmaların uğruna.Çünkü sen kadar sensizliği de istedim ben aşkın tadına doyasıya varabilmek adına. Özlemek istedim seni, gecelerce uykusuz kalan bir kadının gözünü kapatıp rüyalara teslim olmasını istemesi gibi. Havai fişekler patlamalıydı gözlerimde seni yeniden gördüğümde...Kavuşmanın lezzetini sağlayan özlem değil miydi? Özlenmeyen bir yürekte aşk barınabilir mi?

    Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda elin elimde sarılmak istemedim yağmurlara. Yokluğunu yüklenip sırtıma, şeffaflığında hissedebilmek istedim seni umarsızca.Kolaydı ıslanmak sırılsıklam saçakların altında, zor olanı istedim; yağmurla değil, varlığının kattığı yoklukla yıkanmak...Başardım canözüm, az önce okşarken saçımın her bir telini bir sağanak, özleminle sırılsıklamdım sensizliği her bir hücremde anlayarak...

    Seni tüm bencilliğimle sevdim...Sevilme ihtiyacımın cevabıydın sen...Aşkın sendeki yansımalarıydı beni çeken. Yankılanan sesimdi, sesindeki. Ben sevmenin bana ait olan kısmını sevdim. Deniz dibinin büyüleyici evreninden çıkıp, vurgun yiyen yanını sevdim. Dingin doğanın içine kattığım fırtınayı sevdim...Belki seni değil, seni sevmeyi; belki seni değil, senin beni sevmeni sevdim...

    Bir senfoninin çok sesli ritminde, hayalini giyinip süslü bir elbise gibi üzerime, sonsuzluğa uzanan adımlarla dans etmekti istediğim. Sımsıkı sarıldığım bir beden yetmezdi ki bana. Kurallarla sınırlanmayan, dokunmakla doyulmayan bir eşti beklediğim...İşte tam bu yüzden sendin istediğim..

    Uçurumların ürkütücü yüksekliklerinden uzanıp beni kurtaracak bir el istemedim. Zirvelerden diplere yuvarlanmanın tanımsız heyecanını tatmak istedim. Sakin limanlara, dingin havalarda demir atmak istemedim. Alabora olmak, deniz tuzuyla yıkanmaktı...Monoton bir huzuru değil, tutkulu bir kaosu seçtim.Bana göre değildir düz çizgiler bilirsin, sivri uçlu köşeleri severim...

    Bedenimin içinde sanki binlerce peri, efsunlu sihirlerle ihtirasımı besledi. Dokunmak istemedim hemen, artık benim için erkek kelimesinin anlamı haline gelmiş tenine. Beklemekti tutkunun dehşetini arttıran. İlk dokunduğunda delice istediğin kadına, içine yuvarlandığın zevk dehlizlerini anımsa...İçiçeydik, bütündük, tektik. İstediğim için karışmıştık birbirimize...

    Ayrılığın bir ahtapot gibi kollarını sardığı bir aşk istedim. Çünkü aşkı tüketecek kadar çok paylaşmak istemedim seninle...Paylaşıldıkça azalır tutku, paylaşıldıkça eskir aşk. İstemedim sıradanlığın gri ezikliğiyle renklenen bir sevdayı. Özeldi, özel kalmalıydı. Özlemeliydim hep seni, istemeliydin hep beni. Kavuşamamanın, yoklukların devasa gölgesi olmalıydı üzerimizde...

    Ben seni kavuşmak için değil, kavuşmayı özlemek için sevdim...Öyle bir imza attın ki sol yanıma, gizli gizli dolaşıyorsun bedenimin her yanında...Öyle bir yazıldım ki alnına, taşıyorsun gitsen de dünyanın öbür ucuna...Buydu istediğim hayatıma anlam katan adamım, ben sensiz, sen bensiz hep yarım kalacak bir yanımız...


    <!-- / message --><!-- sig -->

  38. SENi COK SEViYORUM


    seni seviyorum demek,
    hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı.
    hiçbir zaman böylesine,
    sevip sevilmemişti bu yürek.
    yüreğinde bana ve sevgime yer varmı?
    yer var mı aşka ve umuda?
    o zaman yukarıya bak,
    ben ordayım her zaman yanındayım.
    gündüz güneşi'mle gece ay'ımla,
    kimsenin kucaklayamayacağı kadar
    kucakladım seni.
    bazen bir umut olmalıyım yüreğinde
    güzel yarınlarda gerçekleşmeyi bekleyen.
    sonra bir hayal düşüncelerinde,
    seni başka alemlere görüren.
    karanlık düşüncelerinde ki
    son yaprak olmalıyım ben,
    hiç solmayan bir yaprak.
    seni yaşamalıyım duygularda,
    seni hissetmeliyim her nefes alışında.
    yağmur olup üstüne yağmalıyım,
    her damla benim sana olan sevgimdir.
    ıslanmalısın sevgi yağmurlarında.
    aydınlığın olmalıyım sonra,
    buğday sarısı güneşimle.
    kar'a kartanesi'ne ne dersin
    bembeyaz saf aşklar yaşamak için.
    ben senin vazgeçemediğin
    gökyüzün olmalıyım.
    ne sen beni unutmalısın,
    ne de ben ben sensiz evreni kucaklamalıyım.
    seni seviyorum demek
    hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı.
    hiçbir zaman böylesine
    sevip sevilmemişti bu yürek.
    şimdi ben o güzeli seninle yaşıyorum,
    ve
    seni çok seviyorum..

  39. 2006-12-04
    -Bu kadar yürekten çağırma beni, bir gece ansızın gelebilirim...
    Ve sen çağırdığına pişman olabilirsin!
    -Sen geç bakalım dalganı...
    -Dalga geçmiyorum ben...
    - Bende... 1827. kez söylüyorum, SENİ SEVİYORUM!...
    - Yapma! Allah aşkına... Aşk sence sevmek midir sadece?.. Aşkın anlamı
    severken, sevilmektir de aynı zamanda. Tek taraflı aşk, platonik
    olmaktan öte gidemez ve her platonik aşkın altında biraz mazoşistim
    yatar. Sen mazoşist misin?
    - Hayır! Ben sadece aşığım....
    - Bende değilim ve olmaya hiç niyetim yok...
    - Tamam, pekiyi. Mazoşist bir aşığım, ama en azından aşığım. Peki sen
    nesin? Bir hiç... Aşktan korkan bir zavallı...
    - Bir zavallı olmayı asla kabul edemem, çünkü değilim. Sadece,
    kırıklarını aldırdım kalbimin, çıkartıp astım portmantoya!!!
    - Sen kalbini istediğin sekilde kullan, istediğin yere as!, istersen
    git dar ağacına as! Ama bana karışma, TAMAM MI??
    - Tamam canım, İSTER SEV, İSTER NEFRET ET! Hem niye kızıyorsun... Hani
    beni seviyordun? Seven, sevilene böyle bağırır mı?
    - Evet seni seviyorum... 1828 oldu...
    - Bu kaç bine kadar sürecek sence?
    - Sende beni sevdiğini itiraf edinceye kadar...
    - Hımmmm... Tam tahmin ettiğim gibi ..Tam bir erkek mantalitesi, tabii,
    bende seni sevdiğimi söylediğim gün ve anda, beni sevdiğini söylemekten
    vazgeçeceksin değil mi? Nasılsa kaleyi fethetmiş, zaferini kazanmış
    olacaksın, ve AŞK İLK ÖLÜMCÜL DARBESİNİ ALMIŞ OLACAK...Kaçınılmaz sona
    yaklaşacak yavaş yavaş...
    - Hayyyyyyddaaaaaaa !!! Ya sen ne garip bir insansın.... Yemin ederim
    bazen kendime şaşıyorum, ben sana nasıl asık oldum? Kaçınılmaz son
    neymiş pekiyi...?
    - Kaçınılmaz son, geriye kalan, bölünmüş darmadağın olmuş duygu
    parçaları. Sana gelince, sen mazoşistsinde ondan bana asık oldun, tek
    istediğin acı çekmek... Belki de biraz sadistsin, beni de kendine aşık
    ettirip bana da acılar yaşatmak istiyorsun...
    - Pes doğrusu...TEK SUÇUM SANA ASIK OLMAK! ben sadece asığım,
    asık!Tabii senin gözünde mazoşist ve sadist bir aşık! Sen nesin peki?
    Sen bir aşık bile değilsin, buna ne demeli? TAŞ KALPLI, duygu fakiri...
    - Aşık olmak isteyen kim? Aşk bu fani dünyanın fani bir duygusudur...
    Insanı sömürür... İnsani parçalara böler ve her parçadan, yeni bir
    başka sen doğmasına sebep olur ki, bu parçaların ham maddesi
    acıdır...Sende, senden yeni doğan senleri tanımak için, yıllarca
    uğraşır durursun. Bir aşkın arkasından, değer mi?
    - Tabii değer. Aşk yeryüzünde ki en kutsal duygu, yaşattığı tüm acılara
    değer! Bence sen aşktan çok, aşkın içinde barındırdığı hüzün, öfke,
    mutluluk, kıskanma, sahiplenme ve göz yaşını yasamaktan korkuyorsun! Ve
    böylece duygusuz olarak yaşamayı yeğliyorsun, oysa bu duyguları sadece
    aşk içinde yaşamayız ki, hayatımızın her kesiminde yer alır bu
    duygular, bu duygulardır aslında bizi biz yapan ve bilsen neleri
    kaybediyorsun, aşksız yaşamayı seçerek. Oysa ne kadar kaçsan da o
    duygular bir gün seni bulacak...Çünkü dünya var oldukça aşk da var
    olacak,sen kabul etsen de etmesen de!Zaten hep vardı...
    - Hiç de değil! Aşk gelip geçici bir duygudur...İnsan sadece bir kez
    asık olur, O da askın ne illet bir şey olduğunu bilmediği için, sonra
    biraz akıllı ise AŞKI öğrenir ve bir daha asık olmaz...sevebilir tabii
    , ona itirazım yok...
    - Sence aşık olmak ile, sevmek arasında ki fark ne?
    - Aslınsd hem birbirine çok yakın, hem de çok uzak iki duygu!
    - Nasıl yani? Açıkla...
    - Konuyu nereye çekmek istiyorsun?
    - Konuyu buraya sen getirdin, benim konu falan çekiştirdiğim yok...Hadi
    dinliyorum.... Açıkla bakalım! Aşk ve sevmek ve aralarında ki fark?
    - Aşk içinde , mutluluğu,hüznü, hazzı, sahiplenmeyi, kıskanmayı, öfkeyi
    barındırır. Çok karışık duygular yumağıdır, şiddetli yaşanır. Hatta bu
    duyguların en yüksek dozda yaşanma seklidir... Sevgi ise aşkın daha
    uysal halidir, daha halimsalimdir. Kesinlikle, aşk gibi yıkıcı ve
    kırıcı degildir, bu yüzden ömrü daha uzundur.
    - Evet?
    - Evet ne?
    - Devam et?
    - Şu anda aşık olduğunu söyleyen sensin, ben değil.. Sen tarif et askı,
    ben taş kalplide ögreneyim. Hem 1829 a ne oldu?
    - 1828 de durdu...
    - Neden?
    - Sen öyle istediğinden...
    - Yani 1828 de durdu, öyle mi?
    - Öyle...
    - Aşk yılmak mıdır?
    - Aşk nazlanmak mıdır?
    - Ben nazlanmıyorum..
    - Nazlanıyorsun, üstelik korkuyorsun...
    - Senden mi?
    - Aşktan...
    - 1829. kere beni sevdiğin söylemeyecek misin?
    - Beni sevmeyen birine 1828 kere söyledim. Bu kadar yeter!
    - Yıldın işte...
    - Yılmadım sadece yoruldum...
    - Neden beni sevmekten mi?
    - Hayır seni sevdiğimi söylemekten...
    - Beni sevdiğini söylemekten yorulan, kısa bir süre sonra beni
    sevmekten de yorulur.
    - ...........
    - Neden susuyorsun...?
    - Çünkü ben bir sadist ve mazoistim. Sen konuşmamı istedikse susuyorum,
    susamı istediğin zamanda konuşuyorum. Sana acı vermek için, birde sana
    asık bir mazosittim ya, sen acı çekiyorsun diye, bende acı cekiyor ve
    böylece kendime de bir başka acı yaşatıp, cifte mutluluk duyuyorum.
    -Çok komıksın!
    - Senin kadar degil...
    - Benim nerem komik? Ben cok ciddiyim...
    - Aşktan korkman komik ve bunu itiraf bile edememem komik.
    - Bak ben aşktan korkmuyorum, sadece aşkı tanıyorum. Aşk acı demektir
    ve ben, sen bu acıları yaşa istemiyorum...
    - Neden?
    - Acı çekme diye...
    - Benim acı çekip- çekmemem, seni neden ilgilendiriyor?
    - Çünkü seni seviyorum ama dostça!
    - Dostça?
    - Evet!
    - ..........
    - ..........
    - İlk aşkın kimdi?
    - Bir yaz aşkı idi... Hani bir şarkı var ya, sanırım Zerrin Özer
    söylüyordu... Sen bana, ben sana komşu evlerde, kök sarmaşıklar gibi
    sarıldık o yaz...!!
    - Ondan sonra mi kalbinin kırıklarını aldırdın ve astın portmantoya?
    - Hayır! Daha sonra...
    - Ne kadar sonra?
    - Akıllanmam için gerekli zaman geçtikten sonra...
    - Sen akıllı mısın şimdi?
    - Tabiiiiiii..
    - Pekiyi,çok zeki kız! Seni aklınla baş başa bırakıyorum...
    - Nereye?
    - Dışarıya çıkacağım, yürürüm belki biraz!
    - Hadi git! Beni benimle bırak giderken... Başka bir şey istemem
    ayrılırken!
    - Bak bana sürekli şarkı sözleri ile karşılık verip durma!Hem tüm bu
    şarkıların ilham kaynağı, üzgünüm ama AŞK. Sen inanmazsın ya hani,
    belirteyim dedim.
    - Sen beni sevdiğini 1829. kez söylemeyecek misin şimdi?
    - Hem beni sevmiyorsun, aşk fanidir diyorsun, kalbini çıkartıp
    portmantoya asıyorsun. Hem de seni sevdiğimi söylemeni istiyorsun?
    Neden?
    - Şey.... yanii.... Alışkanlık galiba... Eee kolay değil, 1828 kere
    beni sevdiğini duydum..
    - Sigarayı bırakabildiğine göre bu alışkanlığından da vazgeçebilirsin
    sanırım, bence vazgeçsen iyi olur! Çünkü artık o dememi istedigin seyi
    söylemiyecegim... 1828 kere yeterli bir aşk için...
    - Yani söylemeyeceksin?
    - Niye söyleyim?.. ben sadist, mazoist biriyim.
    - Tam öyle demek istemedim aslında..
    - Ne demek istedin?
    - Ben şey... galiba şey demek istedim.... Birinden sevildiğini duymak
    yine de güzel bir şey demek istedim...
    - Sevdiğin birinden de, sürekli sevilmediğini duymak hiç güzel bir şey
    değil...
    - ........
    - ........
    - Ben cıkıyorum, görüşürüz...
    - Nereye gidiyorsun?
    - Bilmiyorum, sadece gidiyorum...
    - Barış?
    - Efendim?
    - ........
    - Seni dinliyorum....
    - Şey diyecektim....
    - Ne diyecektin?
    - Şey... Senin hızına yetişmek pek kolay değil ama...
    - Evet?
    - Galiba...
    - Evet?
    - Şey....GALİBA GİTMENİ İSTEMİYORUM..
    - Neden?
    - Çünkü galiba BENDE, seni seviyorum 1!
    - Biliyorum... Ben de seni seviyorum...1829...


  40. 2006-12-11
    Unutulmuyor, bitmiyor, geçip gitmiyor...

    Her gece olduğundan biraz daha muhtacım sana.Kırgınım aslında, kızgınım…Hayır sana değil; Seni kırıp üzen şu aptallığıma… Ne olursa olsun! Zamanım da mekanım da değişmiyor.
    Hep her zaman aynı yere çıkıyor bütün yollar;
    Sana!..

    Uzun zaman oldu içimdeki maviler donalı. Kendim seçtim sevdayı tek başıma yaşamayı. Yalnızlığımın sorumluluğunu taşıyacak kadar da yürekli olduğumu düşünür ve söylerdim herkese gururla. Geceler sancı olur işlerdi içime ama yüreğimde yaşattığım sevdamı düşündükçe, içime yayılan sıcaklık alıp götürürdü tüm sancılarımı...

    Ne kadar zamandır böyleyim, ne kadar zamandır en yakın dostum özlem, hatırlamıyorum. Sanki zaman durdu. Evet özlüyorum ve özlemeyi de seviyorum.
    Çünkü özlemin içinde aşkım, mutluluğum, umutlarım var. Gidenlerin ardından ağıt
    yakmamayı öğreneli çok uzun zaman oldu ama sen bambaşkaydın. Kimseyi senin kadar
    sevmemiştim ki. Seni birine anlatmaya kalksam sözcükler yetmiyor, kelimeler
    acizleşiyor. Neye benzetsem, hep bir yanın eksik kalıyor...

    Gülemiyorum artık? En iyi yapabildiğim şeyi kaybettim? Aslında önce seni ve senle birlikte herşeyimi kaybettim. Yanımda yoksun. Olsan sarılırdım sana sıkı sıkı. Bırakmazdım, sıkılır, bağırır çağırırdın ama ben biraz daha fazla
    sarılırdım sana. Biliyorum benden bağımsızdın, hiç sahip olamadım sana. Olmakta istemedim aslında, çünkü hep yanımda olacaktın... Ya da ben öyle sandım...

    Dinlediğim her şarkıda, her yağmurda ıslanışımda, dalgaların kayalara çarpışında, her nisanda ve her eylülde, sen yeniden gidiyorsun benden. Ben bu ayrılışların acısını yaşarken, birgün gidebileceklerini düşünerek, kimsenin gelmesine izin vermiyorum…

    Sana ilk satırlarımı yazdığımda, yine mum ışığı vardı odamda. Soğuk, beyaz bir
    defterin her şeyi hayale dönüştüren sayfalarında, ilk kez seni yaşamıştım. Şimdi
    uzun yağmurların ardından yine mum ışığıyla dolu odamda, yine ve hala sana yazıyorum. Çünkü ben her hayal kırıklığım, her duvara çarpışımdan sonra hala sana dönüyorum.

    Ortasından kopartıldığı için hiçbir zaman sonu gelmeyecek günlerimize dönüp, hala seni arıyorum. Çünkü hala seni ...


    <!-- / message --><!-- sig -->

  41. sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
    sevmek; yanındayken başını
    omuzuna koyabilmekse eğer,
    sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
    SENİ SEVİYORUM....

    * * * * *

    sevmek; senle iken yere daha sağlam
    basabilmekse eğer,
    sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
    hissetmekse eğer,
    sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
    sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
    seni ısıtmaksa eğer,
    sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
    kopmasıysa eğer,
    sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
    bakabilmekse eğer,
    sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

  42. 2006-12-17
    Sen bana ne yaptın böyle?
    Geldim hiç ummadığım hale!
    Gözlerim gülüyor; mutluyum yine,
    Neden mi? neden olabilir sence?
    Çünkü seni seviyorum delice.

    Unuttum her an ağlamayı,
    Unuttum kahrolmayı,
    Yalnızlıktan boğulmayı unuttum artık seninle,
    Neden mi? neden olabilir sence?
    Çünkü sonuna kadar gitmeliyiz seninle,
    Hadi gel hadi giriver gönlüme,
    İçindeki çocuğu uyandıralım birlikte,
    Sonumuzu beraber çizelim göklere,
    Nefreti, yalanı ve düşmanı silelim birlikte,

    Sadece aşkımızla yürüyelim güzel günlere,
    Neden mi? neden olabilir sence?
    Aşkımsın, bir tanemsin,
    Kısaca aldığım her nefessin desem yeter mi? söyle

    SeNi SeViYoRuM

  43. papatya
    581 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    SADECE PAPATYALAR MI?
    YAĞAN HER YAĞMUR TANESİ,
    AÇAN HER ÇİÇEK,
    HER YENİ GÜN,
    HEPSİ SENİ SEVDİĞİMİ SÖYLEYECEK.
    SENİ SEVİYORUM...

  44. 2006-12-20
    Sevdim seni birtanem
    Düsünmeden umutsuzca
    Hep sen vardin hayalimde
    Sevdim seni birtanem...
    Sende imkansizligi sevdim
    Sonu olmayan bir dusu
    Bazen tek kelimenle yikildim
    Yanagimdan düsen iki damla oldun
    Bazen mutlu etti tek kelimen
    Bir tebessüm oldun yüzümde
    Karanlik gecelerde seni çektim
    Nefes nefes içime
    Haykirdim defalarca kendime
    Neden neden seviyorum diye
    Biliyorum yollarimiz ayri seninle
    Söz dinletemedim su garip gönlüme

    SEVDIM SENI BIRTANEM ÇOK SEVDIM

  45. *SORDUM*

    *Bu aralar bi hoş olup duruverdik işte yine.
    Ağırlık çöktü bedenlere ve yüreklere.
    Hareket yok.
    "Bahar yorgunluğu" diyorlar ya, bu da neymiş böyle?!!
    Anladınız mı?
    Biliyor musunuz?
    Nedir bu?
    Bahar ve yorgunluk.
    Bahar ve ağırlık.
    Bahar ve küskünlük.
    Bahar ve durgunluk.
    Nedir ya?
    Olur mu bahar denen en güzel tazeliğin yorgunluğu?
    Olamaz.
    Bir başka bir şey var bu işte.
    Bunun adı bahar bahar.
    Topraklar sürgün veriyor.
    Doğa yeşilleniveriyor gecelerin durgunluğunda sabahlara günaydın
    şarkıları
    söyleyerek.
    Bahar harekettir.
    Neşedir.
    Renktir.
    Heyecandır.
    Hepsinden de öte aşktır aşk.
    Su gibi.
    Rüzgar gibi.
    Dalgaların kayaları dövmesi gibi.
    Sürünmektir çayırlarda.
    Koklamaktır çakıl taşlarının gizini.
    Sevmektir,
    Sevilmektir,
    Paylaşmaktır,
    Konuşabilmektir,
    Yürekleri özgür bırakmaktır.
    Çağlamaktır durgun sulara çarparak.
    Bırakmaktır bedeni sevgiye.
    Bahardır çünkü.
    Son da değil ki, hazan duyguları basıp da eskiyen aşklara şiirler
    yazılabilsin.
    Bu ilk.
    İlkin baharı.
    İlk aşk gibi.
    İlk bakışlar gibi.
    İlk oluşlar gibi.
    İlk uçabilmek gibi.
    İlk adı işte.
    İlkler içinde neler olmaz ki.
    Saysın bakalım güzel olabilen insanlar.
    Döküldü bak nasıl da duygular.
    Akıyor yüreklerden işitmek isteyen gönüllere ılıcacık.
    İlk ile yorgunluk yan yana olmaz, olamaz.
    Mor menekşeler selamlıyor iken yaşamı,
    Nisan yağmurları silip atıyorken geçmişi,
    Sıcaklığını hissettiriyorken güneşin parlayan yüzü,
    Nasıl yorgun olunur?
    Mehtapların kırgınlıkları,
    İsyanları,
    Samanyoluna ters bakışları,
    Gerilim duvarındaki gölgeleri.
    Yeşeren erik yaprakları,
    Çatı aralarına yuva yapabilmek için uğraş veren kırlangıçları,
    Bakıp da göremeyen geçici körlükleri,
    İlkbahar ile atılmalı geçmişin çöplüklerine.
    Bahar geldi bahar.
    Bu yorgunluk baharı değil.
    Bu sevdaların iliklerine pırıl pırıl berrak suların usulca yürütüldüğü
    bahar.
    Ben sordum baharı kendime.
    Bana öyle dedi.
    "İnadına sevmeye devam et" dedi.
    Seveceğim ya.
    Şu yaşamın baharını da, kışını da, hazanları ile yazını da.
    Ben sevmeye geldim dünyaya.
    Ölesiye ve ölümsüzce sevmeye. *
    **

    Güncelleme : 2006-12-21
  46. 2006-12-22
    Birgün düşerse yolun,
    Yolu olmayan her hikayenin başlangıcına,
    Tıkanırsa yalnızlığın,
    Aşk`a mühürlenen her satırda,
    Beni oku,ama beni anlama,

    Elimde solan güller,
    Son bir gayret dokunursa dudaklarına,
    Bil ki,içimde hasret,
    Bil ki,yüreğimde sevdadır sevdiğim,
    Sana bırakacağım en son esaret,
    Ve eller,
    Ve hayaller çekip gidecekse,
    Durmasın gitsin,
    Ben hep senin,
    Sen hep yüreğiminsin...

  47. Seni Seviyorum Sensizken Bile...


    Yine sensiz sessiz bir gecede yağmur var bu şehirde. Gözlerinin içine bakarken gülen gözlerim gecenin bu kör vaktinde boşluğu seyrediyor. Balkon demirleri arasına sıkışmış caddeyi seyrediyor. Gözlerim hala gidişini seyrederken takındığı tavrı sürdürüyor. Hala buğulu, hala telaşlı, hala çaresiz, hala başıboş... Hayat ışığının yandığı gözlerim bugünlerde oldukça sönük. Yanıyorlar sevgili, ağrıyorlar, ağlıyorlar... Yanaklarımdan yine damlalar süzülüyor. Yüzümde garip bir hüzün, karşımda gülümseyen resmin... Yanaklarım ıslak, gözlerim dolu dolu... Hani sen nasıl derdin: "doli doli"... Gözyaşlarımı yine özgür bıraktım sevgili, yağmurun yıkadığı bu şehirde, evimin balkonunda.

    Sensizliği düşündüm bir an, sensiz geçen iki haftayı. Ne de acımasızmış meğer hayat. Ne kadar da çile meraklısıymış aşk. Ne çok hüzünbazmış sevenler, sevdalılar. Hiç mi özlemedin beni, hiç mi merak etmiyorsun, hiç mi düşünmüyorsun, hiç mi, hiç mi?... Sonsuzluğa uçup gitmek isterdim sevgili. Sadece seninle olacağım sonsuzluğa. Senin ve benim olmadığı sadece ve sadece bizim olduğumuz bir yere...

