Türkçenin Güzel Kullanımı İle İlgili Yazı - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Türkçenin Güzel Kullanımı İle İlgili Yazı

  1. sponsorlu bağlantılar
    Öncelikle cevap vermemiz gereken soru "Dilimizi niçin doğru kullanmalıyız?" sorusudur.

    Dil, ekmek gibi, su gibi günlük hayatımızın içindedir ve soluduğumuz hava gibi bizi sarar, bundan dolayı onun varlığını hemen hemen hissetmeyiz. Gerçekten dil, üzerinde yaşadığımız toprak gibi ürünlerini sessizce bize sunar ve bizler bu sonsuz bahçenin meyvelerini sadece toplarız. Aslında dile, insanlığın en büyük buluşu oduğu için daha fazla ilgi göstermemiz gerektiği kanısındayım. Çünkü insanlarla, düşüncelerle, nesnelerle aramızdaki en önemli iletken dildir. İnsanları, düşünceleri, nesneleri biz, dilin aracılığıyla kavrarız, dil aracılığıyla kendimizi ifade ederiz. İşte dilin önemi burada ortaya çıkıyor. Türkçemizi niçin doğru kullanmalıyız sorusunun cevabı da buradadır. Dil bir iletken olarak iyi bir iletken midir, kötü bir iletken midir sorusuna şu cevabı vereceğiz: Bu, bize bağlıdır. Dili doğru kullandığımızda o iyi bir iletkendir, yanlış kullandığımızda ise kötü bir iletkendir. Biz dili ne kadar iyi tanıyor, dili ne kadar iyi kullanıyorsak iletişimimiz o kadar iyi olacaktır. Dil bizi başkalarına, başkalarını ve başka nesneleri bize yansıtan bir prizmadır. Dili doğru kullanmak ve doğru anlamak bu prizmayı mükemmelleştirmek demektir. Kullandığımız çağdaş araçlardaki göstergelerin, ekranların, ibrelerin bir an için bozuk olduğunu düşünelim. Bu bir felakettir. Fakat bir toplum için ondan daha büyük bir felaket vardır ki o da insanlar arasında, bir iş bölümü içinde görev alan kişiler arasında, fikir ve görüş alış verişinde bulunanlar arasında dil prizmasının görevini tam yapamamasıdır. Düşüncelerimizin anlaşılmasını istiyorsak, bunun en kestirme yolu dile hakim olmaktır.

    Türkçenin Güzel Kullanımı İle İlgili Yazı


    Dil üzerinde düşünür ve dili bir düşünce odağı gibi kabul ederseniz dilin düşünce hayatınızı zenginleştireceğini göreceksiniz. Dil düşüncenin evidir; binlerce yıllık insan zekası kelimelerde, deyimlerde, ifade kalıplarında gizlidir. İnsanlık tarafından bilgilerimizi depolamak için kullanılan ilk araç dil olmuştur. Bugün aynı işi daha sisistemli yapması için bilgisayarı yarattık. Buna rağmen, günümüz için söylüyorum, dile yüklenmiş bilgi, bilgisayarlarımıza yüklenmiş bilgiden fazladır. Dil, bilgisayarlardan fazla olarak bilgilerin sadece yüklendiği yer değildir, aynı zamanda bilginin üretim alanıdır. Kısaca belirtmek istediğim şey, dilin düşüncelerimizi yansıtan bir araç olduğu gibi düşüncelerimizi geliştiren bir alan olduğudur. Basit bir örnek verelim: Bir insanın bildiği kelime sayısıyla, düşünce zenginliği doğru orantılıdır. Bildiğimiz kelime sayısı ne kadar fazlaysa düşünce alanımız da o kadar geniştir. İlk bakışta bu düşünce pek doğru görünmese de olgular incelendiğinde doğruluğu ortaya çıkmaktadır. Rönesans dönemi bilgin ve ressamları perspektif kavramını yaratmasalardı, gözümüzle görmemize rağmen önümüzde uzayan ağaçlı yolun bir perspektif yarattığını göremiyecek ve ilk çağların insanları gibi ağaçları resmimizde aynı boyda çizecektik. Rönesans bilgin ve ressamlarının gözlemini bize ulaştıran şey "perspektif" kelimesidir.

    Dil üzerinde derin bir düşünce geliştirmeden doğru düşünmemiz mümkün değildir. İnsanlar nesneler vasıtasıyla değil kelimeler aracılığıyla düşünür. Bundan dolayı düşüncenin iki aletinin olduğunu söyleyebiliriz: Bunlardan birincisi dil, diğeri mantıktır. Bilimlerin sunduğu bütün bilgiler bize sadece iki kaynaktan gelir:

    1) Dil üzerinde düşünmekten,

    2) Doğayı incelemekten. İşin ilgi çekici yanı doğadan gelen bilgilerin de dil kalıbına döküldükten sonra bize ulaşıyor olmasıdır. Anlaşılmak, mesleğimizde başarı elde etmek, yaratıcı olmak, yaradılışımızdan getirdiğimiz ve sadece kendimize ait olan yeteneklerimizi yurdumuzun ve insanlığın hizmetine sunmak istiyorsak işe dilimize ilgi göstermekle başlayabiliriz.

    Güzel ve doğru bir Türkçeye ulaşmanın yolları nelerdir? Türkçenin kuralları hiçbir dilde görülmeyecek kadar yalın ve basittir. Dil öğrenimi, ana dilimiz bile olsa dünyanın en zor bilgi alanlarından birisidir. Çünkü öğrenilecek unsurlar sonsuzdur. Türkçe diğer dillere göre büyük bir kurallılık sergilediğinden göreceli olarak bize büyük kolaylıklar sağlamaktadır ve hiç zorlanmadan onu öğreniyoruz. Ancak Türkçenin bize sağladığı bu kolaylık, dilimizin aleyhine bir durum yaratmaktadır: Dilimizi doğru kullanmak için bir gayret göstermemiz gerekmediği duygusuna kapılıyoruz.

