Sevgili Peygamberimiz akraba evliliklerini tasvip etmemiştir. Yani kardeş çocuklarının bir birleriyle evlenmeleri yasaklanmamıştır ama evlenmemeleri yolunda tavsiye vardır. Kur`an kimlerle evlenileceği konusunda şöyle der: " Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz,kardeş kızları ( yeğenleriniz ), sizi emziren anneleriniz, süt bacılarınız, eşlerinizin anaları,, kendilieriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kzlarınız size haram kılınmıştır. Eğer onlarla ( nikahlanıp ta ) henüz birleşmemişseniz kızlarını almanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşleri ( gelinleriniz ) ve iki kız kardeşi birden almak ta size haram kılındı, ancak geçen geçmiştir."

( Nisa 23 ) ( Ayetin nikahlanıp ta birleşmediğiniz kadınların kızları ile evlenmenizde mahzur yoktur ) mealindeki kısmından maksat: anası nikah altında iken kızını almak değildir. Caiz olan, bir erkeğin nikahlayıp da kendisi ile birleşmeden boşadığı kadının başkasından olan kızı ile evlenmektir. Ayette kesin olarak yasaklananlar dışında kalan akraba ile evlenmek, ( amca kızları, hala ve teyze kızları ) bazı şart ve zaruretler icabı serbest kılınmış olmakla bereber hadislerde akraba olmayanlarla evlilik tavsiye edilmiştir.


İmam-ı Azam Ebu Hanefi`ye göre evlenecek akil ve baliğ olan kız çocuklarının evlenmeleri için velilerinin izni şart değildir. Diğer mezhep imamlarına göre veli izni şarttır. Her ne kadar İmamı Azam veli izni şart değildir dese de evlenme işlerinde gençleri büyütüp besleyen, emek veren anne ve babanın rızasını almak Türk töresinin gereklerindendir.


İSLAMDA TEK EŞLİLİK
İslama göre insanlık aile ile başlar. Bütün insanlar Hz. Adem ile Havva`dan üreyip çoğalmışlardır. Yüce kitabımıza Hucurat suresinde bu durum açıkça belirtilmiştir:
" Yâ Eyyühennâsü innâ halagnâküm min zekerin ve ünsâ ve cealnâküm şuûben ve gabâile liteârefu..." ( Hucurat/13 ) " Ey insanlar sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi şubelere ( milletlere ) ve kabilelere ayırdık.."


İslam`da aile meşru nikah temeli üzerine kudrulur. Kur`an`da evlenmeyi teşvik eden bir çok ayeti kerime vardır. Dinimiz: " Namuslu, zinaya sapmamış ve gizli dostlar edinmeyen " kimseler halinde hayatımızı devam ettirmek için " Mümin ve iffetli kadınlarla ", " Nikahlanıp evlenmemizi " kavsiye eder.


İslamiyet bir kadının aynı anda bir erkekten fazlasıyla evlenmesini ( çok kocacılığı ) yasaklamıştır.( Nisa suresi, 24 ) İslam`a göre erkekler için de " Tek evlilik " esastır. Konu ile ilgili olarak Nisa Suresi 129. ayette şöyle buyrulur:


" Kadınlar arasında adalet ( ve eşitlik ) içra etmenize-göstermenize, ne kadar hırs gösterseniz ( gayret etseniz ) asla güç yetiremezsiniz... "


Bu ayet-i kerime kesin olarak göstermektedir ki, İslamiyetin erkeklere öngördüğü evlilik tek evliliktir. İslamiyet tek evliliği tavsiye ettiği halde bazı şartların oluşması durumunda, birden fazla dörde kadar evliliği de kesin olarak yasaklamamıştır.
İslamın şartların oluşması durumunda dörde kadar evliliğe izin vermesi, bazılarının zannettiği gibi kadına karşı saygısızlık değil aksine onun yararına olan bir tutumdur. Şimdi birden fazla kadınla evlenmenin şartları üzerinde duralım:


Dünya nüfusu incelendiğinde kadınların nüfusunun erkeklerden fazla olduğunu
Görürüz. Bu fazlalık savaşların artışıyla daha da artabilir, nitekim birinci ve ikinci dünya savaşlarında görüldüğü gibi, daha sonraki çıkan savaşlarda da erkek sayısında azalma, kadın sayısında artış görülebilir. Nitekim Irak`ta ve savaşların sürdüğü bazı bölgelende benzer bir durum yaşanmaktadır. Yüce Allah, erkekle dişiyi meşru nikah temeli üzerine aileyi oluşturmak ve insan neslini üretmek için yaratmış ve zinayı kesinlikle yasaklamıştır. Eğer İslamiyet şartları oluştuğu zaman birden fazla kadınla evlenmeye izin vermemiş olsaydı; erkek nüfusunun savaşlar sonucu azalması, kadın nüfusunun artması ve dul kalması sonucu insan neslinin üremesinde bir yavaşlama görülürdü.


Eğer böyle bir yasak olsaydı binlerce kadının hayatları boyunca evlenmesine, annelik ve gelinlik zevkini tatmasına engel olunmuş, kadınlar sokağa terkedilmiş aynı zamanda zina ve fuhuşun artmasına sebep olunmuş olurdu. Bu durumu ne kadar anlatsak, anlamakta güçlük çekileceğini biliyoruz, fakat yanıbaşımızdaki Irak gerçeği göz önünde bulundurulursa durum daha iyi anlaşılacaktır.


Cinsi duygular kadın ve erkeğe neslin devamını sağlamak ve aradaki sevgi ve muhabbeti artırmak için verilmiştir. Eşi kısır olan bir erkeğin bir ikinci kadınla evlenmesi yasaklanmış olsaydı, erkeğin cinsi vazifeleri ve yaratılış amacı gerçekleşemezdi. ( Erkeği kısır olan kadına ise erkeğinden isterse boşanma hakkı verilkmiştir.) Yine kadının erkeğine karşı cinsi vazifelerini, kadınlık görevlerini yapamayacak durumda hasta olması,kendine ve ailesine bakamayacak durumda hasta olması ( felçli vb ) durumunda erkeğin bir ikinci kadın almasına izin verilmemesi adaletsizlik olurdu.


Özetle diyebiliriz ki, tek kadınla evliliği tavsiye eden dinimiz, gerekli şartların oluşması dturumunda birden fazla dörde kadar evliliği eşler arasınada adaleti sağlamak kaydıyla serbest bırakmıştır. " Eşler arasında ne kadar gayret sarfetseniz güç yetiremezsiniz " ihtarıyla da zaruri olmadıkça bir eşle evlenin demiştir.


M. Günay Sıddıkoğlu