    Yağmurun bu şehri ıslattığı gibi gözyaşlarım yanaklarımı ıslatıyor. Yavaş yavaş, incitmeden indiriyor damlalarını. Gözlerim yanıyor sevgili, içim kanıyor...Eskiden canım sıkıldığı zaman, kafamı dinlemek istediğimde, yalnız kalmaya ihtiyacım olduğunda yürüyüşe çıkardım. Yürürdüm yürürdüm yürürdüm... Saatlerce yürürdüm. Dinlenmeden, soluklanmadan yürürdüm ve düşünürdüm. Attığım her adım içimdeki sıkıntıdan bir parça koparır gibi gelirdi bana. Artık öyle uzun yürüyüşlere çıkmıyorum. Artık insanlar arasında fazla dolaşmıyorum. Artık bu şehrin sokaklarını arşınlamıyorum. Bana bakan meraklı gözlerle göz göze gelmiyorum. Artık dışarıda bir yerlerde oturup arkadaş sohbetlerine katılmak beni sıkıyor, eskisi kadar haz vermiyor. Artık işimi de sevmiyorum, mesleğimi de... Lanet ediyorum bu şehre, bu şehrin caddelerine, sokaklarına, parklarına. Lanet ediyorum bu şehrin kokuşmuş aşklarına, aşıklarına. Lanet ediyorum bu şehrin karanlığına... Sana son kez sarıldığım, seni son kez doya doya öptüğüm, sana son kez baktığım karanlığa...

    Şimdilerde hayat sıradan, monoton... İş, ev, para, faturalar, ağlayan gözler, hüzünlü bir yüz ve yalnız bir kalp. Bugünlerde kendimi ölmüş hissediyorum. Ölmüşüm ya da ağır hastayım veya bir kaza geçirmişim ağır yaralıyım. Sevenlerim, ailem başımda toplanmış çaresiz gözlerle bana bakıyorlar. Ellerinden bir şey gelmemesinin hüznüyle bakıyorlar bana. Dudaklarımdan güçlükle bir iki kelime dökülüyor. Dökülen her kelimede sen varsın sevgili. Gözlerimi zorlukla aralıyorum. Yanıbaşımdasın, ellerimi tutuyorsun. Sevgili, gelmek için ölümümü mü bekliyorsun? Eğer onu bekliyorsan biliyorsun ki o çok yakın...

    Bu şehre yağmur yağıyor. Biz yürüyemiyoruz. Seninle yağmurda yürümeyi özledim sevgili. Islanmayı, başımdan aşağıya doğru hızla inen yağmur damlalarını, gömleğimin vücuduma yapışmasını özledim. Seni özledim sevgili...

    Yıldızsız ıssız bir gecede
    Yağmur var bu şehirde
    Seni seviyorum sensizken bile...
    Alıntıdır...

  48. ölümsüz ask....
    Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henuz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. Ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl geçmişti. Aslında sevgilerinin arasına o kahrolası para girmişti. Hatırlıyorduda sevdiği ona birkeresinde:
    - Ben zengin değilim belki ama seni seven bir kalbim var. Sana sadece onu verebilirim, demişti.

    Zaten sevgiye muhtaç birisi başka ne isteyebilirdiki. Kendisini sevmesi yeterdi.O en çok Saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş koklamıştı saçlarını. Her dökülen saç yüreğine bir hançer olup saplanıyordu. Şimdi tek isteği sevdiğinin son anlarında yanında olmasıydı. Ne olurdu onu birkez daha görebilse, onu birkez daha koklayabilse.Bu düşünceler arasında uykuya daldı.

    Babası heyecanlı bir şekilde kızının odasına girdi. " Müjde kızım,kalp bulundu " dediğinde kızının bir peri güzellliğinde, sevdiğinin özleminden ıslanmış yüzüne baktı ve çıktı odadan...

    Genç kız, bir hafta sonra kendine geldiğinde sanki başka bir dünyadaydı. İçinde acaip bir his vardı. Sanki bu dünya ona çok farklı gelmişti. Aklına yine sevdiği geldi. Kalbi eskisinden daha hızlı atmaya başladı. Kalbi değişmişti ama sevdiğini eskisinden daha çok sever olmuştu.

    Bir gece ansızın uyandı uykusundan kalbi çok hızlı atıyordu. Bu durum sürekli böyle devam etti.Doktora gitti, durumunu anlattı. doktor:
    - Bir aya kalmaz geçer, demişti.
    Ama aradan aylar geçmesine rağmen durum aynıydı.

    Birgün bahçeye çıktı Çiçekleri seviyordu. Kırmızı güllerin yanına gitti. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. En çok kırmızı gülleri severdi. Çünkü sevdiği ona benzediğini söylerdi hep. Birden kapı çaldı. Kapıyı açtı kimse yoktu. Yere baktı bir mektup vardı ve onaydı. Mektubu açtı ve kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Bu onun kokusuydu. Koltuğuna zarzor oturabildi. Zarfın içinden mektubu titreyen ellerle çıkardı ve okumaya başladı :
    " Sevdiğim, bugün sevdamızın altıncı yılı. Seni hep sevdim. Seninle ayrılmak zorunda kaldığımızdan beri, bir kalbe iki sevginin sığmayacağını bildiğimden ne birini sevdim ne de evlendim. Her günüm çile ve azapla geçti. Hergün sana şiirler yazdım, hergün şiirlerimi okudum ve hergün ağladım. Tam beş yıl boyunca hergün yazdım, okudum, ağladım. Birgün önüme bir fırsat çıktı. Bu fırsatı reddedip kendime daha fazla haksızlık edemezdim. Belki seni unuturum diye senden çok uzaklara gittim. Ama şimdi seni daha çok özlüyorum. Her gece yanına geliyorum o masum yüzünü okşuyor yanaklarına öpücükler konduruyorum, sen uyanıyorsun benim geldiğimi anladığını sanıyorum ama sen o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Sevdiğim hep ben geldim senin yanına artık sen gel olurmu. Kırmızı güllerimize iyi bak. Ve artık unutma içinde seni senden daha çok seven bir kalbin var artık. Ona iyi bak olurmu. Kırmızı güllere ve kalbimize iyi bak. Seni yanıma gelene kadar bekleyeceğim sevdiğim Hoşçakal..."

    affet babacığım..affet..
    Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.

    Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası, sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.

    Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak,böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı.

    Babasına lâzım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can, "Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

    Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu.

    Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi.Sonra diğer malzemeleri taşıdı en son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.

    Tipi, adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı.Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü.

    Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi. O, bu duygular içindeyken babası, yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti, içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu.

    Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi, yanaklarını ve ellerini defalarca öptü.Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti. Arabaya bindiler.

    Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı, neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu.

    Can: "Baba, sen yaşlandığında ben de seni buraya mı getireceğim?" diye sorunca dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında "Beni affet baba." diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı.

    Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu...Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu..."Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın... Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum

    Güncelleme : 2006-12-23
  49. Gitmek bir ayrılış biçimiyse, kalmak ayrılamamanın trajedisidir. Gitmesi gerektiği halde gidemeyen, kalması gerektiği halde kalamayandan daha değerli değildir. Gerçi, değer sözcüğü sırıtıyor burada. Ne gidememeye, ne kalamamaya değer biçemeyiz kolay kolay. Biçirtmezler adama.!

    Herkesin kendini demirlediği bir limanı vardır. Bu yüzden, kimi zaman bir dalga serinliği, kimi zaman durgun bir hüzün çöker insanın yüzüne. Yüz yanılmaz. Çünkü yüz, yalan söylemeyi beceremeyen tek bölgesidir vücudun. Vücudun sessiz sitemidir. Açık veren, ama açık verdikçe değerlenen bir şeydir yüz. Şey sözcüğünü, yerine koyacak bir “şey” bulamadığım için kullanmadım burada. Bile bile kullandım. Çünkü yüz, gerçekten de şey’dir.

    Ben yüzü erken tanıdım. O yüzden şanslı sayıyorum kendimi. Hani yaşlı kadınlar sandığın kapağını kaldırıp da gençliklerinden kalan bohçayı bir kuyumcu titizliğiyle ağır ağır açarlar ya… Benim sandığım yok; eski kitaplarımın kapaklarını açıyorum ruhum ağırlaştıkça. Eski yazılarıma, eski şiirlerime bakıyorum ve nemlenen gözlerimi bir kurşun gibi tıkıştırıyorum namluya.

    Namlu bir metafor burada; elbette nemli de!

    İşte böyle bir gecede rastladım ilk şiirlerimden birine. Şiirin adı: Güzel Yüzün Aklımda. Son dizesi de şöyle: “Kavgada ölmüş gibi güzel yüzün aklımda.”

    O zamanlar kavgada ölenin yüzü güzelleşirdi. Şimdiyse kavgadan kaçanın yüzünün güzelleştiğini iddia ediyor bazı iç ve dış mihraklar. İnanmıyorum. Yine de, her ihtimale karşı inanmışım gibi hırpalıyorum kendimi.

    Yüz derindir. Derin anlamlar taşır. Haliç’e çekilmiş bir tekne kadar yalnız, teknenin içinde, karanlığa karşı şarap içenler kadar coşkuludur. Kendine hasar vermesini bilendir yüz. Bilen ve beceren. Yani becerikli bir bölgesidir vücudun. Başarılıdır ve başarılı olduğu için de apaçık hasarlıdır.

    Yüz bir imge değil, imgenin altındaki derin anlamdır.

    Bu yüzden gidenler, geride bıraktıklarının yüzlerini de götürürler yanlarında. Kalanlar, yüzlerden kopamadıkları için kalırlar. Unutmak ancak hafızadaki yüzü silmekle mümkündür. Yüzünü aklından çıkartamadığın kişiyi unutman imkansızdır.

    İnsan başka yüzleri içinde yaşatan derin bir boşluktur aynı zamanda. Boşluk yalnızca yüzlerle dolar. Yüz vücudun parçası değil, vücut yüzün uzantısıdır. Başka vücutlar sevmek mümkündür tabii. Ama anlamsızdır. Geçicidir. Pahalı bir parfümün kokusu kadar uçucudur. Asıl iş, başka yüzler katabilmektir hayata. Asla unutamayacağın, gözlerinin önünden asla kaybolmayacak başka yüzler…

    Kavgada ölmüş birinin yüzünü görmediyseniz eğer, bu anlattıklarımın hepsi uçar gider. Sabun köpüğünden farkı kalmaz sözcüklerimin. Sözcüklerim çürür. Lime lime dökülür, parçalanır… Hayatınız da parçalanır onlarla birlikte. Ve sözcük değil, hayat önemlidir. Yazık olur açıkçası.

    İşte bu yüzden, sadece bu yüzden yüzümü seviyorum. Sadece kendiminkini değil, tanıştığım, konuştuğum, ya da karşılıklı oturup uzun uzun sustuğum herkesin yüzünü seviyorum. Şiirini okuduğum, filmini seyrettiğim, şarkısını dinlediğim ya da sokakta karşılaştığım herkesin yüzünü. Kısacası her yüzü, daha da kısacası, “yüz”ü seviyorum.

    Çekici yüzü, ablak yüzü, bön yüzü, seksi yüzü, zeki yüzü, kıvrak yüzü, geniş yüzü, dar yüzü, uzun yüzü, pembe yüzü, esmer yüzü, narin yüzü, kaba yüzü, çarpık yüzü, kolay elde edilir yüzü, insanın iflahını kesen yüzü… dedim ya, yüzü seviyorum!

    Yüzünü ağır bir yük gibi sırtında taşıyanlarla kanım uyuşmuyor pek. DNA’m denk düşmüyor. Dokum uyuşmuyor. Tenim reddediyor, ruhum kaçıyor onlardan. Yüzün önemini bilmeyenlerden, kendi yüzünün anlamını fark edemeyenlerden iğreniyorum.

    Ve gidiyorum. Kalacağım yer olmadığı için değil, gideceğim yer olduğu için… Yüzüm özlediği için farklı yüzleri… Ve her yüzün ayrı bir anlamı olduğunu bildiği için, çok iyi bildiğim için bunu; arkama bile bakmadan gidiyorum…

    Zaten arkaya bakmak, çok eski huyudur bazı çirkin adamların.

    Arkaya bakmayı beceremeyenlerin, onların yüzünü seviyorum en çok


    küçüğüm....
    Aynı sokakta oturuyorduk. Hergün bir kızla geliyordu eve. Adı ESRARENGİZDİ, herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi. Fakat kimse gerçeği bilmezdi kirli sakalları vardı. Yeşil gözlü, kumraldı. Mahallenin kızları hayrandı ona bense nefret ederdim. Hiç kimseyle konuşmaz, sadece gelir geçerdi.
    Birgün onunla yolda karşılaştık. Çok güzel bir yüzü vardı, bana gülümsedi. Şaşırdım ama yine de onu sevmiyordum. Fakat o çok farklıydı... Gece boyunca lambası yanardı.
    Uyumak yerine onun evini seyrediyordum, onu sevmediğim halde herşeğiyle ilgileniyordum. Yavaş yavaş onu gözlemeye başladım, o an anladım ki hep kendimi kandırmışım, ona karşı hissettiğim şey sevgiymiş.
    Artık o eve gelmeden uyuyamıyordum. Yanına gelen kızları kıskanırdım. Herkes onun kötü olduğunu söyleyince hep onu savundum. Onunla karşılaşmak için kapıda dururdum.
    Onu yine yolda gördüm bana göz kırptı yanımdan geçerken onu çağırdım. Acelem var KÜÇÜĞÜM dedi. Bana aramızdaki yaş farkını hatırlatmıştı. Eve gidip sabaha kadar ağlamıştım. Karar verdim, ona aşkımı ilan edecektim. Yolunu gözledim.
    Birgün onu gelirken gördüm. Peşine düştüm o eve girdi. Biraz bekleyip kapıyı çaldım. Açtı, ne var KÜÇÜĞÜM dedi. SENİ SEVİYORUM dedim. Gülümsedi. EVET dedi. ne evet dedim, konuşmadı. Koşarak dışarı çıktım. Bir ay boyunca evden çıkmadım. Birgün kızlarla konuşurken ambulans geldi, onun evine girdi.
    Sedye ile onu dışarı çıkardılar. Önümüzden geçerken; Ben de seni KÜÇÜĞÜM dedi ve gözlerini yumdu. Kpkırmızı oldum herkes bana bakıyordu... Ağlayarak koşmaya başladım. Akşama kadar sokakta gezdim. Göz yaşalarım durmadan akıyordu. Sonra eve geldim. Annemler ondan bahsediyorlardı. Sevdiği bir kız varmış. Ailesi evlenmesine izin vermeyince kız evden kaçmış. Sokak serserileri onu öldürmüş. Eve getirdiği kızlar evi olmayan kızlarmış. Kimi sevdiyse ölmüş. Çok sevip Acı çekmiş. İntihar edip hastaneyi aramış. Polisler evin duvarında KÜÇÜĞÜM tazısını bulmuş; KÜÇÜĞÜM sen de ölme yazıyormuş bende seni sevdim. Sevdiklerim gibi sende ölme diye ben öldüm KÜÇÜĞÜM...

  50. benimle cıkar mısın????......
    Daha henüz 18 yaşındaydı,ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan kanser hastalığına yakalanmıştı. Kahır içinde kendini eve kapatmıştı. Sokağa bile çıkmıyordu. Annesi,birde kendisi. Bunlardan ibaretti hayat onun için. Bir gün çok sıkıldı. Sokaklara attı kendini.. Bir yığın vitrinin önünden geçti. CD satan bir dükkanı geçerken aniden durdu, geriye dönüp kapıdan içeri bakarak hayal meyal gördüğü tezgahtar kıza bir kez daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı. Gözleri ve yüreği takılı kalmıştı. Bir süre düşündükten sonra CD dükkanına girdi. Kız gülümseyerek koştu ona doğru "Size nasıl yardımcı olabilirim" diye... Öyle bir gülümseyişti ki genç şaşırdı, geveledi, bocaladı sonra "Evet" diyebildi.. Rasgele bir plağı işaret ederek "Evet,bu CD yi almak istiyorum" dedi. Genç kız plağı aldı, içeri gitti. Az sonra paketlemiş bir şekilde geri geldi. Genç paketi aldı evine geldi ve hiç açmadan paketi dolabına attı... Ertesi sabah yine aynı dükkana gitti. Yine bir CD sardırdı kıza, yine eve gelip açmadan paketi dolaba attı. Günler hep sardırılıp açılmayan CD alımları ile geçti gitti. Bir türlü genç kıza açılmaya cesaret edemiyordu. Annesine açıldı sonunda... Annesi "Git konuş oğlum, ne var bunda" dedi.Ertesi sabah cesaretini toplayıp aynı dükkana gitti, ve yine bir plak seçti. Kız plağı sarmak üzere arka kısma gidince genç "sizinle bir gece çıkabilir miyiz ?" diye yazarak altında telefonunu ekleyip gizlice kasanın üstüne koydu.Sonra genç kızdan plağı alarak kaçarcasına uzaklaştı dükkandan. İki gün sonra evin telefonu çaldı. Anne açtı telefonu. CD dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan. Delikanlıyı istedi. Gizlenen notu daha yeni bulmuş, ve görür görmez aramıştı. Ama delikanlının annesi ağlıyordu... "Duymadınız mı ? " dedi, "Dün kaybettik oğlumu" Cenazeden birkaç gün sonra anne oğlunun odasındaki eşyaları düzenlerken gözüne dolabındaki paketler ilişti. Paketleri aldı oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı. İçinde bir CD ve birde not vardı. "Merhaba,sizi öyle talı buldum ki, bir akşam birlikte çıkalım mı ? Jacelyn !... Bir başka paketi açtı. Yine başka bir not vardı. "Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece için davet edin artık... Sevgiler...
    Jacelyn !...

    Sevdiğinizi Söylemek İçin Geç Kalmayın...



    aşk öğütleri......
    1- Tedavi edilemez derecede romantik olun.

    2- Birlikte kitap okuyun, elele tutuşun ve birlikte düzenli yürüyüşlere çıkın.

    3- Gülümsemeler bulaşıcıdır. Ona da bulaştırın.

    4- Güvenilir bir sırdaş olun ve onu hiç kimseye şikayet etmeyin.

    5- Onun en sevdiği çiçeği, rengi, müziği, şiiri ve yazarı bilin.

    6- Ona beklemediği hoş sürprizler yapın. Hiçbir neden yokken de kart ya da küçük aşk notları yollayın.

    7- Birbiriniz için özel ve gizli takma adlar bulun.

    8- Aşk, birlikte saçmalamaktır. Arada bir, birlikte sonuna kadar saçmalayın.

    9- Kimin haklı olduğunu tartışmayın, neyin doğru olduğuna karar verin. Her tartışma sonunda barış anlaşmasını bir öpücükle imzalayın.

    10- Sevdiğinizi yalnızca onun duyabileceği biçimde eleştirin. Övgünüzü ise bütün dünyaya duyurun.

    11- Bedeninize iyi bakın. Daima sağlıklı ve dinç olmayı hem kendinize hem de ona borç bilin.

    12- Bir kucaklaşmadan ilk ayrılan siz olmayın.

    13- Eş seçmek kitap seçmeye benzer, iyi tasarlanmış bir kapak ve cilt ilginizi çekebilir. İceriği sağlam olmadıkça sonunu getirmek zordur.

    14- Aşk için evlenin. Hem eşinizin hem de kendinizin en iyi arkadaşı olun.



    İŞTE BU KADAR YA : ))))

  51. SİMSİYAH KARDELENLER İÇİN

    Set yapmıştım önüne içimde ki ateşin,
    Asi bir pınar oldun aştın.
    Yaprakla örtmüştüm sevgimi,
    Rüzgar oldun savurdun.
    Cesaret timsali deli yüreğimi,
    Kor oldun yaktın.
    Ulaşılmazım olsan da gönlümde,
    Aramayacağım, sormayacağım
    Seni! Dağlara kardelen

    Gönlüm demir; sevemez hiç,
    Paslanmış artık, ışıldamaz bir daha.
    Süzülse de ışık ışık pencereden;
    Mağrur gözlerimde ki kılıç,
    Çıkmaz bir daha kınından;
    Bekleme şahin bakışlarımı, bekleme bir daha kardelen.

    Aramam teselli, yenilmez benliğim!
    Kaybeden ben değil biliyorum sevgi!
    Sandığın olmayacak, ayaktayım bil ki.
    Gücenme sakın siyah kardelenim
    Artık içimde kin bile yok ki!
    Sana, yok kardelenim

    Beklediğim tek mükafat,
    Ne bir çift güzel söz, ne de iltifat
    Söyleyeceğim yegane gerçek,
    Ana sütü kadar helal, ay ışığı kadar ak sevdim seni.
    Anlamadın, anlayamazsın kardelen

    Bir sarmaşık olsan da umut bahçemde,
    Örümcek olup örsen de duygularımı,
    Şeytana kanıp, haykırsan da kapımda
    Umutlarımı, duygumu, sevgimi;
    Hasretin koynuna bırakıp.
    Gideceğim buradan, gideceğim kardelen.

    Kötü günlerin ahengiydi görünüşün
    Hüzünlerin bitiş çizgisiydi gülüşün,
    Bir lodos gibiydi, yüzüme çarpan gidişin.
    Gelin gibi süslenmiş bulutların üstünden,
    Ak kar gibi yağsan da üstüme
    Kaçar giderim oradan, kaçarım kardelen.

    Şu insan! Şu insan dedikleri varlık ne ki!
    Tek damla kan ve bin tane kaygı,
    Seni sevmek ki. Gökten yıldız koparmak kadar zormuş;
    İnse de gök aşağı
    Koparmayacağım yıldızı, koparmayacağım kardelen.

    Ben seni kaf dağında ki kardelene benzetmiştim
    Oysa sen! Oysa sen! O dağın eteklerin de
    Bir diken bile olamadın .
    Sevgiden anlamayan " küstah" kız!
    Unutacağım, unutacağım seni söz olsun
    Söz olsun, söz olsun, söz olsun….

    Sevgi karşılık beklenmeden sevilmelidir.

  52. 2006-12-29
    ÇÜNKÜ ÇOK SEVDİM SENİ

    Beni görme diye
    Zamanı geceye çevirdim;
    Yıldız gözlerine mil çekip,
    Dolunayı kurtlara yedirdim..
    Unutmuştum ateşböceklerini,
    Işıltılarında yol bulup yanıma geldin..
    Çünkü seni çok sevdim...

    Beni duyma diye
    Araya dağları diktim!...
    Rüzgarın hızını,
    Kuşun kanadını kestim...
    Gene de
    Saatimin kurgusunda güç,
    Yüreğimin atışında sestin..
    Çünkü seni çok sevdim...

    Beni bulma diye
    Adres değiştirdim!...
    Terk edip yaşadığım şehri,
    Çöllere gittim...
    Kum fırtınalarında özlemi savurup,
    Savanlarda seni bekledim..
    Çünkü seni çok sevdim...

    Beni sevme diye
    Yönümü çevirdim!...
    Cennettin sen, gidip cehenneme girdim,
    Gene de
    Küllerimi göğsüne gül,
    Günahlarımı su yapıp
    Ateşlerime serptin..
    Çünkü seni çok sevdim...

    Çünkü seni çok sevdim!...
    Çünkü sen de beni sevdin.....



  53. SENİ SEVİYORUM

    Sen hayatımdaki tek iyi şey olmasan da en iyi şeysin... Sen öylesine güzel ve öylesine büyük bir aşkı, öylesine güzel ve öylesine büyük bir mutluluğu yaşatıyorsun ki bana...



    Yalnızca sen olduğunda tamam oluyor dünyam ve sen eksik olduğunda geriye hiçbir şeyim kalmıyor.





    Sen hayatıma girdiğinden bu yana o kadar çok büyüttüm ki içimdeki sevgini...




    Sana ilk baktığımda anlamıştım, bir öykü yazacaktı yaşam bizim hakkımızda... Zamanla bir masala dönüştü bu öykü, daha sonra da yaşama...




    Sen önce bir masaldın...
    Şimdiyse bir yaşam...
    Hayatımın masalı ve mavi yaşamım...
    Hepsi sensin...




    Ve sen bundan bir yıl önce yaşamıma girmesiyle hayatımı mucizeye dönüştüren... Sevdiğim... Sensin...




    Ve ben, seni tanıdığım o ilk anda güzel bir aşk sevgi yaşayacağız dediğim, sana elimi uzattığım, elimin titremesini ve nefesimin kesilmesini hissetme diye dua ettiğim o andaki kadar aşığım sana...


    Ve ben, sen bana ilk seni seviyorum dediğin anda hissettiğim heyecanı hissediyorum hala bu sözü duyduğumda...




    Ve ben, bundan sonraki her geçen günde, sonuna dek aynı aşk, aynı heyecan ve aynı mutlulukla yanında olacağıma söz veriyorum...




    Seni Seviyorum...


  54. 2007-01-06
    GERÇEKTEN SEVMEK

    O durmadan kaçıyor;
    Sen ardından gitmiyorsan;

    O günün her saatinde saklanıyor,
    Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;

    O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
    Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;

    Boşuna aldatma kendini,
    Onu sevmiyorsun demektir.

    Elindeki içki kadehinde,
    Dudağındaki sigarada ,
    Okuduğun kitapta,
    Mırıldandığın şarkıda,
    Söylediğin şiirde,
    Gördüğün rüyada
    Ve yaşaman icin
    Ciğerlerine doldurduğun havada
    O yoksa;
    Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
    Onu sevmiyorsun demektir.

    Renkler onunla değerlenmiyorsa,
    Örneğin; onsuz kırmızı kırmızılığının,
    Mavi maviliğinin farkında değilse,
    Beyaz yalnız o giydiği zaman
    Güzelliğini haykırmıyorsa,
    Sabahları onu görünceye kadar
    Güneş doğmuyorsa
    Ve onsuz gökyüzü geceleri
    Aya, yıldızlara hasret değilse
    Onu sevmiyorsun demektir.

