Özledim Seni - Duygusal Yazı - Delinetciler Portal

Özledim Seni - Duygusal Yazı

  1. sponsorlu bağlantılar
    Özledim seni...

    Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...

    Beynimi uyuşturuyor özlemin...

    Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca ay içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.

    7 - Özledim Seni - Duygusal Yazı


    Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp sürekli bir boşluğa dönüşüyor.

    Sabahlara seni okşayarak başlamaları, akşamları her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karş ılamaları özlüyorum; oynaşmalarymızı, hırlaş malarımızı, yürüyüşlerimizi, kaçamak tatillerimizi, sevimli haşarılğıını, çocuksu küskünlüğünü...

    Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken...

    Bilsen, ne zor gitmen gerektişini bile bile "Kal" demek sana...

    Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtişini bilmek...

    Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur oldu?umuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" demek...

    "Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sana ne zor...

    ..Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden; sesin, kokun hala beynimdeyken...

    ..Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşıylaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...

    ..Yeni bir sevdayı kesinlikle yasakladığım kalbime söz geçirmek...

    ..Ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...

    ..Yokluğunu beklemek, ne zor...

    Bunlary düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp, terk edilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları, yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden...

    Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.

    Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terk edilme korkusunu da yüreğimin derinliklerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve "Dön birtanem" demek istiyorum:

    "Geri dön... canın seni bekliyor..."

    CAN YUCEL


    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
  2. 2006-11-18 #2
    Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henuz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. Ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl geçmişti. Aslında sevgilerinin arasına o kahrolası para girmişti. Hatırlıyorduda sevdiği ona birkeresinde:
    - Ben zengin değilim belki ama seni seven bir kalbim var. Sana sadece onu verebilirim, demişti.

    Zaten sevgiye muhtaç birisi başka ne isteyebilirdiki. Kendisini sevmesi yeterdi.O en çok Saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş koklamıştı saçlarını. Her dökülen saç yüreğine bir hançer olup saplanıyordu. Şimdi tek isteği sevdiğinin son anlarında yanında olmasıydı. Ne olurdu onu birkez daha görebilse, onu birkez daha koklayabilse.Bu düşünceler arasında uykuya daldı.

    Babası heyecanlı bir şekilde kızının odasına girdi. " Müjde kızım,kalp bulundu " dediğinde kızının bir peri güzellliğinde, sevdiğinin özleminden ıslanmış yüzüne baktı ve çıktı odadan...

    Genç kız, bir hafta sonra kendine geldiğinde sanki başka bir dünyadaydı. İçinde acaip bir his vardı. Sanki bu dünya ona çok farklı gelmişti. Aklına yine sevdiği geldi. Kalbi eskisinden daha hızlı atmaya başladı. Kalbi değişmişti ama sevdiğini eskisinden daha çok sever olmuştu.

    Bir gece ansızın uyandı uykusundan kalbi çok hızlı atıyordu. Bu durum sürekli böyle devam etti.Doktora gitti, durumunu anlattı. doktor:
    - Bir aya kalmaz geçer, demişti.
    Ama aradan aylar geçmesine rağmen durum aynıydı.

    Birgün bahçeye çıktı Çiçekleri seviyordu. Kırmızı güllerin yanına gitti. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. En çok kırmızı gülleri severdi. Çünkü sevdiği ona benzediğini söylerdi hep. Birden kapı çaldı. Kapıyı açtı kimse yoktu. Yere baktı bir mektup vardı ve onaydı. Mektubu açtı ve kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Bu onun kokusuydu. Koltuğuna zarzor oturabildi. Zarfın içinden mektubu titreyen ellerle çıkardı ve okumaya başladı:

    " Sevdiğim, bugün sevdamızın altıncı yılı. Seni hep sevdim. Seninle ayrılmak zorunda kaldığımızdan beri, bir kalbe iki sevginin sığmayacağını bildiğimden ne birini sevdim ne de evlendim. Her günüm çile ve azapla geçti. Hergün sana şiirler yazdım, hergün şiirlerimi okudum ve hergün ağladım. Tam beş yıl boyunca hergün yazdım, okudum, ağladım. Birgün önüme bir fırsat çıktı. Bu fırsatı reddedip kendime daha fazla haksızlık edemezdim. Belki seni unuturum diye senden çok uzaklara gittim. Ama şimdi seni daha çok özlüyorum. Her gece yanına geliyorum o masum yüzünü okşuyor yanaklarına öpücükler konduruyorum, sen uyanıyorsun benim geldiğimi anladığını sanıyorum ama sen o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Sevdiğim hep ben geldim senin yanına artık sen gel olurmu. Kırmızı güllerimize iyi bak. Ve artık unutma içinde seni senden daha çok seven bir kalbin var artık. Ona iyi bak olurmu. Kırmızı güllere ve kalbimize iyi bak. Seni yanıma gelene kadar bekleyeceğim sevdiğim Hoşçakal..."demişti



  3. 2006-11-18 #3
    Yüreğindeydim yüreğimin yangınıyla. Hayatımın son demindeyim belki son haykırışlarımla.. İçimdeki tarifsiz acıyı anlatma mümkün değil. Sensizliği sana anlatmak, imkansız…

    Derin bir nefes alıyorum,kalbim yaşlandığını anlıyorum. Aslında sensiz hayatımda bile her şeyin sen olduğunu anlıyorum. Yemek yesem aklımda sen,uyusam,yürüsem… Yağmurda bile sen varsın. Hayatımın her deminde, bedenimin her hücresinde sen varsın. Atamıyorum seni içimden.. Söküp fırlatamıyorum bir kenara.

    Gece yatağıma uzanıyorum… Korkuyorum yalnız yatmaktan. Gece lambasını yakıyorum ve sol yanıma bakamıyorum. Baktığım zaman yokluğun bir kez daha yakıyor içimi.. Sensizlik yine acıtıyor yüreğimi. Yorgana sarılıyorum ama senin tenin gibi kokmuyor. Uyuduğum uykuda sen hariç her şey var anlayacağın. Kabuslar,huzursuzluk… Bir sen yoksun,bir tek sen…

    Artık yemek yemiyorum. Yediğim hiçbir yemek senin yaptıkların kadar lezzetli değil. Yaptığım hiçbir yemekten de zevk almıyorum. Eğlenceli gelmiyor artık bana. Yine yokluğunu hissediyorum. Bir kez daha yanıyorum yokluğunda…

    " Biz aşkı meleklerden çaldık.." diye bağırıyor dışarıdan biri. Senin olmayacağını bildiğim halde penceremden bakıyorum. Yoksun. Halbuki lisede biri öyle bağırsa bilirdim ki o sendin. En çok dinlediğimiz şarkıydı diyorum ve dinlemeye başlıyorum. Sadece hoş bir melodi doluyor kulaklarıma. Yine bulamıyorum seni.
    İşten geldikten sonra evi toplu halde buluyorum. Her şey bıraktığım yerde. Bu ev aslında benim değil farkına varıyorum. İçinde yaşayan insanlar sana hiç benzemiyor. Odama kaçıyorum. Duvarlara bakıyorum çeşitli posterler asılı ama hani bizim geçen yaz çektirdiğimiz resim? Kitaplığıma yöneliyorum bunlar senin kitapların değil.

    Derin bir nefes daha alıyorum, yaşlı kalbim ağrıyor. Gözlerimde yağmur bulutu ve bir efkar sigarası. Hani seninle de içerdik ya hani Sezen abla söylerdi biz dinlerdik. Sonra bizde eşlik ederdik ona.
    Yokluğuna alışmak zor be Bebişim. Sensiz bir evde yaşamak çok zor. Sensiz bir ömür çürütmek bi o kadar acı. Yağmurun yağması bile anlamsız geliyor artık. Islanmak gelmiyor içimden sen olmadan. Gittiğinden beri iki kalp iki ruh taşıyorum bedenimde. Ağırlığında eziliyorum aşkın.

  4. 2006-11-18 #4
    SENİN ARDINDAN...

    10. sınıf:benim en iyi arkadasımdı.Dersten sonra kalktıve geçen günsınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi,ona notlarını verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.

    Nedenini bilmiyodum ama çok utanıyodum.

    11.sınıf:Ağlıyordu.Bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı.Beni evine çağırdı.Yanlız kalmak istemediğini söyledi.Gittim yanına oturdum.Bir film izledik.Uyumaya karar verdi.Herşey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü.Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.

    Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyorum.

    son sınıf:En iyi arkadaş olarak mezuniyete beraber gittik.O akşam çok güzeldi.Partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım,kapının önünde ona baktım.Onun benim olmasını istiyordum.Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum.Bana hayatının en güzel zamanını geçirdiğini söyledi ve beni yanağımdan öptü.Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.ONU çok seviyordum ama söyleyemiyordum

    Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

    mezuniyet günüiplomasını almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasını istiyordum.Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu,bunu biliyordum.Yanıma geldi ve ağlayarak sarıldı.Sonra başını omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadaşımsın teşekkürler"deyip yanağımdan öptü.Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.Nedenini bilmiyordum ama çok utanıyordum.

    Aradan yıllar geçti........Onun nikahını izliyordum.Artık evleniyordu."evet kabul ediyorum"demesini yeni hayata girmesini izledim.Onun benim olmasını istiyordum.Ama o benim ona baktığım gözle bakmıyordu,bunu biliyordum.Yeni hayatını girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma geldiğin için teşekkürler"deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.

    Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

    Şuan benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum. Eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı.

    Günlüğünde şu satırlar vardı;

    Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim.Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum. Keşke bana beni sevdiğini söyleseydi.
    __________________
    BEN SENİ HEP SEVDİM SEV-DİM DESEMDE HEP SEVECEĞİM

  5. 2006-11-20 #5
    YALNIZLIK ÇEMBERİNDE

    Günlerim herzaman ki gibi karanlık yine
    acı ile geçiyor saatler özlem ile
    ne zaman dalmıyorki gözlerim senli sensizliklere
    durmuyor gözyaşlarım yalnızlık çemberinde.

    Yorulmuyor hayat dert çile vermeye
    şarkılar yoldasım sigaramla birlikte
    tükenmek bilmeyen bir boşluğun içinde
    savruluyorum rüzgarla birlikte
    farkında olmadan yalnızlıık çemberinde.

    Nedeni yok belki bu sensizliğin
    yada bana verdiğin bu ayrılık yelinin
    sana yazdığım ilk şiiri hatırlarmısın
    Ayrılıktı adı
    ayrılmam dediğin ayrılık
    yıkılmıştı o gün dünyam
    gözümde yalandı herşey sevda bile
    yıkmam demiştin
    ama bıraktın beni yalnızlık çemberinde.

    Şimdi soruyorum kendime
    neden sen, neden sevdim diyorum
    oysa ne mutluydum senden önce
    aradığım aramasını beklediğim
    düşündüğüm kimse yoktu
    mutluydum yinede yalnızlık çeberinde.

    Şimdi ise perişanım
    hasret rüzgarlarını saldın üstüme
    çaresizliği tanıttın
    derman bulamıyorum şimdi dertlerime
    öyle acımasızki şu hayat
    gelmiyor ECEL\'im YALNIZLIK ÇEMBERİNDE...

    _________________

    Güncelleme : 2006-12-02
  6. 2006-11-20 #6
    Hüzünlü Geceler


    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    Senden uzak gözlerim ıslak hüzünlü
    Dudaklarımda binlerce seranat
    Sinemde yaalvarış dillerimde yakarış
    Ayaklarımda pranga ellerimde kelepçe
    Kalemlerimde sana yazılmış dilekçe

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    Nağmeye bürünmüş hasretinden
    Bir mehtap gecesinin şevkinde dururken
    Küllenen acılar savruldu yeniden
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Tatlı bir yorgunluk sarar yeniden
    Tatlı bir hüzün sarar yeniden
    Acı gülümsemeler dudaklarda yeniden
    Bir meltem bir esinti bir fısıltı derinden
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    hüzzam bir ayrılık şarkısı mırıldanırken
    Yalnızlık acı elem keder geriye kalan
    Sadece sadece bir elveda kısacık
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Çaresiz umutsuz gözyaşları
    Söyler misin gözbebeğim
    Söyler misin birtanem
    Ayrılık acısı ve hüzün
    Neden arkanda bırakılmış
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Senden ayrı saatler gün günler yıl
    Yıllar mevsim mevsimler asır
    Hasretinden şiirler mısra mısra
    Dokusu gözyaşı ilmeği hüzün
    Kafiyesi ızdırap hecesi hüzün-efza
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    Senden uzak gözlerim ıslak hüzünlü
    Dudaklarımda binlerce seranat
    Sinemde yalvarış dillerimde yakarış
    Ayaklarımda pranga ellerimde kelepçe
    Kalemlerimde sana yazılmış dilekçe

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    Nağmeye bürünmüş hasretinden
    Bir mehtap gecesinin şevkinde dururken
    Küllenen acılar savruldu yeniden
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Tatlı bir yorgunluk sarar yeniden
    Tatlı bir hüzün sarar yeniden
    Acı gülümsemeler dudaklarda yeniden
    Bir meltem bir esinti bir fısıltı derinden
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    İsmini andım hüzünlü gecelerde
    hüzzam bir ayrılık şarkısı mırıldanırken
    Yalnızlık acı elem keder geriye kalan
    Sadece sadece bir elveda kısacık
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Çaresiz umutsuz gözyaşları
    Söyler misin gözbebeğim
    Söyler misin birtanem
    Ayrılık acısı ve hüzün
    Neden arkanda bırakılmış
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

    Senden ayrı saatler gün günler yıl
    Yıllar mevsim mevsimler asır
    Hasretinden şiirler mısra mısra
    Dokusu gözyaşı ilmeği hüzün
    Kafiyesi ızdırap hecesi hüzün-efza
    İsmini andım hüzünlü gecelerde

  7. 2006-11-20 #7
    Aşkı Aşkınla Tanıdım

    Özlemek nedir bilmezdim camların arkasından seni ararken öğrendim
    Aşk acısı çekmezdim seni gördüğümden beri kurtulamadım
    Şiiri sevmezdim sana yazarken sevdim
    İçimdeki ateşi söndürmüştüm sen alevlendirdin


    Gözlerden kalbe giden yoldan hiç geçmemiştim senle geçtim
    Ben yanmamıştım hiç böyle ama sen beni ateşlere attın
    Seni görebilmek için körlüğü hiç saydım
    Aynalara düşmanken sana bakıp kendimi sevdim


    Ben sana kalbimi verdim sen hançeri soktun
    Ne kadar o kalbi delik deşik etsende aşkım
    Ne yazık ki o yine senin için çarpmaya devam edecek
    İster üzerine sensizlik yağsın ister karşılık bulamasın

  8. 2006-11-20 #8
    Dayanmam Lazım Hasretine
    Sensizliğin ışıkları vuruyor bu sabah yine,
    Ne yapsam dinmiyor hasretin.
    Varlığın hayatımı aydınlatırken,
    Yokluğun karartıyor.
    Hasretin dinmek bilmiyor,
    Her geçen gün hasretimi,sevgimi ve seni büyütüyor içimde.
    Biran önce kavuşmak istiyorum sana.
    Aramızdaki mesafeler kısa bir süreliğine engel oluyor buna.
    Dayanmam lazım bu hasretine,
    Çünkü sonunda SEN VARSIN...


