Çocuk Edebiyatı - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Çocuk Edebiyatı

  1. sponsorlu bağlantılar
    (Çocuk Edebiyatı)

    Çocuk edebiyatı, "çocuk" ve "edebiyat" değişkenlerinden oluşan, ancak her ikisinden farklı, dirik bir bütünlük oluşturan sanatsal bir yapıdır. Çocuk, üç yaşından ergenlik dönemi arasındaki devre olarak tanımlandığına göre, bu uzun devre de kendi içinde, farklı özellikler göstermektedir. Çocuğun gelişim dönemlerini Piaget, "3-7 yaş arası işlem öncesi, 7-11 yaş arası somut işlemler, 12 ve daha sonrası da soyut işlemler devresi" olarak açıklamaktadır. Çocuğun bilişsel, duyuşsal ve devinişsel gelişim seyri farklı özellikler gösterdiği için, dil ürünü olan çocuk edebiyatı da bu gelişime uygun olarak biçimlenir. İşlem öncesi dönemde olan bir çocuk için üç bin sözcükten oluşan bir edebiyat ürünü okutmanın eğitimbilimsel (pedagojik) bir değeri olduğu söylenemez. Çünkü çocuğun kavram düzeyi, sözcük dağarcığı, bellek işlem hızı edebiyatın niteliğini de ister istemez sınırlandırmaktadır.


    Çocuk edebiyatı, "çocukların büyüme ve gelişmelerine, hayal, duygu, düşünce ve duyarlılıklarına, zevklerine eğilirken eğlenmelerine katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirilen çocuksu bir edebiyat" olarak ifade edilebilir. Bir başka ifadeyle de çocuk edebiyatını, "üç yaşla ergenlik çağı arasındaki çocukların bilişsel, devinişsel ve duygusal dünyasını "sözlü" ve "yazılı sanat" ürünleriyle buluşturma ve oluşturma etkinlikleri" olarak da tanımlayabiliriz. Çocuk edebiyatı, ana dili temel becerileri üzerine oturmaktadır. Görünürde ve tanımlamada edebiyat sözlü (konuşma) ve yazılı (yazma) olarak iki temel beceri üzerine otursa da, aslında dört temel beceri (dinleme, okuma, konuşma ve yazma) etkili olarak kullanılmaktadır. Sözlü edebiyat içerisinde, "konuşma" ve "dinleme; yazılı edebiyat içerisinde "yazma" ve "okuma" etkinlikleri vardır. Bu sayılan nedenlerle, çocuk edebiyatının ana dili öğretim süreçleriyle birlikte ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini söyleyebiliriz.


    Günümüzde, güzel bir kitapçı dükkânına giren bir çocuk büyük bir olasılıkla dilediği kitabı bulabilir. Resimli, resimsiz macera romanları, peri masalları ve efsaneler, bilimkurgu, özyaşam öyküleri, tarih kitapları, doğayla ilgili kitaplar, şiirler, kısaca yeryüzünde var olan hemen her şeyle ilgili düzinelerle kitap rafları doldurur.


    Bugün kitap okuyan çocuk sayısı eskisine göre çok arttı. Kitap satın alamaya gücü yetmeyen çocuklar için Halk kütüphanelerinin çocuk kitapları bölümünden süreli olarak ödünç kitap alınabilir. Bir*çok okulun da kendi özel kütüphanesi vardır.


    Günümüzde çocuk kitaplarının hem öğretici, hem de eğlendirici olmasına önem verilir. Ama eskiden böyle değildi, üstelik çocukların okuyacak kitap bulmaları kolay olmuyordu. 18. yüzyılın başında yaşamış bir çocukla bu konuda konuşabilseydiniz, okumuş olduğu kitapların azlığına ve bunların sadece birkaçının çocuklar için yazılmış olmasına şaşardınız. Bundan 150 yıl öncesine kadar kitap denince, çocukların aklına, baştan sona iyi davranış kuralları ile dolu ders kitapları gelirdi. Öğretici kitapların yanı sıra çocuklar için ilginç, eğlendirici kitaplar yazılmaya başlanalı çok olmadı.


