Atatürkün Katıldığı Savaşlar ve Kazandığı Zaferler - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Atatürkün Katıldığı Savaşlar ve Kazandığı Zaferler

  1. sponsorlu bağlantılar
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk askerlik hayatı boyunca bir çok savaşta değişik cephelerde bulunmuştur. Osmanlı Devleti Döneminde Trablusgarp, İkinci Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı'na; Ardından vatan topraklarının işgali üzerine Kurtuluş Savaşı'na katılarak düşman kuvvetlerine karşı bir çok başarı elde etmiştir. Vatan topraklarının savunulması esnasında göstermiş olduğu başarılar neticesinde kendisine "Gazilik" ünvanı ve "Mareşallik" rütbesi verilmiş, bunların yanı sıra TBMM tarafından 2587 sayılı kanunla 24.11.1934 tarihinde Mustafa Kemal'e, "Türkün Atası" anlamına gelen "Atatürk" soyadı verilmiştir.

    Atatürk'ün Katıldığı Savaşlar

    Osmanlı Döneminde
    Trablusgarp Savaşı
    İkinci Balkan Savaşı

    Çanakkale Savaşı
    Doğu (Kafkas) Cephesi
    Suriye-Filistin Cephesi

    Kurtuluş Savaşı
    Sakarya Savaşı
    Büyük Taarruz

    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2015-06-04 #2
    13 sefere çıkan, Bağdat, Belgrad, Rodos, Boğdan ve Macaristan vs. gibi ülkeleri fetheden Kanuni Sultan Süleyman'ı (rahmetullahi aleyh) haşa Harem'den çıkmayan biri olarak tanıtıyorlar, ama yaklaşık 400 yıl hakimiyetimiz altında bulunmuş olan -affedersiniz- kıçı kırık Yunanlılara karşı zafer kazandı diye M. Kemal'i Türklerin Atası yaptılar. Hatta "Atatürk olmasaydı…" diye başlayan sloganlar ürettiler.

    Bu bakış açısı, siyonist bir bakış açısıdır. Yaklaşık bir asırdır, tarihimize siyonizm gözlüğü ile bakmamızı sağlamak için çalıştılar.

    Buna göre;

    Devletin başında bulunması gerektiği için hacca gidemeyen Padişahlar: "kötü", ancak "halkın" hacca gitmesini engelleyen M. Kemal Atatürk "iyi" oldu.

    Gizlice içki içtikleri iddiasıyla bir - iki Padişah: "kötü", fakat içki fabrikası kuran ve "alenen" içen, üstelik "halkın" da içmesini temin eden M. Kemal Atatürk: "iyi" oldu.

    Halktan bir kesim peşine takılır da binlerce insan ölür endişesiyle isyan eden kardeşini feda edip öldüren Padişahlar: "kötü", fakat sırf şapkaya muhalif olduğu gerekçesiyle kardeşini, yani ailesinden birini değil de "halkı" katleden M. Kemal Atatürk: "iyi" oldu.

    Yabancı kadınlarla evlilik yaptıkları için Padişahlar: "kötü", ancak "halktan" olan kadınları çırıl çıplak soyup Iran Şahı'na takdim eden M. Kemal Atatürk: "iyi" oldu.

    Insan hakkı, din hürriyeti diye Hıristiyan ve yahudilerin bile ibadetine karışmayan Padişahlar: "kötü", ama Müslümanların Ezanından "Allah" ismini çıkaran M. Kemal Atatürk: "iyi" oldu.

    Bu listeyi uzatmak mümkün, lakin lafı fazla uzatmak istemiyoruz.

    M. Kemal Atatürk'ü genelde "Allah ile kendi arasında" diyerek savunan kemalistlerin, Padişahların kendilerine ve ailelerine ait olan, dolayısıyla "Allah ile kendi aralarında" olan meselelere burunlarını sokup kötülemeleri, diğer taraftan "halka" zarar veren M. Kemal Atatürk'ü yüceltmeleri, sadece; "tarihe siyonizm gözlüğü ile bakmak"la izah edilebilir.

    Buna mukabil Müslümanlar olarak biz, tarihe "siyonizm gözlüğü" ile değil, "gönül gözüyle" bakar, "Islam"ı ölçü alırız.

  3. 2017-05-29 #3
    Allah seni bildiği gibi yapsın. Nankör mahluk. Din ile devlet işlerini ayirabildigin zaman anlacaksin yaptığın hatayı. Maalesef kuş beyinliler yapamıyor bunu. Atatürk olmasaydı senin anan bacın gavurun peskesiydi. Uyan artık gafletten.
  Okunma: 41270 - Yorum: 2 - Amp