Sigara ve Beyaz Ölüm (Uyuşturucu) - Delinetciler Portal

Sigara ve Beyaz Ölüm (Uyuşturucu)

  1. sponsorlu bağlantılar
    UYUŞTURUCU MADDE NE DEMEKTİR?

    Yunanca uyku anlamında ki "narke"den gelen ve İngilizce'ye "narkotik" olarak geçen uyuşturucu sözcüğü, uyuşturma özelliği olan, uyuşturan, duymaz hale getiren demektir.

    Uyuşturucu madde kavramı genellikle, uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade eder.Ancak, keyif veren, kışkırtan, yatıştıran, uyanıklık sağlayan kimi maddeler içinde kullanılmaktadır.

    Uyuşturucu maddeler; merkezi sinir sistemini etkileyerek kullanan kişinin ruhsal ve fiziksel dengesini bozan; bu kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol açan; kişisel ve toplumsal yönden ekonomik ve sosyal çöküntü oluşturan maddelerdir.

    UYUŞTURUCU MADDE SUÇLARI NELERDİR?

    Uyuşturucu madde suçları Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 405, 406, 407 ve 408. maddelerinde düzenlenmiştir.

    Uyuşturucu madde suçlarını üç başlık altında toplayabiliriz.
    Uyuşturucu madde temin etme suçları
    Uyuşturucu madde kullanmak veya kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçu,
    Sahte reçete ile uyuşturucu madde alma suçu.

    UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ:

    MADDE 403
    Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal veya ithal edenlere on yıldan yirmi yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için elli bin lira para cezası verilir.

    1 numaralı fıkrada yazılı maddeleri ihraç edenlere, altı yıldan on iki yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddelerin her gram ve küsuru için elli bin lira ağır para cezası verilir.

    Uyuşturucu maddeleri imal ve ithal ettikten sonra ihraç edenler hakkında 1 numaralı fıkrada gösterilen cezalara da ayrıca hükmolunur.

    Böylece ihraç edilmiş maddeler dolayısıyla yabancı memlekette hükmedilmiş ve çekilmiş veya yabancı ülkede çekilmemiş olmakla beraber Türkiye'de infazı kabil cezalar çekildikleri takdirde, ihraç sebebiyle hükmedilecek cezadan indirilir.

    Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satanlara veya satışa arz edenlere veya satın alanlara veya yanında yahut başka bir yerde bulunduranlara veya bu maddeleri parasız devredenlere yahut bu suretle devralanlara veya sevk veya nakledenlere veya bunların alınıp satılmasına veya devrine veya ne suretle olursa olsun tedarik edilmesine aracı olanlara dört yıldan on yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için elli bin lira ağır para cezası verilir.

    Yukarıdaki madde de gösterilen uyuşturucu madde eroin, kokain,baz morfin, morfin ise fail hakkında verilecek ceza bir katı oranında arttırılır.

    Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, teşekkül oluşturanlar ile idare edenler veya bu teşekküle dahil bulunanlar tarafından işlenmesi dahilinde verilecek ceza ayrıca yarı oranında arttırılır.

    Bu madde de yazılı suçlar, bunları meslek, sanat ve geçim vasıtası haline getirenler ile aralarında teşekkül oluşmaksızın birden ziyade kimse tarafından toplu olarak işlenirse, hükmolunacak cezalar üçte bir oranında arttırılır.

    On sekiz yaşını bitirmeyen küçükleri veya ceza ehliyetine sahip bulunmayanları bu madde de yazılı suçları işlemekte kullanan kimseler hakkında fiil için tertip olunacak ceza altıda biri oranın da arttırılarak hükmolunur.

    Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemek maksadı ile teşekkül oluşturanlar ile bunları idare edenlere veya bunlara dahil olanlara beş yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

    Birden ziyade kimsenin bu suçları işlemek için önceden anlaşmaları teşekkül sayılır.

    Uyuşturucu maddeleri sahte reçete ile alanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bir milyon liradan beş milyon liraya kadar ağır para cezası verilir.

    KULLANILMASINI KOLAYLAŞTIRMA:

    MADDE 404
    Özel bir yer sağlayarak veya başka bir suretle bir kimsenin uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıranlar ile bu maddeleri on sekiz yaşını bitirmeyen küçüklere veya aklen malüllere veya müptela olan kişilere verenler hakkında 403 üncü maddenin 5 ve 6 numaralı fıkralarında yazılı cezalar altıda bir oranında arttırılarak hükmolunur.

    Uyuşturucu maddeleri kullananlar ile bu maksatla yanında bulunanlara, bir yıla kadar hapis cezası verilir.

    Uyuşturucu madde kullanan kimse hakkında herhangi bir tahkikata girişilmeden resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isteyecek olursa kullanma fiilinden dolayı hakkında kovuşturma yapılmaz.

    Uyuşturucu maddeleri kullanan kimselerin alışkanlığı iptila derecesinde ise salahı tıbben anlaşılıncaya kadar bir hastanede muhafaza ve tedavilerine yetkili mahkemece tahkikatın her safhasında da karar verilebilir.

    SAHTE REÇETE İLE UYUŞTURUCU MADDE SATIN ALINMASI:

    Madde 405

    403 ve 404 üncü maddelerde yazılı suçlara iştirak etmiş olan kimse, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu ve suç ortaklarını ve uyuşturucu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber vererek bunların yakalanmalarını veya elde edilmelerini kolaylaştırırsa ceza verilmez.

    Bu cürümler haber alındıktan sonra, cürümün meydana çıkmasına veya suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kimseler hakkında verilecek ceza yarısı oranında indirilir.

    CEZAYI ARTTIRAN ÖZEL HALLER:

    MADDE 406

    403 üncü madde de ve 404 üncü maddenin bir numaralı fıkrasında yazılı fiilleri işleyen tabip, veteriner, kimyager, eczacı, diş tabibi, dişçi, ecza ticarethanesi sahibi, mesul müdür, sağlık memuru, ebe, hemşire veya hasta bakıcı ise, verilecek ceza yarısı oranında arttırılır ve fail hakkında ayrıca müebbeten memuriyetten yasaklanma veya meslek ve sanatın icrasının tatili cezasına da hükmolunur.

    403 üncü madde de veya 404 üncü maddenin 1 numaralı fıkrasında yazılı cürümler, her nevi ulaşım araçlarında veya umuma açık yerlerde bunların sahip ve müstahdemleri veya memuriyet vazife ve nüfuzunun suistimali suretiyle memur ve müstahdemler tarafından işlenecek olursa, cezalar üçte bir oranında arttırılır ve fail hakkında ayrıca müebbeden memuriyetten yasaklanma veya meslek ve sanatının icrasının tatil cezasına da hükmolunur.

    SAĞLIKÇA ARIZA - CEZAYI ARTTIRAN HALLER:

    MADDE 407

    Geçen maddelerde yazılı fiillerden dolayı şahısların hastalanması yahut yara ve berelenmesi gibi sıhhatçe bir arıza vukuu bulunması halinde ölüm ve müebbeden ağır hapsi müstelzim ahvalin gayrısında ceza üçte birden yarısına kadar çoğaltılır. Eğer fiil birkaç kişinin hastalığına sebep olmuş ise birinci fıkrada beyan olunan ceza bir mislinden aşağı olmaz.

    Eğer fiil bir kimsenin ölümüne sebep olmuş ise faile müebbet ağır hapis cezası verilir.