    Çocuk Edebiyatı, 15 yaş altı çocuklar için konuları, karakterleri ve kullanılan dil özelleştirilerek hazırlanan edebi eserlerin oluşturduğu edebiyat koludur. Anton Çehov gibi edebiyat dünyasının önemli bazı isimleri bu kavramın bir edebiyat türü olarak ele alınamayacağını, yalnızca 'doz' olarak edebî vurgunun hafifletilerek sunulduğunun altını çizmektedirler. Edebiyatın dozunun hafifleştirilmesine Türk edebiyatından örnek olarak Ömer Seyfettin, Kemalettin Tuğcu eserleri ya da Yaşar Kemal, Aziz Nesin gibi yazarların çocuk öyküleri gösterilebilir.


    Akademik olarak kesin çizgilerle bir tanımı olmasa da, çocuklara yönelik olan edebî ürünler yeni bir sektör yaratmış; böylece, çocuk edebiyatı alt başlığında bir edebiyat türü olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Çocuklara yönelik edebi eserleriyle dünya çapında en önemli isimlerden biri olan Enid Blyton, aynı zamanda kitapları başka dillere en çok çevrilen İngiliz yazarlardan biridir. Bu durum, çocuk edebiyatına dünya çapında gösterilen büyük ilginin bir önemli bir göstergesidir.


    Öte yandan, çoğu zaman bu edebiyat türü içinde değerlendirilen masallar ise, akademik edebiyat tanımı içinde kesinlikle ayrı bir türdür ve çocuk edebiyatı içinde değerlendirilmez.


    Toplumların temelini oluşturan çocukların eğitilmesi gereği açıktır. Bu gereklilik tüm dünya ülkelerinde kabul görmektedir. Çocuk, yaşadığı çağda ve içinde bulunduğu toplumda bir yere sahip olacağını bu eğitim ve uygulanacak edebiyat aracılığıyla anlayabilecektir. Ülkemiz, çocuk edebiyatı adına zengin bir mirasa sahiptir. Dede Korkut hikâyeleri, Nasreddin Hoca fıkraları, Karagöz-Hacivat. Ama hızla gelişen görsel medya karşısında olması gereken yerde değildir. Tanzimat'tan 2.Meşrutiyet'e, 2.Meşrutiyet'ten (Tevfik Fikret; Şermin…) Cumhuriyet'e kadar elbette gelişmeler olmuştur. Çocuk Edebiyatı'na emek veren pek çok nitelikli yazarımız da mevcut. Kitabevlerinde, kırtasiyelerde çocuk edebiyatı bölümüne geniş yer verildiğini görebiliriz. Elbette bunlar önemli adımlar; ancak yeterli mi? Bu eserler çocuklarımıza ne kadar hitap ediyor,ulaşabiliyor? Lütfen, kendinize sorar mısınız? Bugüne kadar kaç tane çocuk edebiyatı eseri okudunuz? Kaç tane çocuk edebiyatı yazarı biliyorsunuz? Hep 'okuyan bir toplum' olmadığımızdan yakınırız. Bunun temellerini çocukluğumuzda aramamızın pek de yanlış olmayacağını sanıyorum. Çocuğu önemseyen, yapıcı seçenekler sunarak üreticiliği hedef alan bir kültür oluşturma yolunda yazarlara, yayıncılara, anne-babalara görevler düşüyor. Unutmayalım onlar, bizim geleceğimiz…
    Çocuk edebiyatı (yazını) kavramını tanımlamadan önce kavramdaki iki sözcüğün de ayrı ayrı tanımlanması gerekmektedir. "Çocuk" ve "edebiyat" sözcükleri birçok kişi tarafından tanımlanmıştır. Bu tanımları buraya tek tek yazmanın bir yararı yoktur. Konunun gerektirdiği biçimde "çocuk" ve "yazın" kavramları şöyle tanımlanabilir.


    Çocuk: İnsanın 2 - 13 yaş arasındaki dönemine verilen addır.


    Edebiyat (yazın) ise; durum, gözlem, duygu, düşünce, düş ve olayların dil aracılığıyla etkili ve güzel bir biçimde anlatılmasıdır.


