Aşık Veysel Şiirleri - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Aşık Veysel Şiirleri

  1. sponsorlu bağlantılar
    AĞLAR VEYSEL ÇIKMAZ SESİ

    Ah çektikçe erir gider
    Yüreğimin yağı benim
    Seni görsem durur gider
    Dillerimin bağı benim

    Gam leskesi saf saf oldu
    Hep sözlerim boş laf oldu
    Senin yolunda mahv oldu
    Gençliğimin çağı benim

    Ah belimi büken oldu
    Gurbet bana diken oldu
    Altı aydır mekan oldu
    Dibi kırkkız dağı benim

    Sensin derdine düştüğüm
    Hayal oldu konuştuğum
    Her gün yediğim içtiğim
    İçerimde ağu benim

    Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi
    Gine coştu gam deryası
    Garip gönlümün yaylası
    Güzel hüsnün bağı benim


     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2006-11-21 #2
    ALDANMA CAHİLİN KURU LAFINA

    Aldanma cahilin kuru lafına
    Kültürsüz insanın kulu yalandır
    Hükmetse dünyanın her tarafına
    Arzusu hedefi yolu yalandır

    Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
    Gül dikende biter diken gül olmaz
    Diz diz eden her sineğin bal'olmaz
    Peteksiz arının balı yalandır

    İnsan bir deryadır ilimle mahir
    İlimsiz insanın şöhreti zahir
    Cahilden iyilik beklenmez ahir
    İşleği ameli hali yalandır

    Cahil okur amma alim olamaz
    Kamillik ilmini herkes bilemez
    Veysel bu sözlerin halka yaramaz
    Sonra sana derler deli yalandır

  3. 2006-11-21 #3
    ANAMA

    Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
    Ne cefalar çekti ne etti Anam
    Acı tatlı zahmetime katlandı
    Uçurdu yuvadan yürüttü Anam

    Anaların hakkı kolay ödenmez
    Analara ne yakışmaz ne denmez
    Kan uykudan gece kalkar gücenmez
    Emzirdi salladı uyuttu Anam

    Doğurdu beni Sivas ilinde
    Sivralan Köyünde tarla yolunda
    Azığı sırtında orak elinde
    Taşlı tarlalarda avuttu Anam

    Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
    Huysuzluk edersem kalkar döverdi
    Hemen kucaklayıp okşar severdi
    Çirkin huylarımı soyuttu Anam

    Çocuğudum Anam bana ders verdi
    Okumamı çalışmamı ön gördü
    Milletine bağlı ol da dur derdi
    Vatan sevgisini giyitti Anam

    Tükenmez borcum var Anama benim
    Onun varlığından oldu bedenim
    Kimi köylü kızı kimisi hanım
    Ta ezel tarihte kayıtlı Anam

    Veysel der kopar mı Analar bağı
    Analar doğurmuş ağayı beyi
    İşte budur sözlerimin gerçeği
    Okuttu öğretti büyüttü Anam

  4. 2006-11-21 #4
    ALA GÖZLÜ BENLİ DİLBER

    Ala gözlü benli dilber
    Bir gün gelsen bize doğru
    Seni sevdim can u dilden
    Çekme kendini naza doğru

    Ne pervam var ne de perdem
    Sanma beni hali bir dem
    Söyler seni teller her dem
    Kulak versen saza doğru

    Aşıka zülfükar isen
    Gülsen de güle zar isen
    Hakikatli bir yar isen
    Ben geleyim size doğru

    Gönülleri bir edelim
    Gayrileri biz nidelim
    İkimiz de bir gidelim
    Yürüyelim ize doğru

    Bir gün için feryadı zar
    Bülbül eder her dem seher
    Aç sinemi gel gör ne var
    Arttı derdim yüze doğru

    Kafi derdim bir derd katma
    Veysel'i yabana atma
    Kerem eyle çok uzatma
    Kavuşalım yaza doğru.