  9. 2006-11-20 #9
    Seni görüyorum düşlerimde
    Yanımdasın;
    Ellerini tutuyorum sımsıkı
    Gözlerine bakıyorum sıcacık
    İçim ısınıyor senin yanında
    Sanki kuşlar bizim için şarkı söylüyor
    Dansediyorlar etrafımızda
    Başımı omuzuna dayıyorum;
    Sarhoş olmuş gibiyim
    Başım dönüyor
    Bulutların üzerinden izliyorum dünyayı
    Seninle dünya o kadar güzel görünüyor ki gözüme
    İnanamıyorum...
    Hiç uyanmak istemiyorum
    Bu büyünün bozulmasından korkuyorum belki
    Masmavi bir deniz uzanıyor önümüzde
    Yanımda sen varsın düşlerimde
    Soğuk, boş ve karanlık bir odada uyanıyorum sonra
    Bakıyorum ama yoksun
    Kalbim kanıyor
    Canım çok yanıyor
    Hasretin altın saplı hançer olmuş
    Saplanmış yüreğime
    ölüyorum....
    Başım dönüyor aşkım
    Gözlerim kararıyor
    Zaten sensiz karanlık değil miydi?
    Nefes alamıyorum aşkım
    Sensiz hiç nefes almadım ki
    Hasretin öldürüyor beni
    Çok canım yanıyor bir tanem
    Kalbimi söküp atmak istiyorum
    Bu acı dinsin diye
    Onda da sen varsın yapamıyorum
    Ruhumda, bedenimde,yürüdüğüm yolda,
    Gördüğüm her şeyde
    Duyduğum her sözde sen varsın
    Düşüyorum birtanem
    Artık sensizliğe dayanamıyorum
    Avutmuyor hayalin
    Sıcaklığın olmayınca
    Üşüyorum,ölüyorum...

    Yeşim Erdoğdu

  10. 2006-11-20 #10
    Bana Sor Özlemden Yanıp Tutuşmayı...

    Sen özlemeyi bir de bana sor;
    Gece olunca yalnızlık sarınca bedenimi,
    Bir el tutsun ellerimi diye beklemeyi
    Bana sor severken özlemeyi…
    Bir ses ararken kulaklarım,
    Sessizliğin acı çığlıklarını duymayı,
    Gözlerim seni ararken,
    Karanlıkta hayalini görmeyi,
    Sen bana sor kilometrelerce uzaktan sevmeyi…
    Elimi göğsüme sokup,
    Okşamayı seni özleyen kalbimi,
    Yüreğimin titremesini, içimin aniden ürpermesini…
    Şefkatinin eksikliği aklıma gelirken,
    Hasretimden süzülen birkaç damlayı,
    Bana sor sensiz ağlamayı…
    Sensiz saatler çabuk geçsin diye,
    Geceye sığınmayı,
    Yanımdaymışsın gibi yatakta yorgana sarınmayı,
    Bedenimi sarmanı beklemeyi,
    Sıcacık teninin kokusunu içime çekmeyi
    Sensizken seninle sevişmeyi,
    Bana sor…
    Bana sor sen özlemeyi
    Özlemenin en acı, en yalnız çığlıklarını,
    Ben iyi bilirim özlemle yanıp tutuşmayı…

  11. 2006-11-20 #11
    Ne özlemekten yoruldum...


    Ne özlemekten yoruldum...
    Ne de sensizlikte duruldum...
    Kollarım yoruldu boşluğunu sarmaktan
    Borçlanmış gibi sensizliği yaşıyorum
    Yoruldum koşuşturmaktan...
    Aşkım nefesim hayatım...
    Sensiz bir hiçmiş gibi
    Boylu boyumca uzanıyorum yokluğuna
    Nefes alamadığım dar sokaklar buluyorum
    Adını arıyorum dağılmış çöp torbalarında
    Ateşler yakıyorum...
    Savuruyorum savruluyorum
    Dudağının üstündeki küçük yara izinde boğuluyorum
    Sensizim
    Seninleyim
    İçinde ve dışındayım
    Gidip geliyorum
    Uzaklaşıp sana koşuyorum
    Gelip kurtarmayacak mısın beni
    Uçurumlardayım...
    Sana düşüyorum
    Yorgun akşamlardayım sana doğuyorum
    İğneleri batıyor sabahların
    Söküp atıp sana uçuyorum
    Tutmayacak mısın beni...
    Ne özlemekten yoruldum
    Ne de sensizlikten
    Bitirmeyecek misin beni?
    Soyup atmayacak mısın hayata?
    Bir meleğin öpücüğüydü seninki
    Kirli, masum, yetmez, bitirmez...
    Bir öpücükle öksüz bırakmayacak mısın beni?

  12. 2006-11-20 #12
    291 - Özledim Seni - Duygusal Yazı





    Özlem Doluyum


    Özlem doluyum bugün
    Taşıyamıyorum duygularımı
    Yağmur yüklü bulutların
    Suya aç topraklara
    Kavuşma arzusu gibi
    Seni arzuluyorum
    Duygu yüklüyüm bu gün
    Sakladım göz yaşlarımda
    Süzülen her damlada
    Binlercesi var sana ifade edemediğim
    Ağırlığında ezilip
    Dışa vuramadığım
    Aşkıma ait duygu yüklüyüm
    Duygu yüklüyüm bu gün
    Yabancı ellerde
    Yalnızlığıma inat
    Sana muhtaç yerlerde

  13. 2006-11-20 #13
    Sevmek var aslinda, Özlemek var,beklemek var. Simdi neredesin? Ne yapiyorsun? Günes çoktan dogdu.


    Uyanmis olmalisin. Saçlarini tararken beni hatirladin degil mi..? Öyleyse ayrilmadik. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz. Zamani hatirlatan herseyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. Ikiside kötü, ikiside hazin tarafi yasantimizin. Bir çocugun önce dogmasini bekliyorlar, sonra yürümesini, konusmasini,büyümesini. Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasini, kanunlara saygi göstermesini,insanlari sevmesini, aldanmasini, aldatmasini bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoglunun.. Ya o? Ya o? Insanlardan dostluk bekliyor. Sevgilisinden sadakat, çocuklarindan saygi ve bir parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yasamaktan. Zaman ilerliyor ve bir gün o da ölümü bekliyor artik. Aradiklarinin Çogunu bulamamis, beklediklerinin çogu gelmemis bir insan olarak göçüp gidiyor bu dünyadan. Iste yasamak maceramiz bu..

    Yasarken beklemeyi beklerken yasamak ve yasayip beklerken ölmek. Özleme bir diyecegim yok. O kömür kirintilari arasinda parlayan bir Cam parçasi. O nefes alisi sevgimizin, kavusmalarimizin anlami. O tek Güzel yönü bekleyislerimizin.. Insanligimiz özleyislerimizle alimli, yasantimiz özlemlerle güzel.

    Özlemin buruk bir tadi var, hele seni özlemenin bir kokusu var bütün çiçeklere degismem. Bir isigi var, bir rengi var seni özlemenin, anlatilmaz.

    Verdigin bütün acilara dayaniyorsam; seni özledigim içindir. Beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni; seni özledigim içindir.

    Yasiyorsam; içimde umut varsa, yine seni özledigim içindir. Seni bunca özlemesem, bunca sevmezdim ki !

  14. 2006-11-20 #14
    BEN SENİ ÖZLEMİŞİM

    Şiir tadındaydın sevgiliSu gibi yudum yudumHava gibi nefes nefesEkmek gibi dilim dilimBen seni özlemişim…Gözbebeklerinde yüzümüDudaklarında adımıHayalinde düşümüCanım deyip gülüşünüBen seni özlemişim…
    Niçin dolar gözlerimNiçin bulurdum benHer şarkıda seniNiçin her hüzünlü şiirDerinden dağlarmış yüreğimiBen seni özlemişim…Yokluğunda üç gece Titrediğini elleriminDelice çarptığını Yaralı yüreğiminSaklasam bilmeyeceksinBilmelisin ki bir'sinHer an benimlesin Ben seni özlemişim…Nereden baksan ayrılıkNereden baksan yoksullukNereden baksan sensizlikÖlüm gibiymiş banaYaşayıp bilmeliymişimBen seni özlemişim…Uykusuz gecelerde kalmayıSenle sevdalara uyanmayıYangınlarda suya kanmayıYeniden sana sevdalanmayıBen seni özlemişim…Ayrılık nasıl olurduÖlüm gibi yokluğunSensiz gecelerde benimBir şey var farkında olduğumBen seni…Yanı başımda iken özlemişim...

  15. 2006-11-20 #15
    Özlemimizi Beklerken


    Hani bekleyişlerimiz,özlemlerimiz vardır.Hani sabahlamalarımız vardır.uykusuz kalmalarımız,kan çanağı olmuş gözlerimiz,sigara üstüne sigara,fincan fincan kahveler…
    Bazen de gelmeyeceğini bile bile gözlerimizi onun yollarını bekleme kölesi yapmalarımız vardır.hani bir umut ışığı yaksa gönlümüzde,her şeyimizi vermeye uğruna feda etmeye hazırdırız.hani hiç olmadık,hiç duymadık heyecanlarla beklemelerimiz vardır baharı.geceyi gündüze,kışı yaza,rüzgarı dala kavuşturan rabbimiz özlemimizi ve sevdalımızı bize kavuşturacak bize geri verecek diye bekleriz her baharın gelişini.baharda gonca gonca açan gülleri bir başka bekleriz.zannederiz ki o goncadan onun yüzü çıkacak onun kokusu yayılacaktır.
    Özlemimizi beklerken geceye sevdalı deliler gibiyizdir.ayla yıldızlarla konuşmalarımız karanlığa haykırışımız vardır.sanki o karanlığın ardında beliren aydınlıkta bekler bizi özlemini çektiğimiz.onun içindir ki boş boş sözler savurup dalıp gideriz o yokluğa,o karanlığa,o aydınlığa….
    Günler ayları aylar yılları koparır takvim yapraklarından.ama sevdalımız,özlemimiz bir kez olsun çalmamıştır kapımız ve bir kez olsun ortak olmamıştır sabahlamalarımıza.
    Halbuki kapının bir tık sesine neler vermeyizdir ki.ne yapsak ne etsek boştur artık gidenler geri gelmez derler.
    Ama inadına bekleriz,inadına ayaktayızdır güneşle birlikte ve inadına umutlarımızın suyunu verip umudumuzu yeşertiriz her baharın sabahında.


    Bu gün olmazsa yarın,yarın olmazsa mahşerde deyip bekleriz günlerce,aylarca…özlemle beklediğimiz özlemimizi

  16. 2006-11-20 #16
    Bekleyenler İçin


    Bir ayak sesi duymayayım
    Kapıya koşuyorum
    Gelen sen misin diye
    Bir siyah saç görmeyeyim
    Yüreğim burkuluyor
    Ağlamaklı oluyorum
    Her şey bana seni hatırlatıyor
    Gökyüzüne baksam
    Gözlerinin binlercesine görürüm
    Bir rüzgar değse yüzüme
    Ellerini düşünmeden edemem
    Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
    Tadı senden gelir
    Yediğim yemişlerin
    İçtiğim içkilerin
    Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
    Bu emsalsiz hüzün
    Seni beklediğim içindir

    Resmine bakamaz oldum
    Uykulardan korkuyorum artık
    Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
    Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
    Şu ayna karsısında güzelliğini seyretmeni
    Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

    Ve şu saat geldiğin anda
    Durabilir sevincinden
    Zaman çıldırabilir
    Çünkü benim dünyamda
    Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.
    Bir çocuk dogmayı bekler
    Bir ağır hasta ölmeyi
    Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
    Yalnız bir kadın sevilmeyi
    Ve düşün ki bir adam
    İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
    Seni bekler
    Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi

    Sen gelinceye kadar
    Pencerem kapalı duracak
    Rüzgar gelmesin diye
    Artık perdeleri açmayacağım
    Gün ışığı girmesin diye
    Sonra kahrolacağım
    Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
    Ve günlerce gecelerce haykıracağım
    Nerdesin diye, Nerdesin?
    Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
    Biliyorum
    Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
    Yıllarca sonra
    Öldüğüm gün bile gelsen
    Butun bu bekleyişimi ve olduğumu unutup
    Çocuklar gibi sevineceğim
    Kalkıp sarılacağım ellerine
    Uzun uzun ağlıyacağım.

  17. 2006-11-20 #17
    Ben seni kavuşmak için değil, kavuşmayı özlemek için sevdim...
    Öyle bir imza attın ki sol yanıma,
    gizli gizli dolaşıyorsun bedenimin her yanında...
    Öyle bir yazıldım ki alnına,
    taşıyorsun gitsen de dünyanın öbür ucuna...
    Buydu istediğim hayatıma anlam katan adamım,
    ben sensiz, sen bensiz
    hep yarım kalacak bir yanımız...

  18. 2006-11-20 #18
    Bazen özlem diye bir duygu yüklenir insanın yüreğine
    İnsana geçmiş zamanları ve sevgiyi hatırlatır
    Dostluk sevgisini, biirbirine bağlılıklarını hatırlatır özlersin
    Durup dururken sancı girer yüreğine boğazın düğümlenir ağlamak istersin ağlayamazsın
    Haykırmak istersin, avazanın çıktığı kadar bağırmak istersin olmaz
    Çünkü boğazın düğümlenir
    Hiç bişeyden tad alamazsın
    Herşeyden sıkılırsın
    kendinden, yaşamaktan,etrafındakilerden
    Özlem başlar eski günlere
    Hayatın nasıl akıp gittiğini anlayamazsın
    Geceyle gündüzü farkında olmadan yaşarsın birbirine karışır
    Herşeyden sıkılır daralır boğulursun
    Çıkıp gitmek istersin kendinden herşeyi kırıp döküp
    Bildiğin kendini bulmaya..

  19. 2006-11-20 #19
    Şu an ne yapıyorsun?
    Belki gecenin karanlığında yıldızları seyrediyorsun
    Belki elinde bir fincan çay, yalnızları oynuyorsun
    Kim bilir belki de beni düşünüyorsun...
    Ben seni düşünüyorum.
    Seni düşünüyorum tüm kalbimle;
    Seni düşünüyorum evlerine giden yalnız güvercinleri seyrederken...
    Yanımda olmanı istiyorum her zamanki gibi
    Sabaha kadar dayanamıyorum
    Uykuya dalıp her akşam
    Seni görmek istiyorum rüyamda
    Her akşam sana seni ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha söylemek,
    Seni doyasıya öpüp koklamak istiyorum
    Her sabah lanetler okuyarak uyanıyorum
    Senin sıcak kolların yerine yatağımda uyandığım için
    Her seferinde sensiz yaşayamadığımı haykırmak istiyorum sabaha...
    Seni her gördüğümde kalbim bir başka çarpıyor
    İşte o an, tam o an
    Seni adınla değil, kalbimle çağırmak istiyorum birtanem...

  20. 2006-11-20 #20
    Bazen özlem diye bir duygu yüklenir insanın yüreğine
    İnsana geçmiş zamanları ve sevgiyi hatırlatır
    Dostluk sevgisini, biirbirine bağlılıklarını hatırlatır özlersin
    Durup dururken sancı girer yüreğine boğazın düğümlenir ağlamak istersin ağlayamazsın
    Haykırmak istersin, avazanın çıktığı kadar bağırmak istersin olmaz
    Çünkü boğazın düğümlenir
    Hiç bişeyden tad alamazsın
    Herşeyden sıkılırsın
    kendinden, yaşamaktan,etrafındakilerden
    Özlem başlar eski günlere
    Hayatın nasıl akıp gittiğini anlayamazsın
    Geceyle gündüzü farkında olmadan yaşarsın birbirine karışır
    Herşeyden sıkılır daralır boğulursun
    Çıkıp gitmek istersin kendinden herşeyi kırıp döküp
    Bildiğin kendini bulmaya..

  21. 2006-11-20 #21
    Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim

    Sevmek... Dile kolay, kalbe ağır duygu. Hatırlıyor musun ansızın çıkıp gelerek nasıl da yüreğime taht kurduğunu.