    Sokakta gördüğün her yüzde
    Ondan birşeyler aramıyorsan,
    Güzel bir manzara,
    Hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
    Uykudan uyandığın zaman
    Yaşamakta olduğundan önce
    Onu hatırlamıyorsan,
    Omuzlarına dökülmüş saçları,
    Bir sis perdesinin ardında
    Her zaman gülen,
    Işık sacan gözleri
    Aklına gelmiyorsa,
    Durup durup avuçlarının
    Sıcaklığını özlemiyorsan;
    Onu sevmiyorsun demektir.

    Dünyada yaşıyan öteki insanların
    Senin için hâlâ bir değeri varsa ,
    Ona karşı tutumunu
    Toplumun köhne ve manasız
    Kurallarına göre ayarlıyorsan
    Ve açık açık
    Sanki var olduğunu haykırırcasına
    Sevgini söylemiyorsan;
    Onu sevmiyorsun demektir.

    Yok o senin icin
    Herşeyden değerliyse,
    Gözünü yumduğun anda
    Onu görebiliyorsan,
    O bütün şarkılarda,
    Bütün şiirlerde,
    Bütün resimlerde ise,
    Ona muhtaç olduğunu
    Söylemekten utanmıyorsan,
    Senin içten ve büyük sevgine
    Karşılık vermiyeceğinden
    Korkmuyorsan,
    Bütün bencil duygularından
    Sıyrılabilmişsen
    Onun için herşeyi,
    Ama herşeyi yapacak gücü
    Kendinde buluyorsan,
    Her hali sana
    Ayrı ayrı güzel geliyorsa,
    Karşıisında kendini
    Bir çocuk gibi hissediyorsan,
    İstediği anda onun için
    Ölebileceksen,
    Onun için yaşıyorsan
    Ve yine onun için
    Bildiğin bilmediğin
    Bütün düşmanlıklara
    Karşı koyabileceksen,
    O her geçen dakika
    Sende biraz daha büyüyorsa
    Ve kendi kendine bile
    Çok sevdiğini bütün
    Samimiyetinle,
    İnanmışlığınla
    İtiraf edebiliyorsan,
    Bir gün o seni hiç,
    Ama hic sevmediğini söylese bile ,
    Senin sevginde azalma olmayacaksa
    Ve ölünceye kadar onu aşkların
    En olumsuzu ile sevebileceksen;
    İşte o zaman
    Onu seviyorsun demektir.

    O sana sevmeyi,
    Gercek aşkı öğretti.
    Sen onu hep sevecek
    Ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

    O , hiç sen olmasan bile,
    Seni bir parça sevmese bile....

  55. -Afrikaans: Ek is lief vir jou

    -Albanian: te dua

    -Albanian: te dashuroj

    -Alentejano(Portugal): Gosto De Ti, Porra!

    -Alsacien: Ich hoan dich gear

    -Amharic: Afekrishalehou

    -Arabic: Ana Behibak (to a male)

    -Arabic: Ana Behibek (to a female)

    -Arabic: Ib'n hebbak.

    -Arabic: Ana Ba-heb-bak

    -Arabic: nhebuk

    -Arabic: Ohiboke (male to female)

    -Arabic: Ohiboka (female to male)

    -Arabic: Ohibokoma (male or female to two males or two females)

    -Arabic: Nohiboke (more than one male or female to female)

    -Arabic: Nohiboka (male to male or female to male)

    -Arabic: Nohibokoma (m. to m. or f. to two males or two females)

    -Arabic: Nohibokom (m. to m. or f. to more than two males)

    -Arabic: Nohibokon (m. to m. or f. to more than two females)

    -Arabic: (not standard) Bahibak (female to male)

    -Arabic: (not standard) Bahibik (male to female)

    -Arabic: (not standard) Benhibak (more than one male or female to male)

    -Arabic (not standard) Benhibik (male to male or female to female)

    -Arabic: (not standard) Benhibkom (m. to m. or female to more than one male)

    -Assamese: Moi tomak bhal pau

    -Basc: Nere Maitea

    -Batak: Holong rohangku di ho

    -Bavarian: I mog di narrisch gern

    -Bengali: Ami tomAy bhAlobAshi

    -Bengali: Ami tomake bhalobashi.

    -Berber: Lakh tirikh

    -Bicol: Namumutan ta ka

    -Bolivian: Quechua qanta munani

    -Bulgarian: Obicham te

    -Burmese: chit pa de

    -Cambodian: Bon sro lanh oon

    -Cambodian: kh_nhaum soro_lahn nhee_ah

    -Canadian: French Sh'teme (spoken, sounds like this)

    -Cantonese: Moi oiy neya

    -Cantonese: Ngo oi ney

    -Catalan: T'estim (mallorcan)

    -Catalan: T'estim molt (I love you a lot)

    -Catalan: T'estime (valencian)

    -Catalan: T'estimo (catalonian)

    -Cebuano: Gihigugma ko ikaw.

    -Chickasaw: chiholloli (first "i" nasalized)

    -Chinese: (see the entries for mandarin or cantonese!)

    -Corsican: Ti tengu cara (to female)

    -Corsican: Ti tengu caru (to male)

    -Croatian: LJUBim te

    -Czech: miluji te

    -Czech: MILUJU TE! (colloquial form)

    -Danish: Jeg elsker dig

    -Dutch: Ik hou van jou

    -Dutch: Ik ben verliefd op je

    -Ecuador: Quechua canda munani

    -English: I love you

    -English: I adore you

    -Esperanto: Mi amas vin

    -Estonian: Mina armastan sind

    -Estonian: Ma armastan sind

    -Farsi: Tora dust midaram

    -Farsi: Asheghetam

    -Farsi: (Persian) doostat dAram

    -Filipino: Mahal ka ta

    -Filipino: Iniibig Kita

    -Finnish: Mina" rakastan sinua

    -Flemish: Ik zie oe geerne

    -French: Je t'aime

    -French: Je t'adore

    -Friesian: Ik hald fan dei

    -Gaelic: Ta gra agam ort

    -German: Ich liebe Dich

    -Greek: s'ayapo r

    -Greek: (old) (Ego)

    -Greenlandic: Asavakit

    -Gujrati: Hoon tane pyar karoochhoon.

    -Hausa: Ina sonki

    -Hawaiian: Aloha I'a Au Oe

    -Hebrew: Ani ohev otach (male to female)

    -Hebrew: Ani ohev otcha (male to male)

    -Hebrew: Ani ohevet otach (female to female)

    -Hebrew: Ani ohevet otcha (female to male)

    -Hindi: Mai tumase pyar karata hun (male to female)

    -Hindi: Mai tumase pyar karati hun (female to male)

    -Hindi: Main Tumse Prem Karta Hoon

    -Hindi: Mai Tumhe Pyar Karta Hoon

    -Hindi: Main Tumse Pyar Karta Hoon

    -Hindi: Mai Tumse Peyar Karta Hnu

    -Hindi: Mai tumse pyar karta hoo

    -Hokkien: Wa ai lu

    -Hopi: Nu' umi unangwa'ta

    -Hungarian: Szeretlek

    -Hungarian: Szeretlek te'ged

    -Icelandic: Eg elska thig

    -Indi: Mai Tujhe Pyaar Kartha Ho

    -Indonesian: Saya cinta padamu (Saya, commonly used)

    -Indonesian: Saya cinta kamu ( " )

    -Indonesian: Saya kasih saudari ( " )

    -Indonesian: Aku tjinta padamu (Aku, not often used)

    -Indonesian: Aku cinta padamu ( " )

    -Indonesian: Aku cinta kamu ( " )

    -Iranian Mahn: doostaht doh-rahm

    -Irish: taim i' ngra leat

    -Italian: ti amo (if it's a relationship/lover/spouse)

    -Italian: ti voglio bene (if it's a friend, or relative)

    -Japanese: Kimi o ai shiteru

    -Japanese: Aishiteru

    -Japanese: Chuu shiteyo

    -Japanese: Ora omee no koto ga suki da

    -Japanese: Ore wa omae ga suki da

    -Japanese: Suitonnen

    -Japanese: Sukiyanen

    -Japanese: Sukiyo

    -Japanese: Watashi Wa Anata Ga Suki Desu

    -Japanese: Watashi Wa Anata Wo Aishithe Imasu

    -Japanese: Watakushi-wa anata-wo ai shimasu

    -Japanese: Suki desu

    -Javanese: Kulo tresno

    -Kannada: Naanu Ninnanu Preethisuthene

    -Kannada: Naanu Ninnanu Mohisuthene

    -Kiswahili: Nakupenda

    -Klingon: qabang

    -Klingon: qaparHa' (depends where in the galaxy you are)

    -Korean: No-rul sarang hae (man to woman in casual

    -Korean: Tangsinul sarang ha yo

    -Korean: Tangshin-ul sarang hae-yo

    -Korean: Tangsinul Sarang Ha Yo

    -Korean: Tangshin-i cho-a-yo (i like you, in a romantic

    -Korean: Nanun tangshinul sarang hamnida

    -Korean: Nanun Dangsineul Mucheog Joahapnida

    -Korean: Nanun Dangsineul Saranghapnida

    -Korean: Nanun Gdaega Joa

    -Korean: Nanun Gdaereul Saranghapnida

    -Korean: Nanun Neoreul Saranghanda

    -Korean: Gdaereul Hjanghan Naemaeum Alji

    -Korean: Joahaeyo

    -Korean: Saranghae

    -Korean: Saranghaeyo

    -Korean: Saranghapanida

    -Lao: Koi muk jao

    -Lao: Khoi huk chau

    -Latin: Te amo

    -Latin: Vos amo

    -Latin: (old) (Ego) amo te (ego, for emphasis)

    -Latvian: Es milu tevi (Pronounced "Ess tevy meeloo")

    -Lebanese: Bahibak

    -Lingala: Nalingi yo

    -Lisbon: lingo gramo-te bue', chavalinha

    -Lithuanian: TAVE MYLIU (ta-ve mee-lyu)

    -Lojban mi: do prami

    -Luo: Aheri

    -Macedonian: SAKAM TE!

    -Madrid: lingo Me molas, tronca

    -Malay: Saya cintakan mu

    -Malay: Saya sayangkan mu

    -Malay/Indonesian: Saya sayangkan engkau

    -Malay/Indonesian: Saya cintakan awak

    -Malayalam: Njyaan Ninne' Preetikyunnu

    -Malayalam: Njyaan Ninne' Mohikyunnu.

    -Malayalam: Ngan Ninne Snaehikkunnu

    -Malaysian: Saya Cintamu

    -Malaysian: Saya Sayangmu

    -Malaysian: Saya Cinta Kamu

    -Mandarin: Wo ai ni (Wo3 ai4 ni3 in tonal notation)

    -Marathi: me tujhashi prem karto (male to female)

    -Marathi: me tujhashi prem karte (female to male)

    -Marathi: Mi tuzya var prem karato

    -Mohawk: Konoronhkwa

    -Navaho: Ayor anosh'ni

    -Ndebele: Niyakutanda

    -Norwegian: Eg elskar deg (Nynorsk)

    -Norwegian: Jeg elsker deg (Bokmaal) (pronouncedyai elske dai) Op Op Lopveop Yopuop

    -Osetian: Aez dae warzyn

    -Pakistani: Mujhe Tumse Muhabbat Hai

    -Persian: Tora dost daram

    -Pig: Latin Ie Ovele Ouye

    -Polish: Kocham Cie

    -Polish: Ja cie kocham

    -Polish: Yacha kocham

    -Polish: Kocham Ciebie

    -Portuguese: Amo-te

    -Portuguese: (brazilian) Eu te amo

    -Punjabi: Mai taunu pyar karda

    -Punjabi: Main Tainu Pyar Karna

    -Quenya: Tye-mela'ne

    -Romanian: Te iu besc

    -Romanian: Te Ador

    -Russian: Ya vas liubliu

    -Russian: Ya tebya liubliu

    -Russian: Ya polubeel s'tebya

    -Russian: (malincaya) Ya Tibieh Lublue

    -Scot: Gaelic Tha gra\dh agam ort

    -Serbocroatian: Volim t

    -Serbocroatian: Ljubim te

    -Shona: Ndinokuda

    -Sinhalese: Mama oyata adarei

    -Sioux: Techihhila

    -Slovak: lubim ta

    -Slovene: ljubim te

    -Spanish: Te quiero

    -Spanish: Te amo

    -Srilankan: Mama Oyata Arderyi

    -Swahili: Naku penda (followed by the person's name)

    -Swedish: Jag a"lskar dig

    -Swiss-German: Ch'ha di ga"rn

    -Syrian/Lebanese: BHEBBEK (to a female)

    -Syrian/Lebanese: BHEBBAK (to a male)

    -Tagalog: Mahal kita

    -Tahitian: Ua Here Vau Ia Oe

    -Tamil: Ni yaanai kaadli karen (You love me)

    -Tamil: n^An unnaik kAthalikkinREn (I love you)

    -Tamil: Naan Unnai Kadalikiren

    -Tcheque: MILUJI TE^

    -Telugu: Neenu ninnu pra'mistu'nnanu

    -Telugu/india: Nenu Ninnu Premistunnanu

    -Thai: Phom Rak Khun (formal, male to female)

    -Thai: Ch'an Rak Khun (formal, female to male)

    -Thai: Khao Raak Thoe (affectionate, sweet, loving)

    -Thai: Phom Rak Khun

    -Tunisian: Ha eh bak *

    -Turkish: Seni seviyorum

    -Ukrainian: ja tebe koKHAju (real true love)

    -Ukrainian: ja vas koKHAju

    -Ukrainian: ja pokoKHAv tebe

    -Ukrainian: ja pokoKHAv vas

    -Urdu: Mujhe tumse mohabbat hai

    -Urdu: Main Tumse Muhabbat Karta Hoon

    -Vietnamese: Em ye^u anh (woman to man)

    -Vietnamese: Toi yeu em

    -Vietnamese: Anh ye^u em (man to woman)

    -Vlaams: Ik hue van ye

    -Vulcan: Wani ra yana ro aisha

    -Welsh: 'Rwy'n dy garu di.

    -Welsh: Yr wyf i yn dy garu di (chwi)

    -Yiddish: Ich libe dich

    -Yiddish: Ich han dich lib

    -Yiddish: Ikh Hob Dikh Lib

    -Yugoslavian: Ya te volim

    -Zazi: Ezhele hezdege (sp?)

    -Zulu: Mena Tanda Wena

    -Zulu: Ngiyakuthanda!

  56. Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım

    Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

    Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte.

    Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

    Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.

    Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...

    Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı \"herşeyde\".

  57. <!-- / message --><!-- sig -->
    Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp , geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de ugurlama. O yüregin gerçek sahibiydin. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüsün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle... Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Durusunu, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.Sevdim işte ötesi yok...


    Ben seninle herşeyim.Deliyim, çılgınım,...Ve aşığım Aşkın yazılması değil yaşanması taraftarıyım biliyorsun. Ama bazen söyleyemediğimiz, söylemek istesekte uygun sözcükleri bulamadığımız anlar vardır. Şuan olduğu gibi...
    Kendimi şanslı insanlardan sayıyorum. Sevdiğim ve sevildiğim için. Sevdiğimi bildiğin ve sevildiğimi bildiğim için. "Sevmek yaratmak; sevilmekse yaratılmaktır." O halde sevgimizle birlikte yaratılıyor ve yaratıyoruz. Hatırlıyor musun? Birgün bana seni ne kadar sevdiğimi sormuştun. Cevap alamadığında ne kadar üzüldüğünü biliyorum. Cevap veremezdim. Aşkın büyüklüğü yoktur. Dünyalar kadar dememi isterdin biliyorum. Ama ben dünyanın ne kadar büyük olabileceğini bilmiyor ve bilmediğim için sevgimle kıyaslıyamıyordum sadece...
    Yaşadığımız dünyayı değil ama beraber kurduğumuz ve sadece ikimizin yaşadığı dünyanın ne kadar büyük olduğunu biliyorum.İkimizin dünyası diyorum. Ama birgün bu dünyada yalnız kalırsam, bil ki bu yine ikimizin dünyası olarak kalacak ve hiç kimse senin yerini alamayacak. Yine sana olan sevgimle bu dünyayı ayakta tutacak ve tüm gücümlesevgini yaşatacağım.
    Sevgimi kağıttan yaptığım bir gemiye yazdım. Onu denize sevgim kadar çoşkun dalgalara bıraktım. Sonu olmayan sularda martıların çığlıklarıyla ilerliyordur şimdi sonsuzluğa

    <!-- / message --><!-- sig -->

  58. 2007-01-21
    Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

    Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.

    Bugün sardunyalarım da açmadı
    Belki de küskün renklere
    Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
    Sensiz soluyorum anlayacağın
    Mavi mavi ölüyorum
    Duyuyor musun, orada mısın,
    Var mısın, yok musun?
    Bir tek şeyi unutma!

    Seni sevdim ben.

    Yanarak, yıkılarak

    Aklıma her geldiğinde ağlayarak....

  59. BİR GÜN
    Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
    Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
    Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
    Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
    Bil ki seni düşünüyorum.

    Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, açıl
    Örtün karanlıkları masmavi denizlerde.
    Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl?
    O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
    Bil ki seni bekliyorum.

    Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
    Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
    Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak.
    Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
    Bil ki seni istiyorum.

    Gecelerden bir gece uyanırsın apansız
    Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
    Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
    Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
    Bil ki seni seviyorum.

  60. 2007-01-31
    SENİ SEVİYORUM



    Konuşurken dinlemeyi seviyorum seni. En sıradan sözcük bile senin ağzında bir şiire dönüşüyor. Her sözcük başka bir anlam kazanıyor sen söylediğinde. Sen şair oluyorsun, ben senin şiirlerinin hayranı. Ve öyle dikkatle, öyle hayran dinliyorum ağzından çıkacak her sözcüğü...

    Gülüşünün seni güzelleştirmesini seviyorum. En kötü, en gergin, en berbat anlarımda bile senin gülüşün beni yaşama yeniden bağlıyor. Say ki karanlık bir odadayız. Say ki bir tek ışık bile yok. Ama sen güldüğünde öyle parlak bir güneş doğuyor ki, karanlık parça parça olup bir anda dağılıyor.

    İstediğin zaman çocuk, istediğin zaman yetişkin olmanı seviyorum. Bir çocuk ilk kez gördüğü her şeye nasıl hayretle bakarsa, sen de öyle bakıyorsun bazen.

    Seni seviyorum ama daha da önemlisi sende ben kendimi seviyorum

  61. Ne güzel şey seni seviyorum demek
    Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
    Her baharda, gece gündüz, her saniye
    SENİ SEVİYORUM
    SENİ SEVİYORUM
    SEVİYORUM SENİ
    Diyebilmek ne güzel..

    Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
    Zamanı hiç yok,
    Dakikalar zaman üstü...
    Utangaç bir gecenin kucağında
    Yağmurlar vuruyor pencereme,
    Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
    Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
    Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
    Ve hasretini içimde,
    SENİ SEVİYORUM

    Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
    Sabahlara kadar konuşmak,
    Hiç kapatmamak telefonu...
    Aynı düşlere uyumak sonra
    Ve uyanmak aynı güneşe
    SENİ SEVİYORUM

    Daha bir güzelleştim son günlerde
    Gözlerimin içi parlıyor
    Kabına sığdıramıyorum aşkı.
    Gülmek geliyor içimden
    Sokaklarda koşar adım yürümek
    Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
    Merhaba ülkemin güzel insanları,
    Hepinize, hepinize merhaba
    Sizi de SEVİYORUM

    Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
    Gök mavisinde güvercinleri, martıları,
    Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
    Bindallılarıyla köy kızlarını,
    Ve elleri hamur kokan anaları
    Hepsini sende seviyorum
    SENİ SEVİYORUM

    Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
    Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
    Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
    Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
    Türkülerini memleketin,
    feneri, kara kartalı senin için,
    Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
    SENİ SEVİYORUM

    İyi ki doğdun iyi ki varsın.
    Doğum günün kutlu olsun
    SENİ ÇOK SEVİYORUM
    SENİ ÇOK SEVİYORUM
    Yaşamaksa seni sevmek,
    Ben hiç ölmedim...
    SENİ SEVİYORUM!

  62. Sevgili gençler bugün sizden bir şey isteyeceğim.Sakın kimseye ''Seni seviyorum'' demeyin.Lütfen. Kullanmayın artık bu sözü. Başka bir şey deyin birbirinize onun yerine. Duygularınıza daha denk düşen bir şey... Benim aklıma gelmiyor ama siz bulursunuz. Ne de olsa sizin duygularınız. Hayır, içini dolduracaksanız ''Seni seviyorum''un, bir diyeceğim yok.Ama umudum da yok.''Seni seviyorum'' öyle ''Kendine iyi bak'' gibi bir söz değildir.Laf olsun diye söylenen.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde hakkını vereceksiniz.Bir kere onu gerçekten seviyor olmanız lazım. Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karıştırmayacaksınız.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, o biri en az tuttuğunuz takım kadar önemli olacak hayatınızda.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, bir saat eksik uyumayı göze alabileceksiniz onu daha çok görmek uğruna.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, elini tutmak da önemli olacak başka şeyler kadar.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ''Sevgilimsin'' de demiş olduğunuzu bileceksiniz.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, onu özleyecek, düşünecek,merak edeceksiniz.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çıktığından beri kulak değil gözler telefonda) aramanızı beklediğini unutmayacaksınız.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ona sürprizler yapmayı, ufak hediyeler almayı ihmal etmeyeceksiniz. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ona şiirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksınız da.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, şarkıdaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapısında bekleyeceksiniz.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, belki ömrünüzün sonuna kadar değil ama hiç olmazsa yarın, öbür gün de seveceğinizden emin olacaksınız.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, aynı zamanda Free takılalım'' da diyemeyeceğinizi bileceksiniz.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, o aşktan söz ederken siz ''Ben almayayım,demeyeceksiniz. Nasıl?Çok mu zor? Fazla mı zahmetli?İnsanın birini sevip sevmediği tam da böyle belli oluyor arkadaşlar.Sevmeyince ''iş'' gibi geliyor bütün bu saydıklarım.O zaman ''Seni seviyorum'' demeyeceksiniz. Bu kadar basit. Bir gün farkında olmadan bütün bunları yapıyor olduğunuzu görünceye kadar.Şimdi ''Ne var bunda? Keşke herkes birbirine bolca 'Seni seviyorum'dese' diye düşünenler olacaktır. İyi. O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek. ''Seni seviyorum'' orta malı olsun. Zaten oldu olacağı kadar.
    PAKİZE SUDA

  63. 2007-02-08
    Seni seviyorum
    Seni seviyorum;
    Kırmızı bir güle benzeyen dudağını
    Seni seviyorum;
    Kahve gözlerinin katranını
    Seni seviyorum;
    Pamuk ellerinin yumuşaklığını,
    Bir kuşun ismini alan adını,
    Billur akan bir su gibi gönlüme dolmanı

    Seni seviyorum;
    Yüzüne tanrıça gibi düşen saçlarını
    Seni seviyorum;
    İpek saçlarının ellerimle okşanmalarını
    Seni seviyorum;
    Tenindeki hindistan cevizi kokularını,
    Gözlerinin gözlerimde yakamozlar misali dalgalanışlarını,
    Her bakışında biraz daha erittiğin yanlarını

    Seni seviyorum;
    Hasretinle geçen sensiz tutuştuğum zamanı
    Seni seviyorum;
    Özleminle yanık yanık tutuşturmanı
    Seni seviyorum;
    Sıcak bir alev gibi gönlüme akan varlığını,
    Yıldızlı mavi gecelerde serap olup uyutmamanı,
    Hep bende kalıp hiç bir zaman çıkmamanı

    Seni seviyorum;
    Acıyan yüreğimde kor ateş olmanı
    Seni seviyorum;
    Usumu deli edipte düşürdüğün yangını
    Seni seviyorum;
    Gönlüme yüklediğin prangalı yanlızlığını,
    Acıma düşürdüğün kanlı sancını,
    Canıma kan ettiğin dikenli sızını

    Seni seviyorum;
    Sevişmelerimizde yaşadığımız doyumsuz anlarını
    Seni seviyorum;
    Sohbetlerimizde ellerimi tutup okşamalarını
    Seni seviyorum;
    Kısada olsa yaşattığın mutluluklarını,
    Benimle el ele tutuşupta yollarda dolaşmalarını,
    Bana sarılıpta huzur içinde uyumalarını

    Seni seviyorum;
    Canımın içinde bir CAN daha olmanı
    Seni seviyorum;
    Sen yatağımın TEK sahibi kadını
    Seni seviyorum;
    Aklımdan binbir yıl hiç çıkmamanı,
    Sel olmuş tutkularıma senin dizgin vurmanı,
    Aşkınla tutuşan yüreğimdeki yaranı

    Seni seviyorum;
    Pınarlarımdan taşkın olup döktürdüğün yaşları
    Seni seviyorum;
    Kalbime çaldığın göz yaşılı karaları
    Seni seviyorum;
    Tek sen bana unutturdun bütün aşkları,
    Seninle geçen mutluluk yüklü her anları,
    Beraber yaşayabileceğimiz bütün dünyaları

  64. Karsimdasin.Elimi uzatip dokunabiliyorum sana.Ne büyük mutluluk bu...Gördügüm en güzel seysin.Senden öte tanimladigim baska hiçbir sey yok.Her sey senin adinla basliyor benim dünyamda.Bütün çiçekler sen,bütün yildizlar sen...Bir sanat eserisin,bakmaya doyamadigim.Tanrinin bana armaganisin ve artiyor her geçen gün sana hayranligim.Yüzünde kuslar,gözlerinde hayatin ta kendisi war.Öyle gerçeksin ki....
    Gözümü açiyorum sen,kapiyorum sen...Hiç bitmeyen serüwen...Günümün en keyifli ani,uykumun en tatli rüyasi...Seni soluyorum,havadasin.Seni kokluyorum,dogadasin.Hele simdi sonbaharsin.Ya da sonsuz bahar.Seni yasiyorum,canimdasin.CANIMSIN.... Sarilsam sana , bin yil geçse,bir an bile ayrilmasak...Ten tene,yürek yürege sonsuz baharin en ask dolu iki yapragi olsak...Agaç agaç gezip,yesersek, açsak.Yere düssek,kalksak...Seni bilsem,bir tek seni...Seni görsem,bir tek seni...Sesin sarhos etse beni...Öyle içimdesin ki...
    Bir saniye iste benden sensiz geçirdigim,weremem. Sensiz geçecekse geçmesin zaman,istemem.Seninle yeniden dogdum yeniden dogusun kanitiyim ben.Senden önce geçen zamani,sana ulasmak için yürüyerek geçirmisim,kimmisim bilememisim.Simdi basimi çewirip geriye bakmiyorum bile. O yol yüründü we bitti,artik seninle yürünecek bambaska bir yol war önümde.Yorgunluk nedir bilmeyecegim, hiç sikayet etmeyecegim we bir tek adimda bile tökezlemeyecegim uzun, ask dolu bir yol.... Öyle aklimdasin ki.....
    Ah sensiz kalmiyor muyum , bazen yikasim geliyor gördügüm bütün duwarlari.Ardinda seni bulurum saniyorum. Ne ayri koyduysa bizi,zaman ya da yollar, bir kalemde silesim geliyor.Sana dokunmami engelleyen ne warsa,bir kadehi yere çarpip tuzla buz eder gibi parçalamak istiyorum.Isyanim tasiyor,kendi öfkemden korkuyorum...Ve kavusmak....Bunu düsünmek içimde kirilmis bütün aynalari tamir ediyor. Mavi bir yagmur basliyor,islaniyorum.Mawiye boyaniyorum. ÖYLE ÖZLÜYORUM KI.....
    Sen ol,hep ol,benimle ol,bende ol....Sendeyim ben,yüregimi koydum yüreginin üzerine.Ask bu baska isim arama.Hem de en koyu,en deli,en tutkulu....Ögrenecegim çok sey war sana dair.Bilmedigim çok sey war.Ama bir seyi çok iyi biliyorum.....