  5. 2006-11-21 #5
    ANLATAMAM DERDİMİ DERTSİZ İNSANA

    Anlatamam derdimi dertsiz insana
    Derd çekmeyen dert kıymetin bilemez
    Derdim bana derman imiş bilmedim
    Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz

    Gülü yetiştirir dikenli çalı
    Arı her çiçekten yapıyor balı
    Kişi sabır ile bulur kemali
    Sabretmeyen maksudunu bulamaz

    Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
    Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
    Çağlar deli gönül ırmaklarınan
    Ağlar ağlar göz yaşların silemez

    Veysel günler geçti yaş altmış oldu
    Döküldü yaprağım güllerim soldu
    Gemi yükün aldı gam ilen doldu
    Harekete kimse mani olamaz

    sponsorlu bağlantılar
  6. 2006-11-21 #6
    BENDEN SELAM SÖYLEN VEFASIZ YARE

    Benden selam söylen vefasız yare
    Gurbet benim olsun sıla kendine
    Çekilmedik derdimizi bölüşek
    Başlı ben alayım sıla kendine

    Dökek derdimizi ölçek bölüşek
    Ne el bize ne biz ele karışak
    Felek bize gül demez ki gülüşek
    Cefa benim olsun çile kendine

    Çektiğim cefalar yar senden geldi
    Bana bu sitemler kar senden geldi
    Başımdaki duman kar senden geldi
    Ben kara bağlayım ala kendine

    Evvelden hastadır yaralı gönlüm
    Sevdayı mahbuba ereli gönlüm
    Aşkın gömleğine gireli gönlüm
    Hicranı Veysel'den n'ola kendine

  7. 2006-11-21 #7
    ASLIMA KARIŞIP TOPRAK OLUNCA

    Aslıma karışıp toprak olunca
    Çiçek olur mezarımı süslerim
    Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar
    Gök yüzünde dalgalanır seslerim

    Ne zaman toprakla birleşir cismim
    Cümle mahluk ile bir olur ismim
    Ne hasudum kalır ne de bir hasmım
    Eski düşmanlarım olur dostlarım

    Evvel de topraktır sonra da adım
    Geldim gittim bu sahnede oynadım
    Türlü türlü tebdilata uğradım
    Gahi viran şen olurdu postlarım

    Benden ayrılınca kin ve buğuzum
    Herkese güzellik gösterir yüzüm
    Topraktır cesedim güneştir özüm
    Hava yağmur uyandırır hislerim

    Alemler alemi ölçer biçerler
    Hamını hasını eller seçerler
    Bu dünya fanidir konar göçerler
    Veysel der ki gel barışak küslerim

  8. 2006-11-21 #8
    AŞIKLAR

    Karadeniz gibi kükrer coşarsa
    Dalgası gelince yaman aşıklar
    Hırs gelip de ayranlığı şişerse
    Kaybeder irade, dümen aşıklar

    Ağzına geleni hemen atarlar
    Ben aşığım diye çalım satarlar
    Haram demez helal demez yutarlar
    Bibersiz baharsız çemen aşıklar

    Karanlıkta ayna görse ay sanır
    Üryada şarap içse mey sanır
    Mezarlığa yol uğrasa köy sanır
    Gözleri kararmış duman aşıklar

    İyi demez kötü demez metheder
    Bakarsın ki bir tel kırmış çat eder
    Sorsan baksan aşka binmiş at eder
    Yorulup yollarda kalan aşıklar

    Şehvetle aşıktır kıza geline
    Arı olan tuz katar mı balına
    Ebrişimden nazik ipek teline
    Tadarlar çeşitli yalan aşıklar

    Kabını yumaya bulamaz karı
    Hind'ten Hindistan'dan bahseder yari
    Beğenmez topalı bulamaz körü
    İsterler bir kaşı keman aşıklar

    Asıl aşıkların arzu cemaldir
    Arifler bilirler ehl-i kemaldir
    Aşıklar bizlere yüz yıllık yoldur
    Koşsak da peşinden hemen aşıklar

    Aşıklar çoğaldı sadık az kaldı
    Fikreyle ey Veysel ne zaman geldi
    Şiirde ne özet ne bir öz kaldı
    Savurur denesiz saman aşıklar

  9. 2006-11-21 #9
    AŞKIN BENİ ELDEN ELE GEZDİRDİ

    Aşkın beni elden ele gezdirdi
    Çok dolandım bulamadım eşini
    Beni candan usandırdı bezdirdi
    Tuzlu imiş yiyemedim aşını

    Benim ile gezdin beni arattın
    Beraber oturup beraber yattın
    Türlü türlü güllerinden koklattın
    Aşık ettin güle bülbül kuşunu

    Altmış iki yıldır seni ararım
    Tükendi sabrım yoktur kararım
    Dağa taşa kurda kuşa sorarım
    Kimse bilmez hikmetini işini

    Her millete birer yüzden göründün
    Kendini sakladın sardın sarındın
    Bu dünyayı sen yarattın girindin
    Her nesnede gösterirsin nakşını

    Görenlere açık körlere gizli
    Kimine göründün oruç namazlı
    Veysel'e göründün cilveli nazlı
    Tutan bırakır mı senin peşini