    Ayrılıklar... Hüzünler... Gözyaşları... Hepsi zalimce birer birer gelip yüreğimin başköşesine oturmuşlardı. Hayat, simsiyah bir tüle sarılmış açılmayı bekleyen bir hediye paketi gibi önümde durmaktaydı.

    Hüzün yüklü karabulutların hızla yüreğimi kaplamaya çalıştığı bir zamanda, inatla girdin kararmaya yüz tutmuş dünyama...
    Kilometrelerce uzaktan, bambaşka bir şehrin, değişik havasıyla, taşıyla, toprağıyla... Umutlarıyla… Şiirleriyle… Farklı yaşamı ve sevdalarıyla her şeyden önemlisi sevgi yüklü, sıcacık yüreğiyle geldin.

    Karanlık bir girdabın içinde sürüklenmekteyken, tüm sevginle ve gücünle çekip çıkardın. Yaşamı yeniden sevmeme, hayata yeniden bağlanmama sebep oldun. Bu yüzden sevdim seni.

    Öyle farklıydın ki, yüzyıllardır kapağının aralanmasını, içindeki gizemin keşfedilmesini bekleyen kara kaplı bir defter gibi görmekteydim seni.

    Ben bu defterin kapağını ilk açtığımda, dokunmakta olduğum simsiyah ve sert yüzünün aksine, bembeyaz sayfalara yumuşacık bir yazıyla yazılmaya çalışılmış kocaman bir ömür gördüm.

    Neler yoktu ki içinde, ayrılıklar, ümitsiz bekleyişler, kederler… Mutluluk getiren sevinçler, gözyaşları… Yarınlara gülümseyerek bakan sevmeler... Daha neler... Neler...

    Kara kaplı deftere yazılmış, her bir cümle, yüreğime gemici düğümleri misali açılmamacasına, düğümlüyordu seni.

    Günüm seninle başlıyor, gecem seninle bitiyordu... Sesini duyduğum zaman yüzümdeki goncalar gül misali açılıyor, dünyam seninle dönmeye başlıyordu...

    Yolda yürürken, otobüse binerken, yemek yerken, insanlarla konuşurken, kısacası nefes aldığım her an, konuştuğumuz her cümle, anlattığın her hikâye, okuduğun her şiir beyimde yankılanıyordu.

    Ben sensizliği bile seninle yaşıyordum… Bu yüzden seviyordum seni.

    Hatırlar mısın? Gökyüzünden aynı beyazlığın yeryüzünde iki farklı şehre yağdığı bir kış günü, gece yarısına doğru aramıştın beni... Eve gidiyorum, bu soğuk havada sesin içimi ısıtsın istedim demiştin. Biz birbirinden kilometrelerce uzakta, iki candık... Konuşmaya başladık, konuşma uzadıkça, dışarıda olanca hızıyla yağmakta olan kara aldırmadan, sen park ettiğin arabanın içinde, ayaklarını hissetmekte zorlanana dek, bense soba yanmayan buz gibi bir odada soğuktan parmaklarım buz tutana kadar konuşmuştuk. Yaşamın her hali gelip geçmişti telefon tellerinden...


    Hiç kimse, yağan kar altında kulağıma senin gibi şiirler okumadı.
    Hiç kimse bana senin baktığın gibi bakmadı…
    Hiç kimse beni, senin sevdiğin gibi sevmedi…
    Ve hiç kimse ama hiç kimse yüreğinin sıcaklığı bana senin kadar hissettiremedi.

    İşte, O gecede, ne dışarıda yağan kar, ne de aradaki mesafeler bana şiirler okumana, beni sevdiğini söylemene engel olamamış, o ana kadar hiç kimse beni senin kadar mutlu edememişti.

    Sevdan bana yakıştığı için, sevdam sana yaraştığı için seviyordum seni...

    Sana kavuşmak, seni sevmek kadar yasak ve imkânsızdı… Ben sadece olabilme ihtimallerini sevdim.

    Ben kara kaplı bir defterin, bembeyaz sayfalarını sevdim… Beyaz sayfalarsa kendisine dokunan her eli…

    Ben sana âşıktım… Sense aşk'a… Ben seni seviyordum… Sense mevsimleri…
    Gelen her mevsimin kendine özgü bir güzelliği vardı, bu yüzden sen, sevemedin sadece beni...

    Sen, baharda açan her bir gül tanesini sever gibi sevdin, yeni gelen her sevgiliyi...
    Baharla her gelen sevgili için, unutup, sildin beni...
    Bil ki! bir ben silemedim yüreğimden seni...
    Çünkü ben seni UNUTMAK İÇİN SEVMEDİM Kİ...

  22. 2006-11-20 #22
    dilin söylediğini yüreğin desteklemiyorsa
    ne önemi var ki;seni seviyorumların
    ben sözümle değil,bütün özümle sevdim.
    aynı şehirde gurbet girsede aramıza,
    seni aşkların en güzeliyle
    en ölümsüzüyle sevdim.sevdikçe özledim
    özledikçe daha bir çok sevdim.......

  23. 2006-11-20 #23
    Bir bilsen sevgilim yokluğunda ne çok özledim seni…Sana anlatıcak nelerim birikti.. yokluğunda istediğin gibi güçlü olmayı öğrendim…Demiştin ya ne olursa olsun hep güçlü olucaksın ben yanında olmasamda.. Dediğini yaptım sevgili…Başım dimdik hayata yalan insanlara, sahte dostlarla , hastalıklarla baş etmeyi öğrendim…Bütün bunları bana sen öğrettin ama sensiz kalmayı öğretemedin sevgili… Bir bilsen beni en çok yaralayan bu oldu…Çaresizliğimin ağlamalarımın tek sebebi sensizliktendi…Günler geçti aylar geçti ama alışamadım bir türlü sensizliğe…geceler boyu ağlamalarım dinmedi bir türlü…Hep geliceksin ümidiyle yaşadım…umutlarım tükeniyo sevgili gerçekten dedikleri gibi sen hiç gelmemek üzere mi gitmiştin…hiç olmayacak mıydım yanımda hiç tutmayacak mıydın ellerimden…ağladığımda silmeyecek miydin göz yaşlarımı…Söylesene sevgili sahiden beni böyle yapayalnız mı bıraktın…? Hatırlıyor musun sevgili bir ayrılığımızda " Şunu unutmamanı istiyorum.Sana hep KADINIM derdim biliyorsun ve hep öyle kalacaksın hayatımda ve yüreğimde.Ta ki başkasının oluncaya dek.Çünkü başkasının olduğunda hayatında sana KADINIM diyen bir adam olmayacak.O adam işte o zaman seni öbür dünyada bekliyor olacak…" bana bunları söylemiştin ben hala seninim sevgili… senden sonra yapamadı bu yürek açamadı sensiz sevdalara yelkenlerini…nerde bana bunları söylen adam nerde benim yüreğini aşık olduğum adam…! Ne kadar unutmuş olsanda bitmiş olsakta.. ben sensizde sevdamı yaşatıyorum varsın olsun sen bilme sana olan sevgimi…yeter ki sen mutlu ol DİĞER YARIM…!

  24. 2006-11-20 #24
    Aşk, Ne lüks arabalar ne sporlar...
    Sadece bisiklete binmek istiyorum seninle, neşeli çığlıklarını duyarak ha düştük ha düşeceğiz diye...
    Ünlü bir şarkıcı olup, herkesin beni dinlemesini değil,taşlı bir kıyıda, ateşin önünde, fısıldamak istiyorum şarkımı sana makamlı makamsız..
    Lüks lokantalar, vitrinde yemek gibi geliyor bana.İnan arabesk değil, yarim ekmek kaşar üstü kola paylaşmak
    istiyorum seninle...
    Tüm kitapları okuyup, yazarlarıyla tartışmak değil, Gece yatağımızda sarmaş dolaş, okuyup tartışmak bir kitabı. Senin fikirlerinle benimkilerle yoğurmak, benimkilerle seninkileri...
    Bir sır vereyim sana, insanlar bilmiyorlar ama; ruh sevişir bedenden önce.
    Geceler bizim.Ne su yatağı, ne mobilya, yatak odasında aşk ...
    Yer yatağı sıcak gelir hep bana, ve çiçek, aldırma odayı oksijensiz bırakır çiçek diyenlere.
    Onlarca yastık istiyorum aşk, yatak odamıza rengarenk, aldırma zevksiz olur diyenlere, Zevkli, içten duygu anlatımıysa, herhangi bir konuda; zevksiz bir şey yapamayız...
    O kadar yoğunki duygularım sana....
    Ne lüks villalar istiyorum onlarca odalı, ne dev malikane, ne yalı Duvarı olsun yeter metrekaresi önemli değil...
    Bak bir sır daha sana, Eşlerin mutluluklarını, huzursuzluklarını, karakterlerini,geçmişlerini bir evin duvarı anlatır.
    Bomboşsa duvarlar, ruh yoktur ikisinde de... Sadece yetmiş seksen yıl yasayacaklardır zaten.
    Bizim, fotoğraflarımız olacak en sevgili anlarımızda çekilmiş,mutlaka gülerken.
    Senin bana, benim sana hediyelerimiz olacak asılan, çirkinde olsa kendi elimiz değmiş resimler, Belki alçı kalpler, belki bir senin bir benim boyalı ellerimizle kaplayacağız duvarımızı rengarenk..
    En güzel aşk şiirleri sana olacak
    Duvarlarımız yalan söylemeyecek, buram buram yaşam sevgisi kokacak...
    İnsanlar mutsuzlar sevgili, her şeye açlar ve doyumsuzlar...
    Bense, bir tek seni istiyorum, bir tek seni aşk ...
    Çünkü, sen benim her şeyimsin aşk, aşkım...

  25. 2006-11-20 #25
    Hava kararmış, yağmur yağıyordu.. Düşlerime yağmur yağıyordu.. Hiç olmadığın
    kadar içimdeydin.. Sensiz geçen zamanlara inat daha bir hissettim seni bugün..
    Yalan değil başka sevdalar, başka aşklar peşinde koştum yokluğunda.. Sana
    benzeyen her şeyi sevdim ben.. Sevdiğim her şeyde senden izler vardı. Aradığımı
    buldum sandım ama yanıldım, bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma
    düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi
    içimden ama yapamadım..

    Yalnızlığın acısıyla kahroldum her gece. "Gelir" dedim kendi kendime, "Söz verdi
    gelmesi gerek." Bekledim. Kendimi param parça hissetim ama yine de sana
    kızamadım. Unuttum kötü sözlerini.. Unuttum kapında bekletildiğimi.. Unuttum
    telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum..

    Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim..
    Zamanla alıştım acılara.. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa
    alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim..

    Şimdi artan yalnızlığım, büyüyen yokluğun var.. Tenimde kokun, gülüşün içimde
    saklı. Sen neredesin sevgili, varlığın nerede? Bir mevsim döndü , sen dönmedin..

    "Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün
    ışığına. Hasret hiç bu kadar büyümemişti.."

  26. 2006-11-21 #26
    ÖZLÜYORUM SENİ

    Kızıyorum hep kendime
    Bu susuşlara, zamansız ayrılıklara...
    Yarım kalmış masallarım erteleniyor,
    Bir başka gecenin gök mavisi sevdasına,
    Dalıp gidiyorum,
    Dudaklarının en tatlı anında uzaklara...

    Ben;
    Serçe tadında öpüşmelere ömür verirken,
    Sen sahte aşk pazarlarında,
    Hükmünü yitirmiş buselere hayat sunar oldun,
    Yokluğunu tattığım gecelerde,
    Sana olan özlemim takılır hasret kokan gülecime…
    Ben özledikçe sen yüreğimde kaybolursun...

    Susarım zamansız,
    Yutkunuşlarım dokunur yamacıma…
    Gözlerim dalar vuslatsız,
    Her yer de senin duruşun düşer aklıma…

    Serçe tadındaki dudaklarına hüzün düşmüş,
    Bir ömre bedel öpüşün benden habersiz ölmüş…

    Şimdi;
    Ben sensiz nasıl yaşarım?
    Nasıl mutlu olurum?
    Söyle sevgili! ! ! !
    Nasıl....?

    'Özlüyorum seni işte özlüyorum'

    ...Hemde özlemim bir diz boyu...
    Ölçüsü yok...
    Özledim bunun başka açıklaması da yok

  27. 2006-11-21 #27
    SUSARAK ÖZLÜYORUM

    susarak özlüyorum...
    sözcüklerim varmiyor uzaklarina
    birer birer düsüyor bütün öpmelerim
    agir yenilgiler alarak …

    adresinde yoklugunu kiyamet bilerek
    sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanimadan, ne garip …

    sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanimadan, ne garip
    sense uzak, çok uzakta
    bir deniz gibisin resimlerde

    dokunsan dersim olur, göçerim mecburen
    duydum çok sonradan, adin önemli degil
    acin ayni tadi veriyor …

    adresinde yoklugunu kiyamet bilerek
    sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanimadan, ne garip …

    iste buna biçak çekiyorum
    simdi adi yok, hiç bir sevgilinin
    zaman zaman degil simdi
    yalniz benmiyim bu ahir zamanda
    dervis mekanina ask ile cagiran
    bu ahir zamanda …

  28. 2006-11-21 #28
    ÖZLEDİM SENİ

    Çocuk gibiyim bugünlerde;
    Herşeyden alınıyorum
    Biri azıcık içime dokunan,
    Bir söz söylese;
    Ağlayacak gibi oluyorum,
    Kırıyorum karşımdakini..
    Sanki sonu olmayan,
    Kapkaranlık bir yoldayım da
    Çıkış arıyorum..Gülüşlerim bir türlü
    Yansımıyor dudaklarıma.
    Hep yarım,hep eksik günler yaşıyorum.
    Yüreğim ağır geliyor bana...
    Hayata karşı bir yenilmişlik,
    Bir boşvermişlik içindeyim
    Oysa herkes uzun zaman önce,
    Güneşe açtı kucağını
    Bense nereye gitsem,
    Gri bulutları sürüklüyorum peşimden
    Güneş bir benim içime doğmuyor Nedense.....
    Nicedir huzurla uyumanın,
    Ne demek olduğunu unuttum.
    Tatsız,tuzsuz bir hayat işte...
    Bu salak,bu saçma,bu delice Mutsuzluktan kurtulmak istiyorum
    Ama mümkün olmuyor.
    Nereye baksam seni görürken
    Nasıl yapacağım bunu?
    Daha önce çok denedim...
    Çok denedim seni unutmayı,
    Ama olmadı...
    Ben yüreğimden ve beynimden
    Çıkardığımı sanarken seni,
    Sen saklanmışsın biryerlere...
    Meğer hiç çıkmamışsın benden,
    Meğer çoğalmışsın,kök salmışsın.
    Şimdi yeniden çiçek açıyorsun
    Ve yayılıyorsun bütün bedenime...
    Seni yok sayarken yaşamak daha kolayd
    Kalbimin önüne bir duvar örmüştüm
    Aslında ben değil de sen örmüştün,
    O duvarı bilmeden...
    Acı,özlem,hüzün gibi duygular
    Giremiyordu yüreğime.Kendimce rahattı
    Bir yol tutturmuş gidiyordum
    "Olmazdı"diyordum,
    "İmkansız bir aşktı"diyordum.
    Avutuyordum kendimi.Şimdi seninle
    Yaşadığım ne varsa, bir film şeridi
    Gibi geçiyor önümden!
    Her aynaya baktığımda beni değil,
    Seni görüyorum!!!
    Söyler misin,bütün bunları yaşarken
    Nasıl silebilirim seni?
    Nasıl olmadığını varsayabilirim?
    Özledim seni birtanem...
    Özleminle başedemiyorum artık,
    Olmuyor...
    "Gel"desem,"sev"desem gelir misin?
    kollarını açarak koşar mısın bana?
    Bu sevdayı ötelere taşır mısın,
    Benimle?Beni sensizlikten ve
    Bu bitip tükenmez acıdan
    Kurtarır mısın?

