Umut ve Mutluluk Şiirleri - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Umut ve Mutluluk Şiirleri

  1. sponsorlu bağlantılar
    UMUT AYAKTA

    bütün rüzgarlar baharlara
    akıyor
    yaşamsa,
    şiirsiz bir esinti belki de
    kapılarına kilit vurulmuş
    sofralarının tadı-tuzu
    kalmamış...


    daha dün umudu elleri
    kelepçeli götürdüler
    bir iç çekimi savruldu
    baharlara...


    tedavisi imkansız bir hastalık mı
    umuda sarılma
    bilinmez...


    yaşamsa umuda yolculukta,
    bense
    çevirdim gevşemiş vidalarını
    hayatın
    uymadı dişlilerine
    yalama olmuş,
    hayatın uzun çıtası düşmüş
    bir tek umut ayakta....




    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2006-12-21 #2
    UMUT
    Ayrıntılara takılmak istemiyorum.
    Ama... Elimde değil.
    Duymadıkca sesini , kokunu
    Görmedikce gözlerini ve
    Dokunmadıkca tenine
    Dahada ağırlaşıyorum.
    Kendi içimde kayboluyorum sanki ,
    Uzun bir hastalık gibi ayrılık.
    BugÜn kötÜyÜm
    Yarından umutlu
    Ya , yarın daha kötÜ olursa
    DÜşÜnmesi bile kötÜ.

  3. 2006-12-28 #3
    ♥ Göz Yaşlarımla Yıkadım

    Hasretinin şakağına sıkayım kurşunu,
    Özlemini hücrelim müebbet ömür boyu,
    Sarsın seni gönlüm bırak gururunu,
    Yetmez mi çektiğim dönde bir bak halime...

    Efkarımı verdim siğaramın dumanına,
    Aşkımı mey eyledim sarhoşum yokluğunla,
    Sevdamızı yıkadım gözlerimin yaşıyla,
    Yetmez mi sevdiğim dönde bir bak halime...

    Ölmeye ne hacet sensiz yaşamak varken,
    Ölüm kadar acı verir delice seversen,
    Bir sen görmedin gönlümde yücelen sen,
    Yetmez mi sevdiğim dönde bir bak halime...

    Zindan oldu dünyam duygularım avare,
    Feryadım figanım yapışmış yüregime,
    Hangi makama duyurayım aşkımı söyle,
    Yetmez mi sevdiğim dönde bir bak halime...

  4. 2007-01-14 #4
    Ümit-Korku Gelgitleri
    ayağın beyninin değil
    yüreğinin peşine gider
    bakıp durma öyle çaresiz
    kimseler farkında değil yalnızlığının
    kimsesizsin kimsesiz! .
    *
    evet..sevdadır yazılan dağına taşına
    ve uğruna bin cefaya katlanılan
    dinmek bilmeyen gözyaşına
    umut kavgasıyla yarınlara
    bakabilmenin zor adımları
    doğum sancısı, dinmeyen sızısı
    kiminin kurtuluşu, kiminin zindanı
    silinmez yazıyla yazılmış alın yazısı
    kendi mezarını kendi kazar bazısı
    duyulmaz olur sesler içinde sesin.
    oysa yaşamak gerekir dolu dolu anı
    ve hakkını vererek aldığın her nefesin
    *
    ümit-korku gelgitleri peşinde
    sizin limanlara hiç uğramaz mı bu gemi?
    görürseniz benden de bi selam
    bi selam söyleyin e mi…?

    Güncelleme : 2007-04-15
  5. 2007-01-21 #5


    G E L D İ M !…

    Geldim işte

    Geldim bak!…

    Ağzımda

    Üzüme durmuş bir koruk tadı

    Ne ekşi ne şirin.

    Yaslanmak için

    Aşina bir omuz arayarak

    Geldim işte

    Geldim bak!...



    Geldim işte

    Geldim bak!...

    Yokuşta yorulmuş bir yürek

    Oda yanmış bir gönülle

    Aşk denizini mumdan gemilerle aşarak

    Geldim işte

    Geldim bak!...