  10. 2006-11-21 #10
    BENİ HOR GÖRME KARDEŞİM

    Beni hor görme kardeşim
    Sen altındın ben tunç muyum
    Aynı vardan var olmuşuz
    Sen gümüşsün ben saç mıyım

    Ne varise sende bende
    Aynı varlık her bedende
    Yarın mezara girende
    Sen toksun da be aç mıyım

    Kimi molla kimi derviş
    Allah bize neler vermiş
    Kimi arı çiçek dermiş
    Sen balsın da ben cec miyim

    Topraktandır cümle beden
    Nefsini öldür ölmeden
    Böyle emretmiş yaradan
    Sen kalemsin ben uç muyum

    Tabiata Veysel aşık
    Topraktan olduk kardaşık
    Aynı yolcuyuz yoldaşık
    Sen yolcusun ben bac mıyım

    sponsorlu bağlantılar
  11. 2006-11-21 #11
    BESEREK DAĞI

    Arzusun çektiğim Beserek Dağı
    Elvan elvan çiçeklerin açtı mı?
    Çevre yanın güzellerin otağı,
    Bizim eller yaylasına göçtü mü?

    Güney tarafında Kurban Pınarı,
    Kalktı mı Mezarlı Boyu'nun karı?
    Garip öter meşeliğin kuşları,
    Yavru şahin yuvasından uçtu mu?

    Yeşil atlas giymiş dağlar süslemiş,
    Mescit köyü eteğine yaslanmış,
    Şeme Dağı, duman olmuş puslanmış,
    Sivralan'a nuru rahmet saçtı mı?

    Zaman gelip göçler geri dönerken,
    Güzellerin yaylasından inerken,
    Dilberler doldurup bade sunarken,
    Veysel Şatır, hatırlara düştü mü?

  12. 2006-11-21 #12
    UYAN BU GAFLETTEN

    Devri Cumhuriyet asrı yirmi
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş
    Dünya ayaklanmış aya gidiyor
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Bırak sar'öküzü varsın yayılsın
    Set çekme gözlere herkes ayılsın
    Her köşeye bir fabrika koyulsun
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Yürüyen yolcuyu çekme geriye
    Dikkat eyle karıncaya arıya
    Gidiş böyle kavuşaman huriye
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Zarara gelmez sana kaçınma sazdan
    Günahın korkusu çıkmıyor bizden
    Vazgeç demiyorum sana namazdan
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Destekle fakiri okut yetimi
    Bu hayırlar dinimizce kötü mü
    İdrak eyle hidrojeni atomu
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Dökülen yağmurun kilogramı
    Ölçmüs biçmiş metre midir kare mi
    Çok yatarsın azdırırsın yaramı
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Bu işler bir ibret değil mi bize
    Göklere fırlıyor bu kadar füze
    İstiyor aydaki sırlari çöze
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Diyor ki dünya evvel su imiş
    Oku anla dünya nedir ne imiş
    Yükselenler bilgi ile büyümüş
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Allahın varlığı mevcut insanda
    İlim akıl fikir sermaye sende
    Çalıştır gemiyi otur dümende
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Hiç bir şey bilmezsen dik biraz kavak
    Boş gezene derler serseri salak
    Yumma gözlerini dünyaya bir bak
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Veysel ne durursun herkes gidiyor
    Zaman uymaz sen zamana uy diyor
    Fen çok büyük kerameti yuduyor
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

  13. 2006-11-21 #13
    VATAN SEVGİSİNİ İÇTEN DUYANLAR

    Vatan sevgisini içten duyanlar
    Sıtkı ile çalışır benimseyerek
    Milletine, Ulusuna uyanlar
    Demez neme lazım, neyime gerek

    Her ferdin hakkı var, bizimdir Vatan
    Babamız, dedemiz döktüler al kan
    Hudut boylarında can verip yatan
    Saygıyle anarız, şehit diyerek

    Vatan aşkı ile çalışan kafa
    Muhakkak erişir öndeki safa
    Tesir nüfuz olur her bir tarafa
    Herkes onu büyük tanır severek

    Olmak istiyorsan dünyada mesut
    Hakka halka yarayacak bir iş tut
    Çalıştır oğlunu, kızını okut
    İnsan olmak için okumak gerek

    Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
    Emin ol ki her çalışan kol bizim
    Ayyıldızlı bayrak bizim, mal bizim
    Söyle Veysel öğünerek, överek

