Çocuk ve İslam - Delinetciler Portal

Çocuk ve İslam

  1. sponsorlu bağlantılar
    MÜSLÜMAN ÇOCUGA
    DiNi SUALLER


    1. Müslümanmýsýn?
    Elhamdülillah Müslümaným.
    2. Müslümaným demenin manasý nedir?
    Allah'ý bir bilmek, Kur'an-ý Kerim'i ve Muhammed Aleyhisselam'ý tasdik etmektir.
    3. Ne zamandan beri Müslümansýn?
    "Bela" dediðimiz zamandan beri Müslümaným.
    4. "Bela" zamaný neye derler?
    Misak'a derler. Yani Cenab-ý Hakk ruhlarýmýzý yarattýðý vakit bunlara hitaben:
    "Elestü birabbiküm" yani (Ben sizin rabbiniz deðil miyim ?) diye sordu.
    Onlar da: "Bela" (Evet Rabbimizsin) dediler. O zamandan beri Müslümaným demektir.
    5. Rabbin kimdir?
    Allah
    6. Seni kim yarattý?
    Allah
    7. Sen kimin kulusun ?
    Allah'ýn kuluyum.
    8. Allah kaçtýr diyenlere ne dersin?
    Allah birdir derim.
    9. Allah'ýn bir olduðuna delilin nedir?
    Sure-i Ýhlas'ýn ilk ayeti kerimesidir.
    10. Bunun manasý nedir?
    Sen söyleki ey Habibim Allah birdir..
    11. Allah'ýn varlýðýna akli delilin nedir?
    Bu alemin varlýðý ve alemdeki nizam ve intizamýn devamýdýr.
    12. Allah'ýn zatý hakkýnda düþünce caiz midir?
    Caiz deðildir. Çünkü akýl Allah'ýn zatýný anlamaktan acizdir. Allah'ýn ancak sýfatý hakkýnda düþünülür.
    13. Nereden geldin, nereye gideceksin?
    Allah'dan geldim, Allah'a gideceðim
    14.Niçin geldin?
    Allah'a kulluk için
    15. Ýman-ý yeis nedir?
    Firavun gibi ölürken iman etmektir.
    16. Bu iman muteber midir?
    Deðildir.
    17. Tevbei yeis nedir?
    Ýmaný ve ameli olan kimsenin ölürken günahlarýndan tevbe etmesidir.
    18. Bu tevbe muteber midir?
    Muteberdir.
    19. Dinin hangi dindir?
    Ýslam dinidir.
    20. Kitabýn hangi kitaptýr?
    Kur'an'dýr.
    21. Kýblen neresidir?
    Kabe-i Muazzamadýr.
    22. Kimin zürriyetindensin?
    Adem Aleyhisselam'ýn zürriyetindenim.
    23. Kimin milletindensin?
    Ýbrahim Aleyhisselam'ýn milletindenim.
    24. Kimin ümmetindensin?
    Muhammed Aleyhisselamýn.
    25. Peygamberimiz nerede doðdu ve þimdi nerede bulunuyor?
    Mekke'de doðdu. Elli yaþýndan sonra Medine'ye hicret etti. Þimdi Medine'de "Ravza-i Mütaharra"sýndadýr.
    26. Peygamberimizin kaç adý vardýr?
    Güzel isimleri çoktur. Fakat dördünü bilmek lazýmdýr. Bunlar: Muhammed, Mustafa, Ahmed, Mahmud.
    27. Peygamberimizin en çok kullanýlan ismi nedir?
    Hazret-i Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem'dir.
    28. Peygamberimizin babasýnýn adý nedir?
    Abdullah'týr.
    29. Annesinin adý nedir?
    Amine'dir.
    30. Süt annesinin adý nedir?
    Þifa Hatun'dur.
    31. Dedesinin adý nedir?
    Abdülmüttaliptir.
    32. Peygamberimiz kaç yaþýnda iken kendisine fiilen peygamberlik geldi?
    40 yaþýnda.
    33. Fiilen kaç sene peygamberlik yaptý?
    23 sene peygamberlik yaptý.
    34. Peygamberimiz nerede doðdu?
    Mekke-i Mükerreme'de.
    35. Hangi tarihte doðdu?
    571 tarihinde
    36. Hangi tarihte nereye hicret etti?
    622 tarihinde Medine'ye hicret etti.
    37. Fani hayatý hangi yýlda kaç yaþýnda sona erdi?
    632 yýlýnda, 63 yaþýnda sona erdi.
    38. Peygamberimizin kaç kýzý vardý?
    Dört kýzý vardý. 1) Zeynep 2) Rukiyye 3) Ümmü Gülsüm 4) Fatýma (r.a.)'dir.
    39. Peygamberimizin kaç oðlu doðdu?
    Üç oðlu oldu. 1) Kasým 2) Abdullah (Diðer adý Tayyip) 3) Ýbrahim (r.a) hazretleridir.
    40. Peygamberimizin mübarek hanýmlarýný sayarmýsýn?
    1) Hazret-i Hadice 2)Hazret-i Sevde 3) Hazret-i Aiþe 4) Hz. Hafsa 5) Hz. Zeynep b.Huzeyme 6) Hz. Ümmi Seleme 7) Hz. Zeynep binti Cahþ 8) Hz. Cuveyriye 9) Hz. Ümmü Habibe 10) Hz. Safiyye 11) Hz. Meymune 12) Hazreti Mariye, (r.a)
    41. Peygamberimizin hanýmlarý bizim neyimiz olur?
    Onlar bütün müminlerin annesidir.
    42. Peygamberimizin ilk hanýmý kimdir?
    Hz.Hatice (r.a.) validemizdir. Efendimizden 15 yaþ büyük olup 25 sene beraber hayat sürmüþtür.
    43. Peygamberimizin son hanýmý kimdir?
    Hz. Aiþe (r.a.) validemizdir.
    44. Peygamberimizin 53 yaþýndan sonra evlenmesinin sebep ve hikmetlerinin bazýlarýný sayarýmsýnýz?
    Peygamberimiz, kabilelerin Ýslamiyete baðlanmalarýný temin, ayrýca kadýnlara ait hükümleri kadýnlar vasýtasýyla yaymak, bazýlarýný sefaletten kurtarmak, bazýlarýnýn ise iffet ve namuslarýný korumak için onlarla evlenmiþtir. Asýl hikmet ve gaye kadýnlar vasýtasýyla Ýslam'ý yaymaktýr.
    45. Peygamberimizin en son vefat eden eþi kimdir?
    Hz. Aiþe (r.a)'dýr.
    46. Gelmiþ ve gelecek insanlarýn en yücesi kimdir?
    Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve sellem'dir.
    47. Peygamber Efendimizin kaç torunu vardýr?
    Ý ki torunu vardýr :1) Hasan 2) Hüseyin (radýyallahü anhuma) hazretleridir.
    48. Bunlar kimin çocuklarýdýr?
    Hz. Ali ve Hz. Fatýma (r.a.)'nýndýr.
    49. Allah'ýn emrettiði þeylerin en önemlisi nedir?
    Tevhid'dir.
    50. Tevhid nedir?
    Allah'ý bir bilmek, yalnýz ona kulluk etmektir.
    51. Allah'ýn yasakladýðý en büyük günah nedir?
    Þirk'tir.
    52. Þirk nedir?
    Allah'a ortak koþmak, ondan baþka Allah olduðunu söylemek.
    53. Peygamber kime denir?
    Ahkam-i ilahiyeyi insanlara teblið içinAllah'ýn vazifelendirdiði zata denir.
