Aşık Sefai Kimdir? - Delinetciler Forum

Aşık Sefai Kimdir?

  1. Ayşem

    Kimi annaya ,bellaya ,kimi mariyaya kimide kızıl saçlı nataşaya yazdı oysa ben bir Türk yiğidiyim Türk' e
    sevdalı olduğum için Ayşem sana yazıyorum...

    Ben seni kongoda ölen sevgilisini İstanbul'da arayan teksaslı bir dişi gibi değil,aşk eşittir burjuva güzellerini diskoteklerde arayan zübbeler gibi değil,hele kafalarındaki kirli duyguları nataşa adlı rus kızında sembolleştiririp kızıl ruble arayanlar gibi aramıyorum Ayşem...
    Ben seni; belki bir ana ceylanın vurulmuş yavrusuna su aradığı gibi... Belki bir Anadolu delikanlısının kaçırmak için güzel Zeynep'ini gecenin alaca karanlığında aradığı gibi arıyorum Ayşem...

    Ama muhakkak bütün iyilikleri bütün güzellikleri bütün özlemleri sende bulacağımı bilerek engin denizin kudurmuş dalgaları gibi önümdeki tüm engelleri aşarak yüce ALLAH'IN izniyle seni arıyorum Ayşem...

    Seni kaybettiğim dünyalarda bulmak istiyorum. O dünya; HZ.FATİH' in kılıcının altın kapması Estergon dönüşünün gönülleri yakması veyahut Tuna'nın bir Itri bestesinde musiki gibi çağlayıp akması olabilir geçtiğim yıllardaki parlak aynalar geleceğimi aydınlatır benim bir elim geleceğin MİLLİYETÇİ TÜRKİYE sinde ise YAVUZ 'un beyaz atının yelesindedir öbür elim...

    Seni kaybettiğim ve şimdi aramaya çıktığım dünyalarda Ayşem; ne meyhane tezgahları ardında mum gibi yanıp sönen kızlarımın gözlerinin karası, ne yoksulluktan ve fakirlikten ölen yiğitlerimin verdiği yürek yarası, nede başı kabak; yalın ayak dolaşan insanımın ciğerlerini hilton gecelerin de içkilerine meze yapıp yiyen kahpelerin ağız kavgası var...

    Seni kaybettiğim ve şimdi aramaya çıktığım dünyalarda; bir KURAN,bir KILIÇ ve bir BOZKURT üçünün ördüğü koca bir dünya koskoca bir tarih var Ayşem...

    Tut ki seni karanlığın ta ötesinde bir yere hapsetsinler ömründe güneşi hiç görmeyeceksin; ama ben o güneşi yanıma aldım seni kurtarmaya geliyorum Ayşem...

    Ne sezar, ne hitler, ne posbıyıklı stalin, nede faresuratlı mao; çözemez, çözemez, çözemez senin derdini Ayşem...
    Senin derdini; batılılık delisi sömürge aydınları robert koleji mezunu özgürlük budalaları ve kafalarını çirkin kapitalistlere satmış deve kuşlarıda çözemez...
    Senin derdini Ayşem; senin gibi konuşan, senin gibi düşünen, senin gibi yaşayan, velhasıl kelam bizler ÜLKÜCÜLER çözeriz senin derdini...
    Anamın anlattığına göre Koca Türk Dünyası'nın küçük bir köyünde doğmuşum senin için doktor yada ilaç
    ekmek yada su ne ise benim için MİLLİ DEVLET, KIZIL ELMA ÜLKÜSÜ odur...
    Sen benim için; Kırım' lı Bike, Azerbaycan' lı Aybala, Yerköy' lü Fadime hepiniz bizim için birsiniz. Çünkü
    bizim kanunumuzda akvaryumlu meyhanelerde sevgilinin kömür karası gözlerine şiir yazmak yok biz çoktan erittik ÜLKÜ denen nazlı gelinin duvağında sülün gibi kızların göz bebeğini Ayşem...
    Bizim kanunumuzda geri bıraktırılmış insanımızı, esir milyonlarca soydaşımızı tutsaklıktan kurtarmak için,bu geri kalmışlığa son vermek için birlikte mücadele etmek var...
    Bu; ne benim sana ağlayarak, nede dizlerine kapanarak bir yalvarışımdır...
    Bu; parmakları çelikten, yürekleri Estergon demirinden, yüz binlerce, milyonlarca MÜSLÜMAN TÜRK ÜLKÜCÜSÜ 'NÜN sana durdurulmaz emridir...
    Kendine dön, kendine dön Ayşem...

