sponsorlu bağlantılar
PETROLÜN KÖKENİ, OLUŞUMU ve GÖÇMESİ

İNORGANİK KÖKEN TEORİSİ
ORGANİK KÖKEN TEORİSİ
Petrol genellikle çökel kayalar içerisinde bulunur.
En petrollü kayalar sığ denizel çökellerdir
Petrolü içerisinde bulunduran çökel kayalar geçirimsiz kayalarla örtülmüş ya da çevrelenmişlerdir.
Yaşlı doğal ham petrol ile bugün sığ derinliklerde oluşmakta olan petrol arasında karbon zincirleri açısından farklılıklar vardır
Yaşlı ham petrolün %50 den fazlası hafif hidrokarbonlardır (Hafif petrol yüksek API, düşük yoğunluklu petroldür). Modern petrolde bu durum ender olarak görülür.
Genç petrolün optik özelliklerinden bazıları biyosentetik olarak oluşturulan petrolün özelliklerine benzemektedir.
Genç petrollerde bulunan bazı kompleks moleküller bugün modern organik maddeler içerisinde de oluşmaktadır.

PETROL ORGANİK Mİ İNORGANİK Mİ?
İNORGANİK KÖKEN TEORİLERİ
İlk olarak Berthelot (1866) tarafından ortaya atılan ve Mendele'ev (1877 ve 1902) tarafından desteklenen bir teoriye göre petrol inorganik kökenlidir.

Laboratuarda metan, asetilen ve benzol gibi maddeleri elde eden kimyagerler doğadaki petrolün de yeraltında kimyasal reaksiyonlar ve volkanik olaylarla oluştuğunu ileri sürmüşlerdir.

20. Yüzyılın başında bazı bilim adamları petrolün magmatik kökenli olduğunu ileri sürdüler.

Mendele'ev mantodaki Demir Karbid'in yeraltına sızan sularla temasa geçerek
metan ve hidrokarbonları oluşturduğunu ileri sürmüştür. Bu görüş hala bazı araştırmacılar tarafından savunulmaktadır. Bu görüş doğru ise petrolün volkanik kayalarla ilişkili olması gerekecektir.

Rusya'da alkali intrüsif kayalar içerisinde, Norveç'te dolerit daykları içerisinde,Ege'de volkanikler içinde, bazı magmatik ve metamorfik kayaların boşlukları içerisinde petrole rastlanmış olmakla birlikte bu durum petrolün magmatik kökenli olduğu şeklinde yorumlanamaz.

Peyve (1956) ve Subbottin (1966) büyük ve derin faylardan çıkan hidrokarbon gazlarına dayanarak bu gazların mantodan çıkıp kabuk içerisinde depolandıklarını ve sıvı petrole dönüştüklerini ileri sürmüşlerdir. Bu durumda son derece derin sondajlar açarak sonsuz petrol kaynaklarına ulaşmak mümkün olacaktır. Ancak petrolün büyük ölçüde çökel havzalarda bulunması bu görüşe aykırıdır.

Bu örnekleri arttırmak mümkündür. Ancak bugün petrolün organik maddelerin olgunlaşması (matürasyonu) ile oluştuğu genel olarak kabul edilmektedir.

İNORGANİK KÖKEN TEORİSİNİ ÇÜRÜTEN VERİLER
Petrol içerisindeki porfirin, piridin ve klorofil gibi maddeleri inorganik yolla elde etmek imkansızdır.
Petrolde bulunan çok karbonlu hidrokarbonların metanın polimerizasyonu yolu ile doğal olarak nasıl oluşabileceği açıklanamamaktadır.

Petrolde bulunan polarize ışığı saptırma özelliği kuvars ve zinober dışında hiçbir inorganik maddede yoktur. Aksine bu sadece organik maddelere has bir özelliktir.

Petrol yataklarının çoğu magmatik faaliyet alanlarından uzakta ve çökel kayalar içerisinde bulunmaktadır.
Yerkabuğunun derinliklerine doğru petrol artmamakta, aksine petrol genç örtü kayaları içerisinde daha yaygın olarak bulunmaktadır.

SONUÇ PETROLÜN KÖKENİ İNORGANİK DEĞİLDİR

ORGANİK KÖKEN TEORİLERİ
Bazı kimyagerler laboratuarda organik maddeleri ısıtarak ve damıtarak petrol benzeri hidrokarbonlar elde etmişler ve buna dayanarak petrolün organik kökenli olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Organik köken teorisine göre petrol karasal veya denizel bitkilerden ya da hayvanlardan oluşmaktadır.