    54. Allah, peygamberleri niçin gönderdi?
    Þirkten korumak, tevhide çaðýrmak için
    55. Allah tarafýndan mahlukata gönderilen peygamberlerin sayýsý kaçtýr?
    Peygamberimizden yapýlan bir rivayete göre yüz yirmi dört bin, bir rivayete göre, iki yüz yirmi dört bin.
    56. En büyük peygamberler kaçtýr?
    5 dir. Hz.Muhammed (a.s.), Hz.Nuh (a.s.), Hz.Ýbrahim (a.s.), Hz.Musa (a.s.) ve Hz. Ýsa (a.s.) dýr.
    57. Kur'an-ý Kerim'de ismi geçen peygamberlerin sayýsý kaçtýr?
    Yirmisekiz.
    58. Ýsimlerini sayarmýsýnýz?
    Adem, Ýdris, Nuh, Hud, Salih, Ýbrahim, Lut, Ýsmail, Ýshak, Yakup, Yusuf, Eyyup, Þuayp, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Yunus, Ýlyas, Elyesa, Zülkifl, Zekerriyya, Yahya, Ýsa, Üzeyr, Lokman, Zülkarneyn ve Hazret-i Muhammed Mustafa Salavatullahi ala nebiyyina ve aleyhim ecmaiyn hazeratýdýr. Üzeytr, Lokman ve Zülkarneyn (aleyhimüsselam) hazretlerine bazýlarý velidir, demiþlerdir.
    59. Peygamberimiz bir millete mi yoksa bütün insanlýða mý gönderildi?
    Bütün insanlýða gönderildi.
    60. Resul nedir?
    Müstakil bir þeriat getiren veya evvelki peygamberinþeriatýna yeni hükümler ilave eden peygamberdir.
    61. Nebi nedir?
    Kendisinden önce veeya zamanýndaki resulun þeriatýna tabi olan peygamberdir. Her resul ayný zamanda nebidir, fakat her nebi resul deðildir.Her resul ayný zamanda nebidir. Fakat her nebi resul deðildir. Her ikisine peygamber denir.
    62. Ýlk nebi kimdir?
    Adam (a.s.) dýr.
    63. Ýlk resul kimdir?
    Nuh (a.s.) dýr.
    64.Ýnsanlar öldükten sonra ne olacaklar?
    Dirilecekler
    65. Dirildikten sonra ne olacaklar?
    Dünyada yaptýklarýnýn mükafatýný veya cezasýný görecekler.
    66. Öldükten sonra dirilmeyi yalanlayan kimse ne olur?
    Dinden çýkar, kâfir olur.
    67. Melek nedir?
    Allah'ýn nurdan yarattýðý ve istedikleri þekle girebilen, daima ibadet eden günahsýz varlýklardýr.
    68. Dört büyük melek hangileridir?
    Cebrail, Mikail, Ýsrafil ve Azrail (A.S.)
    69. Meleklerin görevleri nelerdir?
    Allah'a hamd etmek, O'nu tesbih etmek, O'nu zikr etmek. O, ne emrediyorsa onu yapmaktýr.
    Bazý meleklerin özel görevleri vardýr.
    70. Cebrail'in görevi nedir?
    Peygamberlere vahiy ve kitap getirir.
    71. Mikail'in görevi nedir?
    Tabiat olaylarý, rýzýk taksimatýyla görevlidir.
    72. Ýsrafil'in görevi nedir?
    Kýyamette Sur'a üflemek
    73. Azrail'in görevi nedir?
    Allah'ýn emriyle can almak
    74. Dört büyük kitap hangileridir ve hangi peygamberlere inmiþtir?
    Tevrat Musa (A.S.), Zebur Davud (A.S.), Ýncil Ýsa (A.S.), Kur'an-Kerim Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretlerine inmiþtir.
    75. Suhuf ne demektir, kaç tanedir ve kimlere verilmiþtir?
    Cenab-ý Hakk'ýn, dört kitaptan baþka Cebrail (A.S.) vasýtasýyla bazý peygamberlere gönderdiði sahifelere suhuf denir. Adem (A.S.) 10, Þit (A.S.) 50, Ýdris (A.S.) 30, Ýbrahim (A.S.) ise 10 suhuf verilmiþtir.
    76. Mezhep kaçtýr?
    Ýkidir.
    77. Nelerdir?
    Ýtikatta mezhep, amelde mezhep.
    78. Ýtikattaki mezhep imamlarý kaçtýr ve kimlerdir?
    Ýkidir. Ýmam Ebu Mansur Muhammed Matüridi ve Ýmam Ebü'l Hasani'l Eþari Hazretleridir.
    79. Amelde mezhep kaçtýr ve nelerdir?
    Dörttür. Hanefi, Þafii, Maliki, Hanbeli mezhepleridir.
    80. Ýtikatta mezhebin nedir?
    Ehl-i sünnet ve cemaat mezhebidir.
    81. Amelde mezhebin nedir?
    Hanefi mezhebidir.
    82. Bizi itikattaki mezhebimizin imamý kimdir?
    Ebu Mansur Muhammed Matüridi Hazretleridir.
    83. Þafii, Maliki ve Hanbeli mezhebine mensup olanlarýn itikatta imamlarý kimdir?
    Ebü'l Hasani'l Eþari Hazretleridir.
    84. Ýmam Ebu Muhammed Matüridi nerelidir, ne zaman vefat etmiþtir?
    Semerkand'ýn Maturid köyündendir. Türktür. Hicri (333) tarihinde vefat etmiþtir.
    85. Ýmam Ebü'l Hasani'l Eþari Hazretleri nerelidir? Ne zaman vefat etmiþtir?
    Basra'lý olup Hicri (324) tarihinde vefat etmiþtir.
    86. Namazýn kazaya kalmasýnýn meþru sebepleri kaçtýr, sayarmýsýnýz?
    Üçtür. A) Uyku B) Muharebe esnasýnda düþmandan hiç fýrsat bulamamak C) Unutmak.
    87. Kaç tane kandil vardýr, nelerdir?
    Beþ tane kandil vardýr.
    Mevlid Kandili : Peygamberimizin dünyaya geldiði gecedir.
    Regaib Kandili : Hz. Amine'nin Peygamberimize hamile olduðunu anladýðý gecedir.
    Mirac Kandili : Peygamberimizin, ilahi saltanatý seyretmek üzere Allah'ýn daveti ve gücü ile bir mucize olarak göklere ve daha nice alemlere seyahat ettiði gecedir.
    Berat Kandili : Kur'an-ý Kerim'in levh-i mahfuzdan sema-i dünyaya indirildiði, insanlarýn bir senelik hayat ve rýzýklarýnýn gözden geçirildiði, müslümanlarýn af ve lütuflara nail olduðu gecedir.
    Kadir Gecesi : Kur'an-ý Kerim'in dünya semasýndanPeygamberimize indirilmeye baþladýðý gecedir.
    88. Kabir suali kime sorulmaz?
    Peygamberlere, çocuklara ve delilere
    89. Din nedir?
    Akýl sahibi insanlarý kendi istek ve arzularýyla sýrf hayýr ve saadete ulaþtýran, ilahi bir kanundur.
    90. Ýslam nedir?
    Peygamber Efendimizin teblið buyurduðu hükümleri kalb ile tasdik, dil ile ikrar edip, onlarý bütün hayatýnda yaþamaktýr.
    sponsorlu bağlantılar