    MÜSADERE:

    MADDE 408

    403 üncü madde de yazılı şeylerin kullanılmasını kolaylaştırmak için açılan mahallelerde mevcut bütün eşya müsadere olunur ve iş bu eşyanın bedelinin yarısı cürümü meydana çıkarmakta hizmeti görünenlere verilir.

    UYUŞTURUCU MADDELERİN SINIFLANDIRILMASI:

    Uyuşturucu maddeleri türlerine göre aşağıdaki sınıflandırmaya tabi tutabiliriz;

    A- AFYON VE TÜREVLERİ

    1-Afyon
    2-Morfin
    3-Kodein
    4-Metadon
    5-Eroin

    B- KENEVİR VE TÜREVLERİ

    1-Reçine esrar
    2-Toz esrar
    3-Pres esrar
    4-Gonca esrar
    5-Likit(sıvı) esrar

    C- UYARICILAR

    1-Amfetamin
    2-Kokain
    3-Kafein

    D- SENTETİKLER

    1-Ecstasy (MDMA)
    2-Captagon
    3-Methamfetamin
    4-Lysergic Asid Diethylamid (LSD)
    5-Gamma Hydroxybutyrate (GHB)
    6-Ketamine Hydrochloride (Ketamin)
    7-Phencylidine (PCP)

    E- SAKİNLEŞTİRİCİLER
    1-Barbituratlar
    2-Trankizanlar
    3-Sedatifler

    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2006-11-20 #2
    Sigara içicilik de alkol mü bağımlılık!

    Günümüzün özellikle gelişmekte olan ve geri kalmış toplumlarının en ciddi toplumsal sorunu ya da zafiyeti; Sigara bağımlılığıdır.

    Her gün sigaranın zararları ile ilgili kanıtlanmış bilgiler her yerde söylenirken, yazılırken, sigara içmeye başlama yaşı beklenmedik şekilde küçülmektedir. Sigara içenlerin ve sigara bağımlılarının sayısı endişe verici şekilde artmaktadır. Dolayısıyla sigaraya bağımlı hastalık ve ölüm rakamları da doğrusal olarak artış göstermektedir.

    Sigara bağımlılığı toplumsal bir yaradır!

    Anlamakta güçlük çektiğim şey şu ki, alkol bağımlılığından bahsederken, insanımız bir utangaçlık sergiler, sıkılır. Aile üyelerinden biri, oğlu, kocası ya da damadı eğer alkol bağımlısı ise ört bas edilmeye çalışılır, bu konuda tembihlemeler olur; "Aman kimseye söyleme alkolik olduğunu!" diye.

    Alkol bağımlılığı bir utanç kaynağı, bir zafiyettir de neden söz konusu sigara bağımlılığı olunca, hiç bu hassasiyet gösterilmez!

    Herkes elini kolunu sallaya sallaya yollarda bile sigarasını içer. Birbirine sigara ikram eder. "Sigarası bitmiştir onun!" diye düşünceli bir davranış ile hediye sigaralar alınır.

    Oysa alkol bağımlılığı da, sigara bağımlılığı da, madde bağımlılığı da aynı! Bırakılması gerekiyor ama bırakılamıyor…

    Sigaradaki nikotin, alkol, kokain ve eroinden daha fazla bağımlılık yapan bir maddedir. Her nefesten 6 saniye sonra nikotin beynimize ulaşıyor ve başlıyor zararlı etkilerini göstermeye…

    Yapılan araştırmaya göre 1975 - 2000 yılları arasında 50 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmüş. Ve bu sayı 2005 yılı için 65-70 milyon olarak bildiriliyor. Korkunç bir rakam bu korkunç!

    Sigaranın neden olduğu en önemli hastalık grubu kanserdir.

    Sigaranın zararları dudaktan itibaren başlar. Sigara, akciğer kanseri başta olmak üzere nefes borusu, gırtlak, ağız, dil, dudak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserlerine neden olmaktadır.

    Tüm kanser ölümlerinin yüzde 30, akciğer kanserinden ölümlerin ise yüzde 90'ının nedeni sigaradır.

    Günde 1 paket sigara içen birinin akciğer kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre yaklaşık 20 kat daha fazladır.

    Her yıl dünyada 3 milyon dolayında kişi sigaraya bağlı rahatsızlıklardan dolayı ölüyor. Bu her 1 dakikada 6 kişinin ölümü anlamına geliyor ve içilen her sigara insan hayatından 5 dakika çalıyor.

    Sigaranın bu kadar zararlı olmasının nedeni içindeki çok sayıda kimyasal madde, sadece kimyasal madde demek bile masum kalıyor, içindeki zehirli maddeler, kanserojen maddelerdir. Bunlar bütan (tüpgaz), naftalin (güve kovucu), DDT (böcek öldürücü), metanol (füze yakıtı), hidrojen siyanür (gaz odaları zehiri), karbon, toluen (tiner), aseton, kadmiyum (akü metali), arsenik (fare zehiri), hidrojen siyanür (gaz odaları zehiri), amonyak, nikotin ve yaklaşık 4000 zehirli madde.

    Son olarak düzeltmek istediğim bir nokta var; "Yalnızca dudak tiryakisiyim.", "Ben dumanı içime çekmiyorum.", "Sigarayı azalttım." diye düşünenler… Bunlar sigaranın zararlarından korunmak için maalesef yeterli değil!

    Hepinize sigarasız, sağlıklı günler diliyorum…

  3. 2006-11-21 #3
    Fiziki Etkileri

    Beyin ve Merkezi Sinir sisteminde :

    Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.

    Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar.

    Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar .

    Sindirim Sisteminde:

    Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.

    Karaciğer ve Böbreklerde:

    Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma ,sertleşme (siroz)...
    Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları

    Gözlerde:

    Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.

    Solunum Sisteminde:

    Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

    Kan organlarında:

    Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

    Solunum Sisteminde:

    Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

    Kan organlarında:

    Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

    Zehirlenme:

    Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.

    Sosyal ve Maddi Etkileri

    Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür.

    Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür)

    Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne toplumsal ahlaka (namus ,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz.

    İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır.

    İç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Bunlar.

    Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.

  4. 2006-11-21 #4
    ÇOCUK VE GENÇLERE ÖRNEK OLMA

    Çocukların her gün karşı karşıya kaldıkları anne baba tutum, davranış ve ilişki biçimlerinin; onların eğitiminde çok önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Aile ilişkileri, çocuklar için, davranış biçimleri ve insan ilişkilerinin öğrenildiği bir sahne oluşturmaktadır. Madde kullanım konusunda da, benzer mekanizma işlenmekte olup; çocuklar, anne babanın maddeler konusundaki tutum ve davranışlarını gözlemlemekte ve benzer şeyleri uygulamaktadır.

    Toplumda, anne baba başta olmak üzere, öğretmenler ve diğer etkili yetişkinlerin madde kullanımı konusundaki tutum ve davranışları; çocuk ve gençler için çoğu kez kavram karmaşası yaratmaktadır. Çocuk ve gençler, zararlı etkisi kesin olarak kanıtlanmış olan sigara ve alkol gibi maddelerin, neden erişkinler tarafından kullanıldıklarını tam olarak kavrayamamakta; kendilerinin de bu ve buna benzer maddeleri kullanabileceği düşüncesi oluşmaktadır. Anne babalar, her ne kadar, çocuk ve gençleri bağımlılık yapan maddeler konusunda uyarsa da; kendi sergiledikleri davranış modelleri, mantıklı uyarılarından çok daha etkin olmaktadır.