    Geldim işte

    Geldim bak!...

    Üstüm başım

    Toz-toprak

    Yalın ayak, yayan-yapıldak

    Geldim işte

    Geldim bak!...



    Geldim işte

    Geldim bak!...

    Dilimde yol yorgunu türküler,

    Hüznüm ceplerimde

    "Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?"

    Geldim işte,

    Geldim bak!...
    <!-- / message --><!-- sig -->


  6. 2007-02-19 #6

    Çocuklar Gibi

    Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
    Kırlara yayılan ilkbahar gibi
    Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
    Göğsümün içinde ateş var gibi

    Bazı nur içinde, bazı sisteyim
    Bazı beni seven bir göğüsteyim
    Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
    Her yere sokulan bir rüzgar gibi

    Aşkım iki günlük iptilalardı
    Hayatım tükenmez maceralardı
    İçimde binlerce istekler vardı
    Bir şair, yahut bir hükümdar gibi

    Hissedince sana vurulduğumu
    Anladım ne kadar yorulduğumu
    Sakinleştiğimi, durulduğumu
    Denize dökülen bir pınar gibi

    Şimdi şiir bence senin yüzündür
    Şimdi benim tahtım senin dizindir
    Sevgilim, saadet ikimizindir
    Göklerden gelen bir yadigar gibi

    Sözün şiirlerin mükemmelidir
    Senden başkasını seven delidir
    Yüzün çiçeklerin en güzelidir
    Gözlerin bilinmez bir diyar gibi

    Başını göğsüme sakla sevgilim
    Güzel saçlarında dolaşsın elim
    Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
    Sevişen yaramaz çocuklar gibi

  7. 2007-03-16 #7
    Ümid etmektir yaşamak

    Ümid etmektir yaşamak

    Ümit etmektir yaşamak
    örnek ol ibret ol
    yaşama ders ol geceden
    sık sık bak gökyüzüne

    yıldızlara bak
    güneşli ilk baharın umududur yıldızlar
    bir elvadalık hükmü var yaşamın
    ölüm geldimi vakti sorulmaz
    Serçe kuşu gibidir ümid etmek
    dal yorulur serçe yorulmaz......

  8. 2007-04-15 #8
    Umudum


    Sen; erişemediğim uzaklara
    Sen; varamadığım yollara
    Sen; içimdeki umutlara
    Sen;tadamadığım mutluluğa..

    Sen, erişemediğim yıldızlara,
    Sen; yeni doğan günün ufuklarına,
    Sen, özlenenlerin yanına,
    Ve
    Sen sevgimin yarınlarına, yarınlarına
    Uçmalısın….

  9. 2007-04-17 #9
    Umut...

    Kimine göre ay ışığını seyretmektir,
    Ve kimine göre ıslanmaktır yağmurda...
    Bazısına göre yarındır,
    Veya bir kapı çalınışı ansızın
    Ve bir ismin anılması farkına olmadan
    Ve bazen de makbul bir duadır umut...

    Beklemektir gelmesini seher vaktinin,
    Koymaktır seccadeye alnını
    Huzura erebilmektir,
    Dökebilmektir seccadene gözyaşını umut...

    Günlerin geçmesini göze almak
    Yılları ardın sıra bırakmak
    Gitse de, peşinden el sallayabilmektir umut...

    Bilsen de gelmeyeceğini,
    Seni sevmeyeceğini,
    Gözyaşlarıyla dolsa da ellerin
    Bahçende kalmasa da güllerin...
    Baharı bekleyebilmektir umut...

    Şarkılar unutmayı fısıldasa da kulaklarına
    Şairler unutmayı yazsa da inatla,
    Sevdiğin kazsa da mezarını
    Toprağa girebilmektir umut...

    Her geçen gün kapın çalmasa da inatla
    Umutsuzluğa sürüklese de her şey
    Sıkıntıdan yesen de tırnaklarını
    Kırsalar da bacaklarını
    Doğrulabilmektir umut...

    Hıçkırıklar kesse de nefesini
    Duymasa da kimseler sesini
    İnadına aksa da gözyaşların,
    Silebilmektir umut...