      Konuyu Beğendin mi?

  2. 2006-11-23
    Bir çocuğun namaz kılma öyküsü
    Türkan Hanım dindar bir ailede büyümüştü. Annesi her fırsatta ona ve kardeşlerine namaz kılmalarını söyler, hatta kızarak onları uyarırdı. Türkan Hanım namazın kılınması gerektiğine inanır, ama yine de kılmazdı, çünkü kılmak nefsine zor geliyordu. Bazen başlar, sonra terk ederdi.
    Evlendi ve çocukları oldu. Annesi her geldiğinde aynı şekilde namaz kılmaları için ikaz etmeyi sürdürüyor, o da ısrarla kılmamaya devam ediyordu. Çok istemesine rağmen bir türlü nefsine galip gelemiyordu. Bir gün arkadaşları ona oturmaya geldi. İçlerinden biri annesini de yanında getirmişti. Teyze çok mübarekti. Öyle tatlı konuşuyordu ki, onu dinleyen saatler geçse usanmazdı. Teyze bir ara namaz konusuna değindi. O anlatırken, Türkan Hanım annesini hatırlamış ve annesinin eski günlerdeki namaz ikazlarını düşünüyordu. Misafirler de teyzeyi zevkle dinliyordu.
    Türkan Hanımın küçük oğlu Zekeriya, dört yaşındaydı. Oynadığı oyunu bırakmış, teyzenin koltuğu dibinde iki elini yumruk yapıp yüzüne dayamış bir şekilde, kıpırdamadan dinliyordu. Annesi ikram için mutfakla salon arasında koşturup dururken mevzu değişmişti. O da onların yanına oturup sohbetin güzelliğine kapılarak çayını yudumlamaya başladı.