    SENI ÖYLE ÇOK SEVIYORUM KI..............

  65. 2007-02-12
    seni seviyorum
    seni seviyorum

    Seni Seviyorum : Teoride mi, pratikte mi?
    Seni Seviyorum : Anlaşıldı. Tamam...
    Seni Seviyorum : Ne güzel... Seninle beraber beni seven iki kişi olduk böylece...
    Seni Seviyorum : Havalardandır, bana da oluyor bazen...
    Seni Seviyorum : Et olarak mı, ruh olarak mı?
    Seni Seviyorum : Neden? Bende benim bilmediğim bir şeyler mi var?
    Seni Seviyorum : Çok hoş... Peki başka ne gibi hünerlerin var?
    Seni Seviyorum : Beni bu işlere karıştırma ne olur...
    Seni Seviyorum : Ben de senin, beni sevişini seviyorum.
    Seni Seviyorum : Üzülme, zamanla geçer.
    Seni Seviyorum : Hadi ya, çok ilginç... Eee sonra...
    Seni Seviyorum : Ben de seni seviyorum. Eee, şimdi ne olacak?
    Seni Seviyorum : Hayır izin vermiyorum! Bugün beni seven yarın kediyi köpeği de sever. Olmaz, ben ciddi biriyim
    Seni Seviyorum : Teşekkür ederim... Bu benim için büyük bir şeref... Sevgine layık olmaya çalışacağım. Büyüklerimi sevip küçüklerimi koruyacağım.
    Seni Seviyorum : Gücün bana mı yetiyor? Akranlarını sevsene!
    Seni Seviyorum : Bu neye cevap olacak, neyi çözecek peki?
    Seni Seviyorum : Allah razı olsun...
    Seni Seviyorum : Sen aşmışsın, ben artık ne desem boş...
    Seni Seviyorum : Olur paket mi olsun, burada mı seveceksin?
    Seni Seviyorum : Seni seviyorumunda ekleyeceğin bir şey yoksa evlere dağılalım.
    Seni Seviyorum : Beni sevmek demek, beni görmek demek değildir. Bu fani vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat sevgin ilelebet payidar kalacaktır.
    Seni Seviyorum : İyi de bunun sosyal güvencesi, sigortası filan var mı?
    Seni Seviyorum : O vakit ağaç dik Türkiye çöl olmasın, güler yüzün gül yanağın solmasın, ben öleyim sana bir şey olmasın. (TEMA Vakfı)
    Seni Seviyorum : Ömrünü, enerjini daha faydalı işlere harcasana canım... Yazık ediyorsun vallaha...
    Seni Seviyorum : Elinden başka bir halt gelmez ki zaten...
    Seni Seviyorum : Utanmadan bir de bunu yüzüme karşı söylüyorsun ha... Yıkıl karşımdan...
    Veee Tabi ki...
    Seni Seviyorum : Ben de seni seviyorum aşkım...


  66. Seni Seviyorum

    Ben sevgiyi sende buldum
    Mutluluk uzaktan bile güzel
    konuştun ben senle güzelce
    Senle benim aşkım çok özel

    Sevgi bende, sevda bende
    Gözlerim arar durur sevda nerde
    onuda da biliyorum, aşkım sende
    Aşk sende sevda bende.

    :icon_kalp: :icon_kalp: :icon_kalp: Seni Seviyorum Aşkııımmmmmm:icon_kalp: :icon_kalp: :icon_kalp:

  67. Se(viyorum)ni

    son bir kaç damlayı saklamıştım geride
    şimdi onlar da özgürdür
    yolları açık olsun
    hiç bir zaman dönmeyecek bir gidişle
    gidiyorsun
    seviyorum seni

    yaşamam gereken bir hayat var ileride
    ne sana dönük ne de hep ayrı
    uzun bir serüven yalandan
    kor bir gümüş tepsi üzerinde
    alev alev aşkım dururken
    özleneceksin bilmelisin
    ve bunu unutmadan gitmelisin
    seviyorum seni

    yaşlanan tenimde kırışıncaya kadar yüzüm
    hatta bitse de gözümde yaşlar
    içim hep seni arayacak yıllar geçse de
    sen farklı bir zamanda faklı bir hayat
    ben aynı zamanda seni bekleyen
    işte gidiyorsun
    seviyorum seni

    uzakta duruyor gece
    gündüzden lambaları kapattım benim
    işte hiç bu kadar dolmamıştım aşka
    ağladığıma aldırma ya da üzgün oluşuma
    sen düşüncenden vazgeçme git
    artık gidiyorsun ama unutma
    seni seviyorum



  68. Bir yürek dokundu önce yüreğime,
    Bir buse kondu sonra dudağıma
    Ve bir tebessüm oluştu ardından yüzümde...
    Yüreğini, yüreğim...
    Buseni, busem...
    Ve tebessümümü, tebessümün olarak bildim ben...
    Yani aramızda ayrım yapmadım...
    Bende ki olanları sana, sendekileri ise bana verdim de...
    Herşeyimizi ortak bildim...
    Bilmem ki iyi mi ettim...
    Yarim, sevdiğim nasıl söyleyeyim şimdi ben içimdekileri,
    Yüreğimden geldiği gibi doya doya...
    Ve nasıl tercüman edeyim ki kendimi, bu kalemimle sana...

    Offf, offf...
    Yine aklımdasın, gerçi hiç çıkmıyorsun ya...
    Yine gözlerin gözlerimde...
    Ve yüreğin yüreğimde...
    Bak bir kuş var gördün mü?
    Hani şu söğüt ağacının tam köşesinde...
    Heh, işte o kuş gibi çırpınmaktayım aşkımız için bende böyle...
    Aaa, bak yerde ki pembemsi ve lilamsı çiçeğe...
    İşte o çiçek kadar masum ve rengarek bakıyorum seninle hayata bende...
    Ayy kıyamam şu küçük kız çocuğuna bak,
    Nasıl da ağlamaklı, annesini kaybetmiş gibi öyle...
    Sevdiğim,hani ağlayan o kız varya...
    işte o kız gibi, sende benden her gittiğinde bir adım öteye
    Döneceğini bilsem de ağlarım işte ben de böyle....

    Ahh, ahhh......
    Hani şöminede yanan şu ateşi görüyor musun?
    Nasıl da hararetli yanıyor...
    İşte benim de yüreğim aşkınla böyle yanıyor...
    Yok hayır sevdiğim,
    Aşkımı ispat değil bu sana, sakın beni yanlış anlama...
    Ben aşkımı tek kişilik de yaşarım hatta...
    Sana olan bu duygu ve sevgi var olduktan sonra...

    Bana verdiğin kırmızı gül de pek de yakıştı aşkımıza...
    Kokla kokla doyamadım kokusuna...
    Sanki seni kıskanmış da, kokunu almış kendisine...
    Bu güle karşın teşekkür olarak tek diyebilirim ki sana...
    İyi ki varsın, iyi ki yanımdasın....
    Seni seviyorum...
    Verdiğin gülü seviyorum...
    Ve senden olan her şeyi seninle seviyorum bebeğim...

  69. * * Seni Seviyorum * *

    Alevdir derine bakıp işleyen,
    Diş diş, hep beynime girip dişleyen..

    Ah, o bakışların senin, ah yok mu.?
    Dertse..seviyorum, çilesi çok mu.?

    Düşlerimin şirin perisi sensin.!
    Şiirimin minik külkedisisin.!

    İpimi çek, hangi yöne istersen.
    Fildişi kulede esirinim ben.!

    Zehr içerim sunsan da kana kana.
    Yanındayken bile hasretim sana.

    Gördüğüm ilk günden beridir, seni..
    Seviyorum yalnız, yalnız bir seni.! ”

  70. 2007-03-30
    266 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    SENİ SEVİYORUM

    Bir rüya görüyorum
    İçinde sen ve ben
    Rüyam tam istediğim gibi
    Ben sana her yerde olduğu gibi rüyamda da aşığım
    Fakat bir türlü bunu sana söyleyemiyorum
    Bir gün kendimi cesaretlendiriyorum
    Seninle konuşmak istediğimi dile getiriyorum
    Sen ‘tamam’ diyorsun
    Ben her zaman ki gibi çok heyecanlanıyorum
    Seni sevdiğimi söylüyorum
    Biraz bekliyorsun
    Çok şaşırıyorsun
    Sonra bana bakarak gülümsüyorsun
    Soruyorum ‘bir şey söylemeyecek misin?’
    Sen ‘bende seni seviyorum’ diyorsun
    Birden beni bir dürtüyor
    Sabah olmuş
    Annem okula gideceğimi söylüyor
    Çok üzülüyorum
    Bunların hepsi bir rüyadan ibaretmiş
    Ama sana burada diyorum
    Seni seviyorum
    Seni seviyorum
    SENİ ÇOK SEVİYORUM...

  71. Sevgili gençler bugün sizden bir şey isteyeceğim.Sakın kimseye ''Seni seviyorum'' demeyin.Lütfen. Kullanmayın artık bu sözü. Başka bir şey deyin birbirinize onun yerine. Duygularınıza daha denk düşen bir şey... Benim aklıma gelmiyor ama siz bulursunuz. Ne de olsa sizin duygularınız. Hayır, içini dolduracaksanız ''Seni seviyorum''un, bir diyeceğim yok.Ama umudum da yok.''Seni seviyorum'' öyle ''Kendine iyi bak'' gibi bir söz değildir.Laf olsun diye söylenen.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde hakkını vereceksiniz.Bir kere onu gerçekten seviyor olmanız lazım. Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karıştırmayacaksınız.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, o biri en az tuttuğunuz takım kadar önemli olacak hayatınızda.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, bir saat eksik uyumayı göze alabileceksiniz onu daha çok görmek uğruna.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, elini tutmak da önemli olacak başka şeyler kadar.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ''Sevgilimsin'' de demiş olduğunuzu bileceksiniz.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, onu özleyecek, düşünecek,merak edeceksiniz.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çıktığından beri kulak değil gözler telefonda) aramanızı beklediğini unutmayacaksınız.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ona sürprizler yapmayı, ufak hediyeler almayı ihmal etmeyeceksiniz. Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ona şiirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksınız da.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, şarkıdaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapısında bekleyeceksiniz.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, belki ömrünüzün sonuna kadar değil ama hiç olmazsa yarın, öbür gün de seveceğinizden emin olacaksınız.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, aynı zamanda Free takılalım'' da diyemeyeceğinizi bileceksiniz.Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, o aşktan söz ederken siz ''Ben almayayım,demeyeceksiniz. Nasıl?Çok mu zor? Fazla mı zahmetli?İnsanın birini sevip sevmediği tam da böyle belli oluyor arkadaşlar.Sevmeyince ''iş'' gibi geliyor bütün bu saydıklarım.O zaman ''Seni seviyorum'' demeyeceksiniz. Bu kadar basit. Bir gün farkında olmadan bütün bunları yapıyor olduğunuzu görünceye kadar.Şimdi ''Ne var bunda? Keşke herkes birbirine bolca 'Seni seviyorum'dese' diye düşünenler olacaktır. İyi. O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek. ''Seni seviyorum'' orta malı olsun. Zaten oldu olacağı kadar.
    PAKİZE SUDA

  72. 2007-04-04


    SENİ SEVİYORUM

    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    Şafağın her söküşünde
    Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın
    Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için
    Milyonlarca sebebim var....
    Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin
    Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi
    Fakat...sönük bir parıltı değil..
    Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı
    Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin
    Cayır cayır esiyorsun
    Yüreğime işleyerek..
    Sonrada çekip gidiyorsun
    Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...

    Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden..
    İnan öyle tabi bir duygu ki...
    Yüreğimin kuyularında
    Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var..
    Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu...
    Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum...
    Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa
    BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı
    ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa
    Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...

    Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem
    Melodilerde sen akıyorsun
    Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam
    Damlayan mısraları hep ama hep..
    Saçlarını gözlerini getiriyor bana..
    Bilmelisin...her an yanımdasın
    Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli..
    Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor..
    Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi
    O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...

    Gözlerinde ki milyonlarca parıltı
    Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor
    Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum...
    Ruhum sana ait
    Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin
    Yüreğinin içine de alabilirsin
    ALLAHIM! ...
    Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ....

    Belli sen busun
    Fakat sen beni
    Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun...
    Söyle bunu kim bilir
    Saçlarını okşamayı
    Saçlarımı okşamanı
    Boynuma atılışlarını..buselerini
    Tenini koklamayı
    Sarılıp sarılıp kopmalarını
    Seni seviyorum
    Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken
    Sahte dünyada cennette gibiyim
    Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti
    Bilmem bir müddet sonra ne olacak
    Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak
    Seni SEVİYORUM
    NEDEN Mİ? ...

    Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım
    Bu bana hep ters gelmişti..
    Fakat şu an
    Senin için binlerce dize yazsam az geliyor...
    İçimde hep bir ülkü var
    Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın
    Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını..
    ALLAH tüm güzellikleri yaratırken
    Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış
    Kır çiçeklerinden güzel
    Gülden narin
    Menekşeden şeker
    Kardelenden daha güzel kokulu
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ..

    Eşsiz haline huriler gıpta ediyor
    Sahte alemde ise
    Beşeriler arasında..
    Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı..
    Bu güzelliği algılayabiliyor..
    Ömür bitene kadar
    Mahvolana kadar
    Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam
    Bunu hissediyorum bu bir işkence olur
    En çok yüreğinde senle olamadığım için
    Seni Seviyorum
    Neden mi? ...


    Hayal ma yal olsa dahi
    Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile
    Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek
    Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar,
    Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL...
    Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor..
    Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda
    Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için
    Milyonlarca dizeler yazdı....
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...

    Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım
    Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor
    Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum
    Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor..
    Ah! ..bebeğim..seni seviyorum
    Bak her şey yetersiz
    Bu kadar nedenin ardına bile
    Seni ne çok sevdiğimi
    Ne çok saçlarında asılı kalmayı
    Kollarında uyumayı
    Sana dokunmayı...
    Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım....



  73. Seni; dorukların rüzgarı,
    Denizin dalgaları sevdiğinden çok

    Seni; suyun toprağı,
    Yağmurun yağrağı sevdiğinden daha çok

    Seni; karanlığın şafağı,
    Gözyaşının dudağı sevdiğinden daha çok

    Seni; martının gökyüzünü,
    Bir bebeğin ilk sözünü sevdiğinden çok

    Ve seni;
    Sisli sabahlarında yedi tepeli şehirimin
    Gülkurusu akşamlarını sevdiğinden çook seviyorum