    Bu nedenle, anne babaların, kendilerinin kullanımı konusundaki tutum ve davranışlarının nasıl olduğunu irdelemeleri gerekir. Örneğin alkol, sigara, ilaç kullanımı konularında bu maddeleri kullanma nedenleri, sıklıkları, bu maddelere gereksinimleri, kullanıp-bırakma , bu alandaki güçlülük ve zayıflıkları gibi özelliklerin hepsi önem taşımaktadır.

    Çocuklar, anne babanın davranışlarını görerek öğrenir, anne-babanın birbirlerine olan tutum ve davranışlarını da kendilerine örnek alır, sorunların çözümünde anne babanın davranışlarını kopya ederler.

  5. 2006-11-21 #5
    KULLANIMLA MÜCADELE

    TEDAVİ

    Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi olabilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir.

    Kullanıcılar arasında "bu hastalığın tedavisi olmadığı" yolunda bir kanı yerleşmiştir. Bu değiştirilmeye çalışılmalıdır.

    Uyuşturucu maddeyi bırakan kişilerde tekrar madde kullanımına başlamak sık olarak gözlenen bir durumdur. Kişi uyuşturucu maddeleri bıraktıktan sonra bir daha hiçbir zaman kullanmamalıdır. Bir kez kullanması onun eski günlerine dönmesine neden olabilir.

    Tedavinin ilkeleri

    Bu maddeleri kullanan kişilerin tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklikler göstermektedir.

    Tedavinin başarısı için iki önemli etken sayılabilir:

    Bunlardan birincisi kişinin tedavi olmayı istemesidir. Eğer kişi tedavi olmayı kendisi istemiyor ise, kimse ona zorla bıraktırmayı başaramaz.

    Diğeri ise kişinin maddeyi bırakmaya kendini hazır hissetmesidir. Çünkü, kişi maddeyi bıraktığı zaman alışkanlıklarını, yaşadığı ortamı değiştirmek zorunda kalabilecektir. Eğer tüm bunlara hazır değilse, yapabilecek fazla bir şey yoktur.Uyuşturucu madde kullanan kişide bağımlılık geliştiyse, tedavi daha güç olacak ve daha uzun sürecektir.

    Ayrıca, uyuşturucu kullanımı ile daha da artan aile içi iletişim bozukluklarının, kopukluklarının giderilmesi için anne ve babanın da tedaviye katılması gerekir.

    ÖNLEME

    Gençlerin madde kullanmaya başlamasını önlemede ailelerin çocukları ile ilişkilerinin kalitesi önemli bir yer tutar. Çocukları ile kuvvetli sevgi ilişkisi olan doğru ve yanlışları öğreten, davranışları için uygulanabilir kurallar koyan, bunların uygulanmasını sağlayan ve çocuklarını gerçekten dinleyen ebeveynler çocuklarının uygun bir aile ortamında yetişmesini sağlamış olurlar.

    İnsan ihtiyaçları, sonsuzdur.Çocuğunuzun yaşını sosyal çevresini, ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak ne kadar harçlık vereceğinizi belirleyiniz. Belirlenen bu rakam ihtiyaçların üzerinde yada bu ihtiyaçları karşılayamayacak miktarda olmamalıdır.

    -Değerlerin öğretilmesi

    Her ailenin bazı prensip ve standartlarla belirlenmiş davranış beklentileri vardır. Sosyal, ailesel ve dini değerler gence alkole ve maddeye hayır demeleri için nedenler bulmasını ve kararlılıklarını kesin bir şekilde sürdürmelerini sağlar.

    Aile değerlerinizi çocuğunuza açık bir şekilde öğretebilmeniz için:

    İzin alması için gerekli olan değerleri açık bir şekilde belirtin ve dürüstlük, sorumluluk alma ve kendine güvenin neden önemli olduğunu, bu değerlerin iyi kararlar vermede nasıl yardımcı olacağı hakkında konuşun.

    Kendi davranışlarınızın çocuğunuzun değerlerinin gelişmesini nasıl etkilediğini sakın unutmayın. Çocuklar kendi anne-babalarının davranışlarını taklit ederler. Örneğin sigara içen anne ve babaların çocuklarının sigara içme yüzdesi daha yüksektir. Sigara içme, alkol ve yatıştırıcı ilaçları alma davranışlarınızı yeniden gözden geçirin. Unutmayın ki sizin bu maddeye karşı tutumunuz çocuğunuzun alkol veya madde kullanıp kullanmamaya karşı belirleyeceği tutumu şekillendirecektir. Bu zaman zaman aldığınız alkolü tamamen kullanmamanız anlamına gelmektedir. Çocuklar bağımlılık düzeyinde, kendisine ve ailesine zarar verebilecek düzeyde alkol kullanımı ile sosyal içicilik arasındaki farkı anlayabilirler.

    Çocuğunuzun asla sizin içkinizden tatmasına izin vermeyin. Böylece çocuk, erişkinler için yasal ve kullanılabilir olan alkolün çocuklar için yasal olmayan bir madde olduğunu görebilir.

    Kendi söz ve davranışlarınız arasında ki uyuma dikkat ediniz. Çocuğunuzun sizinle özdeşim kurduğunu unutmayınız. Çocuğunuzdan beklediğiniz davranışları sizin gösterdiğinizden emin olunuz. Çocuğunuz sizi model alır. Sizin davranışlarınızın, tutumlarınızın, sorunlarla başa çıkma yollarınızın benzerlerini çocuğunuzda görebilirsiniz.

    Çocuğunuzun sizin aile değerlerinizi anladığından emin olunuz. Aileler bazen çocuklarının nadiren veya hiç konuşmadan değerleri aldıklarını düşünürler. Bu doğru değildir. Bunlar, aile yemek için bir araya geldiğinde konuşulabilir.

    -Alkol ve Diğer Maddelere Karşı Kuralların Konması ve Bunların Uygulanması

    Kuralların konması işin sadece başlangıç kısmıdır. Önemli olan bunların uygulanmasıdır. Kurallara uyulmadığında uygulanacak yaptırımlar da önceden belli olmalıdır.

    Açık olun. Kuralların nedenlerini açıklayın. Kuralların neler olduğunu ve nasıl bir davranış beklediğinizi söyleyin. Kurallara uymamanın sonuçlarını, yani yaptırımın ne olacağını, nasıl uygulanacağını ve ne kadar süreceğini tartışın.

    Tutarlı olun. Çocuğunuzun alkol veya madde kullanmaması konusundaki kuralların evde, arkadaşında ve her yerde geçerli olduğundan emin olun.

    Makul olun. Daha önce kararlaştırılmamış yeni kuralları ve cezaları çocuğunuzla tartışmadan uygulamayın. "Baban eve geldiğinde seni öldürür" gibi gerçekçi olmayan tehditlerden kaçının. Bunun yerine sakin bir şekilde tepki verin ve daha önce kararlaştırmış olduğunuz cezayı uygulayın.

    -Alkol ve Maddelerin Etkileri Hakkında Bilgi Sahibi Olma:

    Aileler; alkol ve uyuşturucu maddeler hakkında bilgilenmeli, tehlikeyi kendilerinden ve çocuklarından çok uzaklarda görmemeli, tehlikeden uzak kalabilmek için tedbirler geliştirmelidirler.

    -Çocuğunuzla Konuşma ve Onu Dinleme

    Bir çok aile çocuğu ile alkol ve diğer maddelerin kullanımını konuşmaktan kaçınır. Bazıları kendi çocuklarının böyle maddelerle karşılaşmayacağını düşünür. Bazıları ise bunu nasıl konuşacağını bilmediği için veya böyle fikirleri çocuğun kafasına koymak istemediği için konuşmaz.

