Süper Güzellik Sırları - Delinetciler Portal

Süper Güzellik Sırları

  1. sponsorlu bağlantılar
    Saç, gün boyu, kireç, sigara dumanı, yağmur ve hava kirliliği yüzünden tozlanıp kirlenir. Bir de bunlara uzun süreli güneşlenme, sıcak kurutma, perma ve boya gibi etkenler eklenince saçın yapısında değişiklikler oluşmaya başlar. Su ve sebum yetersizleşir. Korunmasız kalan saç parlaklığını kaybeder ve donuklaşır.

    Saçınıza eski parlaklığını kazandırmak, ışığı daha iyi yansıtmasını sağlamak için özel bir program uygulamanız gerekir.


    Ne yapmalı?

    Öncelikle, saçınızı gün boyu birikmiş kirden arındırmak için köklerden uçlara doğru iyice fırçalayın.

    Daha sonra, saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın. Böylece saçınızdaki kireç ve kirlilik yok olacak, saç telleriniz kayganlaşacak, saçınız parlamaya başlayacaktır.

    Şampuandan sonra saç telleriniz parmaklarınızın arasında gıcırdayana dek ılık su ile durulayın. Durulamanın sonunda, saçınıza soğuk su tutun. Soğuk su, saç tellerinize canlılık ve dirilik verecektir.

    Saçınızı derinlemesine tazelemek ve parlaklığına kavuşturmak için haftada bir kez parlaklık verici özel bir maske uygulayın.

    Daha parlak bir görünüm istiyorsanız, saçınızı kurutup şekillendirdikten sonra parlatıcı bir spray sıkın.

    Sebumun yetersiz salgılanması gibi iç etkenler veya perma, boya, sıcak kurutma, uzun süreli güneşlenme gibi dış etkenler saçlarda kuruluğa yol açar. Bu duruma gidermenin yolu besleyici bir program uygulamaktır.

    Ne yapmalı?

    Eğer saçınız çok yıpranmışsa ( güneş sonrası gibi ) şampuandan önce besleyici bir ürün uygulayın. Saçınızı sıcak bir havluyla sararak, uyguladığınız üründe önerilen süre kadar bekleyin. Sıcak havlu ürünün saçınıza daha iyi nüfuz etmesini sağlar. Şampuan öncesi uyguladığınız bu bakımın avantajı, saçı daha sonraki bakımlara hazır hale getirmektir.

    Daha sonra, saç tipinize uygun ve besleyici özelliğe sahip bir şampuan ile saçınızı yıkayın.

    Kuru saçlar onlarla ilgilenmenize bayılır; şampuan sonrası saç kremi uygulamakta tereddüt etmeyin. Kreminizi durulama gerektirmeyen ürünler arasından da seçebilirsiniz. Bu tip ürünlerin avantajı diğer yıkamaya dek saçı dış etkenlere karşı korumasıdır.

    Haftada bir kez, kuru saçlar için hazırlanmış besleyici bir maske uygulayın.

    Saçınızı çok sıcak kurutmayın. Eğer güneşleniyorsanız, şapka veya bandana kullanın ya da güneşten koruyucu bir ürün uygulayın.

    Saçınızı hiç bir zaman sert bir şekilde fırçalamayın. Kuru saçlar kırılmaya çok meyillidir. Fırçalamadan önce saçınızın kolay taranmasını sağlayacak ürünler kullanmaktan çekinmeyin. Saç fırçanızı ise yumuşak ve doğal kıllı olanlardan seçin. Saçın doğal korunmasını köklerdeki sebum salgısı sağlar. Saçınızı kökten uca doğru fırçalayın böylece sebumun saç boyunca yayılmasını sağlamış olursunuz.

    Kuru saçlarda saç uçlarında çatallaşmalar yani kırıklar çok sık görülür. Saç uçları köklere göre daha hassas ve kırılgandır. Onları düzenli olarak kestirin

    Günde 100 kadar saç teliniz dökülüyorsa huzursuz olmayın. Bu dökülme yeni çıkan saçlarla dengelendiği için gayet normal. Saçlarınızın sağlığını korumaya devam etmeniz yeterli.

    Normal sınırların dışında bir saç dökülmesi yaşıyorsanız, mutlaka önlem almanız gerekiyor. Eğer bir saç hastalığınız yoksa, normalden fazla saç dökülmesinin genellikle 3 nedeni vardır:
    - İlkbahar ve sonbahardaki iklim değişimleri.
    - Hamileliğe bağlı hormonal değişiklikler ( özellikle doğumdan sonraki 3 aylık dönem)
    - Bilinçsiz olarak uygulanan zayıflama rejimleri.

    Ne yapmalı?

    Saç dökülmesini engellemek için en az 3 ay bakım uygulamanız gerekir. Ayrıca bu bakımı beslenme ile de takviye etmelisiniz. Unutmayın, saç kökünün beslenmesi yediklerimizle doğrudan ilişkilidir. Özellikle H, B5, B6, çinko gibi saçı besleyen vitamin, mineral ve besinlerden mahrum kalmayın.

    Saçınızı saç yapınıza uygun ve sık yıkama için hazırlanmış bir şampuanla her gün yıkayın.

    Bebek şampuanı kullanmayın. Büyüklerin saçları için yetersizdir.

    Haftada bir kez mutlaka besleyici ve nemlendirici maske uygulayın. Bu, saçınızı hem dışarıdan gelecek zararlı etkenlere karşı korur hem de kuvvetlendirir.

    Güneşlenme, havuz ve deniz sırasında koruyucu ürün kullanın.

    Saçınız elleyince bir köpüğü andırıyorsa, şekil vermekte zorlanıyorsanız, canlılığını, diriliğini ve gücünü kısaca esnekliğini yitirmiş demektir.
    Esneklik kaybı her tip saçta görülebilir. Nedeni ise, genellikle, stres, sigara, uykusuzluk gibi sağlıksız bir yaşam ve dengesiz beslenmedir. Sizin canlılığınızı yok eden bu kötü koşullar saçınızı da etkiler. Çözüm, vitaminler ve enerjidir. Ciddi bir şekilde bakım programı uygulamanız gerekir.

    Ne yapmalı?

    Saçınızı, saç tipinize uygun olarak seçtiğiniz şampuan ile dönüşümlü olarak, enerji verici özel bir şampuan ile de yıkayın.

    Şampuan sonrası, vitaminler açısından zengin, canlandırıcı özelliğe sahip bir yıkama maskesi uygulayın. Uygulama sırasında saç diplerinize masaj yapın. Masaj sırasında sert olmayın, küçük basınçlar uygulayarak kan dolaşımınızın hareketlenmesini sağlayın.

    Saçınızı mümkün olduğunca kendi kendilerine kurumaya bırakın. Eğer sıcak kurutma yapmak durumundaysanız, saç kurutma makinesini saçınızdan 30cm. uzakta tutun.

    Şekil vermek için canlılık ve enerji veren ürünler kullanın. Seçtiğiniz ürünlerin sprey, köpük ve su gibi hafif yapıda olmalarına özen gösterin.

    Saçınızdaki esneklik kaybının genellikle iç nedenlerden kaynaklandığını unutmayın. Dengeli beslenin ve vitamin alın. Özellikle B vitamini saçlara canlılık verir.
    * B vitamininin en çok bulunduğu besinler: Tahıllar, baklagiller, fındık, çay, süzme bal, bira mayası, ıspanak, bezelye, fasulye, karnıbahar, lahana, süt, yumurta, kırmızı et, karaciğer, böbrek ve balık.

    Saçınızı fazla hacimsiz mi buluyorsunuz? Bunun iki nedeni olabilir: ya saç tellerinizin incedir ya da normal kalınlıktadır ama çok düz oldukları için kabarmazlar. Saç telleriniz inceyse onlara hacim kazandırmak için ince saçlar için özel olarak üretilmiş ürünler tercih etmelisiniz. Saçınız çok düzse onu ağırlaştıracak ürünlerden uzak durun ve saçınızı hacimli gösterecek modeller uygulayın. Örneğin, uzun saç daha ağırdır ve ağırlığından dolayı kısa saça göre daha hacimsiz görünür.

    Ne yapmalı?

    Saçınızı hacim kazandırıcı bir şampuan ile yıkayın. Kremli şampuanlardan kaçının.

    Şampuandan sonra, hacim verici bir yıkama maskesi uygulayın.

    Saçınızı havluyla hafif friksiyonlar yaparak kurulayın. Böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır. Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.

    Eğer saç telleriniz inceyse ince telli saçlar için hazırlanmış bir serum uygulayın.

    Saçınıza şekil verirken hacim artırıcı spray veya köpüklerden yararlanın.


    sponsorlu bağlantılar

      Konuyu Beğendin mi?

  2. 2006-11-20
    bebek gibi bir yüz icin...

    İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz

    Yüz için nemlendirici maske

    Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
    Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.

    Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.

    Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.

    Siyah noktaların sonu geliyor

    Malzemeler: Limon suyu + yoğurt
    Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
    Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
    Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

    Sivilceler için karnıbahar

    Malzemeler: Karnıbahar + Zeytinyağı
    Hazırlanışı: Sekiz adet karnıbahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
    Ne işe yarıyor: Karnıbahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
    Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.

    Kırışıklara karşı maske

    Malzemeler: Kaymak + Elma
    Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
    Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
    Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

    Yağlı ciltler için

    Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
    Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
    Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
    Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz

  3. SALATALIK MASKESİ : İki tutam çuha çiçeği kurutularak,dövülüp toz haline getirilir.Kabukları soyulmuş yarım salatalık,bir fincan pirinç unu,çuha çiçeği tozu ile birlikte on dakika ateşte pişirilir.Elde edilen karışım bulamaç haline getirilir.Hazırlanan bulamaça yarım fincan elma suyu,bir çorba kaşığı saf zeytinyağı ilave edilerek krem haline getirilir.

    ETKİSİ : Yüz ve boyuna uygulanan bu maske cildin canlı ve sağlıklı gözükmesini sağlar.Yüzde yarım saat beklettikten sonra ılık su ile yıkanır ve gül suyu sürülür.

    2.BAL MASKESİ : Civan perçemi çiçeği,saf suda on dakika kaynatıldıktan sonra sıkılarak süzülür.Bir fincan su soğutulur.Elde edilen posa ezildikten sonra,yarım fincan limon suyu,bir çorba kaşığı zeytinyağı,bir tatlı kaşığı bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile karıştırılır.Hazırlanan karışıma soğuk civan perçemi suyu ilave edilir.Maske kıvamına gelinceye kadar yulaf unu
    eklenir.

    ETKİSİ : Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini önler.Bu maske bir hafta uygulanmalıdır.Yüzde bir saat kalması gereklidir.

    3.YUMURTA MASKESİ : İki avuç buğday,iki bardak suda ezilir.İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur.Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.

    ETKİSİ : Kızıl lekelerin ve sivilcilerin giderilmesini sağlar.Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır.Bu maske şampuan olarak kullanılabilir,saçların parlamasını sağlar.

    4.BEZELYE MASKESİ : İki su bardağı taze bezelye,ezildikten sonra üzüm pekmezi ile karıştırılır.Yumurta akı ve yarım fincan ayçiçek yağı ilave edilir.Bir miktar un konularak maske kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.

    ETKİSİ : Ten dokusu üzerinde parlaklık sağlar,gece yatmadan uygulanmalıdır.Sabah cilt temizlenir.

    5.ÇİLEK MASKESİ : Bir avuç taze çilek ezilip,yulaf unu ile karıştırılır.Bir adet yumurta sarısı ile iki çrba kaşığı yoğurt çırpılır,krem kıvamına getirilir.

    ETKİSİ : Kuru ciltler için besleyici olan bu maske 20 dakika ciltte kaldıktan sonra ılık su ile yıkanır.Çilek maskesi özellikle gözaltlarındaki kırışıklıkların azalmasında önemli rol oynar.

    6.PATLICAN MASKESİ
    : Dilimlenmiş yarım patlıcan iki bardak suda kaynatılır.Hazırlanan karışıma bir diş sarımsak eklenerek lapa haline getirilir.Buna kaymak katılarak krem haline getirilir.Bu karışım iki ay boyunca hergün tekrarlanmalıdır.