    “Anne, senin yerine ben namaza başlayacağım”
    Tam bu sırada mutfaktan bir gürültü geldi. Arkasından da oğlunun çığlığı duyuldu. Telâşla mutfağa koştu Türkan Hanım. Misafirler de korkuyla peşinden gittiler. Oğlu bir sandalye koyarak lavaboya çıkmıştı. Bir ayağı lavabonun içinde, diğeri ise dışarıdaydı. Sandalye devrilmiş yerde dururken, oğlu da lavabonun kenarında korkmuş bir şekilde asılı duruyordu. Koşup kucağına aldı. Su içeceğini zannederek:
    “İsteseydin ben verirdim yavrum, ya düşüp bir yerine zarar verseydin” diye çıkıştı.
    Türkan Hanım oğlunun verdiği cevabı, uzun yıllar geçmesine rağmen hâlâ unutamaz; çünkü şöyle demişti çocuğu:
    “Anne, ben abdest alacaktım. Teyze dedi ya, namaz kılmayanlara Allah ceza verecekmiş diye. Ben de, sen ceza almayasın diye senin yerine namaza başlayacaktım.”
    O an Türkan Hanım, tepeden tırnağa titrediğini hissetti. Allah, yıllarca namaz kılmayan Türkan Hanıma oğlunun davranışıyla müthiş bir ders vermişti. Yavrusuna sarılıp dakikalarca ağladı.
    Bu hikâye birçok bakımdan ders verici. Aslında çocuklar büyüklere değil, anne babalar evlâtlarına namazı öğretmeli. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocuklarımıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kıldırmamızı ve on yaşına geldiklerinde ise ciddi bir şekilde üzerinde durmamızı emreder.
    Çocuklarımıza -küçük yaşlarda gerek camilere götürerek, gerek ise evde cemaat yaparak- namazı sevdirmeli ve onlara örnek olmalıyız. Namaz çocuklara tatlı bir üslûpla, sevdirilerek anlatıldığı takdirde çocukların namaza karşı ilgi ve sevgileri kaçınılmaz olur.