    Çocuğunuz böyle bir problem yaşayıncaya kadar beklemeyin. Tedavi programlarına giren bir çok genç ailelerin öğrenmesinden önceki en az iki yıldan beri madde kullandıklarını açıklamaktadırlar. Çocuğunuzla madde ve alkol hakkında daha erken konuşmaya başlayın ve iletişim kanallarını açık tutun.

    Tüm cevapları bilmeme olasılığından endişe etmeyin. Çocuğunuz bununla ilgili olduğunuzu bilsin yeter. Birlikte cevapları araştırabilirsiniz.

    Aşağıda çocuğunuzla alkol ve madde hakkında konuşabilmenizi sağlayacak bazı ipuçları bulacaksınız.

    İyi bir dinleyici olun. Çocuğunuzun size problemlerini veya sorunlarını getirebileceğinden emin olun. Çocuğunuzun size söylediği şeyleri dikkatle dinleyin. Öfkenizi kontrol edin, şiddetten kesinlikle kaçının. Gerekiyorsa, sakinleşmek için kendinize süre verin. Çocuğunuzun ne söylediğine çok dikkat edin. Eğer çocuğunuz sorunlarından bahsediyorsa, okulda veya arkadaşlarıyla işlerin nasıl gittiğini siz sorun.

    Hassas konularda da konuşabileceğinizi hissettirin. Gençler, kendileri için önemli konularda ailelerinden bilgi alabileceklerine inanmak isterler.

    Ödüllendirin. Sadece yanlışlar üzerinde odaklanmayın, iyi yaptığı şeyleri de fark edin ve bunları belirterek pekişmesini sağlayın. Aileler ödüllendirmekte eleştirmekten daha cömert olursa çocuklar kendilerini daha iyi hissederler ve kendi kararlarına güvenerek özgüveni yüksek gençler olurlar. Burada kastedilen sözel ödüllendirmedir. Yani çocuğunuzun yaptığı davranışı beğeniyorsanız onu takdir ettiğinizi söyleyin.

    Açık mesajlar verin. Alkol veya madde hakkında konuşuyorsanız çocuğunuza kullanmama mesajını açık şekilde verdiğinizden emin olun. Böylece çocuğunuz kendisinden beklenenleri tam olarak bilecektir.

    Doğru davranışlarınızla model olun. Çocuğunuzdan beklediğiniz dürüstlük, ahlaklı olmak gibi davranışları kendiniz gösterdiğinizden emin olun.

    -İletişim İpuçları

    Dinleme;

    Dikkatle dinleyin
    Sözünü kesmeyin
    Çocuğunuz konuşurken kendi söyleyeceğinizi
    Hazırlamakla meşgul olmayın
    Çocuğunuzun sözünün bittiğinden emin olana kadar bekleyin.
    Gözleme;

    Çocuğunuzun yüz ifadesi ve vücut dilini anlayın.
    Çocuğunuz sinirli ve rahatsız mı veya rahat mı görünüyor?
    Konuşma süresince çocuğunuzun söylediklerini ona eğilerek, omzunu tutarak ve başınızı sallayarak ve
    göz teması kurarak dinleyin.
    Çocuğunuzun konuşmalarını ciddiye alın.
    Cevap verin;

    "Şunu yapmalısın", "senin yerinde olsam" veya "ben senin yaşındayken" ile başlayan cümleler yerine
    "çok ilgimi çekti" , "anlıyorum ki bu bazen zordur" gibi cümlelerle başlamak cevap vermek için daha uygundur.
    Eğer çocuğunuz size duymak istemediğiniz şeyler söylüyorsa, sakın bunları yadsımayın.
    Her durum için çocuğunuza önerilerde bulunmayın. Bunun yerine anlattığı şeylerin ardında ki duyguları anlamaya çalışın.
    Çocuğunuzun kastettiği şeyi anladığınızdan emin olun.
    Çocuğunuzun içinde bulunduğu güç durumu sizinle paylaştığı için pişman olmasına neden olmayın. Her zaman onun yanında olacağınızı hissettirin.

    sponsorlu bağlantılar
  6. 2006-11-24 #6
    Dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini 15 - 25 yaşlarında gençler meydana getiriyor. Toplam iki milyar gencin dörtte üçü ise az gelişmiş ülkelerde yaşıyor. Toplumların en dinç insan gücü ve en verimli kaynağı olan gençlerin çok boyutlu ve karmaşık sorunları vardır. Ancak başta gelen problemleri eğitimsizlik ve işsizliktir. Gelişmiş ülkelerde eğitim meselesi büyük bir oranda çözülmüş, ancak işsizlik problem olmaya devam eder. Gençlerin cemiyet hayatının dışında tutulması gelecek toplumların problemlerini kat kat arttıracaktır. Cemiyet hayatına katılımı sağlanmayan gençlik boşa akan bir kaynak gibi kuruyacak, gelişme duracak, barış gerçekleşemeyecektir.

    Gençler, ana babalar için sevinç ve mutluluk kaynağı olabildikleri gibi, üzüntü ve sıkıntı sebebi de olabilirler. Kimi gençler büyüdükçe problemleri de artar. Çocukluğun önemsenmeyen uyumsuzlukları gençlik çağında birden alevlenip ağır bunalımlara dönebilir. "Gençlik Problemleri" çoğunlukla bu çağın bocalamalarından ileri gelir ve genellikle geçicidir. Kimi zaman da ağır ve kalıcı ruhsal hastalıkların habercisidirler. Gençlerle anlaşmak ve geçinmek kolay değildir. Gençler, kendileri bocaladıkları gibi ana babaları da bocalatırlar, ilişkileri gerginleşip kopma noktasına gelebilir. Bu sebeple gençlik çağı ana babalar için de sınav dönemidir.

    Ülkemizde 12 yaşından küçüklerin ceza sorumluluğu yoktur. Ceza yasaları küçüklerin doğru ile yanlışı, suçla suç olmayanı ayırt edemediğini kabul eder. On altı yaşına gelmiş bir genç ise işlediği suçlardan dolayı her türlü cezayı çeker, ölüm cezası bile verilebilir. Aslında yasaların erişkinlik sınırı olarak belirlediği 18 yaşından sonra da bir genç tam bağımsız bir erişkin konumuna yükselemez. Çalışacağı iş, yaşayacağı ülke ve seçeceği eş konusunda ana babasının onayını almak zorundadır.

    Gençlik deyince kiminin aklına kötü alışkanlıklar gelir ki, yanlış değildir. Sigara, içki ve uyuşturucularla ilk tanışma gençlikte başlar ve sürer gider. Kimine göre de gençlik denince akla haylazlık, serserilik, kavgacılık, şiddet ve terör gelir. Bu da belli ölçüde doğru bir gözlemdir. Gençlik çağı sağlıklı ve ölüm oranı düşük bir çağdır; başlıca ölüm sebeplerinden biri araba kazaları, diğeri de intiharlardır. Gençlik çağının bunalımlı bir çağ olduğunu söyleyen ruh hekimlerine hak vermek gerekir.