  14. 2006-11-21 #14
    SİZ SAĞ OLUN BİZ SELAMET GİDELİM

    Kalktı deli gönül kısmet ayrıldı
    Siz sağ olun biz selamet gidelim
    Sılayı görmenin zamanı geldi
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Enstitü mektebi Hasanoğlun'dan
    Sanki ayırdılar cesedi candan
    Irkımız neslimiz aslı bir kandan
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Geçtik baharı getirdik yazı
    Zamanı gelince hatırlan bizi
    Arzuluyom Sarkışla'yı Sivas'ı
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Helal olsun hakkım var ise size
    Hakkınızı helal edin siz bize
    Sağ olursak yine gelir yüz yüze
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Veysel'in dönüyor içinde sıla
    Uzadı günlerim benzer bir yıla
    Sılada yavrular bakıyor yola
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

  15. 2006-11-21 #15
    SAKLARIM GÖZÜMDE GÜZELLİĞİNİ

    Saklarım gözümde güzelliğini
    Her neye bakarsam sen varsın orda
    Kalbimde gizlerim muhabbetini
    Koymam yabancıyı sen varsın orda

    Aşkımın temeli sen bir alemsin
    Sevgi muhabbetsin dilde kelamsın
    Merhabasın dosttan gelen selamsın
    Duyarak alırım sen varsın orda

    Çeşitli çiçekler yeşil yapraklar
    Renklerin içinde nakşını saklar
    Karanlık geceler aydın şafaklar
    Uyanır cüml'alem sen varsın orda

    Mevcudatta olan kudreti kuvvet
    Senden hasıl oldu sen verdin hayat
    Yoktur senden başka ilanihayet
    İnanıp kanmışım sen varsın orda

    Hu çeker iniler çalınan sazlar
    Kükremiş dalgalar coşar denizler
    Güneş doğar perdelenir yıldızlar
    Saçar kıvılcımlar sen varsın orda

    Veysel'i söyleten sen oldun mutlak
    Gezer daldan dala yorulur ahmak
    Sen ağaç misali biz dalda yaprak
    Meyva çekirdeksin sen varsın orda

    sponsorlu bağlantılar
  16. 2006-11-21 #16
    TÜRKÜZ TÜRKÜ ÇAĞIRIRIZ

    Dünya dolsa şarkıyılan
    Türküz türkü çağırırız
    Yola gitmek korkuyulan
    Türküz türkü çağırırız

    Türküz Türkler yoldaşımız
    Hesaba gelmez yaşımız
    Nerde olsa savaşırız
    Türküz türkü çağırırız

    Türklerdir bizim atamız
    Halis Türküz kanı temiz
    Şarkı gazeldir hatamız
    Türküz türkü çağırırız

    Bayramlarda düğünlerde
    Toplantıda yığınlarda
    Sıkılınca dar günlerde
    Türküz türkü çağırırız

    Yaylalarda yataklarda
    Odalarda otaklarda
    Koyun gibi koytaklarda
    Türküz türkü çağırırız

    Su başında sulaklarda
    Türkün sesi kulaklarda
    Beşiklerde beleklerde
    Türküz türkü çağırırız

    Hep beraber gelin kızlar
    Bile coşar o yıldızlar
    Koşulunca çifte sazlar
    Türküz türkü çağırırız

    İnler Veysel arı gibi
    Bülbüllerin zarı gibi
    Turnalar katarı gibi
    Türküz türkü çağırırız

  17. 2006-11-21 #17
    NASİHAT..

    Kulak ver sözüme dinle arkadaş!
    Uyma lak lak edip gülüşenlere!
    Meşgul eder seni işinden eyler,
    Karışırsın tembel, perişanlara

    Adım at ileri, geriye bakma!
    Bir sağlam iş tut, elden bırakma!
    Saçma sapan sözler, hep delme takma,
    Allah'ın yardımı çalışanlara!

    İleriyi gören, geriye bakmaz!
    Tuttuğu işi elden bırakmaz!
    Allah cömert ama ekmek bırakmaz,
    Oturup geçmişi konuşanlara!

    Maziye karışmış yıllarda, ayda!
    Geçmişi konuşmak, sağlamaz fayda!
    Gören göze ibret vardır her işte!
    Seyret gökyüzünde yarışanları!!

  18. 2006-11-21 #18
    MEKTUP..

    Yeni mektup aldım gül yüzlü yardan
    Gözetme yolları, gel deyi yazmış.
    Sivrialan köyünden, bizim diyardan
    Dağlar mor menevşe gül deyi yazmış.