  74. SENSİZLİK
    Yalanlar bitmez dudaklar susmaıynca sevgi olmaz gözler ışıl ışıl bakmaıynca Güller içinde geçse de ömrüm, senin üstüne gül koklamam Gülüm, seni koklamaksa ölüm sen buna değersin Gülüm.
    Bir ıyldız seç kendin için gökyüzünden gözlerin gibi parlak, senin gibi tatlı olsun, bir ıyldız da bana seç, parlaklığı önemli değil yeter ki sana yakın olsun.
    Bana seni seviyorum dediğin zaman bu yalan bile olsa bu yalanı dünyanın bütün gerçeklerine değişmeye hazırım.
    Aşk insanın hem dostu hem de düşmanıdır. ınsanı önün gibi ıykan, onun gibi sevindiren bir şey daha yoktur hayatta.
    Dün de bugün de yarın da yüreğinde yüreğin kadar yanındaıym kendini yalnız hissettiğinde elini yüreğine köy ben hep ordaıym.
    Aıyşçığının aydınlattığı bir kumsala küçük bir dal parçacıyla seni seviyorum yazmak isterdim ama sen hırçın bir dalga olup silersin diye yazmaktan korktum!
    Mevsim ağlıyor bugün, özlüyor o aydınlık günlerini, ayrılıyor yapraklar ağaçlardan bir hasret rüzgarıyla. Bana Eylül'ü yaşatma ey sevgili!
    Buruk bir duygu yüklenirse yüreğine, gözlerin zaman zaman dalarsa uzaklara, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa, bilki bir yerlerde deli gibi özlenmişsindir.
    ıyldızlar gökyüzünde kayarken, melekler ise oynaşırken, sen ise dalıp beni düşünürken, seni daima kalbimin derinliklerinde izleyeceğim
    Bir umut kuşu çiz yüreğime beyaz olsun tüyleri kalbin kadar temiz olsun. Bir kanadı senin için diğer kanadı da sevdiğin için çırpsın.
    Aşkların en soylusu birken birçok olandır sevginin en güzeli paylaşılan emektir, Aşkların en soylusu birken birçok olandır çıkarsız ve sınırsız paylaşılan yürektir.
    Deli bir yağmur olsam seni yağdığım yerler kadar severdim. Deli bir rüzgar olsam seni estiğim yerler kadar severdim. Ama ben sadece deliyim ve seni aldığım her nefes kadar çok seviyorum.
    Duyuyorum sana dokunmanın ezikliğini ve düşünüyorum aşık olmanın rezilliğini inan yanındayken çekiyorum en çok hasretini.
    Aşkım var dağlar bilemez, sevgim var kimsenin aklı alamaz, birde sen varsın ya bir tanem dünyada kimse böyle sevemez...
    Bir ilk gibi yaşayacağım içimde, kalan son sevgi parçasını seninle, sakın ayrılmayalım aşkım ölsem bile ellerinde...
    Ne olurdu bir yaprağın daha olsa, bak sevmiyor işte hain papatya.
    Sevdiğim insanlara kızabilirdim. Eğer sevmek bana mahzun durmaıy öğretmeseydi.
    Bak gözlerime gözbebeklerim eridi, bak ellerime ellerim çürüdü, bak yüreğime yüreğim eskidi, bak günlerce sardığın bana bak tükendi bitti.. Yetti bu acı beni öldürmeye, sonum oldu son bir bakışın canıma yetti..
    Küçükken çikolata için ağlıyordum şimdi ise senin için.
    Duyguları açığa veren gözler olmasa kalp hislerin mezar taşı olurdu.
    Soğuk kalpten sıcak söz çıkmaz.
    Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.
    Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, kalbin içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni sonsuza kadar seveceğim.
    Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olurda şu gönlüm birtek aşık olamaz.
    ömrüm seni beklemekle geçecekse ve ölüm seni beklerken gelecekse bil ki seni ordada bekleyeceğim.
    Seni çok özledim. Seni her özlediğimde kalbime bir ıyldız çizdim. Seni ne kadar özlediğimi bilmek ister misin? Sayende bir gökyüzüne sahibim canım.
    Uzaklıklar küçük sevgileri yok eder büyükleri ise yüceltir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp ateşi yükselttiği gibi.
    Güneşin bile buz tuttuğu yerde eğer bir ışık görürsen, bil ki o benim sana yanan kalbimdir.
    Sevgi değer vermesini bilmektir. Sevgi birliktelikten sevinç duymaktır. Sevgi bilinçtir.
    Hadi gökyüzünden senin için tuttuğum, üzerine tüm duygularımı yüklediğim ıyldızı al.
    Yüreğimden yüreğine yollar var, hadi benim için uzaklardan bir tebessüm yolla.
    Dünyada iki tane Gül olsun. Biri beyaz biri kırmızı. Kırmızı seni sevmediğim zaman solsun. Beyaz beni sevmediğinde kefenim olsun.
    Bir deniz düşün, susuz. Bir insan düşün, mutsuz. Bir gece düşün, uykusuz. Bir bahar düşün, çiçeksiz. Bir gönül düşün, sevgisiz. Bir de beni düşün, sensiz.
    Duygular vardır anlatılmayan sevgiler vardır kelimelere sığmayan bakışlar vardır insanı ağlatan insanlar vardır kı asla unutulmayan, işte sen de onlardansın.
    Bulutlara yükledim özlemimi rüzgarlarla yolladım sevgimi yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla. Küçük melekler gönderdim seni öpmeye geldiler mi?
    ınsanlar tanıdım ıyldızlar gibiydiler. Hepsi gökteydi. Hepsi parlıyordu, ama ben seni güneşim seçtim ve bir güneş için bin ıyldızdan vazgeçtim.
    Seni ıyldızlara benzetiyorum ıyldızlar kadar parlak, ıyldızlar kadar ulaşılması zorsun, ama ıyldızlar milyonlarca sen bitanesin.
    Bir gün güneşe buz ile adını yazan birisi olursa bilki seni benden daha çok seviyor.
    Benim için insanlar ikiye ayrılır sevdiklerim ve diğerleri. Sevdiğim insanlar da ikiye ayrılır çok sevdiklerim ve diğerleri. Çok sevdiğim insanlar da ikiye ayrılır. SEN ve diğerleri.
    Gözlerinden süzülen bir damla yaş olmak isterdim. gözlerinden doğup, yanaklarından süzülüp, dudaklarında ölmek için...
    Bu gül sana vereceğim son hediyem malesef ben sana bu gülü verecek kadar alçağım; ama yine biliyorum ki sen bu gülü alacak kadar alçak gönüllüsün.
    Sen herzaman nerede olursam olaıym ne düşünürsem düşünüyüm her an kalbimdesin seni ne kadar sevdiğimi kelimeler ile anlatamam ama şunu bil : Seni Seviyorum
    Düşünüyorum da, düşüncelerin en güzeli, senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken, düşündüğünü düşünmek olsa gerek diye düşünüyorum.
    Çok çekti yüreğimiz hep olsun dedik. Ama kalbimizdeki sevdaıy biz yenemedik. Hep beraberliğimizde uzak durup içimizi yedik. Sevdaıy böyle mi bildik biz...
    Sen var ya sen sigaram gibisin dumanı saçların alevi gözlerin yalnız bir fark var ben sigara yaktıkça sen beni yakıyorsun.
    Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan, seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan, özlenen sen, özleyen sen, özleten sen. Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayansın.
    Bir telefon bekliyorum 'sevgilim' diye başlayan 'seni seviyorum' diye biten bir telefon bekliyorum dün gelmesi gereken bugün hala gelmeyen.
    Gözlerine bakınca dalar giderim uzaklara. Uzaklara bir yere yalnız ikimizin yaşadığı doyasıya kanmak isterim sana. Sana aşığım bebek kokulu yarim.
    Küçük kelebeğin tül kanatlarının pırıltılı tozları parmak uçlarıma karıştı. Onlar oradan ne zaman uçarlar sen yüreğimden o zaman?
    Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar, ben sana onuncu köyden sesleniyorum. Seni çok ama çok seviyorum.
    Aşkın gözyaşları denize düştüğünde sahile şu imzaıy atar: Seni seviyorum.
    Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı.
    Sen bana bakma, ben senin baktığın yerde olurum.
    Gözlerinde doğmak, yanaklarında yaşamak, dudaklarında ölmek için Gözyaşın olmak isterdim.
    Aşkımı dağlara yazacaktım ama aşkımdan büyük dağ bulamadım...
    Senin olan herseli sensizliği bile seni hatırlattığı için seviyorum.
    Başını göğsüme yasladığın zaman tek düşmanım akıp giden zamandır.
    En sonunda bir gün seni gözlerime hapsedip sevgimle boğacağım, sonra seni kalbime gömüp Azraile hadi al canımı diyeceğim, sensiz bu dünyaıy asla terk etmeyeceğim.
    Kalbimde 3 çiçek yetiştirdim. Sevmek, sevilmek ve beklemek. Sen bunlardan ikisini kopardın. Bana sadece biri kaldı, beklemek.
    Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz.
    Güzelsin, şirinsin, şahanesin. Çektiğim çileme tek bahanesin. Melek mi, şeytan mi bilmem ki nesin. Tuzaktan tuzağa atsan da olur, ben seni seviyorum, sen sevmesen de olur.
    Eller bana kalpsizsin diyor, doğru çünkü kalbimin sende olduğunu bilmiyorlar. Seni Seviyorum Aşkım.
    Duyuyorum sana dokunmanın ezikliğini ve düsünüyorum aşık olmanın rezilliğini. Inan yanındayken çekiyorum en çok hasretini.
    Nasıl doldurduysan hayatımı varlığınla, ben de yazmak isterim adımı defalarca dudaklarımla dudaklarına.
    Aramızdaki mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sonsuzluğa giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan geçersen geç seni sevdiğimi okuyacaksın.
    Aşkım var dağlar bilemez, sevgim var kimsenin akli alamaz, bir de sen varsın ya Birtanem dünyada kimse böyle sevemez.
    Bir ilk gibi yasayacağım içimde, kalan son sevgi parçasını seninle, Sakın ayrılmayalım aşkım ölsem bile ellerinde.
    Aşk, Gülü dikeniyle avuçlamaya benzer. Ellerin kan içinde kalır ama dikenlerin hesabını gülden soramazsın.
    Bir gün dudakların kurursa okyanusu getiririm sana. Akşam ayazında titrersen güneşi getiririm sana. Eğer gönlün bir sevgi ararsa kalbimi söküp getiririm sana.
    Gözlerin gözlerime değdiğinde felaketim olurdu ağlardım.
    Ne zaman ayrılık saati gelse, içimdeki güllerin boynu bükük bir zaman kalırım öylece. Neden sonra gittiğini anlarım içimde güller ağlar ben ağlarım..
    Bir soluk kadar yakın, ıyldızlar kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin, yetişirsin dokunamazsın, dokunursun vazgeçemezsin, vazgeçersin ama unutamazsın.
    Senin için yazdığım şiirlerin birinde bir mısrada gizlenen bir kelime olsam ve sen şiiri okurken beni söylediğinde tatlı dudaklarına konan öpücük olsam.
    Yağmurlu bir günde sana koşar gelirsem ıslak saçlarımı düzelt, başımı omuzuna yasla nemli dudaklarımı dudaklarına ansızın değdir.
    Masum ve üzgün bir çocuk gibi konuşursam, anla sana muhtacım ver ellerini ellerime yalanda olsa "Seni seviyorum" de.
    Hadi gökyüzünden senin için tuttuğum, üzerine tüm duygularımı yüklediğim ıyldızı al, yüreğimden yüreğine yollar var, hadi benim için uzaklardan bir tebessüm yolla.
    Duygular vardır anlatılmayan, sevgiler vardır kelimelere sığmayan, bakışlar vardır insanı ağlatan, insanlar vardır ki asla unutulmayan, işte sen de onlardansın.
    Yaprak döken gençliğimin satır aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun baş harflerisin.
    En büyük felaketler içinde dahi ümidini kaybetme , unutma ki en yumuşak ilik en sert kemiğin içinden çıkar. Gülmek senin için bir tutku olsun, olur da birgün ağlarsan o da mutluluktan olsun.
    Kaplanla göz göze gelmiş bir ceylan gibi ürkek bakışlarımda sensizlik, ıskalanmış hayallerimde gençliğim, eremediğim vuslatlarda ümidin.
    Meleklerin saçları salkım salkım, havada dondurmadan kaleler ve her yerde kuş tüyü vadiler, bulutlara öyle baktım. Ama şimdi yalnızca güneşin önünü kesiyorlar, yağmur ve karla kaplıyorlar her yeri. Çok şey var yapabileceğim, bulutlar çıkmasa yoluma...
    Ben, bir insanı sevme cesareti gösterdim; sen ise, bir insan olma cesaretini bile gösteremedin.
    Kapının önünde aşk yapma aşkın gözü kördür ama komşularınki asla.
    Kalbimde arama eski yerini sen gözümden akan sele karıştın.
    Bir eski dost gibi hatırla beni bir selam ver yeter zahmet olmazsa unutmuş olsan da eski günleri adımı an yeter zahmet olmazsa.
    Seni sordum sokak lambalarına bekleme boşa gelmez dediler boynumu büküp de baktım onlara halime acııyp zavallı dediler.
    Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim birgün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden aıyrdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.
    Güller anlatsın sana olan sevgimi güller anlatsın yalnızlığımı çaresizliğimi yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım güller anlatsın.
    Korkma sevgiden çekme ellerini bırak yaşasın yüreğin dizgin yakışmaz dörtnala bozkırlarda kısrağın. Unutma Gülün dikeni olmasa hiç bu kadar sevilir miydi.
    Kurak çökse de, denizlerine gönlünün inan gözyaşlarımla sulardım seni sonuna değin ömrümün.
    Ağlaıyşım terk edip gidişine değil. Ben sensizken, senden diye sensizliğini de sevmiştim. Sen, seninle, senide sensizliğini de alıp gittin.
    Beni şair ettin, beni adam ettin, bana yazık oldu.
    Aşkımızı istemeyenler bizi çekemeyenler, ayrılın artık diyenler, hey siz! siz kazandınız.!
    Bahar gözlerine bakınca dalarım tutamam kendimi ağlarım
    Git dediğin yerler mi uzak yoksa sen mi?
    Acılarımın prangası vermez ellerimi hüzünlerimin darağacına aştım kendimi.
    Seni dün sevmedim dünler bitti seni bugünde sevmeyeceğim bu günlerde bitecek seni yarın seveceğim çünkü bebeğim yarınlar hiç bitmeyecek.
    Seni her özlediğimde kalbime bir ıyldız çiziyorum. Seni ne kadarmı özledim? Artık kalbimde bir gökyüzüm var. Çünkü seni seviyorum.
    ıyllardır sevgimin öyle çok muhafızı ve düşmanı oldu ki inan bana seninle onları aştı. Ve inanki seni seviyor olmak bile büyük nimet benim için.
    Kuyruklu ıyldızlar vardır, dünyaya yetmiş ıylda bir gelirler, insanlar onu hayatları boyunca ya birkez yada hiç görmezler. Ben gördüm. O da sensin birtanem...
    Aşkım var dağlar bilemez, sevgim var kimsenin aklı alamaz, birde sen varsın ya Birtanem dünyada kimse böyle sevemez.
    En güzel deniz gidilmemiş olandır, en güzel çocuk daha büyümedi, en güzel günlerim seninledir ve sana söylemek istediğim en güzel söz daha söylenmemiş olandır. Seni seviyorum.
    Beni sana kavuşturacak tek şeyin ölüm olduğunu bilseydim, Azrailin gelmesini beklemezdim. Bugünü yaşıyorsam eğer, gelecek güzel günlerin seni getireceğine inandığım içindir.
    Ben sende imkansızlıklarını sevdim. Fakat asla umutsuzluklarını değil. Birgün biri çıkıpta bir çırpıda güneşe adını buzla yazarsa bil ki o seni benden daha çok seviyordur.
    Sana en muhtaç olduğum şu anda gel! Yaşamak olsanda gel ölüm olsanda gel!
    Gidenler yokluklarıyla değil giderken söyleyemedikleri sözler yüzünden hüzün verirler.
    Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçiyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açiyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni sevdiğini söylüyorsun.
    Sana şarap vereceğim, iç ama sarhoş olma. sana bir gül vereceğim, kokla ama soldurma. sana kalbimi vereceğim, sev ama incitme!
    Maviler giyer bulut ölürüm, yeşiller giyer bahar olurum bakarşın birgün beyazlar giyer senin olurum.
    Bir sen varsın dünyamda beni anlayan birde sevmek var içimde sıcaklığınla yanan.
    Sevilmeye laıyk olan ancak sevmesini bilendir.
    üzüntülerin kumsaldaki ayak izleri kadar hafif sevinçlerin okyanuslar kadar derin olsun.
    Hep beni kimse sevmiyor ki derdin. Usulcacık sokulup yüreğine "ben" demek isterdim.
    Bir ömür boyu seninleyim desen de istemem artık. Çünkü sen rüzgarın çoşturduğu bir toz bulutusun bugün bana esersin yarın ellere.
    Hep kalanlara gidenleri kattım. Birgün yerine geçemediler. O kalanlara gidenleri kattım yine bir tane sen edemediler.
    önceleri hasreti hıç tatmadım yarımdan hiç ayrı kalmadım biter diye takvimlere baktım. Zor geldi ayrılık alışamadım.
    An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış kahkaha bir maske derler bilir misin? ınsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış.
    Bana dünya yuvarlaktır dedin, dediğin döğruysa neden geri dönmedin.
    Gençliğine güvenip erken derken, belki elveda bile diyemezsin giderken.
    Allah gücü erkeğe güzelliği kadına vermiş ne var ki her şeyi yenen güç güzelliğe yenilmiş. Hayatta hiçbir şey ilk aşkın yerini tutamaz insan sevse bile o ilk aşk hiç unutulmaz.
    ılk aşkin ilk hatırası zihinlerden silinmez.
    Her seven adsız bir kahramandır ve insan sevebildiği kadar insandır.
    Sana sevgimi ıyldızlara benzetiyorum. Seni ne kadar mı seviyorum artık benimde yüreğimde bir gökyüzüm var.
    ınsanlar tanıdım ıyldızlar gibiydiler. Hepsi de gökyüzündeydi. Ama ben güneşi yani seni şeçtim senin için bin ıyldızdan vazgeçtim.
    Sanma ki ismini bir başkası silecek seninle başladım seninle bitecek.
    ıçine düşen her hüzün damlası sana seni ne kadar çok sevdiğimi hatırlatsın.
    Artık bulutlara yazıyorum hasretimi yağmur yağınca anlarşın seni ne çok özlediğimi.
    Bu akşam içimde tuhaf bir sıkıntı var dünyada sanki bir ben kalmışım sanki herkes nerde keder varsa bırakmış ben nerde bulduysam toplamış almışım önümde söğüt ağacı herzamanki haliyle, çaresiz havuz şu rahat, insanlar susmuş sessiz bir yağmur gibi başladı bende konuşmak ihtiyacı.
    Hasretin öldürdü beni. Şimdi geceler çaresiz, geceler sensiz, bir öpüşten daha sıcak şimdi yağmur damlası gelip konar dudaklarıma sessiz. Söylemiş miydim hasretin öldürdü beni hiç sebepsiz.
    Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; Yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden ihtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çaıyn tadini, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları.
    Uçurumun kenarında da olsan sırf hayata gıcıklık olsun diye gülümse.
    Allah'ın sana vereceği en büyük ceza mutluluk olsun ağlamak iste fakat gözyaşların içine aksın.
    Bir ömür ki ellerimizden masumca kaıyp gidiyor sevdiklerimize bile yetmeden.
    Allah'ın bana verdiği en kutsal hediye sevgi dolu bir kalp; yalnız, bunun bana acı vereceğini hiç hesaba katmamış olsa gerek.
    Eğer birgün buluşacağımız yere gelemezsem. Dünyanın bütün renklerinden oluşan bir demet çiçek yaptır. Çünkü beni senden aıyracak olan tek kuvvet ölüm beni yakalamış demektir.
    Seni benim kadar sevenler sana benim kadar hasret kalsın.
    Bir düşmanı affetmek, bir dostu affetmekten daha kolaydır.
    ölümden değil de ölümlerden korkarım, çünkü ilkinde ben varım ikincisinde sevdiklerim.
    ınsanlar aya benzer çünkü kimseye göstermedikleri bir karanlık yüzleri daha vardır.
    Bugün senin için bir başkasını terkeden yarın bir başkası için seni terkeder.
    Bir şeyi sevmenin yolu, onun kaybolabileceğini bilmektir.
    Denizi içerken maviler takıldı boğazıma, karaya vuran balık gibi çırpınıyorum.bu derin uçurumun önünde hangi yazgı tutukladı beni. Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön ordaıym.
    Yapraklar sararıp dökülürken yere, yaşlı gözlerini çevirip göklere, hergün istemem ıylda bir kere adımı anmaıy sakın unutma!
    Bir erkekle mutlu olmak için onu çokça anlaıyp az da olsa sevmek; bir kadınla mutlu olmak içinse onu çokça sevip anlamaya hiç çalışmamak gerekir.
    Birgün sevgilim sordu aşk nedir diye biraz zaman istedim düşüneyim diye ertesi gün gördüm onu bir başkası ile kulağına fısıldadım aşk ızdıraptır diye.
    Seni seviyorum diyen sözlere değil, senin için ağlayan gözlere inan.
    Seni ben değil gözlerim şeçti onlar sevdi onlar beğendi sen benim değil onlarınsın, gittiysen bana ne onlar ağlasın.
    Gözleriyle gözlerine göz koyanın gözlerimle gözlerini oyarım, gözlerini gözlerden sakın gözlerin gözlerime lazım.
    Ne yeminler bozdum geceler büyürken sensiz ne yeminler bozdum ıyllar geçerken sitemsiz ne yeminler bozdum tarifi bile imkansız, senin içın ey Gülüm.
    Nasıl uzaktaki ıyldız parlak geliyorsa insana uzakta olduğun için tutkunum sana hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana imkansız olduğun için aşığım sana!
    Yeryüzünde biten her aşk için gökyüzünde bir melek ağlar.
    Unuturum desem de inanma sakın ömrümce kalbimden silinmez adın bir sizi içimde senden de yakın kalbimin sesini dinler bulurum seni.
    Beni bir dakika değil bir saniye değıl bir saniyenin onda biri kadar sev. Bir ıyl değil on ıyl değıl bin ıyl mesut ölürüm.
    ınsanlar gelmeleriyle yanlızlıklarını dağıtanları severler gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.
    Yarı dalgalı olmamalı deniz, ya durmalı ya kudurmalı; ya girmeli hançer sonuna kadar ya da kınından hiç çıkmamalı; yarı gönül vermemeli sevgili sonunda sevmeyecekse hele yarı dudak hiç doyasıya öpmeyecekse.
    Onun güzelliğını herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hıç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Onün güzelliğini yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse bilmiyorsa bu yanlızlıktır.
    Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra ya hayallerdeki ümittir. Hüsranı ise birtek yerde kabul ediyorum. Yaşamak varken yaşayamamış olmak da.
    Uçsuz bucaksız gökyüzünde kanat çırpan martıların sonsuz huzuru anlatan denizin maviliğinde gördükleri kendi yansımaları kadar eşsız hayat. Gülümsedikçe ve umut ettikçe yaşamaya değer.
    Kimsesizim hışmım da yok hasmımda. Görünmezim cismim de yok resmim de, dil üzmezim, tek hece var ismimde barınağim gönül denen yer benim, benim adım aşk.
    Ben seni deli gibi sevdim, sen beni deliyim diye sevmedin.
    Yarınlar hep güzel olacak derler oysa bügünlerde dünlerin yarını değil mi.
    Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla!
    Sevgi basittir, karmaşık olan bizleriz. Sevgi güzen verir insanlar aldatır. Sevgiye herzaman güvenilir insanlara asla!
    Sana en muhtaç olduğum şu anda gel! Yaşamak olsan da gel ölüm olsan da gel!
    Gidenler yokluklarıyla değıl giderken söyleyemedikleri sözler yüzünden hüzün verirler.
    ıçine düşen her hüzün damlası sana seni ne kadar çok sevdiğimi hatırlatsın.
    Bizim orda ıyldız kaydığı zaman biri öldü derler. Sizin ordaysa dilekleriniz kabul olur. Yani anliyacağın güzelim sizin dileklerinizin kabul olması için bizden birinin ölmesi lazim.
    Kavgaıy bir ağacın yaprağına yazmak isterdim, sonbahar gelsın, yaprak kurusun diye. öfkeyi bir bulutun üstüne yazmak isterdim, yagmur yağsın, bulut yok olsun diye. Nefreti karların üstüne yazmak isterdim, günes açsın, karlar erisin diye. Ve dostuğu ve sevgiyi yeni dogmus bebegin üstüne yazmak isterdim, onLar büyüsün ve tüm dünyayi sarsin diye.
    Gözlerin gökte olsaydı, ıyldızlar da senin yüzünde. Utandırırdı ıyldızları yanaklarının parlaklığı, tıpkı gün ışığının kandili utandırdığı gibi.
    Dostlar ırmak gibidir, kiminin suyu az, kiminin çok. Kiminde ellerin ıslanır, yalnızca kiminde ruhun ıykanır boydan boya.
    ıyldız kümelerini ilk kefedip ad veren aşıklardır.
    Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok sevecegim ki bir daha cennetine dönemeyeceksin.
    Gerçek sevgi kötülük gördüğünde azalmaıyp iyilik gördüğünde artmayandır.
    Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi degil, özlediğimi bil her an hiçbir sey seni sevmek degil.
    Yatağını gül yapraklarıyla rüyalarını papatyalarla süsledim. üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarini da ben aldim ki sen rahat uyu Bitanem.
    Aşkım yatağın, sevgim yorganın, yüregim yastığın olsun iyi uyu Bitanem.
    Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, o da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.
    Sesin gökyüzüne akan ulu bir çavlan. Susma, zamanın durağı yok. Yok tarihin molası. Bırak sesin gökyüzüne aksın, ıykasın ıyldızları. Kapama şarkını, şarkını kapama, durma öyle kendine uzak.
    Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın inan ki Birtanem her gün yağmur yağardı.
    Seni unutmak için and içtim. Gözlerin geldi aklima vazgeçtim.
    Hadi uyandır beni, söyle gördüğüm zamansız düş mü? Hadi git uzaklaş yokluğuna inandır beni gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.
    Gözlerin nehir, kirpiklerin köprü olsa ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
    Ne seni unutmak gibi bir çabam var içimde, ne de aşkımı körükleyen bir rüzgar. Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm ne de görmeye dayanacak kadar kalbim var.
    Gözlerin gözlerime değdiğinde felaket olurdu ben hep ağlardım.
    En sevdiğin bile seni anlamıyorsa, senden ve sevdadan uzaksa eğer, üzülme Küçüğüm. Sevmek öylesine güzeldir ki; seveni yüceltir, sevileni değil. Seni anlatamıyorsa sözlerin, gözlerinde anlamsız kalıyorsa renkler, sen yine de sev güzelim. Unutma ki dağlar ve tepeler yüce olmasına yücedir, fakat yüce olan tek sey sevebilen yürektir.
    Yanağina düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön oradaıym.
    Artık bulutlara yazıyorum hasretimi yağmur yağınca anlarşın seni ne çok özlediğimi!
    Bana öyle bir mektup yazki sevgilim açar açmaz duyaıym kökünü sevda eşsin başak saçlarında sesin yüzümü rüzgarla bulsun bana öyle bir mektup yazki sevgilim gelsin beni en köyü zulamda bulsun ve öyle bir mektup yazki varşın ölümüm olsun.
    Hasretin öldürdü beni ! Şimdi geceler çaresiz, geceler sensiz, bir öpüşten daha sıcak şimdi yağmur damlası gelip konar dudaklarıma sessiz. Şöylemiş miydim hasretin öldürdü beni hıç sebepsiz.
    Uçurumun kenarında da olsan sırf hayata gıcıklık olsun diye gülümse.
    Tahammülüm kalmadı seni böyle severken sensizliğe!
    Yağan yağmurun ardından doğan güneşin güzelliği gibi isterdim seni kollarıma alıp ölmeyi.
    Biliyorum günün birinde ne kadar büyük bir hata yaptığini anlayacaksın. Ama maalesef sen geldiğinde sevgimi haketmiş biriyle olmanın mutluluğunu tadıyor olacağım.
    Affetmek en büyük intikamdır..
    Sevilmeye laıyk olan ancak sevmesini bilendir.
    Sen çölde açan bir gül olsaydın inan seni soldurmamak için gözyaşlarımla sulardım.
    Hiç kimsenin yağmurun bile böyle küçük elleri yoktur.
    Hasret kapımda nöbetler tutuyor sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor. Bir kuş olup gitsem aşsam şu enginleri, varsam senin yanına öpsem doyasıya koklasam.
    Hani o gün beni anlayan sen gitmiştin ya seni başkalarında aradım ama yoktu beni senin kadar anlayan, yine de üzülme çünkü ben seni sensiz de sevebiliyorum.
    Aşka meyli olmayan kanatsız kuş gibidir. Vah ona!
    Güzelsin şirinsin, şahanesin. Çektiğim çileye tek bahanesin. Melek mi şeytan mı bilmem ki nesin. Tuzaktan tuzağa atsan da olur. Ben seni seviyorum. Sen sevmesen de olur.
    Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel ama herkesin sevmeyi hakedemeyeceği kadar özelsin.
    Bir gün güneş doğmaıy, ay batmaıy unutursa ben de seni unutacağım...
    Bugün seni dünden çok yarından az seveceğim.
    Seni günde bir defa düşünüyorum o da 24 saatime maloluyor.
    Sanma ki ismini bir başkası silecek seninle başladım seninle bitecek.
    Bu akşam içimde tuhaf bir sıkıntı var dünyada sanki bir ben kalmışim sanki herkes nerde keder varsa bırakmış ben nerde bulduysam toplamiş almışim önümde söğüt ağacı herzamanki haliyle, çaresiz havuz şu rahat, insanlar susmuş sessiz bir yağmur gibi başladı bende konuşmak ihtiyacı.
    Ben seni unutmak için sevmedim ama ne için sevdiğimi unuttum...

  75. Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
    Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
    olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
    orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
    kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
    ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

    Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
    seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
    renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
    pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
    ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
    tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

    Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
    gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
    en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
    sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
    ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
    olduğunu anladım seninle...

    Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
    yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
    tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
    sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
    Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
    ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
    girebilirdin.

    Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
    gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
    olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
    Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
    doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
    Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
    yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

    Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
    Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik

  76. Sen Bana Hep İyi Geliyorsun

    ne zaman kendimle baş başa kalsam
    senli düşlere dalıyorum
    bitmesini hiç istemediğim bir rüya gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun

    ne zaman sıkılsam
    seni düşünürüm
    ellerinden tutup mor dağlara çıkarım
    kar sürerim yüzüne
    sevgili için koparılmış kırçiçeği gibi


    ne zaman daralsam
    seni düşünürüm
    omzuna dayarım başımı
    buzlarımı eriten
    yanıklarımı serinleten nefes gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun

    ne zaman artsa ağrılarım
    seni düşünürüm
    anamın titrek sesiyle can demesi
    babamın şevkatle okşaması
    yaralarıma merhem gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun

    ne zaman özlesem
    seni düşünürüm
    hayranı olduğum yıldızla resim çektirmek
    sevdiğim kişiyle sevişmek gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun

    ne zaman öfkelensem
    seni düşünürüm
    birbirine geçer dişlerim
    kızgınlığıma bebek gülmesi gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun

    ne zaman endişelensem
    seni düşünürüm
    öldü diye sana koşarken
    burnunun bile kanamadığını görmek gibi
    sen bana hep iyi geliyorsun

    ne zaman kendimle baş başa kalsam
    sensiz oluyorum
    beni sensiz bırakma
    sen bana hep iyi geliyorsun.......

  77. Ben
    Bakmadım gözlerinden başka gözlere,
    O ince beyaz ellerinden başka el tutmadım,
    Okşamadım o ipek saçlarından başka saç,
    İnan,inanmadım senin söylediğinden başka sözlere...

    Ben yalnız seni sevdim,
    Seni gördükten bu yana,
    Sevinç verdin gülücüklerinle bitimsiz,
    Acı verdin dağlarca doyumsuz...

    Ben yalnız seni sevdim
    Seni seveceğim...
    Savur saçlarını bana doğru
    Okşamak istiyorum...
    Uzat avuçlarıma ellerini gülerek
    Öpeceğim
    Şiirlerimde dizi dizi seni söyleyeceğim...

  78. SEVİYORUM SENİ

    Seviyorum seni birtanem
    Bak korkmuyorum artık
    Ne dünden ne yarından,
    Susmuyorum artık
    Ne seninle nede sensiz kaldığımda...
    Söylüyorum işte dinle ;
    Seviyorum sviyorum seni!
    Bakınca gözlerine
    Bir içten gülüş görünce yüzünde
    Hadi korkma
    Sende söyle,
    Seviyorum seni de,
    De ki serayim gözlerindeki yıldızları ayağına.
    Ve benim olsun içlerinden
    En güzeli en uzağı...
    Ulaşamayacağımı sandığım o yıldızı
    Sen ver bana koparıp ellerinle
    Bekletme yarını ,
    Bekletme akşamı
    Hadi topla bir demet kırçiçeğiGel yanağıma ser.
    Bizim olsun yarınlar
    Bizim olsun akşamlar...
    Biz dediğin anda başlar hayat
    Biz;
    Yani sen ve ben!
    Söyleyebilir misin bunu
    O korkunç yalnız gecelerde haykırarak
    Çıkar mısın bir sabah karşıma ?
    Uzatır mısın ellerini bakarak gözlerime
    Ve söyleyebilir misin;
    Ama yalansız ama gerçek ama içten
    Seni seviyorum diye !!!!!!!!!!!

  79. O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
    Demeyeceksin işte.
    Yaşarsın çünkü.
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    Çok sevmeyeceksin mesela.
    O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
    Senin O'nu sevdiğinden.
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları...
    Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    "O benim." diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    Mesela turuncuya, yada pembeye.
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden,
    Çok ait olmadan yaşayacaksın.
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    İlişik yaşayacaksın.
    Ucundan tutarak...

  80. SENİ SEVİYORUM !
    Sadece kim oldugun degil, sen oldugun icin ve seninle
    beraberken kim oldugumu, benligimi anladigim icin.

    SENİ SEVİYORUM !
    Sadece kendine yaptiklarin icin degil,
    bana kattigin güzellikler icin.

    SENİ SEVİYORUM !
    İcimdeki cocugu, sakli kalmis ben'i yeryüzüne
    cikardigin ve sana ihtiyacim oldugu her an tüm
    duyarliliginla yani basimda oldugun icin.

    SENİ SEVİYORUM !
    Elini kalbimin üzerinde hissettigim zaman,
    üzüntülerimi alip, onlarin yerine simdiye kadar
    hic kimsenin basaramadigi o sicakligi, o ictenlik
    isigini bana duyurmayi basardigin icin.

    SENİ SEVİYORUM !
    Hayatimi kutsal bir sevgi tapinagina cevirdigin
    ve her günümü yasam senligine, unutulmayan
    siirlere dönüstürdügün icin.

    SENİ SEVİYORUM !
    cünkü, sen, simdiye kadar hic basaramadigim seyleri,
    kendimle dost ve barisik olmayi ve hic bir zaman
    tadamadigim kadar mutlu olmami sagliyorsun.
    ve bütün bunlari yalnizca sözlerinle, dokunusunla
    yada isaretle degil, kendin olmakla yapiyorsun

  81. DORUKLARDA SEVDAM

    Buna ne diyorlar bilmiyorum?
    Baktığımda gözlerine;
    Işık var, yıldız yok.
    Gözlerin var.

