Ömer Hayyam'ın Sözleri - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Ömer Hayyam'ın Sözleri

  1. sponsorlu bağlantılar
    Ömer Hayyam'ın SözleriÖmer Hayyam, İran ve Doğu edebiyatında rubai türünün kurucusu sayılır .

    İranlı şair, filozof ve matematikçi Ömer Hayyam 1048 yılında hayata merhaba dedi.

    Giyaseddin Ebu'l Feth Bin İbrahim El Hayyam, İran'ın Nişabur kentinde, bir çadırcının oğlu olarak doğdu. Çadırcı anlamına gelen soyadını babasının mesleğinden aldı. Fakat soyadının çok ötesinde işlere imza attı.

    Yaşadığı dönemde İbn-i Sina'dan sonra Doğu'nun yetiştirdiği en büyük bilgin olarak kabul edildi. Tıp, fizik, astronomi, cebir, geometri ve matematikte önemli çalışmaları olan Hayyam için zamanının bütün bilgilerini bildiği söylenirdi.

    Herkesten farklı olarak yaptığı çalışmaların çoğunu kaleme almadı, oysa ismini çokça duyduğumuz teoremlerin isimsiz kahramanı oldu. Elde bulunan ender kayıtlara dayanılarak Hayyam'ın çalışmaları şöyle sıralanabilir:

    Yazdığı bilimsel içerikli kitaplar arasında 'Cebir ve Geometri Üzerine', 'Fiziksel Bilimler Alanında Bir Özet', 'Varlıkla İlgili Bilgi Özeti', 'Oluş ve Görüşler', 'Bilgelikler Ölçüsü', 'Akıllar Bahçesi' yer alır.

    En büyük eseri 'Cebir Risaliyesi'dir. 10 bölümden oluşan bu kitabın dört bölümünde kübik denklemleri incelemiş ve bu denklemleri sınıflandırmıştır. Matematik tarihinde ilk kez bu sınıflandırmayı yapan kişidir.

    Hayyam cebiri, sayısal ve geometrik bilinmeyenlerin belirlenmesini amaçlayan bilim olarak tanımlıyordu. Matematik bilgisi ve yeteneği zamanın çok ötesindeydi ve denklemlerle ilgili başarılı çalışmalar yaptı.

    Nitekim, 13 farklı üçüncü dereceden denklem tanımladı. Denklemleri çoğunlukla geometrik metod kullanarak çözdü ve bu çözümleri zekice seçilmiş konikler üzerine dayandırdı.

    Bu kitabında iki koniğin arakesitini kullanarak üçüncü dereceden her denklem tipi için köklerin bir geometrik çizimi bulunduğunu belirtti ve bu köklerin varlık koşullarını tartıştı.

    Bunun yanısıra binom açılımını da buldu. Binom teoerimini ve bu açılımdaki katsayıları bulan ilk kişi olduğu düşünülmektedir. Pascal üçgeni diye bildiğimiz şey aslında bir Hayyam üçgenidir.

    Öğrenimi tamamlayan Ömer Hayyam kendisine bugünlere kadar uzanacak bir ün kazandıran 'Cebir Risaliyesi'ni ve 'Rubaiyat'ı Semerkant'ta kaleme aldı. Dönemin üç ünlü ismi Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam bu şehirde bir araya geldi.

    Dönemin hakanı Melikşah, adı devlet düzeni anlamına gelen ve bu ada yakışır işler yapan veziri Nizamülmülk'e çok güvenirdi. Ömer Hayyam ile ilk kez Semerkant'ta tanışan Nizamülmülk onu İsfahan'a davet etti.

    Buluştuklarında Hayyam'a devlet rüyasından bahsetti ve hayalinin gerçekleşmesi için yardım istedi. Fakat Hayyam devlet işlerine karışmak istemedi ve teklifini geri çevirdi. 4 aralık 1131'de doğduğu yer olan Nişabur'da hayata veda etti.

    Zamanında bir bilgin olarak ün kazanan Ömer Hayyam'ın edebiyat tarihindeki yerini sağlayan, sonraki yüzyılarda da İslam dünyasının en büyük şairlerinden biri olarak anılmasına yol açan 'Rubaiyat'ıdır ('Dörtlükler').

    Ömer Hayyam, İran ve Doğu edebiyatında rubai türünün kurucusu sayılır. Sonraları aralarına başkalarının eserleri de karışan bu rubailer 200 kadardır. Dörtlüklerinde kolay anlaşılan, yumuşak, akıcı, açık bir dil kullanır. Gerçekçidir.

    Yaşayıp gördüklerini, çevresinden, zamanın gidişinden aldığı izlenimleri yapmacığa kapılmaksızın, olduğu gibi dile getirir. Şiirinde zamanın haksızlıkları, softalıkları, akıl almaz saçmalıkları ince, alaylı, iğneleyici bir dille yerilir.

    Ona göre, gerçek olan yaşanandır, dünyanın ötesinde ikinci bir dünya yoktur. İnsan, yaşadıkça gerçektir, gerçek ise yaşanandır. En şaşmaz ölçü akıl ve sağduyudur. İnsan bir akıl varlığıdır. Gerçeğe ancak akıl yolu ile ulaşılabilir.

    Dörtlüklerinin konusu aşk, şarap, dünya, insan hayatı, yaşama sevinci, içinde bulunduğumuz geçici dünyanın tadını çıkarma gibi insanla sıkı bir bağlantı içinde bulunan gerçek eylem ve davranışlardır.

    Şiirlerinde işlediği konulara, çokluk felsefe açısından bakar. Aşk, sevinç, hayatın tadını çıkarma, Hayyam'a göre vaz geçilmez insan duygularıdır, insan hayatının ana dokusu bunlarla örülüdür.

    Bazı dörtlüklerinde filozofça derin bir sezgi, açık bir sevgi, gösterişten, aşırılıktan uzak bir yaşama anlayışı görülür. Hayyam kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkilemiş, rubai alanında tek örnek olarak benimsenmiştir.

    Hayyam'ın dörtlüklerinden birkaç örnek

    Şu olan biten varya boş ver ona
    Taş yağsın isterse çok sürmez
    Dakka şaşma dakka yaşamaya bak
    Ne geçmişi düşün ne gelecekten kork

    Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
    Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
    Sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok.
    Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.

    Uyumuşum; rüyamda akıllı bir insan
    Dedi: Sevinç gülü açmaz uykuda, uyan;
    Ne işin var bu ölüme benzer ülkede?
    Kalk, şarap iç, sonsuz uykulara dalmadan.

    Gerçeği bilemeyiz madem, ne yapsak boş;
    Ömür boyu kuşku içinde kalmak mı hoş?
    Aklın varsa kadehi bırakma elden
    Bu karanlıkta ha ayık olmuşsun, ha sarhoş.

    Şarap güllere çevirsin sabahımızı;
    Çalalım yere şan şeref külahımızı;
    Nemize gerek bizim uzun dilekler,
    Uzun saçlar, çalgılar sarsın havamızı.

    Benim yasam artık şarap, çalgı, eğlenti;
    Dinim dinsizlik, bıraktım her ibadeti;
    Nişanlım dünyaya: Ne çeyiz istersin, dedim:
    Çeyizim,senin gamsız yüreğindir, dedi.

    Kim demiş haram nedir bilmez Hayyam?
    Ben haramı helalı karıştırmam:
    Seninle içilen şarap helaldir,
    Sensiz içtiğimiz su bile haram.

    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2007-03-17 #2
    478 - Ömer Hayyam'ın Sözleri
  Okunma: 18892 - Yorum: 1 - Amp