    Beserek'te lale sümbül yürüdü
    Güldede'yi çayır çimen bürüdü
    Karataş'ta kar kalmadı eridi
    Akar gözüm yaşı sel deyi yazmış.

    Eğlenme gurbette yayla zamanı
    Mevla'yı seversen ağlatma beni
    Benek benek mektuptadır nişanı
    Gözyaşım mektupta pul deyi yazmış.

    Kokuyor burnuma Sivr(i)alan köyü
    Serindir dağları, soğuktur suyu
    Yar mendil göndermiş yadigar deyi
    Gözünün yaşını sil deyi yazmış.

    Veysel bu gurbetlik kar etti cana
    Karıştır göçünü ulu kervana
    Gün geçirip firsat verme zamana
    Sakın uzamasın yol deyi yazmış.

  19. 2006-11-21 #19
    DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

    Ben giderim adım kalır,
    Dostlar beni hatırlasın.
    Düğün olur, bayram gelir,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Can bedenden ayrılacak,
    Tütmez baca, yanmaz ocak,
    Selam olsun kucak kucak,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş, kim gülecek
    Murat yalan, ölüm gerçek,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Gün ikindi akşam olur,
    Gör ki başa neler gelir,
    Veysel gider, adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın

  20. 2006-11-21 #20
    GALİBA DÜNYANIN SONUNA GELDİK

    Galiba dünyanın sonuna kaldık
    Gelin belli değil kız belli değil
    Ne nasihat duyduk ne öğüt aldık
    Sohbet belli değil söz belli değil

    Dünya güzellendi tadı kalmadı
    İnsanın edebi udu kalmadı
    Günahın sevabın adı kalmadı
    Hakikata giden iz belli değil

    Aylarca yol çeken develer atlar
    Onları kurtardı bu ferasetler
    İnsanlar yol için taktı kanatlar
    Yokuş belli değil düz belli değil

    Hasta gönlün tedavisi zoraldı
    Gizli sır kalmadı aşikar oldu
    İrenkler çoğaldı boya bozuldu
    Kumaş belli değil bez belli değil

    Veysel nene gerek dünyanın hali
    Kimi hasır dokur kimisi halı
    Tam çalgıya karıştırdık kavalı
    Davul belli değil saz belli değil

    sponsorlu bağlantılar
  21. 2006-11-21 #21
    GÖKLERDEN SÜZÜLDÜM TERTEMİZ İNDİ

    Göklerden süzüldüm tertemiz indim
    Yere indim yedi renge boyandım
    Boz bulanık bir sel oldum yürüdüm
    Çeşit çeşit türlü renge boyandım

    Azgın azgın çağlayarak akarak
    İnsafsızca tahrip edip yıkarak
    Ne utandım ne kimseden korkarak
    Kusur günah kirli renge boyandım

    Bir kuru sevdanın peşine düştüm
    Nice kayalardan taşlardan uçtum
    Irmağa kavuştum kendimden geçtim
    Utandım da kirli renge boyandım

    Yüzlerimi yere vurdum süründüm
    Çok dolandım ırmak oldum göründüm
    Eleklerden geçtim yundum arındım
    Kamilane karlı renge boyandım

    Irmak olup kavuşunca denize
    Dalgalandık coştuk taştık biz bize
    Çok zaman seyrettim aya yıldıza
    Aydın parlak nurlu renge boyandım

    Veysel yoktan geldim yok olup geçtim
    Ben deyenler yalan gerçeği seçtim
    Bir buhar halinde göklere uçtum
    Kayboldum o sırlı renge boyandım.

  22. 2006-11-21 #22
    KARA TOPRAK

    Dost dost diye nicesine sarıldım
    Benim sadık yarim kara topraktır.
    beyhude dolandım, boşa yoruldum
    Benim sadık yarim kara topraktır.
    Nice güzellere bağlandım kaldım
    Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
    Her türlü istediğim topraktan aldım
    Benim sadık yarim kara topraktır

    Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi
    Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi
    Kazma ile dövmeyince kıt verdi
    Benim sadık yarim kara topraktır

    Adem'den bu deme neslim getirdi
    Bana türlü türlü meyve bitirdi
    Her gün beni tepesinde götürdü
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Karnın yardım kazmayınan, belinen
    Yüzün yırttım tırnağınan, elinen
    Yine beni karşıladı gülünen
    Benim sadık yarim kara topraktır

    İşkence yaptıkça bana gülerdi
    bunda yalan yoktur herkes de gördü
    Bir çekirdek verdim, dört bostan verdi
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Havaya bakarsam hava alırım
    Toprağa bakarsam dua alırım
    Topraktan ayrılsam nerde kalırım
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Bir dileğin varsa iste Allah'tan
    Almak için uzak gitme topraktan
    Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Hakikat istersen açık bir nokta
    Allah kula yakın, kul da Allah'a
    Hakkın gizli hazinesi toprakta
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Bütün kusurumu toprak gizliyor
    Melhem çalıp yaralarım düzlüyor
    Kolun açmış yollarımı gözlüyor
    Benim sadık yarim kara topraktır.

