AĞRI TARİHÇE

Ağrı'nın Kurtuluşu M.Ö. 18. Yüzyıl öncesine dayanmaktadır. M.Ö.15. yüzyılda Hurri Mitani krallığının kuzey ucunu işgal etmiş olan ve bu topraklarda asıl hakimiyeti Urartular kurmuştur. Kimerlerle başlayıp, Pers ve Makedonyalılardan sonra M.Ö. 1. yüzyılda Part ve Şahlar, Moğollar, İlhanlılar, Kara koyunlular ve Safaviler 16. Yüzyıla kadar Ağrı ve çevresinde hakimiyet kurmuşlardır. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim'in Şah İsmail'i Çaldıran meydan muharebesinde yenmesiyle bölge Osmanlıların eline geçmiştir.1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşında Ruslar tarafından işgal edilmiş, aynı yıl yapılan Berlin Antlaşmasıyla işgal sona erdirilmiştir.


367 - Ağrı Hakkında Genel Bilgiler

1.Cihan Harbi'nin ikinci senesinde düşman birlikleri topraklarımıza girerek hunharca katliamlar yapmışlardır. Esaret ve işgale alışmamış cesur ve imanlı halkımız 15 Nisan 1918 'de kurtuluş meşalesini Ağrı Dağı'nın doruklarından ateşleyerek, özgürlüğünü kazanmıştır. Osmanlı dönemlerinde yıllarca sancaktarlık olan Beyazıt , Cumhuriyetle birlikte Vilayet olmuştur. 1927 yılında coğrafi, ekonomik, nüfus ve ulaşım gibi sebeplerle önce Şorbulak, Karakilise ve karaköse isimleri ile anılan İl , 1938 yılında İl sınırları içinde yer alan ve Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı'ndan esinlenerek AĞRI olmuştur....15 Nisan 1918 yılından beri her yıl 15 Nisan günü İl'in düşman işgalinden kurtuluşunun şenlikleri yapılır...


"AĞRI" ADININ VERİLİŞİ

Osmanlı-Rus savaşlarında, Ruslar tarafından bölgeye yerleştirilen Ermeniler birçok yerde kilise ve manastır yapmışlardı. Ağrı'da şimdiki Bahçelievler Polis Karakolu'nun yerinde yapılan kilise, siyah taşlardan örülü bir yapı idi. Toprağa ve bu kiliseye izafeten şehre "Karakilise" adı verilmişti. "Karakilise" adında yerleşim yeri başka illerde de vardı. Bunlar birbiriyle karıştığı için, Kars Karakilisesi, Pasinler Karakilisesi ve Eleşkirt Karakilisesi gibi adlar veriliyordu.

Kars, Pasinler ve Eleşkirt "Karakilise"si adları halk ve askerlerce karıştırıldığından; Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, Eleşkirt Karakilisesi'nin Kösedağ'ın doğu tarafında bulunması ve kilise ile herhangi bir ilgisinin bulunmaması yüzünden değişmesini istemişti. Çünkü Nisan 1918'de Ermeniler Ağrı'yı terk etmiş, küçük kiliseler kullanılmaz olmuştu. Harita şubesine Karakilise'nin "Karaköse" olarak tashih edilmesi ve izin için de Harbiye Nezareti (Savunma Bakanlığı)'na yazılar yazıldı. Bu istek üzerine Kasım 1919'da Karakilise adlı "Karaköse" olarak değiştirildi.

1938'de sınırları içinde bulunan ve Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı'ndan ötürü "Karaköse" adlı "Ağrı" olarak değiştirildi.