    ETKİSİ : Tendeki mikropları arındırmada ve yüze canlı bir görünüm kazandırmada etkindir.

    7.KAYISI MASKESİ : Üç tutam defne yaprağı,bir tutam tarçın kayısı suyunda pişirilir.Bir adet yumurta ve yarım fincan süt karıştırılarak krem haline getirilir.

    ETKİSİ : Yüzdeki sivilcelerigidermek ve tene tazelik kazandırır.Saça uygulandığında dökülmeyi durdurur ve saçın geç ağarmasını sağlar.

    • YULAF MASKESİ İLE SİYAH NOKTALARDAN KURTULUN

    Yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır. Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı sonuca ulaşabilirisiniz.

    Evde yapabileceğiniz yüz maskeler

    • Yumurta, bal, yoğurt evimizde hemen her zaman bulunan yiyecekler. Ama bu kez bunları yemek pişirirken değil, güzellik maskeleri uygularken kullanacağız. Hazır mısınız? O zaman tariflerimize başlıyoruz! Besleyici maske İçinde bulunan badem yağı ve yumurta sarısı sayesinde cildi sanki yeni doğmuş bir bebeğinki gibi yumuşacık yapan bu besleyici maskeyi ayda bir kez uygulayabilirsiniz.

    Malzemeler

    3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem

    1 tatlı kaşığı tatlı badem yağı

    1 tatlı kaşığı krema

    1 adet yumurta sarısı

    Hazırlanışı : Yoğun bir kıvama gelinceye kadar tüm Malzemeleri bir kasede karıştırın.

    Uygulaması Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzünüze sürün. 15 20 dakika dinlenmeye bırakın. Ilık suyla durulayın.

    Sonuç Kırışıkları gerilmiş, daha pürüzsüz bir cilt.

    • Onarıcı maske Özellikle yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarının ardından uygulamak için ideal. Balın ve gliserinin yumuşatıcı etkileri sayesinde cildin nem oranını artıran bir maske.

    Malzemeler

    1 adet limon

    3 çorba kaşığı bal

    Gliserin

    Hazırlanışı : Limon suyuyla balı hızlı hareketlerle iyice karıştırın. 15 gram gliserini ilave edin. Özlü bir karışım elde edinceye kadar karıştırın.

    Uygulaması Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla
    temizleyin.

    Sonuç Cildi derinlemesine nemlendiriyor.

    • Dinlendirici maske Bu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki Malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.

    Malzemeler

    1 adet yumurta sarısı

    1 kase yoğurt

    1 tatlı kaşığı zeytinyağı

    5 damla havuç yağı

    Hazırlanışı : 1 adet yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın. Zeytinyağını ve havuç yağını ekleyin.

    Uygulaması Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip, ılık suyla temizleyin.

    Sonuç Cildi, özellikle güneşin zararlı etkilerine karşı koruyan ama bronzlaşmayı da artıran bu maskenin nemlendirici ve besleyici etkisi kendini hemen gösteriyor.

    • Evde yapabileceğiniz vücut maskeleri

    Yukarıda evde yapabileceğiniz yüz maskeleri'nin tariflerini vermiştik. Şimdi sıra vücut için yapılabilecek maskelerde... Eğer ipek gibi bir ten istiyorsanız, bu iki maskeyi mutlaka uygulayın!

    Peeling Kremi Bu peeling kremini ayda bir kez uygulayın. Ölü hücreleri temizler ve vücudun yumuşak, pürüzsüz olmasını sağlar.

    Malzemeler

    1 çorba kaşığı deniz tuzu

    3 çorba kaşığı zeytinyağı

    Hazırlanışı : Küçük parçalara ayrılmış deniz tuzunu, zeytinyağı ile iyice karıştırın.

    Uygulaması Ilık bir duş alın. Hazırladığınız karışımı, dairesel hareketlerle masaj yaparak vücudunuza sürün. Bu karışımı özellikle topuklar, dirsek, diz gibi bölgelere yoğunlaşarak uygulayın. Ilık suyla durulayın.

    Sonuç Gözenekleri tıkayan ölü deri temizleniyor ve cilt yapılacak bakıma hazır hale geliyor.

    • Bal Maskesiyle epilasyon Cildin hassas olduğu noktalara uygulanabilecek balla yapılan epilasyon.

    Malzemeler

    1 kase bal

    Limon suyu

    Bez parçaları (eski çarşafları kesebilirsiniz)

    Hazırlanışı : Kısık ateşte balı ısıtın. Yoğun bir kıvama geldiğinde birkaç damla limon suyu ekleyin. Soğumaya bırakın.

    Uygulaması Hazırladığınız karışımı tüylerin bulunduğu bölgeye yayıp, birkaç saniye bekletin. Ağdanın üzerine bir bez parçası yapıştırıp, üzerini düzeltin. Tüylerin tersi yönünde tek hamlede çekin. Ağda bittikten sonra soğuk suyla temizleyin.

    Sonuç Pürüzsüz, ipek gibi bir ten!

    YÜZ GÜZELLİĞİNİZİ DEVAM ETTİRME USULLERİ

    Bitkisel maskeler

    1) Kuru Ciltler İçin Maskeler :

    • Yulaf İçi Maskesi :2 çorba kaşığı yulaf içi, suda veya sütde 15 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra mahlülle bir kaşık bal ilave edilir. Hafif sıcak vaziyette yüze sürülüp, 15 dakika bekletilir. Yüz ılık su ile yıkanır.

    • Kabak Maskesi : Pişirilmiş kabaktan 2 çorba kaşığı iyice karıştırıldıktan sonra, içerisine 1 çorba kaşığı zeytin yağı veya badem yağı karıştırılır. Elde edilen karışım yüze sürülür, 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.

    • Havuç Maskesi : 2 havuç rendelenir, yumurta akı ile çırpılır, 1 tatlı kaşığı zeytin yağı veya süt ve az miktarda nişasta karıştırılır. Sonra yüz boyun ile birlikte yağlanır. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır.

    • Marul Maskesi : Marul yaprakları ince ince kıyılır, üzerine zeytin yağı ve birkaç damla limon suyu sıkılır (lapa haline gelmesi için). Yüze sürülür. 20 dakika sonra yavaş yavaş evvela sıcak su ile, sonra soğuk su ile yıkanır. Marul yerine, rendelenmiş turp veya patates püresi de kullanılabilir.

    • Muz Maskesi : Bir adet muz iyice dövüldükten sonra, içerisine 1 tatlı kaşığı süt veya kaymak katılarak karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.

    • Elma Maskesi : Bir elma iyice rendelendikten sonra, içerisine bir çorba kaşığı zeytin yağı, süt veya kaymak karıştırılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.

    • Şeftali Maskesi : OIgun bir şeftali iyice ezildikten sonra, haşlama papatya suyu ile lapa haline gelinceye kadar karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika bekletildikten sonra yüz, sıcak su ile yıkanır.

    • (salatalık) Maskesi : Rendelenmiş hıyara birkaç damla limon suyu damlatılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika sonra bir mendil veya bir bezle iyice temizlenir, yüz yıkanmalıdır.

    2) Yağlı Ciltler İçin Maskeler :

    • Badem Maskesi : Papatya, Ihlamur çiçeği, lavanta, mürver ağacı çiçeği ve çam filiz uçlarından eşit miktarda alınıp karıştırılır. Bu karışımdan 2 çorba kaşığı alınıp 150 g. kaynar su içinde haşlanır. Bu haşlamaya (50 grama 1 çorba kaşığı badem içi gelecek şekilde) badem içi ilâve edilip, haşlamaya devam edilir. Sonra haşlanmış terkibe (1 tatlı kaşığı un ve yarım tatlı kaşığı bal ilave edilir. Sıcak vaziyette yüze sürülür. (Sıcaklık dayanılacak gibi olmalıdır.) 30 dakika bekledikten sonra, evvela sıcak sonra soğuk su ile yıkanmalıdır.

    • Elma Maskesi : 12 elma rendeledikten sonra, iyice çırpılmış yumurta akı ile karıştırılır. Elde edilen karışım yüze ve boyna sürülüp 20 dakika bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.

    KOZMETİKDE KULLANILAN DİĞER BİTKİLER

    • Hatmi Tentürü : 2 çorba kaşığı hatmi yaprağı veya ince kıyılmış kökü 300 g. soğuk suda 1 saat bekletilip, süzülür. Elde edilen tentür mantarlarla ve kuru cilde karşı kompres şeklinde kullanılır.

    • Karahindiba Haşlaması : Bitkiden 2 çorba kaşığı 300 g. suda 10 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra süzülür. Elde edilen mayi ile sabah akşam yüz yıkanır. Yüzdeki küçük siyah lekeleri ve çilleri giderir.

    • Nane haşlaması : 100 g. nane yarım kova kaynar suda yarım saat bırakıldıktan sonra yorgunluktan dolayı şişmiş ayaklara banyo şeklinde uygulanır.

    • Gül Yaprakları İle Tütsülenmek (İnhalasyon) : Hafif ateş üzerinde, su kaynatılan bir kab üzerine kevgir veya elek kapatılır. Eleğin kaidesine gül yaprakları serilir. Yüz gül yapraklarına 1520 cm. kadar yaklaştırılır, baş bir havlu ile örtülür. Güldeki eterik yağ cildi sağlamlaştırır ve yüze canlılık ve tazelik verir.

    • Yüzde Beliren Mantarlar : Tuzlu su ve kızıl ağaç veya huş ağacı yapraklarının haşlaması ile giderilir. Sati mantarlarda ise : Atkuyruğu veya büyük kuzukulağı haşlamasıyla kompres yapılır.

    • Dudaklarda Meydana Gelen Uçuklarda : Meşe kabuğu veya menekşe haşlanarak kompres yapılır.

    • Yüzde Çıkan Siyah Lekecikler : 2 çorba kaşığı mısır unu veya yulaf unu 1 yumurta akı ile köpükleninceye kadar çırpılır. Yüzdeki siyah lekelere sürülür. Kuruduktan sonra kuru, pamuklu bir bezle silinir. Sonra soğuk su ile yıkanır.Yüze zeytin yağı ile hafif masaj yapılması tavsiye olunur. Yüz masajdan evvel, sabun kullanmadan sıcak su ile yıkanır ve soğuk su ile durulanır. Sonra da zeytin yağı ile yüze hafif masaj yapılır ve 20 dakika bekletildikten sonra tekrar sabun kullanılmadan sıcak su ile yıkanır, soğuk su ile de durulanır. Zeytinyağı dirsek ve tırnaklar içinde yararlıdır. Zeytin yağına taze fesleğen (100 g. fesleğen 1/2 It. zeytin yağı) karıştırılır. Bir hafta bekletilerek yapılırsa çok yararlıdır.

    • Yüzde beliren lekeler (siyah ve sarı lekeler). Taze salatalık püresi yüze devamlı sürülerek giderilir. Cilt yumuşak ve pürüzsüz olur.

  4. Size uygun esansı nasıl seçersiniz?

    Eskiden sarışınlar için ferah, yeşil ya da meyveli bir koku önerilirdi. Ya da koyu renk saçlılar için oryantal bir koku. Ancak bu tür öneriler tarihe karıştı. Artık, kendi kişiliğinize uygun parfümleri seçmeniz gerekiyor. Bunun için öz bilincinizi güçlendirin, erotik istek, dikkat çekme, farklılaşma, anı yaratmanın hangisini istiyorsunuz karar verin. Hangi ana maddeden yapılan parfümün, koklayanda hangi etkiyi bıraktığını aşağıda bulacaksınız...

    Çiçekler: Ferah, gösterişsiz, gıdıklayıcı, zarif, tatlı, feminin.
    Chypre: Klasik, gizemli, mütevazi, dolu, kalıcı, şık.
    Ağaçlar: Uyarıcı, sportif, sert, dinamik, çekici.
    Amber: Egzotik, örtcü, sıcak, derin, fethedici.
    Deri: Baharatlı, sıcak, kuru, karakteri güçlü, yoğun.
    Yasemin: Esprili, zeki kadın için.
    Madonya: Şaşırtıcı kadın için.
    Misk: Güçlü kadın.

