sponsorlu bağlantılar
Marmara Denizi'nin değişen oşinografik (deniz bilimi) şartlarının izlenmesi projesinde, önemli numune ve temel bilgilere ulaşıldığı bildirildi.

1936 - Marmara'nın Jeolojik Tarihi Ostrakotlarda Gizli


Projenin koordinasyonunu yürüten İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Dinçer Gülen, çalışmaların yürütüldüğü "Oktay-4" teknesinde düzenlediği basın toplantısında, Marmara denizinin dip metaryali üzerinde iki yıldır çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Çalışmalarda yerli kayaya kadar inerek oradan "çöker" örneği alabilen bir aletin kullanıldığını belirten Gülen, elde edilen verilerin laboratuvar ortamında incelendiğini bildirdi.

Çalışmalarda, bin metreyi aşan derinlikte özellikle "ostrakot" adlı 1 milimetre boyunda iki kabuklu deniz canlısına rastladıklarını aktaran Gülen, bu canlının, fosil bırakabilme ve ortam seçme özelliği bulunduğunu, bunun için tabandan tavana kadar bütün çökellerin incelemesinin titizlikle yapıldığını kaydetti.

Marmara Denizi'nin dibinde acı veya tatlı su örneklerinin çıktığını da bildiren Gülen, şöyle devam etti: "Denizin jeolojik yapısını incelediğimizde en dipten çıkan formlarda, 15 bin yıllık ostrakot fosillerine rastladık. Yani biz 13 ile 15 bin yıllık bu hayvanların laboratuvarda kabuklarını inceliyoruz. Ona göre ortam ayrımı yapıyoruz. Bunun dışında dip örneklerinde çok enteresan türler çıkıyor. Marmara Denizi'nin jeolojik tarihini ostrakotlar aydınlatacak."

Marmara Denizi'nde, İstanbul ile Hersek burnunda bugüne kadar yapılan sondaj çalışmalarında 250 metre ile 500 metre derinliğe inilebildiğini vurgulayan Gülen, "Denizde bin metrenin altında bu tip çalışmalar yapılmamış. Ostrakotlarla ilgili çalışmalar son iki yıldır bizim ekibimizce yapılıyor. Bizim amacımız, Marmara Denizi'nin 'ostrakot faunasını' çıkarmak. Biz bu çalışmalarda bin 217 ile bin 60 metre derinlikten örnekler alıyoruz. Bunun da Marmara denizinin jeolojik tarihine çok önemli katkıları olacak" şeklinde konuştu.

sponsorlu bağlantılar