Ahmet Selçuk Alkan Şiirleri - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Ahmet Selçuk Alkan Şiirleri

  1. sponsorlu bağlantılar
    BİR ŞAİRİN HATIRA FOTOĞRAFI

    Adana'da doğmuşum
    Mirza Çelebi'de
    İlkokulu İstiklal'de
    Orta'yı Tepebağ'da
    Liseyi Erkek Lisesi'nde okumuşum
    Kimilerine göre doğuştan şair
    Biraz da ASİ doğmuşum
    Ve en acısı Adana'nın barajında
    Üç kere boğulmuşum
    O gün bugündür
    Denizle aram açık
    Buz gibi soğumuşum

    Liseden sonra kendimi
    Denizi olmayan Berlin'de bulmuşum
    Mimarlık okumuşum
    Mühendislik okumuşum
    Ve matematik çıktıkça karşıma
    İnadına şiir okumuşum
    Ve annemi kaybetmişim
    Bir şubat gecesinde
    Dünyadan soğumuşum
    Gel gör ki
    Dikeni de gülü de
    O şehirde bulmuşum
    Ve bir sabah dikeni yoluma
    Gül'ü koluma alıp
    İstanbul'a
    Edebiyat Fakültesi'ne koşmuşum

    Daha ilk nefesinde gençliğimin
    Sürgün'ü Nazım'dan
    Gurbet'i Orhan'dan
    Hasreti Ahmed Arif'ten tanımışım

    Vurulmuşum Taşına toprağına şiirin
    Yunus'la yoğrulmuş
    Nesimi'yle coşmuş
    Pir Sultan'la coşmuşum

    Bir gözümde Veysel
    Bir gözümde Köroğlu
    Dilimde Karacaoğlan, Emrah, Dadaloğlu
    Ne türküler yakmışım

    Necip Fazıl'la kaldırımlarda yatmış
    Atilla İlhan'la Maçka'da buluşmuş
    Ümit Yaşar'la yüzlerce kez aşık olmuşum

    Ve haykırmışım göklere
    Şairler severse işte böyle sever!
    Yüreğimde can sesleri
    "Mendilimde kan sesleri"
    Ve dilimde hep o şiirler
    Bir yanımda Can Yücel
    Bir yanımda Edip Cansever

    İşte bu yüzden
    Acıların şahını
    Aşkların ilahını
    Yalnızlığın padişahını
    Gölgesinden tanırım
    Ama ne zaman bir ayrılık çalsa kapımı
    Buz keser kanım donar kalırım
    Ve soluğu yine bir şiirde alırım

    Kısacası
    Adım Ahmet Selçuk
    Soyadım İlkan
    Bir söz vardır ya hani
    Tanıyan bir
    Tanımayan bin pişman
    Yetişir sanırım
    Bunca sohbet bunca ağıt bunca ahh
    Şiirlerimin gözü yolda kalmasın
    Hadi bana eyvallah...



    O üç günlük günümüz aşklarına inat yıllarca ölümsüz aşkların şarkılarını yazdı O şiiri tozlu sayfalara gömenlere inat vazgeçilmez bir tutkuyla şiiri plaklara kasetlere - kliplere - radyolara - TV' lere ve de sahnelere taşıdı. O şiirin hazır saltanatını sürenlere inat ömrünce gönülllü hamallığını yaptı. Uzatılan her mikrofona adından önce şiir söyledi şiir okudu. Ve her seven kalba şiir dokudu O "geçici mevsimlerin şairi" olmaktansa "AYRILIKLARIN ŞAİRİ" olmayı yeğledi. Günün adamı değil yılların adamı olmak için yazdı yazdı durdu. Çünkü O şiire yalnız imzasını değil ömrünü koydu. Elbette şiir onun için bir heves değil bir nefesti. Ve O adam... Yani AHMET SELÇUK İLKAN yıllar yılı yüzlerce şiirini kulaklara değil yüreklere kazıdı...


    ADINI HASRET KOYDUM

    Adını hasret koydum
    Geleceğin yok senin
    Gittiğin o yerlerden
    Döneceğin yok senin

    Toprak oldum yolunda
    Neler çektim uğrunda
    Pişman ettin sonuda
    Bileceğin yok senin

    Ümit olsun içime
    Işık olsan geceme
    Yağmur olsan bahçeme
    Yağacağın yok senin.

