sponsorlu bağlantılar
Yediğiniz her şeye dikkat etmenize, hatta çikolata, cips ve çerez gibi sevdiğiniz pek çok yiyeceği hayatınızdan çıkarmanıza rağmen kilo veremiyor musunuz? Üzülmeyin sizin durumunuzda o kadar çok kişi var ki…Kadınların yüzde 99 u sağlıklı bir şekilde beslendiklerine inanıyorlar. Oysa verdikleri yanıtlar; kendileri için gereken sağlıklı beslenme standartlarını, sadece yüzde 1 oranında sağlayabildiklerini ortaya çıkarıyor.

Buradaki en büyük sorun, bolca lifli gıda ve doymamış yağ yerine,
ağırlıklı olarak, az ama doymuş yağ, şekerin ve rafine besinlerin tüketilmesi. Oysa besinlerin niceliği kadar niteliği de önemli. Siz kalori hesabı yapıp, yediğiniz her lokmayı sayarken çok farklı nedenler kilo vermenizi engelliyor olabilir. İşte kilo vermenizi engelleyen hatta kilo almanıza yol açan 7 neden ve bunlarla baş etmek için en etkili çözüm önerileri.

Kahvaltıyı atlamak A.B.D. Colorado Üniversitesi nde, 3 bin
gönüllü üzerinde, kahvaltı üzerine bir araştırma yapılmış. Bu kişilerden 1 yıl boyunca düzenli kahvaltı etmeleri istenmiş ve yıl sonunda ortalama 6 kilo verdikleri gözlenmiş. Özellikle, kepekli ekmek, müsli gibi lifli besinlerle kahvaltı eden kadınlar çok daha rahat kilo veriyor ve bu kiloyu korumakta da çok zorlanmıyor. Ayrıca kahvaltıyı atlamak dalgınlığa ve konsantrasyon eksikliğine de neden olabiliyor.

ÇÖZÜM:
Tabii ki kahvaltı atlamamak. Sabahları sadece 10 dakika erken kalkarak, bir kase yağsız süt içinde müsli yiyebilir ve kendinize çok büyük bir iyilik yapabilirsiniz. Ancak kahvaltı etmek adına, yağlı poğaça ve açmaları sakın aklınıza getirmeyin. Lifli yiyecekler, taze meyve, meyveli yoğurt ve yağsız süt iyi bir kahvaltı için yapılacak en mükemmel tercihler. Sadece tadına bakmak Arkadaşınızın doğum gününde dayanamadınız ve o kadar ısrar karşısında incecik bir dilim pasta yediniz. Ardından akşam yemeği için gittiğiniz restoranda, salata ısmarlamanıza rağmen, eşinizin patates kızartmalarından bir iki tane aldınız, bir de diğer arkadaşınızın spagettisinin tadına baktınız. Ama tabii bunları kesinlikle yemekten saymıyorsunuz. Ancak beslenme uzmanları, kilo almanın altında yatan en önemli nedenlerden birinin, diyet planı uygularken, "tadına bakmak", "küçücük bir lokma almak" gibi bahanelerle günlük kalori alımının üzerine çıkmayı gösteriyorlar. Hatta yapılan araştırmalar, bu şekilde tüketilen yiyeceklerin ortalama olarak günde 700 kaloriyi bulduğunu gösteriyor.

ÇÖZÜM: Bu konuda yapabileceğiniz
en mükkemel şey bir yiyecek günlüğü tutmak. Böylece, tadına baktığınız böreği,
bir parçacıktan bir şey olmaz diye ağzınıza attığınız çikolatayı önünüzde yazılı
görecek ve durumun ciddiyetini anlayabileceksiniz. Ayrıca yazacağınızı
bildiğiniz için bir şeyler yerken çok daha dikkatli olacaksınız. Şeker
bağımlılığı Şeker ve çikolata kadınların en çok sevdiği yiyeceklerin başında
geliyor. Ama burada suçlular çay ve kahvelerimize attığımız kesme şekerlerle,
atıştırdığımız şekerleme ve çikolatalar değil. Uzmanlara göre tükettiğimiz
şekerin üçte birini gizli bir şekilde alıyoruz. Meyveli yoğurtlar, meyve suları,
bazı alkolsüz içecekler nedeniyle farkında olmadan daha fazla şeker
tüketebiliyoruz.

ÇÖZÜM:
Öncelikle tüm tatlı ve
pastaları kendinize haftada sadece bir gün sunabileceğimiz bir ödül olarak
sınırlandırmalısınız. Onun dışında yediğiniz tüm besinlerin etiketlerini okuyun
ve fruktoz, mısır şurubu ve sakkaroz gibi maddelerin de şeker sınıfına
gireceğini unutmayın. Meyveli yoğurt, mısır gevreği ve müsli gibi yiyecekleri
satın alırken de şeker içermeyen çeşitlerini seçin. Yeterli miktarda gıda
alamamak Çoğu kişinin, bol bol lif, vitamin ve mineral içeren "tam" yani
işlenmemiş gıdalardan yeteri kadar tüketmediği bilinen bir gerçek. Ne yazık ki,
işlenmiş, rafine edilmiş ve pek çok katkı maddesi katılarak hazırlanmış
gıdaların hayatımızdaki yeri çok daha fazla. Araştırmalar beyaz unla yapılan her
türlü hamur işinin beslenmemizde en büyük yeri tuttuğunu gösteriyor.