    Düşünceler yiyip bitirse de beynini
    Başını alıp da ellerin arasına
    Sorsan da bu ben miyim diye kendine
    Ve cevabını veremesen bir türlü
    Tanıyamasan da kendini,
    Bulabilmektir umut...

    Düşünsen kendimi yaksam mı diye
    Mezarımı kazsam mı diye
    Yoksa assam mı diye
    İpi boğazına değil,
    Eline, yüreğine dolayabilmektir umut...

    Gecenin bir yarısında
    Seher vaktine yakın...
    Sabahtan uzak,
    Güneşten uzak,
    Yarından uzak,
    Ve Leyla'dan uzak
    Leyla'yı yazabilmektir umut..
    .

  10. 2007-04-22 #10
    Mutlulk İçimizde



    Sende çözemediğim bi giz, bi sır vardı dudaklarında..
    Bi gün dökülecekmiş
    gibi cümlelerin sol yanıma..
    Seni güldüremediğim anlar gibi yorgundum
    şimdi..
    Önce yetişemediğim şiirlerinde yaşadım,
    sonra nefesini hissettim her zerremde..
    Ve sen ılık bi damla gibi gögsüme an be an yağıyordun..
    Şimdilerde daha bi kuvvetle
    daha bi şiddetle..

    Ölçülemiyordun, kestiremiyordum varlığınla
    yokluğun arasında sıkışıp kalıyordum.
    Sahi o özlediğin huzurda mıydı
    çizgisi mutluluklarımızın,
    yoksa sahiplendiğin soluk muydum yetişemediğim..
    Oysa zamanın tersine çalıştığı bi an'dan yazıyordum sana
    kalemimden sürekli acılar sızıyordu..
    Mutluluksa ne kadar yakındı; sen ne kadar yakındın
    pencerem açıktı ve sen yağıyordun ıslatıyordun yüzümü durmaksızın..

    Ben ki; sana hala sırılsıklam ve ben ki; hala sana darmadağınıkken
    akşama doğru bi gidiş vardı havada..
    Biraz da yorulmuştu zihnim,
    şöyle bi yorgunluk vardı sol yanımda davetsiz misafirimdi/ kalp
    çarpıntılarım..

    Bense hepsinden uzak bi deniz kenarı düşler olduştum uzun zamandır..
    Özgürce uçan bir kırlangıç kanadında tahtımız olmalıydı şimdilerde..
    Bi de bi kalp içinde evimiz.. Şöyle 4 oda yüzlerce köşe..
    Bi kıyı kasabasında yaşama hayallerimiz ne kadar sıcaktı oysa..

    yorgundum kısaca..

    Türkülerden bi tutam tütün basıyordum yüreğime/yüreğine;
    ellerimle akan gözyaşlarımızı topluyordum,
    ve mutluluk olarak döneceğimiz günlere serpiştiriyordum birbir..

    Sonra hayalini öperek huzurunu yakalıyorumdum aşkın,
    belki de abartıyordum..
    Kabartıyordum içimdeki çocuğu..

    Aşkımdan aşıyordum tüm dağları tepeleri..
    Her defasında arkamda kalıyordu yalnızlıklarım..
    "el sallıyordum bi tren garından hareket edermişcesine.."
    Ellerim-ellerinde ve hep sana doğru, dümdüz akıyordum
    ve nihayet gözlerinle bakabiliyordum artık..

    mutluluk içimizde...

    .....aşk haritan düşlerimdeydi ve her gece sen uyurken geliyordum


  11. 2007-04-22 #11
    Umut -

    ışık yaktın gönlüme
    şimdi uzaklardasın
    yıldızlar kadar
    yüreyime ektim ben seni
    bir umut bekledim durdum
    acacaksın diye
    gülüm dedim sana
    koklamaktan bile cekindim
    solacaksın diye
    bir umut bekledim durdum
    acacaksın diye
    vurdun hanceri kalbime
    cıkmak istedin kalbimden
    kanayan yaramdan
    bir umut tu bastım elimi
    yüreyime
    gül açtı gönlümde
    rengi akan kanımla


  12. 2007-04-22 #12
    umut

    acıya gülmek vardı
    ruh tükenirken bile
    zor günlerin geçebileceği umuduyla
    ufukta bir beklenen vardı...

