Doğalgazın Özellikleri Neledir, Ne Zaman Kullanılmaya Başlanmıştır? - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Doğalgazın Özellikleri Neledir, Ne Zaman Kullanılmaya Başlanmıştır?

  1. sponsorlu bağlantılar
    Dünyadaki motorlu taşıtların hızlı artışı sonucu, bu araçlarda kullanılan petrol türevi yakıtlara olan talepte yukarıda belirtildiği gibi büyük artışlar göstermektedir. Petrol kökenli benzin ve motorin yakıtına olan bu talep artışı neticesi, dünyada sınırlı olan petrol rezervleri hızla tükenmektedir. Ayrıca petrol rezervleri dünyada her bölgeye eşit olarak yayılmamış olup, rezervlerin büyük çoğunluğu Ortadoğu ülkelerindedir. Araç sayısına paralel olarak artan yakıt tüketimine bağlı olarak egzoz emisyon miktarları, başta metropoller olmak üzere tehlike sınırlarının üzerine çıkmıştır. Egzoz emisyon değerlerini sınırlandırmak için ABD ve Avrupa ülkelerinde sıkı emisyon standartları getirilmiştir. Motorlu araç üreticileri son derece sıkı olan egzoz emisyon değerlerini karşılayabilecek motorlar üretmek için bir çok yenilikler yapmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biride alternatif yakıt kullanan motor üretimidir.Bu yüzden dünya daha temiz yakıt arayışlarına girdi. Avrupa Birliği (AB) 2020 yılı hedefleri arasında ulaşım sektöründeki yakıt tüketiminin yüzde 23'ünün biyogaz, hidrojen ve doğalgaz gibi alternatif yakıtlardan oluşmasını hedefliyor. Bu hedefe en uygun gelişim doğalgazda yaşanıyor.

    AB ülkelerinde toplam 390 bin araç sıkıştırılmış doğalgaz kullanırken, Arjantin'de bu rakam 700 binlere ulaşıyor. Türkiye'de geçtiğimiz yıllarda ilk olarak otobüslerde doğalgaz kullanımı başlatılsa da uygulama başarısızlıkla sonuçlandı. Arkasından ulaşım araçlarında LPG (likit petrol gazı-otogaz) kullanımı başladı ve bir çığ gibi büyüdü. Petrolün kaymağı olarak adlandırılan ve en pahalı ürünü olarak bilinen LPG ithalatında yaşanan patlama sonucu 1990 yılında 894 bin 319 ton düzeyindeki ithalat, 10 yılda yaklaşık 3 kat artarak 2.4 milyon tona ulaştı. Ancak vergilerin yükseltilmesi, LPG'nin maliyetinin pahalı olması ve büyük LPG ithalatı gibi nedenler araçlarda doğalgaz kullanımına zemin hazırlıyor. Buna bir de doğalgaz arz-talep dengesini sağlayacak depoların bulunmaması ve yıllık tüketimi bir konutun tüketimine denk düşen araçların can simidi gibi görülmesi de eklendiğinde, doğalgazlı araçlara yol açılıyor.

    1. KİRLETİCİLER

    İçten yanmalı motorlarda kullanılan hidrokarbon kökenli yakıtların ideal koşullar altında hava ile tam yanması sonucu elde edilen yanma ürünleri CO2 , H2O ve N2 den oluşmaktadır. Bu maddelerden su buharı (H2O) zararlı değildir ve kirletici bir özellik taşımamaktadır. CO2 ise doğrudan çevre ve insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere sahip değildir. Ancak yanma sonucu üretilen CO2'nin yaklaşık %50' si atmosferde birikerek CO2 konsantrasyonunun artışına neden olmaktadır. Atmosferde mevcut CO2 miktarının hava şartlarını (iklimi) etkileme özelliği bulunduğundan bu artış sonucunda "sera etkisi" (greenhouse effect)olarak adlandırılan atmosferin giderek ısınması olayı meydana gelmektedir. Ayrıca hidrokarbon yakıtlar içerisinde bulunan farklı oranlardaki kükürt de yanma sonucunda kirletici madde olarak ortaya çıkmaktadır. Yanma sırasındaki ara ürünler ve ayrışma reaksiyonları sonucunda oluşan ürünlerde, ortaya çıkan kirletici maddeleri belirlemektedir. Hava-yakıt karışımının stokiyometrik olmaması veya karışımın tam sağlanamaması nedeniyle zengin veya fakir karışım oranlarının yerel olarak mevcudiyeti yanma ürünleri arasında yukarıda belirtilen zararlı maddelerin bulunmasına neden olmaktadır. Ayrıca çeşitli, nedenlerle yakıta eklenen katkı maddeleri de zararlı yanma (kurşun peroksit gibi) ürünleri oluşturmaktadır. Sonuçta içten yanmalı motorlarda hidrokarbon yakıtların yanması sonucu oluşan zararlı maddeler şunlardır:
    Yanmamış hidrokarbonlar (HC),
    Karbon monoksit (CO),
    Azot oksitler (NOx),
    Aldehitler (HC,HO vb.),
    İs ve partiküller,
    Kükürt dioksit (SO2),
    Foto kimyasal oksidantlar

    2. DOĞALGAZ NEDİR
    Doğalgaz kokusuz, renksiz ve havadan daha hafif bir gazdır. Metan, etan, propan, azot ve az miktarda karbondioksit gazlarının bileşiminden oluşmuştur. Yeryüzündeki değişik doğal gaz yataklarından elde edilen doğal gaz içindeki bileşiklerin oranları birbirlerine göre çok farklı olabilmektedir. Temiz bir yakıttır. Kolay yanar, tam yandığından mavi bir alev çıkarır.