    Ağıt yaksam dilime
    Roman yazsam halime
    Ellerini elime
    Vereceğin yok senin

    Vazgeçtim artık senden
    Söyle ne gelir elden
    Ayrılığı gönülden
    Sileceğin yok senin.

    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2006-11-18 #2
    Adımı Unut

    Nasılsa ayrılık bu aşkın sonu
    Sen de eller gibi adımı unut
    Kader ikimize çizmiş bu yolu
    Sen de eller gibi adımı unut

    Seninle bu aşkı yaşamadık say
    Birlikte gülüp de ağlamadık say
    Böylesi unutmak daha da kolay
    Sen de eller gibi adımı unut

    İstemem söyleme bir tek kelime
    Sen de eller gibi adımı unut
    Değmesin artık hiç elin elime
    Sar yeni aşkını benim yerime
    Sen de eller gibi adımı unut...

  3. 2006-11-25 #3

    Ağladım



    Dün gece uzun uzun
    Seni andım ağladım.
    Sonu yok yolumuzun
    Ona yandım ağladım[/b].

    Kim bilir acımızı
    Bu yasak aşkımızı
    O eski şarkımızı
    Çaldım-çaldım ağladım! ..

    [b]Dolaştım sokaklarda
    Ağaran şafaklarda
    Seni senden uzakta
    Sardım sardım ağladım

    İmrendim sevenlere
    Sarılıp gidenlere
    Elele gezenlere
    Baktım baktım ağladım

    Benimsin bende değil
    Ellerim sende değil
    Yanmamak elde değil
    Yandım yandım ağladım

    Tuza bastım yaramı
    Aşkla açtım aramı
    Sensiz son sigaramı
    Yaktım yaktım ağladım.

    Ahmet Selçuk İlkan



  4. 2006-11-25 #4
    Aşkımız Bir Roman



    Kalbimde arama eski yerini
    Sen gözümden akan sele karıştın
    İstesem de artık sevemem seni
    Hasret rüzgarına yele karıştın

    Seninle aşkımız eski bir roman
    Yandı sayfaları külüdür kalan
    Sevgilim kerşeyim sendin bir zaman
    Ne yazık sonunda ele karıştın

    Kırılan kalbim var dinmez bir kini
    Ömrümce sürecek aşka yemini
    Kavuşmak imkansız artık sevgilim
    Dönüşü olmayan yola karıştın

    Ahmet Selçuk İlkan



  5. 2006-11-25 #5

    Aşk Kitabı



    Ne olur söyleyin sevenler bana
    Ayrılmak kanun mu aşk kitabında
    Elele tutuşup gülmeden daha
    Terketmek kanun mu aşk kitabında

    Ümitlerim kırıldı bitti
    Hayallerim yıkıldı gitti
    Bu dert beni benden etti
    Sevdim sevdim bak ne hale geldim

    Her seven sonunda düşüyor derde
    Bu aşk kitabının yazanı nerde
    Bir aşık inandı çok sevdi diye
    Terketmek kanun mu aşk kitabında

    Ahmet Selçuk İlkan



    sponsorlu bağlantılar
  6. 2006-11-25 #6
    Ayrılacağım



    Gezdiğim her yerde hatıran dolu
    Bilmem ki ben nasıl unutacağım
    Ne yazık bu aşkın yok başka yolu
    Yarın bu şehirden ayrılacağım


    O mahsun yüzüne son defa bakıp
    Bütün anıları sana bırakıp
    Bu dertli, bu garip başımı alıp
    Yarın bu şehirden ayrılacağım


    Aldırma görürsen yaşlar gözümde
    Şarkımız olacak yine dilimde
    Mektubun cebimde, resmin elimde
    Yarın bu şehirden ayrılacağım


    Bir kilit vurarak aşka, sevgiye
    Bir çizgi çekerek senli maziye
    Dönmemek üzere artık geriye
    Yarın bu şehirden ayrılacağım

    Ahmet Selçuk İlkan



  7. 2006-11-25 #7

    Bana Gel Deme



    Ayağım ayağıma dolaşır sonra
    Gözlerim büyür büyür, kocaman olur
    Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam
    Bana gel deme!

    Bırak umutsuzluğum bende kalsın
    Yokluğunda eriyeyim bırak
    Gözyaşlarım yağmurlaşır diyorum
    Bana gel deme!

    İşte resimlerine bakıp avunuyorum
    Hayallerim yetiyor bana ne güzel
    İnan dudaklarını ısırabilirim
    Bana gel deme!