  13. 2007-04-22 #13
    UMUT

    Türk filmleri, gibi olsa sevgiler hep güzel sürse,
    Brezilya dizileri kadar aşk olsa her zaman;
    Masallar misali mutlu bitse hep sonu,
    Sürükleyici olsa romanlar gibi satır satır.....

    Macerayla dolu olsa hikayeler kadar,
    Hiç yalan olmasa dünyada;
    Hep toz pembe baksak.
    Rüyalar da her zaman güzel olsa:

    Hayallerde hep gerçek,
    Hiç tükenmese umutlar.
    Masmavi bulutlarda uçsak.
    Yemyeşil ormanlarda koşsak.

    Dupduru denizlerde buluşsak.
    Güneş gibi yaksak kavursak.
    Herkes hayran kalsa sevgimize,
    Ay ve yıldız misali olsak parlasak.

    Zaman dursa adeta
    Hiç bitmese bu rüya;
    Ayrılmasak ölüm meleği,
    Dahi geldiğinde beraber alsa..
    Canımızı ; yine birlikte olsak

    :72adfg:

    Güncelleme : 2007-04-22
  14. 2007-04-22 #14

    Ne zor degilmi bir an mutlu olmak?
    Ne zor değil mi her an mutlu olmak…
    Ya da bize mi öyle geliyor.
    Veya alışmışız arabesk bir toplumda her an hüzünlü olmaya…
    Aslında mutlu olmak o kdar kolay ki…
    Yeter ki mutlu olmak isteyelim.
    Mutluluk nedir sorusunun cevabı çok uzağımız da olmasa gerek. Mesela mutluluğu görmek o kadar kolay ki.

    Dilenciye verdiğin sadakanın ardından ettiği duadır,
    Bazen de bir çocuğun başını okşayıp yüzüne gülümsemektir.
    Bir bakarsın bir bardak çay içmek bile mutluluğun tanımı olabilir eğer sadık bir dost ile oturup içtiysen. ,
    mutluluk bir telefon çalması olur bazen arayan uzun zamandır görmediğin biri ise…

    Mutluluk sadece aşk değildir.
    En güzel mutluluk bahar geldiğinde kırlara çıkıp kovalamak olsa gerek bir kelebeği…
    Boğza'a karşı oturup çay içmekte olabilir.
    Ya da sevinmek bir futbol maçının ardından.
    Aileni görmektir mutluluk geçen bir senenin ardından.
    Ama mutluluk sadece aşk değildir.
    Bazen de bir şarkıdır…

    Mutlu olmak istedikten sonra, hayattır mutluluk…

  15. 2007-04-22 #15
    "Hayat ne tuhaf değil mi?" Çoğu zaman içini dökmeye bu cümleyle başlarsın. Duygu dünyanın kapıları aralanır,cümleler ardı sıra gelmeye başlar. Bazen haykırmak istersin bir imdat dilersin; ve nasıl başlayacağını bilemediğin anlarda bu cümle imdadına yetişir.

    Bazen bir tebessüm, tatlı bir bakış ve dokunuştur aradığın; bir omuza yaslanıp, kendini salıvermenin arzusudur. İstediğin çok bir şey değildir aslında; gözlerinde kaybolmak, gidivermek başka alemlere...

    Bazen rüzgarın önüne kapılıp giden bir yaprak olmak istersin bazen de o rüzgara direnen bir vücut. Ama çoğu zaman nafiledir direnmen. Hayat yolunu çizmiştir bir kere ve rüzgarın yönünü değiştiremezsin. Teselliyi bulmak istediğin dudaklar çoğu zaman soğuktur. Üşütür içini. Sense titrersin; göz yaşlarınla ısıtırsın kendini, için için ağlayarak..
    Kendini soğuk bir kış gününde çıplak ve yalnız hissedersin, ısıtsın diye yalnızlığına sarılırsın, gözlerin güneşi arayarak. İstediğin çok bir şey değildir aslında;sıcak bir tebessüm tatlı bir gülüş ve dokunuş.