    Gül: Çiçeği burnunda genç kız için.
    Limon:
    Melonkolik kişiler için.
    Mavimsi mor: Genç dullar için.

    Parfüm neden oluşuyor?
    Kökünden çiçeklerine kadar tüm bölümleriyle bitkiler, koku malzemelerinin ana kaynağı. Ancak, dünya piyasasındaki yüksek fiyatlar yüzünden (bir kilo gülyağı bugün 10 bin dolardan fazla) günümüzde parfümler salt doğal maddelerden oluşmuyor. Zamane pargümlerini doğa ve kimyanın melezi olarak tanımlayan uzmanlar parfümü oluşturan bitki ve özleri şöyle özetliyor:
    Yaprak ve saplar: Kekik, okaliptüs, ıtır çiçeği, tefarik, lavanta, biberiye, nane, defne.
    Çiçekler: Gül, yasemin, karanfil, nergis, teber.
    Meyve, tohumlar: Biber, kuru karanfil, vanilya, anason, hindistan cevizi.
    Ağaçlar: Sandal, çam, sedir.
    Kabuklar: Armut, tarçın.
    Yosun: Meşe.
    Bitki ve otlar: Tarhan, adaçayı, kekik.
    İğne yapraklar ve dallar: Ladin, çam, selvi.
    Kökler: Vetiver, zencefil, süsen.
    Meyve kabukları: Bergamut. limon, portakal, limet.


    Koku alırken önce bir kumaşa sıkın
    Parfüm dükkanlarında en yeni kokuyu çıkarttırmayın. Henüz parfümlerle hiç ilgilenmemişseniz, bildiğiniz kokulardan hareket edin.
    Parfümü bir kumaş parçası üzerinde deneyin. Kolunuzda ise üç kokudan fazlasını denemeyin.
    'Parfüm sürmeyen kadının geleceği yoktur' sözlerine kulak asmayın.
    Alırken erkekleri düşünmeyin. Moda olanı değil, beğendiğiniz ve size uygun kokuyu seçin.
    Parfüm kullanırken belli stratejik noktalar var: Kulak arkası, boyun çukuru, bilekler. Ancak bu noktalarla yetinmek zorunda değilsiniz. Nemli ve sıcak noktaları hedef alın; göğüs arası, kol altları, şakaklar, bilekler, diz arkası, dirsek içi gibi.


    Ünlüler ve parfümleri

    Greta Garbo: Rochas'ın Femme
    Liz Taylor: Patou'nun Joy
    Brigitte Bardot: Balmain'den Vent Vert
    Jeanne Moreau: Diorama No.5
    Ava Gardner: Chanel No.5
    Marlene Dietrich: L'heure bleue
    Mae West: Petou'nun Joy'u
    Cameron Diaz: Guerlamain'in Samsara'sı
    Katherine Witt: Gucci'nin Envy
    Sezen Aksu: Dolce Gabbana
    Nükhet Duru: Eccoda ve Gucci Rush
    Ajda Pekkan: Nova İsedas
    Sibel Can: Armoni



    Shiseido
    Vocalise Beyaz orkide, siyah frenk üzümü, kırmızı gül, taze vanilya, yuzu, karabiber, müge, şeftali kokularını birarada sunan Vocalise oldukça mistik bir parfüm.
    Energizing Fragrance İlk kez bir parfümde kullanılan yıldız anason elementinin yanı sıra sag çiçek buketi, yeşil taç yaprağı, karanfil, karabiber karışımlarından oluşan doğal bir koku.
    Zen Ruhsal, Ağaçsı çiçek kokusu, kantaron, sümbül, bergamot, sarı şebboy, menekşe, iris, leylak, yasemin, uzay gülü, kyara ağacı, armut ağacı, amber kokularını birarada sunar
    Relaxing Fragrance Saf çiçeksi yeşil koku, artemizya, genç bambu, salatalık, çay gülü, şakayık, gardenya kokularının birleşimiyle oldukça rahatlatıcı bir etkiye sahiptir

    Aimez - Moi
    Sev beni anlamına gelen parfüm bergamut, anason, frenk kimyonu, kakule, menekşe yaprağını üzerinizde hissetmenizi sağlıyor. İnsana cesaret veriyor

    Versace's Essence
    Exciting Dominik greyfurtu, yeşil yapraklar, şeftali, vadi zambağı, frezya, yasemin, musk ve sedirağacı kokularının birleşimi olan bir parfüm
    Etheral, mor salkım, yasemin, şeftali çiçeği, menekşe, vadi zambağı, İris, egzotik ağaçlar ve misk kokularını içeriyor.
    Emotional, bergamut, vadi zamabağı, mango, karpuz, gül taç yaprakları, ylang ylang, sedir ağacı, vanilya ve misk kokularından oluşuyor.

    Givenchy Organza
    Bitkiözü, hanımeli, gardenya, sümbülteber, mace, nutbeg, kehribar, sedir, guaiacum ve sandal ağacı birleşiminden oluşan Organza doğal bir kokuyu içeriyor.

    Yves Saint Laurent
    Opium Vanilya, amber, siyam aselbenti, reçine, tefarikotu, mandalina, bergamot, gül ve yasemin kokularından oluşuyor
    Baby Doll Greyfurt, frenk üzümü, yaban gülü, zencefil, kakule, tarçın, nar, sedi ağacı, şeftali kokularını içeriyor

    Escada Collection 2000
    Klasik oryantal koku ailesinden olan Sicilyalı mandalina, yumru çiçeği, erik yasemin, sandal ağacı, ambroxan, tonka baklası, misk ve vanilya kokuları içeriyor.

    Hugo boss
    Mango, mandalina, prezya, orris, beyaz sedir ve sandal ağacı kokularından oluşuyor.

    Dolce & Gabbana
    Mandalina, su nilüferi, beyaz siklamen, yeşil armut, mimoza, nilüfer, misk, vanilya tohumu, sandal ağacı ve kaşmir ağacı kokularından oluyan

    Bluemarine II (Yeni)
    Bluemarine sarmaşık yaprakları, nilüfer çiçeği, gül ağacı, ylang ylang, orkide çiçeği kokularını içeriyor.

    Donna Nautilus
    Bergamut, mandalina, erik, şeftali meyvaları, yasemin, gül menekşe, vadi zambağı, ylang ylang çiçekleriyle taze ve ferahlatıcı. Hint orkidesi, sedir ağacı, güneş çiçeği, amber ve miskin kokuları da bulunuyor.

    Amarige

    Portakal çiçeği, gül ağacı, menekşe yaprağı, gardenya, mimoza, ylang ylang, dağ selvisi, musk, ak amber, vanilya kokularını içeriyor



    Christian Lacroix'in yeni kokusu "Bazar" hem kadın hem de erkekler için ayrı ayrı tasarlanmış. Bazar'ın kadın parfümü kayısı özleriyle birleşmiş bir çiçek buketi. Erkek parfümü ise greyfurt ve lavantanın verdiği tazelik ve ferahlığın kalıcı ağaçsı özlerle birleşmesiyle daha da çarpıcı hale getirilmiş.

    Van Cleef & Arpels 'in kokusu "Tsar eau du Tsar" mandalina ve greyfurtun turunçgil katkısında bulunduğu, tatlı kavun ve ananastan oluşan meyvalı bir koku. Üst notalarda kekik, lavanta ve hemameninin aromalı tonları ve sandal ağacı hissediliyor.

    Ulric de Varens'in yeni kokusu Mystery Secret, portakal ve ananas çiçeklerinin tazeliğinin yasemin, zambak, gül ve sandal ağacının etkileyici kokusuyla harmanlayarak; vanilya, çikolata, bal ve karamelin çekici kokularını birarada sunuyor.

    Bvlgari "Absolute Bvl" sadece kış sezonu için tasarlanmış özel, konsantre bir koku. Bu parfüm zencefil, mor salkım ve misk, sandal ağacı, vanilya ve akasyanın sıcak harmonisine sahip.

    Ralph Lauren'in parfümü "Glamourous" dünyanın en özel çiçeklerinin karakterini taşıyor. Parfümde Şebnem çiçeği, Kona Plumeria, Casablanca Lilyumu, Egzotik sandal ağacı, kaşmir ve Misk çiçeği içeriyor.

    Christian Dior "Addict" çiçeksi, oryantal, şaşırtıcı ve zevk veren bir parfüm. Gece Kraliçesi Çiçeği ve vanilyanın ağırlıklı olduğu parfüm; mandalina ağacı, mimoza çiçeği, gül, yasemin, sandal ağacı ve burbon vanilyasının muhteşem karışımıyla size uzun süre kalıcılık sunuyor.

    Oscar de la Renta çiçek ve hafif baharat karışımlı parfümü "Intrusion" ile dişilik, sıcaklık ve ışıltıyı ön plana çıkarıyor. Parfümün üst notasında Sicilya Bergamutu'nun hâkimiyeti var. Orta notalar ise yasemin, gardenya ve zambak içeriyor.

    Moschino "L'eau Cheap and Chic" meyve ve çiçek kokularının ağırlıkta olduğu bir parfüm. Misk özü, yaban üzümü, şeytan tohumu ve portakal parfüme karakteristik özelliğini veriyor.

    Carolina Herrera'nın yeni parfümü "Chic"in üst notalarında Bulgar gülü, kırmızı fresya orta notalarında ise tazelik veren mandalina çiçeği, portakal çiçeği ve kırmızı biber bulunuyor.

  5. 2006-11-21
    Kırların kibirsiz çiçeği papatya aynı zamanda tam bir şifa deposu. Papatya çayının sinirleri yatıştırıp, gerginliği azaltıcı bir etkisi var. Ayrıca her türlü kramplar ile özellikle mide, bağırsak gazlarına iyi geliyor. Uykusuzluk şikayetini gidermek için de yine papatya birebir. Boğaz ya da burun iltihabı gibi şikayetleriniz varsa ya da "hiçbir şeyden çekmedim sinüzitimden çektiğim kadar" diyorsanız papatya buğusunu denemelisiniz. Güzel bir cilde sahip olmak için de papatya bitkisini elinizin altında bulundurmanızda fayda var. Eğer papatyayı kaynatıp, elde ettiğiniz suyla haftada bir yüzünüzü yıkarsanız cildinizin temizlenip, renk kazandığını görürsünüz. Yine papatya, rezene tohumu, kekik, oğulotu gibi bitkileri karıştırıp üzerine sıcak su dökerek, yüzünüzü bitkilerin bu buharına tutarak yüzünüzdeki gözenekleri temizleyebilirsiniz.
  6. 2006-11-23
    Günlük bakım

    Göz çevresi için özel bir krem kullanmak gerçekten şart mı? Hiç şüphesiz evet! Vücudumuzun en hassas bölgesi olan gözlerimizde kullanacağımız ürünlerin de, bu duyarlılığa uygun, özel üretilmiş ürünler olmaları şart.

    Göz çevresi derisi, yüzün diğer kısımlarından 7 kat daha ince. Bu nedenle bakımını, onu tahriş etmeyecek kadar hafif dokunuşlarla yapmak gerekli. En doğu seçim, yağlı olmayan, hafif jel ve solüsyonlar kullanmak. Diğer yandan, göz çevresi, diğer bölgelere oranla, kullanılan ürünlere karşı çok daha duyarlı. Bu duyarlılıkları nedeniyle, formülleri göze özel üretilmiş, tahriş etmeyen ve alerjik olmayan kremleri kullanmalısınız. Ancak bu şekilde, hiçbir yan etkiye maruz kalmadan istediğiniz sonucu elde edebilirsiniz.

    Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da, kullandığınız ürünlerin Ph değerinin göz yaşlarının Ph değerinden daha düşük olması. Göz için üretilen özel ürünlerin, en büyük özellikleri, gözenekleri derinlemesine temizleyip, sıkılaştırarak gerginleştirici etki yapmaları. Bu ürünler aynı zamanda göz çevrelerinizi, zararlı güneş ışınlarına karşı da koruyacaktır.