    Bu iki tanımdan yararlanarak çocuk edebiyatını (yazınını) şöyle tanımlayabiliriz:
    Dilin etkili ve güzel kullanılarak çocuklar için yazılmış / söylenmiş sanat niteliği taşıyan yapıtların genel adı. Bazı şair ve yazarlar edebiyatın çocuk, genç, yetişkin edebiyatı olarak ayrılamayacağını ileri sürmüşlerdir; fakat yetişkinler için yazılmış bir yapıtın çocukların ilgisini çekmesi oldukça zordur. Zaten çocuk edebiyatı olamayacağını belirten şair ve yazarlardan bazıları daha sonra çocuklara yönelik şiir, öykü yazmışlardır. Bu durum çocuklar için bir edebiyatın olması gerektiğini açıkça göstermektedir. Çocuklar için yazılmamış bir kitap ancak resimleriyle çocukların ilgisini çeker. Hele içinde resim olmayan büyükler için yazılmış bir kitap çocukların ilgisini çekmek için çok uzun bir zaman raflarda beklemek durumundadır. Erişen (1980), Reşat Nuri Güntekin'in okuma zevkini nasıl edindiğini şöyle belirtir: "Reşat Nuri Güntekin, küçükken, babası Doktor Hacı Nuri Bey, Jan Ruso'nun ünlü yapıtı Emil'i okumuş. Onun etkisinde kalarak Reşat Nuri'yi okuldan almış. Reşat Nuri, bir yıl evde oturmuş. Bu arada can sıkıntısından, babasının kitaplığını karıştırmaya başlamış. Eline geçen güzel, resimli kitapların resimlerini bir makasla oyup çıkarırmış. Git gide bu oyup çıkardığı resimlerin altını merak edip okumaya başlamış." Bütün çocukların Reşat Nuri gibi can sıkıntısından kitapları karıştırması, merak ederek resim altlarını okuması beklenemez. Sadece, okumayı sevdirmek için bile olsa çocuklara yönelik bir edebiyatın olması gerekir.


    Bu alandaki çalışmalarıyla tanınmış eğitimci Jacob (1955), A.F. Oğuzkan'ın dilimize çevirdiği Curriculum Letter adlı yapıtında çocukların neden edebiyata gereksinim duyduğunu şöyle açıklamaktadır:


    1. Edebiyat hoş vakit geçirtici, eğlendirici bir şeydir. Hoş vakit geçirtmeyi eğitimin başlıca amaçlarından biri olarak düşünmekten çekinilmemelidir. Elbette radyonun, resimli dergilerin, sinemanın ve televizyonun yanında okumaya da bir yer ayrılması gerekir. Eğer çocuklar okulda okumayı sevmeyi, okumaktan sadece okumak için zevk almayı öğrenmezler ise hoşça vakit geçirten bir unsurdan yoksun kalırlar. Bu bakımdan, edebiyatı, bir hoş vakit geçirme aracı olarak öğretim programına alınacak değerli unsurlardan biri biçiminde pekala düşünebiliriz.


    2. Edebiyat ruha canlılık verir, yaşama gücünü artırır. Edebiyat kimi zaman bizi, hayatın çok ciddi ve üzücü durumlarından uzaklaştırır, ***ürür. Güzel bir düzyazı veya şiir okumanın kazandırdığı yaşantılarla bir insan kısa zamanda bugünkü tasalarından kurtulma olanağı bulur ve sonra da bu tasarıların karşısına daha güçlü, daha dinlenmiş halde çıkmanın yollarını öğrenir. Çocuklara okulda bu gibi yaşantılar edinmek için birtakım olanaklar verilmediği sürece onlar ruhun canlanıp güçlenmesinde edebiyatın bu şaşırtıcı, olağanüstü değerini hiç bir vakit öğrenemeyeceklerdir.


    3. Edebiyat yaşamı tanımaya yardım eder. Çocuklar yaşamı ve yaşama yollarını öğrenmek için edebi eserlere gereksinim duyarlar. Başka bir kimsenin yaşamını ilgilendiren durumları öğrenmek için edebiyat aracılığıyla elde eldilen pek ilginç yaşantıları -televizyon, radyo vb.- hiçbir araç kazandıramaz. Kimi durumlarda kişisel yaşantılardan daha iyisi yoktur; ama bazı yaşantılar vardır ki bunlar türlü edebiyat eserlerini okunmasıyla birer rastlantı sonucu kazanılır. Kısaca, çocuklar yaşamı tanımak için edebiyata gereksinim duyarlar.


