Kuş Resimleri - Delinetciler Portal

Kuş Resimleri

  1. sponsorlu bağlantılar
    Kuşlar (Aves), iki ayaklı, sıcak kanlı, omurgalı ve yumurta ile üreyen hayvanlar sınıfı.

    Yaklaşık 10.000 civarında yaşayan türüyle en kalabalık tetrapod omurgalıları oluştururlar. Kuzey Kutbundan Güney Kutbuna dünya üzerindeki tüm ekosistemlerde yaşarlar. Boyutları arı sinek kuşunda 5 cm ile deve kuşunda 2,7 m.'ye kadar değişir. Bulunan fosillere göre kuşlar, yaklaşık 150-200 milyon yıl önce, Jura Devri'nde terapod dinozorlardan gelmektedir. Bilinen ilk kuş Jura Devri'nin sonlarında yaklaşık 155-150 milyon yıl önce yaşamış olan Archaeopteryx 'tir.

    Kuş Resimleri

    sponsorlu bağlantılar

      Konuyu Beğendin mi?

  2. 2006-11-23
    574 - Kuş Resimleri

  3. 2006-11-23
    575 - Kuş Resimleri

  4. 2006-11-23
    576 - Kuş Resimleri

  5. 2006-11-23
    577 - Kuş Resimleri

  6. 2006-11-23
    578 - Kuş Resimleri

  7. 2006-11-23
    579 - Kuş Resimleri

  8. 2006-11-24
    698 - Kuş Resimleri

  9. 779 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2006-11-28
  10. 2006-11-27
    804 - Kuş Resimleri

  11. 2006-11-28
    864 - Kuş Resimleri

  12. 2006-11-29
    887 - Kuş Resimleri

  13. 2006-12-01
    8 - Kuş Resimleri

  14. 2006-12-03
    24 - Kuş Resimleri

  15. 2006-12-06
    58 - Kuş Resimleri

    59 - Kuş Resimleri

  16. 2006-12-12
    147 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-04-23
  17. 2006-12-12
    165 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-04-23
  18. 292 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-04-23
  19. 2006-12-28
    303 - Kuş Resimleri

  20. 2007-01-22


    486 - Kuş Resimleri

  21. 2007-01-29
    679 - Kuş Resimleri
  22. 2007-02-06
    185 - Kuş Resimleri

  23. 2007-02-12
    041025 124526 - Kuş Resimleri

  24. 2007-02-14
    Flor - Kuş Resimleri

  25. Türkiye'nin kuş cennetleri

    Kuşlar aleminde bulunan yaklaşık 8 bin ayrı kuş türünün 500'ü Avrupa'da yaşarken Türkiye'de en az 450 ayrı cinse rastlanıyor. Üstelik de Türkiye'nin kuşları hem Avrupa, hem de Asya'ya ait! Yani Türkiye gerçekten bir kuş cenneti ...

    Uluslararası Kuşları Koruma Konseyi'nin Kuş Cennetleri'nin saptanmasına yönelik yaptığı çalışmalarda ülkemizde 70 kuş cennetinin varlığı saptanmış. Özellikle 15'inin acilen koruma altına alınması gereken cennetleri bekleyen en büyük tehlikeler arasında ise kontrolsüz ve usulsüz avcılık, yapılaşma, sazlık ve sulak alanların işgali, sulak bölgelerde ki aşırı su kullanımı ile ortaya çıkan kuraklık, yangınlar, kalabalık ve gürültülü ortamlar sayılıyor.
    Kuşların kendini güvenli hissettikleri bölgelerde üremeleri, kuluçkaya yatmaları, nerede ne kadar kalıp, nerede beslendikleri incelendiğinde nesilleri tükenmekte olan balık kartalı, tepeli leylek, kara leylek, turna, cüce karabatak gibi birçok türde azalma kaydediliyor. Özellikle zirai mücadeleler için yapılan ilaçlama, sulara karışan sanayi atıklar, birçok canlı türünü olduğu gibi kuşları da olumsuz etkiliyor.
    Kuğular genellikle Çeşme Alaçatı Haliç, Adapazarı Poyrazlar Gölü, Pınarhisar İğne Ada ve Lagün Göllerinde görülüyor. Karadeniz Saroz sahillerinde bıldırcın, İstanbul Terkos Gölü'nde yaban ördekleri ve sakarmekelere rastlanıyor. Özellikle İstanbul boğazında oluşan klimatik havayı kullanan geniş kanatlı yırtıcı kuşlar, leylekler ve çeşitli göçmen kuşlar, Çamlıca Tepesi'nden kendilerini izleyen kuş gözlemcilerine muhteşem bir ziyafet çekiyor.