    Gözleri rahatlatan küçük egzersizler

    İçinde yaşadığımız dünyada, gözlerimiz stres kaynakları, yapay ışıklar, bilgisayar, televizyon gibi birçok etkene maruz kalır. Bunların kötü etkileri ile mücadele etmek için ve gözlerinizi dinlendirmek için yapabileceğiniz küçük egzersizler var. İki elinizin avuç içleri ile gözlerinizi kapatın ama avuçların gözlerinize değmemesine özen gösterin. Gözkapaklarınızı kapalı olarak, karanlıkta bir süre tutun. Isı ve karanlık gözlerin dinlenmesini sağlayacaktır. Özellikle bürolarda, bilgisayar başında çalışanlar, gözleri yoruldukça bu egzersizi sık sık yapılabilir.

    Göz makyajı için ipuçları

    Gözler çok hassas bölgeler oldukları için, makyaj yaparken ilk dikkat etmeniz gereken, kullandığınız malzemelerin kaliteli olması. Daha sonra renklerin uyumuna çok dikkat etmelisiniz. İyi bir makyaj, gözlerinizin güzelliğini birkaç kat daha vurgulayacaktır.

    Kaşlar

    Gözlere anlam kazandıran, onlara kişilik veren kaşlardır. Onlara düzgün bir şekil vererek, hafifçe fırçalayarak ve küçük kalem darbeleri ile kalınlaştırarak, gözlerinizin genç görünmesini sağlayabilirsiniz.

    Kaşlarınıza şekil verirken, asıl dikkat etmeniz gereken, kaşlarınıza doğru açı vermek. Kaşlarınızın doğru yerde başlayıp, doğru yerde bitmesini sağlamak için, ince bir kalem alın. Önce bunu göz pınarlarınızdan yukarı doğru uzatın. Kalemin dış tarafından kalan fazlalıkları alın.

    Gözlerinizin dış tarafını da aynı yöntemle şekillendirin. Kaşların güzel görünmeleri için, her zaman yukarı doğru olmaları gerekir. Asla gözlerinizin üzerine inen bir kaş hattınız olmamalı. Böyle bir açı sizi daha yaşlı gösterecektir.

    Farlar

    Far rengi olarak asla gözleriniz ile aynı rengi seçmeyin. Bu yapabileceğiniz en büyük hata olur. Koyu renk gözlüler, mavileri, canlı yeşilleri, sarı ve altın tonlarını, bej ve tonlarını tercih ederken; yeşil gözlüler ise, rozeleri, fuşyaları, lilaları, mavi ve kahverengileri seçmeli; asla yeşil tonlarını kullanmamalılar.

    Mavi gözlüler ise, yeşil ve mavilerden kaçınmalı, bunun yerine kahverengi, kızıl, gri tonlarına yönelmeliler. İyi bir etki sağlamak için, tek bir renk yerine iki ve hatta üç rengi karıştırmak daha başarılı sonuç verir. Bir açık, bir koyu, bir de orta renkle çok alımlı gözlere sahip olabilirsiniz. Eğer hangi renkleri karıştırabileceğinizi bilmiyorsanız, sakın endişelenmeyin. Bugün, bütün büyük kozmetik firmaları, birbiri ile kullanılabilecek renkleri aynı kutu içerisinde bir araya getirerek satıyorlar.

    Kalem çekme teknikleri

    Kalem, gözün kontürlerini takip ederek sürülür. Çizginin gözün dışına doğru kalınlaştırıması gözlerinizi ve bakışlarınızı daha çok vurgulamaya yarar. Ayrıca kalem yardımı ile, gözünüzün şekli üzerinde oynama şansınız da var.

    Örneğin, yuvarlak gözleri olanlar, kalemi çok ince olarak çekmeli ve uçlarını yatay olarak bir parça uzatmalıdırlar. Kirpiklerin altına kalem sürmek, gözün daha küçük görünmesine yol açar. Eğer gözleriniz birbirlerine çok yakınsa, kalem hattını iyice dışarı doğru çekmelisiniz. Ancak gözleriniz birbirinden çok ayrı ise, çizgilerin çok kısa olması ve gözün dış sınırında hemen bitmesi gerekir.

    Çok küçük gözleri daha büyük göstermek için, kalemi gözkapağının hemen üstünden kalın bir hat olarak çekmelisiniz. Büyük gözlerde ise kalemi ince bir hat şeklinde çekmek çok daha iyi sonuç verecektir. Badem gözlüler ise kesinlikle gözlerinin bu şeklini gizlememeli; aksine, bu güzel şekli vurgulamak için, kalemi yukarı doğru çekmeliler.

    Maskara nasıl sürülmeli?

    Maskara sürdükten sonra kirpiklerinizde top top birikintilerin olmaması için fırçadaki fazlalıkları, tüpün kenarında temizlemelisiniz. Üst kirpiklere sürerken önce, üstten ince bir kat geçip, daha sonra alttan yukarı doğur kıvırmalısınız.

    Fırçayı, tekrardan tübe batırmadan, alt kirpiklerinizin üzerinde de hafifçe gezdirin, çünkü alt kirpik makyajının çok hafif olması gerekir. Kirpiklerin kalın görünmesi için, önce ilk katın kurumasını bekleyin, ikinci katı daha sonra sürün.


  7. 2006-11-23
    Sonbahar saçları

    Yazın saçlarınız yıprandı, kırıldı. Sonbaharda yeni bir kesimle, hem yıpranan saçlarınızı güçlendirmek, hem de taze bir görüntü kazanmak istemez misiniz?


    Yaz bitti ama sıcağın ve tuzlu deniz suyunun yıpratıcı etkilerini saçınız üzerinde hala görebilirsiniz. Şimdi sonbaharda olduğumuza göre, hem zarar gören saç uçlarınızı kesip canlandırmanın, hem de yeni bir görünüme kavuşmanın tam sırası.
    Size dört farklı saç modeli öneriyoruz. Bu modellerin en önemli özelliği, farklı stillerde kullanabileceğiniz işlevsel modeller olmaları. Bu kesimleri, ister işe uygun daha şık ve resmi bir tarzda, ister dağınık ve asi, ister günlük bir stilde kullanabilirsiniz. Bu, tamamen sizin saçınızı nasıl şekillendirdiğinize bağlı.

    Fotoğrafları daha büyük görüntülemek isterseniz, üzerlerine tıklayın.


    Modern ve kısa
    Kuaföre gittiğinizde ne söyleyeceksiniz? Erkek saçı gibi kısa, ama kadınsı bir kesim.
    Nasıl şekillendireceksiniz? Daha düz bir görüntü için, saçlarınıza briyantin sürerek kurutun. Saçınızı daha hacimli kullanmak istiyorsanız, saç diplerine sprey jöle sürerek, saçların sönük durmasını engelleyebilirsiniz. Daha sonra yuvarlak bir fırça yardımıyla saç uçlarınıza dalga verin. Şimdi biraz briyantinle dalgaları belirginleştirin.


    Katlı ve dağınık
    Kuaföre gittiğinizde ne söyleyeceksiniz? Uzun perçemli, katlı bir kesim.
    Nasıl şekillendireceksiniz? Saçınızı hacimli göstermek için köpük kullanın. Şimdi yuvarlak bir fırça, ya da büyük bigudiler kullanarak saçınıza hacim ve hareket kazandırın. Daha dağınık ve asi bir bir tarz için, saçınızı karıştırıp spreyle sabitleyin. Sprey jöle sürerek bitirin.


    Orta uzunlukta ve katlı
    Kuaföre gittiğinizde ne söyleyeceksiniz? Çok kısa olmayan katlı bir kesim
    Nasıl şekillendireceksiniz? Daha düz görünümlü saçlar için, saçınızı düz bir fırça ve düzleştirici etkisi olan bir ürünle kurutun. Tercihiniz hacimli ve hareketli saçlardan yanaysa, o zaman da saçlarınızı 2,5 santimlik parçalara ayırdıktan sonra, bu parçalara sprey jöle sürün. Şimdi büyük boy bigudilerle, ya da maşa yardımıyla sardıktan sonra kurumaya bırakın. Kuruduktan sonra saçlarınızı öne atıp karıştırın.


    Kıvırcık ve katlı
    Kuaföre gittiğinizde ne söyleyeceksiniz? Bu stil için zaten uzun ve kıvırcık saçlara ihtiyacınız var. Bu durumda sadece katlı kesilmesini istemeniz yeterli olacaktır.

    Nasıl şekillendireceksiniz? Lülelerinize doğal bir görünüm vermek için, biraz jöle ve şekillendirici kremi tüm saçınıza sürüp dağıtın. Saçınız tamamen kuruyana kadar ona dokunmayın. Daha belirgin bukleler için tüm saça köpük sürdükten sonra kurutun. Orta büyüklükte bigudilerle bukleleri belirginleştirin, sonra da parmaklarınız yardımıyla bukleleri açıp karıştırın.

  8. 2006-11-23
    Sürdüğünüz krem değil ne yediğiniz önemli!

    Yediğiniz besinler, cildinize sürdüğünüz kremlerden daha etkilidir. Sütteki biotin ile parlak bir cilde sahip olabilir, C vitamini ile kırışıklıklara savaş açabilirsiniz...

    TAYLAN KÜMELi / bir kibrit kutusu lezzet


    Sağlıklı bir cilt, sağlıklı bedenin yansımasıdır. Vücut vitamin, mineral ve önemli elementleri cilt altında depolar, iç organlar ihtiyaçlarını buradan karşılar. Hava kirliliği, mevsimsel ve hormonal değişiklikler, aşırı stres, yaşam tarzı (bilgisayarlı ortamlar, televizyon, elektrikli aletler) gibi faktörler nedeniyle vücut belli bir stres ortamına girer.
    Vücut bu stresi minimum zararla telafi etmek için ana rezervi olan ciltten tüm ihtiyacını karşılar. Buna bağlı olarak rezerv azalır ve cilt savunmasız kalır. Yaş ilerledikçe bu kayıplar cildi kurutmaya ba?şar. Sağlıklı ve güzel bir cilt için yedikleriniz, sürdüklerinizden daha büyük önem taşır.

    Akneler nasıl giderilir?
    Dengeli beslenme cilt hücrelerini güçlü ve nemli tutar. Omega 3 ve Omega 6, elzem yağlar cilt hücrelerini saran zarı güçlendirir. Cildin daha genç görünmesini saçlar, kırşıklıkları önler. Cilt üzerindeki yaraların enfeksiyon kapmasını engeller, çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Elzem yağların eksikliği, cildin kurumasına ve çabuk yaşlanmasına neden olur.
    Ayrıca, Omega yağlarının ideal dengesiyle gelen düzenli kan dolaşımı sayesinde cilde daha fazla oksijen taşınır.
    Omega 3 ve Omega 6 yağlarının ideal dengesi, akne, siyah nokta gibi cilt sorunlarının giderilmesinde de etkilidir. Bu gibi cilt problemleri, A, D ve E vitaminleri eksikliğinin yanı sıra elzem Omega yağlarının eksikliğinden de kaynaklanır.

    Sıkı bir cildin sırrı
    Cilt sağlığı, kırışıklıkların giderilmesi veya oluşumunun engellenmesinde C vitamini, selenyum, dengeli beslenme, spor ve su çok önemli rol oynar.

    Kollajen sentezi için gereken sinyali C vitamininin oluşturduğu düşünülmektedir. Sıklıkla yediğimiz taze sebze ve meyveler C vitamini için çok iyi birer kaynaktır.

    Süt, yumurta, domates, greyfurt, badem, marul ve karnabaharda bulunan biotin de sağlıklı, parlak bir cilt ve saçlar için gereklidir.

    Koenzim Q 10, enerji üretiminde ve antioksidant olarak görev almaktadır. Antioksidant özelliğiyle yaşlanmanın etkilerini azaltıcı rol üstlenir. Koenzim Q 10'un cilt ve saç sağlığı üzerinde de olumlu etkileri vardır.
    Yağsız ve az yağlı kırmızı et, mayalı, kepekli ekmekler ve tahıl ürünlerini belli porsiyonlarda tüketerek alabileceğiniz lipoik asit ise, cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak daha dinç, canlı ve genç görünmenizi sağlar.


  9. Sürdüğünüz krem değil ne yediğiniz önemli!

    Yediğiniz besinler, cildinize sürdüğünüz kremlerden daha etkilidir. Sütteki biotin ile parlak bir cilde sahip olabilir, C vitamini ile kırışıklıklara savaş açabilirsiniz...