  29. 2006-11-21 #29
    Öyle Bir Özlemdin İçimde

    Öyle bir özlemdin içimde,
    Nice saatler uykusuz,
    Küf tutan yokluğun efkarlı,
    Oturup en uzun gecelerde,
    Suskun bekledi sarhoşluğum seni,
    Gelirsin diye sabaha belki de,

    Ellerinde elma şekerleri,
    Çocuklar yürüdü şafaktan,
    Uçurtmalarında gökyüzü nefes,
    Sonu gelmez bir alışkanlıktı,
    Dağıldı buluşmadan aşkta,
    Aşkı yaşamayan herkes,
    Öncesi yok,
    Sonrasına gündüz bile karanlıktı,

    Yağmur getirdi akşamlarım,
    Büyüdümü ne çabuk,
    Hayatta kalan yanlarım,
    Düşündürdün beni,
    Oysa,
    Ben seni düşlerimde saklardım,
    Öyle bir özlemdin içimde işte,
    Bitti mi ne yazık,
    Öpemediğim zaman gözlerini,
    Ben aynada yansırdım,
    Aynalarda ağlardım,

    Yani,
    Umurunda mı meselesi,
    Yollara düştü hüznün cazibesi,
    Kıyılarında emanet avcısı,
    Yitik bakışlar donuklaştı,
    Sonsuzluk mu dersin buna,
    Aşk bir yalanmış ey sevdalı,
    Denizlerim tükendi,
    İçimdeki çöplüğe kaldı martılar,
    Yüreğim boğuk,yüreğim senden saklı,

    Öyle bir özlemdin içimde,
    Günahsız,
    İçimden bana yasaklı...

  30. 2006-11-21 #30
    Özlediğimi Söylesem

    Seslensem sana
    Sesim kulaklarında çınlasa
    Bir vapurla gelsen bana
    Özlediğimi söylesem doya doya
    Bir daha gitme desem
    Dinler mi beni acaba?
    Sarılsam boynuna, ağlasam hıçkıra hıçkıra
    Ağlamaktan ceketin ıslansa,
    Ceketini dolabına assan; sevdiğimin gözyaşları var desen
    Belki engel olurum bir dahaki gitmene...

  31. 2006-11-21 #31
    Burası sensiz çok soğuk sevgili...Elimden tutup,yüreğinin ateşini bana hissettirmeni,gözlerine baktıkça bedenimin senin sevginin ateşiyle erimesini istiyorum...Üzüntülerimin yerine,sıcacık sevinçlerini,yüzüme gülen ifadeni,kalbime ise SEVGİNİ mıh gibi çakmanı istiyorum...

    Sen burada olduğun gün,bayramlarım,düğünlerim,en güzel günlerim,hepsi geride kalacak ve "işte bu günü unutmayacağım" diyeceğim her zaman...Ellerim üşüyor,yüreğim sensiz çarpmak için tereddütte,yüzüm sensiz gülmüyor SEVGİLİ...Gel artık,gel SEVGİLİ... Özlüyorum Seni
    BURASI SENSİZ ÇOK SOĞUK SEVGİLİ,ÜŞÜYORUM....

  32. 2006-11-21 #32
    ÖZLEM

    Bir gece,
    Gecede bir uyku..
    Uykunun içinde ben...
    Uyuyorum,
    Uykudayım,
    Yanımda sen.

    Uykunun içinde bir rüya,
    Rüyamda bir gece,
    Gecede ben...
    Bir yere gidiyorum,
    Delice...
    aklımda sen.

    Ben seni seviyorum,
    Gizlice...
    El-pençe duruyorum,
    Yüzüne bakıyorum,
    Söylemeden,
    Tek hece.

    Seni yitiriyorum
    Çok karanlık bir anda...
    Birden uyanıyorum,
    Bakıyorum aydınlık;
    Uyuyorsun yanımda

  33. 2006-11-23 #33
    İsminin her harfini gönlüme kazımışım, başka bir ismi kabul etmiyor!..
    "Dur" diyorum, durmuyor, "sus" diyorum, susmuyor!..
    Her atışında seni haykırıyor..
    Kırık bir dal gibi, dökülmüş yaprak gibi, hazan gibi, kor gibi..
    Biraz buruk, biraz donuk, biraz da yanık bu kalbim..
    Sadece sende can buluyor!..
    Ölmeden öldürüyor, gülmeden ağlatıyor..
    Bilmem, ne hallerdeyim..
    Perişanım, derbederim..
    Halimi arzetmeye ne kelimeler yetiyor, ne şarkılar, ne şiirler..
    Ruhum, ruhunu arıyor, bedenimden uzak gibi..
    Ama ne tamamen gidiyor, ne de benim oluyor..
    Usandım halimden yar!..
    Özlem yapışmış yakama!..
    Her gece çöktüğünde boğazımda bitiyor, düğüm düğüm, lokma lokma..
    Gitmiyor!..
    Kor gibi, lav gibi, ateş gibi gözyaşlarım, ta sinemden geliyor!..
    Bu yastığım her gece şahit! Gözyaşlarımla yıkanıyor..
    Dayanamıyorum!..
    Artık gel!..
    Sevdamı ve ruhumu al götür bu bedenden kendi ruhuna kat..
    Ben artık yaşamayayım, sonsuza kadar sende hapis kalayım..
    Seni sende yaşamak istiyorum!..
    "Ben"de mecal kalmadı..

  34. 2006-11-23 #34
    Bekleyenler İçin


    Bir ayak sesi duymayayım
    Kapıya koşuyorum
    Gelen sen misin diye
    Bir siyah saç görmeyeyim
    Yüreğim burkuluyor
    Ağlamaklı oluyorum
    Her şey bana seni hatırlatıyor
    Gökyüzüne baksam
    Gözlerinin binlercesine görürüm
    Bir rüzgar değse yüzüme
    Ellerini düşünmeden edemem
    Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
    Tadı senden gelir
    Yediğim yemişlerin
    İçtiğim içkilerin
    Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
    Bu emsalsiz hüzün
    Seni beklediğim içindir

    Resmine bakamaz oldum
    Uykulardan korkuyorum artık
    Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
    Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
    Şu ayna karsısında güzelliğini seyretmeni
    Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

    Ve şu saat geldiğin anda
    Durabilir sevincinden
    Zaman çıldırabilir
    Çünkü benim dünyamda
    Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.
    Bir çocuk dogmayı bekler
    Bir ağır hasta ölmeyi
    Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
    Yalnız bir kadın sevilmeyi
    Ve düşün ki bir adam
    İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
    Seni bekler
    Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi

    Sen gelinceye kadar
    Pencerem kapalı duracak
    Rüzgar gelmesin diye
    Artık perdeleri açmayacağım
    Gün ışığı girmesin diye
    Sonra kahrolacağım
    Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
    Ve günlerce gecelerce haykıracağım
    Nerdesin diye, Nerdesin?
    Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
    Biliyorum
    Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
    Yıllarca sonra
    Öldüğüm gün bile gelsen
    Butun bu bekleyişimi ve olduğumu unutup
    Çocuklar gibi sevineceğim
    Kalkıp sarılacağım ellerine
    Uzun uzun ağlıyacağım.

  35. 2006-11-23 #35
    Seni Yasamak

    Seni her özledigimde sevgilim,
    Gökyüzüne bakiyorum;
    Gögün mavisinde gözlerini görüyorum çünkü.
    Seni her özledigimde bir tanem,
    Denizlere bakiyorum.
    Ufuga bakinca mucizeni görüyorum çünkü.
    Seni her özledigimde bir tanem,
    Kuslara bakiyorum.
    O kanatlardaki özgürlügünü görüyorum çünkü.
    Ve askim, seni her özledigimde,
    Adinda isyan ediyorum.
    Seni özlemek istemiyorum ben,
    Ben seni yasamak istiyorum,
    Seni her özledigimde sana bakmak istiyorum
    Ve seni sende görmek sadece..

    Behçet Necatigil

  36. 2006-11-23 #36

    SENİ ÖZLEMEK

    Sen özlemeyi bir de bana sor;
    Gece olunca yalnızlık sarınca bedenimi,
    Bir el tutsun ellerimi diye beklemeyi
    Bana sor severken özlemeyi?
    Bir ses ararken kulaklarım,
    Sessizliğin acı çığlıklarını duymayı,
    Gözlerim seni ararken,
    Karanlıkta hayalini görmeyi,
    Sen bana sor kilometrelerce uzaktan sevmeyi?
    Elimi göğsüme sokup,
    Okşamayı seni özleyen kalbimi,
    Yüreğimin titremesini, içimin aniden ürpermesini?
    Şefkatinin eksikliği aklıma gelirken,
    Hasretimden süzülen birkaç damlayı,
    Bana sor sensiz ağlamayı?
    Sensiz saatler çabuk geçsin diye,
    Geceye sığınmayı,
    Yanımdaymışsın gibi yatakta yorgana sarınmayı,
    Bedenimi sarmanı beklemeyi,
    Sıcacık teninin kokusunu içime çekmeyi
    Sensizken seninle sevişmeyi,
    Bana sor?
    Bana sor sen özlemeyi
    Ben iyi bilirim özlemle yanıp tutuşmayı...

  37. 2006-11-25 #37
    Özlem
    Adini özlem koydun bu sonsuz sevginin,
    Özlemin tek siginagi oldu bu aci dolu yüregin,
    Bu bitmeyen özlem kaçinilmazligiydi sensizligin,
    Bitmez bu özlem sevgili, bitmeyecek bensizligin...
    Ayrildik ve her geçen gün büyüdü bu özlem,
    Her iç çekiste bir göz yasi, her göz yasinda bir sitem,
    Bitmedi bu hasret, ne yapsam nereye gitsem,
    Özlemin gösterdi, kime baksam hep sen...
    Yillarim seni beklemekle geçti umutla,
    Gelisin seni vazgeçilmez kildi bir anda,
    Sensizligin içimi, yüregimi yaktigi anlarda,
    Özlemin hep vardi, birakip gittigin zamanlarda...
    Adi hep özlem kalacak bu karsiliksiz sevginin,
    Özlemek tek çaresi olacak sensizligin,
    Bitmez bu tutku, bitmeyecek bensizligin,
    Yasadikça vazgeçilmez olacak ismin,
    Kaçinilmaz olacak özlemin,
    Özlemim...


    Özlüyorum seni,
    Yalansız bir özlem bu
    Dolansız, saf bir özlem.
    Yeni doğan bir çoçuğun
    Minicik elleri gibi
    Yumuşak ve mazlum
    bir özlem bu...

    Gökyüzü kadar büyük
    Senin kadar yüce
    bir özlem bu...

    Hasretten ağlayanan sevdalıların
    Yıllarca kavuşamayanların
    İki gün bile dayanılamayan
    bir özlem bu...

    Ne yapacağini bilmeyen
    Telefonlar bekleyen
    Ağlayan, isyan eden
    Kendisini harap eden
    bir özlem bu...

    Yolda yürürken
    Otobüslere dört gözle bakan
    Belki, onu görürüm diye
    Kıpır kıpır yerinde duramayan
    Salak salak, bos bos gezinen
    Seni arayan bir özlem bu.

    Bulutlara baktığında bile
    Sanki seni göreceğini sanan
    Orda olmadiğını bilen
    Ama yinede şansını deneyen
    bir deli özlem bu...

    Yani güzelim,
    Bir kalpsizi bile,
    Ağlatabilecek,
    bir deli özlem bu...

    Güncelleme : 2006-12-06
  38. 2006-11-29 #38
    Özledim Sesini ne oLur Konuş

    Özledim sesini ne olur konuş
    Bir gül açtır zamanların ötesinden
    Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
    Gök mavisinden, deniz mavisinden
    Bana bir şarkı söyle
    İçimde bir şey kımıldıyor
    Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
    Bir baksana ne haldeyim deli divane
    Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
    Bana bir şarkı söyle
    Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
    Dökül karanlığıma ışıklar gibi
    Al beni, en uzaklara götür
    Sesin aksın içimde bir pınar gibi
    Bana bir şarkı söyle
    Bütün renkleri kat birbirine
    Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
    Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
    Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
    Bana bir şarkı söyle
    Bazen kar nasıl hazin yağar bilirsin
    Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
    İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
    En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
    Bana bir şarkı söyle...

  39. 2006-11-29 #39
    rüya gördüm dün gece
    avuçlarımda aynalar,seviyordum
    karşımda sen gibi biri
    uzatırken ellerimi

    ruhumu kaybettim...

    düşlerden doğan günlere uyandım
    yürüdüm uzayan kaldırımlarda

    seni özleyeceğim tuttu,ağladım...

    dilimde senden kalan nağmeler
    dolandım durdum nedenler içinde
    gitmem gerek bu şehirden dedim sonra

    gidemedim,
    seni özledim,ağladım...

  40. 2006-11-29 #40
    Bugün kaç gün oldu bilmiyorum tenine dokunmayalı nefesini hissetmeyeli, kaç zaman geçti zaten bilmek istemiyorum ama bildiğim tek bir şey var o da senin yokluğununun fırtına öncesi sessizliği, yalnızlığı ve kafamı her sağa sola çevirdiğimde bıraktığın her anının bir acıya dönüştüğüdür. Yalanlar söyledim seni her sorana o var dedim iyi dedim güzel dedim ama her kelimemde kendimi yiyip bitirdim.

    Vazgeçilmezim oldun her şeyim oldun sen yalnız benim olmadın,özlemim oldun, sen oldun, dön gel dedim, gelmedin. Gözyaşlarım içime akardı daha da tutamıyorum bir açılırsa kapakları ne set nede hiç bir kum torbası engel olamayacak seni ağlamama.

    Kangren oldu kalbim hissetmiyor atışları,bakışları vede yalvarışları. İklimler değişiyor hergün hayatımda, derdim kahkamının ardında öylece bakıp duruyor. Kimse bilmiyor sen olduğunu, yaşamıyor içimde kahkaha, sadece ifadelerde, o da kimse sormasın ne oldu sana diye. Bahar artık bir şey ifade etmiyor kuşlar uçmuş çiçekler açmış cemre düşmüş benim baharımda kuşlar küskün, çiçekler solgun ve cemreler yorgun. Çok durgunum, yorgunum hayalini özlemekten gelgitler var akşamlarımda sabahları zaten istemiyorum. Her güneş doğduğunda kahreden yalnızlığım yeniden karşıma dikilip bir gün daha diyor bir gün daha. Akşamlar anlıyor, duvarlar dinliyor kahrımı ama onlarda hiçbir şey söylemiyor yalnızlık her gün dahada boy gösteriyor. Aynalar küskün bana alışkınlar ne de olsa her sabah gülen yüzle beni karşılamaya. Bugün tutamadım kendimi vurdum en ücra, yalnızlığın bol olduğu nasırlı sokaklara hepsi birer sille gibi indi günden güne yok olmaya yüz tutan suratıma. Ve karar verdim bugün seni sensiz yaşamaya ve karar verdim hayatımı bir ipin ucunda yaşamaya ve karar verdim kimsesiz bir kaldırım üstünde gözlerimi kapamaya ve karar verdim sensiz bir ömrün kapılarını kapatmaya.