    Türkçe eklemeli bir dil olduğundan ek sistemini çok iyi tanımak gerekmektedir. Ancak bu eklerin çok ince görevleri vardır. Etkili bir anlatıma ulaşmak için size yeterince öğretemediğimiz bu ek sistemini mükemmel olarak öğrenmeniz gerekmektedir. Mesela "Bul-u-n-du" yahut "gül-ü-n-dü" kelimelerindeki "n" ekinin veya "Görüldü" yahut "tutuldu" kelimelerindeki "l" ekinin görevini doğru tespit edemememiz mümkündür. Bence güzel ve doğru Türkçeye ulaşmanın ilk şartı bu ek sistemini eksiksiz olarak bilmektir.

    Kanımca, güzel ve doğru Türkçeye ulaşmak isteyenlerin üzerinde çalışacağı ikinci konu, Türkçenin fiil sistemidir. Türkler, aktif bir ulus olduğundan dilimiz fiil yönünden çok zengindir ve olağanüstü kolay ve kurallı bir çekim sistemine sahiptir. Buna karşılık adsoylu kelimelerimiz azdır. Bu da dilimizin zayıf yönünü oluşturur. Ancak Türkçe, fiillerden isim yaparak, yardımcı fiillerden ve yineleme öbeklerinden yararlanarak bu zayıftan bir zenginlik alanı yaratmıştır. Bundan dolayı fiillerin, Türkçenin temelini oluşturduğunu söyleyebiliriz. Fiilleri, fiil yapım eklerini, fiil çekim sistemini, yardımcı fiilleri, fiilimsileri yani bağ fiilleri ve sıfat fiilleri gereğince tanımadan Türkçeyi doğru kullanmak mümkün değildir.

    Türkçenin en önemli fiili olan "cevher fiili"nden, günümüzdeki adlarıyla "ek fiil"den yani şu minicik "imek" fiilinden söz açmalıyız. İsim cümlelerinde ve birleşik zaman çekiminde ortaya çıkan bu fiil, Türkçenin sırlarından birisini oluşturur.

    İsim tamlaması Türkçeyi doğru kullanmak isteyenlenin üzerinde en fazla duracakları konulardan birisidir. Bu herkesin bildiği basit bir konudur, bununla birlikte tamlamalar bizi en sık yanıltan alanların başında yer alır. İsim tamlaması uzadıkça ve diğer söz gruplarını içine aldıkça bize konuşmacı hatta dinleyici olarak çetin problemler çıkarır. Gençlere isim tamlamalarına hakim olmayı öneririm. Tamlamalara hakim olan, Türkçede kolay kolay yanlışlık yapmaz.

    Türkçe çok renkli bir dildir; yabancı uzmanlar, Tükçenin bu özelliğini sık sık vurgulamışlardır. Türkçeye bu özelliğini veren deyimleri ve atasözleridir. "Eli ermemek, gözü arkada kalmak, daldan dala konmak, dört elle sarılmak" deyimleri gerçekten gözlerimizin önüne canlı tablolar serer.

    Türk dilinin bütün özellikleri, kuralları üzüntüyle söyleyelim, henüz tespit edilmemiştir. Türkçenin inceliklerini öğrenmek ve onu doğru kullanmak isteyen gençlere Türkçe deyimleri, atasözlerini, türküleri, manileri, bilmeceleri incelemelerini öneririm. Türkçenin henüz dil bilgisi kitaplarına geçmemiş bütün güzelliklerini, bütün kurallarını onlarda bulabilirsiniz. Türkçenin inceliklerini öğrenmenin diğer bir yolu klasik eserlerimizi okumaktır. Bilim alanında en yeni kitapları okuyunuz, sanat alanında ise baş yapıtları tercih ediniz.

    Dili doğru kullanmak, doğru anlatmak amacına ulaşmak için birkaç alanda bilgi sahibi olmamız ve bu sahalardaki bilgilerimizden yararlanmamız gerekmektedir. Bütün büyük başarılar gibi dili doğru kullanma başarısına ulaşmamız da bazı bilgi dallarına ilgi duymamıza bağlıdır. Doğru bir anlatıma ulaşmak isteyenler düşünme sanatından, dilbilimi ve dilbilgisiden, kompozizyon sanatından yararlanmak zorurdadır. Günümüzde dili doğru kullanma anlayışı bunların da ötesine geçmiştir. Çağdaş anlayış, artık bizden dilimizin oluşturduğu soyut sistemi tanımamızı, dilde norm fikrini göz önünde bulundurmamızı ve dil ile dilin kullanıldığı ortam arasındaki ilişkiyi söze yansıtmamızı istemektedir.

    Düşünmek sanatı, fark etmek, seçmek, sınıflandırmak, karşılaştırmak, analiz ve sentez yapmak sanatıdır. Bu sanatı öğrenmek isteyenler dilin büyülü dünyasından işe başlayabilirler

    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
    Güncelleme : 2017-10-15

Konu Etiketleri

türkçenin doğru kullanımı ile ilgili kompozisyon, türkçenin doğru kullanımı ile ilgili yazı, türkçenin doğru kullanımına yönelik öneriler, türkçeyi doğru kullanmanın önemi

  Okunma: 13790 - Yorum: 0 - Amp