    Angut ve kelaynak tek eşli yaşıyor!
    Kuşları inceleyenler ilginç özelliklerini de keşfediyorlar. Türkiye'de yaşayan en uzun boylu kuş Flamingo, en küçük olanı Çalıkuşu olurken, Angut ve Kelaynak tek eşli yaşam şekilleri ile dikkat çekiyor. Guguk kuşu başka tür kuşların yuvalarına yumurtladığı için doğan yavrulara da o yuvanın sahibi kuşlar bakıyor. Yaban kazları yavrularını aylarca gözetliyerek iyi bir ana baba örneği veriyor. Kimi kuşlar uçma, kimi koşma, kimi de dalmada ustalaşıyor. Yuva yapmayanlar bazı su kuşları ise yumurtalarını kumsallara, çakıllara bırakıyorlar.

    En ünlüsü Manyas ama...
    Ülkemizdeki kuş cennetleri içinde ilk akla gelenler Manyas Kuş Cenneti, İzmir Çamaltı Tuzlası, Kayseri Develi Ovası'nda yer alan Sultansazlığı Yay Gölü, Beypazarı yakınlarında Nallıhan Kuş Cenneti, Kızılırmak Deltası Bafa Gölü, Sinop' un Sarıkum Gölü, Nemrut Krater gölü, Silifke Göksu Deltası, Kelaynakların doğumhanesi olarak bilinen Urfa Birecik Fırat Vadisi sayılabilir. Ancak, Bursa yakınlarındaki Uluabat Gölü, Bilecik Söğüt' teki Gölcük, Milas Bafa Gölü, Kıyıkışlacık, Muğla-Aydın Çine Çayı Vadisi, Köyceğiz Dalyan sazlıkları çevresi, Foça Orak Adası, Siren Kayaları tepeleri, İzmir Gölcük, Antalya Belek, Amasya, Kırıkkale, Kapukaya Baraj Gölü, Edirne Meriç, Enez gibi daha birçok sulak alanda ender görülen kuş türlerine rastlanmakta mümkün.