    Özellikle gelişmiş ülkelerde gençler arasında serbest cinsel ilişkiler hızla yayılmakta ve daha küçük yaşlara inmektedir. Bunun sonucu ortaya istenmeyen gebelikler, evlilik dışı doğumlar, cinsel hastalıklar, artan düşükler, ya da zoraki evlilikler çıkıyor. Sigara ve alkol tüketimi gençler arasında hızla artıyor. İşsiz gençler arasında toplu suçlar, çeteleşme ya da topluma sırt çevirmiş hippi, punk, ağır metalciler gibi sorumsuz topluluklar ortaya çıkıyor.
    Ülkemiz gençliği bu bakımdan problemsiz bir gençlik olarak nitelenebilir. Çünkü varlıklı toplumların gençlerine özgü hastalıklara daha tutulmadı. ülkemizde gençler arasındaki uyuşturucu kullanımı büyük boyutlara varmamıştır. Gençlik suçluluğu da nüfusumuza ve genel suçluluk oranına göre düşük sayılır. Bildiğimiz kadarı ile intihar oranı yüksek değildir ve araba kazalarından ölüm de şimdilik büyük boyutlara ulaşmamıştır, ancak ürkütücü bir artış söz konusudur. Gençler arasında yayılma eğilimi gösteren cinsel özgürlük akımı sorumsuz cinsel ilişkileri arttırsa bile evlilik dışı doğumlardaki artış dikkat çekici değildir.
    Eğitimsizlik ve işsizlik varoldukça gençliğin topluma katılımı imkansızlaşır. Eğitilmiş, sağlıklı bir gençlik olmadan gelişme başarılamaz. Dışlanan ya da toplumun değer vermediği gençlik olmadan gelişme başarılamaz. Dışlanan, ya da toplumun değer vermediği gençlik ise geleceğin güvencesi olamaz. Gelişme, gençlik kesiminin katılımı olmadan gerçekleşemez. Gençlik; yeniliğe ve ileriye doğru atılımların yapıldığı, kendini kanıtlama ve kendi kimliğini arayıp bulma çabalarının yoğunlaştığı dönemdir. Gençler tutkuludurlar, huysuz ve öfkelidirler. kendilerini iç reaksiyonlarına kaptırır, tutkuların kölesi olurlar. İsteklerinin önüne dikilen en küçük engele bile katlanamazlar. Onura ve başarıya paradan çok değer verirler, çünkü paraya ihtiyaçları olmamıştır. Eli açık ve iyilikseverdirler, çünkü kötülükleri tanımamışlardır. Çabuk güvenir, çabuk bağlanırlar, çünkü aldatılmamışlardır. Yüksek amaçları ve hayalleri vardır; çünkü daha yaşamın sillesini yememişler, şartların sınırlayıcı etkisini öğrenmemişlerdir.

    Gençler yanılgılarında bile inatçıdırlar. Sevgide de, nefrette de aşırıya kaçarlar. Her şeyi bildiklerini sanır, onun için yanlışlarında sonuna dek direnirler.

    Alkol ve madde kullanımıyla saldırgan davranışlar ve şiddet eylemleri arasında birbirini tırmandıran bir ilişki vardır. Bir başka deyişle alkol ve madde kullanımı saldırgan davranışlara ve şiddet eylemlerine yol açar; saldırgan davranışlar ve şiddet eylemleri alkol ve madde kullanımını arttırır. Alkol ve madde kullananlarda ve bağımlısı olanlarda şiddet eylemlerinin asıl sebebi, bağımlıların ruhsal durum ve içinde bulundukları toplumsal ortamdır. Bu bağımlıların ruhsal durumu ve içinde bulundukları toplumsal ortam alkol ve madde alt kültürünü oluşturur. bu alt kültürün kendine özgü amaçları, beklentileri, değer yargıları, ilkeleri, kuralları, duyguları, düşünceleri ve dünya görüşü vardır. Madde bağımlılığı; kullanılan madde, bu maddeyi kullananın kişilik yapısı ve içinde bulunduğu alt kültürlerden meydana gelen bir davranış biçimidir.

    Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu
    İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
    Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
    İç Hastalıkları Uzmanı (Psikiyatri)

  7. 2006-11-29 #7
    Hiç kimse, sadece uyuşturucu kullanımı hakkında ikazda bulunmakla ve uyuşturucuların tehlikelerini anlatmakla uyuşturucu afetine karşı yeterli tedbir alınabileceği zannına kapılmasın . hatta sadece bu şekilde hareketle yetinmek, kısmen aksi tesir de yapabilir. Etkili tedbir olarak, çocukların ve gençlerin ;

    "Uyuşturucuya Hayır!" diyebilecek duruma getirilmesi lazımdır. Bunun için kendilerine olan güvenlerinin arttırılması, güçlükleri yenebilmeleri ve kendilerini hayata hazırlamaları hususunda onlara her fırsatta yardımcı olunması gerekmektedir. Uyuşturucu kullanımının işaretleri olabilecek davranış şekillerini teşhis ederek, gecikmeden gerekli tedbirlerin alınması önemlidir. Bu görevlerin başarı ile yerine getirilmesi de okul doktoru ve öğretmenler ile okul aile birliğinin devamlı işbirliği büyük fayda sağlayacaktır. Uyuşturucu bağımlıları, tıbbi tedaviye ve rehabilitasyona muhtaç olan hastalardır. Uyuşturucu kullanımı ne kadar erken fark edilirse, bağımlının kurtulma şansı o kadar yüksektir. Bunun için bağımlının anne ve babası ve kendisi derhal ilgili doktora başvurmalıdır. Tedaviyi yürüten doktor narkotik şube ile birlikte çalışır ve bağımlıya hiçbir şekilde ceza verilmez, tedavisi için gereken her türlü yardım yapılır.

    Alkol-Madde kullanımı olan gençlerde ailenin yaklaşımı:

    1. Sorun ortaya çıkmadan önce bilgi, duyarlılık ve önlem alma.

    Alkol ve madde kullanımına zemin hazırlayan ve bu riski arttıran nedenleri ve koşulları önceden tanıma, düzeltme ve tedavi için Çocuk/Ergen ve Erişkin Psikiyatri birimleriyle işbirliği içinde profesyonel yardım.

    2. Soruna karşı duyarlı olma ve erken fark etme.

    A- Çocuğu/genci iyi tanıma, anlama, gözlemleme, izleme.

    --Çocuğun/gencin duygu, düşünce, davranış özelliklerini tanıma,

    -- Arkadaş ilişkileri, okula/işe uyumu, okul/iş başarısını izleme,

    -- Duygusal-davranışsal durumları, kimlik gelişimi, gelecek beklentisi, toplumla iletişimi vb. konularda sorunu olup olmadığım anlama,

    -- Davranışları, uyumu ve başarısında değişiklikler ve bozulma olup olmadığım izleme, gözlemleme,

    B. Çocuğun/gencin ruhsal ve toplumsal açıdan belirgin bir uyumsuzluk olarak nitelenebilecek özelliklerini fark etme, önemseme, profesyonel yardım arama.

    3. Sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm çabaları.

    A- Soruna yol açan ve sürdüren nedenleri ve durumları belirleme.

    Sorunun ortaya çıkmasına ve sürmesine yol açan olası ailesel, ruhsal, toplumsal nedenleri ve durumları, sorunu yaşayan gencin kendisi ve profesyonel yardımla birlikte dikkatle gözden geçirme, tanımaya çalışma.

    B- Soruna yol açan ve sürdüren neden ve durumları olabildiğince değiştirebilmek için genç ile birlikte bir aile olarak tedavi olanaklarım deneme.


    Yardım Alabilmek için Danışabileceğiniz Sağlık Kuruluşları

    AMATEM-ist. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi
    A.Ü. Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı
    Gazi Ü. Araştırma Hastanesi
    Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
    Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi
    Yakınınızdaki Kuruluşlardaki Psikiyatri Uzmanları
    Yeşilay Cemiyeti Genel Merkezi

  8. 2006-12-03 #8
    Sigara niye bu kadar zor bırakılır?

