Türkiyede Meydana Gelen Doğal Afetler - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Türkiyede Meydana Gelen Doğal Afetler

  1. sponsorlu bağlantılar
    Türkiye'de Deprem: Fay hatlarına bağlı olarak meydana gelen sallanma hareketlerine deprem denilir. Ülkemiz genç oluşumlu bir yapıya sahip olduğu için fay hatları daha canlıdır ve ülkemizde deprem riski yüksektir.

    Türkiyede Meydana Gelen Doğal Afetler

    Kuzey Anadolu Fay Hattı: Marmara bölgesi Saros Körfezinden başlayıp İzmit, Adapazarı üzerinden Orta Karadenize de uğrayarak Van Gölü ve Muş Varto'ya kadar uzanan fay hattıdır.

    Doğu Anadolu Fay Hattı: Ülkemizde Hataydan giriş yaparak Kahramanmaraş, Malatya, Elazığ üzerinden Van Gölü ve Muş Varto'ya kadar uzanan fay hattıdır. Fay hatlarının birleştiği yerlerde depremler çok daha kuvvetli olur. Bunun örneği ülkemizde Doğu Anadolu Bölgesidir.


    Batı Anadolu Fay Hattı: Ege bölgesinde horst ve grabenleri takip ederek bölgenin iç kesimlerine kadar uzanan birçok kırıklı fay hattı bölgesidir.


    Türkiye'de deprem riskinin en az olduğu bölgeler, Ergene havzası, Tuz Gölü, Konya Ovası, Anamur, Doğu Karadeniz kıyısı, Şanlıurfa ve Mardin Şırnak arasıdır.

    Oluşumlarına Göre Deprem Türleri:

    Tektonik Depremler: Fay hatlarına bağlı olarak meydana gelen, Türkiye'de en çok görülen, şiddeti ve hasarı en çok olan deprem türüdür. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı, Batı Anadolu Fay Hattın üzerinde oluşan depremler tektonik depremlerdir.

    Çöküntü Depremleri: Yeraltı boşluklarının çökmesine bağlı olarak oluşan bu depremlerin etki alanı sınırlıdır ve Akdeniz Bölgesinde görülür. Zonguldakta meydana gelen maden çökmeleri ya da Konyada tarım olarak yeraltı suyunun kullanılması sonucu oluşan boşluklara çökme beşeri faktörlerle beraber gerçekleşen çöküntü depremleridir.

    Volkanik Depremler: Volkanik patlamalarla oluşan depremlerdir. Etki alanı sınırlıdır. Türkiye'de aktif yanardağ bulunmadığı için volkanik depremlerin ülkemizde oluşması söz konusu değildir.


    2) Türkiye'de Heyelan: Tabakaların kütlesel olarak hareket etmesine heyelan denir. Heyelan en fazla Karadeniz Bölgesinde yaygındır. Özellikle Doğu Karadeniz kıyısında fazla görülmektedir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde heyelan riski düşüktür.


    Karadeniz bölgesinde yer alan Tortum, Sera, Yedigöller ve Zinav Gölü, heyelan sonucunda oluşan heyelan set göllerine örnek teşkil etmektedir.

    Türkiyede Meydana Gelen Doğal Afetler 1

    Heyelan oluşumu için aşağıdaki etkenlerden birinin olması gerekir.

    Eğim: En temel etkendir ve tabakaların aşağıya hareket etmesini kolaylaştırır.

    Aşırı Yağış: Tabakaların kayganlaşmasını ve kütlelerin daha rahat hareket etmesini sağlar ve heyelan için etkili sebeptir.

    Tabakaların Yapısı ve Uzanışı: Suyu çeken kayaçlar ve tabakaların eğime paralel uzanması heyelanı tetikler.


    Deprem: Yamacın dengesini bozan depremler heyelanı etkilemektedir.
    Tüm bunların dışında yol, tünel ya da kazı çalışmaları gibi beşeri faktörler de heyelanı tetikler.

    Heyelandan Korunma Çalışmaları:


    - Drenaj kanalları açarak tabakalarda fazla suyun birikmesi engellenmelidir.


    -İstinat duvarları yapılarak yamacın dengesi sağlanmalıdır.


    - Heyelan bölgesinde yerleşim yeri kurulmamalıdır.


    - Yamaçların doğal dengesi sağlanmalıdır.


    - Beşeri yapılanmalar heyelan bölgelerinden uzakta olmalıdır.


    3) Türkiye'de Erozyon: Toprak tabakasının süreç içinde aşınmasına erozyon denir. Türkiye'de doğal afetler konusu içinde yer alan erozyon, İç Anadolu (özellikle Konya ve Tuz Gölü civarı) ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde rüzgar erozyonu, Doğu Anadolu Bölgesinde de akarsu erozyonu olarak karşımıza çıkar. Türkiye'de en az erozyon Karadeniz Bölgesinde görülür.