    Said Demirtaş

  3. 2006-11-24
    ANNE VE BABANIN GÖREVLERİ

    İslam'a göre anne ve baba çok büyük bir makama sahiptir. Allah Teala, Peygamber ve Masum İmamlarımız onlarca ayet ve hadiste onlar hakkında çeşitli tavsiyelerde bulunmuşlardır. Onlara ihsanda bulunmak ve iyilik etmek en üstün ibadetlerden sayılmıştır. Örneğin; Allah Teala İsra suresinin 25. ayetinde şöyle buyuruyor: “Rabbin, ondan başkasına ibadet etmemenizi ve anne ve babaya iyilikte bulunmanızı emretmiştir.”
    İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: “Amellerin en üstünü üç şeydir: 1- Günlük beş vakit farz namazları fazilet vaktinde yerine getirmek. 2- Anne ve babaya ihsan ve iyilikte bulunmak. 3- Allah yolunda cihat etmek.”
    Şimdi şu soruyla karşılaşmaktayız: Anne ve baba bu yüce makam ve mevkii neden ve nasıl elde etmişlerdir? Acaba Allah Teala bu yüce makamı sebepsiz mi, yoksa yapmış oldukları değerli bir iş karşılığı mı onlara vermiştir? Anne ve baba çocuklarına hangi büyük hizmet karşılığında bütün bu (ayet ve hadislerdeki) tavsiyelere layık olmuşlardır? Baba cinsel içgüdüsünün tahrik olması ile yaşayan bir hücreyi annenin rahmine bırakmıştır. Bu yeni hücre, annenin rahminde anne tarafından salgılanan bir hücre ile birleşmiştir. Bu yeni varlık, annenin rahminde gelişmekte ve dokuz ay sonra küçük bir bebek şeklinde dünyaya ayak basmaktadır. Anne ona süt ve yemek vermiş, bir müddet altını değişmiştir. Bu zaman zarfında baba ise ailenin harcını temin etmiş ve onları himaye etmiştir.
    Acaba anne ve babanın bu gibi işlerden başka vazifesi yok mudur? Ve sırf bu işler sebebi ile mi yüce annelik ve babalık makamına nail olmuşlardır? Acaba sadece anne ve baba mı çocukları üzerinde hakka sahiptir ve çocukların anne ve babanın üzerinde hiç mi hakları yok? Hiçbir kimsenin böyle tek taraflı bir hakkı kabul edeceğini zannetmiyorum. Masum İmamlardan gelen hadislerde çocukların da bazı hakları olduğu ve anne-babanın o hakları yerine getirmeleri gerektiği zikrolunmuştur. Örneğin:
    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuş: “Babanın senin üzerinde nasıl hakkı varsa, çocuklarının da hakkı vardır.”
    Yine Resul-i Ekrem’den (s.a.a) şöyle nakledilir: “Çocuk itaatsizlikten dolayı nasıl anne ve babasını incitiyorsa, anne ve baba da kendi vazifelerini yerine getirmedikleri taktirde çocuklarını incitmiş olurlar”.
    Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah, çocuklarının anaya ve babaya itaatsizliğe uğramasına sebebiyet veren anne ve babaya lanet etsin.”
    İmam Seccad (a.s) da şöyle buyuruyor: “Çocuğunun hakkı; ister iyi olsun, ister kötü senden dünyaya geldiğini ve sana nispeti olduğun göz önünde bulundurman ve onun terbiyesi ile vazifeli olduğun bilmendir. Allah'ı tanımada ona kılavuz olmalı ve Allah'a itaat etme hususunda ona yardımcı olmalısın. Senin çocuğuna karşı davranışın, ona iyilikte bulunduğu takdirde mükafatlandırılacağına ve kötülükte bulunduğunda da azaplandırılacağına yakini olan bir şahısın davranışı gibi olmalıdır.”
    Hz. Ali (a.s) buyuruyor ki: “Sakın aile ve akrabalarının bedbahtlardan olmasına sebep olanlar birisi olmayasın!”
    Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Çocuklarınıza iyilik etmelerinde yardımcı olun, isteyen herkes çocuklarından anne ve babaya itaatsizlikleri uzaklaştırabilir.”
    Resul-i Ekrem (s.a.a) buyuruyor ki: “Herkesin bir kızı olur, onu iyi terbiytet eder, öğretiminde rolü olur ve rahat etmesi için gerekli ortamı temin ederse o kız çocuğu onu cehennem ateşinden kurtarır.”
    Allah Teala Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki: “Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır.”
    Çocuk hayatının başlangıcında henüz şekillenmemiş olup hem saadet ve hem de bedbahtlığa kabiliyeti vardır. Kamil bir insan olabileceği gibi alçak ve düşük bir hayvana da dönüşebilir. Herkesin saadet ve bedbahtlığı onun eğitimine bağlıdır. Bu büyük iş, baba ve annelerin üzerine bırakılmıştır. Esasen annelik ve babalık da bu anlamdadır. Baba ve anne insan yapıcı ve kemal yaratıcısıdırlar. Anne ve babaların, çocuklarına karşı yapabilecekleri en büyük hizmet onları güzel ahlaklı, şefkatli, insan sever, hayırsever, özgür, cesur, adalet sever, bilgili, dürüst, şerefli, imanlı, vazifesini bilir, sağlıklı, çalışkan, okur-yazar ve Allah kullarına hizmet eden yetiştirmeleridir. Böyle bir adam hem dünyada saadete kavuşmuş olur, hem de ahirette. Böyle kimseler gerçekten hakkıyla yüce annelik ve babalık makamına layıktırlar, cinsel gücün cazibe ve tahrikiyle bir çocuk dünyaya getiren ve büyüyüp kendi kendisini eğitmesi için onu tek başına bırakanlar bu makama layık değildir.
    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Babanın, çocuğuna verebileceği en iyi şey edep ve terbiyedir.”
    Bu hususta özellikle annenin özel bir önemi vardır; hatta, annenin hamilelik döneminde yediği şeyler ve davranışları çocuğunun sadet ve bedbahtlığında etki bırakır.
    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurur: “Asıl mesut olan, saadetinin temeli annesinin rahminde atılmış olandır, bedbaht ise, bedbahtlığı annesinin rahminde yaşadığı dönemde başlayan kimsedir.”
    Resul-i Ekrem (s.a.a) bir yerde de buyuruyor ki: “Cennet anaların ayakları altındadır.”
    Çocuklarının eğitim ve öğretimine ilgi göstermeyen, aksine yanlış hareket ve davranışlarıyla çocukları saptıran, bedbaht eden anne ve babalar onlara karşı en büyük ihaneti etmişlerdir. Niçin çocuk yaptınız? Ve niçin bir hayvan yavrusu biri onu kendisine bıraktınız? Masum yavrucağız kendisini dünyaya getirmenizi mi sizden istemişti?! Siz onu dünyaya getirdiğinize göre şeran ve vicdanen onun eğitim ve öğretimine ilgi duymak zorundasınız. Buna binaen, eğitim ve öğretim her anne ve babanın en büyük vazifesidir.
    Ayrıca, anne ve babalar topluma karşı da sorumludurlar. Bugünün çocukları yarının erkek ve kadınları olacaklardır. Yarının toplumu bu fertlerden oluşacaktır. Bugün aldıkları her dersi yarın vereceklerdir. İyi terbiye edilmiş olsalar yarının toplumu da iyi, ileri ve mükemmel olacaktır. Eğer bugünün nesli doğru olmayan ve yanlış programlarla eğitilecek olursa gelecek toplum daha bozuk bir toplum olacaktır. Yarının siyasî, ilmî, içtimaî şahsiyetleri işte bu kişilerden oluşacaktır.
    Bugünün çocukları geleceğin anne ve babaları ve kendi çocuklarının eğiticileri konumunda olup iyi veya kötü eğitimlerini kendi çocuklarına aktaracaklardır. Bu ahlaki davranışları nesilden nesile ulaşacaktır; öylese anneler ve babalar geleceğin toplumunu ıslah edebilecekleri gibi fesada ve çöküşe da çekebilirler. Bundan dolayı topluma karşı çok büyük sorumlulukları vardır. Eğer çocuklarının eğitim ve öğretiminde çaba harcalar ise toplum en büyük hizmeti etmiş olurlar ve bu fedakârlıkları karşısında mükafatlandırılacaklardır. Ama eğer bu hususta gaflet ve tembellik ederlerse sadece kendi masum çocuklarına değil, topluma da hıyanet etmiş olur ve kesin olarak Allah katında da sorgulanmaya tabi tutulurlar.
    Eğitim ve öğretim mevzusunu küçümsememek gerekir. Bir anne ve babanın, çocuğun terbiyesinde göstermiş olduğu fedâkarlık yüzlerce öğretmen, mühendis, doktor ve bilim adamının işinden daha değerlidir. İnsan-ı kamili yetiştiren ve dindar öğretmen, doktor ve mühendisi meydana getiren anneler ve babalardır. Özellikle anneler, çocuğun eğitiminde daha fazla sorumludurlar ve eğitimin ağır kısmı onların sırtına yüklenmiştir. Zira çocuklar, şekillenme döneminde olan küçük yaşlarında genelde annelerinin yanında olup onun eteğinde yetişmektedirler. Binaenaleyh, insanların saadet ve bedbahtlığının ve yükselme ve alçalmalarının anahtarı annelerin elindedir. Kadının değeri avukatlık, bakanlık ve müdürlük gibi makamlarla değildir. Bu makamların hepsi yüce annelik makamından aşağıdır. Anneler kâmil insanlar yetiştirerek, salih bakan, avukat, müdür, öğretmen vb... meydana getirerek topluma sunarlar.
    Temiz, salih ve değerli çocuklar eğiten anne ve babalar, sadece çocuklarına ve topluma hizmet etmekle kalmayacak, kendileri de bu dünyada onların varlığından iyi bir şekilde istifade edecekledir. İyi evlat, anne ve babasının başının yüksek olmasına sebep olduğu gibi, onların zayıf ve aciz oldukları ihtiyarlık zamanlarında da onlar için adeta bir asa ve dayanak olur. Eğer onların eğitim ve öğretimlerinde çaba sarf ederlerse bu dünyada zahmetlerinin meyvesini alacaklardır. Aynı şekilde; eğer bu hususta gaflet ve tembellik edecek olurlarsa bu dünyada zararlarını göreceklerdir.
    Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: "Kötü evlat, insanın en büyük musibetlerdendir."
    Yine Hz. Ali (a.s) buyuruyor ki: "Kötü evlat anne ve babanın şerafetini yok eder ve geriye kalanları rezil eder."
    Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor: "Çocuklarının, kendilerine karşı saygılı olmalarına sebep olan anne ve babaların üzerine Allah'ın rahmeti olsun."
    Öyleyse, anne ve baba olan kimseler çok ağır bir sorumluluk altına girmektedirler ve Allah'a, mahlukata ve çocuklarına karşı mes'uldurlar. Eğer doğru bir şekilde vazifelerini ifa ederlerse onlara en büyük hizmeti etmiş olurlar, dünyada ve ahirette de çok iyi bir mükafata ulaşırlar. Aynı şekilde, eğer bu hususta gereken zahmeti göstermezlerse, hem kendileri ziyana uğramış olacak hem de çocuklarına ve geleceğin toplumuna hıyanet etmiş olacak ve affedilmez bir günaha duçar olacaklardır.