    Sigara kişinin kendisini daha iyi hissetmesine, öfkesinin azalmasına ve konsantrasyonunun artmasına sebep olur. Sigara kullanan kişilerde görülen kilo kaybı bazen istenen bir etkidir.

    Sigara ve içerdiği nikotin solunduktan sonra 10 saniye içinde beyine ulaştığı için arzu edilen etkileri hemen görülür. Sigara gün içinde belirli aralıklarla sürekli kullanılır ve kişinin yaşantısının bir çok anına girip benimsenmesine sebep olur. Çevrede sigaranın yaygın kullanılması ve kabul edilir olması kullanımın devamını kolaylaştırır. Ayrıca başkalarının sigara içerken gözlenmesi kişide sigara arama hissini arttırır. Yoksunluk belirtilerinden ve başaramamaktan korkma bırakmayı zorlaştırır.

    Sigarayı neden bırakmalıyım?

    Sigaranın içinde 4000'den fazla madde vardır ve bunların en az 43 tanesinin kansere sebep olduğu bilinmektedir. Sigara bugün önlenebilir ölüm sebeplerinde birinci sırayı almaktadır. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde ölümlerin %20'sinden sigara sorumludur. Sigara içenlerin % 45'i sigaradan kaynaklanan bir hastalıktan ölecektir. A.B.D.'de her yıl 400.000 kişi sigaraya bağlı sebeplerden ölmektedir. Sigara kullanımı sonucu görülen akciğer kanseri sıklığı kadınlarda meme kanseri sıklığını aşmıştır ve yılda 140.000 kadın sigaraya bağlı sağlık problemlerinden ölmektedir (A.B.D).

    Sigara kullanımı kalp damarlarının tıkanması sonucu gelişen kalp krizine (enfarktüs) sebep olur. Bunu damarların iç yapısını bozarak, kolesterol taşıyan lipoproteinleri ve estrojen düzeylerini azaltarak ve kan şekerini yükselterek yapar. Kalp hastalığı ve felç sıklığı sigara içip doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda daha da yükselir.

    Yılda 53.000 kişi sigara içenlerin yanında bulunduğundan ölür (A.B.D.). Özellikle küçük çocuklar yakınlarında sigara içilmesinden etkilenirler ve bu çocuklarda solunum yolu rahatsızlıkları daha sık görülür.

    Sigara kullanımı adet düzensizliklerine sebep olur (premenstrüel sendrom dışında), kadınlık hormonlarından östrojeni azaltarak erken menopoza ve osteoporoza sebep olur. Kadının doğurganlığı azalır ve hamileyken düşük yapma riski artar.

    Gebeliğinde sigara içen kadınların çocukları düşük kilo ile doğarlar, büyümeleri yavaştır ve okulda öğrenme güçlükleri yaşarlar.

    Daha çok genç yaştaki kadınlarda görülen doğum yolu kanserleri (serviks) sigara kullananlarda daha sıktır.

    Sigara kullanımının ciltte kırışıklıkların artmasına, tırnakların kolay kırılmasına sebep olduğu bilinmektedir.

  9. 2007-01-15 #9
    Beyin ve merkezi sinir sisteminde, karaciğer ve böbreklerde, gözlerde, solunum sisteminde, kan organlarında çok ciddi kalıcı hasarlar bırakan, aile ve toplum huzurunu bozan, kişilerin kendi dünyalarının zehir olmasına sebep olan uyuşturucu maddelere ekshi ailesi olarak hayır diyelim.

    Uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ve toplumsal ahlaka (namus ,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelerle anlatılamaz.

    Aşağıda uyuşturucuyla ilgili bazı sitelerin adreslerini bulacaksınız. Her okuduğunuz bilgi
    topluma bilinç olarak geri dönecektir. Lütfen interneti doğru kullanalım ve bu konuda bilgilenerek uyuşturucu maddelere el birliğiye HAYIR diyelim.

    http://www.sakarya.pol.tr/sizler/uyusturucu/zarar.asp

    http://www.uyusturucular.com/uyustur...zararlari.html

    http://www.saglikplatformu.com/arast...q=4&fldAuto=32

    http://www.diyanet.gov.tr/turkish/hutbe.asp?h_id=339

    http://narkotik.iem.gov.tr/omkep1.htm

    http://www.ozgurluk.org/news.php?h_newsid=3506

    http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/t...e1=11&page2=11

    http://www.mugla.pol.tr/content/view/96/70/


    Sizlerde bu konudaki siteleri paylaşın. Okuyalım bilgilenelim.



    UYUŞTURUCU MADDE KULLANIMINA HAYIR!!!

  10. 2007-01-24 #10
    563 - Sigara ve Beyaz Ölüm (Uyuşturucu)
    Çocuklarımız , kardeşlerimiz için ne çok fedakarlıklar yapıyoruz...hep günümüz koşullarında ilerde zorlanmasınlar diye çabalıyoruz...ve evimizi barkımızı satıp okullara dershanelere yolluyoruz...peki bu fedakarlıklar doğrumu....

    çocuklarımıza bir yandan verici olup diğer yandan bi takım duyguları kaybettiriyoruz sanırım !!!

    hayatı sadece okumak üzerine kuruyoruz ve çoğu ilişkileri yok ediyoruz...hayatın ilk kuralı okumak dyoruz....

    ama suç bizde yada sizde değil suç okul okumayı yaşamak için sınır noktaya getirenlerde...okumamış kişiyi adam saymayanlarda....ee dolayısıyla hayat hep okumuşluk üzerine kuruluyor...insan olana insanca muhamele olmuyor ve herkes okumaya yöneliyor....

    çocuklarımızsa bunun bukadar gündeme gelmesi oku bakımından geryor onları...siz önemli diye üzerine düştükçe onları birazdaha uzaklaştırıyorsunuz sanırım...yaşları itibariyle kıymetini bilemiyorlar...konunun uzamanı değilim ama kendimde yaşadım....

    neden tüm iyi mevki sahipleri zar zor karnı doyan , soğukta yatan , çalışmak zorunda kalan yerlerden çıkıyor sanıyorsunuz...onlar hayatın zorluğunu baştan görüyorlar ve birilerinin ona okuman lazım demesine gerek kalmadan kendi kendilerine koşuşturuyorlar....belkide ailelerinden gizli gizli sınavlara giriyorlar....

    kolej öğrencilerine gelelim...dışardan bakınca tüm imkanlar ayaklarının altında...ve bence özgürlerde...ailelerinde birtakım şeylerin eksikliğinden farklı yerlere vurmuşlar kendilerini...ve eğitim eğitim die bangır bangır bağıran hocaları dedikleri gibi eğitimdeyken bu koşuşturmacadan bunalar öğrencilerde kendilerince yitirdikleri sevginin veya ilginin koynundalar...OKUL TUVALETİNDE SEVDİĞİ ARKADAŞLARIYLA....

