Ruh Ölmez, Ölüler İşitir, Kabir Hayatı Hakdır - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Ruh Ölmez, Ölüler İşitir, Kabir Hayatı Hakdır

  1. sponsorlu bağlantılar
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

    Kabir azabı, ahiret azaplarındandır. Dünya azabına benzemediği gibi, rüyada görülen azaba da benzemez. Böyle sanmak, kabir azabını bilmemekten ileri gelir. Kabir azabına inanmayan bid'at sahibi olur. "Hakkında hadis-i şerif olsa da, olmasa da, kabir azabına inanmam, akıl ve tecrübe bunu kabul etmez" diyen kâfir olur. (Mektubat-ı Rabbani C.3, m.17- 31)

    İmam-ı Süyuti hazretleri buyuruyor ki:

    Her ölünün ruhu, cesedine, bilmediğimiz bir halde bağlıdır. Ruhların kendi cesetlerine tesir ve tasarruf etmelerine ve kabirde bulunmalarına izin verilmiştir. Ölü kabirde çürüse de, ruhun bedenle olan bağlılığı bozulmaz. (El-mütekaddim)

    Hz. Âişe, (Ya Resulallah, bu ümmet, kabirde azap görecek, benim gibi zayıfların hâli ne olacak?) diye sual edince, Resulullah efendimiz, İbrahim suresinin, (Allah, iman edenlere, dünya ve ahirette de sabit sözlerinde sebat ihsan eder) mealindeki 27. âyeti okudu. (Bezzar)

    Bu âyette, kabir hayatının hak olduğu, müminlere sabit sözlerinde sebat ihsan edildiği bildiriliyor. (Tefsir-i Celaleyn)

    Resulullah efendimiz, Bedir'de öldürülen kâfirlerin gömüldüğü çukurun başına gelip, ölülerin ve babalarının isimlerini birer birer söyleyerek, (Rabbinizin, size söz verdiğine kavuştunuz mu? Ben, Rabbimin söz verdiği zafere kavuştum) buyurdu. Hz. Ömer, (Ya Resulallah, cansız ölülere neden söylüyorsun?) dedi. Resulullah, (Rabbimin hakkı için söylüyorum ki, siz beni onlardan daha iyi işitmezsiniz. Fakat cevap veremezler) buyurdu. (Buhari, Müslim) Hz. Ömer'in ölünün işittiğini bildiği halde böyle sorması, dindeki bir hükmün vesika haline gelmesi içindir.

    İmam-ı Süyuti hazretleri Şerh-us-Sudur, Abdurrahman ibni Receb Hanbeli hazretleri Ehvâl-ül-kubur kitabında, İmam-ı Şarani hazretleri Tezkire-i Kurtubi Muhtasarı'nda bildiriyor ki:

    Eshab-ı kiramdan Abdullah bin Ömer hazretleri, (Yerden boynu zincirli birinin çıktığını, bir adamın bunu dövdüğünü, zincirli adamın yerde kaybolduğunu, böylece toprağa girip çıktığını gördüm) dedi. Resulullah efendimiz, bu zata, (O gördüğün kimse, Ebu Cehil'dir, kıyamete kadar kabrinde böyle azap çeker) buyurdu. (Taberani)

    Muhammed Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki:
    Kabirde nimetler ve azaplar olduğuna iman ederiz. Ölülerin birbirleri ile konuştukları, kabirde azap olunanların seslerinin işitildiği bir çok hadis-i şerif ile bildirilmiştir. (C.1, m.182)

    Her hadis kitabında kabir hayatı ve azabı bildirilmektedir. Kabir hayatını ve azabını inkâr eden, bütün hadis kitaplarını ve Resulullahı inkâr etmiş olur.

    Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

    (Kabir azabı vardır.) [Buhari]

    (Kabir, ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur.) [Tirmizi]

    (Eğer kabre konan kişi mümin ise, Kabri genişletilir. Kıyamette insanlar diriltilinceye kadar kabri hoş kokularla doldurulur. Kabre konan kişi kâfir ise, demirden bir tokmakla başına vurulur. Öyle bir çığlık atar ki, cin ve insanların dışındaki bütün canlılar işitir. Kabri öyle daraltılır ki, kaburga kemikleri birbirine geçer.) [Buhari, Müslim]

    (Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir.) [Ebu Davud, İbni Mace]

    (Ateş üstüne oturmak, kabir üstüne oturmaktan iyidir.) [Müslim, Nesai, Ebu Davud]

    (Namaz kılmayanın kabri ateşle doldurulur.) [Kurretül Uyun]

    (Kâfire kabrinde 99 ejderha kıyamete kadar azap eder.) [Ebu Ya'la, İbni Hibban, Tirmizi]

    (C uma günü veya gecesi ölen mümine kabir azabı olmaz.) [Tirmizi, Ebu Nuaym]

    (Şehid kabir azabından emindir.) [İbni Mace, İ.Ahmed, Beyheki]

    (Sadaka, kabir azabından korur.) [Beyheki]

    (Tebareke suresini okumak kabir azabından korur.) [İbni Mürdeveyh]

    (Koğuculuk, kabir azabına sebep olur.) [Beyheki]

    (Kabir azabının çoğu, üzerine idrar sıçratmaktan olacaktır.) [İ.Mace, Nesai, Hakim, Dare Kutni]

    (İdrardan sakının! Çünkü kabirde ilk hesap bundan olacaktır.) [Taberani]

    (Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler.) [Taberani]

    (Dün gece rüyamda , bir kimseyi kabir sıkarken gördüm. Namazı gelip onu kabir azabından kurtardı.) [Hakim]

    (C uma gecesi "Fatiha" ve 15 kere "İzâ zülzilet" okuyarak iki rekat namaz kılan, kabir azabından emin olur.) [Deylemi]

    (Fisebilillah gözcü olarak vefat eden, kabir azabı görmez.) [İ. Ahmed]

    (Allah'ım, kabir azabından sana sığınıyorum.) [Müslim, Nesai, Hakim, Harâiti]

    (Kabir azabından Allah'a sığınınız.) [Müslim, İ.Ahmed, İ.Ebi Şeybe]

    (Gizleyebilseydiniz, kabir azabını işitmeniz için Allah'a dua ederdim.) [Buhari, Müslim, İ. Ahmed, Nesai]

    Peygamber efendimiz, iki kabir yanında durup, (Bunlardan biri idrar sıçramasından sakınmadığı için, diğeri ise, müslümanlar arasında söz taşıdığı için, kabir azabı çekiyorlar) buyurdu. (İbni Mace)

    Peygamber efendimiz bir cenazede, (Ya Rabbi, bunu kabir azabından koru) diye dua etti. (Müslim, Nesai, Tirmizi)

    İmam-ı Birgivi hazretleri, Etfal-ül-müslimin risalesinde, (Bir müminin kabrini ziyaret ederken, ya Rabbi, Muhammed aleyhisselam hürmetine, buna azap yapma denirse, Allahü teâlâ, kıyamete kadar azabını durdurur) hadis-i şerifini yazmaktadır.

    Ehl-i sünnetin ve Hanefi mezhebinin reisi olan imam-ı a'zam hazretleri buyurdu ki:

    (Kabirde ruhun cesede iadesi, kâfirleri ve bazı günahkâr müslümanları kabrin sıkması ve azap edilmesi haktır.) (Kavl-ül-fasl)

    İslam âlimlerinin en büyüklerinden olan imam-ı Rabbani hazretleri, (Kabrin bedeni sıkması vardır) buyurdu. (Mektubat C.3, m.17)

    Kabirde, hem ruha, hem de bedene nimet ve azap vardır. Buna, böylece inanmak lazımdır.

