sponsorlu bağlantılar
HALK EDEBİYATI

Meydana getirenleri belli olan ve olmayan anonim edebiyat ürünlerine denir.Sözlü olduğu için,halk arasında dilden dile geçtikçe zaman, şahıs,bölge faktörlerine bağlı olarak değişikliğe uğrar.Halk edebiyatı kavramını da sınırları kesin çizilmiş değildir.Geniş bir ifadeyle,divan edebiyatı dışında kalan saz ve tekke şiiri türündeki verdiği ürünlerle malzemesi dile dayanan atasözleri,destanlar,masallar,hikayeler,fılralar,b ilmeceler,maniler,türküler,ağıtlar ninniler, meddah,karagöz,ortaoyunu,kukla,vb...

Halk edebiyatı tabiri oldukça yenidir.Avrupa'da "halk"hayatının maddi ve manevi yönlerinin araştırılması"folklor" ilmini doğurdu.Avrupalılar folklor çerçevesinde değerlendirdikleri malzemesi dile dayanan destan,masal,atasözü,bilmece,türkü,ninni cinsinden anonim ve kolektif karakter taşıyan eserleri"la literatüre "orale" ,"la litt'eratüre populaire adları altında topladılar.

Bizde de ,Ziya Gökalp,Fuat Köprülü,Rıza Tevfik,A.Kutsi Tecer P.Naili Boratav,Şükrü Elçin gibi bilginler ve sanatçılar halkın tasarrufundaki gelenek mahsulü eserleri Türkçede tercüme yoluyla "halk edebiyatı" diye adlandırdılar.

Halk edebiyatının dili, Türk halkı arasında yaşayan konuşma dilidir.Divan edebiyatının aksine Arapça ve Farsça kelimeler çok az geçmiştir.Bunlar da ,Türklerin hayatında önemli yer tutan dini kelime kavramlardır.Halk edebiyatında İslamlık öncesi pek çok unsur İslami karıştırılarak inanç sistemi uygun hale getirilmiştir.Üç kolda gelişir.
1.AŞIK TARZI HALK EDEBİYATI
2.TEKKE EDEBİYATI
3.ANONİM HALK EDEBİYATI

1.AŞIK TARZI HALK EDEBİYATI
Kökü Orta Asya'daki sözlü döneme kadar iner.Halkın Aşık dediği saz şairleri tarafından oluşturulmuştur.Saz şairleri genellikle usta,çırak ilişkisine göre yetişir.Orta Asya'daki ozan tipi Anadolu'da aşık tipine dönüşmüştür.

AŞIK EDEBİYATININ ÖZELLİKLERİ
a.Anlatım söze dayanır.
b.Nazım birimi dörtlüktür.
c.Vezin hecedir.
d.Genellikle yarım ve cinaslı kafiye kullanılmıştır.
e.Şiirlerinin belli adı yoktur.Şiirin sonunda şairin adı yada mahlası geçer.
f.Şiirlerde konu bütünlüğü yoktur.
g.Şiirler saz eşliğinde söylenir.
h.Şiirlerde sade bir dil kullanılmıştır.
i.Divan şiirlerine göre daha çok hayata ve gerçeğe yöneliktir.Halkın sorunlarıyla ilgilenir.

AŞIK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ
1.KOŞMA:Sözlü dönemdeki koşuğun karşılıgıdır.Genellikle aşk ve tabiat güzelliklerini konu edinir.Kendine özgü ezgisi vardır.11'li hece ölçüsü vardır.(3-5) dörtlük olur.divan edebiyatındaki gazele konu itibariyle benzer.İlk dörtlüğüne göre değişik biçimde kafiyelenişi vardır.

AŞIK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ

2.SEMAİ:Biçimce koşmaya benzer.Koşmadan 8'li heceyle söylenmesiyle ayrılır.Aşk ve tabiat güzelliklerini konu edinir.Kendine özgü ezgisi vardır.Aruz ölçüsüyle söylenen semailer vardır.

3.VARSAĞI:Türkü cinsinden bir nazım biçimidir.Hece ölçüsüyle söylenir.Yiğitçe bir eda vardır.Bu yönü ile diğer biçimlerden ayrılır.Yürü,bre,behey ünlemleri sık sık kullanılır.Toroslarda yaşayan Varsak Türkleri icat ettiği için bu adı almıştır.