    4. Edebiyat bir rehberlik kaynağıdır. Edebiyat bir kimsenin kendini tanıyarak davranışlarını değiştirmeye yarayacak olanaklar hazırladığı için bir rehberlik kaynağı olarak da hizmet edebilir. Şüphesiz, bütün edebiyat eserleri böyle bir hizmeti görmez ve bu hizmet de her zaman klasik ölçüler içinde yerine getirilemez. Fakat, her birimizin yaşamında gereksinim duyduğumuz vakit bize kendimizi anlamak konusunda yardımcı olan en az bir kitap bulunmuştur.


    5. Edebiyat yaratıcı etkinlikleri özendirir. Çocuklar, başka alanlardaki yaratıcı etkinliklere geçmek için bir sıçrama tahtası olarak edebiyata gereksinim duyarlar. Başka sanatlarla ilişkileri bulunan zengin bir programın eşliğinde yaratıcılığa yönelten okuma etkinlikleri sayesinde bir sanat, başka bir sanatı desteklemiş, beslemiş olur. Okuma, çocuğu resim çizmeye ve dramatik sanat alanlarında ritmik yorumlamalar yapmaya özendirir. Çocuklar okuma ve dramatik sanat alanlarında ne kadar zengin yaşantılar edinirlerse yaşamın öteki yaratıcı alanlarında da o kadar zengin bir kişiliğe sahip olurlar.


    6. Edebiyat güzel bir dil demektir. Çocuklar kendi dillerini geliştirmek için edebiyat eserlerine gereksinim duyarlar. Edebiyat güzel bir dildir ve içimizde, çocukların anadillerinin güzelliğini en iyi biçimde öğrenmelerini istemeyecek kimse var mıdır?"
    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2010-12-02 #2
    Türkiye'de çocuk edebiyatının gelişimi, dünyadaki edebiyatın gelişimiyle yakından ilgilidir. Tanzimat dönemi Türk çocuk edebiyatının da başlangıcı sayılabilir (1839). Tanzimat'tan önce sözlü edebiyat türü hakimdi. Bunlardan masal, bilmece, tekerleme, atasözleri, Nasreddin Hoca fıkraları daha çok evlerde, Karagöz ve Meddah biçimleri de kamusal alanlarda çocukların eğitim ve eğlencesine sunulurdu.

    Tanzimat döneminde Kayserili Dr. Rüştü'nün 1859 yılında yazmış olduğu "Nuhbe-tül Etfal" isimli Arapça alfabe kitabının arkasında çocukları eğlendirmek amacıyla yazılmış olan çocuk hikayeleri, fabl çevirileri, kısa hayvan öyküleri vardı. 1869 yılında Mümeyyiz adlı derginin her sayısı ayrı renk kağıt üzerine basılmıştır. Bu dergide çocuklar için bilmeceler ve dizi romanlar mevcuttu.


    Ahmet Mithat'ın "Hace-i Evvel" ve "Kıssadan Hisse" isimli kitaplarını bazılari ilk çocuk kitapları çocuk edebiyatı olarak fazla bir şey yoktu. Sair Nebi'nin "Hayriyye" ve Sümbülzade Vehbi'nin "Lütfiyye" isimli eserleri tamamiyle didaktik biçimde ve şiir şeklindeydiler. Bu eserler büyüklere göre olduğu için çocuk edebiyatına girmemişlerdir. sayarlar (1871). Bu kitaplar çocukları eğlendirmek amacıyla yazılmıştır. 1883'de Çaylak Tevfik Nasreddin Hoca fıkralarını toplamıştır. Ne var ki o dönemde yazılı


    Türkiye'nin ilk çocuk kitapları Tanzimat dönemi yazarlarından Şinasi, Recaizade Ekrem ve Ahmet Mithat tarafından Fransızcadan çevrilen kısa şiirler ve hayvan hikayeleridir. Ziya Pasa, J.J.Roussea'niu "Emile" isimli eserini çocuklar için tercüme etmiştir. Bu arada Recaizade Ekrem ve Muallim Naci sırasıyla "Tefekkür" ve "Ömer'in Çocukluğu" isimli özgün eserleri çocuklar için yayınlamışlardır. Yusuf Kamil Paşa Fenelon'dan yaptığı çevirileri "Tercüme-i Telemak" (1862) isimli eserinde yayınlarken, Vakanuvis Lütfü Daniel Defoe'nun "Robinson Crusoe" isimli eserini, Mahmut Nedim Jonathan Swift'in "Gulliver'in Gezileri" adlı kitapları ve Mehmet Emin de Jules Verne'in "Merkezi Arza Seyahat" ve "Balonda Beş Hafta Seyahat" adlı romanlarını çevirmiştir.