    Her kim ki olursa bu sırra mazhar
    Dünyaya bırakır ölmez bir eser
    Gün gelir Veysel'i bağrına basar
    Benim sadık yarim kara topraktır.

  23. 2006-11-21 #23
    İSTANBUL....

    Sevgisi içimde yaşayıp duran
    Nazlı güzellerin şirin İstanbul
    Hayali kafamda hükümdar süren
    Görmez gözlerime görün İstanbul

    Ortasında deniz kenarlar kara
    Bu dünyada cennet olmuş kullara
    Mehtapta sandallar ne hoş manzara
    Sahildir yayladır yerin İstanbul

    Gemilerin gelir peşi peşine
    Şöhretin yayılmış hudut dışına
    Ayrı bir güzellik başlı başına
    Sevgi muhabbetin derin İstanbul

    Fatih Mehmet Sultan temeli kurdu
    Ondan sonra oldu Türklerin yurdu
    Edirne'den gelen o büyük ordu
    Ayyıldız bayrak nurun İstanbul

    Denizler kilidi boğazların var
    Dünyaya haykıran avazların var
    Yılmaz Türk Ordusu şahbazların var
    Ferah tut gönlünün serin İstanbul

    Dünya güzelliği sendedir mevcut
    Hususi özenmiş yaratmış Mabut
    Herkesin gönlünde vardır bir maksut
    Halis Türk maksadın varın İstanbul

    Edipler şairler yetişmiş sende
    Ehl-i aşklar yanmış tutuşmuş sende
    Bir aciz kimseyim Veysel'im ben de
    Seversen olayım yarin İstanbul

  24. 2006-11-21 #24
    İŞDE HİYLE SÖZDE YALAN OLMASA

    İnsanoğlu doğru yoldan şaşmazdı
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa
    Türlü türlü felakete düşmezdi
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    İstemezdi alış verişte senet
    Kafalara yerleşmezdi ihanet
    Ne zina olurdu ne çapkın evlat
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Ne bir yetim hakkı ne de bir rüşvet
    Yanmazdı gönüller olurdu hep şad
    Derdim anlatırken denmezdi kapat
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Bu güzel sohbette olmazdı fıs fıs
    Çirkin ise meyyal olmazdı nefis
    Ne cinayet ne hırsız ne hapis
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Ortadan kalkardı günah musibet
    Aşıklar olurdu hak ve hakikat
    Herkes için açık olurdu cennet
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Tamuda olmazdı kullara ceza
    Olsa temiz ahlak ve husni-i rıza
    Hiç şüphe girmezdi gönüle göze
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    Yalancılar belki kızar bu işe
    Yalan ayaktadır çıkamaz basa
    Kemlik düşünür mü kardeş kardeşe
    İşde hiyle, sözde yalan olmasa

    VEYSEL bu yollarda sarfeder nefes
    Herkesin elinde gezer bir kafes
    Binbir türlü derdi çeker mi herkez
    İşde hile, sözde yalan olmasa

  25. 2006-11-21 #25
    KIZILIRMAK

    Daima bulanın, asla durulman,
    Nedir bu sendeki hal, Kızılırmak?
    Çağlayıp akarsın, hiç mi yorulman?
    Seni zapteyleyemez göl, Kızılırmak.

    Bahar gelir, bulanırsın, coşarsın,
    Dalga vurur, kenarlara taşarsın.
    Dünya kurulalı böyle yaşarsın,
    Tükenmez ömrün var bol, Kızılırmak.

    Toplanır suların yayladan, köyden,
    Kuvvetler alırsın çeşmeden, çaydan.
    Fariğ olup vazgeçmen mi bu huydan?
    Kimseye vermezsin yol, Kızılırmak.

    Yel estikçe dağlar karın eritir,
    Güneş olur, çayır çimen yürütür;
    Dünyada bâkisin, hükmün câridir,
    Sana kuvvet verir sel, Kızılırmak.