    Kendi kendine söylenirsin; acaba çok mu şey istiyorum diye. Sonra da takma kafaya diyerek kaçıverirsin oradan. Bir teselli istersin, ufak bir teselli. karşılaştığın şey ise kapalı kapılardır. Duvar gibi önünde duran kapıyı bir türlü kıramazsın. Sonra o duvarı kaleminle yıkarsın. Cümlelerindedir savaşın. Yırtınırsın, kendini paralarsın. Mağlup olmak üzereyken zaferi yaşarsın. İçindeki fırtına dinmiştir artık.

    "Hayat ne tuhaf değil mi?" Kendi iç savaşında mağlubiyeti de yaşarsın zaferi de; ama bu zaferi tek başına kazanmamışsındır. Seni sevdiğine inandığın insanlar hep yanındadır ve yanında olacaktır. O insanları kaybetme. Onlara verebileceğin en değerli hediyeyi ver; sevgini.

    İçinde filizlenen renk renk çiçeklerin olsun.onlara itinayla bak, asla incitme. Karşında dimdik ayakta olsunlar, senin gibi ve bırak sarsınlar etrafını; içlerinde kaybolmanın doyumsuz keyfini yaşa.

    Unutma sen sevdiklerinle varsın. Yalnızlık Allah a mahsustur. Yanında her zaman seni seven birilerinin olduğunu anımsa ve o güvenle dal hayatın içine. Bırak, yere düşsende kaldıracak birileri var nasıl olsa...

  16. 2007-04-24 #16
    sevmemiştim ben seni ölümüne tapmıştım haykırışlar yaşlar bir olmuş ağlar oluk

    oluk kan akarayrılanlar hep napar sonu intehar kesilir atardamar kalbin pençesi o

    sisli gölgesi oldumu birtanesi kan aktımı bir tanesi söz veriyorum yaşamıycam

    seninle buluşamıycam öbür dünya son vasiyetim yırtıp atmıycam oldumu birtanesi

    aşkım nurtanesi kalbimin kum tanesi akıp gittin saati gibi bak 12 ye vuruyor canın

    ölüyor bir can senin için ölüyorbirtanesi aşkım nurtanesi kalbimin kum tanesi akıp

    gittin saati gibi bak 12 ye vuruyor canın ölüyor bir senin için bir can ölüyorcash

    yaşamın sonunda bedeli ağır olsada sevmek sevilmek esrarın gölgesine kalsada sı

    ğındım Allahımdan affolaben kayboldum bu bedende tut beni ya rabbim umutları

    bağladım hep ben ağladım kötüler gülerken yas bağladımbağladım kaderimi

    umutlara umutsuz geçen gecemde dünler ağlar ben sürünürken bu yaşamda gü

    nahım neydi ??son vasiyetim bu şarkım doğarken batarken yatarken kalkarken dua

    ederken ben yaşarken umutlara bağlanmışkenumutsuz insandım ben seninle

    hayata döndüm ama sen hep kördün birde sen tükürdün umursuzca hayata bağl

    anmışkengözlerim yaşlanmışken dua ediyorum Allaha !!hergün kumpas düzen yok

    hayatta vurulana hep yas yazdım yazdım kalemim bitti ben tükendim yollar yorgun

    gözlerim yenik düştü sensizliğe nolur son bir kez seni seviyorum de..!!Allahıma d

    ua ettim kurtar beni ya rabbim ne yaptım yenik düştüm böle kaderimede küstüm s

    ürekli düştümama kaldıran olmadı napabilirim böle yazılıydı dua ettim sensizliğe

    bedenim yenik düştü hasretineşimdi sen gittin ben bittim kalem bitti kırıldı kal

    emim suç bendemiydi sendemiydi bilinmez yenilgideçelişkimisin hediyemisin

    yaşam ölüm arasındaki meleğimmisin ?o kadar içimden geliyor bilemezsin

    istesende göz yaşlarımı silemezsin malup yenilgide geri dönemezsin ayrılırsan

    istesende sevemezsinbirtanesi aşkım nurtanesi kalbimin kum tanesi akıp gittin saati

    gibi bak 12 ye vuruyor canın ölüyor bir senin için bir intehar ediyor...