  41. 2006-11-30 #41
    Gece olmuş yine günler geçiyor
    Ve her geçen gün sana özlemim büyüyor
    Sen uzaklarda mutluluk yaşarken
    Hapsolmuşum kendime cezam dolmuyor
    Sensiz olmuyor

    Bir şafak vakti bir yıldız gibi
    Kayıp giderken çok uzaklara
    Baka kaldım ardından kayboluşuna
    Sonra sarıldım ben yanlızlığa

    Yatağımın bir yanı serin
    Bir yanı derin boşluklarda
    Seni arıyorum
    Kapadım perdeleri
    Güneşin doğması için
    Kapıda bekliyorum

    Geleceğim diyorsun
    Biliyorum geleceğini
    Ama bilmiyorsun
    Sen gelene kadar
    Günlerin nasıl geçeceğini
    Ben sana alışmışım sensizliğe değil

    Saat şu an dört sabahın körü
    Şafağın vakti senin gittiğin saat
    <!-- / message --><!-- sig -->

  42. 2006-11-30 #42
    iliyorum, hiç beklemiyordun bu daveti.
    Birden geliverdi değil mi.
    "Daha dün konuşmuştuk ama.." diyorsun.
    "Ama nasıl olur!"lar çekip çekiştiriyor iki yakanı.
    "Hiç beklenmedik bir ölüm!" bu, değil mi?
    "Vakitsiz"
    "Erken!"
    "Sürpriz!"


    İşine ara vereceksin bugün...

    Neşeni kaçırdım biliyorum.

    Kocaman bir pürüz gibi duruverdim karşında.

    Hızını kestim hayatının.

    Dahası, üzerine alındın.

    Ölüm bize de yaklaşırmış dedin.

    Ölmesi kanıksanmış, öleceği gelmiş bir yaştayız artık.

    Ölmüş olmasına şaşırılmayan bir adamım.

    Bir baksana, ne değişti ki dünyada, ben eksildim diye.

    Köprüde trafik akıyor hâlâ.

    Ben öldüm diye şeritleri eksilmedi ya yolların.

    Ben öldüm bu defa...

    Hayret, şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen.

    Gitsem de gitmesen de farketmez bir cenaze olurdu camilerden birinin avlusunda.

    Belki bir kalabalık çıkagelirdi önüme...

    "Ölen biri çıkar bu şehirde her gün!" diye kanıksadığım

    Adını bile sormaya zahmet etmediğin.

    Eksilenin kim olduğuna aldırış etmediğin.

    Gitti diye üzülmediğin birinin cenazesi işte.

    Aynı manzara, aynı tabut, aynı üzgün yüzler.

    Aynı güneş gözlükleri.

    Sıradan bir cenaze yani.

    Ama bu cenazeye mutlaka gitmeliyim.

    Seni bilmem ama beni bekliyorlar.

    Ayıp olur, çok ayıp...

    Davetlilerin yüzüne bakamam sonra.

    Dediği gibi şairin, bir musallalık saltanatım bu benim.

    Başroldeyim.

    Toprağa konulacak adam rolü benim.

    Ardından ağlanılacak adamı ben oynayacağım.

    Hiç itirazsız karanlığa uzanmak bana düştü bu defa.

    Üzerine toprak atılan adamı.

    Bir toprak yığının altında yüzü erimeye terkedilen adamı

    Hüzünlerin müsebbibi olacak adamı.

    Ayakkabısının kendisini bekleyeceği adamı.

    Elbiseleri evden çıkarılacak adamı.

    Yatağı boş kalacak adamı.

    Akşam eve dönmeyecek adamı.

    Eve dönmesi beklenmeyecek adamı.

    Sofrada yeri boş duracak adamı.

    Adı telefon rehberinden silinecek adamı.

    Şehrin dudaklarından yarım ağız çıkmış bir hece gibi önemsizleşecek adamı.

    Sevinçlerin ortasına en fazla bir hıçkırık gibi sokulsa bile hatıranın evinden hemen kapı dışarı edilecek adamı

    Resmine bakıp bakıp da ağlanacak adamı belki.

    "Adı neydi.... Hani.... şunu yapardı ya!" diye yokluğu normal bilinecek adamı.

    Soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardında aşklarını saklayan, susturan adamı.

    Ben oynuyorum bugün...

    Sahnedeyim.

    Sensizdim kendime bir iş aradım,
    Baştan savıp asabımı bozdular.
    Hatırşinas dostlarıma uğradım,
    Sağolsunlar müdür beye yazdılar.

    Müdür bey gerçekten yufka yürekmiş,
    İşim inşaatta kazma kürekmiş,
    Bir sağlık raporu almam gerekmiş,
    Tam teşekkül hastaneye yazdılar.

    Yağışlı gözümün hazan çağı da,
    Olur olmaz yerde başlar ağıda,
    Sinir servisine giden kağıda,
    Aklından zoru var diye yazdılar.

    Bir saat anlattım tek bir buseni,
    Doktorlar efsane sandılar seni,
    Belki de alaya aldılar beni,
    Belki palavracı diye kızdılar.

    Bir ara sensizlik krizim tuttu,
    Bilmem ki o anda ne olup bitti.
    Hekimler heyeti havale etti,
    Acil vak'a Bakırköy'e yazdılar.

    Bu çağda bu sevda abes dediler,
    Cezası çelikten kafes dediler,
    Ben kime ne yaptım,ne istediler,
    Bana bu çukuru niye kazdılar.

    Burda ne sen varsın, ne de bir iş var,
    Üç adım voltalık gidiş geliş var.
    En ayıp sözlerle kaplı dört duvar,
    Bunca küfrü kime ,niye yazdılar.

    Açmak için zahmet etme zarf açık,
    Hala bana sevgin varsa birazcık,
    Mektubumu alır almaz yola çık,
    Gözyaşlarım bir acayip azdılar,
    Gözyaşlarım bir acayip azdılar

    Göz gamın ne olduğunu bilseydi,
    gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,
    padişah bu acıyı duysaydı;
    göz gece demez gündüz demez ağlardı,
    gökler yıldızlara, güneşle, ayla
    gece demez gündüz demez ağlardı.
    padişah bakardı ününe,
    tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,
    gece demez gündüz demez ağlardı.

    Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,
    uçan kuş avlanacağını bilseydi,
    gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,
    uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,


    Zaloğlu bu zülmü görseydi,
    ecel bu çığlığı duysaydı,
    cellâdın yüreği olsaydı;
    Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
    ecel bakardı kendine ağlardı,
    cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.

    Kumru, başına geleceği duysaydı,
    tabut, içine gireni bilseydi,
    hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
    kumru selviden ayrılır ağlardı,
    tabut omuzda giderken ağlardı
    öküzler, beygirler, kediler ağlardı.

    Ölüm acılarını gördü tatlı can,
    koyuldu işte böyle ağlamaya.
    Olanlar oldu, gitti dostum benim.
    şu dünya bir altüst olsa, ağlasa yeri var.
    öylesine topraklar altında kalmışım.

    Güncelleme : 2006-11-30
  43. 2006-12-02 #43
    NERDESIN?

    Sevmekten korkuyordu yüreğim
    Kaçıyordu sevdalardan
    Sen çıkıverdin karşıma ansızın
    Bahar çiçekleri derleyip
    Sundun yüreğime çeşit çeşit
    Gelecekteki kıştan korkarak ben
    Solmasın diye çiçeklerin
    Ellerimi uzatamadım sana
    Kapatmaya çalıştım gönül kapılarımı
    Anlayışla suladın çiçeklerini
    Sabırla ektin kalbime umut tohumlarını
    Gelen yazla birlikte
    Güneşe döndü kalbim yüzünü
    ektiğin çiçekler
    Rengarenk açıverdi yüreğimde

    Oysa şimdi
    Yüreğim korktuğu kışa dayandı
    Çiçeklerim boyunlarını büktüler sensiz
    Bir yanı öksüz kaldı lalelerimin
    Nerdesin

    Göçmen kuşlarla birlikte
    Hangi diyarlara uçuverdin habersiz
    Çiçeklerim ve ben sensiziz
    Oysa bu dünyada kalbime diktiğin
    İman çiçeklerim
    Ahirette cennete döneceklerdi yüzlerini
    Ellerimle sana
    Yüreğimde büyüttüğüm
    Lalelerimi sunacaktım
    Lalelerim ölüyor nerdesin
    Kış zorlu geçer buralarda
    Dayanamaz çiçeklerimiz yağan karlara

    Söz vermiştin
    Ayrılık bizden çok uzaklarda olacaktı
    Esen rüzgarlarla
    Başka zamanlara savrulacaktı
    Ayrılık rüzgarları vurdu lalelerime
    Nerdesin


    Suskunum Sana

    Hangi şiire başlasam suskunum sana
    Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
    Güneşte kavrulan bir kum tanesi
    Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
    Yağmura suskun yaşamaya suskun
    Haykırabilsem
    Belki bir nehir köpürebilir sesimde
    Silinebilir kuraklığın bütün izleri
    Upuzun çöller vadileşebilir içimde

    Hangi güzelliği özlesem suskunum sana
    Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
    Özlüyorum seni masmavi
    Koşuyorum sana bembeyaz
    Ve kahroluyorum bir anda kapkara
    Ah oluyorum
    Of oluyorum
    Ve susuyorum
    Oysa haykırabilsem
    Işık yumağı bir pınar olur soluğum

    Hangi türküye uzansam suskunum sana
    Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
    Tut ki vurulmuşum
    Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
    Bir saçlarının rüzgarına
    Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
    Hangi dalga silebilir beni senden
    Hangi kasırga koparabilir
    Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
    Coşkuların her şahlanışında
    Sana deprem deprem susmuşum
    Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum

    Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
    Sözlerinde baskı yasası yeter
    Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
    Zafer sabahlarında gece kadar
    Bayram sabahlarında yas kadar suskun
    Böyle güzelliklere de
    Böyle suskunluklara da lanet olsun
    Al bu suskunluğumu al artık
    Al ki
    Bütün gürültüler kahrolsun

  44. 2006-12-03 #44
    Özlüyorum
    İğde çiçeklerinin kokusu hep gönlümde
    her zaman seyrettiğim
    yolları özlüyorum

    Eskimiş sokaklarda eskimemiş duygular
    baharın sıcaklığı sihirli bakışlarda
    anılarla yaşayan
    kentleri özlüyorum

    Oya gibi işlenmiş günleri özlüyorum
    gözlerime yerleşmiş
    gözleri özlüyorum

    İçimde filizlenen bahar çiçeklerini
    göç yollarından dönen
    kuşları özlüyorum

    O köydeki pınarı su içtiğim tasları
    özgürlüğü kısıtsız koşan doruk atları
    çadırlarla donanmış Yörük yaylalarını
    tırmandıkça yücelen
    dağları özlüyorum

    Bana beni anlatan yaşamı özlüyorum
    gerçekleri yaşatan aşkları özlüyorum
    düşlerde sakladığım sırları özlüyorum
    satırlarda saklanan
    öz beni özlüyorum

  45. 2006-12-03 #45
    BEN SUSTUĞUM ZAMAN
    KONUŞUR GÖZYAŞLARIM,
    ANLATMAK İSTER BÜTÜN ANLATAMADIKLARIMI,
    KONUŞUR GÖZYAŞLARIM.
    YOL ARAR ÇIKMAZLAR ORTASINDA
    HER ŞEY SUSAR, SEBEPLER SUSAR
    ÖZLEM SUSAR,
    KONUŞUR GÖZYAŞLARIM.
    COŞMUŞ İÇİMDE YANARDAĞIM,
    HAREKETE GEÇMİŞ LAVLAR GİBİ
    KAFESİNDE DURAMAMANIN MÜJDESİ VAR
    UÇMAYA ÂMÂDE
    YILLARDIR UYUMANIN VERDİĞİ MAHMURLUĞU
    ATMAK İÇİN
    YÜZÜN YIKANMAYA OLAN İHTİYACIN BİLİR.
    YIKAR YÜZÜMÜ GÖZYAŞLARIM.
    KENDİMİ BİR ŞAİR KADAR YALNIZ MI HİSSETTİM?
    YİNE ARKADAŞ OLUR
    PAYLAŞIR YALNIZLIĞIMI
    KONUŞUR BENİMLE GÖZYAŞLARIM.
    ACIDAN KONUŞAMAZ HALE GELMİŞ
    DİLİME İNAT, YİNE KONUŞUR
    HAYALLERİMİN ASILI KALDIĞI BULUTLARIN
    YERE AĞLAMASI GİBİ
    AĞLAR GÖZYAŞLARIM.
    BUZULLAR ÜLKESİNDE OLDUĞUM BU DEM,
    BÜTÜN YOLLARIN ÇIKMAZ DİYE HAYKIRDIĞI
    DÜNYAMA DAİR
    HAYIR, BEN O BUZ KRİSTALLERİNİ
    ERİTECEK KADAR COŞKUN,
    BİR O KADAR DA SICACIK AKIP
    ERİTECEĞİM DER GİBİ
    HER ŞEY SUSAR
    KONUŞUR GÖZYAŞLARIM...



    Güncelleme : 2006-12-03
  46. 2006-12-04 #46
    Bir sonbahar özlemi


    Bulutların o sonsuz mavi üzerindeki hiç bitmeyen yolculuğudur benim sevdam.
    Bir rüzgar çıkar aniden sert
    dağılmamak için tutunurum tüm benliğime.
    Güneşin o kızgın sıcaklığı ısıtmaz artık bedenimi
    mevsimler birbirine karışır.
    Sanki hiç gün doğmayacakmış gibi gelir.
    Hep gece hep karanlık...
    Uzun ve korkutucu geceler bitmek bilmez.
    Sensizliğin verdiği acı kabus olur rüyalarımda.
    Uyku zaten bir lüks artık benim için,
    o lüksümüde bu kabuslar mahvediyor.
    Devinimsiz geçen günler...
    Anlamını yitirmiş sanki hayat.
    Boş bakıyorum güneşin battığı o turuncu gökyüzüne.
    Birazdan yine akşam olacak ardından gece,
    sanki hiç bitmeyecek gibi gelen.
    Sigaranın biri bin para...
    ama ne yapacaksın bitmez yoksa bu uzun ve karanlık geceler.
    Birini söndürüp öbürünü yakıyorum,
    paketin nasıl bittiğini bile anlamıyorum.
    Biraz dolaşıyorum yağmur kokulu şu ıslak gecede.
    Hava serin ruhumu okşayan bir rüzgar.
    İnsanın içine işliyor hava.
    Rahatlatıyor bedenimi.
    Ama yine o eve girince,
    duvarlar gelecek üstüme üstüme...
    Köpekler gecenin bekçileri,
    birbirince havlıyorlar yine...
    Bu sessiz sokakta yankılanıyor o hırçın notaları.
    Havada ıslanan yaprakların o gıcıklayıcı kokusu.
    Anlaşılan güz gelmiş.
    Ağaçlar kel,
    kahverengi bir gece...

  47. 2006-12-07 #47
    Hangi eylemin içindeydin

    Gökkuşağından bir dirhem düştü içime
    Can oldu damarlarımda bekleyen fidana
    Halbuki kaçıncı cemreydi içime düşen
    Kaçıncı mevsimdi yaşadığım
    Ve hep sevda sanıp aldandığım…

    Aslında ben barikatların ardında doğmuştum
    Panzerlere göğsümü gere gere
    kurşunlara hedef olmuştum
    Ben mitinglerde dev gibi bir nefes
    Davayı sevda diye içine çeken bir ses

    Ben parmaklıkların ardında doğmuştum
    Düşünmem yasak, sevmem yasak
    Geçtiğim yollar hep tuzak!

    Mememin sol yanına güneşin çocuğu
    Mertliğin soluğu demiştim
    Ben sevdayı sadece yürüdüğüm yol bilmiştim.

    İtiraf ediyorum;
    Suçluysam beni de asın
    İsterseniz ellerimden çakın
    Bakın, gözlerime iyi bakın
    Ben kırmızıyı kanda
    Sevdayı yürüdüğüm yolda bilirdim
    Davam namusum kadar kan olsa da bana
    Ben sevdayı sadece onda bilirdim


    Mavzerim, kurşunum, kalemim, kitabım
    Sen neredeydin benim mezar taşım
    Çilingir sofralarında içtiğim
    Hangi şarabın renginde
    Uğruna canımı serdiğim
    Hangi eylemin içindeydin ki
    Bugün karşıma geçtin!