    Derince baksam
    Karlı doruklardan düşüyor gibi,
    Uçuyor gibi,
    Saçlarının rüzgarında nereye gideceğimi bilemeden,
    Uçuyor gibi,
    Bulutların arasında kaybolarak.

    Derince baksam,
    Buzdağı zirvesinden buzlar parçalanıyor.
    Serin dalgalar açıyor damarlarımı,
    Sanki ısınıyor bedenim.
    Kalbim eriyor.
    Ben yok oluyorum.

    Derince baksam.
    Hani cesaret edemem
    Ama bakarsam
    Sonrası bir yakamoz
    Ve sonrası bir hayal.

    Doruklardaydı sevdam,
    Her yer siyah beyazken
    Ben mavi düşlere dalacaktım.
    Umudu elimdeki suya yansıtıp,
    Toprağa damla damla düşürecektim,
    Her birinde bir umut olacaktı
    Her birinde tek bir sevda olacaktı

  82. 180 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    Şafağın her söküşünde
    Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın
    Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için
    Milyonlarca sebebim var....
    Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin
    Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi
    Fakat...sönük bir parıltı değil..
    Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı
    Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin
    Cayır cayır esiyorsun
    Yüreğime işleyerek..
    Sonrada çekip gidiyorsun
    Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden..
    İnan öyle tabi bir duygu ki...
    Yüreğimin kuyularında
    Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var..
    Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu...
    Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum...
    Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa
    BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı
    ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa
    Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem
    Melodilerde sen akıyorsun
    Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam
    Damlayan mısraları hep ama hep..
    Saçlarını gözlerini getiriyor bana..
    Bilmelisin...her an yanımdasın
    Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli..
    Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor..
    Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi
    O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Gözlerinde ki milyonlarca parıltı
    Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor
    Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum...
    Ruhum sana ait
    Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin
    Yüreğinin içine de alabilirsin
    ALLAHIM! ...
    Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum...
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ....
    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Belli sen busun
    Fakat sen beni
    Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun...
    Söyle bunu kim bilir
    Saçlarını okşamayı
    Saçlarımı okşamanı
    Boynuma atılışlarını..buselerini
    Tenini koklamayı
    Sarılıp sarılıp kopmalarını
    Seni seviyorum
    Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken
    Sahte dünyada cennette gibiyim
    Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti
    Bilmem bir müddet sonra ne olacak
    Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak
    Seni SEVİYORUM
    NEDEN Mİ? ...
    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım
    Bu bana hep ters gelmişti..
    Fakat şu an
    Senin için binlerce dize yazsam az geliyor...
    İçimde hep bir ülkü var
    Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın
    Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını..
    ALLAH tüm güzellikleri yaratırken
    Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış
    Kır çiçeklerinden güzel
    Gülden narin
    Menekşeden şeker
    Kardelenden daha güzel kokulu
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ..
    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Eşsiz haline huriler gıpta ediyor
    Sahte alemde ise
    Beşeriler arasında..
    Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı..
    Bu güzelliği algılayabiliyor..
    Ömür bitene kadar
    Mahvolana kadar
    Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam
    Bunu hissediyorum bu bir işkence olur
    En çok yüreğinde senle olamadığım için
    Seni Seviyorum
    Neden mi? ...
    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

    Hayal ma yal olsa dahi
    Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile
    Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek
    Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar,
    Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL...
    Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor..
    Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda
    Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için
    Milyonlarca dizeler yazdı....
    Seni Seviyorum
    NEDEN Mİ? ...
    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler
    Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım
    Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor
    Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum
    Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor..
    Ah! ..bebeğim..seni seviyorum
    Bak her şey yetersiz
    Bu kadar nedenin ardına bile
    Seni ne çok sevdiğimi
    Ne çok saçlarında asılı kalmayı
    Kollarında uyumayı
    Sana dokunmayı...
    Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım....


    541 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler

  83. Ben Seni Görmüyorum .....

    Sisli bir akşamdı
    Göz gözü görmüyordu
    Aşk kokuyordu sokaklar
    Kokun sarmıştı her tarafı
    Küçücük bir dere
    şırıl şırıl akıyordu.
    Derenin hemen etrafındaki
    Agacların yaprakları
    Rüzgar eşliğinde
    En güzel aşk sarkılarını söylüyordu
    Benim dilimde ise
    Sadece senin aşkının şarkıları...
    Bugün dünyayı dışardan izledim
    Koca dünyada bir seni gördüm
    Sarılmak istediğim bir sendin
    konuşmak istediğim,birşeyler anlatmak istediğim
    herşeyimi paylaşmak istediğim
    bir sen vardın...
    uzaklarda bir gökkuşagı
    hemen dağın yamacında
    ağaçların arasında
    cıvıl cıvıl,rengarenk bır gökkusağı
    senin beline sarılmış bir kemer
    sankı ulaşılmaz gıbı
    sankı cok uzak gibi...
    güzel bir ciçek gördüm
    ben bir kelebeğim
    bir tatlı çicek gördüm
    ben ona konacağım
    ben bir kelebeğim
    sen bir çiçeksin
    ben sana konacağım
    seni koklayacağım
    sana sarılacagım
    ben bir kelebeğğm
    sen bir tatlı çiçeksin
    senin için yaşıyacağım...
    uzakta bır ev gördüm
    butun ışıkları sarı
    ışıkları ışıl ışıl yanan bır şeker ev
    duvarlarında ikimizin resimleri çizilmiş
    ortalık bembeyaz
    kar yağmış üstüne akşamın
    üşümüş karanlık
    gözyaşlarını akıtmıs gökyüzü
    ağaçlar titriyor
    yapraklar donmuş
    toprak sıkı sıkı sarılmış
    yollar kapanmış
    pencerelerden içerisi görünüyor evin
    içerisi bomboşSad((
    bır palmiye gördüm
    ellerini açmış havaya
    yalvarıyor Rabb'isine
    kara sevdaya düşmüş
    ellerini göğe açmış bir palmiye gördüm
    sevdiği için yalvarıyor
    deniz şahıt,hemen yanındaki kara şahit
    ağlıyordu sessiz sessiz
    dileniyordu Rabbi'sinden sevdiğini
    hemen yanında
    ellerini havaya açmış bir adam gördüm...
    uzaktan uzağada olsa
    bir kerecik görseydim seni
    yakomozum olsaydın
    ışıkların vursaydı kalbime
    görseydi gözlerim gözlerini
    mecnunun oldum bır kere görseydim seni
    uzaktan da olsa
    bir güneşi görür gibide olsa
    bir kere görseydim seni
    gece olunca
    karanlığı delip gelen ışıklarıyla
    ay olsaydın da görseydim seni
    gökyüzünde yıldız olsaydın da
    seyretseydım geceler boyu seni
    beni mecnun ettin,bir görseydim seni...
    bir sisli akşamdı
    aşk kokuyordu sokaklar
    sen kokuyordu heryer
    göz gözü görmüyordu
    sessiz ıssız bır sokakta
    sen yapayalnız
    ben cok uzaklarda
    ellerin soğukları tutmuş
    üşüyor için,titriyor bedenin
    icinden taşıyor hisler
    bir daga anlatsan derdini
    erir gider bilirim
    sen sokaklarda
    aşk kokuyor sokaklar
    ben uzaklarda
    hasret kokuyor uzaklar
    ve sen gülyüzlüm
    gözlerimin nemindesin
    gözyaşlarımda gizlisin sen
    kalbimin içindesin
    kalbimsin sen...
    sisli bir akşam
    göz gözü görmüyor
    ben seni görmüyorum...

  84. Çok Sevdim bir Zamanlar Seviyorum Yinede


    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Alip basimi gitmeyi yollar boyunca
    Seyretmek bir bozkir aksamini camindan bir otobusun
    Masal sehirlerini gecerken hizla

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Urpertili, simsicak tenini kadinlarin
    Salmak serin sulara govdemi
    Dusup gitmek ardina siirin ve askin

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Varoldugumu dusunmeyi, urpererek..
    Karanlik bir odada kucuk bir cocuk gibi
    Yagmurdan ve yalnizliktan urperek

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Dusuncemi genis ve sonsuz olanla birlestirmeyi
    Hircin ve ele gecmezce atilgan
    Uysal ve usulcacik benim olan seyi...

    Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Ve hep sevecegim beynim ve tenim varoldukca bu dunyada
    Piril piril olani, her zaman bir guz diriliginde
    Degismez ve degisken olani sonsuzca...

  85. Gizlice seviyorum seni
    Kimse bilmesin,duymasın
    Yüreğimde saklıyorum seni
    Sen bile bilmiyorsun.
    Yüreğim yansada alevler içinde
    Ağlasamda seni her düşündüğümde
    Kaybolsam bile kadehler içinde
    Ben seni gizlice seviyorum.
    Açıklarda bir gemiye benziyorum
    Binlerce balığın benden haberi yok
    Denizlerin içinde kayboluyorum
    Denizin bile benden haberi yok.
    Gizlice seviyorum seni
    Tarifi imkansız duygular içinde
    Sen gözlerimin içinde,her baktığım yerde
    Ben gizlice seviyorum seni.
    Yolum hep çıkmazlarda
    Hikayem yalan kitaplarda
    Sürgün gibi diyarlarda
    Hep gizli kalacaksın
    yüreğimin köşesinde
    Ve bir gün gelip ben ölürsem
    Kendini bulacaksın benim kalbimde

  86. Kelimeler kifayetsizmiş gerçekten
    Gerçekler acıttığında yürek bilirmiş sadece olanı
    Susmak zamanıymış yaralıysan
    Ve susmak bazen öyle çok şey anlatırmış ki
    Yarası olan bilirmiş anlamları susmuşluğun...
    Anlatmak gereksiz elbet
    Kelimelere acıyı yüklemek gereksiz
    Bir de şu susmak bilmeyen yürek olmasa
    Seni de silip gideceğim buralardan!
    Bir kıysa sana...
    Bana kıydığı kadar! ...
    Ben de kendimi çekip,vurup gideceğim...
    Çare olsa...
    Susturabilsem...
    Bitsen...
    Bitsem...
    Kıyamadı sana yüreğim...Kendine kıydığı kadar...
    Bi şarkı dinledi:
    ''bülbül gülü sevmedi,benim seni sevdiğim kadar''
    Kıyamadı...
    Ağladı...
    Çekip beni vursa bu gece...
    Vuramadı...
    Senden başka hiç bişi beni böyle vuramadı...

  87. Seni SeviyoruM
    Seni seviyorum
    Sonunda yerle bir olsa da devran
    Seni seviyorum
    Hayal-i hüsran olsa da seyran

    Seni seviyorum
    Dur deme zamana ne olur
    Seni seviyorum
    Bırak akıp gitsin ne varsa
    Seni seviyorum
    Dün akşam sesini istedim
    Seni seviyorum
    Dün akşam gelmeni bekledim
    Seni seviyorum
    Aklıma ilk gelende varsın
    Seni seviyorum
    Telefonun çalmayışını sevmedim
    Seni seviyorum
    Çayımın bile tadı kalmadı yokluğunda
    Seni seviyorum
    Islanmıyorum artık yağan yağmurda
    Seni seviyorum
    Gözlerimde ağırlık aklımda sen
    Seni seviyorum
    Keşke sevdiğimi bilmesen

    Seni seviyorum
    Sadece sevmeyi severde olmadan
    Seni seviyorum
    Sevgiyi başka yerde duymadan
    Seni seviyorum
    Sen benim olmadan
    Seni seviyorum
    Ben senin olmadan

    Seni seviyorum
    Hem çiçek gibi değil
    Seni seviyorum
    Güldeki renkler gibi değil
    Seni seviyorum
    Sendeki kadar değil
    Seni seviyorum ben
    Seni sevmek seni sevmek gibi değil

    Seni seviyorum
    Yarınlardan uzaklarda olmaya yolum
    Seni seviyorum
    Gören gözde, tuzaklarda kulum
    Seni seviyorum
    Aklına gelende varmı bilmeden
    Seni seviyorum
    Andıma bir yemin etmeden
    Seni seviyorum
    Tek care sende, umarımsın
    Seni seviyorum
    Hayatta ki en büyük kumarımsın
    Seni sedece seviyorum


    Seni seviyorum
    Aynı dünkü gibi aşkım
    Seni seviyorum
    Dünkü gibi, aynı aşkım

  88. Bu gün seni düsünüp, daldim yine derine
    Hüzün tahtini kurdu, mutlulugun yerine
    Yillar geçti pespese, senden hâlâ haber yok
    Beyh&#251;de, rastlanmiyor, nedense benzerine...

    Unutmak kolay olsa, bunu her kes yapardi
    Avunmak çâre ise, gönül bir pay kapardi
    Silinmez izler mevc&#251;d, yüregime naksolmus
    Öyle olmamis olsa, belki çoktan kopardi...

    Raftan aldim usulca, albümü karistirdim
    Hayâlinin ardindan, düsümü yaristirdim
    Çatmissin kaslarini, içli, küskün bakislar
    Yine senden habersiz, kalpleri baristirdim...

    Mor menekse elinde, ilk sayfada ki resmin
    Onun hemen üstünde, yaldizli yazan ismin
    Hâtirâlar vuruyor, çekemiyorum artik
    Kim bilir nerelerde, özlettirdigin cismin?..

    Son yazdigin mektubu, tuttum, aldim elime
    Okumayi istedim, ondan bir kaç kelime
    Olmadi, yapamadim, yutkundum da yutkundum
    Prangalar vuruldu, sanki bir an dilime...

    Orta sayfada bir gül, kurumus yillar önce
    Dayanamiyor artik, sizlatan bu dirence
    Hâlinden memn&#251;n degil, mahz&#251;n, boynu da bükük
    Besbelli ki aciyor, bana, benden çok bence...

    Ellerimin içine, koydum söyle basimi
    Tutamadim, koyverdim, gözlerimden yasimi
    Daha ne kadar sürer, yoklugunla dostlugum?
    Kendimi unutturdun, adim sabir tasi mi?

    Veremedigim yüksük, son sayfada duruyor
    Sanki o da kederli, sâhibini soruyor
    Hiçkiriklarim artip, yigiliyorum yere
    Tasan gözpinarlarim, zannetme ki kuruyor!..

    Kanepeye yaslanip, hüngür-hüngür agladim
    Erkekler aglamazmis, seller gibi çagladim
    Verem olurcasina, cigerimi dagladim
    Yoklugunda varligin, zâten tek avundugum
    Bir gün dönersin diye, yine ümid bagladim...


    alıntı

  89. Sana çiçekler büyüttüm

    Gönlümün yemyeşil vadilerinde.

    En çetin ırmakların çağlayanlarında

    Bıraktım özgürlüğe kuşları

    Salıverdim ceylanları

    Yemyeşil sevda bahçelerine.

    Kelebekler yasaklım dı,

    bir koyu mavi sensizlikte.

    Gökyüzünmden bile uçamazdılar.



    Ben sana çiçekler büyüttüm

    Rüzgarlara

    Soğuklara dayanıklı

    Ayrılıklara alışık.

    Ovada,kırda,dağ zirvelerinde

    Bütün zamanlara inat,

    Mevsimleri ölü,

    Hiç bitmeyen baharlar yaşattım.

    Orda,sen olmasan da

    Çiçekler hiç solmadılar....



    Hiç gözüne giremedi gül.

    Karanfıller bilinmezdi.

    Bakışların vardı leylakça,

    Ve bir asi zambak

    Beyaz nergisler büyüttüm

    Saklayıp içimde hoyratça

    Ben seni böyle sevdim yıllarca.....

  90. Bekledim…gidip gelip baktım o telefonun anlamsız ekranına… Bekledim aramanı her dakika belkiler geçti aklımdan, her saniye keşke dedim kimse duymadan…korktum anlatmaya, hala seni sevdiğimi, hala sana deliler gibi aşık olduğumu anlamalarından korktum… insanların o lanet olasıca yüzlerinden sakladım gözlerimi…
    Evet artık korkarak seviyorum seni ve bekliyorum… beklediğim günleri biriktiriyorum… her sabah uyandığım yeni güne senin adını veriyorum… gidişine yüklüyorum bütün mutsuzluklarımı… her gün karşılaşıyorum pişmanlığımla… Allah kahretsin neyi sevdim ben sende diyorum. her seferinde bir cevap bulmaktan nefret ediyorum…


    Sana bakarken gözlerinde kendimi bulmayı sevdim…
    Sana sarılmayı,teninin sıcaklığını dudaklarımda hissetmeyi sevdim.
    Sana sarılıp uyumayı,başımı göğsüne yaslamayı sevdim…
    Seni sevdiğimi defalarca haykırabilmeyi sevdim yüzüne…
    Yokluğundan sonra fark ettim bağıra çağıra kavga etmeyi sevdim ben aslında…

    Vurdum duymazlığındı belki de beni sana bağlayan …-kaçan kovalanır aptal kaçan kovalanır”-bunu bir türlü kabul ettiremedim beynime de kalbime de ve bu yüzden hep kovaladım….sende kaçtın…hızlı ve büyük adımlarla….kimi zaman koşarcasına kimi zaman yürüyerek…tam yakaladığımı sandığımda her defasında yerde buldum kendimi,elimde sen değil çakıl taşlarının bıraktığı yaralar oldu…derim parçalanıyordu seni severken,yavaş yavaş tükenmek buydu işte…

    Seni severken bittim ben…yokluğunla tamamlanacak,yok olmaktan kurtulacaktım oysaki…nerden bilebilirdim ki gidişinin bitmek olduğunu,nerden bilebilirdim ki yokluğunun aslında öldürdüğünü beni…
    İnsan bazen dönüşü olmayan kararlar veriyormuş onu anladım…saçma sapan bir inattı belki de yokluğunun sebebi….önemsizce bir olay sonunda tüketilen tek bir cümle hayatımın rotasını değiştirdi….artık fırtınada sürükleniyorum…yokluğunun,gidişinin fırtınası….


    Ne olurdu sevsen beni?ne olurdu son bir şans verseydin bana?


    Anlamıyorum,aklım almıyor bu kadar çabuk mu parçalanır sevgiler…bahsettiğim senin sevgin de değil belki bilmiyorum bilemiyorum…en azından benim sevgime saygı gösterseydin…ölür müydün sanki sevseydin beni?


    Bu kadar zor olmamalıydı…ben fazlasını yapıyorum çünkü…zorlanmadan, korkmadan, bıkmadan, herkese-her şeye inat seviyorum….


    Yazık benim kadar olamadı yüreğin…..ben senin sevgisizliğinden korkarken sen sevmekten korktun…işte en büyük fark buydu ve sen bunu hiç kabul etmedin…

    Önceleri hatayı kendimde aradım,suçladım kendimi,aklımdaki her cümle seni haklı çıkartıyordu,artık kavgalarım kendimleydi…senden sonra bende kırdım kalbimi…bütün suçu onun üstüne attım,çaresizliğimden mi bilmiyorum tek sorumlu oydu kanımca…

    Artık sadece seni suçlamıyorum yüreğimi parçalarken, bende yardım ettim…şimdi dokunmayı bırak bakamıyorum bile ona…defalarca aldığı darbeler bile rahat bıraktı onu.


    Yüreğim artık yerde,yüzüne bile bakılmayacak bir leşten farkı yok….


    Yüreğim paramparça….ve ona artık sadece sen değil bende bakmıyorum…
    Yüreğim…benim umutsuz,çaresiz,tükenmiş yüreğim….


    Şimdilerde fark ediyorum sevmek sevdiğini haklı çıkartmakmış…bana yaptığın onca şeyi yeni yeni hissediyorum.kimi zaman güçleniyor kalbim ayaklanacak oluyor,o zaman değişiyor benimde duruşum,sana karşı daha güçlü daha dik oluyor bedenim…tek bir bakışın omuzlarıma yüklenip yıkabiliyor beni olduğum yere… seni çok sevdim de sen anlayamadın bunu… yada anlamak istemedin. kimse seni böyle sevmediği için bir garipti bakışların. anlamadığın,anlam veremediğin bir şeye baktın sen sadece. haklıydın artık bende anlam veremiyorum seni sevmeme…neden diyorum neden bu kadar çok?çünkü artık sevmek mutluluk değil acı veriyor bana…sevmek kolay değil…sevmek derken bile zorlanmalı dilin çünkü o kadar değerli ve zor.sen bunu hiç anlamadın.seni sevdiğimi anlamayı beklemiyorum artık insan mutsuz olmak,acı çekmek neden ister ki....

    Artık seni sevmek sadece mazoşist eğilimlerden ibaret geliyor bana.çünkü ben seviyorum ve anladım ki bu sevgi bana sadece acı getiriyor. seni sevdikçe canım acıyor…derime batıyor sevgim.kanım fışkırıyor kesik yaradan içimdeki nefreti akıtıyor…


    Seviyorum ve yeniliyorum artık….

    Düşündüm ve vazgeçtim Beklemekten seni.

    Sadece seviyorum…


    Paramparça yüreğimle….



  91. Seni Seviyorum
    SENİ SEVİYORUM !
    Sadece kim olduğun değil, sen olduğun için ve seninle
    beraberken kim olduğumu, benliğimi anladığım için.



    SENİ SEVİYORUM !
    Sadece kendine yaptıkların için değil,
    bana kattığın güzellikler için.



    SENİ SEVİYORUM !
    İçimdeki çocuğu, saklı kalmış ben'i yeryüzüne
    çıkardığın ve sana ihtiyacım olduğu her an tüm
    duyarlılığınla yanı başımda olduğun için.



    SENİ SEVİYORUM !
    Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman,
    üzüntülerimi alıp, onların yerine şimdiye kadar
    hiç kimsenin başaramadığı o sıcaklığı, o içtenlik
    ışığını bana duyurmayı başardığın için.



    SENİ SEVİYORUM !
    Hayatımı kutsal bir sevgi tapınağına çevirdiğin
    ve her günümü yaşam şenliğine, unutulmayan
    şiirlere dönüştürdüğün için.



    SENİ SEVİYORUM !
    Çünkü sen, şimdiye kadar hiç başaramadığım şeyleri,
    kendimle dost ve barışık olmayı ve hiç bir zaman
    tadamadığım kadar mutlu olmamı sağlıyorsun.
    Ve bütün bunları yalnızca sözlerinle, dokunuşunla
    yada işaretle değil, kendin olmakla yapıyorsun.
    Cezmi Ersöz

  92. İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında,seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın,dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam…
    Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam…
    Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp,bana baktığını hissediyorsam…
    Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa…
    İçtiğim çayın şekeri,sigaramın dumanı,kahvaltımın her lokması sen oluyorsan…
    Sokakta bana bakan her insan,yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa…
    Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam…
    O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam…
    Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle,bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam…
    Ve o enerjiyle günlerce hiç durmadan çalışabileceğimi duyumsuyorsam…
    Gün boyu saatleri,dakikaları sayıp ’neden geçmiyor bunlar’ diye hayıflanıyorsam…
    Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam…
    Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam…
    Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüyorsam…
    Seninle ilgili planlar yapıyorsam…
    Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzeride dakikalarca düşünüyorsam…
    Yıllardır sevgililerin kullandığı klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam…
    Yinede bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam…
    Sevgimin coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam…
    Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı,yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, seninle düşünüyorsam…
    ‘hayatının en anlamlı şeyi ne’ diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam…

    Sen benim için VAZGEÇİLMEZ olmuşsun demektir!!!

  93. Bir gecem olsa seninle... Düş ötesinde....

    Kabarmış tüylerinde yumulmuştu geceye iki kumru
    Pencerede kesikti rüzgarın sesi ama nasıl estiği belliydi ağaçlarda
    Sıcaktaydım, kumruları kıskanırcasına da uykusuz.
    Sancılıydı gece
    …uzundu
    ve saatler teke düştükçe, yaklaşan sabah
    hep yabancı ederdi beni kendime.



    Hayallerimin kırıklarını toplayan yastığa bıraktım saçlarımı
    Kanatırdı düşlerimi kesikleri, uykusuzluğuma batardı.
    Yanaklarımda mevsim soluğu, gözlerimde yıldız kırıkları
    Parlak ve ıslaktı bakışlarım
    …kirpiklerim öpüşmüş
    ve saçlarımda örülüydü yarına dair umutlarım.



    Savrulan dalları izledim saatlerce
    Uyanmayan kumruları.
    Rüzgarı bekledim, belki gider …ve giderken
    saçlarımın altındaki gizli acıları savurur sandım.
    …ellerinin akışını düşündüm saçlarımda
    ve ellerimde bıraktığın yalnızlığı.
    Günebakanların eğilişini getir aklına
    Hangi eylül, nisan kokmaz ki?



    Şiirler bile daha soğuk bu mevsimde
    Güneş daha paslı, mavi daha donuk.
    Uzandığımda tutacağımı sandığım - sen –
    Oysa hiç olmamışsın bende
    …gidişlere alışkınım aslında
    sen hep kalmalıydın…
    Bilmedim isyanım sensizliğe mi, gidişlere mi?
    Hangi hayal gerçek olur ki?
    Hele ki adı aşksa ve hele ki imkansızsa.



    Üşüdüğüm yatağımda çöl düşümsün
    Kan ter içinde karşılarım bu yüzden sabahları



    Rüzgar hala penceremde, kumrular uykuda
    Kum gözlerini düşündüm
    Alkol kokan deniz kıyısından
    Bakışlarında sızan kanamayı
    …martıların gölgesinde açılsın
    esmer teninde bana ait dokunuşlar




    Dağılsa şu kızıl bulutlar pencerede
    Hani boşalsa yağmur, saklasa yaşlarımı
    Kime zarar!
    Yedinci mevsimin, yedinci katındayım,
    Aşk çiçeğimdi yediverenler…
    onlar bile yangında şimdi



    …kanıp hazana teslim olan kızıl yapraklardan
    Salıncak kuruyorum dolunaya
    Kumru kanatlarına ben de yumsam başımı, uyur muyum?
    Öfkemi sakladım çöl kaktüslerinde
    Özlemlerim kanadıkça açtı dikenlerinde kırmızılarım
    -kırmızı- neydi… kim bildi!