    Güncelleme : 2007-04-24
  17. 2007-05-18 #17
    Bir umut mektubu

    Gelmeni isterdim görmeyi istediğimde seni. Görmeni isterdim yalnızlığı dinlediğimde beni. Duymanı isterdim yalnızlığa anlatırken seni. Okumanı isteridim sana yazdığım şiirleri. Her gün yeni bir umuttu seni görebilmek için. Her gün yeni bir umuttu duygularımı sana anlatmak için. Çekindim sana açılmaktan, korktum hayır demenden. Korktum çünkü, yıkılırdım hayır demenden. Bir daha konuşamazdim bakamazdim sana. Umut eddim çaresizliğe düştüğümde. Hayal ettim seni özlediğimde. Senin için hissettiklerimi anlatmak istededim. Ama olmadı bir türlü, O ilk sözcüğü bulamdım. Belkide hiç yazmamalıydım bunları, unut boş ver diyemiyorum ama. Zaten olmaz diyeceksin sakın cevap yazma diyemiyorum. Sadece bil geceleri sen uyurken adının sayıklandığını. Sadece düşünüldügünü bil bir yerlerde. Ama biliyorum seni görmeden yapamam. Uzaktan sezsizce izlerim seni ama sen farketmeden. Düşünüyorum yarinlar var, üzülüyorum sensiz yarinlar olur diye. Her zaman gönül ilişkilerim ters gitti. Her zaman bir bakış aradım, bir ses aradım taki o güne dek. Daha önce duygularımı anlatmak istedim ama hissettiklerimden emindeğildim. Şimdi eminim ama umarim artik çok geç degildir. O gün senle konuştuktan sonra hiç şansimin olmadigini anladim. Ama içimdeki haykırışa dur diyemedim. Bilsem ki bir daha beni görmek istemesende. Yinede sana duygularımı ifade etmek istededim. Hayırda bir cevap değilmidir zaten kendimi her türlü cevaba hazırladım. Yazmayı bırakamıyorum sanki seni bana daha çok yakınlaştırıyor. Bilmiyorum benim sana karşi hissettiklerimi bana karşi hissedecekmisin. Ama emin olduğum bir şey varki yazdıklarımı okuduktan sonra. Hiç bir şey ayni olmayacak iyi veya kötü. Hayal ettim bir gün bir yerde seninle bir güzel günü. İsminin baş harflerinden şiirler yazdım sana okumak istedim okuyamadım. Her yıldız kaydığında bir dileğim vardı senin için. Radroda çalan her şarki sanki seni anlatiyordu seni hatirlatiyordu. Sana yazdığım son şiir yarıda kaldı bir eksik var gerisini yazamıyorum. Bir gün eğer senden uzak kalırsam karanlık bir yağmur gibi. Canımı sıkarsa yaşamak yine resmine bakarak hayal ederim seni

  18. 2007-09-10 #18
    Mutluluklara geç kalınır mı hiç?

    Ben hep geç kaldım. Yakalayamadım bir türlü... Ulaşamadım ona... Nasıl bir duygudur mutluluk hiç tadmadım. Gözlerimi kapattım, hayal ettim mutlu günleri fakat hepsi bir hayalde kaldı işte... Sonra açtım gözlerimi dünyaya, baktım karşıya. Gözlerimi alan bembeyaz bir ışık gördüm aynada. Elimi uzattım, yaklaştım ama tutamadım. Benimmiş gibi, çok yakınımdaymış gibi yaşadım ama ona ulaşmayı başaramadım.


    Acılara geç kalınır mı hiç?

    Ben kalamadım. Hep en başından beri acılar yoldaşım oldu benim. İçtiğim su, yediğim ekmek, soluduğum hava her şey ama her şeyde o vardı. Kurtulmalıyım dedim, kaçtım fakat hep yakalandım. Ben kaçtım, o kovaladı. Hiç yakamdan düşmedi yani... Düşüremedim.