    DİYECEĞİM ŞUKİ:::

    EĞİTİM TABİKİ GÜNÜMÜZDE ÇOK ÖNEMLİ. AMA HERŞEY DEMEK DEĞİL... Bİ YANDAN VERİP DİĞER YANDAN KAYBETTİRMEYELİM ÇOĞU DUYGUYU ÇOCUKLARIMIZA YADA ÖĞRENCİLERİMİZE... OKUMADANDA İNSAN OLUNABİLİR....YADA OKUMADANDA YETİŞTİRİLEBİLİR BEYİNLERİMİZ Bİ ÇOK DALDA... BİLE BİLE ÖLÜME GİTMESİN GENÇLERİMİZ...VE BU KÖTÜ ALIŞKANLIKLARI BEYİNLERİMİZE SOKANLARA YARDIMCI OLMAYALIM... UYANIN GENÇLER.... SİZ BİR TAKIM DUYGULARINIZI YİTİRİRKEN SİZİ BU YOLA ATANLARA YARDIMCI OLUYORSUNUZ... KAYBEDEN HER ŞARTTA SİZSİNİZ... HEM İMKANLARINIZI BOŞA KULLANIYORSUNUZ HEMDE BU GENCECİK BEDENİNİZDEN OLUYORSUNUZ......

    sponsorlu bağlantılar
  11. 2007-02-07 #11
    Uyuşturucu Sözlüğü


    Afyon: Haşhaş bitkisinin kapsüllerinden elde edilen bir sakızdır.

    Amphetamin: Saf halde iken renksiz, uçucu bir sıvıdır. Ağır kokusu ve yakıcı tadı vardır.

    Burundanga: Amerika yerlilerinin borazan biçimli beyaz ve pembemsi çiçekli, yeşil ve geniş yapraklı bitkiye verdikleri isim.

    Depresyon : Fizik veya moral çöküntü. Ruhi ve bedeni düşüklük. Bitkinlik. İç sıkıntılar.

    Doğal : Tabii, natürel

    Dolophine: Methadonun piyasadaki adı.

    Emosyon : Heyecan

    Enpotans : İktidarsızlık

    Eroinman : Eroin bağımlısı, eroin müptelası

    Esrarkeş : Esrar çeken, esrar bağımlısı ,esrar müptelası

    Halüsinojen : (Hayal gösteren - evham veren) hayal ve vehimler oluşturan kimyasal maddeler. Hakikatte olmayan hayallere sebep olan maddeler.

    Haşiş:Esrar yapımında, ince elekten çıkan ilk kaliteye verilen ad.

    Hepatit : Karaciğer arızaları, zafiyeti...

    Hezeyan : Sayıklama, saçmalama... Delüzyon. Gerçek dışı, akıl ve mantık yolu ile düzeltilemeyen yargı hataları. Kaynağı şuuraltı dürtülerdir. Şüpheci kişilerde gelişir. Çeşitleri vardır.

    Ice: Renksiz, kokusuz, parlak, yarı beyaz, yarı saydam kristallerden oluşan uyuşturucu madde.

    İnhalasyon : Buğu, gaz veya ufak damlacıklar halindeki sıvıların solunması .

    İnhalants : Solukla içeriye çekilen ilaçlar, uçucular, çözücüler...

    Kodein: Afyon kozası veya afyondan mevcut olup, çoğunlukla morfinden kimyasal yolla elde edilir.

    Kokain: Beyaz toz (Kristalize pudra) görünümlü uyuşturucu bir madde.

    Marihuanna: Esrarda ikinci kalite mal.

    Methadon: Norkotikler gurubundan uyuşturucu bir madde.

    Morfin: Afyondan kimyasal işlemlerlerle üretilir. Afyon içindeki en tanınmış alkoloid (zehir) dir.

    Morfinman : Morfin tiryakisi, morfine bağımlı (müptela)...

    Morfinmani : Morfin kullanma hastalığı.

    Narkotik : Afyon ve türevleri soyundan olan uyuşturucu maddeler...

    Paranoid : Psikoz denilen ruh hastalığının heyecanlı tepkileri. Herkesten şüphelenir. Bakış, gülüş ve özel konuşmalardan huylanır. Ortadan olayları kendi aleyhinde olarak değerlendirir. Kendisine komplo, suikast, hıyanet, hakaret şeklinde algılar herkese düşmanı imiş gibi bakar. Kibir, istihza, ima yüklüdür. Öyle konuşur.

    Psikoterapi : Telkinle tedavi, ruhsal yönlendirme ile bağımlıyı tehlikeden kendi iradesiyle uzaklaştırma işlemi.

    Reçine:Dişi kenevirin tepe çiçeklerinden ve yapraklarından elde edilen koyu sıvıdır.

    Sedatif : Sakinleştirici. Müsekkin. Ağrı dindirici.

    Sentetik : Kimyasal işlemlerle elde edilen.

    Stimulant : Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı, tenbih edici, münebbih.

    Şizofreni : Dış alemle irtibatın (ilginin) kesilip içe kapanma olarak açıklanan akıl hastalığı...

    Toksin : Mikrop v.s. nin ifraz ettiği zehir.

    Toksik : Zehirleme niteliği olan, zehirleyici madde...

    Toksikoman : Toksit maddelerini kullanma bağımlısı ... (Bunlar çeşitli suçlar ve cinayet de işleyebilirler ) Kesin tedavi yok, geçici ve hafifletici tedaviler olabiliyor. Türlü çeşitleri ve tezahürleri var.

  12. 2007-02-22 #12
    paylaşımlarınız için teşekkürler. herkesin okuması ve ders alması gereken bir konu. allah çocuklarımızı bu tip illetlerden uzak tutsun. sevgi ile kalın
  13. 2007-03-16 #13
    sevgiyle engel olun!

    Uzmanlar, anne- baba sevgisinden yoksun yetişen çocukların uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklara yönelme olasılığının yüksek olduğunu belirtiyorlar. İşte genç bedenleri tehdit eden uyuşturucu gerçeği...

    Özellikle gençler için büyük tehdit olan, kullananlara sahte dünya sunan uyuşturucular beyin fonksiyonlarını etkilerken, bağımlılık yaptığı kişiyi adım adım ölüme götürüyor. Uzmanlar tam da bu noktada anne babalara önemli uyarılarda bulunuyorlar: Çocuklarınıza sevginizi gösterin!

    Harran Üniversitesi (HRÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Himmet Karazeybek, sevgiden yoksun yetişen çocuklarda, psiko-sosyal davranış bozuklukları ve kendine güven duygusunun yeterince gelişmediğini, ilgi ve sevgi görmeyen gençlerin uyuşturucuya yönelme olasılığının oldukça yüksek olduğunu söylüyor.
    İntiharların en önemli nedenlerinden birinin yalnızlık duygusu olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Karazeybek, ''Aileler, en kötü şartlarda bile evlatlarına destek olmalı, onlara şefkat göstermelidir. Anne-baba sevgisinden yoksun yetişen çocuklar, kendini yalnız hisseder ve kötü arkadaş çevrelerine girerek, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar edinebilir. Buna rağmen çocuklara baskı uygulanmamalı, onları kazanmak için çaba sarf edilmelidir." dedi.

    UYUŞTURUCU GERÇEĞİ...

    Gencecik bedenleri kontrolü altına alan uyuşturucu maddeler arasında en tehlikesi eroin olarak biliniyor. Vücuda giren bir gram eroin beyindeki bir milyon hücreyi öldürüyor. Eroinin, 1-2 kez kullanımı bile bağımlılık yapmaya yetiyor.

    Diğer bir uyuşturucu olan kokain ise kullananlarda, zihin yetilerinin azalması ve duygusal bitkinlikle birlikte giden ruhsal çöküntüye yol açıyor. Kişilik ve karakter değişmeleri ortaya çıkan kokain kullanıcılarında, toplum ve ahlak dışı davranışlar görülüyor. İleri derecede kokain kullananlar, psikolojik bozukluklar yaşıyor.