    Manyas Kuş Cenneti: Gölün yapısı ve özelliği nedeniyle bir çok zoolojist için eşi bulunmaz bir laboratuar. Marmara Bölgesi'nin tektonik çukurlaşma alanları içinde yer alan Manyas Gölü güneyden gelen Kocaçayla beslenen ve kuzeydoğudaki "Kuş Cennet" ile Türk turizmine önemli katkı sağlayan bir göl. Ağaçlık ve sazlık bölümde mart ayı başından itibaren gelen kuşların kuluçkaya yattığı göl, 1938 yılında İstanbul Üniversitesi'nden Zoolog Prof. Dr. C. Kosswing tarafından keşfedildi. O tarihten beri devamlı kontrol altında tutulan bölge, önce kuş cenneti sonra da milli park ilan edildi. Mart ayında gölün Kuzeydoğu ucunda kuluçkaya yatan kuşlar, ağaçların gövdelerini saran sular nedeniyle yüksek dallarda kendilerini güvende hissederek yavrular. Mayıs ayında yumurtadan çıkan yavrular; Temmuz' da uçmaya başlar Mart-Temmuz, Eylül-Ekim kuş gözlemek için ideal dönemlerdir. O dönemlerde 200' ü aşkın kuş türünü izlemek mümkündür. Kuş Gözetleme Kulesi'nden ilkbaharda Karabatak, Beyaz pelikan, kaşıkçı kuşları, saz bülbülleri, çulha kuşu, bakır kargası; Kış aylarında ise en çok ördekler izlenebiliyor. Bölgenin bir özelliği de Manyas'ta kuluçkaya yatmış kuşların beslenmesini bir başka sulak alan olan Uluabat Gölü'nden sağlamasıdır. Göçmen kuşların, Manyas Kuş Cenneti'ne gitmeden önce mola verip dinlenme amaçlı olarak da kullandığı Uluabat Gölü ne denli iyi korunursa, Manyas Kuş Cenneti'nin zenginliği o derece artıyor. Manyas, Dalyan, Uluabat üçgeni içinde dolaşan kuşların yanı sıra gölün sahilinde Mustafa Bilgiç' in çiftliğinde de bir çok kuşu canlı olarak görmek mümkün. Turistik tesislere verilmek üzere tavuskuşu yetiştirme çiftliği olarak ta ünlenen kuş cenneti turistlerin de gözde mekanlarından sayılıyor. Avrupalı uzmanların A sınıfı diplomayla ödüllendirdiği kuş cenneti Manyas, Evliya Çelebi' nin gezi notlarında ise şöyle yer alıyor: " suyu hayat vericidir. Vahşi kuşlarla doludur. Her gece kaz ve kuğu sesinden, kanat şakırtısından Manyas sahrası titrer."

    Mayıs ayında kuşlar korosunu dinleyebilirsiniz!
    Gölde tombul pelikanlar, boz martılar eşlerine yuva yapan kılıbık çulha kuşları, prenses edalı beyaz balıkçıllar mevsimin ilk göçmen kuşlarından sayılıyor. Balıkçıl ve kaşıkçı kuşları, çeltikçi, saz bülbülleri, yaz boyu sürecek konserlerine bu gölde devam ederken, seromoniye mayıs ayında yavrular da katılıyor ve Manyas inanılmaz bir " kuş korosu" na sahne oluyor. Sonbahar' da güneye göç eden leylekler gölün batı kıyılarında soluklanırken, tercihi kış olan pelikanlar, yaban kazları, tahtalı güvercinler ve kuğular ancak uzaktan görülebiliyor. Son kafile olarak turnalar da geçip giderken cennet, artık su tavukları ve sakar mekelerine kalıyor. Gün batımın da bulutlar halinde ördek sürüleri, geceleri ise cüce baykuşun kısık sesli ıslıkları duyulur.

    Sultansazlığı:
    Kayseri'nin Develi Ovası'nda yer alan Sultansazlığı Gölü'nde 252 çeşit kuş yaşadığını belirten uzmanlar, kuş sayısının da 400 bin olduğunu söylüyorlar. Angutların ilk sırayı aldığı Sultansazlığı, 20 bine yakın flamingoyu ağırlıyor. Kapadokya'nın Sultansazlığı'na çok yakın oluşu nedeniyle göl, turistlerin akınına uğruyor ve tek kürekli sallarla sazlar arasında gezi yapmalarına imkan veriyor.

    İzmir Çamlatı TuzlasıDünyada sahip olduğu doğal şartlar nedeniyle, kuş türleri açısından eşi bulunmayan İzmir Çamaltı Tuzlası da bir dönem yok olma tehlikesi atlatmıştı. 190 kuş çeşidini barındıran Çamaltı Tuzlası'nda gruplar halinde toplanan flamingolar farklı yuva mimarileriyle dikkat çekiyorlar. Kıyıya yakın uçan yalı çapkını deniz dibini iyi görüşü ile tanınıyor. Dalgıç kuşların en ustası, en hızlısı Bahri; en geveze kuşlardan olan deniz kırlangıçları da yörenin sakinleri arasında sayılıyor.