AĞRI COĞRAFYASI

İlimiz; Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Murat Havza'sında yer alır. İlin yüzölçümü 11.376 km kare 'dir. Ağrı 39.0,40.07 kuzey paraleli ile 42.20,45.30 doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır.Ağrı İli; doğusunda İran, kuzeyinde Kars, Iğdır, batısında Erzurum, kuzeybatısında Muş, güneyinde Bitlis ve Van İlleri ile çevrilidir. İlde merkez ile birlikte 8 ilçe, 7 bucak, 558 köy, 220 mezra bulunmaktadır. Yüzölçümü 11.376 km. karedir ve deniz seviyesinden yükseklik 1.600 metreden yukarıdır.
Ağrı'da mevcut toprağın büyük bir kısmını dalgalı, yüksek dağlık arazi meydana getirir. Ağrı ilinde dağlar sıralar halindedir. Tek başına yükselen dağlar da yine bu sıra dağlar üzerinde veya bitişiğindedir. İlli kaplayan dağlar Alp-Himalaya Volkanik dağ sisteminin devamı olarak, doğu-batı doğrultusunda ve iki kol halinde görülür.İli kuzeyden ve güneyden çevreleyen bu dağlar iki gruba ayrılır, büyük ve küçük Ağrı Dağları, Kuzey Kanat Dağları üzerinde bulunmamasına rağmen, önemli özellikleri sebebiyle bir dağ grubu olarak değerlendirilebilir.

Buna göre dağları üç grupta toplayabiliriz.
1. Kuzey Kanat Dağları
2. Güney Kanat Dağları
3. Büyük ve Küçük Ağrı Dağları

Ağrı'da dağlık arazinin büyük bir kısmı yayla olarak kullanılır. Dağlar ağaçsız olduğu halde kışın çok kar yağar. İlkbahar ve sonbaharda fazla yağmur yağar. Bundan ötürü düzlük alanlarda çok güzel çayırlıklar, yamaçlarda verimli otlaklar meydana gelmiştir.İl topraklarının % 10'ununu kaplayan yaylalar özellikle hayvancılık yönünden büyük önem taşırlar. Bunlar geniş otlaklarla kaplı dağ düzlükleridir. Yaylalara bazı yerlerde Yurt denir ki bu yayla anlamına geldiği gibi kalınan yer anlamına da gelmektedir.


Ağrı'da ki Yaylaların ünlüleri şunlardır



368 - Ağrı Hakkında Genel Bilgiler


1- Çakmak(Kılıç) Yaylaları

2- Davut Yaylası
3- Sinek Yaylası
4- Krotin yaylası
5- Aladağ Yaylaları
6- Pani Yaylası
7- Katavin Yaylası

Ağrı İlinde ovalık alanlar fazla geniş değildir. Ova ve düzlükler çoğunlukla faylar(kırıklar) ve dağlarla sınırlanmıştır. Bu ovalar çöküntü havzalardır. Daha sonrada toprak birikmesi olmuştur.Ağrı için ekonomik can damarı sayılan hayvancılık, sadece yaylalar da yapılmaz. Hayvancılıkta yaylalar kadar ovalardan da faydalanılır. Ekin alanları dışında kalan düzlükler mera olarak kullanılır.Ovaların verimli topraklarına daha çok tahıl, yem bitkileri ve şeker pancarı ekilir.



İllin belli başlı ovaları:


Eleşkirt ve Karaköse Ovası,Doğubeyazıt Ovası,Tutak ve Patnos Ovalarıdır. Ağrı İl'inde akarsular yeterli derecededir. Nereye gidilirse gidilsin, mutlaka bir çeşme, kaynak, dere akarsu veya bir nehir bulunur.Ağrı dağları kışın bol kar, İlkbahar ve Sonbaharda normal yağmur alır. Toprağa inen su, fazla derinlere geçmez. dağ yamaçlarında , vadilerde, tepe diplerinde çeşme ve kaynak suyu olarak çıkar. bunun için Ağrı'da akarsu, dere, çay kaynak ve su gözesi çoktur. Ağrı'da ki bütün suların ilk kaynağı Ağrı topraklarıdır. Bu akarsuların en önemlisi Murat Nehri'dir.Ağrı İlinin en önemli gölü il merkezine 56 km uzaklıkta Doğubeyazıt ilçesi sınırları içinde bulunan Balık Gölüdür. 2.250 m rakımla set gölü olan Balık Gölü 34 km. karelik bir alana sahiptir. derinliği kimi yerlerde 100 metreyi aşar. Ağrı Dağı'nın eteğindeki diğer bir gölde Kurtkapan-Dahilka gölüdür. Sazlık alan bu gölde bir çok hayvan barınır.