    Türkiye'de matematik konumu nedeniyle buzul erozyon etkili değildir. Erozyon yavaş ilerleyen bir olaydır. Heyelan gibi birden olmaz.

    Erozyonu Oluşturan Nedenler:

    -Eğim, en temel sebeptir.


    - Ormanların tahrip edilmesi.


    - Bitki örtüsünün cılız olması.


    - Meraların aşırı otlatılması.


    - Nadas uygulaması.


    - Sağanak yağışlar.


    -Toprağın kuru ve taneli olması.


    - Anız örtüsünün yakılması. (Mahsulden sonra kalan artıkların yakılması)


    - Düzensiz yağış rejimi.


    -Yanlış arazi kullanımı


    Tarımda eğime paralel sürülme yapılması buna örnektir.


    Erozyon ile beraber ,tarımsal verim ve üretim azalır. Toprak tabakası inceldiği için çölleşme başlar. Toprağın su tutma kapasitesi ve barajların ömrü kısalır. Erozyon olduğu zaman delta ovaları genişler, çünkü delta ovalarını akarsu erozyonları beslemektedir. Ayrıca tarımla uğraşanların sayısı azalacağı için köyden kente göç artar. Bitki ve hayvan türlerinde de azalma meydana gelir.


    Erozyondan Korunma Çalışmaları:


    - Mera hayvancılığı yerine ahır hayvancılığı yapmak.


    -Ağaçlandırma yapmak.


    - Tarlaları eğim yönüne dik sürmek.


    - Eğimli yamaçlarda basamak (taraça) yapmak.


    -Nadasa alternatif olarak nöbetleşe tarım yapmak. Bir yıl başka diğer yıl başka ürün ekilmesi durumudur.


    - İnsanlar bilinçlendirilmeli ve erozyona karşı bunun eğitimi verilmelidir.


    - Barajların yanında ağaçlandırma yapılmalıdır.


    4) Sel ve Taşkın: Türkiye'de doğal afetler içinde en büyük ekonomik kayıplara neden olan afetler sel ve taşkınlardır.

    Sel ve Taşkınların Sebepleri:

    - Eğim


    - Drenaj özelliği


    - Bitki örtüsü


    - Ani sağanak yağışlar


    - Yanlış arazi kullanımı


    Özellikle Bartın, Filyos Çayları, Fırtına Deresi, İyidere gibi Karadeniz'e dökülen akarsularda taşkınlar fazladır. Can ve mal kaybına yol açan sel ve taşkınlar, ormanların tahrip edilmesi sonucu toprağın suyu tutma kapasitesinin düşmesiyle de meydana gelir.


    5) Çığ: Türkiye'de doğal afetler içinde en son işleyeceğimiz konu olan çığ, yoğun kar kütlesinin aşağıya doğru toplanarak hareket halinde çoğalması sonucu oluşur. Doğu Karadeniz, Hakkari, Yukarı Murat Van bölümleri dağlık ve engebeli olduğu için çığ olayının en yaygın olduğu alanlardır.


    6)Orman Yangınları: Ülkemiz ormanlarının büyük bir bölümü bulunduğu coğrafya ve sahip olduğu iklim özellikleri sebebi ile yoğun bir yangın tehdidi altında bulunmaktadır.


    - Akdeniz ve Ege Sahillerinden İstanbula kadar uzanan kıyı bandı orman yangınları bakımından en riskli bölgedir.


    - Ülkemizdeki orman yangınlarının % 90 ı bu bölgede meydana gelmektedir.


    - Orman yangınlarının meydana gelmesinde, şiddeti ve süresi üzerinde meteorolojik koşullar önemli bir rol oynamaktadır.


    - Ormanlarımızın % 60 ı yangın riski altındadır.


    - Ülkemizde orman yangınları sıcaklığın yüksek buna karşılık nemin düşük olduğu yaz mevsiminde artış göstermektedir.


    -Yangınların % 80'i Haziran “ Ekim döneminde çıkmaktadır.


    - Ülkemizde orman yangınlarının fazla çıktığı Akdeniz ve Ege Bölgelerinde yangın sezonunda tam bir kuraklık etkisi sürmekte ve orman yangınları için büyük bir risk ortaya çıkmaktadır.


    - Türkiye'de yangınların, yüzde 96'sı insan eliyle çıkmakta, yüzde 4'ü ise doğal nedenlerden (yıldırım) kaynaklanmaktadır.

    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
    Güncelleme : 2017-09-06

Konu Etiketleri

türkiye'de yaşanan doğal afetlerler, türkiye'deki doğal afetlerin oluşum şekilleri, ülkemizde yaşanan doğal afetlere örnekler, ülkemizde yaşanan doğal afetlerin nedenleri

  Okunma: 16521 - Yorum: 0 - Amp