  4. 2006-12-09
    Ey gökleri ve Yeri ve içindekileri yoktan yaratan Rabbim!

    Ben bir hiçtim,beni Sen Kudretinle yarattın.
    Bana Sen vucüt verdin,hayat verdin,ruh verdin.
    Bunları Sen bağışlamasaydın eğer,hiç kimse beni hiçlikten ve yokluktan çıkarıp bu dünyaya göndermezdi.

    Ben bir anne ve babadan doğdum.ama ben dünyaya gözümü açmadan önce,onlar da nasıl bir bebek beklediklerini bilmiyorlardı.
    Bana Sen kendi dilediğin gibi bir süret verdin.
    Bana dünyada hiç kimseye vermediğin bir sima verdin.
    Alemlerin Rabbi benim yüzümde,sadece bana ait bir eserini nasıl işlemiş,göreyim ve göstereyim diye.

    Bana göz verdin,Senin eserlerini göreyim diye.
    Bana kulak verdin,Senin yarattıklarının Seni nasıl zikrediyor işiteyim diye.
    Bana akıl verdin,Seni bulayım diye.
    Bana dil verdin,Seni zikredeyim diye.
    Bana kalp verdin,Seni seveyim diye.
    Dünya ve ahiretin bütün nimetlerini önüme serdin ve bana bir arzu verdin”Senden isteyeyim diye”

    Vermek istedin.çünki vermek Senin şanındandır.
    Onun için bana istemeyi öğrettin.
    Aldığım her nefes Senin Rahmetindendir Ya Rabbi.
    Eriştiğim her nimet Senin ihsanındandır Ya Rabbi.
    Neşem,sevinçim,mutluluk ve huzurum hep Sendendir Ya Rabbi.
    Senin gizli açık nimetlerinin sayısını bilemem,hayal bile edemem.bilsem de saymakla bitiremem Ya Rabbi.
    Yalnız üzerimdeki en büyük nimetini bilirim:
    ”Bana şükretmeyi öğreten de Sensin Ya Rabbi”

  5. 2006-12-29
    Müslümanmisin?
    Elhamdülillah Müslümanim.


    Müslümanim demenin manasi nedir?
    Allah'i bir bilmek, Kur'an-i Kerim'i ve Muhammed Aleyhisselam'i tasdik etmektir.

    Ne zamandan beri Müslümansin?
    "Bela" dedigimiz zamandan beri Müslümanim.


    "Bela" zamani neye derler?
    Misak'a derler. Yani Cenab-i Hakk ruhlarimizi yarattigi vakit bunlara hitaben: - Elestü birabbiküm (Ben sizin rabbiniz degil miyim?) diye sordu. Onlar da: "Bela (Evet Rabbimizsin)" dediler. O zamandan beri Müslümanim demektir.