    Nallıhan Kuş CennetiBozkur alanlara hayat veren Kızılırmak ve Sakarya nehirleri tarih boyunca çevreleri kuş cennetlerine de hayat vermiş. Ankara-İstanbul-Bolu-Eskişehir dörtgeni arasında yer alan ve 150'yi aşkın kuş türünü barındıran "Nallıhan Kuş Cenneti" 1994 yılında Milli parklar, Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı. Bir gözlem terası da bulunan cennette; piknik yapılabilir, göl kenarında şahin, doğan, kartal, turna, keklik, çulluk, bıldırcın, kaz, kılkuyruk, yeşilbaşı, karabatak, su tavuğu gibi kuşları görebilirsiniz.

    Bafa Gölü16 bin hektar alanındaki orman ve göllerin ile kuşların önemli sığınma yeri, sulak alanı Bafa Balık Gölleri'nde yaşayan kuş türü sayısını da uzmanlar 260 olarak belirtiyor. Kuş bilimi ve eğitimi açısından oldukça önemli olan yörede dünyada sayıları azalan tepeli pelikan, deniz kartalı, dilkuruk, dikkuyruk, sayıları tüm dünya popilasyonu açısından önemli rakamlara ulaşmış durumda.

    Göksu deltası: Kışlama ve kuluçka alanı olarak Göksu Deltası'na gelen çok sayıda kuş türü yılın hemen her mevsiminde ilginç ve canlı bir peyzaj oluşturuyor. Yerli kuşların da barındığı deltada özellikle Akdeniz'de yalnızca belli bölgelerde rastlanan ve sayıları gittikçe azalan saz horozu, bölgenin simgesi olarak dikkati çekiyor. Göksu Deltası kış aylarında ve göç zamanında kuş nüfusu ve tür sayısı olarak 330'a yakın türe ev sahipliği yaparak Manyas ve Sultansazlığı kuş cennetlerinin önünde yer alıyor. Yerli yabancı bir çok gezgin için ideal bir eko sistem olan delta, kuş gözlem ve foto safariler için son derece uygun bir ortam sunuyor. Kuş gözlemcileri için en ideal zaman göçün yoğun olarak yaşandığı nisan ve eylül ayları sabahın en erken saatleri...

    Kelaynakların doğum evi Birecik:
    2000 yılı kasım ayı itibarı ile sayıları 42 olan kelaynaklara Birecik kelaynaklar istasyonunda özenle bakılıyor. Darıca, Bursa, Ankara, İzmir hayvanat bahçelerindeki örnekleriyle toplam sayısı 60'ı bulan kelaynakların dünyadaki tek üreme alanı Fırat Vadi'sindeki kayalıklar! En çok 3 yumurta yapan kelaynak, şubat, ağustos ayları arasında kayalıklardaki yuvalarından kuluçka dönemini tamamlayıp, 45-50 gün boyunca yavrularını göçe hazırlıyorlar. Göç yollarının kapanmaması için 5-10 kuşluk gruplarına göç izni verilen kelaynaklardan son 7 yıldır gittikleri Mısır-Nil vadisinden dönen olmamış. Dönen olmadıysa da Birecik Kelaynak Üreme İstasyonu görevlileri bu yıl da şubat ayında gelecek kuşlarının dönmelerini merakla bekliyorlar. Birecik'e her yıl dev kafeslerde yaşayan kelaynakları görmek için dünyanın çeşitli ülkelerinden otobüsler dolusu turist geliyor. Doğada yaşayan böcekler ile Birecik İstasyonu'nca sağlanan yağsız kıyma, et, tavuk yemi, havuç rendesi ve haşlanmış yumurta kabuğu ile beslenen kelaynaklar, tek eşli yaşamaları nedeniyle üremeleri çok yavaş oluyor. Bir zamanlar 21 tür kuş yaşayan Fırat Nehri'ndeki ada ise baraj yapımından sonra set haline geldiği için kuşları barındırmıyor artık. Kelaynaklar ise kafes kuşu olarak yaşamlarını devam ettiriyorlar.