    Mutluluklara hep geç kaldım.
    Acılarıysa hep erken yaşadım.
    Anladım ki...
    Neyi erken yaşadıysam hep ona geç kalıyorum.

    Hayat her şeye rağmen çok güzel, her şeye rağmen yaşamaya değer fakat hiç adil değil bir kez daha görüyorum.


    Mavi deniz, ortasında ben...
    Ellerim iki yanımda sağa sola bakıyorum.
    Sonra bir iç çekiyorum.
    Ve kendi kendime söyleniyorum.
    Bir oyundu beyazlarım.
    'Evet' lerim yalan.
    Hilebazların ortasında
    Ruhum talan...!
    Kalbim talan...!

  19. 2007-09-21 #19
    ...::mutluluk nerdesin::...



    Erken gelen herşeyin çabuk kaybedildiğini biliyorum.
    Bu yüzden bunca sene hasreti içime hapsedip bekledim,
    şimdi zamanı geldi,seni arıyorum.
    İnsanlığa dağıtılmış her acıdan kendime düşen payı alıp bir köşeye çekildim.
    Üstüme birde insan olmanın dayanılmaz acizliği verildi.
    Herhangi bir sevgiliye gitme diyebilecek kadar bile hükmedememek,
    bir nefes sonrasında olacakları kestirememek ve bir türlü duygularımıza hakim olamamakmış insan olmak.
    Bazen bir kuşun sesini duyabilmek,bazen saçlarımı dağıtan hafif bir rüzgar,
    bazen tebessüme değer bulduğum bir an,sen zannettiğim aslında sen olmayan...
    Tüm bunların sen olmadığını anladıktan sonra
    senin bu dünya da olmadığın vehminin ucube ve elemli bıraktığı yüreğimi
    yıkıldığı yerden son bir umutla doğrultup,
    üstüme seni bulmaya çalışırken aldığım tüm yaraların kabuk tutmaz acılarını sarıp,
    ümit tacirlerinin kirli yalanlarına aldırmadan kendi rotama çevirerek akıl gemimi
    seni aramaya,keşfetmeye geliyorum.
    Bir haber ver,bir ışık yak,bir iz bırak.
    Bırak ki son bir umutla seni arayayım.
    Bunca acıdan sonra seni hakettiğim için peşindeyim.
    Peki ya söylermisin.Mutluluk sen nerdesin ?


  20. 2007-10-01 #20
    Mutluyum Çünkü Gitmekte Olduğum Yer Senin Kalbin



    Sabaha karşı bir düş kurdum...Yalnızlığımın eşiğinde, acabalarımın senfonisi çalıyordu.. Belkilerim vardı.. Birde , birde sensizliğim..
    Sabaha karşı bir düş kurdum...Sen bundan habersiz.. Benden habersiz uyurken.. Düşlerimi gezdirdim..Uykusuzluk diyarının tenha caddelerinde.. Ve düşüncelerimin hiç bilinmedik, ıssız köşelerinde, sen oldum..
    Sabaha karşı bir düş kurdum..... Seni kurdum zamansız..Ve amansız.. Ve herşeyi yanıma alarak, adımlarının gölgesi oldum..Sen oldum.. Sensizlik oldum..
    Sabaha karşı bir düş kurdum... Düşümde güneşi, güneşte aydınlığı, aydınlıkta seni, sende ise kendimi buldum.. Neler yazmadımki adına...

    "Baş harflerini nerelerde kullanmadımki, hatta noktasızlaranokta koyup, adını bile kısalttım, kimse bilmesin diye.."

    Mana aradım.. çözümsüzlüğün ortasında ...
    Sabaha karşı bir düş kurdum...Gecenin en sonuna gidiyor..Günün ilk ışıklarını karşılıyordum..Saat dördü vururken....
    Ben hala seni düşünüyordum..

    "Sen yoktun biliyorum..Benimkisi, çok uzaklarda, bilkinmedik bir şehrin, en kuytu en karanlık , şimdilerde özlem dolu bir evin değişmesini bekleyen patlamış ampulu gibi,
    Işıksız geceleri aydınlatma hevesi..."

