Televizyonun Çalışma Prensibi - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Televizyonun Çalışma Prensibi

  1. sponsorlu bağlantılar
    Görüntünün ve görüntüyle alâkalı seslerin aynı anda elektromanyetik dalgalar halinde yayılması prensibine dayanan en mükemmel haberleşme sistemlerinden biridir televizyon. Televizyonun temel prensibi ışık enerjisinin elektrik enerjisine çevrildikten sonra yayınlanması ve alınan elektromanyetik sinyallerin tekrar ışık enerjisine çevrilmesidir.

    Işık enerjisinin elektrik enerjisine çevrilmesi fikri 1873 senesinde Selenyum üzerine ışık düşürüldüğünde elektrik direncinin değiştiğinin keşfedilmesiyle başlamıştır.Bu prensibe göre Selenyum üzerine parlak ışık düşerse sinyal kuvvetli,soluk ışık düşerse sinyal zayıf olacaktır.Genliği değişen bu sinyal radyo dalgaları gibi yayınlanıp alıcıda ters işlem yapılınca ekranda görüntü teşekkül eder.Televizyon bu bakımdan "uzaktan görme" mânâsına gelir.

    Bir bilgiyi çok uzaklara iletmek için radyo elektrik dalgaları kullanılır.Bu dalgalar, maddi bir destek (iletken) gerektirmeden, ışık hızıyla yani yaklaşık 300.000 km/s hızla yayılır.Güçlük, iletilecek bilgiyi elektrik akımına dönüştürmekten ve bu akımı bir antenle elektromanyetik dalgalar yayınlamaktan kaynaklanır.XX. yüzyılın başından bu yana sesin iletiminde birçok sorun ortaya çıkmıştır; ancak görüntünün iletimi söz konusu olduğunda teknik güçlükler çok daha karmaşıktır.

    Bir görüntüyü çok sayıda küçük karelere yada noktalara bölme olanağı vardır ve bu noktalar, yan yana geldiklerinde, o görüntüyü yeniden oluşturabilirler.Öte yandan siyah beyaz görüntü, siyah ve beyaz noktaların birleşimi olarak göz önüne alınabilir; ancak , bu nokta sayısının yeterli olması ve birleştiklerinde gözde görüntüyle aynı etkiyi yapması gerekir.

    Televizyon kamerasında yayınlanacak nesnenin görüntüsü her biri ışıl elektrik(fotoelektrik) hücre olan çok küçük levhacıklardan oluşmuş bir yüzey üstüne düşürülür.Her hücre, görüntünün bir noktasını karşılar ve hücre ışık almıyorsa siyah noktayı, ışık alıyorsa beyaz noktayı verir.Işığın etkisiyle her ışıl elektrik hücre, bir ışık akımı doğurur.Ayrıca görüntünün her noktasını bu noktanın aydınlığı ile orantılı bir akım karşılar.
    Görüntüyü elektrik akımı halinde yorumlama sorunu böylece çözülür.Ne var ki en güç sorun bu değildir.Yüz binlerce noktanın birleşiminden meydana gelen bu görüntüyü yeniden oluşturmak için her noktanın sırayla belirlenmesi çok önemlidir.Dolayısıyla söz konusu noktaları kesin ve belirli bir düzen içinde bir tür denetimden geçirmek zorundadır.

    Televizyon ekranında meydana gelen resim esasen açık ve koyu renkte noktaların bileşimi bir matristir.Televizyon yayını ve alınmasında bu matris iki türlü işleme tabi tutulur.Birinci işlem, resmi yukarıdan aşağıya doğru binlerce yan yana noktadan meydana gelen dilimlere ayırmak; ikincisi de resme hareket kazandırmak için sinema tekniğinde olduğu gibi gözün fark edemeyeceği sayıda ekrandan poz geçirmek.Bu iki işleme televizyon tekniğinde tarama denir.

    Televizyon sistemleri verici ve alıcı olmak üzere iki kısımdır.Verici sistem mercekli TV kamerası ve radyo vericisi; alıcı sistemse radyo alıcısı ve TV alıcısıdır.

    Alıcının ekranı üstünde görüntüyü çizmek için bir ışık noktası, ekranı soldan sağa ve yukarıdan aşağı açar.gözün ekranda yer değiştiren ışık görüntüyü algılaması gerekir.Kısa süreli ışık pırıltısını algıladığı zaman, duyu hemen gitmez.Yaklaşık 1/90 s sürer bu süre ışık izinin gözün ağ tabakası üstünde kalma süresidir.

