"Bugüne dek elde ettiğimiz başarı, bize ancak gelişme ve uygarlığa bir yol açmıştır... Bize ve bizden sonra gelenlere düşen görev, bu yol üzerinde tereddütsüz ilerlemektir."

-Mustafa Kemal Atatürk-


Cumhuriyet tarihi boyunca Ulu Önder Atatürk hakkında sayısız eserler kaleme alınmış, pek çok konferanslar, seminerler ve söyleşiler düzenlenmiş, birçok yorum ve değerlendirmeler yapılmıştır. Elbette Atatürk çok büyük bir komutan, güçlü bir devlet adamı, kararlı bir devrimcidir. Gerek kendi milleti gerekse tüm dünya milletleri için çok büyük bir kahraman, eşsiz bir siyasi dehadır.


Gerçekten de tüm bu vasıflar Atatürk'ü tanımlamakta son derece belirleyici unsurlardır. Ancak tüm bunların yanı sıra Atatürk'ün güçlü şahsiyetini ve medeni kişiliğini belirleyen, onun insani ve sosyal yönünü ortaya koyan üstün karakter özellikleri de vardır: tevazusu, hoşgörüsü, barışçı ve uzlaşmacı kişiliği, akılcı ve duygusallıktan uzak yapısı, milli ahlak anlayışı, dinine karşı olan hassasiyeti, giyim ve kuşamına, temizlik ve bakımına, sanat ve estetiğe, sofra adabına verdiği önemi bunlar arasında sayabiliriz.


İşte bu bölümde Atatürk'ün bu medeni kişiliğini, sosyal ve beşeri açılardan ele alacak, onun üstün karakter özelliklerine değinerek her Türk insanının örnek alması gereken vasıflarına yer vereceğiz. Bununla birlikte halen günümüzde Atatürk'ün bu üstün vasıflarını üzerinde yaşatan ve yaşatmaya da kararlı olan şanlı Türk ordusunun eşsiz askeri kişiliğinden örnekler vereceğiz. Atatürk'ün, değerli Silahlı Kuvvetler mensupları üzerinde tecelli eden seçkin özelliklerini ele alacağız.


Burada önemli olan nokta ise nihai hedefin, Atatürk'ün müstesna şahsiyetinin vatandaşlık şuuruna varmış her Türk ferdi tarafından örnek alınması ve yaşanır hale gelmesidir. Zira, 70 milyonu bulan genç ve dinamik nüfusuyla, dev adımlarla büyüyen ekonomisiyle, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar uzanan kültürel etki alanıyla, en büyük çalkantıların dahi sarsamadığı örnek iç istikrarıyla Türkiye, hiç şüphesiz ki, 21. yüzyıla damgasını vuracak ülkeler arasında bulunmaktadır. Böyle bir ideal içinde elbette millet olarak örnek alınacak bir karaktere ulaşılması gerektiği de açıktır. İşte bu noktada Büyük Önder'in müstesna kişiliği, her konuda olduğu gibi Türk insanına örnek olmaya ve ışık tutmaya devam edecektir.