Cumhuriyeti anlamak için - Delinetciler Forum

Cumhuriyeti anlamak için

  1. Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. ( 1933 )
    Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir. ( 1924 )
    Bütün dünya bilsin ki, benim için bir taraflılık ardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikirsel ve sosyal inkılap taraftarlığı... Bu noktada yeni Türkiye toplumunda bir kişinin bile bunun dışında kalacağını düşünmek istemiyorum. ( 1924 )
    Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır. ( 1925 )

    Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir. Biri milletin kararı, diğeri en acı ve zor şartlar içinde dünyanın takdirlerini hakkı ile kazanmaya layık olan ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir. ( 1924 )
    Yolunda çalıştığınız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız. ( 1930 )
    Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir iradedir. Cumhuriyet fazilettir... Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir. ( 1925 )
    Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini güvenli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibarıyla, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur. ( 1936 )
    Cumhuriyetin iç ve dış siyaseti; gelecekte bile onuru, kuvveti ve yönü ile ve Türk milletinin güçlerini onun refahı ve gelişmesi için yöneltmesi ve bir noktada birleştirilmesi ve toplanması ile seçkinleşecektir. ( 1927 )
    Cumhuriyetin iç siyaseti vatandaşın yaşayışını hiçbir etki, baskı ve sataşmanın tesirinde bırakmaksızın sağlamaktır. ( 1929 )
    Milletin uyanıklığına, milletin ilerlemesine, olgunlaşmasına ve yeteneğine güvenerek, milletin azminden asla şüphe etmeyerek Cumhuriyetin bütün gereklerini yapacağız. ( 1924 )
    Milli azim ve bilincin kıymetli eseri olan değerli Cumhuriyetin bugünkü ve yarınki neslin demir ellerinde her an yükselip sağlamlaşacağına güvenim tamdır. ( 1927 )
    Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. ( 1926 )

    Tam İlk Anayasa'nın görüşüldüğü sıradaydı. Tutucu milletvekillerinden bir hukukçu Mustafa Kemal'i zor durumda bırakmak için, kendisine bir soru yöneltti: "Kurmak istediğiniz sistem nedir? Bunu bir tek hukuk kitabında bile bulamazsınız." Mustafa Kemal, milletvekilinin bağırarak konuşmasına karşı soğukkanlılıkla cevap verdi: "Her şey önce uygulanıp denenmelidir, ancak ondan sonra ilke ve kurallara dönüşür." Bu karşılıktan sonra bir süre susan Mustafa Kemal, birdenbire sertleştirdiği bakışlarını, soruyu yönelten milletvekiline dikti ve sert bir sesle ekledi: "Ben onu kurayım, ondan sonra siz kitaba yazarsınız."

    Yurdumuzda çeşit çeşit Atatürkçüler vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