    Bütün bu yapıtlar 9 yaş ve üzeri çocuklar için yazılmıştır. Daha sonra pek çok yazar ve şair de çocuklar için kitap yazmaya başladılar. Bunlar arasında Ahmet Rasim, Ahmet Mithat, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Tevfik Fikret, Ali Ekrem Bolayır, İbrahim Alaattin Gövsa, Ali Ulvi Elöve ve Aka Gündüz sayılabilir. Cumhuriyetin ilanından sonra harf devrimi ile yeni bir dönem başlamış ve kitaplar yeni harfler ile tekrar basılmıştır. Çocuk kitaplarında önde gelen isimler Reşat Nuri Gültekin, Mahmut Yesari, Peyami Safa, Abdullah Ziya Kazanoğlu, Ragıp Çalapala, Kemalettin Tuğcu gibi yazarlardır.


    Tanzimattan 1940 yılına kadar çocuk kitapları sayısında fazla bir artış görülmez. Çocuk Esirgeme Kurumu 1943-46 yılları arasında çoğu çeviri olmak üzere yüzden fazla değişik kitap bastırtmıştır. 1952'den sonra yazılan eserlerde toplumsal içerikli hikaye ve romanların yer aldığı görülür. 1950 yılından itibaren bazı okul ve kütüphanelerde çocuk kitabı haftaları ve sergiler düzenlenmeye başlandı. Eflatun Cem Güney "Açıl Sofram Açıl" ve "Dede Korkut Masalları" ile çeşitli ödüller almıştır. 1964 yılında Vala Nurettin ve Nihal Karamanagralı'nın yazdığı "Korkusuz Murat" Doğan Kardeş Ödülü almıştır. Aynı dönemde Orhan Veli Kanık La Fontaine çevirileri ve Nasreddin hoca fıkralarını akıcı bir dille kaleme alır. Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şiir kitabı "Çocuk ve Allah" "Açıl Sofram Açıl", "Balina ile Mandalina", "Okumayı Seven Ayı" ve "Yaramaz Sözcükler"i, Aziz Nesin'in "Şimdiki Çocuklar Harika", "Üç Karagöz Oyunu", "Pıtlatan Bal" adlı eserleri çocuklara hitap eden ve bu dönemde yazılmış eserlerdir. Cahit Uçuk "Kırmızı Mantarlar "(1943), "Üç Masal" (1944), "Türk Çocuğuna Masallar" (1946), "Ateş Gözlü Dev" (1946) ve "Kurnaz Tilki "(1946), adlı eserleri yazmış ve "Türk İkizleri "(1958) adlı eseri ile Hans Christian Andersen ödülü almıştır. Mümtaz Zeki Taşkın tiyatro eserlerinin yanısıra "Çocuklarımıza Resimli Şiirler" (1959), "Çitlenbik Kız" (1975) ve "Çocuklara Kahramanlık Hikayeleri" (1978) adlı eserleri yayınlanmıştır.
    1
    960 yılında TDK ve Kültür Bakanlığı çeşitli yarışmalar düzenledi. Rıfat Ilgaz "Hababam Sınıfı", "Küçük Çekmece Okyanusu" ve "Cankurtaran Yılmaz"ı yazmıştır. Mehmet Seyda roman ve hikaye türünde "Bir gün Büyüyeceksin", "Şeytan Çekiçleri", "Çikolata" ve "Düşleme Oyunu"nu yazmıştır.


