"Satın aldığımız her malı iade edebilir miyiz?" başlıklı yazımda, kimi tüketicilerin satın alınan malın hiçbir sebep göstermeden iade edilebileceğine inandığını, ancak bunun hukuki açıdan doğru olmadığını anlatmıştım. Aynı yazıda iade hakkının sadece malın ayıplı çıkması halinde kullanılabilecek seçimlik haklardan biri olduğunu belirtmiştim.

Satın alınan malın ya da hizmetin ayıplı çıkması; mal veya hizmetin eksik olması, kusurlu olması demektir. Örneğin, mağazada gri renkli bir fırın satın aldığınız halde size teslim edilen ürün beyaz renkliyse ya da 60 saat pil ömrü olduğu söylendiği için aldığınız yeni telefonunuzun pil ömrü 20 saat sürüyorsa ayıplı mal ile karşı karşıyasınız demektir.


4077 sayılı kanunda bu durum "Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir," ifadesiyle tanımlanmıştır. Buna kısaca "taahhüt edilenden farklı bir malla ya da hizmetle karşılaşmış olmak" diyebiliriz. Anlatılmak istenen şudur: Var olduğuna inandırıldığımız eksiklikler, maddi, hukuki veya ekonomik boyutta eksiklikler ve kusurlar olabilir. Var olmaları o mal ya da hizmeti ayıplı hale getirir. Böyle bir durumla karşılaşırsak yapmamız gereken ayıplı malı ya da hizmeti teslim aldığımız tarihten itibaren 30 gün içinde satıcıya ulaşarak ayıbı bildirmektir. Böylece tüketici olarak yasanın bize açıkça tanımış olduğu yetkiye dayanarak seçimlik belirlenmiş haklarımızdan birini kullanabiliriz. Bu haklar şunlardır:

1. Ödediğimiz bedeli talep edebiliriz veya

2. Ayıplı ürünün ayıpsız olanıyla değiştirilmesini isteyebiliriz veya
3. Ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını tercih edebiliriz veya
4. Ücretsiz tamir edilmesini talep edebiliriz.
Seçimlik olarak yasada belirlenen bu haklardan birini kullanmak sadece tüketiciye ait bir haktır. Satıcının bu hakkın kullanımında hiçbir etkisi ve yetkisi yoktur. Tüketici olarak böyle bir durumla karşılaştığımızda yapmamız gereken süresi içinde hakkımızı talep etmek, ancak bunu iyi niyet koşulları çerçevesinde kalarak yapmak olacaktır.


Buraya kadar yapmış olduğum açıklamalar mal veya hizmette açık ayıplar bulunması halinde geçerlidir. Mal ya da hizmette gizli ayıpların bulunması olasılığı da vardır. Gizli ayıp, ilk bakışta anlaşılamayan, ancak kullanım başladıktan sonra, zamanla ortaya çıkan ayıplardır. Buradaki ayıp tüketicinin yanlış kullanımı nedeniyle oluşmamıştır. Mal ya da hizmetin kalitesiz ve standarda aykırı oluşundan, imalat ve üretim hatalarından kaynaklanabilir. Örneğin satın aldığımız fotoğraf makinesinin birkaç çekimden sonra arıza vermesi halinde gizli ayıptan bahsedilebilir.


Malda gizli ayıp bulunması halinde yasa iade süresini iki yıl olarak belirlemiştir. Satıcının kasıtlı olarak, hileye başvurarak ayıbı gizlemiş olduğu hallerde iade hakkımızı zaman sınırı olmadan kullanabiliriz.


Ayıplı malın tüketicinin ölümüne, yaralanmasına ya da maddi zarara uğramasına neden olması da mümkündür. Böyle durumlarda biz tüketicilerin uğramış olduğumuz maddi ve manevi zararların giderilmesini isteme hakkımız vardır. Örnek vermek gerekirse; aldığımız bir elektronik eşyanın patlaması, yangına sebebiyet vermesi gibi bir durumda, tüketici olarak sahip olduğumuz tüm hakların yanı sıra ayrıca genel hükümlere göre tazminat talep edebiliriz.