    Papağan Atatürkçüleri: Atatürk'ün söz, düşünce ve özdeyişlerini tıpkı bir papağan gibi ezberleyip yineleyenlere ( tekrarlayanlara ) papağan Atatürkçüsü denir.
    Tören Atatürkçüleri: Bunlar, sadece ulusal ve resmi bayramlarda, törenlerde Atatürkçü olan kişilerdir.
    Reklam Atatürkçüleri: Atatürkçülüğü gerçekten benimsemedikleri halde, her fırsatta Atatürkçülükten söz ederek, Atatürkçülüğün reklamını yapanlara reklam Atatürkçüsü denir.
    Korku Atatürkçüleri: Korkularından Atatürkçü olanlara korku Atatürkçüleri veya zoraki Atatürkçüler denir. Bunlar, korktuklarında, sıkıştıklarında, zor durumda kaldıklarında Atatürkçü olurlar.
    Moda Atatürkçüleri: Atatürkçülük, yurdumuzda bazı dönemlerde moda olur. Sadece Atatürkçülük modasına uymak için Atatürkçü olanlara, Atatürkçü görünenlere moda Atatürkçüsü denir.
    Söylev Atatürkçüleri: Bunlar, Atatürk ve Atatürk inkılâpları üzerine söylev çekmeyi Atatürkçülük sayan kişilerdir.
    Ticaret Atatürkçüleri: Atatürk'ün, Atatürk ilke ve inkılâplarının ticaretini, tüccarlığını yapanlara ticaret Atatürkçüleri denir.
    Gardrop Atatürkçüleri: Sadece kravat, papyon takmayı, Batılılar gibi giyinmeyi Atatürkçülük sayan kişilere gardrop Atatürkçüsü denir. Gardrop Atatürkçüleri, Batılıların giysilerine, yaşantılarına özenirler, ama Batıdaki gibi gerçek çok partili, çoğulcu özgürlükçü demokrasiye, söz, düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne, bilime, tekniğe, çağdaş kurumlara karşıdırlar.
    Tekelci Atatürkçüler: Tekelci sağ, tekelci sol, tekelci sermaye, tekelci memleketsever olur da tekelci Atatürkçüler olmaz mı hiç? Tekelci Atatürkçüler, Atatürk'ü, Atatürkçülüğü, Atatürk ilke ve inkılâplarını kendi tekellerinde gören kişilerdir. Bunlar, Atatürk'ü tabulaştırırlar, putlaştırırlar. Atatürkçülüğün belli kalıplar içinde dondurulmasını, şerbetlendirilmesini isterler.
    Atatürk ve Atatürkçülük Düşmanı Atatürkçüler: Atatürk'e ve Atatürkçülüğe düşman oldukları halde Atatürk'ü sever ve Atatürkçü görünen kişilere Atatürk ve Atatürkçülük düşmanı Atatürkçüler denir. Bunlar, biri açık, diğeri gizli olmak üzere ikiye ayrılırlar.
    Açık Atatürk ve Atatürkçülük düşmanı Atatürkçüler, Atatürk'e ve Atatürkçülüğe karşı düşman olduklarını açıkça söylerler, yazarlar. Ancak, çok zor durumlarda, sıkıştıkları zamanlarda Atatürkçü görünürler.
    Gizli Atatürk ve Atatürkçülük düşmanı Atatürkçüler, Atatürk'e ve Atatürkçülüğe düşman oldukları halde, gerçek amaçlarına ulaşmak için herkesten fazla Atatürkçü görünürler. Bunlar, ellerinden gelse Atatürk'ü, Atatürkçülüğü ve gerçek Atatürkçüleri bir kaşık suda boğarlar. Fakat buna güçleri yetmeyeceğini anladıkları için Atatürkçü geçinirler. Aslında bunlar, çok tehlikelidirler. Çalışmalarına sinsi sinsi devam ederler. Amaçlarına ulaşmak için Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü bir kalkan, bir paravan olarak kullanırlar. Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü hiç sevmezler, ama sever görünürler.
    10 Kasım Atatürkçüleri: Sadece Atatürk'ün ölüm günü olan 10 Kasım günü Atatürkçü olanlara, 10 Kasım gününü bir yas günü ilan edip o günü siyahlara bürünenlere, ağıtlar düzenlere, yalancıktan ağlayanlara, timsah gözyaşları dökenlere 10 Kasım Atatürkçüsü denir.
    50. Yıl Atatürkçüleri: Cumhuriyetin 50. kuruluş yıldönümü olan 1973 yılında, sadece bir yıl, Atatürkçü olanlara 50. Yıl Atatürkçüsü denir.
    100. Yıl Atatürkçüleri: Atatürk'ün doğumunun 100. yılı olan 1981 yılında, yani Atatürk yılında, Atatürkçü olanlara 100. Yıl Atatürkçüsü, Atatürk yılı Atatürkçüsü denir.
    60. Yıl Atatürkçüleri: Cumhuriyetin kuruluşunun 60. yılı olan 1983 yılında Atatürkçü olanlara 60. yıl Atatürkçüsü denir.
    Olağanüstü Dönem Atatürkçüleri: Olağanüstü dönemlerde Atatürkçü olup, olağanüstü dönemler bitince Atatürkçülükleri biten kişilere olağanüstü dönem Atatürkçüleri denir. Türkiye'de olağanüstü dönemlerde Atatürkçülerin sayısında olağanüstü bir artış olur. Olağanüstü dönemler sonra erince Atatürkçülerin sayısında olağanüstü bir azalış görülür.
    Siyasal Dönem Atatürkçüleri: Türkiye'de her siyasal dönemin kendine özgü bir Atatürkçülük anlayışı vardır. Yurdumuzda hükümetler değiştikçe Atatürkçülük görüşleri de, anlayışları da değişmektedir. ( .................... )
    Ruh Atatürkçüleri: Bu âlemin Atatürkçüleri olur da öte âlemin, yani ruhlar âleminin Atatürkçüleri olmaz mı hiç? Olur, olur, bal gibi olur... Ruh Atatürkçüleri, Atatürk'ün ruhuyla konuştuğunu ileri süren kişilerdir. ( .................... )

