sponsorlu bağlantılar
Türkiye'ye konuşlandırılması düşünülen füze savunma sistemi konusunda 28 NATO üyesi ülke uzlaştı. Türkiye'nin kaygıları giderildi, İran tehdit olarak yer almadı. Türkiye'ye konuşlandırılması düşünülen füze savunma sistemi gibi kritik konuların ele alınacağı NATO Zirvesi, Portekiz'in başkenti Lizbon'da başladı.
Name:	Patriot-fuze-savunma-sistemi-525x320.jpg 
Views:	19794 
Size:	15,5 KB (Kilobyte) 
ID:	14464

Çeşitli ülkelerde hayatını kaybeden NATO'nun askeri personeli için 1 dakikalık saygı duruşuyla başlayan zirvenin açılış konuşmasını NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen yaptı. Rasmussen, NATO'nun Avrupa'yı tehdit eden saldırılara karşı savunma gücünü arttıracak kararların alınacağını umduğunu ifade etti.

Avrupa'ya karşı açık tehditler olduğunu iddia eden Rasmussen, zirvede füze saldırılarına karşı koruma kabiliyetinin geliştirilmesi konusunda anlaşacaklarını umduklarını belirtti. Rasmussen, tehditlere karşı yapılması gerekenler olduğunu ve NATO'nun bunları yapabileceğini söyledi.

Modern tehditlere karşı modern yöntemlerin geliştirileceğini belirterek, Rusya ile ilişkilerde de yeni bir başlangıç yapılacağını söyleyen Rasmussen, ayrıca Lizbon Zirvesi'nin AB-NATO ilişkileri açısında da yeni bir basamak olacağını kaydetti.

OBAMA UZLAŞMAYI AÇIKLADI
Türkiye'ye konuşlandırılması düşünülen füze savunma sistemi konusunda 28 NATO üyesi ülke uzlaştı. Türkiye'nin kaygıları giderildi, İran tehdit olarak yer almadı.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in düzenlediği basın toplantısıyla anlaşma metnini basın mensuplarına dağıttığı sırada, zirvede bulunan ABD Başkanı Barack Obama da sistemin kabul edildiğini ve tüm NATO üyesi ülkeleri kapsayacağını açıkladı. Obama, "Savunma sisteminde mutabık kaldık. Füze kalkanı sistemi tüm NATO ülkelerini kapsayacak" dedi.
Sistemin Avrupa ve Kuzey Amerika'daki tüm NATO üyelerini kapsayacağı belirtilirken, Savunma Sistemi konusunda NATO'nun Rusya'ya işbirliği teklifinde bulunacağı ve NATO liderlerinin yarın Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev ile görüşeceği ifade ediliyor. Füze Savunma Sistemi nedeniyle NATO ile arası açılan Rusya Devlet Başkanı Medvedev'in zirveye katılması, ilişkilerin güçlenmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor.

KABUL EDİLEN BELGE VE RASMUSSEN'İN BASIN TOPLANTISI

Stratejik Konsept Belgesi'ni düzenlediği basın toplantısında açıklayan NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, İran ile ilgili soruya "Tehdit oluşturma kapasitesine sahip 30'un üzerinde ülke var. Yeni stratejimiz, bu ülkelerin herhangi biri için geçerlidir" diyerek tehdit algılamasının doğrudan kimseyi hedef almadığını vurguladı.
Nükleer caydırıcılık konusunda NATO'nun nükleer bir güç olduğunu vurgulayan belge, konvansiyonel silahlar ve nükleer silahların birlikte NATO'nun çekirdek gücü olmaya devam edeceğini belirtiyor. Rasmussen, basın toplantısında ayrıca belgenin 19. maddesinin 6. paragrafında da yer alan ve Türkiye'nin önem atfettiği bölgesel değil, tüm NATO topraklarının alansal savunmasına kuvvetli vurgu yaparak füze savunma sistemleri konusunda da böylelikle sadece belirli bir bölgeyi kapsayacak bir model geliştirilmeyeceğinin sinyallerini vermiş oldu. Türkiye'nin bu anlamda öne çıkardığı bir başka konu da maliyet noktasında risk-külfet dengesiydi ve riski alan ülkelerin daha az külfet alacakları da belgede belirtildi.
NATO'nun temel stratejisi olan 5. madde, yani üyelerin birine yapılmış saldırının tüm üyelere yapılmış kabul edilmesi ise aynen korundu. Bununla birlikte belgede Türkiye'nin taleplerini karşılayan en önemli madde ise 'ortaklıklar' başlığı altındaki 32. madde oldu. NATO-AB ilişkilerini ele alan bu maddede AB'nin NATO'nun özel ve önemli bir ortağı olduğu belirtiliyor ve iki organizasyonun da çok sayıda ortak üyesinin olduğu belirtilerek şu cümleler kullanılıyor:
"AB'nin güvenlik konusunda kendi başına yaptığı girişimleri ve çabaları olumlu buluyor ve destekliyoruz. Ayrıca AB üyesi olmayan ülkeler de (başta Türkiye kastedilerek) bu güvenlik stratejilerine önemli katkıda bulunuyorlar. NATO ve AB arasındaki stratejik ortaklığın selameti için bu ülkelerin de bu güvenlik stratejilerine tam katılımları elzemdir."
Bu cümle ile NATO, AB'den Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikaları içerisindeki karar alma mekanizmalarında Türkiye'nin de katılımına müsaade edilmesini talep etmiş oldu.
Tüm bunlardan ayrı olarak basın toplantısında bir gazetecinin Türkiye'nin NATO-AB Zirvesi'ne koyduğu vetonun AB'yi temsil eden Konsey ve Komisyon Başkanlarının Kuzey Atlantik Toplantısında sandalye sahibi olmaları ile bu zirvede delinip delinmediği yönündeki sorusu üzerine ise Rasmussen, bu durumun de facto olarak Türkiye'nin vetosunu by-pass etmek anlamına gelmediğini, sadece NATO-AB ilişkilerini ve işbirliğini güçlendirmeye yönelik bir şey olduğunu öne sürerek kendisinin de pek çok AB zirvesine davet edildiğini belirtti. Rasmussen, "Hiçbir şeyi bypass etmiş değiliz. Onları davet ettik çünkü AB'nin de görüşlerini önemsiyoruz. Ayrıca hatırlatırım ki herhangi bir veto hakları yok. Sadece NATO-AB işbirliğine ne kadar önem verdiğimizin bir göstergesidir bu" dedi.

Videoyu Seyretmek için tıkla
sponsorlu bağlantılar