    İmam-ı Muhammed bin Hasen Şeybani, Akaid-i Şeybaniyye manzumesinde, (Kabir azabı vardır. Kabir azabı, hem ruha, hem de bedene olacaktır) buyurdu. Yani, kabirde nimetler ve azaplar, ruha ve cesede birlikte olacaktır. Diriler bunu görmezse de, inanmak lazımdır. Gaybe iman etmek lazımdır. Buna inanmamak, kıyamet günü mezardan kalkmaya inanmamaya yol açar. Çünkü, ikisi de, Allahü teâlânın kudreti ile olmaktadır. Birine inananın, ötekine de inanması akla uygundur. İnsan kabir azabını, diri iken anlayamıyor ise de, âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler ve bu ümmetin önce gelenleri, kabir azabı olacağını haber vermişlerdir.
    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2007-10-01 #2
    (Aşağıdaki yazılar İslam alimlerinin kitablarından derlenmiştir; şahsıma ait bir yorum veya fikir yoktur.)

    Allah yolunda ölmüş kimselere ölü bile demek caiz olmaz. İki âyet meali şöyledir:

    (Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın, onlar, Rableri indinde diridir, rızıklanır.) [Al-i İmran 169]

    (Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin! Onlar diridir; ama siz anlayamazsınız.) [Bekara 154]

    Allah yolunda öldürülenler şehiddir. Şehidden daha üstün olan Peygamber efendimize nasıl ölü denir! Resulullahın Hayber'de yediği zehirli et, ölüm hastalığında etkisini gösterdi ve şehid olmasına sebep oldu. (Mevahib-i ledünniyye). Peygamberlerin bedenleri de çürümez. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Toprak, Peygamberlerin vücudunu çürütmez. Bir mümin salevat okuyunca, bir melek bana haber verir, "Falan oğlu filan, sana selam söyledi" der.) [İbni Mace]

    (Kabrimin yanında, benim için okunan salevatı işitirim. Uzak yerlerde okunanlar bana bildirilir.) [İbni Ebi Şeybe]

    (Peygamberlerin vücudunu toprak çürütmez.) [Ebu Davud]

    (Her Peygamber, kabrinde diri olup namaz kılar.) [Beyheki, Ebu Ya'la]

    Muhakkık alimlerin sonuncusu İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:

    Peygamberler, mezarlarında diridir. Fakat, onların hayatları, bizim hayatımız gibi değildir. Yiyip içmeleri, ibadet etmeleri gerekmez. Meleklerin hayatına benzer. Lezzet almak için ibadet ederler. Çünkü, kabir hayatında cenab-ı Hakkı müşahedeleri, dünyadakinden daha mükemmeldir. (Fetava-i fıkhiyye s.125)

    Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

    (Mirac gecesinde, Musa aleyhisselamın kabri yanından geçirildim. Mezarında, ayakta namaz kılıyordu.) [Buhari, Müslim]

    (Peygamberler kabirlerinde, Sura üfürülünceye kadar namaz kılarlar.) [Hâkim]

    (Cuma günü bana çok salevat getirin, çünkü salevatlar bana ulaştırılır ve ben onları işitirim.) [İ.Mace, İ. Şâfiî]

    Resulullah, (Cuma günü bana çok salevat getirin. Çünkü, salevatınız bana arz olunur) buyurunca, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, salevatımız sana nasıl ulaşabilir ki, sen artık kabrinde toprak olmaz mısın?) dediler. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Allahü teâlâ toprağın Peygamberleri çürütmesini haram etmiştir.) [Ebu Davud, Nesai, Beyheki]

    (Ölü kabre konurken, ayak seslerini işitir.) [Buhari]

    (Ölüler yaptığınız iyi işlerinize sevinir, kötü işlerinize üzülürler.) [İbni Ebiddünya]

    (Bir kimse, din kardeşinin kabrini ziyarete gider ve mezarı başında oturursa onu tanır ve selamına cevap verir.) [İbni Ebiddünya]

    (Bir kimse tanıdığı kabir yanına gelip selam verirse, meyyit de onu tanır ve selam verir. Tanımadığı kabrin başına gelip selam verirse, selamına cevap verir.) [Beyheki]