    Aslında Bir mavzermiş yüreğim patlamaya hazır
    Bir volkanmış sevgim sana nazır

    Geç kalmış baharım benim
    Yediğim hangi kurşunu çıkaracaksın etimden
    Hangi ihaneti sileceksin zihnimden
    Gücün yeterse gel!
    Gel tutsaklığıma bir özgürlük gibi
    Gel karanlığıma bir güneş gibi
    Zapdedelim seninle bu güneşi!

    Kar, boran, fırtına gelse de bana
    Prangalar takılsa da ayaklarıma
    Gel, kıralım bu zincirleri
    Seninle yaşayalım mevsimlerin en güzelini

  48. 2006-12-09 #48
    ***Varlıgın Cennet Gibiydi Yoklugun Ölüm***
    Cennetin bahcelerinden calınmıştı Gözlerin
    Ellerindeki sıcaklık guneşin ısısıydı sankı
    Yuzundeki aydınlığı Gökteki Ay kıskanırdı
    Yüreğindeki yangının közleri daglardı yuregımı
    Kucuk dunyamda kısa zamanda ne buyuk yer etmıstın
    Zamanları tuketıp sana her gelıslerım
    Ve yanında zamanı dursun dıye bekleyıslerım
    Hep bu yuzdendı

    Ne cok sey olmustun sen bende
    Can olmustun, Canımın İçi olmustun
    Sorgusuzdu gelişin yureğime
    Ve hesapsızdı dünyama yerleşişin

    Sonra gittin
    Dünyamdaki Güneşim söndü
    Bahcemdeki çiçekler boynunu büktü
    Ay parlamıyor artık eskisi gibi

    Gelişinle Cennet'e dönen dünyam
    Gidişinle Ölüm sessizliğine büründü
    Soldu renkler, Soldu tüm dünya
    Sendin tek anlamı, Sen Farkında mıydın?

    Varlıgın Cennet gibiydi ya
    Gittin
    Yokluğun Ölüm gibi yerleşti y

  49. 2006-12-09 #49
    Çok özledim.. gel yanıma.
    Çok bekledim.. beni anla.

    Sensiz hersey haram bana,
    Sensiz yasamak olumden beter.
    Kelepçeler gibi baglanmıstım
    Boyle şekilde bıraktın.. Baxana
    Yakısır mı sana be guzelim
    Ben olumune kadar gidecektim
    Hani bizi sadece ölüm ayırırdı
    Güneş gibi günler yagmur gibi damladı
    Kara bulutlar sardı ustumuzu
    Yanında olsam seni korusam
    Eminim sende beni ozluyorsun
    Kalbin bunu bana soyluyor...
    -Senin kalbin bir hapishane
    Ver bana ceza ömür boyu yatarım
    Sucumu seninle paylasırım
    Yeterki senin yanında olayım
    Ellerim tutmaz gözlerim kör
    Senin yanında olmak bir cennet
    Son nefesime kadar seni sevecem
    Dunyada sadece seni goruyorum
    Geceleri seni dusunuyorum
    Gunduzleri seni arıyorum
    Ama bulamazsam yine içiyorum
    Alıstım acılara deyip geçiyorum
    Dayanamıyorum beni anla
    Seni cok cok seviyorum

  50. 2006-12-11 #50
    Özlediğinizde, hayal kurduğunuzda yanınızda o var mı?
    Sizi hiç yalnız bırakmayan biri...
    Cesur, sempatik, azimli, kararlı,.. Arayan, soran,
    "Seni özlüyorum" diyen biri.
    Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz.
    Yanıltmaz! Anlayışla karşılar her şeyi...
    Hataları, günahları-sevapları her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla...
    Bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıka gelir zaten.
    Bir gün bir bakarsınız, karşınızda... Bir de bakmışsınız sımsıcak sohbetler,
    Derin konular, sırlar, paylaşımlar...
    Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza anlatamadığınızı,
    Geçmişteki izleri, geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatır olursunuz.
    Kadın, erkek fark etmez. Bir dost bulun! Ama gerçek olsun.
    Aradığınızda işinizi değil, sizi soran..
    Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiracınız olsun.
    Anlatsın, konuşsun, açık-seçik, korkmadan yaşasın.
    Güvensin! Cinsiyeti olmasın!
    Bir kartal kadar haşin, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun.
    Doğruları söylesin!!!!!.
    Gözleriyle ve kalpten konuşsun.
    Yaşasın! Doya doya yaşasın, doya doya yaşatsın.
    Beyninden değil,
    Yüreğinden versin. "Olsun varsın! Paylaşırım." desin.
    Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın...
    SENİ OZLUYORUM DIYEN BIRI OLMALI ...

  51. 2006-12-12 #51
    Birer birer kaybettik
    yalnız gördüğümüz o mavi düşleri
    soylu bir gecede terketti şairler
    uçsuz bıcaksız,aşk dolu bu şehiri..

    -acı dolu bir gecenin sonunda
    çıkıp gelirsin sanmıştık.
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni..''

    Ayrılan sadece yollarımız değil
    dört mevsim yorgun gözlerimizdi.
    beraber iz sürmüştük sonsuz gülüşlere
    ve yine beraber sevmiştik konuşmayan günlerimizi
    sokaklar hüzünleri yalnız taşıyor artık
    sen yoksun diye!..

  52. 2006-12-13 #52
    En sevdiğin elbiseni giydim
    Bu gece kokunu sürdüm
    Solgun yüzünü okşadım
    Sessizce saçlarından öptüm
    Yazdığın mektupları okudum
    Kana kana su içer gibi
    Plaklarını çaldım ah!
    En çok o şarkıda özledim seni.

    Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum gece yarısı
    Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya katran karası
    Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana aldım koynuma
    Buseni hafızamdan koparıp iliştirdim dudaklarıma
    Üşüdüm karanlıkta
    Tenine dokundum hissetsin diye
    Aç gözlerini

    Erguvanlarına su verdim
    İçerken benimle konuştular
    Yastığını okşadım, kokladım
    Anılar uçuştular
    Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine
    bir meltem gibi
    Teninin kokusu karıştı kokuma
    Yakıştılar

    Boğuldum karanlıkta
    Yanı başımdasın benden çok
    uzaklarda
    Ellerimi tut dokun bana
    Aç gözlerini.

    Attım kendimi caddelere
    Yeşil ceketin sardı beni
    Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz
    Tuttum ellerini.


  53. 2006-12-16 #53
    Adımın önünde adın yazılı
    Resmimin yanında resmin basılı
    Sabrım sabıkalı, sevdam azılı
    Hasretin kanıma girdi girecek

    Ağaç ağaca benziyor artık
    Deniz denize
    Çiçek çiçeğe
    Şiirler yazmıyorum artık bak
    Gözlerinin güzelliğine...
    İyi seni unutmuşum !

    Aklımdan çıkmıyorsun
    Sensiz bomboş bu hayat
    Susma öyle ne olur
    Bana kendini anlat..

    Akşam erken çöker yalnızlığıma
    Sokak sokak gezer ararım seni
    Hasretin gönlümün yangınlarında
    Alev alev yanar ararım seni

    Al götür eskici kalbimi benim
    Neyim var neyim yok sorma bir daha
    Gözümde yaşlardır birtek servetim
    Acıyıp yüzüme bakma bir daha!

    Aldana aldana geçti bir ömür
    Dünlere küskünüm yarına küskün
    Nerede mutluluk nerede huzur
    Hayata küskünüm devrana küskün

    Aldanmaktan yoruldun mu
    Acılarla yoğruldun mu
    Hiç sırtından vuruldun mu
    Ne bilirsin yağmur olup
    Çağlamayı ne bilirsin
    Kahkahalar savururken
    Ağlamayı bilir misin?

    Aldattılar
    Ümitlerimi, hayallerimi
    Özlemleri, düşlerimi
    Parça parça
    Kopardılar! ..
    Sonra unutulduğuma inandım
    Sevdiğimden ayırdılar.

    Güncelleme : 2006-12-16
  54. 2006-12-16 #54
    SENİ ÖZLÜYORUM..

    Gecenin en zifir karanlığında bile odamı aydınlatan bu aşkı seviyorum.

    En çokta hergün duya bilmek için çırpındığım sesini.

    Seni özlüyorum işte...

    her kavgamızın sonunda çektiğim sancıları.

    Seni kaybetmek korkusunun yüreyimin bir bıçak gibi kestiği anları bile

    .Göz bebeklerimin içine yerleşmissin ve dünyada iyiliğe,güzelliğe dair ne varsa içindede sen varsın.

    Meleklerin kanatların'da geliyorsun sen bana hergün.

    Martıların gözlerinde....

    bir papatya demetin üstündeki uğur böceği oluyorsun.

    Ayın şavkında umudun mavisinde'ki en çokta bu renge tutkunum bilirsin.



    Sen varsın yüreğime yüreğime işlemişim seni ince.ince düğümlerlen çözülemezsin çözmem seni, oradasın orada kalacaksın,çünkü birtek sen bu yüreğe yakışırsın



    .Hergün içimi ısıtan asıl sensin,sıcacık ışıklarınlan tüm ruhumu saran,her yeni güne gözümü açar açmaz içine doluştuğun bir günaydınsın sen,özlemek dayanılmaz hale geldiğinde bile hiç isyan etmiyorum,çünkü,içimdesin ve sini göz yaşlarımla akıtmaya kıyamıyorum,özlemin sancılarıyla bedenim hergün birazdaha ölsede aslında hergün yeniden doğuyorum seni özlüyorum çünkü seni seviyorum hemde çook....



    Doğruların yanlışların sorgulamadan bi çocuk yüreği gibi masumca taşıyorum,masumca yaşıyorum seni.Bu hayatta verdiğim her nefeste gittiğin heryerde sende benimle birlikte varsın.O yüzden yanlızlık nedir hiç bilmiyorum

    .Asla değiştirmeden en katıksız halinle seviyorum seni.

    Özgürleşiyor aşkımız, ve sevdikçe büyüyor, özgürleştikçe yükseliyor işte en çokta bunu özlüyorum seni sevmeyi özlüyorum.



    Sevdikçe daha çok özlüyorum

    Özledikçe daha çok seviyorum

  55. 2006-12-16 #55
    ÖZLEMLER UNUTTUM

    Kalmadı içimde sevgi,
    içimi yakmıyor artık hasret,
    Kalbe girmeyecek kadar kirlilik,
    sen gizli özlemler,
    ünün olsa gitigin yerde,
    Sitemim kadere,
    endişelerim boş yere,
    seni anlatıp sıgdıramam denizlere,
    erdemlerde olan vicdansızlık,
    koşmaktan bıtkınlık,
    başkaları ardından,
    geriye kalan hüsran,göz yaşı
    geçmişi hatırlasan,
    varmı arayan soran,
    ben sende,
    özlemlerimi unuttum.

  56. 2006-12-17 #56
    Mavi Öpüşlü Gözler..

    Rüzgara küsen yağmurlarla
    Zamanın kendini kanıtlaması
    Gibi bir şeydi

    Şehrin ürkekliğine yaslanıp
    Avuçlarımda acıyan fotoğraflarla
    Gidişini izlemek...

    Özlemek gibi bir şey
    Belki de özlemek...

    Takvimden dökülen mevsimlerle
    Uykusu boşalan geceler
    Soğurken tenimde

    Kıyısız mavilerde
    Kırılan kadehlerden
    İçiyorum yeminleri..

    Zamanı sen çal
    Acıyı ben sağaltırım...

    Gözlerin mavi öpüşlü
    Limanları ağırladığı bir düşe
    Yakışıyordu susmak

    Çünkü ateşe tapıyordu dudaklarım
    Şark türküleri söyleyen kadınların
    Günahlarında hülyalarını yaktıkları gibi...

    Kederli nehirdir şimdi gözlerim
    Merhabasız ve elvedasız..

    Kurutulmuş çiçekler açar
    Başını son kez
    Yasladığın göğsümde

    Üşüyen serseri
    Bir bulutum belki de
    Kendine çarptıkça yokluğuna yağan..

    Yorgun ve sancılı
    Bir şiirdir seni özlemek...

  57. 2006-12-18 #57
    Beklemek nedir? Sevdiğimi beklemek nedir? belki hiç gelmeyeceğini bile bile beklemek...

    Bekledim. Dersten cıkışını, camdan bakışını, gelmeni bekledim. Minik bir tebessüm, minik bir buse bekledim. İçimde sana karşılılıksız sevgi var. Bahçelerde güller yetiştirdim. Geleceğin zaman yollarına serecektim. Mevsimi geçti, soldu güller gelmedin. Resimlerde kaldı güller. Gözlerimde kaldı bekleyişlerim. içimde hala sevgin.

    Bekledim. Günlerce ufacık bir umudu besleyerek bekledim. Gözlerim gelmeyeceğini bile bile bekledi.. Gelmeyeceğini bile bile ayaklarım cam kenarına götürdü beni. Aklım kabullendi yüreğim kabul edemedi gelmeyeceğini. Seviyordum yüreğime söz geciremedi beynim. Gelmeyecekleri duymadı yüreğim. Tüm haykırışlar sessiz cığlıklara dönüştü. Yüreğime söz geciremedi beynim.

    Oysa hiçbirşeyi ufacık bir umudu besleyerek beklemedim. Bircok böyle sebepten dolayıda sen hayatımda eşsiz değil miydin ki zaten?

    Bekledim, bekliyorum. Belki hiç gelmeyeceğini bile bile bekleyeceğim. Seviyorum ne yapayım? Bir ömür beklerim.

  58. 2006-12-21 #58
    Yanımda sen olana kadar...

    Yağmur vuruyor cama… Pencerenin önündeyim. İçim nasıl acıyor… Erguvanlarım nasıl da bükmüş boynunu… Nasıl da duymak istiyorum sesini. Nasıl da özledim seni… Dışarıda yağmur var, bir yağmur bulutu da gözlerimde… Sebebini bilmiyorum ama ağlamak istiyorum, gözyaşım bitene kadar... Anlatamadığım duygulardayım. Duygularım yüreğime sığmıyor. Yüreğim sığmıyor bedenime…

    Yağmura ve bu halime çare bulamamak… Bitiriyor beni. Dalıp gidiyorum… Ne düşünüyorum? Bilmiyorum. Hiçbir şey düşünmüyorum, her şey düşünüyorum. Kafamın içi bomboş ama dopdolu aynı zamanda. Kaç gündür böyle, bu haldeyim. Anlaşılmaz bir ruh haliyle uyanıyorum sabahları. Bu ruh halimden ve kederimden kurtulmak için kendimi başka şeylere veriyorum. Bir filme, bir şarkıya, kitaba, yemek yemeğe sığınıyorum. Ama nafile... İki dakika sonra kopuyorum. Anlamını kaybediyor her şey.

    Bu halimi gören de, anlayan da olmuyor. Anlamaları için çevremdekilerin karşısına çıkıp da 'adını koyamadığım bir durumdayım, beni kurtarın bu dipsiz kuyudan' diyemiyorum tabii ki.

    Şu anki içinde bulunduğum ruh halimi anlatmama imkanı yok. Zaten anlatsam da kimse anlamaz ki… Hoş zaten anlatacak biri de yok ya… Sen de yoksun.

    Uykusuz geçen gecenin ardından mideme ağrılar girmiş, tüm gün sersem sersem geçmiş, ruhum daralmış bir halde, sıkılmış, bunalmış nefes alamaz durumdayım. Anlamı yok hiçbir şeyin. Ne birkaç gün sonra gelecek olan yeni yılın heyecanı ne de başka şeylerin… Gözümde değil hiçbir şey. Hiç ama hiçbir şey…

    Uyumak istiyorum, hiç uyanmamacasına. En güzeli bu olur şu an herhalde. Evet… Hep uyumak… Çünkü ancak o zaman düşünmüyorsun, yaşamıyorsun bu anları.