    Sağlıklı bir cilt, sağlıklı bedenin yansımasıdır. Vücut vitamin, mineral ve önemli elementleri cilt altında depolar, iç organlar ihtiyaçlarını buradan karşılar. Hava kirliliği, mevsimsel ve hormonal değişiklikler, aşırı stres, yaşam tarzı (bilgisayarlı ortamlar, televizyon, elektrikli aletler) gibi faktörler nedeniyle vücut belli bir stres ortamına girer.
    Vücut bu stresi minimum zararla telafi etmek için ana rezervi olan ciltten tüm ihtiyacını karşılar. Buna bağlı olarak rezerv azalır ve cilt savunmasız kalır. Yaş ilerledikçe bu kayıplar cildi kurutmaya ba?şar. Sağlıklı ve güzel bir cilt için yedikleriniz, sürdüklerinizden daha büyük önem taşır.

    Akneler nasıl giderilir?
    Dengeli beslenme cilt hücrelerini güçlü ve nemli tutar. Omega 3 ve Omega 6, elzem yağlar cilt hücrelerini saran zarı güçlendirir. Cildin daha genç görünmesini saçlar, kırşıklıkları önler. Cilt üzerindeki yaraların enfeksiyon kapmasını engeller, çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Elzem yağların eksikliği, cildin kurumasına ve çabuk yaşlanmasına neden olur.
    Ayrıca, Omega yağlarının ideal dengesiyle gelen düzenli kan dolaşımı sayesinde cilde daha fazla oksijen taşınır.
    Omega 3 ve Omega 6 yağlarının ideal dengesi, akne, siyah nokta gibi cilt sorunlarının giderilmesinde de etkilidir. Bu gibi cilt problemleri, A, D ve E vitaminleri eksikliğinin yanı sıra elzem Omega yağlarının eksikliğinden de kaynaklanır.

    Sıkı bir cildin sırrı
    Cilt sağlığı, kırışıklıkların giderilmesi veya oluşumunun engellenmesinde C vitamini, selenyum, dengeli beslenme, spor ve su çok önemli rol oynar.
    Kollajen sentezi için gereken sinyali C vitamininin oluşturduğu düşünülmektedir. Sıklıkla yediğimiz taze sebze ve meyveler C vitamini için çok iyi birer kaynaktır.
    Süt, yumurta, domates, greyfurt, badem, marul ve karnabaharda bulunan biotin de sağlıklı, parlak bir cilt ve saçlar için gereklidir.
    Koenzim Q 10, enerji üretiminde ve antioksidant olarak görev almaktadır. Antioksidant özelliğiyle yaşlanmanın etkilerini azaltıcı rol üstlenir. Koenzim Q 10'un cilt ve saç sağlığı üzerinde de olumlu etkileri vardır.
    Yağsız ve az yağlı kırmızı et, mayalı, kepekli ekmekler ve tahıl ürünlerini belli porsiyonlarda tüketerek alabileceğiniz lipoik asit ise, cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak daha dinç, canlı ve genç görünmenizi sağlar.

  10. Kimyasal Peeling

    Kendinize olan güveniniz, cildinizi nasıl gördüğünüz yada
    nasıl hissettiğiniz ile yakından ilgilidir. Sivilce izleri, güneşe bağlı cilt bozuklukları ve yaşlanma cildinizin görüntüsünü etkileyen en önemli faktörlerdendir. Ciltteki bu tür izleri yok etmek çeşitli soyucu yani peeling ajanlarıyla sağlanmaktadır. Peeling yönteminin ana prensibi; hasarlı cilt tabakasının üstündeki hasarlı tabakayı kaldırmak ve hasar görmemiş tabakayı canlandırmaktır. Sonuç ise daha sağlıklı, canlı, düzgün ve gergin bir cilt elde etmektir.

    Geçmişte peeling maddesi olarak fenol veya trikloroasetik asit (TCA) kullanılmaktaydı. Bu tip kimyasal peelingler, genellikle derin peeling yapılmasını gerektiren durumlarda etkilidirler ve ayrıca hücreler için zehirli etkileri de vardır. Fenol ve TCA, gereksiz cilt koyulaşması veya açılması (Hiperpigmentasyon veya hıpopigmentasyon) ve muhtemel cilt çukurlanmalarına yol açabilirler. Bu tedaviyi alan hastaların cildinin iyileşmesi uzun süreye ihtiyaç duyabilir. Bugün hala daha derin peeling gerektiren aktinik keratozlar yada akne vulgaris skarları olan kişilerde kullanılabilmektedir fakat kullanımları azalmıştır.

    Günümüzde özellikle yüzeyel peeling gerektiren durumlarda Alfa hidroksiasitler(AHA) kullanılmaktadır. Dr.Eugene Van Scott ve Dr.Ruey Yu 20 yıldan uzun bir zamandır Alfa Hidroksiasitlerin kullanımı ve gelişimi ile ilgilenmiş ve birçok bilimsel çalışma yayınlamışlardır. AHA, çeşitli meyve ve yiyeceklerde doğal olarak bulunur ve meyve asitleri olarak bilinir. Bu grup birçok meyve asiti ihtiva eder ve bugün en yaygın kullanılanı şeker kamışı suyunda doğal olarak bulunan glikolik asittir.

    Glikolik asit yöntemi ile derinin epidermis tabakası parsiyel olarak kaldırılarak hücrelerin kendilerini yenilemeleri ve cildin canlanması sağlanmaktadır. Bu yöntem derin peeling yöntemlerine nazaran daha kontrollü olarak cildi yeniler. Glikolik asit günümüzde kullanılan en en yaygın yüzeyel peeling ajanıdır.

    Glikolik Asit uygulamasında, doktorun tavsiye edceği bir ürünle cilt en az 2 hafta peelinge hazırlanır. Bu hazırlık döneminden sonra peelinge başlanır. Ortalama peeling seans sayısı 6-7 dir fakat yapılma amacına ve hastaya bağlı olarak bu sayı değişebilir.Seans sonralarında doktorun tavsiye edeceği jel, krem yada losyonların kullanılması cildin yenilenme işlemini peeling seansları arasında da devam ettirecektir.

    Yüzeyel peeling işlemi ile güneş hasarı sonucu oluşmuş ince çizglerin, pigmentasyon düzensizliklerinin hafifletilmesi, sivilce izlerinin hafif yada orta düzeye indirilmesi sağlanabilmektedir. Cilt daha yumuşak ve parlak olabilmektedir.

    Peeling tedavisinden önce doktorun hastadan iyi bir öykü alması, hastanın yaşına ve cilt yapısına göre uygun peeling zamanını ve peeling tipini belirlemesi gerekmektedir. Aktif uçuk öyküsü, ciltte yara yada minik yarıklar, son dönemlerde cerrahi girişim(yara iyileşmesi), daha önceden aynı bölgeye peeling veya dermabrazyon uygulanmış olması, yakın zamanda radyasyon tedavisi, 6 ay içinde Roaccutane isimli ilacın kullanılması, bir ay içinde geçirilmiş krioterapi, aşırı güneş yanığı, aşırı nedbe dokusu oluşumu öyküsü bulunan hastalarda peeling uygulanmamalıdır. Eğer hastada allerji, egzema, seboreik dermatit, bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar, virütik hastalıklar(Uçuk dahil) ve güneş hassasiyeti varsa önce bu hastalıkların tedavisi gerekmektedir.

    Peeling yöntemi bu konuda ihtiss yapmış hekimler tarafından uygulanabilecek güvenli bir yöntemdir. Uygun hasta seçimi yapıldığında peeling ile iyi sonuçlar elde edilmektedir.

  11. Cildimizdeki sivilceler, siyah noktalar psikolojimizi de olumsuz yönde etkiliyor. Düzenli bir bakım, doğru ürünleri kullanmak ciltteki sorunların çözümü için son derece önemli. Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Nüket Erdemli, deride bulunan yağ bezlerinden kaynaklanan sivilcelerin normalde deri yüzeyinden atılması gerektiğini belirterek ´´Ancak, ergenlik döneminde yağ bezi daha fazla yağ salgılar. Bu yağın deri yüzeyine geçişini sağlayan kanal yoğunlaşmış bir yağ kütlesi nedeniyle tıkanır. Sivilcenin temel nedeni bu tıkanmadır´´ açıklamasını yapıyor.

    İYİ TEMİZLENMELİ
    Çok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah noktalar oluşuyor. Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor. Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini belirtiytor.

    YAĞ DENGELENMELİ
    Gözeneklerin açılması için gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek gerekiyor. Yağlı ciltler su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var. 35 yaş altı ciltlerde, gözenekler kendiliğinden kapanır. Eğer cildin su ve yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden, ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35´in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.

  12. Kış aylarında cilt ekstra bir bakım istiyor. Soğuk ve rüzgârlı hava cildin kurumasına yol açarken, kapalı mekânlardaki kirli hava ise cildin gözeneklerini kapatarak, nefes almasını engelliyor. Cilt, mat bir görünüm kazanıyor ve olumsuz dış etkenlere karşı mücadele edemiyor. Yaşlanma etkileri artarak kırışıklıklara davetiye çıkarıyor.

    Kış aylarında cildinize özen göstermelisiniz. Çünkü cildin yaşlanmasının nedeni yaşın yanı sıra dengesiz beslenme ve olumsuz dış etkenler.

    Balık, ceviz, soya, su...

    Cildin yaşlanmasını önlemek için öncelikle beslenme alışkanlığınızın balık, sebze ve su ağırlıklı olmasına dikkat etmelisiniz. Günde en az 1.5 litre su için. Bunun yanı sıra E ve C vitaminli meyve ve sebze sularını bol bol içebilirsiniz. Cildin dış etkenlere karşı savunma gücünü artıran balığı haftada üç kez yemeye özen gösterin. Posalı yiyeceklerle (soya, fasulye, bezelye gibi) cildinizin yaşlanmasını durdurun. Soya, içeriğindeki doğal östrojen sayesinde cildin her dem genç kalmasını sağlıyor. Omega 6 içeren ceviz, fındık, badem ve ay çekirdeği cildi nemlendirip besliyor ve yaşlanmayı geciktiriyor.

    Konserve yiyecek ve şarküteri ürünlerinden uzak durun. Sigara içmeyin.

    Bu arada kil, bal ve sirkeyi kış güzelliğiniz için mutfağınızdan eksik etmeyin. Kili baharatçıdan ya da doğal ürünler satan dükkânlardan temin edebilirsiniz.

  13. 2007-02-23
    CİLDİNİZİ TANIYIN


    Sağlıklı ve güzel görünümlü bir cilde sahip olmak istiyorsanız, cildinizin gereksinimlerine tam olarak cevap vermeli ve doğru bakım ürünleri kullanmalısınız. Bunun için, öncelikle cilt tipinizi bilmelisiniz. Öğrenmek oldukça basit: cildinize dokunun, görünümünü inceleyin ve şikayetlerinizi hatırlayın.

    Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler.
    Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma cilttir.

    Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok küçüktür. Görünümü mat ve serttir. Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt kendini koruma özelliğini tam olarak yerine getiremediği için iç ve dış faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık gerilir, kaşınır, karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar oluşur, sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.

    Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek kadar genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır. Dokununca kaygandır. Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok çabuk bozulur hatta akar. Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt türüdür. Karma cilt yağlı ile kuru arasındaki cilttir; ne yağlı, ne kurudur. Alın, burun ve çene ( T bölgesi ) yağlı; yanaklar normal veya kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış etkenlere bağlı olarak değişebilir.
    Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi pembedir. Görünümü taze ve sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve pürüzsüzdür.

    Bir önemli not, cildiniz hangi tipte olursa olsun, fazla güneşlenme, mevsim değişimleri ve hormonal etkenler nedeniyle nemsizlik, hassasiyet veya kuruluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, özel bakım programları uygulamaktır.


    Yaş ve Cilt Tipinize Göre Bakım

    Cildimin gençlik ve güzelliğini nasıl koruyabilirim?
    Cilt tipime ve yaşıma hangi bakımlar uygun?
    Bakım ürünlerini ne zaman ve ne sıklıkta kullanmalıyım?