    Güncelleme : 2007-04-08
  2. 2007-04-15#2
    bu forumda adeta harikalar yaratıyosun cancana cumhuriyeti harika tanıtmışsın bu arada cumhuriyet rejimine karşı çıkanlar ağızlarının paylarını almışlardır.hiç ümidim yok öyle cahiller için ama...:D
  3. 2007-05-03#3
    Cancana YÜreĞİne , Elİne Soluna SaĞlik
    Sadece Senden DeĞİl , TÜm TÜrkÜm Dİyenlerden Beklenİlen Ama Sadece Bazilarinin YaptiĞi BİrŞeylerİ YaptiĞin Bu UĞurda Emek HarcadiĞin İÇİn Kenardakİ Butondan Daha BÜyÜk Bİr TeŞekkÜr Sana

  4. 2007-06-01#4
    bu ülkede biz cumhuriyetçilerindir kardeşlerimm....atamızın izinde herşeyi başarabiliriz....
  5. 2007-06-01#5
    arkadasım çok güzel seyler yazmızsın ama bide ATATÜRK cüyüm diye gecinen insanlar neden dine karşı oluyor ben bunu arastırıyorum
  6. 2007-06-02#6
    Alıntı:
    maviada_xxl Nickli Üyeden Alıntı
    arkadasım çok güzel seyler yazmızsın ama bide ATATÜRK cüyüm diye gecinen insanlar neden dine karşı oluyor ben bunu arastırıyorum

    arkadaşım bu tür bir genelleme yapmak yanlış olur..çüğnkü atatürkçü olupta dini görevlerini yapan insanlarda var..ayrıca herkesin dini kendini ilgilendirir..allah ile kul arasında olan bir durum ve kimse bunun arasına giremez.atatürk ilke ve inkilaplarını iyi idrak edebilirsen bu durumu çözebilirsin..eğer çözemezsen bunun için bilgilendirici bir konu yazabilirim..

  7. 2007-06-02#7
    Alıntı:
    cancana Nickli Üyeden Alıntı
    arkadaşım bu tür bir genelleme yapmak yanlış olur..çüğnkü atatürkçü olupta dini görevlerini yapan insanlarda var..ayrıca herkesin dini kendini ilgilendirir..allah ile kul arasında olan bir durum ve kimse bunun arasına giremez.atatürk ilke ve inkilaplarını iyi idrak edebilirsen bu durumu çözebilirsin..eğer çözemezsen bunun için bilgilendirici bir konu yazabilirim..
    ben GAZİANTEP ADD üyesiyim.Orda bile bazen bu tür düşüncede çıkan insanlar oluyor.Ben bu durumu ortadadan kaldırmak istiyorum yani ULU ÖNDERİN dine karsı olmadığını cevremdeki insanlara anlatmak istiyorum .Bunu bazı insanlara karsı basardım.Ama bazı insanları ikna etmek zor oluyor.Bunun için daha somut deliller İhtiyac var.Eğer bana bir kaynak önerirseniz sevinirim...görüşmek üzere....