4.DESTAN:Biçimce koşmaya benzer ancak anlatım,konu,dörtlük sayısı ve ezgi yönünden koşmadan ayrılır.Aşık edebiyatı nazım biçimi olan destanı sözlü dönem ürünü olan destanla (epope) karıştırmamak gerekir.Sözlü dönem ürünü olan destan anonimdir.Yapıcısı halktır. Nazım birimi olan destan ise belli bir şair tarafından oluşturulmuştur.Nazım biçim olan destanla koşma da birbirinden farklıdır.
Koşma da tasvir edici destan da hikaye edici anlatım, vardır.Destan toplumsal bir olayı konu edinir,koşma ise kişisel duyguları dile getirir.Destanın dörtlük sayısı oldukça fazladır, koşma ise (3-5 ) dörtlük olur.
Destanın kendine özgü bir ezgisi vardır.

AŞIK EDEBİYATI NAZIM TÜRLERİ (KOŞMA TÜRLERİ)
Şiirleri dış özelliklerine göre(ölçü-uyaklanışı biçimi) değerlendirme,biçim(şekil) kavramını, konuklarına göre değerlendirme de tür kavramını ortaya koymuştur.

a.GÜZELLEME:Aşk ve tabiat güzelliklerinden bahseden koşma biçimidir.
b.TAŞLAMA:Toplum veya kişileri yeren koşma çeşididir.
c.KOCAKLAMA:Yiğitlik ve kahramanlıklardan bahseden koşma tipidir.
2.TEKKE EDEBİYATI
Tasavvuf, İslamiyetin kabulünden iki yüz yıl sonra ortaya çıkan bir yaşayış ve düşünüş sistemidir.Tasavvufu yaymak için kurulan kurumlara Tekke denir.İlk mutasavvıf Türk şairi Ahmet Yesevi'dir.
Tasavvuf, nefsi eğiterek insanların Allah'a ulaştırmayı amaçlar.Vahted-i Vücut denilen tasavvuf teorisine göre evrende tek varlık (vücut-ı mutlak) olan Allah'tır.İnsanları varlıkların en şereflisi sayan tasavvuf,gerçek güzellik,gerçek hayr olarak da Allah'ı kabul eder.Temeli aşka dayanan tasavvuf "halk içinde Hak'la beraber)olma prensibini uygular.Mutasavvıf şairlerin kendisine özgü semboller dünyası vardır.

AŞIK :Halk aşığı olan derviş(şair)
MA'ŞUK:Sevgili Allah
SAKİ:Allah aşkını sunan mürşit
MEY:Şarap (İlahi aşk)

TEKKE ŞİİRİNİN ÖZELLİKLERİ
a.Genellikle nazım birimi dörtlüktür ( beyitlerle yazılanlar da vardır)
b.Ölçü olarak hece tercih edilmiştir.
c.Aşık edebiyatına göre dili biraz daha ağırdır.
d.Öğüt verici yönü ağır basar.
e.Bazı tekkelerde şiirler musiki ve raks eşliğinde söylenmiştir.
f.Şiirlerde genellikle ilahi aşk konu edilmiştir.

TEKKE EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ
1.HİKMET:Ahmet Yesevi'nin şiirlerine verilen isimdir.Dörtlük birimiyle yazılan ve öğretici bir nitelik taşıyan "Hikmet"leri İlahi'nin ilk örneği olarak kabul edilebilir.Hece ölçüsü kullanılır.Konu ilahi aşk ve öğüttür.
2.İLAHİ:13.yy'den itibaren edebiyatımızda görülmeye başlar.Yunus'un icat ettiği söylenmektedir.Genellikle dörtlük birimiyle söylenir.Kendisine özgü ezgisi vardır.Konusu ilahi aşktır.Bektaşi edebiyatında Nefes alevilerde Deme adını alır.hece ölçüsü kullanılır.
3.NUTUK:Mürşitlerin,tarikata yeni girenlere,tarikat adabını öğretmek için söyledikleri şiirlerdir.
4.DEVRİYE:HZ. Muhammed'in "Ben Nebiyken Adem su ile çamur arasındaydı."hadis-i şerifine dayanır ve devir kısmını anlatır.

3.ANONİM HALK EDEBİYATI
Aşık edebiyatından tek farkı ürünleri söyleyen kişilerin belli olmayışıdır.Halkın ortak malıdır.