    Kalbim acıyor, hem de çok…

    Mutsuzluk, umutsuzluk ve adını koyamadığım duygular bedenime, yüreğime ve de ruhuma yapışmış durumda. Kurtulmak istiyorum hem de bir an önce. Ama bırakmıyor beni bu duygular.

    Hani bazı anlar vardır. Bağırıp, çağırıp, bir şeyler anlatmak istersin, ağlamak istersin deliler gibi, hıçkıra hıçkıra gözyaşlarının özgürce akmasına aldırmadan, ya da bir omuza yaslayıp da başını ağlamak istersin ama yapamazsın ya. Ya da alıp başını gitmek başka diyarlara, ya da ne bileyim, alıp başını saatlerce yürümek istersin, ayaklarının seni sürüklediği yere… İşte ben o durumdayım şu an.

    Ve bu durumda tek başına olmak…

    Kanadım, kolum kırık şu an. Bir şeyler eksik…

    Yanımda olsan… Ne kadar iyi gelirdi şu an ruhuma, kalbime. Ama yoksun. Ne içler acısı bir durum aslında benim için. Anlıyorsun ki, hayatta hep tek başınasın, bunu kabullenmek gerekiyor. Kabullenmek istemesen de… Gerçek… Acı gerçek… Hayatın ta kendisi…

    Ruhum bedenime sığmıyor, isyanlarda. Taşmak, önüme çıkan ne varsa çarpmak istiyorum. Çarpa çarpa ufalıp, yokolup, bitmek için…

    Feryatlarda yüreğim, avaz avaz bağırıyor, ama kimse duymuyor.
    Nafile…

    Ağlamak istiyorum, gözyaşım bitene kadar… Gözyaşım; ruhumu, kalbimi bulunduğu durumdan kurtarıp, temizleyene kadar… Yepyeni, huzurlu, mutlu bir ben ve yanımda sen olana kadar…

    Varsın ağlayışım aşktan olsun. Ne kadar sürer bilmem ama yıllarca sürse bile…

    Ağlayacağım… Ağlayacağım.

    Yanımda sen olana kadar…

  59. 2006-12-21 #59
    ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLAR
    Burada yağmur yağıyor
    Aralıksız yağıyor günlerdir
    Ama sen yine de şemsiyeni
    Almadan gel ilk otobüsle

    Buğulanan camlara usulca
    Yüzünü çiziyorum ki yüzün
    Bir yağmur damlası olup
    Düşüyor yapraklarına gülün

    Güller de bozamıyor bu uzun
    Karanlık sessizliğini kentin
    Anılarını yitiriyor sokaklar
    Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

    Tarih de kekemeleşiyor bazan
    Ki o zaman aşktır tek bilici
    Aşksa yürümek gibi bir şey
    Duyabilmek kuşların gelişini

    Anısı bizsek eğer bu kentin
    Unuttuğu türküler bizsek
    Acıyı rehin bırakıp bir güle
    Anımsatmalıyız bunları bir bir

    Sonra yürümeliyiz seninle
    Sokaklara caddelere çıkmalıyız
    Belki bir aşktır bu kentin
    Belleğini geri getirecek olan

    Burada yağmur yağıyor ama sen
    Şemsiyeni almadan gel yine de
    Özletiyor bu çılgın sağanak seni
    Sırılsıklam özletiyor biliyor musun

  60. 2006-12-26 #60
    ACISI sonradan cıkıyor YOKLUĞUNUN...

    Hani hep sık sık hastalanırdım, sen de bana kızardın; kalın giyin, vitamin al, sana bişey olursa ben naparım derdın.. bende sımararak güler geçerdim bişey olmaz diye.. aradan 2 - 3 gün geçerdi ve ben hastalanırdım, sen bı yandan kızarak bı yandan severek ; bak ben yıne haklıyım gördünmü o gün söylediklerimin acısını simdi çekıyosun derdın...

    Hani bi gece yağmur yağmıştı, iliklerimize kadar ıslanmak istemiştim sende kızmıstın sonra dayanamayıp atmıstık kendımızı sokağa.. istediğimden daha fazla ıslanmıştık seninle birlikte.. üşüyceksin içeri girelim dedin, banane dedim, bak askım hastaklancaksın dedın, ben yıne umursamadım.. ertesı sabah ben hastalandım sen yıne kızarak ; gördünmü bitanem dun yaptıklarının acısı bugun cıktı dedın..

    Hani babam yokdu dıye, size geldiğimde babanla şakalaşmazdın bile ben üzülmim diye.. en ufak sözünüzden kendıme babamı hatırlatmım dıye, evden cıktıgımızda bende ağlamıstım; 10 yıl oncekı acı tekrar vuruyo demısdım sana...

    şimdi sen de yoksun, ilk başlarda kolaydı sanki daha az hatırlıyodum seni.. ama simdi içim acıyo, hala sen karsımdayken sana git demek beni bitiriyo, ne seni çıkartabılıyorum içimden aklımdan, nede yaptıklarını...

    Sıra bana geldi BEBEĞİM, yaptığın hatanın acısı yeni çıkıyor,

    Ö Z L Ü Y O R U M . . .

  61. 2006-12-29 #61
    SEVDA ; senin yüzünden çektiklerimdir…

    KEDER ; senin arkana bakmadan gidişindir…

    MUTLULUK ; seni geri dönerken görmektir…

    AŞK ; seninle ortak kavgaya girebilmektir…

    GÜZELLİK ; senin hayat karşısındaki duruşundur…

    ACI ; sevmediğini söylediğinde kalpte oluşan kramptır…

    İNTİHAR ; seni bir başkasının yanında görmenin beş dakika sonrasıdır…

    UMUT ; yeniden dener miyiz sorusuna verdiğin belki yanıtıdır…

    YARIN ; seninle buluşmayı dilediğim en uzak zaman dilimidir…

    DÜN ; unutmaya çalıştığım sensiz geçen günlerimdir…

    AZAP ; sana bir şey sorduğum da susuşundur…

    KAYBETMEK ; koşarak sana gelip evde veda eden satırlarını okumaktır…

    GÜN ; seni beklerken sayılan dakikaların bütünüdür…

    SABIR ; kapıyı çekip giderken bir gün dönebileceğini ummaktır…

    ZAFER ; bana evet dediğin anın Türkçe karşılığıdır…

    YALNIZLIK ; beni sevdiğini sanmanın tüm lugatlarda ki eşanlamlı sözcüğüdür…

    ÖLÜM ; bir daha geri dönmeyeceğini anladığımda silahın ağzına sürülen mermidir…

    KALIM ; son bir kez görüşelim yazan sms mesajıdır…

    YALAN ; sağda solda , sana asla ihtiyacım olmadığını söylediğim dedikodudur…

    İYİNİYET ; seni bir başkası ile el ele görüp hala beni sevdiğini düşünme duygusudur…



    BİLMECE ; " soldan sağa : sen ve benim toplamımız…beş harfli ,

    SEVGİ yazıyorum olmuyor…

    Hepsi çözülünce kelime çıkıyor ::: KOPUŞ

  62. 2007-01-13 #62
    Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim. Niye öyle burnumun sızladığını, içimin burulduğunu, gözlerimin çaktırmadan ıslandığını anladım da ondan seni özlediğimi söylemedim. Bu güzel günde seninle denizi seyretmek isterdim, sigaramın yarı dumanını rüzgarla paylaşmaya hazır, bedenim göğsüne yaslanmış öylece bakardım görüntüye. Bakarken güzel şeyler düşünürdüm! Sabah rastgele müzik dinlerken kimin söylediğini bilmediğim bir şarkının sözü çok hoşuma gitti. Kıymetimi bilmen için illa gitmem mi lazım, sevdiğini duymak için illa ölmem mi lazım diye soruyordu. Ya da benim bu şarkıdan çıkardığım sonuç bu emin değilim. İnsan hem sevdiğini söyleyip de hem neden sevdiğinin yanına gelmez.
    Benim öyle "benden uzak olsanda mutlu ol", "gideceğin yere beni de götür sorana başımın belası dersin", " sabret aşkım sabret " gibi şarkı sözleriyle hiç işim olmaz. Arada söylüyorsun ya " Endamın yeter " diye biz onu söyleyelim.

    Ben seni öyle ilahi bir aşkla seviyorum ki anlatmaya kalksam, kelimelere döksem ifade edememekten korkuyorum. Ya da dile dökülenin basitleşmesinden. Ben eğer becerebilsem parmaklarımla kaburgalarımı ayırıp seni içimdeki buğuda saklarım. Uykunun en derin yerinde birden uyanınca seni yanımda görmek, pişirdiklerimin güzel olduklarını gözlerinden okumak, kış gecesinde söylenmeden patlatılmış mısırı paylaşmak, televizyondaki filmi seyretmek için demlenmiş çayı birlikte içmek, hastalıklarda sevgiyle sıkılmış limonata içirmek, kahvenin telvesinde yazanları birlikte yaşamak, sabahın kör saatinde çıplak denize girmek, emanet alınmış bir motorsikletle gezintiler yapmak, sırtıma dolanmış kollarınla güneşi batırmak, bizim batırdığımız güneşin doğduğu ülkedeki insanların hayatları hakkında abuk hikayeler uydurmak, bozuk musluk yüzünden kavga etmek, ne kadar rahat adamsın ne kadar telaşlı kadınsınlarla başlayan cümlelerle tartışmak, hayatı-hayatın getirdiklerinin tümünü seninle paylaşmak. Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim.

    Bir gece seninle aynı duygu karmaşasını hissederek,
    sana telefon açıp " Hayatı benimle paylaşır mıydın" diye sormuştum. Güzel şeyler söyledin de hala net bir cevap alabilmiş değilim artık hiçbirşey sormuyorum. Sende unuttum zannediyorsun herhalde. Artık çok özlediğimde bile özlediğimi bu yüzden söyleyemiyorum. Cevapsız sorular varsa ortalıklarda, yalansız olmuyor yaşananlar.

    Bugün seni çook özledim de yinede söylemedim bu yüzden. Bırak işlerini de ben söylemeden kendin gel.

  63. 2007-01-17 #63
    402 - Özledim Seni - Duygusal Yazı


    Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya
    Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi
    Boynuna sarilip omuzunda aglamayi
    Nedensiz sevinçleri
    Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi
    Özlüyorum
    Gücüm yetmiyor unutmaya
    Seni aramazsam unuturum sanmistim
    Girmez sanmistim hayalin beynime
    Geceleri düslerimde
    Gündüz baktigim heryerde seni
    Özlüyorum..
    Renkler gitmenle soldu
    Kirmizi kirmiziligini unuttu
    Mavi maviliginin farkinda degil
    Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus
    Özlüyorum
    Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek
    Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler solmayacak
    Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim
    Sensiz seninle olmayi basaracagim
    Sonun yaklastigini hissettigim gün
    Beyaz,bembeyaz mendilimi sallayarak
    Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek
    Seninle sonsuzluga kavusacagim.


  64. 2007-01-21 #64
    özlediğim bişeyler var,
    senden de benden de öte
    bir sıcaklık bölsün rüyalarımı
    bir nefes ver
    birde kokunu bırak ellerime,
    sen gitsende kokun kalıyor yastığımda,
    itiraf etmeliyim ki özlüyorum seni,
    bende bilmek isterdim senin tarafından özlendiğimi,
    vede beklerdim kapımı çalışını,
    sensizlik vurmadan zamana,
    sen gel,
    sen gel.....

  65. 2007-01-23 #65
    Seni özlüyorum

    Serin bir rüzgar esiyor
    Titriyorum
    Ay inadına parlıyor
    Düşünüyorum
    Yakamoz göz kamaştırıyor
    Hüzünleniyorum
    Seni hatırlıyor
    Seni özlüyorum

    Özlemek deli gibi hırçınca
    Ne olursa olsun seni hatırlamak
    Adını düşüncelerinde haykırmak çılgınca
    Yanında olamamak
    Aşkını doyasıya yaşayamamak
    Bunları hatırlıyor
    Seni özlüyorum

    Senle geçirdiğim anı hatırlayıp
    Biraz rahatlıyorum
    Ellerini kavrayıp
    Ruhunu hissetiğimi hatırlıyorum
    Yüzüne bakıp
    Sonsuluğa gidiyorum
    Aklıma geliyor
    Seni gene özlüyorum
    Hep özlüyorum
    Sensiz olamıyorum...

  66. 2007-01-23 #66
    Dün gece kendi kendimle sohbet ettim
    Odamdaki eşyalardan başka
    Kimseler yoktu...
    Seni anlattım yüreğime
    Hasretimi dinledi duvarlar
    Sonra;
    Bir cevap bekledim birzaman
    Gözlerim dayanamadı sensizliğe,
    Ağladılar.
    Hayaller kuruyordum seninleymişim gibi...
    Sanki; seslensem efendim diyecektin...
    Saat senin için erken benim için geçti aslında
    Ama ilk defa uykum yoktu...
    Şaşıracaksın; ayaklarım ellerim buz kesmişti üşüyordum...
    Perdeler kapalıydı,
    Gecenin bile görmesini istemedim yalnızlığımı
    Aylar sonra güneş ilk defa sensiz doğdu Ankara'da
    Ben uyumuyordum
    Ayrılığın acısıydı gözkapaklarıma düşen
    Seni çok özledim nerelerdesin sen.

  67. 2007-01-27 #67
    Yine uykusuz bir gece doğru yelken açıyorum.
    Sensizliğin kıyısındayım.Girdaplarındayım yalnızlığımın.
    Yüreğim sürgün.Ömrüm firari.Gözümde ne fer ne uyku.
    Bedenim yorgun yüreğim zifiri...

    Özlemin bir çağlayan olup taşıyor.Sana doğru, senin için...
    Fırtınalar kopuyor ta derinde.Sensiz geçen her dakika yüreğime çözülmez düğümler atıyor.
    Bir ışık yak aydınlat şu yüreğimi.Sensizliğe dayanamıyorum işte sevgili...

    Gözlerin..
    Bir yıldız misali gecemi aydınlatan,içimi eriten gözlerin...
    Şimdi ise karanlıklardayım.Yıldızlar yetmiyor artık gecemi aydınlatmaya.
    İnadına "sen" diyor sevdamın ayazı.İnadına mahkumu olduğum ışığı istiyor bu yürek.
    Bir ışık yak aydınlat şu zifiriliğimi..Gözlerinde saklı olan aydınlığa ihtiyacım var sevgili...

    Odamdayım...
    Dört duvar yalnızlığı arasında ayyuka çıktı yürek çığlıklarım.
    Zindan oldu geceler,esir oldum sevdana.
    Sen kokuyor her yanım,hasret kokuyor dört duvarım...
    Gece gözlüm; dört duvar yalnızlığında üşüyorum
    Dört duvar yalnızlığında hasretini soluyorum...

    Senden önce bütün dillerde sensizdim,bütün dillerde sevgisiz..
    Herşey anlamsızdı,herşey kapkaranlık..
    Sen yokken sıcaklık hep mevsim normallerinin altındaydı.
    Sen;bahçedeki çiçeğim,çiçekte ki rengim oldun.Gökyüzüm denizim mavim,umudum oldun..
    Evet gece gözlüm ben maviyi sen de buldum.Ve bekliyorum..Bıraktığın yerdeyim..