    Zara dağlarından toplaşın gelin,
    Sivas'ın kenarın dolaşın gelin,
    Yıldız ırmağına ulaşın gelin,
    Göksu'yu beraber al, kızılırmak.

    Kızıldağ'dan doğru çıkıp gelişin,
    Kayseri'de Karasu'ya karışın,
    Cahdın nedir, yola devam çalışın,
    Delice ırmağın bul, Kızılırmak.

    Ulu sular ile akıp gidersin,
    Tavşanlı dağına bakıp gidersin,
    Uğradığın yeri yıkıp gidersin,
    Git Karadeniz'e dol, Kızılırmak.

    Veysel'in gözünden çağlayan sular;
    Derdim gizli durur, yüzlerim güler,
    Seni tutsun beni tutan uykular,
    Derin uykulara dal, Kızılırmak.

    sponsorlu bağlantılar
  26. 2006-11-21 #26
    SAZIMA

    Ben giderim sazım sen kal dünyada
    Gizli sırlarımı aşikar etme
    Lal olsun dillerin söyleme yada
    Garip bülbül gibi ah u zar etme

    Gizli dertlerimi sana anlattım
    Çalıştım sesimi sesine kattım
    Bebe gibi kollarımda yaylattım
    Hayali hatır et beni unutma

    Bahçede dut iken bilmezdin sazı
    Bülbül konar mıydı dalına bazı
    Hangi kuştan aldın sen bu avazı
    Söyle doğrusunu gel inkar etme

    Benim her derdime ortak sen oldun
    Ağlarsam ağladın gülersem güldün
    Sazım bu sesleri turnadan m'aldın
    Pençe vurup sarı teli sızlatma

    Ay geçer yıl geçer uzarsa ara
    Giyin kara libas yaslan duvara
    Yanından göğsünden açılır yara
    Yar gelmezse yaraların elletme

    Sen petek misali Veysel de arı
    İnleşir beraber yapardık balı
    Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
    Ben babamı sen ustanı unutma

  27. 2006-11-21 #27
    SON ŞİİRİ

    Selam saygı hepinize
    Gelmez yola gidiyorum
    Ne şehire ne de köye
    Gelmez yola gidiyorum

    Gemi bekliyor limanda
    Gideceğim bir ummanda
    Gözüm kalmadu cihanda
    Gelmez yola gidiyorum

    Eşim dostum yavrularım
    İşte benim sonbaharım
    Veysel karanlık yollarım
    Gelmez yola gidiyorum

  28. 2006-12-06 #28
    ANLATAMAM DERDİMİ DERTSİZ İNSANA


    Anlatamam derdimi dertsiz insana
    Derd çekmeyen dert kıymetin bilemez
    Derdim bana derman imiş bilmedim
    Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz

    Gülü yetiştirir dikenli çalı
    Arı her çiçekten yapıyor balı
    Kişi sabır ile bulur kemali
    Sabretmeyen maksudunu bulamaz

    Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
    Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
    Çağlar deli gönül ırmaklarınan
    Ağlar ağlar göz yaşların silemez

    Veysel günler geçti yaş altmış oldu
    Döküldü yaprağım güllerim soldu
    Gemi yükün aldı gam ilen doldu
    Harekete kimse mani olamaz

  29. 2007-02-27 #29



    Derdimi Söylesem

    Dedimi söylesem derin dereye
    Doldurur dereyi düz olur gider
    Irakipler sıra dağlar arada
    Korkarım yar benden yoz olur gider

    Pervane ateşten sakınmaz canı
    Uğruna koymuşum başı bedeni
    Doldur tüfeğini hedef et beni
    Yaram doksandokuz yüz olur gider

    Veysel der çıkayım bir yüce dağa
    Ağaçlar bezenmiş yeşil yaprağa
    Zaman olur tenim düşer toprağa
    Karışır toprağa toz olur gider

  30. 2007-03-28 #30
    Bu dünyanın meyvesini
    Yesem amma yesem amma
    Arasam bulsam hasını
    Yesem amma yesem amma

    Amasya'nın elmasını
    Zile pekmez çalmasını
    Sivas'ın da kıymasını
    Yesem amma yesem amma

    Gezsem Tokat'ın bağını
    Emleğ'in taze yağını
    Erzurum'un kaymağını
    Yesem amma yesem amma

    Konya'nın güzel buğdası
    Sivas'ta Çorum'da hası
    Ayıntab'ın çiğ köftesi
    Yesem amma yesem amma

    Güzel olur Türkmen kızı
    Yanakları kıpkırmızı
    Diyarbakır'ın karpuzu
    Yesem amma yesem amma