    Zaten ölesiye hasretim aydınlıklara
    Ve bitimsiz bir özleyiş bendeki
    Kanatlanabilirim, uçabilirim belki
    Bana gel deme!

    Ahmet Selçuk İlkan



  8. 2007-03-28 #8
    Kahır yüklü bulutları postalıyorum güneye doğru
    Boşaltın tüm istasyonlarını Adana'nın
    Dost bulutlar gözlerim gibi
    Ağlayacak...


    Saatler beş geçmiş olacak yirmibiri
    Takvimler 24 Aralık'ı takmış göğsüne
    Ben bakarken eski resimlere
    Salim beni düşünecek!


    Süleyman ikinci kurşunu sıkacak kadere
    Dur! Diyemeyeceğim
    Postal kokusunda, barut kokusunda
    Askerce efkarlı bir rüzgar esecek...

    Cengiz o plakta geçmiş kendinden
    Sağında Habip solu bomboş
    Dudaklarında hep o acı şarkı titrek titrek
    'Gitti Gelmeyecek'...

    Bitmeyen geceler Ağbaş'ın zarlarında
    Sigara dumanlarında kederler
    Dur ulan Sarraf!
    Memleket nere? Berlin nere? Bir de Antep!
    Ana avrat dümdüz gidecek...

    İkinci bir şarkıyı dinleyeceğim bir sarhoş gecede
    Başım omuzlarında Yasin'in
    Ergün'üm bu kadeh de senin şerefine
    'Ağlama değmez hayat' Yılmaz'ım
    Hasret ha bitti ha bitecek...

    Bir bir dolacak gözlerime geçmiş seneler
    Aklımdan Zeki'ler, Saim'ler, Emin'ler geçecek
    Binlerce anılar kaçıracaklar o gün beni
    Gelmek isteyeceğim gelemeyeceğim
    Durup bakacağım göklere anam göklere
    Bir "Of ulan of!" yükselecek!

    AHMET SELÇUK İLKAN

  9. 2007-03-29 #9
    HAYATI
    Ahmet Selçuk İlkan 1955 yılında Adana'da doğdu.İlk ve orta öğrenimini ayrı yerde tamamladı.Lise yıllarında yazdığı ve çeşitli sanat dergilerinde yayınlanan şiirleri ile dikkat çekti.1973 yılında yüksek öğrenimini tamamlamak üzere Almanya'nın Berlin şehrine gitti. Berlin Teknik Üniversitesinde Mİmarlık eğitimini sürdürürken bir yandan da sanat çalışmalırana devam etti.

    1975 yılında Hayat Dergisi'nin düzenlediği 'Aşk' konulu şiir yarışmasında 'Hatırlar mısın? ' isimli şiiriyle ilk birincilik ödülünü kazandı.

    1976 yılında Mimarlık öğrenimini yarım bırakarak Türkiye'ye döndü. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi ve 1980 yılında mezun oldu.1978 yılında profesyonel olarak şarkı sözü yazarlığına da başlayan İlkan'ın şarkıları o dönemin popüler sanatçıları seslendirdi.İlk şarkıları şunlardır: Ya Seninle Ya Sensiz, Gözler Kalbin Aynasıdır, Ayrılık Kolyesi, Neredesin Ey Talih, Artık Ne Duamsın Ne Bedduam, Bayramın Olsun vs.



    Bu güne kadar Türk müzik dünyasının en ünlü bestekâr ve yorumcuları ile çalışan İlkan'ın 1000'in üzerinde eseri bulunmaktadır, bunlardan ilk akla gelen; Islak Mendil, Tahta Masa, Kahır mektubu, Anılar, Bir PazarGünü, Sabahçı Kahvesi, Hatıram olsun, Bir Gülü Sevdim, Ya Seninle Ya Sensiz, Gözler Kalbin Aynasıdır, Sevdalıyım, Eyvah-Çaykarası, Çocukların Günahı Ne, Ben Ne İnsanlar Gördüm, Bana Sor Yalnızlığı, Eskici, Seninle Aşkımız Eski Bir Roman, Bir Cennettir Bu Dünya, Kurşuna Gerek Yok, Selam Olsun, BizimSokaklar, YineBugün Sensiz, Bir Evet Yeter, Seni Sana Emanet Ediyorum, Ya Benimsin Ya Toprağın, Sana Hasret Gideceğim, Liselim, Mastika ve diğerleri...

