sponsorlu bağlantılar
İslam inancının insan kalbinde oluşturduğu merhamet, cömertlik ve mütevaziliğin bir neticesi olarak Müslümanlar yaptıkları iyilik ve hayırları hep gizlemişlerdir. Çünkü bu insanlar, yaptıkları iyiliğin karşılığını sadece Allah'tan beklemişlerdir.

"Komşusu aç iken, kendisi tok yatan bizden değildir." gibi yardımlaşma ve dayanışmayı öğütleyen hadis-i şeriflerin idraki içerisinde olanlar, fakir ve muhtaçlara yardımda bulunmayı kendileri için görev bilmişlerdir. Yoksullara şahsiyetlerini rencide etmeden gizli olarak yardım etme anlayışının bir ürünü olarak "sadaka taşları" doğmuştur. Bir müslümanın günlük sadakasını her gün muntazam verebilmesi, ihtiyacı olanın da gönlü incinmeden bunu alabilmesi için atalarımız cami çıkışlarında herkesin kolayca görebileceği yerlere "sadaka taşları" koymuşlardır. Kalplere Allah korkusu, Allah'tan ve kullardan utanma duygusu yerleştirilmiş, Osmanlı toplumunun muhtaçları, sabah namazından sonra sadaka taşına konulan sadakadan yalnızca ihtiyaçları kadarını alırlar, kalanını diğer muhtaç kardeşlerine bırakırlardı. Buradaki enteresanlık, veren elin, alan eli; alan elin de veren eli bilmemesi; böylece herhangi bir gurur ve mahcubiyete imkân ve fırsat verilmemesidir.

Ribat Dergisi-Editör

sponsorlu bağlantılar