    Rabbin kimdir?
    Allah

    Seni kim yaratti?
    Allah


    Sen kimin kulusun ?
    Allah'in kuluyum


    Dinin hangi dindir?
    Islam dinidir.


    Kitabin hangi kitaptir?
    Kur'an'dir.

    Din nedir?
    Akil sahibi insanlari kendi istek ve arzulariyla sirf hayir ve saadete ulastiran, ilahi bir kanundur.

    Islam nedir?
    Peygamber Efendimizin teblig ettigi hükümleri kalb ile tasdik, dil ile ikrar edip, yasamaktir.

    Iman Nedir?
    Hz.Peygamber'in, Allah'tan getirdigi hükümlerin dogrulugunu kabul ve tasdik etmektir.

    Farz Nedir?
    Dinen yapilmasi kesin olarak istenen seydir.

    Vâcib Nedir?
    Dinen yapilmasi zannî delillerle istenen hükümlerdir.

    Sünnet Nedir?
    Peygamber Efendimiz'in yaptigi ve müslümanlardan da yapilmasini istedigi dinî görevlerdir.

    Hadis Nedir?
    Hz.Peygamberin sözleri veya O'nun fiil ve onaylarinin sözle ifadesine denir.

    Mübah Nedir?
    Dînen yapilip yapilmamasi serbest birakilan seydir.

    Haram Nedir?
    Dinen yapilmasi kesin olarak yasaklanan seydir.

    Helal Nedir?
    Yapilip yapilmamasi konusunda dinî bir hüküm bulunmayan seylerdir.

    Mekruh Nedir?
    Dinen yapilmamasi zannî delille istenen seydir.

    Müstehab Nedir?
    (Mendup) Hz.Peygamber'in bazen yaptigi, bazen de yapmadigi dini içerikli islerdir

    Sûre Nedir?
    Kur'an'in, birbirinden besmele ile ayrilan her bir bölümüdür.

    Ayet Nedir?
    Kur'an-i Kerim'de durak isaretleri arasindaki cümle ya da ifadelerdir

    Allah kaçtir diyenlere ne dersin?
    Allah birdir derim.


    Allah'in bir olduguna delilin nedir?
    Sure-i Ihlas'in ilk ayeti kerimesidir.


    Bunun manasi nedir?
    Sen söyleki ey Habibim Allah birdir.


    Allah'in varligina akli delilin nedir?
    Bu alemin varligi ve alemdeki nizam ve intizamin devamidir.


    Allah'in zati hakkinda düsünce caiz midir?
    Caiz degildir. Allah'in ancak sifati hakkinda düsünülür.


    Allah'in sifatlari nelerdir?

    Allah'in sifatlari iki gruba ayrilir.1) Zati sifatlari, altidir. 2) Subuti sifatlari, sekizdir.

    Allah'in zati sifatlari nelerdir?
    1.Vücüd : Var olmak,
    2.Kidem : Varliginin baslangici olmamak,
    3.Beka : Varliginin sonu olmamak,
    4.Vahdaniyet : Bir olmak,
    5.Muhâlefetun-lil - Havadis: Sonradan yaratilmislara hiç benzememek,
    6.Kiyam binefsihi : Varliginda hiçbir seye muhtaç olmamak.


    Allah'in sübütü sifatlari nelerdir?
    1.Hayat : Diri olmak,
    2.Ilim : Bilmek (Allah her seyi bilir.)
    3.Semi : Isitmek (Allah her seyi isitir)
    4.Basar : Görmek (Allah her seyi görür)
    5.Irade : Dilemek (Kainatta her sey Allah'in dilemesiyle olur.)
    6.Kudret: Herseye gücü yetmek,
    7.Kelam : Konusmak. Cenab-i Hak konusur, fakat onun konusmasi ses, dil ve harf yardimiyla degildir. Nasil konustugunu ancak kendisi bilir.
    8.Tekvin : Yaratmak. Allah her seyi yoktan var eder. O'ndan baskasi bir zerreyi dahi yaratamaz.

    Kiblen neresidir?
    Kabe-i Muazzamadir.

    Kimin ümmetindensin?
    Muhammed Aleyhisselamin.

    Kimin zürriyetindensin?
    Adem Aleyhisselam'in zürriyetindenim.

    Kimin milletindensin?
    Ibrahim Aleyhisselam'in milletindenim

    Tevbei yeis nedir?
    Imani ve ameli olan kimsenin ölürken günahlarindan tevbe etmesidir.

    Geçerli midir?
    Geçerlidir.

    Iman-i yeis nedir?
    Firavun gibi ölürken iman etmektir.

    Geçerli midir?
    Geçerli degildir.

    Imanin sartlari kaçtir, nelerdir?
    Alti'dir.

    Allah Teala'ya inanmak,
    Meleklerine inanmak,
    Kitaplarina inanmak,
    Peygamberlerine inanmak,
    Ahiret gününe inanmak,

    Kader ve kazaya inanmak.


    Islamin sarti kaçtir, nelerdir?
    Bes'dir.
    Kelime-i sehadet getirmek,
    Namaz kilmak,
    Oruç tutmak,

    Zekat vermek,
    Hacca gitmek.

  6. 2007-01-23
    ALLAH’A samimi bir kul olmak, zorlamayla olacak bir şey değildir. Kulluk yaşanacak bir haldir. Böyle olduğu için de, belli adımların sonunda belli sonuçlar cinsinden kalıplara uymaz.

