Anadolu'nun birçok yerinde ve İstanbul'da Üsküdar'da türbesi bulunan Karacaahmed Sultan hakkında tam ve geniş bilgiye maalesef sahip değiliz. Eski tarih belgelerinde ve çeşitli eserlerde verilen bilgiler de birbirini tutmamaktadır. Kalemle kılıcı aynı maharetle kullanan, gerek manevî, gerekse müspet ilimlerde, bilhassa tıb ilminde yüksek bilgi sahibi olan bu ünlü veli, Horasan sultanlarından Süleymani Horasanî'nin oğludur. İçindeki ilahî aşk ve cezbe etkisiyle hükümdarlık tahtını benimsememiş, ilim ve sofilik yolunu tercih etmiştir. Anadolu'ya gelerek önceleri Akhisar civarında yerleşmiş, Orhan Gazi zamanındaki savaşlara emrindeki müridleri ile birlikte birçok defa katılarak büyük kahramanlıklar ve kerametler göstermiştir.

Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda maddî ve manevî payı olan bu büyük veliye Osmanlı padişahları elden gelen yardımı ve saygıyı esirgememişlerdir. Afyonkarahisar civarında, kendi adıyla anılan sulak ve münbit bir arazide, bir dergâh ve ayrıca hamam, imarethane, şifahane, yollar üzerinde kervansaraylar yaptırılmıştır. Bir ilim merkezi olan bu yerde Karacaahmed Sultan binlerce ilim adamı yetiştirmiş, çeşitli hastaları ve bilhassa ruh hastalarını şifaya kavuşturmuştur. 1914 yılına kadar, Karacaahmed Sultan Hazretleri'ne hürmeten, bu Karacaahmed köyünde aşar ve asker alınmadığı, maliye ve askerlik şubesi kayıtlarından anlaşıldığı söylenmektedir.

Afyonkarahisar'da, Karacaahmed köyünde bulunan türbesi içine girildiği zaman insana ürperti ve manevî feyizler vermekte, bu lâhutî manzaranın etkisinden insan kendini kurtaramamaktadır. Buradaki kütüphanede bulunan, Karacaahmed Sultan'a ait çok değerli eserlerinin ve çok kıymetli kitapların yağma edilerek şunun bunun elinde kaldığı bildirilmektedir. Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri'nin Anadolu'ya geldiği sıralarda, Karacaahmed Sultan, Anadolu erenlerinin kutbu idi. Elli yedi bin müride sahip olduğu söylenir. Sivrihisar'da oturan ulu velilerden Seyyid Nureddin Efendi tarafından yetiştirilerek irşad seccadesine oturtulan Karacaahmed Sultan Hazretleri'nin bu alandaki keramet ve menkıbeleri sayılmakla bitmeyecek kadar çoktur.