    Efteni Gölü Kuş Cenneti
    Göl kelimenin tam anlamıyla bünyesinde 35'i kalıcı, toplam 150 çeşit kuşa ev sahipliği yapan bir kuş cenneti olarak anılıyor. Leylekler, yaban ördekleri, tepeli beyaz balıkçıllar, angıt, sakarmeke, kuğular, gölün gediklilerinden olup kolay görünenler arasında yer alıyorlar. Kuşların göç yollarında mola gölü olan Efteni su seviyesinin dışında nilüfer çiçekleriyle, sazlıklarıyla kuşları saklarken fotoğraf ve kuş gözlemcilerine kompozisyon oluşturuyor. Boz kaz, sakarca, yeşilbaş, fiyu, bekri, çıkrıkçın, kılkuyruk, kaşıkçın, Macar, elmabaş, pas baş, gri balıkçıl, turna, toy, mezgeldek, çulluk, karatavuk, kızkuşu, karabatak mevsiminde foto safarisi için uygun özellikler gösteriyor. Göl, su kuşları üretme ve koruma sahası olarak tescil edilmiş.

    Zengin bir faunaya sahip ülkemizdeki bu eşi bulunmaz hazineyi kaybetmemek için kuş cennetlerini iyi tanıtmalı kuşların barındığı havzaların, sulak alanların korunmasına önem vermeliyiz. Kuş turizmine imrendirici turlar ve aktiviteler, çeşitli araç gereçlerle donatılmış gözlem istasyonları, kuş dünyasını tanıtan dökümanlar, hediyelik eşyalar; hiç kuşkusuz ülkemiz kuşlarının ve dolayısıyla kuş gözlem turlarının artmasına da neden olacaktır

  26. 2007-03-07
    177 - Kuş Resimleri

  27. 2007-03-09
    220 - Kuş Resimleri

  28. 2007-03-09
    238 - Kuş Resimleri

  29. 2007-03-09
    248 - Kuş Resimleri

  30. 2007-03-14
    413 - Kuş Resimleri

  31. 2007-03-17
    485 - Kuş Resimleri

  32. YARASALAR (UÇAN MEMELİLER)

    Bilimsel sınıflandırma;alem:anımalıa,fılum:chordata,sınıf:m ammalıa,takım:chıroptera El parmakları uzamış ve esnek uçma derisi ile çevrilmiştir.Çoğu tür,baş aşağı tutunarak uyur.Geceleri aktif olan bu canlıların koklama ve tat alma duyuları iyi gelişmiştir.Meyveyle beslenen türler haricinde,görme duyuları iyi gelişmemiştir.Çıkardıkları çok yüksek frekanslı ses dalgalarının,etrafındaki cisimlere çarpıp geri dönmesi yardımıyla yönlerini bulurlar(ekolokasyon).Bu sesler, çoğunlukla insanlar tarafından duyulamaz.

    Dünyada 18 familyaya bağlı,986 tür yarasa varken Türkiye'de 4 aileye bağlı 30 tür yarasa bulunmaktadır.

    Uçan köpekler(pteropodidae):Gözleri oldukça büyüktür,dış kulakları huni şeklindedir.Meyvelerle beslenirler.

    Nal burunlu yarasalar(rhinolophidae):Burunları atnalı şeklinde,gözleri küçüktür.Kış uykusu sırasında serbest olarak baş aşağı sarkarlar ve uçma derisiyle bütün vücutlarını örterler.Böceklerle beslenirler.

    Düz burunlu yarasalar(vespertilionidae):Burunları düz,gözleri küçüktür.Sadece böceklerle beslenirler.Koloniler halinde yaşarlar.

    Kuyruklu yarasalar=buldokyarasalar(molossidae):Kuyrukları oldukça uzun,kulakları büyük ve köşelidir.Kanatları dar ve uzundur.Pis kokarlar.

    Dünyadaki 1000'i aşkın yarasa türünden sadece 3'ü vampir yarasadır ve bunlar Latin Amerika'da yaşar.Vampir yarasaları insanlara saldırmazlar,kümes hayvanlarını tercih ederler.