    Antenle alınan elektro manyetik dalgalar ses ve görüntü işretleri ile eş zamanlı olmasını sağlayan işretler taşır.Alıcı bu dalgaların dolayısıyla da vericinin yayınını modülasyona uğratarak elektrik akımına dönüştürür.Verici temel olarak yapısında ileri ölçüde vakum bulunan bir katot lambadan oluşur.Bir elektron demeti bu lambadan geçerek flüorışıl bir maddeyle kaplanmış bir yüzeye yani ekrana çarpar.

    Demet ekranı sağdan sola ve yukardan aşağıya tarar; sonra hızlı ilk hareket noktasına döner ve alınan dalganın modülasyonuna göre şiddetini değiştiren bir ızgaradan geçer.

    Siyah bir noktayı ekrana ulaşan çok sayıda elektron karşılarken, beyaz noktayı çok sayıda elektron oluşturur.Izgara söz konusu elektronları sınırlama görevini üstlenir ve bu işlevini antenin yakaladığı dalga uyarınca belirli bir düzen içinde yürütür.

    Televizyon yayını renkli ve renksiz olarak iki türlüdür.Renksiz televizyon monokromatik(tek renkli) olarak adlandırılır beyaz, gri, siyah renklerden istifade edilir.Renkli televizyonlar ise her şeyden önce mavi, yeşil ve kırmızı gibi üç temel rengin çeşitli oranlarda üst üste getirilmesiyle oluşturulur.Öyleyse renkli bir görüntü elde etmek için mavi, yeşil, kırmızı üç görüntüyü üst üste getirmenin yeterli olacağı kabul edilir.
    Kamerada yayın için, bir tek optik sistem ile üç sinyali göz tarafından istenen orantıda veren renkli filtreli üç çözümleyici tüpü kullanılır; bu işarete ışıldama sinyali denir.Görüntü vericisine uygulanan ışıldama sinyaliyle siyah beyaz alıcıda düzgün bir görüntü sağlanır.Eş zamanlama ve ses sinyali değişmez.

    ELEKTRİK ALAN

    Uzayda bir noktadaki elektrik alanı, o noktaya konulan İsim:  1.png
Görüntüleme: 363
Büyüklük:  410 Byte deneme yüküne etkiyen elektrik kuvveti cinsinden tanımlanabilir.Daha kesin bir ifadeyle,


    Uzayda bir noktadaki E elektrik alan vektörü, o noktaya konulan artı bir deneme yüküne etkiyen F elektrik kuvvetinin İsim:  1.png
Görüntüleme: 363
Büyüklük:  410 Byte deneme yüküne bölümü olarak tanımlanır.

    İsim:  2.png
Görüntüleme: 307
Büyüklük:  807 Byte
    E, deneme yükünce oluşturulmayıp deneme yüküne dışardan etkiyen bir alandır.E vektörünün SI sistemindeki birimi coulomb başına newtondur(N/c).F ‘nin artı bir deneme yüküne etkidiğini varsaydığımızda E , F doğrultusundadır. Buna göre, durgun bir deneme yükü bir noktaya konulduğunda elektrik kuvvet etkisinde kalırsa, o noktada bir elektrik alanı vardır denir.Bir noktadaki elektrik alanı bir kez bilindikten sonra o noktaya konulan yüklü her hangi bir parçacığa etkiyen kuvvet

    İsim:  2.png
Görüntüleme: 307
Büyüklük:  807 Byte
    eşitliğinden hesaplanabilir.Bunun yanında, bir noktada deneme yükünün bulunup bulunmadığına bakılmaksızın (Boş uzayda bile) o noktada elektrik alanının bulunduğu söylenir.

    İsim:  2.png
Görüntüleme: 307
Büyüklük:  807 Byte

    Eşitliği kullanılırken, İsim:  1.png
Görüntüleme: 363
Büyüklük:  410 Byte eneme yükünün elektrik alanını oluşturan yük dağılımını bozmayacak kadar küçük olduğunu varsayarız. Bir İsim:  1.png
Görüntüleme: 363
Büyüklük:  410 Byte deneme yükünden r uzaklığında bulunan bir q nokta yükünü ele alalım.Coulomb yasasına göre deneme yüküne etkiyen kuvvet İle verilir.

    İsim:  3.png
Görüntüleme: 282
Büyüklük:  1,3 KB (Kilobyte)
    Daha kesin olmak için, varlığı ilk yük dağılımını etkilemeyecek şekilde deneme yükünü sonsuz derecede küçük olması gerekir.Bundan dolayı doğrusunu söylemek gerekirse eşitlik İsim:  2.png
Görüntüleme: 307
Büyüklük:  807 Byte yerine İsim:  4.png
Görüntüleme: 337
Büyüklük:  1,1 KB (Kilobyte) İfadesini almak zorundayız.e den daha az bir yükün bulunmadığı bilindiğinden, her hangi bir deneyde bu koşulun sağlanması olanaksızdır.Bununla birlikte, uygulamada istenilen ölçüde duyarlılık elde etmek için, yeterince küçük deneme yükünü seçmek her zaman için hemen hemen mümkündür.