    (Mümin biri ölüp de, defnedilince, biriniz kabrin başında [telkin için] "Ey filan kadının oğlu filan" desin! Çünkü ölü, "Bizi irşad et de Allahü teâlâ da sana rahmet etsin!" der. Fakat siz bunu duyamazsınız.) [Deylemi, İ. Asakir]

    Meyyitlerin, dirileri gördüklerini bildiren vesikalardan biri, Buhari'deki, (Her meyyite, her sabah ve her akşam ahiretteki yeri gösterilir. Cennetlik olana, Cennetteki yeri, Cehennemlik olana, Cehennemdeki yeri gösterilir) hadis-i şerifidir. Gösterilir sözü, gördüklerini bildirmektedir. Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde, Firavun'un adamları için, (Onlara sabah akşam ateş gösterilir) buyurdu. Meyyit görmeseydi, gösterilir demek lüzumsuz ve yanlış olurdu.

    Ebu Nuaym, Amr bin Dinar'dan alarak bildiriyor ki, (Bir kimse ölünce, ruhunu bir melek tutar. Ruh, bedenin yıkanmasına, kefenlenmesine bakar. Kendisine, insanlar, seni nasıl övüyorlar işit, denir.) Abdullah ibni Ebiddünya'nın Amr bin Dinar'dan alarak bildirdiği hadis-i şerifte, (Bir kimse, öldükten sonra çoluk çocuğunun başına gelenleri bilir. Kendisini yıkayanlara ve kefenleyenlere bakar) buyuruldu. Buhari'deki sahih hadiste, (Münker ve Nekir melekleri, sual ve cevaptan sonra meyyite, Cehennemdeki yerine bak! Allahü teâlâ, değiştirerek, sana Cennetteki yeri ihsan eyledi derler. Bakar. İkisini birlikte görür) buyuruldu.

    Ruhlar ölmez. Kabir hayatında ya nimete veya azaba düçar olurlar. Her hadis kitabında kabir hayatı ve azabı bildirilmektedir. Kabir hayatını ve azabını inkâr eden, bütün hadis kitaplarını ve Resulullahı inkâr etmiş olur.

    Vehhabilerin, Ehl-i sünneti puta ve mezara tapan müşrikler gibi bilmesi ve Ehl-i sünneti öldürmeye ve mallarını almaya helal demesi, nasslara [âyetlere, hadislere] yanlış mana verdiği içindir.

  3. 2007-10-01 #3
    Namaz kılmayanın kabri ateşle doldurulur

    paylaşım için çok tşk bize bazı şeyelri hatırlatıosun

  4. 2011-11-10 #4
    S.Aleyküm Rabbim bütün mümin kullarını cehennem ateşinden mahrum ALLAH,ın Şefaatine NaiL ETSİN İNŞALLAH......PayLaşımnız İçin ALLAH Sizden Razı OLsun.....Şu anda okumuş oldugum Fatiha ve ihlas sure,si Başta Peygaber eefendimiz Hz.Muhammed (s.a.v) Efendimize ve Adem aley Selamdan Peygamber Efendimiz (S.a.v) lama kadar Gelmiş geçmiş Bütn Peygamberlere sahabe ikramlarına,embialarına,evliyalarına sonra bütün allah dostlarına gelmiş geçmiş bütün mümin kullarına kimi kimsesi kalmamış yokmu bizede bi fatiha diyen kullarına ALLah resuLü Yolunda Şeyit Olmuş Kullarına şehitlerimize Dede,lerimize anne babalarımıza aciz hane Babam (Şahin Gencere) Hediye EyLedik sen sen haberdar eyle YARABBİM........SeLamun Aleykum.
  5. 2012-03-01 #5
    Arkadaşım ağzına diline eline sağlık unutmayalım allahı ve allahın emirlerini ve de herşeyi önce nefis sonra benlik yok edersek işte o zaman allaha layık birer kul oluruz bütün ümmeti müslümanı allah kabir azabından korusun
  Okunma: 56963 - Yorum: 4 - Amp