    Meyve yiyen yarsalar,450 kadar ticari maddeyi ve 80 kadar ilacı insanoğlunun hizmetine sunmaktadır.Yamur ormanları için yarasalar,yaşamsal önem taşır.Yarasalar bu bölgedeki ağaçların yaklaşık yüzde 95'inin çoğalmasını sağlar.(polen ve tohumlarını taşıyarak).

    Avrupa'nın ve Türkiye'nin en küçük yarasası olan cüceyarasa sadece 5 gram ağırlığındadır.(yaklaşık bir madeni paradan daha hafif!)

    Dünya üzerinde yaklaşık 4500 memeli türü bulunmaktadır ve bunların 1000'den fazlasını yarasalar oluşturur.

  33. 2007-03-28
    1053 - Kuş Resimleri
  34. 2007-03-28
    1082 - Kuş Resimleri
  35. 2007-03-29
    1124 - Kuş Resimleri
  36. 2007-03-30
    1312 - Kuş Resimleri

  37. 1460 - Kuş Resimleri

    1461 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-07-14
  38. 2007-03-31


    1472 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-07-14
  39. 2007-04-04
    178 - Kuş Resimleri

  40. 2007-04-05
    228 - Kuş Resimleri

    229 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-07-14


  41. 400 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-07-14
  42. 534 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-04-23
  43. 948 - Kuş Resimleri
    949 - Kuş Resimleri
    950 - Kuş Resimleri

    Güncelleme : 2007-05-20
  44. Memeliler (Mammalia) sınıfının, yarasalar (Chiroptera) takımındaki türlere verilen genel ad. Gecekuşu da denir. Bedeninin ön üyelerindeki parmak kemiklerinin uzaması ve aralarında gerili bir derinin bulunması sonucu uçma yeteneği kazanmışlardır. Uçma sırasında yarasaların kanatları, kuşlarda olduğu gibi yukarıdan aşağıya ve sonra geriye doğru çırpılmaz; yalnızca bir dönme hareketi yaparlar. Yarasaların bir bölümü meyve, bir bölümü de böcek yer. Çok az sayıda tür de sıcakkanlı hayvanların kanını emerek beslenir.

    Yarasalar geceleri beslenir; gündüzleri ağaçların kovuklarında, mağaralarda ya da terkedilmiş binaların içinde dinlenirler. Çıkardıkları ses dalgalarının çevrelerindeki cisimlere çarpıp, geri dönmesini algılayarak yönlerini bulurlar. Koku ve tat alma duyuları da gelişmiştir. Yaşam süreleri 23 yıl kadardır. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu dünyanın birçok bölgesine yayılmışlardır.


    Yarasalar neden kan emer?