Ağrı'daki dağlar jeolojik devirlerde teşekkül ederken ve değişmelere uğrarken, pek çok büyük-küçük vadiler ortaya çıkmıştır. Sıradağlardan çıkan gür sular aşağı ovalara doğru aktıkça bu vadilerden geçerler. Bir kısım vadiler ise, akarsular olmadan yer kabuğunun oluşumunda şekil almışlardır.Hepsinde birbirine yakın özellikler ve güzellikler vardır. Temiz havası, berrak suları, bol güneşi, yeşilliği, masmavi ufku ve insan ruhunu dinlendiren birçok tabiat güzellikleri hemen hemen hepsinde bulunur.


369 - Ağrı Hakkında Genel Bilgiler


Vadilerin başlıcaları şunlardır;
1- Güzeldere Vadisi 2- Taşlısu ve Körçay Vadileri 3- Hamur Vadisi
4- Yukarı Toklu Vadisi 5- Derecik Vadisi 6- Kaplıcalar Vadisi'dir.
Ağrı'da tabii bitki örtüsü olürük ot türleri egemendir.Ağrı'da bitki ilkbaharda canlanır, sonbahar soğuklarının arkasından kar'ın bastırması ile birlikte yıllık hayatı sona erer. Onun için Ağrı'nın tabii bitki örtüsünü istepler (stepler) meydana getirir. Ağrı'da dere boylarında ve su kenarlarında çok söğüt ve kavak yetişir. Son yıllarda çam, akasya ve çeşitli ağaçlar da yavaş yavaş ekilip dikilmektedir. Ağrı ilinde orman yok denilecek kadar azdır. Ağrı, Türkiye'nin doğu sınırında, dolayısıyla Doğu Anadolu'nun en doğu ucunda, deniz seviyesinden çok yüksekte ve deniz tesirlerinden uzakta olması sebebiyle şiddetli bir kara iklimine sahiptir. Bunun için kışın sıcaklık çok fazla düşer ve kış mevsiminin uzamasına yol açar. Yazlar sıcak ve kurak , kışlar soğuk ve kar yağışlıdır.Yazın ve kışın gece-gündüz sıcaklık farkı fazladır. İlkbahar ve sonbahar mevsimleri ılık ve yağışlı geçer.


Bir yılın yarısı Ağrı'da kıştır. Kışları uzun, karlı ve soğuktur.Buna karşılık yazları kısa ve kuraktır.Sıcaklık derecesi yüksek olmasa bile nem oranının düşüklüğü yüzünden güneş yakıcıdır. Yazın bu yakıcı sıcaklık kışın yerini yakıcı soğuğa bırakır. Bu yüzden yurdumuzda en düşük sıcaklık(-43, -45)ile Ağrı'da ölçülür.Türkiye'nin en karasal iklimi bölümüne giren Ağrı'da yıllık sıcaklık ortalaması 6.1 derecedir. Ağrı'da yağış rejimi değişiktir. İlkbahar ve sonbaharda daha çok yağış yağar. Kışın yağışlar kar halindedir. Yağan kar uzun müddet , nisan ortalarına kadar yerde kalır. Yıllık yağış ortalaması 500 mm'dir. Dağlık alanlarda bu ortalama biraz fazladır.Yağmurun en fazla olduğu ay, Nisan ayıdır. En az yağmur yağan ay da Ağustos'tur.Doğubeyazıt Ovası , Iğdır Ovası gibi bölgenin en az yağış alan yeridir. Üstelik burası kışın Ağrı'nın en sıcak yeri durumundadır.Yağmur getiren bulutlar Ağrı'ya devamlı batıdan ve sıradağlar üzerinden gelir.


Aralık, Ocak, Şubat ve Mart ayları kar yağışlarının en yoğun olduğu aylardır.Ağrı'da bulutlu geçen günler genellikle kış mevsiminde görülür. İlkbahar ve sonbahar ayları yağmurlara bağlı olarak açık, parçalı bulut ve kapalıdır. En az bulut görülen aylar, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Ancak çoğu zaman yüksek dağlara bulutlar takılır kalırlar.Ağrı'da en düşük basınç 814.9 milibarla Şubat ayında, en yüksek basınç ise 848,4 milibarla Kasım ayında görülmüştür. Yıllık ortalama basınç 820-835 milibardır.Ağrı'da nemin yoğun olduğu aylar, Mart ve Kasım aylarıdır. Ağustos ayında nem oranı düşük seviyededir.