    Özlem dolu bir insan ne yapıyorsa ben de onu yapıyordum.. Sensizliğe doğru yürüyor, dönüp bakmadan ardına.. Gidiyordum işte..
    Gidiyorum....

    Mutluyum Çünkü Gitmekte Olduğum Yer Senin Kalbin


  21. 2007-10-15 #21
    Nedir ki Mutluluk ?


    Anlık yaşıyoruz anlık. Kısa mutluluklarla yelken açıyoruz geleceğimize. Aslında karamsarız biraz. İyi giden herşeyin arkasında ya kötülük ararız ya da mutlu olmaktan korkarız aptalca. Karşımızdakine kendimizden daha çok değer veririz. Eksilerimizi hiçe sayar artılarımızla savaşırız zaman zaman. Sevgimi yüce bir idol gibi görmekten asla vazgeçemeyiz. Yamuk yumuk çizgileri düz görmekten ya da ıslatan yağmuru sevmekten zevk alırız. Ama neden?Sevgimi göstermek için karşımızdakine kul köle olmak, onun için dünyaları yıkmak, atmak, kırmak, dökmek, ölmek...Aklımızla kalbimizi aynı çizgide tutmak ne kadar zor. Kendi gölgenle savaşmak gibi birşey. Bir yanda hayat ve mutluluğu veren yüreğin diğer yanda hayatı ve mutluluğun anlamını öğreten aklın,mantığın! Zor hayat, zor insan...Nedir ki mutluluk?Bir geceliğine ihtirassız zevk almak mı? Karanlığını saklayıp aydın olmaya calışmak mı? Sınırsız paranı anlamsız ve amaçsız harcamak mı? Ya da yarını endişe etmeden bugününü atlatmak mı? Daldan dala konup neyin ne olduğunu anlamdan toprak olup uçmak mı?Sevdiğini söyleyemeden ya da severken kaybolup gitmekten ne kadar zevk alıyoruz değil mi? İstemediğimiz ortamlarda sevimli durmaya çalışmak, kulaktan dolma insanlara itibar ve saygı bağlamak, hayatının yüzde doksanını ailenden cok, calışarak geçirmek? "Herşeye rağmen hayat güzel" diyerek kabullenme politikasında ilerlemek.Yoksa herşey doyumsuzluk mu? Olanı saymadan yaratmaya çalışmak, yaratılanı unutup yeni bir sayfa açmak. Belki binlerce kere yapmısızdır bunu. Aynaya bakmadan insanları yargılamak. Önyargımıza hakim olamamak. Kapatmışız kendimizi yenilikçi olmaya. Her ne kadar hepimiz herşeyin güzel gittiğini düşünsekte aslında hepimizde bir eksiklik var. Mutlaka olacak diyenleri duyar gibiyim. Amacım hayatın kötü olduğunu kanıtlamak değil, insanlarımızı mutsuzluk için kimi zaman kendisine, çoğu zaman karşısındakine elinden geleni yapmasıdır. Bunları engellemek için ne yapmamız geretiğini bulmaktır. Bulamayacağımıza ne kadar emin olsakta..Peki nedir ki mutluluk?Yalnızlığını sıradanlaştırmamak mı? Her gecenin ardında mutlaka seni yaşlandıracak ve sana yeni bir umut katacak olan günün geleceğini bilmek mi? Duygularını saklamaktan vazgeçip özgür ve hür olmak mı? Suskun fikirlerini açıkca konuşturmak mı? Gerektiği zaman arsız ve zamansız çekip gitmek mi? Kendinden üstün olanın yine kendin olduğunu nihayet anlamak mı? Kim bilebilir ki "ZaMaN" amcanın yarın bizi hangi maceralarda oynatacağını?Hayat güzel. Onu tadınla yaşamak çok daha güzel. Bilirim ki hayat insana çok şey kazandırıyor. Tabi bir o kadar almak karşılığında..

  Okunma: 3277 - Yorum: 20 - Amp