    Çocuğun dindar olması için anne baba olarak bizim yapabileceklerimizden bazıları şunlar olabilir:
    Evvela, bunu ciddi olarak istemeli ve bu konuda kararlı olmalıyız. Şimşek ışığında yol alınmadığı gibi, bu arzu da geçici heveslerle olacak bir şey değildir.
    Çocuk büyütmekle, çocuk yetiştirmenin arasındaki farkı iyi anlamalıyız. Çocuk yetiştirmenin, bilinçli bir süreci ve bu süreçteki kararlı çabaları gerektirdiğini bilmeliyiz.
    Daha sonra da kesinlikle şuurunda olmalıyız ki, dindar olmanın özü özeti Allah’ı sevmektir. İnsan sevdiğine yaklaşır, sevdiğinin yolundan gider. Çocuğa Allah’ı sevdirmeliyiz; sevdikten sonra gerisini çocuk da getirebilir. Yoksa ezbercilikle dindar olunmaz. Dinden haberdar olmak başka, dindar olmak başkadır.
    Ayrıca, çocuğumuzla sıcak bir yakınlık kurmalıyız; çocuğumuzun rahatça konuşabileceği, soru sorabileceği bir iletişim ortamı sağlamalıyız.
    Bunların yanı sıra, çocuğuyla güzel bir diyalog içinde olan anne baba, ondan gelecek olan sorulara net ve kısa olarak cevap vermelidir.
    Bilmeliyiz ki, çocuğumuz izah istemiyor, cevap bekliyor. Çocuk, “güneşi kim çıkardı?” diye sorduğunda, “Allah güneşi bizi aydınlatsın ve ısıtsın diye çıkardı,” gibi kısa bir cevap onu tatmin edebilir. Yoksa bu soruyu cevaplamak için evrenin yaratılışından başlamamız gerekmez. Zaten ne kadar uzatırsak, çocuğumuz bizi o kadar az anlayacaktır.
    Çocuğumuzun sorularına mutlaka doğru cevaplar vermeliyiz. O küçüktür anlamaz diye cevapları geçiştirmemeliyiz. “Kardeşim nereden geldi?” diye sorduğunda, “onu Allah yarattı, büyüyünce beraber oynayacaksınız, birbirinize yardımcı olacaksınız” gibi doğru bir cevap verebiliriz. Yoksa “kardeşini leylekler getirdi” gibi, çocuğa bir faydası olmayacak masallarla onun zihnini dondurmaktan, düşüncesinin gelişmesini baltalamaktan kesinlikle kaçınmalıyız.
    Çocuğumuzun sevdiği, beğendiği, varlığından haz aldığı şeylerin var olmalarının nedenini doğru olarak bildirilmeliyiz. Sevdiği bir şeyi, bir insanı, Allah’ın yarattığını öğrenmesi, çocuğu Allah’a yaklaştıracaktır. Sorduğu sorularına, tabiat ana, Noel Baba, evrim.. gibi gerçek dışı uydurma cevaplar alan bir çocuğun, duygusal zekası gelişemeyeceği gibi, belirsizlikler içinde kalan aklı, kainatı ve hayatı anlamakta da güçlük çekecektir.
    Çocuğunu dindar bir insan olarak yetiştirmek isteyen bir anne babanın en büyük yardımcısı elbette Allah’tır. Çünkü Allah, insanı, kendine muhatap olacak imkânlarla donatıp yaratmıştır. Peygamberimizin ifadesiyle, “her çocuk İslâm fıtratıyla, yani Allah’a iman edecek bir karakterle dünyaya gelir.” Bize iman lütfeden Yaratıcımız, çocuğumuza da merakı ve soru sorma yeteneğini vermiş; böylece çocuğumuzu insana yaraşır bir gelişme sürecine hazır hale getirmiştir.
    İkinci yardımcımız, kainattır. “Kainattan nasıl yardımcı olur,” demeyin. İnsanın Allah’ı tanıma yollarından birisi de kâinattır. İnsan, Allah’ın yarattıklarını görüp tattıkça, Yaratanına olan bilgisi ve sevgisi artar. Bu konuda bir kıssa vardır:
    Allah (c.c.), Davud aleyhisselama buyurmuş ki:
    “Beni kullarıma anlat, Beni sevdir.”
    Davud aleyhisselam:
    “Ey Rabbim! Seni kullarına anlatabilirim,” dedi, “ama nasıl sevdirebilirim?”
    Allah (c.c.) buyurdu ki:
    “Sen kullarıma, onlara ihsan ettiğim nimetlerimi hatırlat, açıkla; Ben onların kalplerinde sevgiyi yaratırım.”
    Öyleyse çocuğumuza Allah’ı sevdirmek için daima kâinattan, Rabbimizin dünyada yarattığı güzelliklerden bahsetmeliyiz.
    Ağaçların, çiçeklerin, yıldızların, Ay’ın, dünyanın, hayatın güzelliklerini onun dikkatine sunmalıyız.
    Ayrıca, Allah’ın bütün bunları bizim için, bizi sevdiği için yarattığını söyleyebiliriz. Bir meyve yiyorsak, “Bak yavrum” diye başlayarak, “Allah bizi ne kadar çok seviyor, bizim için bu güzel meyveyi yaratmış, rengini, tadını, şeklini, kokusunu bizim hoşumuza gidecek gibi yapmış..” diyebiliriz. Böylece sonuçta belki de hiç beklemediğimiz bir anda, çocuğumuz elinde bir meyve yiyor iken, “Biliyor musun baba, ben Allah’ı çok seviyorum” diyebilecektir.

  Okunma: 1674 - Yorum: 5