EĞİTİM


Ağrı İlinin tarihi çok eski olmasına rağmen, Eğitim olayındaki gelişmeler Cumhuriyetin ilanından sonra başlamıştır. Cumhuriyetten önce, Ağrı'daki Eğitim Merkezi Doğubeyazıt İlçesiydi. Genelde Medrese tahsiline dayanan, özellikle Arapça ve Farsça olarak verilen eğitimden günümüzdeki modern anlamdaki Eğitim-Öğretim hizmetlerine geçiş 1933 yılında yapılarak hizmete açılan Alpaslan İlkokulu ile başlamıştır.


370 - Ağrı Hakkında Genel Bilgiler

1937 yılında yapımı tamamlanan Atatürk Ortaokulu Ağrı İlinde Eğitimin İkinci Kademesini oluştururken, 1954 yılında ilk Lise olarak Şehit Naci Gökçe Lisesi hizmete sokulmuştur. Yetişkinlerinde Okuma-Yazma öğrenmelerini sağlamak amacıyla eğitimlerin bizzat görev aldıkları bu eğitim hizmetlerinde 1956 yılından itibaren Halk Eğitimi Merkezinde başlamıştır. Bu gün için Ağrı' daki Eğitim; ll. genelinde 682 İlköğretim, 53 Orta dereceli Okul, Lise ve Meslek Lisesi ile bir adet Yüksek Okul ile büyük aşama kaydedilmiştir. Ağrı Üniversitesi' nin gerçekleşmesi ve Yabancı Dille Eğitim yapan bir adet Kolej' inde açılması sonucu Ağrı İlindeki Eğitim-Öğretim hizmetleri günümüz insanının ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye gelmiş olacaktır.

Nüfusun sosyal ve ekonomik niteliklerini içeren 1990 Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre , Ağrı ilinde 6 yaş üzeri nüfus içinde okuma-yazma bilenlerin oranı %56.30 gibi oldukça düşük bir seviyededir. Bu oran erkeklerde %73.68, kadınlarda ise %38.72'dir. Bölge ve Türkiye açısından incelendiğinde ise okuma-yazma çağındaki nüfus içinde okuma-yazma bilenlerin oranı Doğu Anadolu Bölgesinde %68.16,Türkiye genelinde %80.46'dır.Tüm eğitim kademelerinde öğretmen başına düşen öğrenci açısından Ağrı ili Bölge ve Türkiye geneline göre dezavantajlı durumdadır. İlde Yüksekokul olarak , Erzurum Atatürk Üniversitesine bağlı 4 yıllık eğitim veren Ağrı Eğitim Fakültesi ile 1 sağlık Yüksek okulu mevcuttur.


1-Ağrı Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde 4 adet ilköğretim okulu, 4 adet pansiyonlu ilköğretim okulu ve 3 adet de ilköğretim okulu inşaatı devam etmektedir.


2- Merkezi köy durumunda olup, nüfus yoğunluğu fazla olan öğrenci sayısı 150'nin üstünde olan 46 adet köyümüzün mevcut dersliklerine ilave derslik yapılarak 8 derslikli hale dönüştürülmesi düşünülmektedir. Bu köylerimiz 8 derslikli ilköğretim okulu haline dönüştürüldüğünde YİBO ve PİO'ların yükü büyük ölçüde azalacak okula gönderilmeyen kız çocuklarının yerinde eğitimi sağlanmış olacak ve istenilen düzeyde eğitim kalitesine ulaşılabilecektir. Bu 46 köy için toplam 240 adet dersliğe ihtiyaç duyulmuştur.
3- Zorunlu eğitimin 8 Yıla çıkarılmasından sonra genel liselere büyük talep olduğundan mevcut genel liselerimiz ihtiyaca cevap vermemektedir. Ancak köylerden gelen kız öğrencilerin barınmaları için pansiyon binası yapımına ihtiyaç duyulmuştur.


[MAPS]http://maps.google.com/maps?f=q&source=s_q&hl=tr&geocode=&q=a%C4%9Fr%C4%B 1&**=&sll=41.110481,42.702171&sspn=0.02383,0.03858 1&ie=UTF8&hq=&hnear=A%C4%9Fr%C4%B1,+T%C3%BCrkiye&t =h&z=13[/MAPS]