ÇÖZÜM:
Beyaz ekmek, pirinç ve
makarna yerine, işlenmemiş kepekli ya da doygun ekmek, kepekli pirinç ve tam
makarna tercih etmeye çalışın. Atıştırmak içinse cips, çikolata yerine, yağsız
patlamış mısır ya da kuru meyveleri seçin. Evde yaptığınız kek ve hamur
işlerinde de, eğer mümkünse, kepekli unu kullanmanız son derece akıllıca olur.
Çok fazla yağ tüketmek Günlük yağ ihtiyacımız yaklaşık 67 gram. Yağ tüketimini
kısıtlamak denince, aklımıza sadece yemeğe konulan ya da kahvaltıda kullanılan
yağlardan vazgeçmek geliyor. Oysa tereyağ ve margarini keserken, salata
soslarında, peynirde ya da sütte var olan yağı göz ardı ediyor, tüketmeye devam
ediyoruz. Üstelik fazla yağların en önemli özelliği, kalça, karın ve bacak gibi
bölgelerde depolanmaya çok müsait olmaları. Ayrıca fazla yağ tüketenlerin,
balık, yağsız süt, C vitamini, A vitamini ve folik asit açısından zengin ve kilo
vermeye yardımcı yiyecekleri daha az tükettikleri de gözlenmiş.

ÇÖZÜM:
Genel olarak, "bir yiyecek
ne kadar az işlenmişse o kadar az yağ içeriyordur" kuralını benimseyebilirsiniz.
Ayrıca satın aldığınız besinlerin ambalajlarını okuyarak ne kadar yağ içerdiği
hakkında bilgi edinmeniz ve seçimi buna göre yapmanız da olası. Bir besinin kaç
kalori olduğu kadar, yağdan gelen kalorisinin ne kadar olduğuna da dikkat
edilmeli. Yağ oranı, 100 kaloride 3 gramdan fazla olan besinleri tercih etmeyin.
Kalsiyum alımını önemsememek Hemen hemen herkes kalsiyumun sağlıklı kemiklere
sahip olmak ve osteoporozu engellemek için gerektiğini biliyor. Ancak kalsiyumun
kilo vermede de etkili olduğu pek fazla bilinmiyor. Son yıllarda yapılan
araştırmalar, kalsiyum açısından zengin olan yiyeceklerle beslenenlerin vücut
kitle endekslerinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni kalsiyumun
kalsitrol eksikliğini önlemesi. Kalsitrol, vücudumuz tarafından salgılanan ve
yağların depolanmasını önleyen bir hormon.

ÇÖZÜM
: Büyük bir bardak yağsız
süt içerek hem kemiklerinizi koruyacak hem de sizin için gerekli olan kalsiyum
miktarını alacaksınız. Üstelik sadece 320 kaloriyle! Süte karşı hassassanız ve
süt içtikten sonra sindirim problemleri yaşıyorsanız laktozsuz sütlerden de
faydalanabilirsiniz. Eğer süt içmek sizin için imkansızsa, yağsız peynir, yoğurt
ve füme somon gibi kalsiyum açısından zengin olan yiyeceklerden bol bol tüketin.
Doğru sebzeleri seçememek Yağ içermeyen, bol lifli ve hastalıklarla savaşan bir
çok maddeyle dolu sebze ve meyveler aslında tüketmek için en mükemmel besinler.
Oysa ne yazık ki pek çoğumuz taze sebze ve meyve tüketimine gereken önemi
vermiyoruz. Sadece sebze yemiş olmak için ağırlıklı olarak patates ve marulu
tercih etmek de yapılabilecek büyük bir hata. Oysa patates, özellikle de
kızarmış olduğu zaman, fazla besleyici değeri olmayan bir gıda. Aynı şey büyük
ölçüde sudan oluşan amerikan marulu için de geçerli.

ÇÖZÜM
: Sebze seçiminde aklınıza
ilk gelen koyu yeşil yapraklı (ıspanak ve pazı gibi) ve sarı (biber ve kabak
gibi) sebzeler olmalı. Bu sebzeleri haşlanmış ya da buharda pişirilmiş şekilde
yemeniz en doğrusu. Ayrıca, bol bol şeker ve boya içeren meyve sularının da
meyve yemekle aynı şey olamayacağını aklınızdan çıkarmamanız gerek.

sponsorlu bağlantılar