Dil İle Kültür Arasındaki İlişki Nedir? - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Dil İle Kültür Arasındaki İlişki Nedir?

  1. Bir arada yaşama ihtiyaçlarının ortaya koyduğu sosyal organizasyonların doğal nitelikteki en küçük örneği aile, en büyük ve en geniş örneği de millettir. Millet adı verilen toplulukta, sosyal bütünleşme, o topluluğu oluşturan bireyler arasındaki ortak kabullerden doğan ortak özellikler ile sağlanmıştır. Bu ortak özellikler, onların yaşayış biçimlerinden, hayat ve olaylar karşısındaki tutum ve davranış tarzlarından kaynaklanan yakınlıklar, benzerlikler ve tıpkılıklardır.

    Dil İle Kültür Arasındaki İlişki Nedir?

    Millet varlığında sosyal akrabalık bağını kuran ve toplum bilincini oluşturan çeşitli unsurlar ve ortak değerler vardır. Bunların hepsine birden kültür adı verilmektedir. Bu yönü ile kültür, bir toplumu millet haline getiren ve milletten millete değişen değerler en ilkel topluluklardan başlayarak en gelişmiş insan topluluklarına varıncaya kadar, bütün toplumların kendilerine göre birer kültürlerinin bulunduğu bir gerçektir; ancak bir kültür için vazgeçilmez önem taşıyan unsurlar, başka bir kültür için önemsiz sayılabilir.

    Kültür, toplumdan topluma ayırıcı bir nitelik taşıdığı halde, aynı toplum içinde fertleri birbiriyle kaynaştıran ve uyumlu kılan bir niteliğe sahiptir.


    Kültür, genel bir anlatımla, bir insan topluluğunun yüzyıllarca devam eden ortak yaşayışından doğan maddi ve manevi değerlerinin, birikimlerinin ve davranış tarzlarının bütünü demektir. Dil, kültürün temel taşıdır.


    En ilkel topluluklardan başlayarak en gelişmiş insan topluluklarına varıncaya kadar, bütün toplumların kendilerine göre birer kültürlerinin bulunduğu bir gerçektir; ancak bir kültür için vazgeçilmez önem taşıyan unsurlar, başka bir kültür için önemsiz sayılabilir.

    Kültür, toplumdan topluma ayırıcı bir nitelik taşıdığı halde, aynı toplum içinde fertleri birbiriyle kaynaştıran ve uyumlu kılan bir niteliğe sahiptir.


    Kültür, genel bir anlatımla, bir insan topluluğunun yüzyıllarca devam eden ortak yaşayışından doğan maddi ve manevi değerlerinin, birikimlerinin ve davranış tarzlarının bütünüdür.


    Kültür, bir milleti öteki milletlerden ayıran yaşayış tarzı, o millete has duygu ve düşünce birliğinin oluşturduğu ortak ruh olarak da tanımlanabilir.


    Kültür, doğal bir sosyal varlıktır. Toplumun ortak malıdır ve kapsamlıdır. Kültür, her umun kendi özel davranışlarının ve yaratıcılığının eseri olduğu için milli bir kişilik yapısına sahiptir. Bundan dolayı, orijinal ve millidir.


    Kültür değişmelerinde başka bir kültürün veya kültürlerin etkisi altında kalınabilir; ancak bir kültürün ö/ü asla değiştirilemez ve bütünü ile başka bir kültüre dönüştürülemez.

    Kültür milli, medeniyet milletlerarasıdır. Örneğin Türk kültürü, îran kültürü, Arap kültüründen söz edebilirken, tüm bu kültürleri ortak kılan, İslam medeniyetidir.


    Medeniyet, milletlere ait bazı kültür değerlerinin birçok millet tarafından benimsenerek ortak duruma gelmiş durumuna verilen addır. Medeniyet, aklın, ilmin ve tekniğin ürünüdür. Bilimsel araştırmalar sonuçlarını teknolojiye, teknoloji de medeniyete aktarır.


    Medeniyet, insanlara daha rahat ve konforlu yaşama şartları hazırlama hedefine yönelmiş, teknik gelişmelerdir; yani teknolojidir. Bundan dolayı,medeniyetin milliyeti yoktur. Medeniyet kültürün eseri ve sonucu olduğu için kültürde öncelik, medeniyette sonralık vasfı ağır basar. Kültür ve medeniyet karşılıklı bir etkileşim halindedir; çünkü insanın toplumun eseri olan kültür geliştikçe, medeniyetin ilerlemesine yol açar. Buna karşılık, medeniyet alanındaki gelişmeler, teknolojideki buluş ve yenilikler de kültür değerlerinin şekillenmesinde rol oynar.


    Bir toplumun sözlü ve yazılı değerleri dile aktarıldığı için, dil sosyal yapının ve kültürün sadık bir aynası durumundadır. Bir şair duygu ve düşüncelerini kendi toplumunun fertlerine ancak dili ile ulaştırabilir. Dil, topluma biçim veren bir sistemdir. Bir toplumda yaşayan insanlar, çevrelerindeki dünyayı, gerçekte olduğu gibi değil, kendi dillerinin kendilerine sunduğu biçimde görmektedir.


    Dil, bir milletin duygu ve düşünce tarzı, tarihi ve toplum şuuru ile birlikte yol almaktadır. Bu sebeple, fertler arasındaki ortak duygu ve düşünce akımı dille kurulabilmekte; dolayısıyla milli birlik ve beraberlik de toplumun fertlerini birbirine perçinleyen dille sağlanabilmektedir.


    İlim ve sanat da dile bağlıdır. Bu bakımdan dildeki gelişmişlik kültür gelişmişliğinin ifadesidir. Bu çerçevede, dil üstünlüğü = kültür üstünlüğü; dil zayıflığı = kültür zayıflığı söz konusu olabilir.

    Atatürk, 1932'de başlattığı Dil Devrimi ile Türkçeyi kültürümüzün eksiksiz bir ifade aracı yapabilme amacını gütmüş; uzun vadede, dilimizi, çağdaş medeniyet seviyesinin gerekli kıldığı bütün kelime ve kavramları karşılayabilecek işlek ve zengin bir kültür dili durumuna getirme hedefine yönelmiştir. Bu çerçevede,


    - Dili Osmanlıcadan ayıklamak, yazı dilinden yabancı unsurları atmak;


    - Aydınların dili ile halkın dili, konuşma dili ile yazı dili arasındaki, Osmanlıca nedeniyle ortaya çıkmış olan açıklığı kapatarak, dile millet varlığı içinde birleştirici ve bütünleştirici bir nitelik kazandırmak.


    - Türkçenin güzellik ve zenginliklerini ortaya koyabilmek ve onu dünya dilleri arasındaki değerine yaraşır bir seviyeye ulaştırabilmek için dilimizi bir bilim kolu olarak ele almak ve üzerinde kaynaklarına inen derinlemesine araştırma ve inceleme yapmak...gibi noktalar üzerinde durmuştur.

     Konuyu Beğendin mi?
    Güncelleme : 2017-10-13
  2. 2011-09-28 #2
    yeteri kadar aydınlatıcı olmamış. fakat yine de emeğe saygı açısından teşekkürler :)yeteri kadar aydınlatıcı olmamış. fakat yine de emeğe saygı açısından teşekkürler :)
  Okunma: 4493 - Yorum: 1 - Amp