sponsorlu bağlantılar
Servet-i fünun' un usta ve örnek şairi olan Tevfik Fikret, İstanbul'da doğmuş ve ömrünü bu şehirde geçirmiştir. Annesini, küçük yaşta kaybetmiş (Fikret 12 yaşındayken hacca giden annesi,dönüşünde vebaya tutularak ölmüştü),babasında da uzak yaşamıştı. Bu halde dayısı ve yengesi,ona sıcak bir şefkat gösterdiler. Fikret 23 taşına gelince de kızları Nazime Hanım'la evlendirdiler.

1881'de ,Galatasaray Sultanisi'ni bitirmiş olan Fikret,çalışkan bir öğrenciydi .Sultanide, Recaizade Ekrem ve Mallim Naci gibi birbirine zıt iki karakter ve düşünüşte üstadlardan edebiyat okumuştur.

Okuldan sonra kısa süreli bazı memurluklar yapan Fikret, bu işlere ısınmayıp çekildi. Ömrü boyunca şiir yazdı ve öğretmenlik yaptı. Robert Kolej'de Türkçe(1889'dan ölümüne kadar), Mekteb-i Sultani' de Darülfünun ve Darülmuallim' (1909-1910) edebiyat okuttu. Aynı yıl Mekteb-i Sultani' nin de müdürü bulunuyordu.

Tevfik Fikret'in Hayatı Kısaca


Yazı hayatı Mirsad dergisinde başlayan Fikret 1849'ten itibaren yayımlanan Malumat dergisini iki yıl idare ettikten sonra(bilindiği gibi) 1896'da Servet-i Fünun'un başına getirildi. Fakat Servet-i Fünun daha kapanmadan, arkadaşları ile bozuşarak Rumelihisarı sırtlarında,Robert kolej bitişiğinde bulunan Aşiyan' ında yalnızlığa çekidi.1900' den 1908'e kadar süren bu dönemde Fikret,biraz daha kolej muhitine sığınmış olmanın verdiği güvenlikle istibdada karşı ağır ve karalayıcı şiirler yazmıştır. Kolej' in hediyesi olan Aşiyan' ında ikamet ve burada öğretmenliğe devam etmiştir. Bu sırada yazdığı lanetleyici şiirler elden ele dolaşmış ise de Fikret herhangi bir kovuşturmaya uğramamış,hiçbir baskı veya mahrumiyet de görmemiştir. Kendisine ait olduğu bilinen bu ağır yergi şiirler ancak Meşrutiyet' ten sonra basılabilmiştir.

1908 Meşrutiyet' i ,Fikret'e yeni umutlar ve silkinişler getirdi. Bunalma halinde yazdığı manzumelere karşılık bu sefer yüceltici,onarıcı parçalar kaleme aldı. Hatta ,eski dostu Hüseyin Cahid'in teklifi ille gazeteciliğe başladı. Birkaç gün birlikte Tanin'i çıkardılar. Fakat politikadan çabuk kaçtı tekrar yalnızlığa çekilerek, bu sefer verdikleri sözü tutmayan Meşrutiyet ihtilalcileriyle (ittihat ve terakki ) uğraşmaya başladı. Doksan Beşe Doğru,Han-ı Yağma gibi sert hicivlerde onların payına düşenlerdir.

Zaten hasta ve kırgındı. Çok benimsediği Sultani müdürlüğünden, bazı sebeplerle istifa zorunda kalması,üzüntüsünü daha da arttırdı .adı etrafında yerli yada yersiz çekişmeler sürüp giderken memleket de Trablusgarb ve balkan savaşlarının yıkımları içindeydi. Üstelik hiç sebep yokken 1.Dünya harbine girilmişti.

Fikret ,ömrünün bu son deminde,siyasi ve sosyal bütün kuruluşlardan ümidini kesmiş,milletin asıl geleceği olançocuklar için şiirler düzenleniyordu. Hece vezni ve halk şivesiyle yazılan bu güzel şiirleri Şermin adlı kitapta toplamıştır.

Beden hastalıklarının verdiği maddi sancılar gibi ruh ıstırablarıylada harab olan şair,19 ağustos 1915'te vefat etti. Mezarı Eyüp'teydi.1960 yılında Rumelihisarı'ndaki Aşiyan ‘ın bahçesine nakkledilmiştir.


sponsorlu bağlantılar