    Yazarlarımız bu yıllarda çocuk kitapları alanına önem verip, öykü, roman, şiir yazmaya başlamışlarsa da pek azı başarılı olmuştur. 1966'dan başlayarak çocuk kitaplarında gelişme görülür. Talip Apaydın "Toprağa Basınca", "Dağdaki Kaynak", "Elif Kızın Elleri", Gülten Dayıoğlu "Fadiş", "Dört Kardeştiler", "Suna'nın Serçeleri" ve "Yurdumu Özledim"i yazmıştır. 1970'lerden sonra çocuk edebiyatı hareketlenmiş ve çeviriler artmıştır.


    1966-67 yıllarında "Ayşegül ve Ayşecik" dizisi Türkiye'ye gelene kadar resimli kitap hiç yoktu. Sadece Amerikan Board Neşriyat Dairesi (Red House) 1961 yayınları ile bu türde eserler veriyordu. İçerik açısından başarılı olanlar fiziksel ve resimleme yönünden başarılı olamıyorlardı. Bu tercümelerin çoğu toplumumuza uymuyordu. Can Göknil'in "Kirpi Masalı" ilk resimli çocuk kitabımızdır.

  3. 2010-12-02 #3
    - Aslı Der
    - Ataol Berahramoğlu
    - Aysel Gürmen
    - Aytül Akal
    - Betül Avunç
    - Bilgin Adalı
    - Cahit Zarifoğlu
    - Çetin Öner
    - Eflâtun Cem Güney
    - Fatih Erdoğan
    - Fazıl Hüsnü Dağlarca
    - Görkem Yeltan
    - Gülten Dayıoğlu
    - İpek Ongun
    - İsmet Bertan
    - Kemalettin Tuğcu
    - Mavisel Yener
    - Mevlâna İdris Zengin
    - Mustafa Balel
    - Mustafa Ruhi Şirin
    - Muzaffer İzgü
    - Nur İçözü
    - Ömer Seyfettin
    - Pakize Özcan
    - Rıfat Ilgaz
    - Serpil Ural
    - Sevim AK
    - Seza Kutlar Aksoy
    - Süleyman Bulut
    - Tarık Dursun K.
    - Ümit Öğmel
    - Üzeyir Gündüz
    - Yalvaç Ural
    - Yeşim Saygın Armutak
    - Ben Schuster

  4. 2010-12-02 #4
    Okul öncesi dönem çocuk edebiyatının genel hedefleri:
    1. Çocukların ruhsal ihtiyaçlarını karşılamak, boşanma, güven, sevgi, sevilme, sevme, öğrenme, bir gruba ait olma, oyun, değişiklik ve estetiklik gibi ruhsal ihtiyaçlar
    2. Çocukların değişik yaşlarda ilgi duydukları konuları göz önüne almak
    3. Çocukların alıcı ve ifade edici dil gelişimlerine katkıda bulunmak
    4. Çocuğun algı gelişimini desteklemek (görsel,işitsel ,dokunsal algı )
    5. Sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemek
    6. Çocuğun zihinsel gelişimini katkıda bulunurken kavram gelişimini desteklemek
    7. Çocuğa ilk kitap sevgisini aşılamak
    8. Çocuğa ilk edebi ve estetik değerleri vermek
    9. Çocukların gelişmekte olan iç ve dış dünyalarına katkıda bulunmak
    10. Çocukları yaşam gerçeklerine hazırlamak
    11. Çocukların yaratıcı güçlerini ,harekete geçirmek
    12. Dinleme yeteneğini geliştirmek
    13. Eleştiri yeteneğini geliştirmek
    14. Kitabın eğlence ve bilgi kaynağı olduğunu öğretebilmek
    15. İyi çocuk kitabı kavramını verilen uygun örneklerle kazandırmak
    16. Çocuk kitaplarının türlerini tanıtmak
    17. Çocuklara uygun fiziksel özelliklerde kitaplar sunmak
    18. Hikaye ve masalları, kitap, renkli resimler, kukla, gölge oyunu, pandomim, çubuk figürler sembolleri gibi yöntemlerle anlatabilmek
    19. Çocuklara uygulanan eğitim programlarını destekleyici özelliklere sahip kitaplar verebilmek