  2. 2007-03-25#2
    Deli gönül

    Verselerde dünya mali istemem
    Seni ister deli gönül hep seni
    Köskü saray neki çali istemem
    Seni ister deli gönül hep seni


    Lokma lokma yutkundugum asimda
    Gündüz hayalimde gece düsümde
    Bir garip sevdadir döner basimda
    Seni ister deli gönül hep seni


    Senin için daglar asar türküler
    Senin için yara deser türküler
    Senin için tutsak düser türküler
    Seni ister deli gönül hep seni


    Yunus'un denizde yüzdügü gibi
    Koyun kuzusuna gezdigi gibi
    Asigin askina yazdigi gibi
    Seni ister deli gönül hep seni


    Yagmur bulutlari döktügü anda
    Daglarin dumani çöktügü anda
    Sabahin günesi söktügü anda
    Seni ister deli gönül hep seni


    Daglara yürürken yörük kervani
    Varligin yoklugun sensin devrani
    Ne istersin diye gelse fermani
    Seni ister deli gönül hep seni


    Rüzgar vursa sari aliç sallansa
    Elmalarin yanaklari allansa
    Ala çördük tadin alip ballansa
    Seni ister deli gönül hep seni


    Kiyametmi kopar murada ersem
    Bagban olup goncalarini dersem
    Nerde el örmesi bir kilim görsem
    Seni ister deli gönül hep seni


    Garip SEFAI'yem gam kapisinda
    Muhabbetim haktir dem kapisinda
    Elif dergahinda mim kapisinda
    Seni ister deli gönül hep seni

  3. 2007-03-27#3
    Yar

    Ham isem atese atin
    Hak közüne çekilirim
    Dariysam harmanda yakin
    Hak közüne çekilirim yar


    Fitne düsürür dillere
    Zulüm gelir bülbüllere
    Dünayayi koydum ellere
    Hak sözüne çekilirim yar


    Sevdaliyim sevdaliyim
    Amma bana yar degil
    Asikar etmedim lakin sir degil
    Senin için ölmek bana ar degil
    Yollar uzadikca kervanim sensin
    Lokmanim ilacim dermanim
    Sensin ey güzel


    SEFAI'yem imanima
    Haber edin mihmanima
    Yeter ettiler canima
    Gökyüzüne çekilirim yar

  4. 2007-03-28#4
    Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler
    Kimse bana söylemesin buna yazıktır beyler
    Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler

    Bunların soyu bozulmuş Türk'e düşman göbekten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Kan istediniz canlardan bitmedi inadınız
    Oğuz size yar olmadı budüz idi adınız
    Senelerdir bu vatanın ekmeğini yediniz

    Suyunuzu keseceğiz dağlardaki gölekten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!


    Dağlar, taşlar bu ovalar bilin ki Türk'ün yurdu
    Aslımız insan neslidir Türk'e semboldür Kurd'u
    Soyu ermeni olanlar nerden bilecek Kürd'ü

    İhaneti seyreyleyin perdedeki delikten
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Alperenler şehadeti seslenirken çağrına
    İbrahim'in dedikleri nişan oldu bağrına
    Mehmetçik'ler şehit düştü bu vatanın uğruna

    Vatan mı istediniz lan beşikteki bebekten?
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!

    Başı bozuk yaylalarda bol keseden savurdun
    Ne dinin var, ne imanın sen ne biçim gavurdun?
    Hem korkaksın, hem zavallı zoru gördün kıvırdın!

    Urgan bile dava eder boynundaki ilmekten!
    Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten!
    Aşık Sefai

    Güncelleme : 2007-04-07
  5. 2007-03-29#5
    Dergahı şah olan Taptuk Gönlüne
    Varmayan yollarda olur mu Yunus,
    Tek bir ses ile seher vaktinde
    Esmiyen yollarda olur mu Yunus.

    Namert insanların gece düşünde
    Haram sofralarında ekmek aşında
    Suları kurumuş pınar başında
    Turnasız göllerde olur mu Yunus

    Kibirli gönülde, görmeyen gözde
    Kırılmış kabukta, bozulmuş özde
    Destursuz mekanda, manasız sözde
    Şükürsüz dillerde olur mu Yunus.

    Fitnede, fesatta, yuva bozanda
    Ham olanı pişirmeyen kazanda
    Ustasız aşıkta, cahil ozanda
    İnançsız tellerde olur mu Yunus.

    Aşık Sefa-i'yem anında ara
    Yanında, canında, kanında ara
    Aşk Ocağında yananda ara
    Savrulan küllerde olur mu Yunus.