    Kuru Cilt

    18-29 yaş arası


    Temizleme

    Her sabah: Yüzünüzü yatıştırıcı ve nemlendirici bir losyonla temizleyin. Alkollü losyonlardan kaçının.

    Her akşam: Yüzünüzü ve boynunuzu temizleyici bir krem ile yıkayın. Ilık suyla durulayın ve yüzünüze bastırmadan hafifçe kurulayın.
    Göz çevrenizi bir göz makyajı temizleyicisi ile temizleyin.


    Nemlendirme ve Koruma


    Her sabah:Cildinizi beslemek; hava kirliliği, rüzgar ve güneşten korumak için koruma faktörlü bir nemlendirici kullanın.
    Eğer fondöten veya pudra kullanacaksanız, nemlendiriciden sonra bir makyaj altı sürün, daha sonra makyajınıza geçin.
    Göz çevrenizi bir göz çevresi kremi ile nemlendirin.

    Her akşam: Nemlendiricinizi tekrar uygulayın.


    Yenileme

    Genç ciltlerde yenileyici bakımlara gerek yoktur.

    Hatırlatma (:
    Güzel bir cilde sahip olmak için her şeyden önce sağlıklı bir yaşam sürmek gerekir:
    - Dengeli beslenin.
    - Spor yapın.
    - Düzenli uyuyun.
    - Alkol, kahve, çay ve sigaradan uzak durun.
    - Soğuk hava, rüzgar, kireçli su ve korunmasız güneşlenmekten kaçının.

  14. Elleri nasıl korumalısınız?
    Suyla yapılacak işlerde lastik eldiven giyin.
    Ev işlerinde ise pamuklu eldiven kullanın.
    Elleriniz için küçük yardımcılar
    . Ellerinizi ıslattıktan sonra iyice kurulayın. El kremi ya da losyon sürün.
    . Ellerinizi günde iki, üç kere yumuşak sabunla yıkayıp bol suyla durulayın. Günde bir kere parmakları, tırnakları fırçalayın.
    . Sert olmayan bir ponza taşı da elleriniz için yararlıdır. Sert derileri aldığı lekeleri de çıkarır.
    . Haftada bir kere ellere çok yağlı kremle masaj yapın. Her parmağın ucundan başlayarak dibine kadar iyice sıvazlayın. Avuç ve el üstüne masaj yapmayı unutmayın. Bunun için en uygun zaman gece yatmadan öncedir.
    . Arada bir ellerinize kalın tabaka krem, vazelin sürün pamuklu eldiven takıp yatın. Uyumakta biraz zorlanabilirsiniz. Ama sabah kalktığınızda elleriniz çok bakımlı olacaktır.
    . El üstlerine sürülecek parafin tabakası gözenekleri açmak için çok yararlıdır.
    . Limon da eller için yararlıdır. Elin rengine iyi gelir.

    Özel bakım gerektiren durumlar
    1. Esmer lekeler: Bunlara yaşlılık lekeleri denir. Ellerde kahverengimsi lekeler oluşur. Bu lekelerin çıkmasını geciktirmek, hatta önlemek mümkündür. Bunun için filtreli güneş ilacı kullanabilirsiniz. Eldeki benekler için de pigmen renklerini açan bir krem yararlı olur. En kötü ihtimalde suda çıkmayan fondotenle kapatabilirsiniz. Bu yöntem aynı zamanda damarların gözükmesini engeller.
    2. Soğuk kabarcıkları: Parmakların yeteri kadar hareket etmemesi, soğuk ve nemden yeterince korunmaması neden olur. En iyi yol, egzersiz yapmaktır. Çünkü bu egzersizler kan dolaşımını hızlandırır.
    3. Sert deri ve çatlaklar: Bunlara soğuk hava, elleri fazla zorlayan işler yol açar. Çatlaklara kir dolabilir. Bu kirleri limonla çıkarabilirsiniz. Sonra da bir parça pamuk yardımıyla zeytinyağı sürün. Bir süre bekledikten sonra ellerinizi sabunlu suyla yıkayıp iyice durulayın. Tabii ki sonra krem sürmeyi unutmayın. Bunun her gün yaparsanız elleriniz düzelir.

    El ve parmak egzersizleri
    1. Yumruk açma: Yumruğunuzu iyice sıkın. Sonra parmaklarınızı öne doğru mümkün olduğunca açın. İki eli de aynı zamanda yapın. Bu hareketi en az 6 kere yapmalısınız.
    2. Parmak ayırma: Ellerinizi avuçlarınızın yere bakacağı şekilde tam önünüze koyun. Parmaklar birbirlerine sıkaca yapışmış olsun. Sonra parmaklarınızı açabildiğiniz kadar açın.

  15. Sonuçları hiç akla gelmeyen alışkanlıkların başında telefonu yüze yaslayarak ya da boyunla yüz arasına sıkıştırarak konuşmak geliyor. Çene çizgisinde akne veya boyun tutulması yol açan bu alışkanlığın zararlı sonuçlarından korunmak için telefonun ahizesinin haftada birkaç kez alkolle silinmesi tavsiye ediliyor.
    Yüz için arındırıcı maskeleri haddinden fazla kullanmak da cildin “aşınmasına” ve “tahriş olmasına” yol açıyor. Bu sorunların önüne geçmek için de tek bir arındırıcı ya da temizleyici maske kullanmak ve cildi ölü hücrelerden temizleme işlemini çok sık yapmamak gerekiyor.
    Makyajı temizlemeden uyumak ya da egzersiz sonrası yüz yıkamayı ihmal etmek de gözeneklerde tıkanma, yapışan kirpikler ve gözlerde tahrişe neden oluyor. Uzmanlar, makyaj tümüyle silinemese bile rimel, göz kalemi ve farın makyaj çıkarıcı mendillerle temizlenmesini öneriyor.

    SADECE TIRNAKLARA ZARARLI DEĞİL
    Küçüklükten kalma bir alışkanlık olan tırnak yemek ise sanıldığı gibi sadece tırnaklara zararlı değil. Mikroplu tırnaklar nedeniyle tırnak derileri ile dişler de bundan büyük zarar görüyor. Tırnak derilerinde enfeksiyona neden olan bu davranış, diş yüzeylerinin de tırtıklı olmasına sebep oluyor. Tırnak yemenin önüne geçmek için düzenli olarak manikür yaptırılması ve tadı acı olan tırnak cilalarının kullanılması tavsiye ediliyor.
    Saçları sürekli kıvırmak, döndürmek ve çekiştirmek de onların yağlanmasına ve dökülmesinin başta gelen nedeni. Bu alışkanlığın bırakılmaması ise zamanla saç derisinde yama yama boşluklara sebep oluyor.
    Sadece yüzdeki makyajın silinmesi, boyun ve göğüs bölgesinin vaktinden önce yaşlanmasına sebep oluyor. Bu yüzden, yüzde kullanılan temizleyici ve nemlendiricinin bu bölgelere de uygulanması gerekiyor.
    Zamanı geçmiş makyaj ürünlerini kullanmak ve kaplardaki ürünlere parmakla dokunmak ise ciltte çatlaklara, enfeksiyonlara ve gözde tahrişe yol açıyor. Rengi ya da kokusu değişen her türlü malzemenin hemen atılması, her uygulama için farklı bir makyaj süngeri kullanılması tavsiye ediliyor.

  16. PÜRÜZSÜZ BİR BEDEN İÇİN
    Dinlendirici bir banyo
    Malzemeler: Taze nane + tuz
    Hazırlanışı: Yarım litre suyu kaynatın ve içine on adet taze nane yaprağını atıp on dakika dinlendirin. Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincan tuzla beraber dökün.
    Ne işe yarıyor: Nane rahatlatıcı, dinlendirici ve sakinleştirici etkisi kuvvetli olan bir bitki. Tuz ise peeling yapma özelliğiyle cildinizi ölü deri ve hücrelerden arındırır.
    Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez ya da ihtiyaç hissettiğiniz an.

    Kuru ciltlere süt banyosu
    Malzemeler: Süt + tuz + bal
    Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın.
    Ne işe yarıyor: Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz. Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur.
    Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

    SELULİT
    Seluliti oluşturan nedenlerin başında östrojen, doğum kontrol hapı, gebelik, sigara, hormonal bozukluklar, beslenmede doymuş yağ miktarının fazlalığı ve lenf sisteminin yetersizliği bulunuyor. Selulitten kurtulmak için birçok yönteme rastlamak mümkün. Bizim tercihimiz ise daha doğal ve daha kolay olan yöntemler.

    Soyun şu portakal kabuğunu
    Malzeme: Rezene + anason + biberiye
    Hazırlanışı: Cildinizde oluşan portakal kabuğu görünümü artık canınıza tak etti. Öyleyse çok kolay hazırlanan bir karışımla sonunda selulitlere ‘elveda’ diyebilirsiniz. Bunun için sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığına şahit olacaksınız.

    PAMUK GİBİ ELLER İÇİN....
    Kuru ellere losyon
    Malzemeler: Limon suyu + zeytinyağı
    Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın.
    Ne işe yarıyor: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili, ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Maskenin içindeki zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.
    Ne zaman kullanmalı: Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz. Örneğin, suyla uzun süre temas ettikten sonra.....

    TIRNAKLAR DA BAKIM İSTER
    Tırnaklar güneşlenme süresince kalınlaşır, şekil anlamında bozulur, kolayca kırılabilir veya pul pul dökülür. Bu esnada deri de değişir. Lavanta işte bu noktada imdadımıza yetişiyor. Tırnaklarınızın üzerine süreceğiniz lavanta yağı etkin bir koruma sağlayarak, sözünü ettiğimiz olumsuzlukları yaşamanıza engel olur.

    EL MASKESİ
    Maskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın. Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve 1 çay kaşığı balın içinde bekletin. Sonra da zeytin yağla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.

    İPEK GİBİ SAÇLAR.....
    Cansız saçlara krem
    Malzemeler: Yumurta sarısı + rom + adaçayı yağı
    Hazırlanışı: Derin bir kapta yumurta sarısını, bir kaşık romu ve 4 damla adaçayı yağını iyice karıştırın. Bu karışımı, şampuanla yıkanan ve durulanan temiz saçlara uygulayın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra da ılık suyla durulayın.
    Ne işe yarıyor: Yumurta sarısının saçlar üzerinde yarattığı yumuşatıcı etki onların çok daha kolay taranır hale gelmesini sağlıyor.Romun içerdiği alkol dezenfektan özelliğiyle saç derisini rahatlatıyor. Adaçayı yağının ise arındırıcı etkisi var. Kısaca, hazırladığınız bu kremle saçlarınız daha yumuşak ve ipeksi oluyor ve tararken de zarar görmüyor.
    Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.

    Saç maskesi
    Malzemeler: 2 yemek kaşığı bal + bir limon
    Hazırlanışı: 2 yemek kaşığı balı bir limondan elde ettiğiniz suyla karıştırarak saç maskenizi hazırlayabilirsiniz Maskeyi kuru saçınıza sürüp 10 dakika beklettikten sonra saçınızı iyice durulayın. Maskenin ardından saçlarınız dolgun ve parlak bir görünüm kazanacak.
    Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.

    BEBEK GİBİ BİR YÜZ İÇİN.....
    Yüz için nemlendirici maske
    Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
    Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra, sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
    Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
    Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.

    Siyah noktaların sonu geliyor
    Malzemeler: limon suyu + yoğurt
    Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
    Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
    Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

    Sivilceler için karnı bahar
    Malzemeler: Karnı bahar + Zeytinyağı
    Hazırlanışı: Sekiz adet karnı bahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
    Ne işe yarıyor: Karnı bahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
    Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir yada iki kez.

    Kırışıklara karşı maske
    Malzemeler: Kaymak + Elma
    Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
    Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
    Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

    Yağlı ciltler için
    Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
    Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
    Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
    Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre on-on beş günde bir tekrarlayabilirsiniz.

  17. Güne zinde başlamak
    Sabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.
    Diş sağlığı
    Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.
    Susuz ciltler için
    Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.
    Buzlu dudak kremi
    Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.
    Ellere süt banyosu
    Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.
    Farların kullanımı
    Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.
    Mat dudaklar için
    Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.
    Göz makyajı temizliği
    Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.
    Cildiniz parlıyorsa
    Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.
    Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa
    Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.