  8. 2007-06-04#8
    Alıntı:
    maviada_xxl Nickli Üyeden Alıntı
    ben GAZİANTEP ADD üyesiyim.Orda bile bazen bu tür düşüncede çıkan insanlar oluyor.Ben bu durumu ortadadan kaldırmak istiyorum yani ULU ÖNDERİN dine karsı olmadığını cevremdeki insanlara anlatmak istiyorum .Bunu bazı insanlara karsı basardım.Ama bazı insanları ikna etmek zor oluyor.Bunun için daha somut deliller İhtiyac var.Eğer bana bir kaynak önerirseniz sevinirim...görüşmek üzere....



    sana karşı bu düşünceyi savunan insanlara öncelikle bu bölümde delikanlı rumuzlu arkadaşın atamıza göre dünyanın en büyük insanı kim isimli konusunu göstererek düşüncelerini çürütebilirsin..bu konu hakkında daha detaylı bir konu açacağım..teşekkürler..

  9. 2007-06-04#9
    Alıntı:
    cancana Nickli Üyeden Alıntı
    sana karşı bu düşünceyi savunan insanlara öncelikle bu bölümde delikanlı rumuzlu arkadaşın atamıza göre dünyanın en büyük insanı kim isimli konusunu göstererek düşüncelerini çürütebilirsin..bu konu hakkında daha detaylı bir konu açacağım..teşekkürler..
    TEŞEKKÜRLER ARKADAŞ.SEVİNİRİM.....

  10. 2007-06-05#10
    Anlamak Çok Güç , Atatürk deyince Din Düşmanlığına dair tohumlar ekiliyor bu memlekette , o tohumların çoğu ağaç oldu ve hala aynı şeyi savunuyor
    Atatürkün dini vicdanını bu işe karıştırmak sadece basitliktir , kaldıki biraz atasını tanıyan insan onun hakkında bu yorumları yapmaz , Naaşı bile mumyalı değil islama uygun olarak defnedilmeyi kendi istediği için , Ayrıca Balıkesir Hutbesini bir okuyun Youtube yada Google'den bir sürü örneğini bulabilirsiniz
    Ama dediğim gibi herkesin dini vicdanı ve hürriyeti kendine ait , herkes kendi hesabını verecek , yaptıkları ve yapmadıklarının hesabını sormaya kalkanlar bunun hesabını nasıl vereceklerini düşünsünler..
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE ,

  11. 2007-06-05#11
    Alıntı:
    sesliharf Nickli Üyeden Alıntı
    Anlamak Çok Güç , Atatürk deyince Din Düşmanlığına dair tohumlar ekiliyor bu memlekette , o tohumların çoğu ağaç oldu ve hala aynı şeyi savunuyor
    Atatürkün dini vicdanını bu işe karıştırmak sadece basitliktir , kaldıki biraz atasını tanıyan insan onun hakkında bu yorumları yapmaz , Naaşı bile mumyalı değil islama uygun olarak defnedilmeyi kendi istediği için , Ayrıca Balıkesir Hutbesini bir okuyun Youtube yada Google'den bir sürü örneğini bulabilirsiniz
    Ama dediğim gibi herkesin dini vicdanı ve hürriyeti kendine ait , herkes kendi hesabını verecek , yaptıkları ve yapmadıklarının hesabını sormaya kalkanlar bunun hesabını nasıl vereceklerini düşünsünler..
    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE ,
    seninde dediğin gibi arkadas tohumu attılar ağaç oldu ve o ağaçtan şimdi daha çok ATATÜRK düşmanı çıktı laiklik aslında onlara verilecek en güzel cevap ama anlayana işte.... madem ki o tohumlardan karşı düşünce çıktı bizde o tohumlara kemalizm sevgisi aşılarız...Çnkü bu cahil insanların bizlere karsı söyleyecekleri başka bir söz yok......

  12. 2007-06-05#12
    Ağaçlar her mevsim yeşerir ama her sonbaharda budanır :) Önemli olan onları onların beklediği gibi şiddetle değil sevgi ile budamak belki o zaman utançları kara bulutlarını dağıtır kafalarından
  Okunma: 3475 - Yorum: 11 - Amp