    Çocuk Edebiyatının Çocuğa Kazandırdıkları :
    1. Basit eğlence için,
    2. Mevcut durumlardan kaçmak için,
    3. Hayal gücünü harekete geçirmek için,
    4. Kendilerini anlamalarını sağlamak için,
    5. Diğerlerini anlamalarını sağlamak için,
    6. Dilinin doğasını anlamalarını sağlamak için,
    7. Diğer zamanları ve yerleri öğrenmek,
    8. Bilgiyi araştırmak için,



    Çocuk Edebiyatı hakkındaki yanlış düşünceler:

    1. Çocukluk döneminin insan yaşamında kısa bir yer tuttuğu bu nedenle de çocukluk tecrübelerinin önemsiz olduğu düşünülmüştür. Oysa bugün çeşitli etki ve biçimlendirmelere en yatkın olan bu devrenin kısalığından ötürü kötü eserlerle kaydedilmemesi gereken bir dönem olduğu bilinmektedir.

    2. Bazı yetişkinler çocuk kitabını yetişkinlere hitap eden temanın basit biçimde ele alınmış baskısı olması gerektiğine inanırlar. Bu görüş çocuğu kendine özgü dünyası olan bir varlıktan çok minik bir yetişkin olarak kabul eder.


    3. Çocuk edebiyatının yetişkin edebiyatından farklı olduğu düşünülmektedir. onlara göre kitabın edebi yanından çok ahlaki ve eğitici yönü önemlidir. Halbuki çocuk edebiyatı diğer edebiyat türlerinden ayrılamaz . Aynı değer yargılarından geçer. İyi bir çocuk kitabının sadece eğitici ve ahlaki değerler vermesi yeterli değildir. Edebi temelleri oluşturması da beklenir.


    Demek ki iyi bir çocuk kitabı çocuğun ilgi ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılayan fakat her şeyden önce çocuğun zevkle okuduğu eserdir.


    1932 yılında Paul Hazard iyi bir çocuk kitabının nasıl olacağı hakkında bazı prensipler ileri sürmüştür:

    1. İyi bir eser sanatını ruhuna sadık kalmalı bilgileri doğru vermeli ,sade olmalıdır. Çocuklarda hayat boyu sürecek okuma arzusu uyandırmalıdır.


    2. İyi bir kitabın çocukların seveceği biçimde resimleri bulunmalı, resimler çocuklara huzur ve mutluluk vermelidir.


    3. İyi eserler çocuklara aşırı duyarlı değil ,hassas ve uyanık yapmalıdır. İyi eserler çocuklara doğada ve insanlarda var olan hiçbir şeyi küçümsememeyi öğretir.


    4. İyi eserler oyununun yüksek değerine saygı gösteren eserlerdir. Bilgi veren kitaplar örtbas edilmeye çalışılmış ,gramer ya da fen kitapları olmamalıdır. Tersine bu bilgileri açıkça çocuğun ruhuna akıtacak , ileride gelişecek tohumu ekecek eserler olmalıdır.


    5. İyi eserler gerçek ahlak kurallarını taşırlar. Fedakarlık, sadakat dolu bir sevginin sonunda ödülünü aldığı kıskançlık, çekememezlik ve aç gözlülüğün ne kadar çirkin ve değersiz olduğunu gösterirler.


    Çocuk Edebiyatında Çeşitlilik:
    1. Tür bakımından
    2. Biçim bakımından
    3. Konu bakımından
    4. Okuyucu bakımından

    Tür bakımından;
    a) Masallar
    b) Biyografiler
    c) Müracaat eserleri
    d) Şiirler ve fen kitapları
    e) Roman ve hikayeler
    f) Tiyatro eserleri
    g) Çizgi romanlar
    h) Resimli kitaplar



    Biçim Bakımından; Her kitabın kendine özgü bir biçimi vardır. Her kitap türünün özelliğine, okuyucunun düzeyine göre farklılık gösterebilir. Kitaplardaki biçim yönünden farklılıklar boy ,şekil ve resimlendirme özellikleridir. Kitaplar dikdörtgen, küçük ,kare,minyatür,iki kucak boyunda olurlar. Resimleri renkli veya siyah beyazdır, bazıları fotoğraflıdır.

    Konu Bakımından: Çocuğun doğumundan ölümüne kadar her türlü konuyu kapsıyor. Sevgi,ölüm,doğum , fedakarlık gibi.

  Okunma: 2135 - Yorum: 3 - Amp