BİTKİSEL KÖKEN:
KARASAL BİTKİLER
Kömürden petrol elde edilmesi ve bataklıklardaki metan gazı nedeniyle petrolün karasal bitki kökenli olabileceği ileri sürülmüştür. Ancak petrol sahalarında genellikle kömür olmaması, kireçtaşlarında karasal bitkilerden türemiş petrol bulunmaması, linyitten türeyen zift ile petrol arasında kimyasal farklılıkların olması petrolün oluşumunda karasal bitkilerin etkisi olmadığını göstermektedir.

DENİZEL BİTKİLER
Denizel bitkiler ile denizel çökeller arasında kökensel bir ilişki kurulabilir. Bunların en önemlileri yosun ve diyatomlardır.

HAYVANSAL KÖKEN:
Balık ve diğer hayvanların distilasyonu sonucu petrol ile aynı kimyasal özellikler bulunmuştur.
Bazı araştırıcılar petrolün hem hayvansal hem de bitkisel kökenli (Biyomas kökenli) olduğunu kabul etmektedirler.

ORGANİK KÖKEN TEORİSİNİ DESTEKLEYEN VERİLER:
Organik kökenli bir madde olan porfirin petrol içerisinde yaygın olarak bulunmaktadır.
Petrolün flüoresans özelliği organik kökeni işaret etmektedir. Bu özellik petrol içerisindeki organik kökenli kolesterol maddesinden kaynaklanmaktadır.
Ham petrol içerisinde bol miktarda mikroorganik madde vardır
Yosun küllerinin I, Br, P ve Amonyum tuzu miktarları ile ham petrolün eser elementleri arasında benzerlikler vardır.
Meksika körfezindeki modern çökellerde çökellerle yaşıt petrol oluşumları saptanmıştır.

SONUÇ PETROLÜN KÖKENİ ORGANİKTİR

PETROLÜN OLUŞUMUNDA DOĞAL KOŞULLAR
Petrol genellikle denizel, seyrek olarak da karasal çökeller içerisinde bulunur.
Bütün petrollerin kimyasal yapısı küçük farklılıklar dışında aynıdır.
Petrol Prekambriyen'den Pleistosen'e kadar her yaşta kaya içerisinde bulunabilir. Yani petrol oluştuktan sonra milyonlarca yıl korunabilir.
Petrol içerisinde porfirin maddesinin bulunması oluşum ve göç esnasında sıcaklığın 200 0C yi geçmediğini gösterir. Kapanlardaki sıcaklık da 100 0C yi geçmemektedir.
Porfirin maddesinin varlığı organik maddenin oksijensiz bir ortamda kaldığını belirtmektedir.
Petrol kapanlarında basıncın 1 ile 700 atm arasında değişmesi petrolün fiziksel ve kimyasal özelliklerinin basınç değişimlerine duyarlı olmadığını göstermektedir.
Petrol, içerisinde bulunduğu ortamda oluşabildiği gibi çok uzaklardan göç edip gelmiş olabilir.
Petrolün oluşumu için 15.000, bir kapanda toplanması için ise en az 1.000.000 yıl gereklidir.

PETROLÜN GÖÇMESİ MİGRASYON

PETROLÜN GÖÇTÜĞÜNE DAİR VERİLER
Petrolün içerisinde bulunduğu kayalar gözenekli ve geçirimlidir. Organik madde bu tür kayalar içerisinde kolayca okside olacağına göre petrol bunlar içerisinde oluşmuş olamaz.
Petrol ve doğalgaz çoğu zaman ikincil gözenekler içerisinde bulunur. O halde petrol buraya bunların oluşumundan sonra gelmiş olmalıdır.
Petrolün kapanların en yüksek yerlerinde bulunması hareketli olduğunu gösterir.
Petrol, gaz ve su kapanda belli bir dizilim gösterir ki bu onların hareket ettiklerinin işaretidir.

MİGRASYON:
1- BİRİNCİL MİGRASYON
Petrolün anakayadan hazne kayaya göçmesidir.

2-İKİNCİL MİGRASYON
Petrolün hazne kaya içerisindeki hareketidir.

MİGRASYON KONUSUNDA BİLİNMEYENLER:
Migrasyon ne zaman meydana gelir?
Migrasyon sırasında ana kayada ne tür fizizksel koşullar mevcuttur?
Migrasyon esnasında ana kayanın kimyasal bileşimi nasıldır?
Migrasyon esnasında hidrokarbonun cinsi nedir?
Petrol ve doğal gaz ayrı ayrı mı yoksa bir ergiyik içerisinde birlikte mi göçer?

MİGRASYON TEORİLERİ
Petrolün anakayadan protopetrol olarak atılması
Petrolün anakayadan petrol olarak atılması
Erimiş halde
Su içerisinde
Kolloidal organik asit ortamında su içerisinde
Gazlı ergiyikler içerisinde
Su içerisinde petrol damlaları halinde
Sürekli akışkan fazında

SONUÇ petrol göçe sıcakken ya da gaz halinde başlar


sponsorlu bağlantılar