NAZIM BİÇİMİ VE TÜRÜLERİ

MANİ:Kendi özgü ezgisi vadır.Tek dörtlükte oluşur .7'li hece ile söylenir.Mısra sayısı fazla olanlara artık mısralı mani denir .Değişik konuları işler;ama aşk konusu ağırlıktadır.
Kafiyelenişi:

---a
---a biçimdedir.Bir dizesinde hece sayısı 7 den az olan manilere kesik mani denir.
---x
---a

2.TÜRKÜ:Dilden dile nesilden nesile geçerken bazı öz ve biçim değişikliğine uğrayan türküler dörtlü veya üçlü dizelerden oluşur.Mısra kümelerinden oluşan bölüme Bent(hane) bu bentleri bağlayan bölüme kavuştak(nakarat)denir.Heceyle söylenir.Kendine özgü ezgisi vardır.Konularına göre değişik isimler alır.

3.NİNNİ:Annelerin çocuklarını uyuturken söyledikleri içli şiirlerdir.Ezgisiyle türküden ayrılır.Bir türkü çeşidi olarak kabul edilir.

4.AĞIT:Aslında anonim halk edebiyatı ürünüdür. Ağıt söyleyen saz şairleri de bulunduğu için bir koşma türü olarak da karşımıza çıkar.Ağıtlar sözlü dönemdeki saguların karşılığıdır.

HALK NESRİ:
Halk hikayelerinin,masalların yazıya geçirilmesiyle oluşan halkın anlayabileceği nesridir.
Halk nesrinin en önemlileri Dede Korkut kitabı ile Aşık Hikayeleridir.Aşık Hikayeleri edebiyatımızda on altıncı yy.dan itibaren görülmeye başlar.En önemli halk hikayeleri Kerem ile Aslı, Aşık Garip, Ferhat ile Şirin,,Tahir ile Zühre.....
Halk nesrinde genellikle manzum(şiir)mensur(nesir)karışıktır.Seciler ve Aliterasyonlar sık sık kullanılmıştır.

ÖRNEKLER:
1.KOŞMA:
Mail oldum bir dilberin kaşına
Keman kaşa kaş kemana uygundur
O keklik sekişli bir hoş cümbüşlü
Dehan lebe,leb dehana uygundur

El zanneyler aşık,maşuğun öğer
Kendini bilmeyen hatıra değer
O,seksen örüğü topuğa değer
Gerdan saça saç gerdana uygundur
2.DESTAN:
........
Allah Allah deyip yürüdü asker
Katanası yolu gösterme ister
Gaziler at sürüp meydanı ister
İmdat-ı Hak ile nusrat bizimdir

Kafir gördü bizi geriye kaçtı
Dest-i felek kudret ateşin saçtı
İç ağası cenk kapısın açtı
İmdat-ı Hak ile nusrat bizimdir

3.TAŞLAMA:
Bu vakte erdi ki bizim günümüz
Yiğit belli değil,mert belli değil
Herkes yarasına derman arıyor
Deva belli değil dert belli değil

Fark eyledik ahir vaktin yettiğin
Merhamet çekilip göre gittiğin
Gücü yeten soyar gücü yettiğin
Papak belli değil kürt belli değil

Adalet kalmadı hep zulüm dolu
Geçti şu baharın gülleri soldu
Dünyanın gidişi acayip oldu
Koyun belli değil kurt belli değil
.............
Çark bozulmuş dünya ıslah olmuyor
Ehl-i fukaranın yüzü gülmüyor
Aşık Ruhsat dediğini bilmiyor
Yazı belli değil hat belli değil



4.KOÇAKLAMA:
İki koçak bir araya gelende
Görelim ne işler meydan içinde
Kesilir kelleler boşalır kanlar.
Yeğin olur leşker meydan içinde

Oklar uçup gider şahanlar gibi
Merd de aşıp gider aslanlar gibi
Kılıçlar oynaşır ceylanlar gibi
Kesilir ne başlar meydan içinde

5.AĞIT:
İnsan da canına böyle kıyar mı?
Hasta başın taş yastığa koyar mı?
Ergen kıza beyaz bezler uyar mı?
Al giy allı balam şalların hani

6.VARSAĞI:
Behey ela gözlü dilber
Vaktin geçer demedim mi?
Harami olmuş gözlerim
Beller geçer demedim mi?
.........
Deryalarda yüzer gemi
Şeker dudağının yemi
Süregör devranı demi
Devran geçer demedim mi?

8.SEMAİ:
Güzel ne güzel olmuşsun
Görülmeyi görülmeyi
Siyah zülfün halkalanmış
Örülmeyi örülmeyi
........
Mendili yudum arıttım
Gülün dalında kuruttum
Adın ne idi unuttum
Sorulmayı sorulmayı

9.HİKMET
Közümü açtım sini kördüm
Kul kongülni singe birdim
Uruğlarım terkin kıldım
Minge sin ak kireksin sin

sponsorlu bağlantılar