    Elektrik Alanları

    Coulomb Yasası: Coulomb yasasına göre, aralarında r uzaklığı bulunan yüklü durgun iki parçacık arasındaki elektrostatik kuvvet İsim:  5.png
Görüntüleme: 346
Büyüklük:  1,1 KB (Kilobyte)
    İle verilir.


    Coulomb sabiti: Buradaki k sabitinin değeri Televizyonun Çalışma Prensibi

    Bir elektron veya protondaki yük: Doğada varlığı bilinen en küçük yük miktarı elektron veya protondaki yüktür.Bu e yükünün büyüklüğü Televizyonun Çalışma Prensibi 1 ile verilir.


    Elektrik Alanın Tanımı:


    Uzayın bir noktasındaki E elektrik alanı, o noktaya konulan küçük bir pozitif İsim:  1.png
Görüntüleme: 363
Büyüklük:  410 Byte deneme yüküne etkiyen kuvvetin İsim:  1.png
Görüntüleme: 363
Büyüklük:  410 Byte a bölümü olarak tanımlanır.

    İsim:  2.png
Görüntüleme: 307
Büyüklük:  807 Byte

    Bir q nokta yükünün elektrik alanı:

    Bir q nokta yükünün, yükten r uzaklığında bir noktada oluşturduğu alan, İsim:  8.png
Görüntüleme: 279
Büyüklük:  946 Byte İle verilir.Burada İsim:  9.png
Görüntüleme: 296
Büyüklük:  298 Byte ükten söz konusu noktaya doğru yönelmiş birim vektörüdür.


    ELEKTRİK ALAN ÇİZGİLERİ

    Elektrik alan desenlerini göz önünde canlandırmanın uygun bir yolu, yönü her noktada elektrik alan vektörü ile aynı doğrultuda olan çizgiler çizmektedir. Elektrik alan çizgileri denilen bu çizgiler uzayın herhangi bir bölgesinde aşağıdaki biçimde bağlıdır:


    1.E elektrik alan vektörü, elektrik alan çizgisine her noktada teğettir.

    2.Alan çizgilerine dik birim yüzeyden geçen çizgilerin sayısı, o bölgedeki elektrik alan şiddeti ile orantılıdır.Buna göre, alan çizgileri birbirlerine yakın olduğunda E büyük, uzak olduğunda küçüktür.

    Herhangi bir yük dağılımının elektrik alan çizgilerinin çizim kuralları şunlardır:

    1.Yük fazlalığı olduğunda, Alan çizgileri artı Yüklerden çıkıp, eksi yüklerde veya sonsuzda son bulmalıdır.
    2.Bir artı yükten ayrılan veya eksi bir yüke ulaşan alan çizgilerinin sayısı yük miktarı ile orantılıdır.
    3.İki alan çizgisi birbirini kesemez.

    Elektrik alanının alan çizgilerinin bu şekilde anlatımı Coulomb yasası ile bağdaşır mı?Bu soruyu cevaplamak için yükle aynı merkezli r yarıçaplı bir küre yüzeyi düşünelim.Simetriden dolayı, küre yüzeyinin her yerinde elektrik alan büyüklüğü aynıdır.Yükten çıkan N alan çizgisi sayısı, küresel yüzeyden geçenlerin sayısına eşittir.Bunun için, küre yüzeyinde birim yüz ölçüme düşen alan çizgisi sayısı N/4 İsim:  10.png
Görüntüleme: 296
Büyüklük:  519 Byte dir(Burada küre yüzeyinin tüm yüz ölçümü 4 İsim:  10.png
Görüntüleme: 296
Büyüklük:  519 Byte dir).E, birim yüzeye düşen alan çizgilerinin sayısıyla orantılı olduğundan, E nin İsim:  11.png
Görüntüleme: 285
Büyüklük:  440 Byte şeklinde değiştiğini görüyoruz.Bu, Coulomb yasasından elde edilen E= İsim:  12.png
Görüntüleme: 277
Büyüklük:  624 Byte onucuna uygundur.

    Elektrik alan çizgilerinin maddi cisimler olmadığını bilmemiz gerekir.Bunlar sadece elektrik alanın nitel anlatımını yapmak için kullanılırlar.Bu modelin bir sorunu, yüklerden belli sayıda alan çizgilerini çizilmesiyle, alanı, sanki kuantumlanmış ve belli doğrultularda etkiliymiş görünümünün verilmesidir.Gerçekte, alan her noktada vardır ve süreklidir.Bu modelin başka bir sorunu da, üç boyutlu bir olayın anlatımında, alan çizgilerinin iki boyutlu çiziminin kullanılmasından dolayı, yanlış izlenimler elde edilmesi tehlikesidir.