  18. Cildin Sıkılaşmasının Sırrı Doğada

    Gençlik en değerli armağan... Ancak zamanla bedene yerleşen belirtilerle "yaşlılık" alarm vermeye başlıyor.. Cildin sarkması, kırışıklıkların artması gibi bir takım belirtiler zamanla çoğalıyor. Önemli göstergelerden biri de, ciltte yaşlandıkça azalan, hasar gören "kolajen dokusu"...


    Gençlik en değerli armağan... Ancak zamanla bedene yerleşen belirtilerle "yaşlılık" alarm vermeye başlıyor.. Cildin sarkması, kırışıklıkların artması gibi bir takım belirtiler zamanla çoğalıyor. Önemli göstergelerden biri de, ciltte yaşlandıkça azalan, hasar gören "kolajen dokusu"... Ancak bir takım doğal ürünler, bitkiler ve besinler sayesinde bu kolajen maddesini etkin kılabilmenin yolları olduğunu unutmayalım. Bu yöntemlerle gevşek görünümlü, sarkan ve kırışan ciltler için doğal alternatifler her zaman var. Doğal Ürün Uzmanı Volkan Kurt, dünya üzerinde doğayı takip edenlerin yüzyıllardır uyguladığı kozmetiksiz güzellik yöntemlerinden ve yaşlılığın doğal çözümlerinden söz ediyor.

    İnsanın doğal elbisesi olan cilt yaşlandıkça değişime uğruyor. Elastikiyeti kayboluyor. Zamanla kırışıklıklar ve sarkmalar baş gösteriyor. Yaşlanmanın nedenlerinde biri "kolajen" kaybı. Cildin etken maddesi olan kolajen, derinin gerginliğini sağlayan bir özelliğe sahip.. Deride yaşlanma, alt tabakada yar alan bu kolajenin ve elastin maddesinin miktarının azalmasından kaynaklanır. Kolajeni bir yapıştırıcı gibi de düşünebilirsiniz. Hücreleri tutan bir zamk gibi.... Cilde esneklik getiren bu madde, güzellik için çok önemli. Tabii ki kadınların kullandığı kremlerin pek çoğu, bu maddeyi korumaya(ve etkin hale getirmeye) yönelik içeriklere sahip... Bu söz ettiğimiz, yaşlılığı önleyici kozmetik ürünleri, kolajeni korurken, içinde yer kimyasallar nasıl zararlar veriyor, onu pek bilemiyoruz maalesef. Son dönemlerde bu yönde bilgiler ortaya çıkmaya başladı: Örneğin kırışıklıkları giderdiği öne sürülen bazı kozmetiklerde kullanılan bir kimyasal maddenin, bir yandan kırışıklıkları yok ederken öte yandan deri hücrelerini öldürdüğü söylendi. (Kanada'daki Quebec Üniversitesi'nden Hücre biyoloğu Dr. Francois Marceau dikkat çekiyor buna)

    Yıllardan beridir biz de söylüyoruz: İşte bu tür "yan etkiler" nedeniyle doğaya dönüş her geçen gün güçleniyor. Doğanın güzellikteki etkisine olan ilgi çoğalıyor bunlardan dolayı.. Ama tabii ki önemli olan, hangi bitkinin neye yaradığını ve kulanım koşullarını bilmek lazım. Şimdiye kadar zeytinyağından, keten tohumuna, elma sirkesinden, brokoliye kadar bir çok doğal ürün hakkında yazdık. Bizlerin önerilerini ilgiyle okuduğunuzu gelen maillerden ya da telefonlardan biliyoruz. Şimdi de doğanın sunduğu kolajen içeren bazı ürünlerden söz edeceğiz.

    Ebegümeci
    Şu an tam mevsimi. Yeşillik yerlerde tazelerini bulmanız mümkün. Ama, sağlıklı koşullarda kurutulmuş olanı da makbul.. Bu doğal bitkinin yaprakları, tahriş olan ciltleri dış etkenlere karşı korur... Cildi nemlendirir ve yumuşatır. En önemlisi, ebegümeci ile cildinizin bağ dokusunun elastikiyetini artırabilirsiniz. Göz altındaki kırışıklıklar ve şişlikler için de iyi bir bitkidir...

    Isırganotu yağı
    Issırgan, her derde deva olarak ün yaptı.. Yaprakları., kökü, tozu, tohumu, yağı.... Hepsinin kullanıldığı alanlar var. Yurtdışında yaygın olarak kullanılan ısırgan yağı , bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin yanı sıra, güzellikte de etkili... Cildin bağ dokusunu güçlendirir... İlkbahar ve sonbaharda , kürler şeklinde kullanırsanız iyi olur. .. (Bu kürler iki ayı geçmemeli) Isırganotu yağının içindeki maddeler, cildin bağ dokusu için önem ihtiva ediyor. Öte yandan kırışıklıkarın giderilmesini de sağlıyor.

    Üzüm çekirdeği
    Antioksidan özelliği var. Aynı zamanda bağ dokusunu kuvvetlendirerek, cildin elastiki olmasında rol oynuyor. Yaşlılık lekelerinin giderilmesi için de faydalı. Kan damarlarının genişlemesini sağlıyor. Bu, kırışıklıkların oluşumunu engelleyen bir durum..

    Ispanak (ve koyu yeşil renkli diğer sebzeler)
    Koyu yeşil yapraklı bitkiler bol miktarda antioksidan içeriyor. Yıllardır Temel Reis'i kuvvetlendirmesi ile tanıdığımız ıspanak sebzesinin , bağ dokusunu güçlendiren bir özelliği de var. Sebzenin içeriğinde bulunan demir ve çinko, ciltte zarar görmüş kolajenin yerine yeni kolajen maddesi üretilmesine katki sağlıyor.

    Yosun sabunu
    Artık banyo yapacağınız ve yüzünüzü yıkayacağınız sabunu yosunlu olanla değiştırmenin zamanı geldi. Doğal yaşama yöneldiysek, ilk önce sabunlardan işe başlamamız lazım. Ama bu sabunun saf ve katkısız olup olmadığına dikkat etmek lazım. Deniz yosunlu sabunlarla yıkanılan ciltlerdeki değişimi bir süre sonra farkedeceksiniz. Mineral açısından zengindir bu sabun.. . Cilde duruluk ve ferahlık verir. Denizden aldığı mineraller deriyi dinlendirir ve parlaklık kazandırır. Yosun sabunu ile banyo yapıldığında ölü deri yok olur... Yosunlar yüksek miktarda protein, mineral ve vitamin ihtiva ederler.. Kalsiyum, fosfor ve iyot açısından zengindirler. İçindeki yoğun A, B , C ve E vitaminleri kolajen ve ilastin liflerinin oluşumunda etkili olur. E vitamini ise cildin yaşlanmasını önler.

    Meyvelerden gençlik iksiri
    Amaç, ciltteki sarkmaları önlemek için kolajen tabakasını harekete geçirmenin bazı formullerini vermek .. Yapacaklarınız arasında bir de meyve kürü var. İşte size özel bir içecek tarifi: Bir adet domates, 2 şeftali ve yarım limon lazım önce.. Bir de suyu sıkılmış bir havuç... Bunların suyunu bir bardakta toplayın. İçine bir damla da zeytinyağı ilave edin. Bardağa attığınız bir tutam iyot tuzu ile "gençlik iksiriniz" hazır demektir. Sabahları kahvaltada içebilirsiniz.. Düzenli tükettiğinizde, değişime tanik olacaksınız.

    Adaçayı
    Bu uyarıcı bitki, kan dolaşımını hızlandırır. Adaçayı da hücre yenilenmesine ve cildin elastikiyetinin artmasına neden olan önemli bitkilerden biri..

    Nane
    Nane deyip geçmeyin, Zaten koyu yeşil rengi size bir "ipucu" olsun. Cilde enerji, canlılık ve yoğun bir ferahlık hissi verir... Dokuların elastikiyetini kuvvetlendirir.

    Bu ürünleri, bitkileri kullanma kosunuda sistemli olmanız lazım. Günlük olarak güzellik masanızda eksik olmaması gerekir. Aradığınız takdirde, Herbalium'da doğal güzelliğe dair bir çok bilgiyi sizinle paylaşabiliriz. Sadece güzellik ve gençliğe dair değil, bitkisel yöntemlerle, "kalıcı incelme" konusunda da telefon ya da e-posta ile bilgi isteyebilirsiniz.

  19. Gebelik, hiç kuşkusuz her kadının vücudunda pek çok değişikliğin görüldüğü sıkıntılı bir dönemdir. Yaşanılan kilo artışı, vücuttaki deformasyon ve cilt problemleri anne adaylarının kabusu haline gelir. Bazı anne adayları gebelik döneminde herhangi bir cilt sorunu yaşamazken, bazılarında cilt kuruluğu, karın çatlakları, kaşıntı, ciltte yağlanma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bazı anne adaylarında da başta yüz olmak üzere vücudun her yerinde çok sayıda lekeler oluşabilir. Gebelikte cilt değişikliklerinin sorumlusu bu dönemde artan hormonlardır. "

    Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Ayfer Bankaoğlu hamilelik süresince anne adaylarının ciltlerinde oluşan değişiklikler ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

    Güneşten Uzak Durun
    Yüzdeki pigment (cilt rengi) değişiklikleri, sıklıkla yanaklar, alın, üst dudak, burun ve çenede düzensiz sınırlı kahverengi lekeler şeklindedir ve gebelik maskesi adını alırlar. %70-90 kadında görülen bu pigment artışı doğumdan sonra sıklıkla ortadan kalkar. Ender durumlarda pigment artışı adeta bir dövme yaptırılmış gibi cildin derin katmanlarındadır. Böyle durumların tedavisi bu konuda tecrübeli bir dermatolog tarafından gerçekleştirilir. Yoğun bir ultraviyole ışık kaynağı olan güneşten uzak durmak ve güneşe çıkıldığı zamanlarda en az 15 faktörlü bir güneş kremi kullanmak lekelenmelerin azaltılmasında oldukça etkilidir. Yazın bulutlu havalarda bile güneşin UV ışınlarının cilde etki gösterebileceği unutulmamalıdır. Lekelenme olan bölgelerin makyajla kapatılmasında bir sakınca yoktur.

    Cildinizi temiz ve kuru tutun
    Gebelikte özellikle 8. haftadan itibaren değişen hormonlar, bazı anne adaylarında önceden var olan sivilcelerin artmasına ya da ilk defa gebelik döneminde sivilcelerin ortaya çıkmasına neden olur. Ender durumlarda ise varolan sivilcelerde azalma görülür. Cilt her zaman temiz ve kuru tutulmalıdır. Sivilceler kozmetik sorunlar yarattığında doktor önerisine göre bölgesel ilaçlar kullanılabilir. (izotretinoin içerikli "sivilce ilaçlarının" doğumsal anomalilere neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden gebelik döneminde sivilceleriniz için ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız!).

    Ev işlerinde eldiven kullanın
    Tırnaklar cildin bir uzantısı olarak kabul edilir ve gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle tırnaklar yumuşayıp incelerek kolay kırılır hale gelebilir. Bu durumda tırnak cilası kullanmak durumu daha da kötüleştirebilir. Bulaşık ve çamaşır yıkarken lastik eldiven kullanmak, el ve tırnaklara nemlendirici losyon sürmek bu dönemde faydalı olur.

    Kaşıntıları karşı nemlendirici krem
    Gebelik dışındaki bir dönemde avuç içinde kızarıklık ortaya çıkarsa bu durum bir karaciğer hastalığını düşündürür, ancak gebelik döneminde bu olay yaşanır. Avuç içlerinde ve nadiren de ayak tabanlarında kızarıklık ve kaşıntı ortaya çıkar. Bu durumun nedeni de çoğu cilt değişikliğinde olduğu gibi gebeliğe bağlı olarak kandaki östrojenin artmasıdır. Kaşıntı şiddetli olduğunda nemlendirici kremler faydalı olabilir. Nemlendiricilere cevap vermeyen kaşıntılarda ise doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanılabilir

    Ciltteki damarlanmalar hamilelik döneminden sonra geçer
    Yüzde, boyunda, bazen de karında örümcek tarzında damarlanmalar ortaya çıkabilir. Merkezde bir damar ve bu damardan etrafa adeta bir örümceğin ayakları gibi ışınsal olarak yayılan kılcal damarlanmalar şeklindedirler. Gebelik dışı bir dönemde ortaya çıktıklarında bir karaciğer hastalığını düşündürmelerine karşın, gebelikte artan östrojenin etkisine bağlı fizyolojik olarak ortaya çıkabilirler.