    Güncelleme : 2007-04-07
  6. 2007-04-07#6
    Hilal Sancağında Bozkurt Töresi

    Şehâdet ile düşerken minareler toprağa,
    Tekbir ile omuz verip kaldırdık gökyüzüne birer birer.
    Ne yardan geçtik, ne serden geçtik.
    Törede ne varsa inandık hak ölçülerine,
    Vurduk kıstasa kırdık zincirleri
    Cuma gecelerinin Yasin'leriyle sohbet eyledik.
    Gidenlerin, şehitlerin ardından.
    Ağladık düşmana göstermeden
    Kayaların yosun tutan taraflarında,
    Hıçkırıklarımızı rüzgara vermedik ki
    Yadeller, namerdler duyup da sevinmesin diye.
    Bir gün pusatlandık sevda mavzerini
    Yaşayamadık, sevdalarımızdan vazgeçtik.
    Doyasıya seyredemedik yarin hilâl kaşını,
    Gözlerine bakmaktan çekindik belki de.
    Lakin zifiri zindan odalarda karanlığı yaşarken,
    Ak kılı çekip aldık, ak sütün içinden.
    Derdimizi açtık kara gecelere, nemli duvarlara,
    Ak duvarlara anlattık derdimizi
    Garibim duvarlar öyle dinlediler bizi.
    Niye sustular onu da bilemedik.
    Sonra döndük kara gecelere , ak duvarlara
    Üzüldük derdimizle üzüldü diye.
    Bir gün bir seher vaktinde,
    "Es-selatü hayrün min'en nevm" derken ezanlar"
    Sevdaların kutsaliyetine el kaldırdık.
    Af diledik âlemlerin Rabbinden.
    Minberlerde dinledik, sevdaların en yücesini.
    Cami duvarlarında satıldık,
    Ucuzlar, soysuzlar tarafından
    Hilâl gecelerinin töreleriyle avunduk her zaman.
    Destur alırken Hoca Ahmet Yesevî'den,
    Alparslan'a Sarı Saltuk, Kayı'dan Osman Gazi,
    Şeyh Edebali, Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerine,
    Akşemseddin'in kutsaliyetini düşünüp durduk her zaman.
    Âleme nizam dedik, yaren tuttuk kendimize,
    Niceleri yol dostu olmuş bize,
    Sonra yine biz kaldık bu Allah'ın davasında,
    Bu imân davasında, bu vatan, bu bayrak davasında,
    Sonra yine biz kaldık sevdiklerimizle beraber.
    Senelerce dert sofrasından bal yedik ekmeksiz.
    Eğilmedik, kırıldık defalarca,
    Allah'ın davasıdır dedik ve diyet istemedik.
    Erkekçe öldük, yiğitçesine öldük,
    İpe giderken satmadık sevdiklerimizi
    Kaldırdık Hilâl Sancağını, yaşadık Bozkurt Töresini

  7. 2007-04-27#7
    Bayraksızlar

    Bayraksizlar bayraksizlar
    Yere düsse bayrak sizlar
    Nerden bilsin kiymetini
    Soysuz sopsuz bayraksizlar

    Ne olurdu yazmasaydim
    Ben bu kara yaziyi
    Bilmeseydi namert soysuz
    Içimdeki siziyi


    Yildizlarin isyani var
    Hilal tasiyan felek
    Damla damla kan akiyor
    Delik desik bu yürek


    Al rengine kara baglar
    Yastadir deli gönül
    Asik'in olmusum senin
    Hastadir deli gönül


    Renginde sehitlik gizli
    Hilalinde mana var
    Yüregimde saklamisim
    Kurbaninda kina var


    Topraga düsse yigit
    Ölüm güç verir bize
    Inancima teslim oldum
    Zulüm güç verir bize


    Ugrunda ölen yigit
    Kim ne bilsin ne kadar
    Geriye ne can kaldi
    Hepsini kurban adar


    Yamacinda gezindigin
    Simdi daglar aglasin
    Bayragim hançerlendi
    Simdi çaglar aglasin


    Bayrak yere düserken
    Alkislayan piçleri
    Kahredecek TÜRK milleti
    Destek veren güçleri


    Susmayin ey milletim
    Bayraksizda ar olmaz
    Susar ise yigitler
    Vatan bize yar olmaz


    Basi bozuk yaylada
    Pusulari kurdular
    Iki yasinda yigit
    KÜRSAD'imi vurdular


    Bundan gayri düsmanim
    Bayraga ters bakanlar
    Artik hesap vermeli
    Dagi tasi yakanlar


    Meleküt aleminde
    Destan olan can bizim
    Dalgalansin bayragim
    Üstündeki kan bizim


    Dört aylik bebeklere
    Kursun sikan nerdesin
    Nereye gidersen git
    Ölecegin yerdesin


    Hükmü ilahi varsa
    Belki korur yaradan
    Kan düsmani olmusuz
    Cekilsinler aradan


    Bu vatanin ekemgi
    Gözünüze durmali
    Yigit bir can gelmeli
    Sizden hesap sormali


    SEFAI'yem yasamakki
    Bundan gayri ar gelir
    Ay yildizli bayraga
    Bu yeryüzü dar gelir!

  Okunma: 2679 - Yorum: 6 - Amp