    Televizyonun Çalışma Prensibi 2

    dir.Aynı miktarda zıt işarette 2 noktaya yükün(elektrik dipolü) elektrik alan çizgileri aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.Bu durumda, artı yükten çıkan alan çizgilerinin sayısı eksi yükte son bulanların sayısına eşit olmalıdır.Yüklere yakın yerlerde alan çizgileri hemen hemen (ışınsal) radyaldır.

    OSİLOSKOP

    Osiloskop, elektrik ölçümlerinde geniş çapta kullanılan elektronik bir aygıttır.Osiloskobun ana elemanı aşağıdaki şekilde gösterilen katot ışınları tübüdür(KIT).Bu tüp, radar sistemleri, televizyon alıcıları, bilgisayarlar gibi uygulamalarda elektronik bilginin ekranda görüntülenmesinde kullanılmaktadır.KIT, içinde, elektronların elektrik alanıyla hızlandırıldıkları ve saptırıldıkları havası boşaltılmış bir tüptür.

    Elektron demeti, tübün boyun kısmında bulunan elektron tabancası denilen bir mekanizmayla üretilirler. Aşağıdaki şekilde de gösterilen mekanizma, bir ısıtıcı (I), bir katot (K) ve artı yüklü bir anottan oluşur.Isıtıcıya verilen elektrik akımı ısıtıcıyı, o da katodu ısıtarak sıcaklığını yükseltir.Katodun sıcaklığı elektronları dışarıya salacak kadar yükselir elektron tabancasında elektron demetini odaklayan ve anoda ulaşan elektron sayısını denetleyen eleman bulunmaktadır.Anodun ortasında, elektronların anoda çarpmadan geçebilecek bir delik bulunur.Bu elektronlar kendi başlarına bırakıldıklarında KIT'nin ekrana çarpıncaya kadar dosdoğru bir yol izler.Tüpün ön tarafındaki ekran, elektronlarla dövüldüğünde görünür ışık saçan bir madde ile kaplanmıştır.Böylece KIT ekranında görünür ışık beneği oluşur.

    Tüpün boyun kısmında birbirine dik olarak yerleştirilmiş iki levha takımıyla elektronlar çeşitli doğrultularda saptırılırlar.Saptırma levhalarının nasıl çalıştığını anlamak için önce yukarıdaki şeklin a) kısmındaki yatay saptırıcı levhaları göz önüne alalım.Levhalardan birinde artı, diğerinde eksi yük bulunmak üzere levhalardaki yük miktarını değiştirmek ve kontrol etmek için dış elektrik devreleri kullanılır.Levhalar üzerindeki yük artınca, levhalar arasındaki elektrik alanı şiddetlenerek elektron demetinin doğru yolundan sapmasına neden olur.Tüpün ekran yüzeyi hafifçe fosforlanmış olduğundan ekrana çarpan elektron demeti bir noktadan başka bir noktaya geçtiğinde ışıldama kısa bir süre devam eder.Yatay levhalardaki yükün yavaşça artırılması, elektron demetinin merkezden ekran kenarına doğru yavaş yavaş kaymasına neden olur.Fosfor ışıldamasından dolayı ekranda ışıklı nokta hareketi yerine ekran boyunca uzayan yatay bir çizgi görülür.Bu yatay çizgi cismi hızla tekrarlatarak ekranda korunabilir.

    Düşey saptırıcı levhalar, yatay saptırıcı levhalarla aynı tarzda çalışır.Tek farkları dış kontrol devreleriyle levhalardaki yükün değişmesinin tüp ekranında düşey bir çizgi oluşturmasıdır.Uygulamada yatay ve düşey saptırıcı levhalar birlikte kullanılır.Osiloskobun görsel bilgiyi nasıl görüntülediğini görmek için, bir ses çatalından çıkan ses dalgasını ekranda nasıl gözleyebileceğimizi inceleyelim.Bu amaçla yatay levhalardaki yük, demet ekranı sabit hızla tarayacak biçimde değiştirilir.Sonra ses çatalıyla bir mikrofona ses verilir. Mikrofon ses işaretini elektrik işaretine dönüştürür.Bunlarda düşey levhalara uygulanır.Yatay ve düşey levhaların bir arada etkimesiyle demet yatay tarama yaparken aynı zamanda aşağı yukarı sapar.Buradaki düşey hareket ses çatalının işaretine karşılık gelir.

    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2008-04-24 #2
    teşekkürler
  Okunma: 4497 - Yorum: 1 - Amp