    Kokusuz olması nedeniyle sızıntısı fark edilemeyeceğinden olarak kokulandırılmaktadır. Havadan hafif olması ise havagazı ve LPG gazlarına göre sızıntı hallerinde birikme tehlikesi açısından büyük bir avantaj sağlamaktadır.
    Günümüzde doğalg
    azın Dünya'da tahmin edilen rezerve miktarının henüz %14-15'i gibi küçük bir bölümüne erişebilmiş ve işletilir hale getirilmiştir. Doğalgazın rezervlerinin ulaşılabilen bu küçük bölümünün dahi dünya tüketimine yaklaşık 70 yıl yeteceği hesaplanmaktadır. Şu andaki işletilebilen rezervlerinin en büyük kısmı (%37,4) Bağımsız Devletler topluluğunda bulunmaktadır.

    Türkiye ile Bağımsız Devletler topluluğu arasında 1986 yılında 25 yıl süreli bir ticari anlaşma imzalanmıştır. Ayrıca doğalgaza sahip diğer ülkelerle de doğalgaz alımı konusunda görüşmeler sürmektedir. Bunun yanı sıra Marmara Ereylisi'nde tesis edilen Sıvılaştırılmış Doğalgaz (LNG) İstasyonu da hizmete girmiştir. Cezayir'den tankerle ile gelen sıvı haldeki doğalgaz bu istasyonda depolanarak hizmete sunulmaktadır. Dolayısı ile görülen o ki doğalgaz oldukça uzun bir süre gerek Türkiye'nin gerekse Dünya'nın ısı ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynamaya devam edecektir.

    3. DOĞAL GAZIN TARİHÇESİ VE ALTERNATİF YAKIT OLARAK KULLANILMASI
    Doğal gazın çeşitli yollarla yeryüzüne çıkarak,yıldırım düşmesi gibi bazı dış etkenler ile yanması,çağlar boyu insanların özel ilgisini çekmiştir. Eski mısır,Yunan, Çin,Pers ve Kuzey Amerika yerlilerinden kalan tarihi belgelere göre, bu tip sürekli yanan kaynaklardan söz edilmektedir.

    Doğal gaz ilk olarak yakacak amacıyla, Çin'de Shu hanedanlığında (M.S. 221-263) tuz üretimi için kullanılmıştır. Bu yıllarda doğal gazın kaynaklarından kullanım yerlerine bambu kamışları ile taşındığı bilinmektedir.

    Doğal gazın ilk modern üretim ve tüketim tekniklerine A.B.D' de rastlanmaktadır. Erin gölü yakınında yaklaşık 10 m. Derinlikten, 4 cm çapında borularla çıkarılan doğal gaz , Freodaina şehrinin aydınlatılması için kullanılmıştır. İlk endüstriyel kullanımı da 1841 yılında yine ABD'nin batı Virginia eyaletindeki tuz üretim tesislerinde görülmüştür. Evlerdeki geniş kapsamlı kullanımı 1880 yıllarında yine ABD'nin Pennsylvania eyaletinde gerçekleştirilmiştir.

    Özellikle endüstride tüketimi gittikçe ağırlık kazanan doğal gazı, üretim sahasından uzakta bulunan endüstri bölgelerine götürebilmek için 1920'lerden itibaren uzun borular döşenmeye başlanmıştır. Önceleri petrol rezervuarlarından petrolle birlikte çıkarılan doğal gazın nasıl değerlendirileceği henüz bilinmediği için atmosfere veriliyordu. 1930'lu yıllarda bu şekilde boşa giden doğal gazın zamanla değeri artmış ve oluşan petrol krizleri doğal gazın değerlendirilmesi ile ilgili çalışmaları hızlandırmıştır.

    Batı Avrupa da şimdi ye kadar üzerinde pek durulmamış bir konu gazın otomotiv yakıtı olarak kullanımıdır. Bunun en uygun şekli bir çok ülkede benzin ve dizelin yerini almış ve oldukça yaygın kullanılmakta olan doğal gazdır. Otomotiv yakıtı olarak gaz kullanımı yeni değildir. 1920-1940 yıllarında metan yakıtı kullanılmakta idi. Bu zamandan 1970'deki petrol şokuna kadar olan dönemde yakıt olarak gaz popülaritesini kaybetti. 1970'den sonra ilgi yeniden arttı ve bu yeni doğal gaz çağının başlangıcı oldu.

    Düşük petrol fiyatlarına rağmen birçok ülke ekonomik ve çevre kirliliği ile ilgili problemleri aşmak için doğal gaz programını takip etmektedir.

    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
    Güncelleme : 2013-12-24
  Okunma: 3580 - Yorum: 0 - Amp