    Şu rüzgar kapımın önünden süpürse yalnızlığı
    Yaprakların çırpınışları dursa
    Ve beşik olmasa dallar kuşlara
    Uçsalar gündüz gibi,
    Gecenin sessizliği bozulur mu sahi?
    Korkularım yaklaşır mı duvara vuran gölgelerle
    Çıtırtılarda gümbürder mi yüreğim?
    Soluğumdan bile ürker miyim…?
    Gün yüzüme vurur mu yalnızlığımı geceyi sarmalarken?



    Son ateş böceklerini sakladığım kavanoz
    Ağustosun küllerini barındırır aslında
    Sönüklüğü bu yüzdendir gecenin
    Kayboluşum bu yüzdendir.
    Ne bir daldan seyir eyleyeceğim mevsim
    Ne uykusuzluğumu paylaştığım –sen- varsın



    Sarı bir yorgan çekiyorum bahar sevişlerinin üstüne
    Yaz zaten sahte sıcak
    Tek gerçek, penceremdeki rüzgar
    Eşini bulan kumru
    Kabarmış tüylerinde huzurlu uyku



    Uykusuzluğum neden sence, ben bilmiyorum
    Cevap vermiyor saatlerdir fısıldayan yapraklar.



    Yedinci mevsimin son tangosu
    Ve ilk kez dans ederken ayağım kayıyor
    Hangi yıldız taşır beni, dilek yağmurlarına?



    Kanat germeye başladı kuşlar
    Gün eteğinin altına almaya başladı geceyi
    Uyumak istiyorum… sadece uyumak
    Kum gözlerinde, yummalıyım gözlerimi
    Nasılsa sen beni uyurken seyredersin
    Ve alnıma bırakırsın sıcak buseni.




    SENİ SEVİYORUM

    sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
    sevmek; yanındayken başını
    omuzuna koyabilmekse eğer,
    sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
    SENİ SEVİYORUM....

    * * * * *

    sevmek; senle iken yere daha sağlam
    basabilmekse eğer,
    sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
    hissetmekse eğer,
    sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
    sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
    seni ısıtmaksa eğer,
    sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
    kopmasıysa eğer,
    sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
    bakabilmekse eğer,
    sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *





    üşüyorum....

  94. SEN SEN SEN.......
    Her şey sende gizli;
    yerin seni çektigi kadar ağırsın,
    kanatların çırpındığı kadar hafif...
    kalbinin attığı kadar canlısın,
    gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin,
    nefret ettiklerin kadar kötü...
    ne renk olursa olsun kaşın gözün,
    karşındakinin gördüğüdür rengin!
    yaşadıklarını kár sayma;
    yaşadığın kadar yakınsın sonuna.
    ne kadar yaşarsan yaşa,
    sevdiğin kadardır ömrün...
    gülebildiğin kadar mutlusun,
    üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin...
    sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar sevileceksin.
    güneşin doğusundadır doğanın sana verdiği değer
    ve karsindakine değer verdigin kadar insansın!
    bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
    bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansin.
    ay ışığındadır sevilene duyulan hasret,
    ve sevdiğine hasret kaldığın kadar ona yakınsın...
    unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
    güneşin seni ısıttığı kadar sıcak...
    kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
    işte budur hayat, işte budur yaşamak!
    bunu hatırladığın kadar yaşarsın,
    unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun!..
    çiçek sulandığı kadar güzeldir,
    kuşlar ötebildiği kadar sevimli...
    bebek ağladığı kadar bebektir,
    ve herşeyi oğrendiğin kadar bilirsin...
    bunu da oğren , sevdiğin kadar sevilirsin!..

  95. A Ş K I M S I N



    Beni sen akşamcı ettin
    Hayal sevgilim
    Elde kadeh
    Dilde sen
    Her akşam bu sofrada bir rüzgardır esen



    Yıldızlara isimler verdim kendimce
    Biri hayal
    Biri gurbet
    Biri hasret
    Biri hep o güzel memlekettir memleket
    Sokaklarında büyüdüğüm seninle
    Buluştuğum gözlerinle
    O güzel memleket bir yıldıza adını verdi
    Akşamları göğe kaldır başını seyret
    Belki geçmişin ışıkları henüz sönmemiştir
    Belki resimler kaybolmamıştır
    Belki isimler unutulmamıştır
    Belki batmayı unutmuş güneşler vardır gökte
    Seyret aynaya bakmadan seyret gökyüzünü
    Bir yıldız göz kırpıyorsa
    Veya bir ışık kayıyorsa
    Benim kadehimdir şerefine kalkan
    Işıklara doğru
    Sana doğru
    Şiirler geliyor gökyüzünden
    Bu bilinmeyen hayal meyhanesinden



    Beni kimse görmedi
    Ben kimseye el sallamadım
    Seninle meşguldum
    Tanıdıklar görmüşse de ben onları tanımadım
    İnanır mısın senden başkasını da pek sallamadım



    Baharlar açıyor toprakla birlikte ben de canlanıyorum
    Hayallerimi uçurtma yaptım
    Gökyüzünde yalpa yalpa yalpalanıyorum
    Birşey göremiyorum uzaktan sana uzanamıyorum
    Adını çağıracağım bir kimse de yok
    Hep yalnız yürümüşüm sokaklarda demek ki
    Sana bakayım derken kimse kalmamış yanımda
    Bir senin adın var aklımda
    Onu da söyleyemem
    Onu bağıramam özgürce
    Adını tutukladım beynimde salıvermek yok
    Havalandırma bile yasak
    Voltayı hayallerimde atacaksın
    Sen kimseye görünmeyeceksin



    Gel be dünya, evinden atma beni hayata çok alıştım
    Azraile satma beni
    Sana söylerim beni vermezsen ellere
    İsimleri itiraf ederim
    Bir konuşsam sarsılırsın



    Beni sen akşamcı ettin hayal sevgilim
    Elde kadeh
    Dilde sen
    Meyhane beğen meyhanelerden
    Küfürlere karıştı gecenin çığlıkları
    Sesim sesine ulaşmaz
    Aşk buna mı derler
    Kavuşulmazsa büyür
    Kavuşulursa erir




    Ben seni seyrederdim
    Köşeden
    Arkana takılırdım anlamazdın akşam üstleriydi
    Bizlerle pek oynamazdın
    Bir yakan toptu son oyunumuz
    Ellerin ellerimi yaktı
    Gözlerin gözbebeklerimi
    Bisikletimde kaldı sıcaklığın
    Bisikletim yok şimdi



    Beni sen akşamcı ettin
    Hayal sevgilim
    Elde kadeh
    Dilde sen
    Bir de o zümrüt gözlerinde öpüşen
    Mutlu çocuk
    Nereye yolculuk bile demeden
    Gittin evlendin
    Seslenemedim
    Seni hiç görmedim
    Ben ölmedim
    Sen ölmedin
    Neredeydin bilemedim
    Bir tebrik de edemedim



    Şimdi eski dostlara rastlıyorum
    Herbiri bir yerde
    Kimi okumuş kimi zengin
    Kimi mutlu
    Kimi bezgin



    Ben bir dünya tatlısı ile evliyim şimdi
    Dünyaya bunca bağlanmam onun eseriydi
    Şiirler yazdım ona şarkılar oldu
    Bu kadeh onunla doldu
    Seni inattan soruyorum herkese
    Daha neler var bu şiir devam ederse



    Bırakma hayallerimi
    Hayal güzelim
    Ben akşamcıyım
    Sen akşamsın
    Bir güzel bestede şarkısın dinlediğim
    Bir özlemsin bitiremediğim
    Dün gibi herşey oysa
    Dün gibi ama
    Zamana şehir de dayanamamış
    Yıkılmış
    Sokaklar süklüm püklüm
    Ağaçlar büyümüş ve çürümüş
    Bizse yaşamadıklarımıza inat saçlarımızda beyazlar
    Sokaklarda maziyi arıyoruz
    Yanılıyoruz dostum
    Yanılıyoruz
    Zaman geldi biz ayrılıyoruz
    Ben sana alıştım hayat
    Darılırım gidersen
    Bir daha yüzüne bakmam
    Şerefsizim yanına bile gelmem



    Bu şiir uzayacak
    Hayal güzelim
    Yorulduysan git
    Laf lafı
    Laf mısrayı açıyor
    Bende uyku yok
    Zaman azaldıkça
    Uykum kaçıyor
    Daha uzun kalmak ayakta
    Sanki daha uzun yaşamak gibi
    Hiç uyumasam ömrüm iki katına çıkar mı
    Aldanmak mı yoksa hayallerim
    Ömür nedir
    Hayat nedir hayal nedir
    İşte şu oturduğum sedir nelere şahittir
    Ben bilmem o da dünyada ben de
    Belki o sedir daha bir kıymetlidir
    Herşey izafi hayal sevgilim
    Güzel
    Çirkin
    İyi
    Kötü
    Uzun
    Kısa
    Ve daha neler neler
    Adına sıfat dediğin ya da nitelik
    Asıl olan
    Mutlakla birliktelik



    Sazlıklarda bir kamış
    O kamış neye yaramış
    Diye sorma
    Kamış kamış olmuşsa mutlaka
    Birşeye yaramıştır
    Hani insan insan olmuşsa da aynısıdır
    Palavra gayrısıdır
    Ben bıkmadım yaşamaktan
    Yaratan bıktırmasın
    Aşk ile yansın yüreğim
    Ayakkabım sıktırmasın



    Haşim adam bıçaklıyor mu sokaklarda
    Yüksel'i dövdüler mi kapıda
    Vay anam ne kıymetliymiş gözlerin sen hala kaçır onları



    Mahallenin bebeleri birbirine girsin senin için
    Elyüz kan içinde elin oğlu şenli
    Bizi bize kırdırttın
    Güzeller güzeli
    Hayal şehrin hayal kızı
    Helal olsun sana
    Akan kanlar yoluna şerbettir senin



    Beni sen akşamcı ettin hayal güzelim
    Ötekiler ne oldu bilmem
    Biri emekli olmuş
    Öbürü elini tornaya kaptırmış
    Biri de terörist dediler
    En akıllısı manifaturacı, müteahhit
    Kapatmış hayal şehrin arsalarını
    Sonra önüne gelene satmış



    Ben kiraladım yanındaki meyhaneyi



    Parasız mey satarım karşılığında muhabbet
    Ben sana hapsoldum müebbet
    Yine de diyorum kendime be adam haline şükret
    Ya idam olsaydı cezan
    Af da etmezdi devlet



    Bu şiir ah bu şiir seni bana getirsin
    Ne işim varsa beni alıp bitirsin
    Sesler uzakta kaldı
    Yaşlar yaş olmaktan çıkmak üzere
    Bu şiir seni bana getirecek mi bilemem
    Ama ben kalkıp gideceğim uzaklara
    Aklımı bırakıp
    Aşkımı bırakıp
    Bir de yakamı bıraksam
    Kurtulacağım
    Sana bir sepet çiçek yollayacağım
    İsimsiz
    Bir kucak şiir
    Bitimsiz



    Ellerimde güller açmış
    Sabah çiğleri üzerinde
    Fırından sıcak ekmek kokusu yayılır
    Çocukluğumun istüne
    Uyanmak ne de zordur okul varsa
    Sen uykularımı bölerdin
    Buğdaylı rüzgar kokusuyla
    Büyüdük herşeyi büyüttük
    Aşkı
    Hasreti
    Milleti
    Sen neredesin

  96. Bu Şehire Sığmıyor Artık Ne Ben Nede Bendeki Sen








    Neden hep susmalara teslim yüreğim....







    Ne kadar oldu bir tende özlenmeyi hissetmeyeli,
    Ne kadar oldu özel bir geceyi düşlemeyeli...



    Ben de unuttum artık..Boğuluyorum özlemlerin girdabında.
    Yürüyorum yollar boyu…aradığım ,belki de sana ait bir şeyler..
    Seni arıyorum,eksilen ruhuma yama olsun diye..



    Siyaha çalan silinmişliklerin üstüne biraz mavi tonunu katabilmek için..
    Günü geceye bağlayan akşamlarda ben daha bir yalnızım artık...
    Biliyorum ki sende en az benim kadar yalnızsın….



    Elimden gelen pek bir şey yok şimdilik, yalnızca satırlarım var.
    Gözlerini bile göremediğim gibi, o tutku dolu yüreğe ait sesi bile özler oldum.
    Biliyorum ki sevgilerin tümünü hak ediyorsun.

    Bu nedenle seni incitmekten çekindiğim ve sana layık olan doğru cümleleri kurmak için bütün sözcüklerimi tartarak oluşturuyorum...
    Ne mutlu sana dokunup sesini duyanlara, seni, yüreğini tanımadan yanında gezenlere , hepsi sana çok yakın ama hiç biri hasret değil benim kadar kokuna.




    Susuyorum, boğazım yırtılacasına bağırmak istiyorum ama susuyorum.
    Korkuyorum, yüreğimi sana ihbar etmekten korkuyorum...



    İhanete hazırdır bedenim alışamadım kendi günahlarıma.
    Bakarken gecenin karanlığında gökyüzüne, suretini çiziyor kayan yıldızlar, susuyorum ve yalnızlığıma yanılgılarımı eklemeye devam ediyorum.




    Bu kente sığmıyor artık ne ben nede bendeki sen.







    Cevaplanmamış bir çok soru var şimdi bende, hüzünün gölgesinde geçen saniyeler ile yaşadığım...
    Her aşk kendi hikayesini yaratıyor...Hani terk edilen taraf olmak zordur da,bu hikayenin sonunu yazan olmak kolay mı?




    Bir gün gelse de bulsam dediğiniz sevgiyi bulduktan sonra tüketip posasını atabilmek kolay değil bence..
    Bir an geliyor çıkıp gitmek gerektiğini görüyorsunuz hikayenizden.



    Bitmeye mahkum bir aşkın can damarının kesilme vakti geldi zannederim…
    Sen suçu bana yıkmaya,kendini haklı çıkarmaya çalıştıkça…

    Anladım ki, hayatımda ki tüm hikayelerin sonu aynı bitiyor..
    Keşke susarak uğurlamasaydın beni senden be ömrümün delisi....



    Kıyımların süre geldiği şehrimde, kim kahraman, kim yenik ayrılan…
    Asla öğrenemiyeceksin..

    Gecenin esrarına yüreğimi yazdım bu gece..
    Dalıyorum serseri karanlığa odaklanıyor gözlerim nedense..




    Niye gözlerin var hala gözbebeklerimin içinde..
    Herhalde ben sensizliği bile seninle yaşıyorum…




    Sevmelerimiz, sevişmelerimiz,sensizken içime gömdüğüm sessiz çığlıklarım,
    Seni beklerken zindanlarda zamana esir olmuş dakikalarım, hepsi senin olsun…



    Seni seviyorum..

    ALINTI

  97. Seni Cok Ozluyorum
    Nedenini Sorma Bana
    Bende Bilmiyorum
    Neolur Beni Anla
    Seni Gercekten Seviyorum

    Keske Yaninda Olabilseydim
    Seni Gozlerimle Takip Eder
    Goysunde Kalp Atislarini Dinler
    Hep Seni Gorur, Hep Sana Bakar
    Hep Ama Hep Seni Severdim

    Bana Siirler Yazdiran Adam
    Bilsen Beni Ne Hale Getirdin
    Sevgidendir Sana Yakinmam
    Soyle, Kilitli Kalbime Nasil Girdin?

    Birgun Gelecek Senin Olacagim,
    Benim Olacagin Kadar
    Dunyaya Yildizlardan Bakacagim
    Bu Yurek Seninle Atar

    Keske Yakinimda Olsan
    Beni Kollarina Sarsan,
    Sonra Kaybolsam Kollarinda,
    Beni Ruhunla Sarip Oksasan.

  98. Sevmek;
    Sevildiğini hissedebilmek,
    Sevmek;
    Sende onu, sevdiğini söyleyebilmektir!..

    Sevmek;
    Yaşamın her anında onu düşünebilmek,
    Sevmek;
    Sahip olunsun olunmasın, sevebilmektir!..

    Sevmek;
    Hep beklentisiz olabilmek,
    Sevmek;
    Her şeyi ama her şeyi,
    karşılıksız verebilmektir!..

    Sevmek;
    Çağrılmadan yanına gidebilmek,
    Sevmek;
    Çoğu zaman ağlanacak hâle bile gülebilmektir!..

    Sevmek;
    Cepteki son metelikle alınmış simidi ikiye bölebilmek,
    Sevmek;
    Gerekirse sevilenin uğruna ölebilmektir!..

    Sevmek;
    “Delilerle sır boncuğu dizebilmek”
    Sevmek;
    Her çirkinlikte bile bir güzellik görebilmektir!..

    Sevmek;
    Köroğlu’ nun kır atına binmek,
    Sevmek;
    Dünyaya kafa tutabilmektir!..

    Sevmek;
    Kâh bulutların üzerinde gezinmek,
    Sevmek;
    Kâh yeryüzünde sürünmektir!..

    Sevmek;
    “Yetti gayrı” dememek,
    Sevmek;
    Yorulmak nedir, usanmak nedir bilmemektir!..

    Sevmek;
    Aşkın nârında yanabilmek,
    Sevmek;
    Yandıkça “İnsan” olunduğunun
    farkına varabilmektir!..

    Sevmek;
    Gerektiğinde nefsine “Dur” diyebilmek,
    Sevmek;
    Her şeyden önce gururunu yenebilmektir!..

    Sevmek;
    Her karara saygı gösterebilmek,
    Sevmek;
    Neden ne olursa olsun, kin beslememek,
    nefret etmemektir!..

    Sevmek;
    İncinsen de, kırılsan da asla küsmemek,
    Sevmek;
    Sanki hiçbir şey olmamışçasına,
    çarpıp gittiğin kapıdan dönebilmektir!..

    Sevmek;
    Konuşmadan anlaşabilmek,
    Sevmek;
    Soğuk kış gününde
    paylaşabilmektir bir tek gocuğu,

    Sevmek;
    Nefes alabilmek,
    Velhâsılı sevmek;
    Yaşatabilmektir içindeki çocuğu!..

  99. Seni ben roman roman seni ben sayfa sayfa
    Seni ben satır satır anlatmak istiyorum….!
    Seni ben şarkılara name name inleyen
    Seni ben mızraplara telden tele gezinen
    Seni ben notalardan bir tatlı ses isteyen
    Seni ben tane tane anlatmak istiyorum…!

    Seni ben gonca güle; feryat eden bülbüle
    Seni ben ceylanlara seni ben kekliklere
    Seni ben kardelene seni ben çiğdemlere
    Seni ben koku koku anlatmak istiyorum…!

    Seni ben akşamları gam yüklü kervanlara
    Seni ben sevgisini bir pula satanlara
    Seni ben nefesinden, canından bıkanlara
    Seni ben hayat hayat anlatmak istiyorum…!

    Seni ben siyahlardan başka rengi bilmeyen
    Seni ben yüreklere adam gibi girmeyen
    Seni ben sevdiğini Mecnun gibi sevmeyen
    Seni ben sevda sevda anlatmak istiyorum…!

    Seni ben bir simidi ikiye bölmeyeni
    Seni ben bir nefeste kapıya gelmeyeni
    Seni ben sever iken kıymetler bilmeyeni
    Seni ben adım adım anlatmak istiyorum…!

    Seni ben yüreklere haramiler salanı
    Seni ben *********ce kalpten sevgi çalanı
    Seni ben sevdaları renkten renge koyanı
    Seni ben mavi mavi anlatmak istiyorum…!

    Seni ben deniz deniz seni ben dalga dalga
    Seni ben yağmur yağmur seni ben damla damla,
    Seni ben bu dünyada duyana duymayana,
    Seni ben ferman ferman anlatmak istiyorum…!

    Seni ben tarihlerden bir tarih yaratarak
    Seni ben damla damla avuçlara alarak
    Seni ben son menzile kah düşerek kalkarak
    Seni ben nefes nefes anlatmak istiyorum…!

    Anlatmak istiyorum seni ben bu dünyaya
    Anlatmak istiyorum seni arş-ı aleme
    Bilmem ne zaman doğmuş doğacak olanlara
    Seni ben canım diye anlatmak istiyorum

  100. Ilik bir rüzgar esti, Nereden geldi bilmiyorum...
    nereye gidiyorsun diye sordum.. Özlenen herseye dedi..
    Aklima sen geldin.. Çünkü özlenen bir tek sendin...
    Eger insanlara bos elimi uzatir ve birsey alamazsam çok üzücü;
    Ama asil ümitsiz durum;
    Dolu elimi uzatip kabul edecek kimseyi bulamamamdir...
    Hiç yüz vermedim günese bugün..
    Resmini gösterip hava attim çiçeklere..
    Adini zipkinla kazdim gögün en yüksek yerine...
    Bir de SENI SEVIYORUM diye bagirdim duydun mu?
    Hayalin hafizamdan silinene kadar, Izdirabin saçlarim dökülene kadar, Aglamaktan gözlerim kör oluncaya kadar
    Her dakika Seni Sevecegim...
    Sen hiç Bugulanmis cama "SENI SEVIYORUM" yazip,
    Harflerin arasindan disariyi seyrederek,
    Kar taneleri altinda Sevdigini hayal ettin mi??
    Seni ne yagmurlar, seller koparabilir kalbimden,
    Ne de deli gibi esen firtina,
    Çünkü bir agacin topraga kök salmasi gibi baglandim sana..
    Kulaklarim sessizlige, gözlerim sensizlige,
    Gönlüm katlanirsa derde, Anlami yok yasamanin..
    Nefes almak bosuna.. Senin olmadigin yerde ...
    Bulutlarin gözyaslari pencerene vururken,
    Düslere daldigin bir gecede,
    Hangi hayaller sana uyumayi unutturuyorsa,
    Gelecek sana onlari yasatsin...
    Içinde öyle UMUT tasi ki Onu senden kimse alamasin.
    Gözlerin hep gülsün, mutlulugu hep sende arasinlar. Ama onu kalbinde öyle sakla ki, Gerçekten isteyen bulsun...
    Her aya bakisinda beni hatirla, Yildizlar gözlerine takilirsa,
    Gözlerine baktigimi sakin unutma,
    Bir yaprak düserse avuçlarina, Ellerimdir sakin birakma....
    Hayatin bir sevgi öpücügü kadar doyumsuz,
    Sevinç gözyaslari kadar güzel,
    Seven bir kalp kadar heyecanli,
    Askin dokusu kadar masum,
    Bir gül kadar gururlu olsun...
    Askin Kalbindeyse.. Mutlulugun elindeyse,
    istedigin iki kelimeyse SENI SEVIYORUM...

  101. Sevgiyi Anlatmaya Kalksam Seni Anlatirdim Dunyaya

    Korkunun Oldugu Yerde Ask Yoktur. Cesarettir Sevmek. Duzenlere, Oyunlara, Kotuluklere Meydan Okumaktir.Sevmek; Uzaklasmaktir Yalandan, Bencilligi Hice Saymaktir. Bir Baska Acidan da Inanmaktir Sevmek. Gercekten, Tumden Inanmaktir. Insan Sevince; Sevdigine Butun Varligi Ile Teslim Olmamissa Yeteri Derecede Sevmemis Demektir. Ve O'na Kayitsiz Sartsiz Inanmiyorsa, Sevgiden Bahsetmeye Hakki Bile Yoktur.

    Kiskanclik; Inancimizin Butunlugu Olcusunde Besler Aski. Suphe Ise Oldurur.
    Sevmek; Var Olmaktir Bir Bakima. Derinden Bakilinca Yokluga Benzer. Sevmek Butunlenmektir. Cok Seven Eksildigini Zanneder, Oysa Artmaktir Sevmek. Sevmek Butunlenmektir. Cevrenin Gozlerimizden Silinmesi, Once Bir Eksilme Hissi Verir Insana. Fakat, O Herseyimizi Varligi Ile Doldurdukca Arttigimizi Anlariz. O Bir Tek Kazanc, Butun Kayiplarimiza Bedeldir Aslinda. Bir An Gelir Herseyi Onunla Degerlendirmeye Baslariz. O Bugun Mutluysa Yasamak Guzeldir. O Kederliyse, Butun Guzellikler Bir Bir Yitirir Anlamini O Anlarda Olumu Dusunur de, Yine Olemeyiz Kurtulamamak Icin.

    Yanmaktir, Tutusmaktir Sevmek ve Yasadikca Hic Sonmemektir.

    Dinle !
    Sana Sevmenin Ne Olmadigini Soyleyecegim Once. Ne Oldugunu Sonra Anlayacaksin. Sevmek; Bir Alisveris Degildir. Geometri Degildir. Aritmatik Degildir. En Degerli Seydir. Karsiliksiz Bir Ceke Atilmis Kuru Bir Imza Degildir. Sevginin Bedeli Yine Sevgiyle Odenir. Baska Birseyle Degil. Sevilmekse; Sevmenin Mukafatidir Ancak. Ama Karsiligi Degil.

    Her Sevgi Birbirinden Buyuktur. Sevgi Tartilamaz, Olculemez. Sevgi; Gram Degildir, Mesafe Degildir. Derinlik Sanarsiniz Ama Yuksekliktir O. Sevgi;

    Dudak Degildir, Goz Degildir, Sac Degildir. Sandalye Degildir Sevgi, Carsaf Degildir. Icki Degildir Icemezsiniz Fakat Herseyden Guzeldir Sarhoslugu. Gecip Karsisina Seyredemezsiniz , Manzara Degildir. Okuyamazsiniz, Kitap Degildir. Kan Degildir, Kesip Damarinizdan Akitamazsiniz. Siz Agladikca O Guclenir Icinizde. Akmaz, Gozyasi Degildir. Ucmaz, Kus Degildir. Bitmez Cile Degildir. Ne Dersen De Dedigin Hic Birsey Degildir Sevgi..

  102. Seni Seviyorum Diyemem'ki!

    Gönlüm hep yaralarla dolu,
    Bu hayat neden bana zehir oldu.
    Yalnizligima kimseyi katamam’ki,
    Yinede seni seviyorum diyemem’ki.