    Ahmet Selçuk İlkan'ın bir başka özelliği Türk müzik dünyasında ilk melodi şiir akımını başlatmış olmasıdır. Mum Işıgında (Ayten) isimli şiir albümü 1982 yılında piyasaya sürüldüğünde yepyeni bir akım ayak seslerini beraberinde getiriyordu.1991 yılında ilk şiir klibini çeken İlkan'ın bu güne kadar yayınlanmış 8 tane şiir albümü bulunuyor.


    ESERLERİ
    Mum Işığında (Ayten) 1982, Şiir Gözlüm (Fahriye Abla) 1984, Bak Bir Erkek Ağlıyor 1986, Bir Beyaz Karanfil 1988, O Adam Benim 1990, Seni Arıyorum 1992, Şairler Ağlamaz 1997, Ayrılıkların Şairi (Asi Bir Tutku) 2000, Son Romantik 2002

  10. 2007-05-04 #10
    Ağır Yaralı

    Beni ta kalbimden vurdu gidişin
    Bütün umutlarım ağır yaralı
    Aklımdan çıkmıyor veda edişin
    Büyün duygularım ağır yaralı

    Dünyayı başıma yıkmışcasına
    Bağrıma kurşunlar sıkmışcasına
    Sanki bir savaştan çıkmışcasına
    Bütün anılarım ağır yaralı

    Aşkımız verirken en son nefesi
    Yıkıldı gönlümün sevda kalesi
    Sırtımda sanki bir bıçak darbesi
    Bütün anılarım ağır yaralı

    Ayrılıp gidecek söyle ne vardı?
    Sonunda aşk değil gurur kazandı
    Artık mutluluğum dünlerde kaldı
    Bütün yarınlarım ağır yaralı! ...

    sponsorlu bağlantılar
  11. 2007-07-03 #11



    Adı Gül'dü

    ADI GÜL'DÜ!

    Adı Gül'dü
    Gülleri severdi en çok
    Güldü mü güller açardı gül yüzünde
    Güllerle bölüşürdü yalnızlığını
    Hep gül beklerdi sevdiğinden
    Bir de 'gül mevsimini' takvimlerden
    Bir gül kokusuna
    Bir de 'gül reçeline' dayanamazdı
    Hep güller kurutmuştu
    Hayatının en hazin sayfalarında
    Hep gülerek büyütmüştü sevdasını
    Ve her sabah
    Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya
    Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi
    Ahşap bir evin avlusunda
    Mis kokulu gülleri derlerdi
    Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi
    Ne zaman bir haksızlık görse
    Kanayan bir gül gibi
    Ahh bu dünyada
    Gülü gülle tartsalar derdi

    Ne okur ne yazardı
    Ağlasa gülleri sular
    Gülse gülleri okşardı
    Ama ne zaman içli bir şarkı duysa
    Güllere bakar uzun uzun dalardı

    İşte öyle bir çiçekti
    Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi
    İşte o kadın
    Benim annemdi.

    Bir bilseniz
    Ne güller yeşertti hayatın dikenlerinden
    Dökerek gözyaşını
    Ve şimdi
    O güller süslüyor onun mezar taşını...

    Ahmet Selçuk İlkan


  12. 2007-12-13 #12

    Bana Bunu Yapmayacaktın!

    Bana bunu yapmayacaktın
    Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
    Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
    Ve öylesine gururlu bitişin.
    Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
    Erken düştü masken yüzünden
    Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
    Bir hiçtin
    Görüyorsun işte
    Gittin
    Ve de bittin…

    Bana bunu yapmayacaktın
    Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
    Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
    Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
    Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?
    İşte ellerimde
    Suç ortağın bir sinema bileti
    Bir pastane köşesi
    Bir tiyatro gişesi.
    Bu kadar ucuza gitmeyecektin
    Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
    Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni
    Şimdi boş bir mezar bulsam
    Seni böylesine sevdiği için
    Oraya bırakırdım kalbimi…

    Bana bunu yapmayacaktın
    Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
    Kaz kırmızısı yağmurlar
    Yağdırmayacaktın gecelerime
    Kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın
    Beni böyle çıldırtmayacaktın!

    Artık
    Adın ihaneti çağrıştırıyor bana
    Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
    Söyle
    Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
    O acımasız hançerini? ..
    Bil ki
    Bundan böyle
    Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana
    Yaklaşmam yasak
    Dokunmam yasak
    Ve ömrümce
    Sarılmam yasak sana! ..
    Ahmet Selçuk İlkan

  Okunma: 4657 - Yorum: 11 - Amp