    Çoğumuz belki hayatımızda hiç yarasa görmemişizdir. Çünkü yarasalar insanlardan uzaklarda, genellikle mağara kovuklarında yaşar ve geceleri zifiri karanlıkta ortaya çıkarlar. Yarasalar tabiatın harikulade yaratıklarından biridir. İnanılmaz özelliklere ve örnek bir toplumsal dayanışmaya sahiptirler.
    Dünyada 900 değişik yarasa cinsi olduğu biliniyor. Kan ile beslenmeleri insanların gözünde onları vampir ile özdeşleştirmiş, hep korkulan bir hayvan olmuşlardır. Halbuki yarasaların Çoğu kan ile beslenmez. Zararlı böcekleri yiyerek insanlığa faydalan dokunur. Sadece bir yarasa bir saat içinde 300 böcek yiyebilir. Muz, avakodo gibi ticari değeri yüksek ağaçların çoğalmaları için polenlerinin taşınmasında en önemli rolü yarasalar oynar.
    Şimdi gelelim yarasaların şaşırtıcı özelliklerine. Bir kere yarasa uçabilen tek memeli hayvandır. Dünyada nüfus sayısı olarak da ikinci sıradadırlar. Dünyanın en küçük memelisi de bir yarasa türüdür. İlk olarak Tayland'da keşfedilen bu minik yarasa 2-3 gram ağırlığında ve bir yaban arısı büyüklüğündedir.
    Yarasalar yönlerini bulmak ve beslenmek için çok yüksek titreşimli ses dalgaları yayarlar. Bu ses dalgalarının frekansları 20 binin üzerinde, yani ultrasonik oldukları için insanlar bunları duyamaz. Bu ultrasonik sesler yerdeki avdan yansıyarak yarasaya geri gelir. İşitme sistemi ile bu geri gelen sesi algılayan yarasa avının bulunduğu yeri kesinlikle saptar. Hatta devamlı gönderdiği ses dalgaları sayesinde onun hareketini de izleyebilir. Yarasaların bazılarının bir çeşit sonar olan bu sistemi o kadar gelişmiştir ki, dişilerini arayan erkek kurbağaların seslerinden büyüklüklerini ve iyi bir av olup olmadıklarını anında saptayabilirler.
    Yarasalar gece ava çıkmak için, ay varsa onun kayboluşunu, yani tam karanlığı beklerler. Sıcak kanlı memeli hayvanların kanlan ile beslenen yarasalar genellikle atları sığırlara tercih ederler. Salgısında bulunan pıhtılaşmayı önleyici bir madde 20-30 dakika kanın sürekli akmasını sağlar ve beslenme gerçekleşir. Bir kez kanını emdikleri hayvanla karşılaşırlarsa diğerlerini bırakıp yine ona saldırırlar.
    Vampir yarasalar arka arkaya iki gece kan içmedikleri takdirde ölürler. Her gece vücut ağırlığının en az yarısı kadar kan içmek zorundadırlar. Doğumdan sonra anne, emzirmenin yanında yavruya takviye olarak, kusarak kan da verir. Bu yetersiz kalırsa bir başkası yardımcı olur. Hatta yetişkin yarasaların, ölmek üzere olan bir başkasına ağızdan kan verip onu kurtardıkları görülmüştür. Toplumsal dayanışmanın bu kadar güçlü olduğu az canlı topluluğu vardır.





    1171 - Kuş Resimleri

  45. Yılan Kartalı
    Çok iri bir kartaldır. Yakın mesafelerde süzüldüğünden ya da tünediğinden yakından görmek mümkün olabilir. Yavaş ve sabit kanat vuruşları ile uçar, süzülürken kanatlarını düz ya da aşağı bükük, dönerek yükselirken yukarı kalkık tutar. ‘Titrettiği’ geniş kanat uçları ile sıkça havada asılı kalır, kuyruğunu alabildiğince geniş açar. Kur sırasında kanatlarını dümdüz tutar ve kafasını ileriye doğru uzatır. Etkileyici bir şekilde öne eğilerek avına doğru çok yüksekten dalış yapar. İri, yuvarlak ve sarı gözleriyle baykuşa benzer bir kafası vardır. Bacakları desensizdir. Tipik erişkinin üst tarafı ve başı parlak kahverengidir; alt tarafı açık renklidir ve çok ince koyu renk çizgiler içerir.. Kanat altı grimsi ya da gümüş rengi-beyazdır ve göze batan hiçbir koyu renk leke yoktur, ancak değişken ve düzenli koyu renk çizgiler bulunur. Koyu renk başı ve göğsü, beyaz gövdesi ile kontrast yapar. Kuyruğunda düzgün aralıklı ve koyu renkli dört çizgi vardır. Çok açık renk olanlar “başlıktan” yoksundurlar. Ne çok daha küçük olan küçük kartaldaki kontrast kadar koyu uçuş teleği kontrastı, ne de daha küçük olan balık kartalındaki gibi el bileği lekeleri ya da kanat-ortasındaki bant mevcuttur.

    boy :62-69 cm
    kanat açıklığı : 167-178 cm





  46. sunlara bak ne guzeller tam bir merhamet örnegi Rabbim ne güzel yaratmis:)

    eline saglik isyanli...

  Okunma: 81500 - Yorum: 249