    Mersin Dörtyol portakalı
    Maraş'tan da pirinç gelir
    Malatya'da dut zerdali
    Yesem amma yesem amma

    Ah İzmir'in kuş üzümü
    Pek severim boğazımı
    Kazova'nın yaş üzümü
    Yesem amma yesem amma

    Kastamonu'nun kendiri
    Bursa'nın ipek mendili
    Edirne'nin boş pendiri
    Yesem amma yesem amma

    İstanbul Ankara ayar
    Her ne dersen bunlarda var
    Şarap pirzolayı sever
    Yesem amma yesem amma

    Samsun ve Bafra tütünü
    Alsam Urfa'nın atını
    Avlarda keklik etini
    Yesem amma yesem amma

    Adana'da biter pamuk
    Geze geze hep usandık
    Trabzon'da çoktur fındık
    Yesem amma yesem amma

    Uğradım Muş'a Van'a
    Gümüş takım lüzum buna
    Sade yağdan bir kaygana
    Yesem amma yesem amma

    Gahi uslu gahi deli
    Çirkinleri neylemeli
    Bulsam bir Gürcü güzeli
    Sarsam amma sarsam amma

    Veysel niden sözü savı
    Yedin içten aldı tavı
    Gönlünden hayal pilavı
    Yedim amma yedim amma.

    AŞIK VEYSEL

    sponsorlu bağlantılar
  31. 2007-03-29 #31
    Kambur felek sanki beni kayırdı
    Eşten dosttan nazlı yardan ayırdı
    Gizli sırrım memlekete duyurdu
    Sanki benim bir ettiğim var gibi

    Kimine at vermiş estirir gezer
    Kimine aşk vermiş coşturur gezer
    Kimine mal vermez koşturur gezer
    Sanki bunu zengin etmek zor gibi.

    Bir kısmına yayla vermiş köy vermiş
    Bir kısmına büyük büyük pay vermiş
    Sevdiğine güzellikle boy vermiş
    Al yanaklar şule verir nur gibi

    Birinin aklı yok deli divane
    Bir kısmı muhtaçtır acı soğana
    Bir kısmını zengin etmiş yan yana
    Şimdi kendi saklanıyor sır gibi

    Kimine saz vermiş çalar eğlenir
    Kimi zevk içinde güler eğlenir
    Veysel gözyaşlarını siler eğlenir
    Yeter gayrı yumma gözün kör gibi

  32. 2007-03-29 #32
    Dünya debdil oldu durum değişti.
    Kimi aya gider kimi cennete.
    Dünya güzellendi itibar düştü,
    Anne baba yoksun kaldı hürmete.

    Bin dokuzyüz altmışyedi yılında
    Çirkin sözler gezer halkın dilinde
    Ud edep kalmadı kızda gelinde
    Büyükler küçüğe gelir minnete

    Bakmaz mısın insanların işine
    Kötülükler doğar peşi peşine
    Mezhep kavgasından din döğüşüne
    Sanki varıp sığmamışlar cennete.

    Kimisi söz verir sözünde durmaz
    Hakikati doğru sözü duyurmaz
    İşlediği suçun farkına varmaz
    Ne yüzle varacağız ahirete

    Kötülükler memlekete kök saldı
    Fitnelik fesatlık arttı çoğaldı
    Bu işin ıslahı Allah'a kaldı
    Ulu Tanrım yardım etsin millete.

    Tezvirlerin işi gider ileri
    Yalancıya itibar çok ekseri
    Hilekarın sahtekarın işleri
    Yol açıyor rezalete nefrete.

    Gitmiyor gönlümün kederi, yası
    Doğru söyleyene diyorlar asi
    Bitmez bu dünyanın kuru davası
    Çekil Veysel bir köşe-yi vahdete.

  33. 2009-06-15 #33
    SON ŞİİRİ





    Selam saygı hepinize,
    Gelmez yola gidiyorum.
    Ne şehire, ne de köye,
    Gelmez yola gidiyorum.

    603 - Aşık Veysel Şiirleri

    Gemi bekliyor limanda,
    Gideceğim bir ummanda,
    Gözüm kalmadı cihanda,
    Gelmez yola gidiyorum.

    603 - Aşık Veysel Şiirleri

    Eşim, dostum, yavrularım
    İşte benim sonbaharım.
    Veysel karanlık yollarım,
    Gelmez yola gidiyorum...
    </B>


    Aşık Veysel Şatıroğlu
    ( 1894 - 1973 )

  Okunma: 4922 - Yorum: 32 - Amp