    Uzun süre kokain kullananlarda, iştahsızlık, zayıflama, uykusuzluk, mide bağırsak bozuklukları ve cinsel gücün azalması gibi fiziki belirtiler ortaya çıkıyor.

    ZEKA ZEHRİ; ESRAR

    Çok şiddetli bir beyin zehri olarak nitelendirilen esrar, özellikle zekayı etkilediği için ''zeka zehri'' olarak nitelendiriliyor.
    Esrarla ilgili halk arasında, ''kimyasal madde olmadığı ve bitki olduğu'' şeklinde yanlış bir düşüncenin bulunduğu fakat esrarın diğer uyuşturuculara her zaman basamak teşkil ettiğine dikkat çekiliyor Esrar kullananlarda, görme halüsinasyonları, zaman ve mekan algısı bozuklukları, irade zayıflığı, cinsel sapmalarla ilgili davranış bozuklukları görülüyor.

    DİĞER ZEHİRLER

    En etkili ve bir o kadar da tehlikeli olan LSD, ilk alındığında aldatıcı tesirini gösteriyor. Kullanan kişi kendini rüya aleminde sanıyor ve beynin çalışması etkileniyor. LSD kullanıcıları, üzerlerindeki yorgunluğu atmak ve beyninin yeniden çalışması için bu zehre ihtiyaç duyuyor. Dünyada son zamanlarda adından sık sık söz ettiren uyuşturucu olan ecstacy ve afyon da diğer uyuşturucular gibi ruh ve beden çöküntüsüne neden oluyor.

    UYUŞTURUCUNUN İSİMLERİ

    Uyuşturucu maddelere, kullanıcıları ve satıcıları arasında ilginç isimler veriliyor.
    Eroine; mal, beyaz, toz, beyaz kelebek, kağıt üstü, H (Eyç), junk, haşhaş, staff, charlie, kireç, kar, cevher, kız, beyaz peynir, ilaç, something isimler veriliyor.
    Esrar, derman, ot, plakala, mühür, sarıkız, anten, sarma, paspal, gıya, gogo, gonca, kuru, cigara, cigaralık, marijuna, deli gonca, ahna, henry, patates, keçi, yeşil, kendir, elek altı, siyah, saddam, kenevir jelatin, mal, sarı çiçek, sündüz, cam macunu, kına, kuriş, gubar, nane olarak isimlendiriliyor. Kokaine, kok, koko jamboo, kola, pırlanta, otoban, beyaz tren, pudra, toz şeker gibi isimler verilirken, ecstacye Ex, E, beyaz kumrular, soda, uçuş, kanat gibi adlar takılıyor.
    Uyuşturucu haplara ise genellikle leblebi, roş, papik, sarı bomba ve aspirin gibi isimlerle anılıyor.

  14. 2007-04-09 #14
    Sigaranın her dozu sağlığa zaralıdır ve vücüdumuzun çok çeşitli organlarına zarar veren binlerce kimyasal madde içermektedir.Ayrıca ileri derecede bağımlılık yapıcı etkiye sahiptir ve sadece kullanana değil dumana maruz kalan diğer insanlarada zarar verir.Sigara bağımlılarını kendisine bağlayan nikotin kokain yada amfetamin kadar güçlü ve onlara benzer bir uyarıcıdır.Nikotin beyindeki yaşamsal işlevleri düzenleyen (yemek,cinsellik,vb.) Merkezlerden bazı ileticilerin (nörotransmiter) salınımına sebeb olur.Sigara içildikten sonra duyulan haz ve doygunluğun nedeninin bu ileticiler olduğu düşünülmektedir.Nikotin bağımlılığa sebeb olan eroin kokain vb. diğer madderlerle benzer merkezleri etkilemektedir.Tiryakiye sürekli sigara içme isteği veren şey de nikotindir.Nikotin sigara içen kişiyi uyarır kalp çarpıntısına yüksek tansiyona kişinin nefes alıp verişinin hızlanmasına sebeb olur.Ayrıca sigaradan bulunan karbon monoksit kişiyi sersemleştirirmektedir.Ergenler üzerinde yapılan bir çalışmada bağımlılık ve yoksunluk bulgularının kimi gençlerde sigaraya başladıktan bir kaç hafta gibi kısa bir süre sonra çıktığını görülmüştür.Bazıları daha uzun bir süre kullandıktan sonra bağımlı hale gelmektedir.

    BENİM TAFSİYEM BU MERETİ KULLANMAYIN CEBE ZARAR VÜCUDA ZARAR...

  15. 2007-04-09 #15
    Sigarayı bırakmayı düşünün ve bunu hem kendi sağlığınız hemde ailenizin sağlığı açısından yapın.Öncelikle sigara dumanıyla kirletilmemiş, temiz hava solumanın sigara içmeyenler hakkı olduğu anlamamız gerekiyor.Arkadaşlarınızdan nazikçe sigara içmemelerini rica ediniz.Evinizde sigara içilmesini engelleyemiyorsanız yatak odası mutfak banyo yada başka bir kapalı yeri sigara içilmesine izin verilmeyen alan olarak belirleyiniz.Sigara dumanı olan yerlerden uzak durunuz ve çocuklarınızın da uzak durmasını sağlayınız.Lokantalarda sigara içilmeyen yerlerde oturunuz.Eğer böyle bir yer mevcut değilse yöneticilerle görüşerek böyle bir yerin oluşturulmasını önerebilirsiniz.Son olarak aracınızın içinde ve özellikle çocuklarınızın yanında sigara içmeyiniz.

    SİGARA ÇEVREDEKİLERE ZARAR VEREBİLİR Mİ??

    Sigara dumanı olan havayı solumak sağlığınıza zararlı olabilir.Sigara dumanında küçük parçacıklar ve gazlar halinde dörtbinden fazla kimyasal madde bulunup bunların çoğu açtığı bilinmektedir.Gazlar arasında otomobil egzozundan çıkan karbon monoksit gazıda bulunmaktadır.Sigara dumanının sadece yüzde 15 i sigara içenin ciğerlerine girer.Geri kalanı başkalarının soluduğu havaya karışır.Yanan sigaranın çıkan sigara dumanında çok sayıda zehirli ve kansere yol açan madde bulunmaktadır.Bu kimyasal maddeler bazen sigara kullananın içine çektiğinden 30 defa daha yüksek miktarda olabilir.Fakat pasif sigara içenler dumanı doğrudan ciğerlerine çeken aktif sigara içen kişilerle aynı yoğunlukta zehirli madde solumazlar.Çünkü sigara dumanı sigara içmeyen bir kimse tarafından solunmadan önce hava ile karışır.Bundan çıkartılacaksonuç. aktif sigara kullanmanın pasif içicilikten daha tehlikeli olduğu ama bunun pasif sigara içmenin tehlikeli olmadığı anlamına gelmediğidir!

    Sigara dumanına maruz kalmak sigara kullanmıyanlarda akciğer kanseri nedenleri arasındadır.Evde diğerlerinin sigara dumanına maruz kalan sigara içmeyen kimseler sigara dumanına maruz kalmayan sigara içmeyen kimselere göre yüzde 26 oranında daha fazla akciğer kanseri tehlikesi ile karşı karşıyadırlar.Sigara dumanına bu şekilde maruz kalmanın her yıl yaklaşık 18 kişinin akciğer kanserine yakalanmasına yol açtığı hesaplanmaktadır..

    ONA GÖRE İYİ DÜŞÜNÜN İÇMEYİN ŞU MERETİ YAA....

    sponsorlu bağlantılar
  Okunma: 12381 - Yorum: 14 - Amp