    •Gebelikten sonra genellikle kısa sürede kaybolurlar. Bir şikayete yol açmadıklarından tedavi gereksizdir.

    Çatlaklara karşı bol su için
    Gebelikte kadınların önemli bir kısmında karın cildinde, kalça ve göğüslerde çatlaklar ortaya çıkar. Cildin aşırı gerilmesine bağlı olarak ortaya çıkan değişikliklerdir ve çoğu zaman çatlayan bölgelerde tabloya rahatsız edici bir kaşıntı da eşlik eder. Gebelik döneminde kırmızı görünümde olan çatlaklar bebeğin doğmasından sonra kısa zamanda gümüş bir renk alır ve kalıcıdır.

    Bazı anne adaylarında gebelik döneminde oldukça fazla kilo alınmasına karşın çatlak oluşmamakta, bazılarında ise gebeliğin erken dönemlerinden itibaren çatlaklar ortaya çıkmaktadır. Yine bazı anne adaylarında gebeliğin en erken dönemlerinden itibaren "çatlak kremleri" kullanmalarına rağmen yaygın çatlaklar oluşabilmekte, bazılarında ise hiç bir "koruyucu önlem" almamalarına rağmen hiç bir çatlak oluşmamaktadır. Bu nedenle çatlakların kalıtımsal özelliklerle çok yakın bir ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Çatlakları tümüyle önlemek mümkün olmamakla beraber alınan bazı önlemlerle çatlakların kalıcı kozmetik sorunlar yaratması önlenebilir. Piyasada bulunan "çatlak kremlerinin" tümünün ortak özelliği cildi nemlendirmeleri ve esnemesine yardımcı olmalarıdır. Bu özellikleriyle "çatlak kremleri" çatlakların beraberinde getirdiği kaşıntının da dinmesine yardımcı olurlar. Anne adaylarının bir kısmı ise çoğunlukla yüksek fiyatlı bu "çatlak kremlerinin" yerine badem yağı kullanmayı tercih etmekte ve bu maddenin ciltlerinin nemli kalmasına ve kaşıntı şikayetinin ortadan kalkmasına yardımcı olduğunu belirtmektedirler. Son zamanlarda moda olan "aromaterapi" adı verilen tedavi yönteminde kullanılan yağlardan gebelikte kaçınılmalıdır. Bu yağlar her ne kadar bitkisel kökenli olsalar da, ilaçların da çoğunun bitkisel kökenli olduğu unutulmamalıdır. Son olarak da sıvı alımının öneminden burada da bahsedilmelidir: Vücuda giren su miktarı yetersiz olduğunda cildin elastikiyeti azalır ve çatlaklar daha kolay oluşur. Aksine, sıvı miktarı yeterli bir cilt, tonusunu daha iyi korur ve gerilmeye karşı daha dayanıklı hale gelir.

    Meme Uçlarında ve Diğer Bölgelerde Koyulaşma
    Anne adaylarının %70-90'ında meme uçlarında cilt rengi az ya da çok koyulaşır. Artan östrojen seviyelerine bağlı olduğu düşünülen bu durum özellikle esmer tenli olan anne adaylarında daha belirgindir. Ciltte koyulaşma özellikle meme uçlarının çevresindeki koyu bölgede, vulva ve anüs arası bölgede ve göbek etrafında belirgindir. Koltuk altları ve bacakların iç kısmında da koyulaşma ortaya çıkabilir.

    Dökülen saçlar kendiliğinden düzelir
    Özellikle doğumdan sonraki günlerde hızlı bir şekilde saç dökülmesi ortaya çıkabilir. Bu durum, kılların büyüme fazlarının hormonal seviyelerin artması sonucunda değişmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Tedavi gerektiren bir durum değildir. 3-6 ay sonra kendiliğinden düzelir.

    Hangi Durumlarda Doktora Başvurulmalıdır ?
    Yukarıda bahsedilen cilt değişiklikleri fizyolojik cilt değişiklikleridir. Ancak bazı cilt değişiklikleri kendini başka belirtiler ve bulgularla belli eder ve mutlaka doktor değerlendirmesi gerektirir. Doktora başvurulmasını gerektiren cilt değişiklikleri şunlardır:

    Ciltte yaygın kaşıntı: Karın cildinde ve çatlayan cilt bölgelerinde kaşıntı normal olmakla beraber bazı anne adaylarında gebelik hormonlarının etkisiyle yaygın vücut kaşıntıları ortaya çıkabilir. Çoğu durumda selim tabiatlı olan bu kaşıntılar, altta yatan muhtemel bir karaciğer safra kanalları patolojisinin ortaya çıkarılması için doktora başvurulmasını gerektirir.

    Ciltte yaygın döküntüler: Allerjik kökenli ya da enfeksiyona bağlı olabilir. Mutlaka doktor kontrolü gerektirir.

  20. Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Limon özellikle yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. sıkılaştırıcı etkisi vardır. Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling yapar...

    Cildiniz için canlandırıcı bir etki yapan limonu temizleme losyonu, yüz maskesi ve peeling yapımında kullanabilirsiniz...

    Cildiniz için serinletici ve canlandırıcı bir etki yapar
    Altı adet limonu, kabukları ile birlikte halka şeklinde dilimleyin. Derin bir kaba soğuk su doldurun ve içine dilimlediğiniz limonları atın. Limonların kabukları yumuşayana kadar en az bir-iki saat bekletin. Süre tamamlandıktan sonra limonları elinizle sıkın ve banyo suyunun içine limonları ve hazırlanan suyu ilave edin. Eğer limonların suda bekletilme süresi sizin için çok uzun ise, o zaman limonların suyunu sıkın ve limonlarla birlikte banyo suyuna katın. Hazırladığınız limon banyosunun içinde 20 dakika kalmanız yeterli olacaktır. Bu özel banyo için kan dolaşımınızı hızlandırırken, iç açıcı limon kokusu da güne dinamik başlamanıza yardımcı olacaktır.

    Cilt için limon peelingi
    Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling görevi yapabilir. Dirsek, diz ve tabanlarda oluşan sert derileri size şimdi verecek olduğumuz limon reçetesi ile yumuşatarak, pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz. Bir çorba kaşığı limon suyu ile iki çorba kaşığı balı kısık ateşte hafifçe ısıtın. Ocaktan alındıktan sonra bir süre soğumasını bekleyin. Hazırlanan karışım soğuduktan sonra kuruyan ve çatlayan cildin üstüne sürün. 20 dakika beklettikten sonra peeling yaptığınız bölgeyi su ile temizleyin. Son olarak temizlediğiniz bu bölgeyi limon kabuklarıyla ovalıyın. Bu işlem sonunda derinizin taze görünüşü sizi bile şaşırtacaktır.

    Limonlu yüz temizle losyonu
    Limon yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. Çünkü limonun sıkılaştırıcı bir etkisi vardır. Tarifini verdiğimiz yüz losyonu, yüzdeki siyah nokta ve sivilcelere karşı en ideal losyondur. Bunun için 30 ml. limon suyunu 30 gr. bal ve 200 ml. damıtılmış suyla karıştırın ve bu karışımı bir cam şişesinin içine koyun. Hazırladığınız bu losyonu sabahları ve akşamları, bir pamuğa damlatarak yüzünüze sürün. Böylece hem temiz hem de canlı bir cilde sahip olacaksınız. Ancak yüzünüze bu karışı sürdükten sonra en az iki saat güneşe çıkmamaya dikkat edin. Aksi halde yüzünüzde lekeler oluşur.

    Limonla değişik yüz maskeleri
    Az yağlı yoğurda 5 damla limon suyu katın. Yüzünüzü temizledikten sonra bu maskeyi sürün ve 15 dakika bekleyip yıkayın.
    Avokado"nun yarısını püre haline getirin, içine bir çay kaşığı limon suyu katın ve bir yumurta akını iyice çırptıktan sonra ekleyin. Cildiniz kuru ise birkaç damla badem yağı da koyun. Karışımı yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra su ile temizleyin.
    100 gr. yulaf ezmesi, 1 limon suyu ve bir yumurta akını karıştırdıktan sonra ortaya çıkan karışımı, maske halinde yüzünüze yayın. 10 dakika bekleyin. Bu maske cildinizi gerginleştirecektir.

  21. Günlük Cilt Bakımında;

    1) Cilt tipine uygun ürünleri seçmek önemlidir.
    2) Çevreden biriken kirlerin, ter yağ gibi kişisel salgılarımızın, ve dökülmekte olan ölü cilt hücrelerimizin temizlenmesi ikinci adımdır.
    3) En hafif temizlemeyle bile bozulabilen cildin üst tabakasındaki doğal nemlendirme sistemlerinin nemlendiricilerle takviye edilmesi. Genel kural olarak da nemlendiricilerin yüz ve vücut halen nemliyken kullanılması vücuttaki nemi hapsetmektedir.
    4) UV ışınlarının verdiği hasarı önlemek için güneşten koruyucu kullanmak
    5) Normal cildin bilhassa foto yaşlanma ve hasarı için tedavi edici ürünlerin kullanılması uygundur.
    Kuru Ciltlerde; Kuru ciltlerde kurutucu ve alkol içeren ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir.
    Hassas yumuşak sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin , hiyalironik asit gibi ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır. UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün yıl boyunca dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır.
    Yağlı Cilt; Yağlı ciltlerde aşırı yağlı ürünler, hassas ciltlerde ise uygun daha az hasar verecek narin ürünler tercih edilebilir.
    Yağlı ciltlere özgün yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı, kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli kullanılması önemlidir.

    Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları kullanın.
    Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol, fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kezden fazla yapmayın.
    Karma Cilt; Kozmetik olarak T bölgesi ; yüzün yağlı alanları olan yanaklar, alın burun ve çene daha fazla yağlıyken diğer alanlarda kuruluk gözlenir.
    Normal karma ciltler için olan temizleme ürünleri yanaklar için nazik diğer bölgelerde daha sert etkililerdir. Yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere uygulayacağınız nemlendirici T bölgesinde sivilceye yol açabilir.

    Yağ içermeyen güneşten koruyucular kullanabilirsiniz.
    Cilt Bakım Ürünlerinin İçeriklerinden Bazıları ve Güneşten Koruyucular:
    Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan , güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir . Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engellemektedir.

    Tretinoin ve Türevleri
    Güneşin zararlı etkilerinden olan yüzdeki ince kırışıklıklar, koyu lekeler veya kabalaşmaya karşı etkilidir. Cilt renginin açılmasına , yenilenmesine yardımcı olmaktadır.

    AHA (Alfa Hidroksi Asitler)
    Şeker kamışı, elma, üzüm ve limon gibi bitki ve meyvelerde doğal olarak bulunan asitlerdir. Cilt üzerindeki ölü hücrelerin dökülmesi ve bu sayede daha düzgün , yumuşak, renk düzensizliği olmayan yeni bir cilde kavuşulması sağlanmaktadır.
    AHA aynı zamanda cildin üst tabakası altındaki bağ dokusunun daha iyi üretimini, su kaybının ve ince kırışıklıkların azalmasını sağlamaktadır.

    Kaçınılması gereken içerikler
    Propilen glikol veya sorbital bilhassa hassas ciltlerde tercih edilmez.
    SLS (sodyum lauryl sülfat) ve SLES(sodyum lauret sülfat) gibi sürfaktanlar şampuan, dişmacunu , traş kremi, kurutemizleme deterjanları bulaşık sabununda ve birçok endüstriyel temizlik maddesinde bulunur . Etki mekanizması nedeniyle duruladığınızı zannetseniz bile uzun süre saç ve derinizde kalıp yağ , nem ve amino asitleri söker atar. Ciltte kuruluk, kabalaşma ve yeni kıl ve deri oluşumunu bozar.

  Okunma: 14602 - Yorum: 20