    Hayatin güzel yani yoktu su ömrümde,
    Herzaman sevda vardi benim bu gönlümde.
    Acilarima seni bulastiramam’ki,
    Yinede seni seviyorum diyemem’ki.

    Vazgeçsem göz yasimdan, gülsem,
    Ayrilik olmasa, seni ölümüne sevsem.
    Göz yasima yas ekleyemem’ki,
    Yinede seni seviyorum diyemem’ki.

    Günümü geceme eklemisim, dönüs olmaz,
    Sevgi olmadan benim bu gönlüm doymaz.
    Beni sevmesende, sana git diyemem’ki,
    Yinede seni seviyorum diyemem’ki.

    Benim olsanda, olmasanda,
    Sevsende, sevmesende,
    Benden gitsende,
    Benim kalsanda,
    Yinede seni seviyorum diyemem’ki,
    Içimdeki isgencelere seni soramam’ki

  103. İçinden Doğru Sevdim Seni

    İçinden doğru sevdim seni
    Bakışlarından doğru sevdim de
    Ağzındaki ıslaklığın buğusundan
    Sesini yapan sözcüklerinden sevdim bir de
    Beni sevdiğin gibi sevdim seni
    Kar bırakılmış karanlığından.

    Yerleştir bu sevdayı her yerine
    Yüzünde ter olan su damlacıklarının
    Kaynağına yerleştir
    Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına
    Gül taşıyan çocuğuna yerleştir
    Ve omuzlarına, daracık omuzlarına
    Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın


  104. Seni Seviyorum Ama...


    sevgi karşılıksızdır,çıkarsızdır,yalındır,ön şartları kabul etmez.Çok basit bir kuralı vardır aslında, ya seviyorsundur,ya da sevmiyorsundur.Peki o zaman, 'seni seviyorum ama ...'diye başlayan sözler neyi ifade eder?

    Bir insanı,ağacı,çiçeği,hayvanı severken bile niye şartlar koyarız ki.Neden ürkektir kurduğumuz cümleler?Neden duygularımızdan ve karşımızdakinin duygularından daha önemlidir şüphelerimiz,kaygılarımız,beklentilerimiz.Üzmekten veya üzülmekten korktuğumuz için olabilir mi?Peki kaçtıkça,korktukça veya tercih yapamamaktan kaynaklanan bir yaşam boyu sevgisizlik ve yalnızlık hiç mi acıtmıyor canımızı.

    Acıtıyor aslında,yaşadığımız pek çok sorunun sebebi aslında bu sevgisizlik.Sevgiyi eşyaya,mala,mülke,kariyere,bazen derin derin çekilen bir sigara dumanına tercih ettiğimizin farkında mıyız?Çocuklarımıza bir kariyer ve iş sahibi olsunlar diye türlü eziyetler ediyoruz da (ÖSS,OKS vs vs gibi ) neden sevgiyi öğretmiyoruz,önemsemeleri için sevgiyi ,neden dershanelere filan göndermiyoruz mesela.

    Sonra neden savaşlar oluyor,neden insanlar birbirlerine şiddet uyguluyor ya da bu kıskançlıklar,yalanlar,dolanlar ve mutsuzluklar neden diye dövünüp duruyoruz.Sevgi her şeyin temeli aslında,bütün mutlulukların temeli.Seven insan acı çekerken bile garip bir mutluluk duyar ama para içinde yüzse de sevilmediğini düşünen biri asla mutlu olamaz.

    Yaşamın amacını asla unutmamak lazım,yaşamanın amacı bence insanın mutlak mutluluğu ve güzelliği arayışıdır.Bu da ancak sevgiyle olur,gerisi hikaye...

    Not:Bugün herkese ya da birine,en sevdiğiniz birine seni seviyorum deyin,beklemediği ,ummadığı bir anda.Sadece seni seviyorum.Hem kendinizi hem de sevdiklerinizi mutlu edin.ÇOK ŞEY KAZANACAKSINIZ ,

  105. yazanların hepsinin emgi saglık bir birinden güzeller
  106. 2007-09-04
    Seni seviyorum çünkü.?
    Bir ressamın çize bileceği en güzel tablosun sen ."

  107. Ben seni kocaman bir yürekle sevdim.Gözlerim değil,yüreğimdi seni gören.Sen damarlarımdaki kana
    karışıp,geldin oturdun yüreğime.Bir başka yerde olamazdın zaten.Sen,benim en değerli yerimde,
    yüreğimde olmalıydın,orada kalmalıydın.
    Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek,ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni.Herhangi bir konuk
    değildin artık.Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı ne de uğurlama.O yüreğin gerçek sahibiydin.
    Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya...Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle.Çiçek çiçek açtın
    yüreğimde.Gökkuşağı zayıf kaldı,senin renklerin karşısında.Taze bir yaprak gibi yeşildin.Açelyaydın
    pembeliğinle.Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün.Kırmızıydın bir ateş gibi.Ve maviydin... En çok
    bu renkle anmayı sevdim seni.Denize tutkundum,denizi sensiz,seni denizsiz düşünemedim.
    Seni severken dünyayı da sevdim ben,insanları da...Kendime bile dar gelirken,içinde herkese yer
    olan bir hayatın sahibiydim artık.En kızgın,en tahammülsüz olduğum anlarda bile,seni düşünmek
    yetti bana.İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı,güldüm.Beni güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız,içten
    gülüşün ne demek olduğunu,nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.
    Her şeye rağmen sevdim seni.Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu.Koca bir kente,
    koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.Sen elimden tuttuğunda patlamaya hazır bir volkan gibi
    hissederdim kendimi.Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
    edebilirdim.Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim,kül ederdim.Sana ulaştığımdaysa sakin
    bir göle dönüşürdüm.Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
    Sevdim ve hayrandım da...Her halin çekti beni.Duruşunu,uyumanı,gülmeni,kızmanı,şaşkınlığını ,
    saflığını,kurnazlığını,çocukluğunu,olgunluğunu sevdim.Sesini de sevdim suskunluğunu da.Küçük
    oyunlarını,kaprislerini,sitemlerini,korkularını sevdim.Seni ve o doyumsuz sevdanı,uçarı sevdanı
    anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif
    edecek kadar derin olmadı.
    Seni severken yorulmadım.Çünkü sen yaşam kaynağıydın.Her gün yenilendim.Seninle çoğaldım,büyüdüm.
    Eksik kalan neyim varsa tamamladın.Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
    Sevdim işte ötesi yok...

  108. Seni Seviyorum.. Nedeni Bilsem Seni Severmiydim...!!!
    Sadece Gözlerini Kapat ve Şuna Söyle...!!!
    !!!... Ben Kimim...!!!

  109. süpersiniz behhhhhhhhhhhhhhh
  110. Hiç bu kadar sevmedim ki


    Sevmek... Dile kolay, kalbe ağır duygu. Hatırlıyor musun ansızın çıkıp gelerek nasıl da yüreğime taht kurduğunu.
    Ayrılıklar... Hüzünler... Gözyaşları... Hepsi zalimce birer birer gelip yüreğimin başköşesine oturmuşlardı. Hayat, simsiyah bir tüle sarılmış açılmayı bekleyen bir hediye paketi gibi önümde durmaktaydı.
    Hüzün yüklü karabulutların hızla yüreğimi kaplamaya çalıştığı bir zamanda, inatla girdin kararmaya yüz tutmuş dünyama...
    Kilometrelerce uzaktan, bambaşka bir şehrin, değişik havasıyla, taşıyla, toprağıyla... Umutlarıyla… Şiirleriyle… Farklı yaşamı ve sevdalarıyla her şeyden önemlisi sevgi yüklü, sıcacık yüreğiyle geldin.
    Karanlık bir girdabın içinde sürüklenmekteyken, tüm sevginle ve gücünle çekip çıkardın. Yaşamı yeniden sevmeme, hayata yeniden bağlanmama sebep oldun. Bu yüzden sevdim seni.
    Öyle farklıydın ki, yüzyıllardır kapağının aralanmasını, içindeki gizemin keşfedilmesini bekleyen kara kaplı bir defter gibi görmekteydim seni.
    Ben bu defterin kapağını ilk açtığımda, dokunmakta olduğum simsiyah ve sert yüzünün aksine, bembeyaz sayfalara yumuşacık bir yazıyla yazılmaya çalışılmış kocaman bir ömür gördüm.
    Neler yoktu ki içinde, ayrılıklar, ümitsiz bekleyişler, kederler… Mutluluk getiren sevinçler, gözyaşları… Yarınlara gülümseyerek bakan sevmeler... Daha neler... Neler...
    Kara kaplı deftere yazılmış, her bir cümle, yüreğime gemici düğümleri misali açılmamacasına, düğümlüyordu seni.
    Günüm seninle başlıyor, gecem seninle bitiyordu... Sesini duyduğum zaman yüzümdeki goncalar gül misali açılıyor, dünyam seninle dönmeye başlıyordu...
    Yolda yürürken, otobüse binerken, yemek yerken, insanlarla konuşurken, kısacası nefes aldığım her an, konuştuğumuz her cümle, anlattığın her hikâye, okuduğun her şiir beynimdede yankılanıyordu.
    Ben sensizliği bile seninle yaşıyordum… Bu yüzden seviyordum seni.

    Hiç kimse bana senin baktığın gibi bakmadı…
    Hiç kimse beni, senin sevdiğin gibi sevmedi…
    Ve hiç kimse ama hiç kimse yüreğinin sıcaklığı bana senin kadar hissettiremedi.
    Ne aradaki mesafeler bana şiirler okumana, beni sevdiğini söylemene engel olamamış, o ana kadar hiç kimse beni senin kadar mutlu edememişti.
    Sevdan bana yakıştığı için, sevdam sana yaraştığı için seviyordum seni...
    Sana kavuşmak, seni sevmek kadar yasak ve imkânsızdı… Ben sadece olabilme ihtimallerini sevdim.
    Ben kara kaplı bir defterin, bembeyaz sayfalarını sevdim… Beyaz sayfalarsa kendisine dokunan her eli…
    Ben sana âşıktım… Sense aşk’a… Ben seni seviyordum… Sense mevsimleri…
    Gelen her mevsimin kendine özgü bir güzelliği vardı, bu yüzden sen, sevemedin sadece beni...
    Sen, baharda açan her bir gül tanesini sever gibi sevdin, yeni gelen her sevgiliyi...
    Baharla her gelen sevgili için, unutup, sildin beni...
    Bil ki! bir ben silemedim yüreğimden seni...
    Çünkü ben seni
    UNUTMAK İÇİN SEVMEDİM Kİ...

  111. SENİ SEVİYORUM...




    Bugün sizden bir şey isteyeceğim. Sakın kimseye ''Seni seviyorum'' demeyin.

    Lütfen. Kullanmayın artık bu sözü. Başka bir şey deyin birbirinize onun yerine. Duygularınıza daha denk düşen bir şey... Benim aklıma gelmiyor ama siz bulursunuz. Ne de olsa sizin duygularınız...
    Hayır, içini dolduracaksanız ''Seni seviyorum''un, bir diyeceğim yok. Ama umudum da yok.
    ''Seni seviyorum'' öyle ''Kendine iyi bak'' gibi bir söz değildir. Laf olsun diye söylenen...
    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde hakkını vereceksiniz.
    Bir kere onu gerçekten seviyor olmanız lazım. Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karıştırmayacaksınız.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, o biri en az tuttuğunuz takım kadar önemli olacak hayatınızda.!!!!!!!!!!!!!

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, bir saat eksik uyumayı göze alabileceksiniz!!! onu daha çok görmek uğruna.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, elini tutmak da önemli olacak başka şeyler kadar.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ''Sevgilimsin'' de demiş olduğunuzu bileceksiniz.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, onu özleyecek, düşünecek, merak edeceksiniz.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çıktığından beri kulak değil gözler telefonda) aramanızı beklediğini unutmayacaksınız.!!!!!!

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ona sürprizler yapmayı, ufak hediyeler almayı ihmal etmeyeceksiniz.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, ona şiirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksınız da.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, şarkıdaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapısında bekleyeceksiniz.(yada göndereceksiniz)!!!!!!

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, belki ömrünüzün sonuna kadar değil ama hiç olmazsa yarın, öbür gün de seveceğinizden emin olacaksınız.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, aynı zamanda ''Free takılalım'' da diyemeyeceğinizi bileceksiniz.

    Birine ''Seni seviyorum'' dediğinizde, o aşktan söz ederken siz ''Ben almayayım, alana da mani olmayayım'' demeyeceksiniz.

    Nasıl?

    Çok mu zor?

    Fazla mı zahmetli?

    İnsanın birini sevip sevmediği tam da böyle belli oluyor arkadaşlar. Sevmeyince ''iş'' gibi geliyor bütün bu saydıklarım.
    O zaman ''Seni seviyorum'' demeyeceksiniz. Bu kadar basit. Bir gün farkında olmadan bütün bunları yapıyor olduğunuzu görünceye kadar.
    Şimdi ''Ne var bunda? Keşke herkes birbirine bolca 'Seni seviyorum' dese' diye düşünenler olacaktır.
    İyi. O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek.
    ''Seni seviyorum'' orta malı olsun. Zaten oldu olacağı kadar.


    haksız bir yazımı....herkes olur olmaz kişilere sırf birşey uğruna seni seviyorum demeye başladı ve artık seni seviyorumun anlamı çok azaldı...

  112. Ne yazılmalı ki silinip gitmesin, ne söylenmeli ki unutulup bitmesin. Sessizlikle başlayan bir hikaye bu. Eğer başladığı gibi bitecekse sonu, yaşanan her ne varsa sil, gitsin. Hayallerde gerçek gibi yaşarken seni, umutlarda bitti bir zaman, sevgiler de. Seni seviyorum çünkü ne zaman şiir okusam, mısralarından sen akıyorsun, gözlerimden yaşlar süzülüp resmine damlıyor, sessizlik sararıyor içimde, susuyorum.



    Tam buldum dediğin anda kaybetmek nedir bilir misin? Atılmışlığı hissettiğin oldu mu? Hayaliyle yaşamayı ezberledin mi? Delicesine sevdiğin ama onun seni sevmediğini öğrendiğin o anı hiç yaşadın mı? Onun eksik yanlarını bile sevebildin mi ? Terk edilişe ilk defa görüyormuş gibi baktın mı? Elvedasız ayrılıklar acıttı mı içini? Göz kapaklarına inat, uyumadığın oldu mu gecelerce? Sadece mum ışığının aydınlattığı odanda onu düşündüğün oldu mu saatlerce? Ellerin onsuz kaldığında üşüdün mü? Duyuyorum susuyorsun, yine susuyorsun, tıpkı o zamanki gibi söylemiyorsun.



    Seni seviyorum çünkü her gün biraz daha tükenirken her şey, benliğim sesizce inliyor ben susuyorum. Bir an elinden tutuyorum, biran sonra belki de tamamen elimden kayıp gitmiş oluyorsun, anlayamıyorum.Yine sensiz kalıyor kollarım, yine ıslanıyor gözlerim. Yaşamam için tek nedenimdin sen. Fakat binlerce sebep vardı seni sevmem için.



    Seni seviyorum çünkü yaşanacak bütün imkansızlıklarda sen varsın. Bir yerlerim acıyor durmaksızın. Sessizliğin çok şey söylese de bazen susmanda incitir beni. Bilirim, belki de en iyi ben bilirim ki, susmasını bilmek, bildiğini söylemekten daha zor. Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik, bizi birbirimizden ayırdı bile. Yenildik dostluğumuza, zamana, yalnızlığa, yenildik işte! Sinsice sardı sessizlik, böyle birdenbire, ansızın... ve ben hala unutmam gerektiğini söyleyenlere inanmıyorum.



    Hissettiklerimi söylemektense dost kalmayı, seni sensiz yaşamaktansa susmayı tercih ederim. Senin beni sevme fikri bile beni mutlu edebilecek kadar güzel ve asil!



    Seni seviyorum çünkü sen benim siyah beyaz dünyamı renklendiren o çok az şeyden birisin. Sensiz her andan korktum, korkuyorum. Alıp gitme ellerini, alıp gitme gülüşlerimi, götürme düşlerimi. Sen benden gittin gideli öyle bıktım ki sensiz kendimden.



    Seni seviyorum çünkü hala bir şeyler var vazgeçemediğim. Ben herkes için şiir yazmazdım, bu hep tuhaf gelmişti. Fakat şimdi senin için şiir yazmamak tuhaf geliyor. Bu yıllarca sürecek ve de hiç dinmeyecekmiş gibi düşünürken görüyorum ki anlamını yitiren bir şeyler var aramızda.



    Seni seviyorum çünkü tam her şeyden vazgeçmiştim ki, karanlığımın perdesini yırttı ellerin. Ama yine direndik sessizliğe, hala konuşulmadan kalan öyle çok şey var ki! "Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor"



    Nasıl söyleyeceğini sende bilmiyorsun besbelli.. Susman gerekiyor diye susuyorsun belki de, dostluğumuz için.. Kalbim sendeyken her adımda, aklım sendeyken her dakika, unutmadım, unutamadım işte..!

  113. Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!
    Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
    Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!



    Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!
    Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
    Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; "Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam..
    Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!



    Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!
    Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
    Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
    Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!



    Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!
    Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
    Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
    Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!



    Aşk; bilmektir Ey Sevgili!
    Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
    Onun selamı ile gelen bela olsa Eyvallah diyebilmektir.
    Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine Eyvallah. Bilesin!



    Aşk; susmaktır Ey Sevgili!
    Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.
    Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!
    Aşk dediğin susup beklemektir,
    Aşk dediğin....

  114. Birine seni seviyorum demek için ne çok sebep var ama ne acıdır ki;biz yine de demeyiz

    Yarın çok geç olabilir bence şimdi deyin




    Yazdır
    terk-i diyar rüzgarları senden yana
    toplanmış gönlünün valizi
    avuçlarında, sırça yüreğimin parçaları
    seni, beni, bizi hasrete sürükleyerek
    gidiyorsun..
    yarım yamalak, seni seviyorumlu
    şiirleri bırakarak avuçlarıma

    gitme ne olur demek isterdim.Göğsüm yarıla yarıla hemde.Çelme takılan hayatta birde biz tökezlemeyelim.Bir de biz kaybolmayalım zamanın kollarında.Bedel olmasın bu sevda, gitme ne olur demek isterdim.

    ne kadar zaman geçti
    seni görmeyeli
    saçlarımda tel tel aklar
    gözlerimde neşe yerine hüzün var

    gittin gideli, sensizliğin öfkesiyle hırçınlaşan yüreğim gönlümün kuytu köşelerinde inzivaya çekiliyor.Yine yağmur yağıyor.Iğıl Iğıl.Sensizlik içimi ürpertiyor.Hücrelerim donma noktasında.Sıcaklığının, hala yatağımın sol yanında olması içimi ısıtıyor.Ağlıyorum.

    demek…
    yıllarda geçermiş ayrılığımızın üzerinden
    yollarda…
    hıçkırıklarımı tuttum
    sensizde güneş doğdu
    mevsimler değişti
    lakin..
    dudaklarımla gülsemde
    gözlerimle gülmeyi unuttum

    biliyor musun? Sen gittiğinden beri her gece o kokuyu sürüyorum
    “hani hani demiştin ya,
    yağmur sonrası ha toprak kokusu, ha senin sinenin kokusu ”.
    bu biten kaçıncı şişe hatırlamıyorum.Hani diyorum, aklına düşersem birgün, çıkagelirsin belki diye…

    bir mutluluk arardın
    buldun mu
    seneler seni değiştirdi mi
    bir an bile olsa
    özledin mi beni

    bir dünya bilirdim, seninle dopdolu.Üçüncü boyutum, beşinci mevsimim olurdun.Esenliğin yağmur getirirdi, iliklerime kadar sen olan.Bazen de bir bulut olurdun, hep başımın üstünde dönen.Beyaz zambak olurdun, koynumda beslediğim.Özlemimde buram buram sen kokan.
    Ah! ... şimdi sen, sen olsaydın.Bu gam bu kasvette bende olmazdı.Bu ne yapacağını bilmez halim, bu kırık dökük satırlarım olmazdı.
    Ah! .... şimdi sen, sen olsaydın.

    yıllardan sonra
    sesleniyorum sana
    yitirdiğin günlere pişman mısın
    yoksa
    hala mutluluk arayan
    o kararsız
    o ne istediğini bilmeyen
    insan mısın




  115. Seni seviyorum biliyor musun?
    Seni seviyorum görüyor musun?
    Gönlümün umudusun,
    Umudumun onurusun.
    Günler boyu geceler boyu,
    Seninle olsam bir ömür boyu,
    Seni istiyorum, diliyorum.
    Ben seni seviyorum...



    Seni seviyorum,
    Öyle böyle değil hem de...

    Taşa hayat verircesine seviyorum seni,
    Gökyüzünü ağlatır,
    Toprağı güldürür gibi.

    Sabahları doğduğunda güneş,
    Aydınlatır gibi tüm dünyayı,
    Suları üşütür,
    Sesini kırar gibi.

    Gölgeler karıştığında karanlığa,
    Işığa hasret gibi.
    Asi bir nehri,
    Maviliğine gömer gibi seviyorum seni.

    Uyuduğumda her gece,
    Yastığımı öper gibi.
    Bir çoban kavalının yandığı gibi seviyorum,
    Sevdiğine.

    Soğuk bir dünyayı,
    Tek bir gülüşünle ısıtır gibi.
    Dilek tutar gibi, yıldız kaydığında.
    Öyle böyle değil,
    Nefes alır, nefes verir gibi seviyorum seni.


    Yüreğimde saklı kudretimle,
    Hem ömürde hem ölümde.
    Ben seni seviyorum...

    Sen sevsen de, sevmesen de,
    Gönlüme gelmesen de,
    Ben seni seviyorum...

  116. 9376 - Seni Seviyorum | Sevgi Hakkında Güzel Sözler


    sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
    sevmek; yanındayken başını
    omuzuna koyabilmekse eğer,
    sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,

    SENİ SEVİYORUM....

    * * * * *

    sevmek; senle iken yere daha sağlam
    basabilmekse eğer,
    sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
    hissetmekse eğer,
    sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,

    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
    sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
    seni ısıtmaksa eğer,
    sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,

    SENİ SEVİYORUM

    * * * * *

    sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
    kopmasıysa eğer,
    sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
    bakabilmekse eğer,
    sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,

    SENİ SEVİYORUM


  117. YeRime KimSeLeRi Sevme..!



    Gözlerine kandım biliyorum aşk sen yalandın..Vazgeçemedim uğraştım biliyorum sen bana yasaktın..
    Susturamadım yüreğimi kahrolası gururumu ayaklar altına aldım..
    Sen benim içimde kocaman bir sevdaydın teni beyazım...
    Seni içimde saklamaya benim gücüm yetmedi, umutlarımla birlikte sel olup taştın...
    Bana inanılması zor bir aşk yaşattın..
    Kalbine vurgunum,ellerinde sürgün gözü karalım..


    "Yar acılıyım dokunursan kanarım
    Geldik mi yol sonuna sanma ki hazırım
    Başlarken bitmeliydi yanlıştı bilirim
    Bu aşk suç olsa da sanma ki razıyım"




    Seninle yaşadığım anılar yaşamadım bu güne kadar
    En masum sevdam oldun ruhuma işledin sevdalım
    Sen benim ulaşılmazım ,derdim, imkansızım
    Öyle bir yüreğe düştünki sevdalım,
    Gitmek için canımı alman lazım..
    Yasaksın bana biliyorum ama ben sana tutsağım...
    Bileklerimde kanlar, yüreğimde camlar var tutma ellerimi utanırım..



    "Gidişine değil ağlamam
    Mesafeler tanıdık bana
    İsyanım sadece göklere ah
    Neden yasaksın bana"


    En başından belliydi en sonu,gelemem seninle günahlarım bırakmaz beni!
    Gelemezsin benimle son umutta karardı..
    Gece bir başka giyer siyahını düşünürken seni...
    Sen düşlerimde akarsın ırmaklar gibi..
    Yüzün geldiğinde aklıma içimde asırlar parçalanır bir anda,
    Senden daha imkansızı yok benim için bu dünyada...
    Zor olduğundanmı, yasak olduğundanmı seni sevmelerim?
    Asla gidemem senden uğruna ömrümü veririm!
    Gözü karalım, teni beyazım sensiz nefes alamam tek varlığım...


    "Gözü karalım teni beyazım
    Yaban ellerde gülleri derme


    Belki ölürüm belki kalırım
    Yerime kimseleri sevme"


    Gözlerine tutsak yaşamak,
    Yanacağımı bilsemde senle yaşlanmak,
    Gelemiyeceğini bilsemde peşinde koşmak,
    Bu kısacık ömrümü sana adamak
    İsterdim..İSTİYORUM...İmkansızım!

  118. Gitgide Alışıyorum Sana

    Gitgide alışıyorum sana; hiç bir alışkanlık bu kadar güzel olamaz. Ellerin ellerimden uzakta nasıl güçsüzüm bilemezsin. Yanımda olduğun zamanlar sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun. Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan.

    Alışkanlıklar daima korkutur beni; düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır fakat şimdi sana alışıyorum.

    Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana tüm alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum. Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum. Bir gün ansızın ölmekten ve seni bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum. Oysa ki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin. Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı. Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni. Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.

    Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim.

    "Bana alış," demeyeceğim. nasıl olsa alışacaksın bir gün. Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan o gözlerin o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!

    İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asil büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...

    Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştan başa seni görecekler içimde...

    Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan.

    Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni. Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden. Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri. Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum. Boynunun en güzel yerini benden başka kimse bilemez artık; seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.

    Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu görüyorum. Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz bir gün bulutların üstünde. Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil.

    Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu, ne varsa içimizde hepsi birden bire tutuştu. Hiç bir su bu ateşi söndüremez artık. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.

    Önce bakışlarımız alıştı birbirine sonra parmak uçlarımız...

    En mutlu olduğumuz yerde en güçlü olacağız seninle.

    GEÇMİŞTEKİ TÜM ALIŞKANLIKLARIN BANA ALIŞMANI ÖNLEYEMEZ ARTIK...

  Okunma: 19573 - Yorum: 119