    "Varlığın da aşk var yokluğun da ölüm,yokluğun da yok oluyor ömrüm.
    Özlemin acı vermez gönlüme,acıtan kapattığın yüreğinde ki kördüğüm"

  68. 2007-01-31 #68
    Ben sende kaldım aklım sende , yüreğim sende, hayalim sende, rüyalarım sende kaldı. . Sevdanın çelik kancasına germişken göğsümü yağmurlara sarıp akıtmışken hüznümü ve bir gece yıldızıyla süslemişken ömrümü yanlızlığım sende kaldı sende umutlarım sende yüreğim sende hediyemdir sana. . . Hala gözlerimdesin ağlamaktan korkuyorum düşeceksin diye damla damla. . Rüyalardan korkuyorum kaybolursun diye varınca sabaha hiç bu kadar ürpertmemişti sonbahar beni. . Sevdamı gizli tuttum sararan yapraklardan ve bir çiğ gibi devirdin hasretinini üzerime . . Yağmura hasret toprak gibi gül bedeninde yaprak gibi uğruna can vermek gibi sevdimya gülüm Sende kaldı sabahım baharım sende kaldı. .

    Sözlerini ezbere bildiğim şarkılar dilime dolandı bu gece tekrar tekrar söylüyorum ama sen yoksun yanımda elimde birtek hayalin seni özlüyorum . . . Haretin resmini çizdim sevdamın en ressam duvarlarına. . Gözlerim kan çanağı, gözlerim yoksul , gözlerim bir yudum umuda muhtaç gözlerim hayalini aramakta ve bir bilebilsen gülüm sana nasılda aç. . . . Bir gelebilsen diyorum herşeyinle bana bir dönebilsen cesaret zincirlerini kırıpta uzanabilsem ellerine dokunabilsem yüzlerine ve haykırabilsem diyebilsem baka baka gözlerine. . Umutlarım yeşerirdi dağ başlarında yaşamazdım hayatın en acizini ve uçuruma salardım acılarımın en ağırını böylesine beklemezdim gecelerin soguk sabahını. . Sevdan ay kadar parlak yüreğim ise yıldızlara eş olurdu yanımda olsan! Keske. . . . Özlemleri yakarcasına kavurup hasretimi yıldızlara savurup beklemezdim ölümün en tatlisini silahımı anlına çevirip vururdum yokluğunu bitirirdim sensizliği. . . Şimdi ise hasretinin uçurumdayım birbir intihar ediyor şimdi duygularım ve hayaline kapanmakta gözlerim, yokluğuna sürgün yüreğim , zahmetinle yorulmuş sevdanın en boşunda hislerim . . Yarınımı yol ettim eziyorum adım adım uykularıma pençe vurdum rüyalarda esir kaldım Ben Beni gülüm hep Sana yordum ve şimdi azad edip duygularımın en hırsızını özledim BiTaNeM >SeNi Özledim. . Hasret gemisinde yüreğim özlem dalgalarında alaborayım şimdi dört yanımı çevirmiş hayalinin ufkundayım gülüm. . Masmavi bir yolculukta düşlerim ve sevdamın en uzak limanını aramakta yelkenleri fora gözlerim, ne dalgaların korkunç asaleti sürüklüyor nede hasretini kızgın güneşi yakıyor senin sevdan kadar. . Şİmdi bekliyorum koskoca bir duygu girdabının seni bana getirmesini ve yine bekliyorum beni limanına savuracak en güsel felaketi. . . (SeNi)Ben SeNi ÖzLEDim...

  69. 2007-01-31 #69
    gözyaşların bana miras kaldı
    sonsuz uçurumlardan akarcasına
    çağlayan oldu bende
    deldi en çokta
    yüreğimi...
    garezin neydi bana
    bu kadar yoksun
    bu kadar umutsuz
    bırakmaktaki amacın...
    hayat
    yokluğun ile
    varlığının denklemimiydi
    bende çözümsüzlük kümesimi...
    haydi sevin
    başardın
    erimeden geçtim
    yokoluyorum...


  70. 2007-01-31 #70
    Senin için ölürüm diye yalan söyleme
    Sevdan iletutuşup yandım deme ne olur
    Seni paylaşmak bana ölüm gibi geliyor
    Kitaba el bassanda inanmıyorum sana

    Sen yanlız benimdin başkalarının oldun
    Buacılar yüzünden sana güvenmez oldum
    Yakıp yıktın dünyamı ezip gectin rüyamı
    Yok ettin saf aşkımı inanmıyorum sana

    Alıştıgım halini özlemiyorum artık
    Senin sahte sevgini istemiyorum artık
    Canım bir tanem benim diyemiyorum artık
    Kitaba el bassanda güvenmiyorum sana

  71. 2007-01-31 #71
    Özledim seni...
    Saatlerin gece yarısını çoktan vurup geçtiği, yarına başladığımız dakikalar...
    ben seni özledim.
    Adımı kulağıma hiç fısıldamadın.
    Bana beni sevdiğini de hiç söylemedin ki...
    elimi hiç tuttun mu?
    ya da gözlerimiz birleştimi?
    Radyoda, bir sonra çalacak şarkıyı bana tutup, sözlerini beğenmediğinde, "bundan sonraki şarkı bizim olsun" filan dedin mi?

    ya ben...
    seni düşünüp, senin içinde olduğun...o uykusuzluk girdabında, zorla rüyalara akışımda seni görmek için çırpınıp, ama senden başka herkesi gördüğüm rüyalarımda...

    boşver...

    bazen elele yaşanmaz sevdalar
    gözlerde buluşulmaz...
    saat geçmiş... ya da sabahmış...
    bilemezsin.
    Sen bir yerlerdesindir
    ben başka yerlerde...
    ben şiirler okurum sevdalar üzerine
    sen...
    gözlerinde mahmur bakışlar, ve aklında ben olmaksızın, yarının telaşıyla...
    ama...
    bilemem ki...

    Biz bir şeyleri yaşamak isterken ne çok yaşanacakları kaçırdık farkında mısın?
    seni seviyorum`la başlayan cümleleri kaçırdık önce
    kaçtık...
    severken sevmekten
    kaçtık esir olmaktan aslında esirken sevgiye...
    bile bile.
    sonra birbirimiz için söylediğimiz şarkıları kaçırdık
    ve
    ellerimizi kaçırdık birbirimizden
    ve gözlerimizi kaçırdık
    başka başka yerlere bakarken, aslında birbirimize bakarken...
    Yaşamaktan korktuğumuz dakikaları kaçırdık.

    Şimdi sen yoksun
    ve ben olabildiğimce özgür, olabildiğimce masum
    seni yazıyorum suya...

    Seni seviyorum
    sen bana hiç söylemedin ama
    ben suya bakıyorum ve...

    seni
    görüyorum...

  72. 2007-02-01 #72
    En ÇoK GözLeriM öZleDi SeNi

    En çok gözlerim özledi seni…
    Daha göz bebeklerine bakmadan, içinde kaybolmayı özledi
    Ve gözlerimizin sarmaşık misali birbirine kenetlenip öylece kalmayı.
    Uçsuz bucaksız uçurumlara sonunu bilmeden beraber atlamayı

    En çok gözlerim özledi seni,
    Bakışlarına değdiğinde çocuksu bir gülüşle, ürpermeyi özledim en çok,
    Derinlerindeki gizli kalmış yanmalarını, sayıklamalarını çözmeyi,
    Bir labirentin içinden geçip sana ulaşmayı özledi.

    En çok gözlerim özledi seni.
    Sancılı bekleyişlerin ardından, masmavi ışık saçan yüreğini,
    Yüreğinin içini, içinde hapsettiğin duygularını, fırtınalarını,
    Med-cezirli duygu dalgalanmalarını, umutlarını, seni

    En çok gözlerim özledi seni.
    Yakıcı kokunu hissetmesem de görmeyi,
    Gözlerinde fırtınalar yaratmayı, kaybolmanı, kaybolmayı,
    Bir çift gözle sevip, sonsuza dek onunla kalmayı.

    Sen özlem nedir bilir misin?
    Dilerim bu duyguyu hiç hissetmezsin.

  73. 2007-02-02 #73
    Bilinmezler diyarında yolculuk yaparken rastladım sana...Ve ey sen yüreği güzel insan!!! Sanadır geceler boyu bütün seslenişlerim..Sanadır bütün yollarımın sonu..Hasret kokan türkülerimin melodisi senin duyman içindir..Bitmek bilmiyorsa bu seslenişlerim duymadığından değildir...Seslenmelere doyamadığımdandır..Yıldızlar büyür gecelerimde sen varken...Sensiz gökyüzüm yok benim...Güneş daha bir anlamlı doğuyor sevda yüklü pencerelerime...Açan her çiçekde daha bir anlam kazanıyor sana olan sevgim...Yakamozları ıslatıyorum gecenin ayaz vuran damlalarında sen varken..Sen yokken denizimde,yakamozumda yok benim...Mehtaba karşı demliyorum çayımı,yudumlarken sana olan aşk iksirimi aklımda gülen gözlerin var...Gülmeyince o gözler benim yüreğimi dağlar biliyor musun?

    Yakarken sevdan yüreğimin en derin köşelerini, bir kibrit çakıyorum sönmeye yüz tutmuş sigarama..Derin bir nefes çekerken ciğerlerime sen doluyorsun,başımı dönderiyorsun..Söndürmeye kıyamıyorum...Okuduğum kitabın her sayfasını sana doğru çeviriyorum,ardından bir umutlu bekleyiş ile..Kapatmaya kıyamıyorum kitabı, olurda bana seslenirsen diye...Elimde kalemimsin bazen...Bazen üzerine seni anlattığım kağıdımsın...Şiirlerimde sen olmayınca can çekişir bu mısralar biliyor musun ?

    Uzayan yollar değil sevgilim..Uzayan hasretindir...Sana duyduğum aşktır...Dilimden dökülen her kelimede sana duyduğum özlemdir..Sabretmeyi öğreten sevdandır bana uzayıp giden bu kır çiçeği kokan yollarda..

    Seni seviyorum...Seviyorum diyebilmeyi bile seninle çok seviyorum biliyor musun ?

    Anlat bana beni dediğinde tutulan nutkumu nasıl anlatayım sana sevgilim..Gözlerim anlatacak sana her kelimeyi ve her kelimedeki derin manayı..Fakat bizi ayıran bu yollarda gözlerimi görmek nasip değilmiş sana..Umudunu kaybetme yeşerecek doğan güneşle diyorsun..Ben seni kaybedersem umudumu kaybederim..Sensizlikteki umudu neyleyim sevgilim...Umutsuzlukta bile senin sevdanı yaşıyorum biliyor musun ?

    Seni özlüyorum...Özlemek bile seninle anlam kazanıyor...Özlemeyi bile daha çok seviyorum şimdi, özleminle yanarken bu deli yüreğim...Issız yolara bakıp, hasretinin ardına yanan özlemleri hissedebiliyor musun ?

  74. 2007-02-03 #74
    Sensizlik
    varken hangi güneş ısıtır hasretinin gözyaşlarını ?
    Hangi ateş susturur dilimdeki kanayan kelimeleri ?


    Üşüyorum
    bu gece. Oysa alnımdan terler boşalıyor kaldırımlara. Yitip gidiyorum kenarı ateşe verilmiş bir mektup gibi. Ellerim buz gibi. Oysa Haziran başındayız değil mi ? Üşüyorum yokluğunda.. Yüreğim üşüyor içten ice. Yıldızlar bile tutuşuyor avuç içlerimde. Sensizlik vuruyor kıyısına bile varamadığım vuslat denizine.Gece, başıma karanlıklar üşüyor. Dudaklarım yalnızlığını öpüyor. Umutlarımı gelin ediyorum bu gece. Herkes giderken bir ben kalıyorum karanlıkların içinde.. Uçurumlarda yürür gibi ayaklarım titriyor.. Seninle herşey gitmişcesine bir ben kalıyorum dört duvar arasında.Bilmiyorum bu gece yüreğim üşüyor.Sensizlik varken hangi güneş ısıtır hasretinin gözyaşlarını ? Hangi ateş susturur dilimdeki kanayan kelimeleri ?..Sesini bir an duyarım diye dışarı çıksam tüm şehir uykuda. Bu gece sen yokken dargınım uykulara. Oysa...Oysa sen olsan yanımda taşları yastık bilirdim..Varlığında bir dilim ekmeği bile bereket bilirdim...

    Şimdi sensizligin icinde yırtık bir gömlek gibi bedenim. Çıkarmak istiyorum hasretin bir beden kücük gelen elbisesini...Yokluğunda göğüm kaybolmuş, umutlarım darağaçlarında asılmış. Şimdi sen diye soğuk duvarlara yaslanıp ağlıyorum. Bir el, bir omuz arıyorum gözyaşlarımı bırakmak için. Dizlerine eğilip çocuklar gibi ağlamalıyım..Yoksun işte....



    Bu gece tüm kelimeler kanla gözlerimi yıkıyor. Nefesim soluyor içten içe. Tüketiyorum varlığındaki cümleleri..Dilim sus pus...Sensiz kendimi hiçliğin içinde kaybolmuş gibi hissediyorum. Kanadım kırık, yollarım ise karanlık. Güneş ise kanlı pusularda yetim düşmüş. Üşüyor saçlarım, ellerinin sıcaklıgını arıyor tenim. Yüregimi kapıp sana gelmek istiyorum. Ama ayaklarım hasretine prangalı..Dayanamıyor yüreğim bu hasrete.. Odamın bir kenarında ben, bir kenarında yalnızlıgın. Ben cam kenarındayım. Olur da tatlı sesini duyar da delicesine yüreğine koşarım diye pencere önünde yolunu gözetliyorum bu gece.. Bekliyorum işte. Zaman geçmiyor....

    Geceyi soluyorum.. Karanlığı emiyorum bir cocuk gibi.. Oysa karnım yalnızlığa tok.. Soluk soluğa seni arıyorum dört duvar arasında..Senin kokunu arıyorum..Tüm umutlar kanatlanıyor..Bir ben bir de sensizlik kalıyor ..Ama yoksun işte. Kelimeler soluyor dudaklarımda..Gece suskun, yıllar yorgun...Bir de yüregimde kanayan yoklugun..Bu gece üşüyorum...

    "Üşüyorum bu gece,
    Sabah ezanında ,
    Güneşte dönecek misin yüreğime ?
    Gülüşlerini serecek misin
    Sensizlikte ağlayan kirpiklerime ?
    Tüm gece seni bekleyecegim.
    Sesinle üzerimi örtüp
    Yüzüme gülümseyecek misin ? "
    <!-- / message --><!-- sig -->

  75. 2007-02-04 #75
    Özlemedim Seni
    Hiç özlemedim seni
    Özlemek dostluktandır
    dostluğundan öte bulmalıyım seni

    Sıcaklığını bulmalıyım
    dokunuşlarını, kenetlenişi
    Terimizle sulanmalı yeryüzü
    güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca

    Apansız fırtınalar çıkmalı
    sarsılmalıyım

    Özlemek
    yanında olmak isteğidir
    gülüşünü görmek biraz da
    Hiç özlemedim seni

    Saçlarına gül takmam
    bir ırmak gibi akıtırım ovaya
    soluğunla yanar
    dudaklarımın bozkırı

    Akkor halindeki ufuk
    bakır bir tel gibi eriyip gider
    kraterler ortasında kalırım

    Toprak yarılır birden
    su kirlenir

    Ürpertir bu coğrafya
    bu serüven
    ikimizi bir anda
    yaşadığımı duyarım

    Hiç özlemedim seni
    Özlemek dostluktandır
    dostluğundan öte bulmalıyım seni...

  76. 2007-02-07 #76
    özlemler taşıyor gözlerimden
    iyi niyetlerimle senleşmeyi bırakalı çok oldu
    yüzünün anlamı firuze
    yakındığım ustalığın ölmekle eş anlamlı
    intihar bahçesinde cinnetsizbir sadeliktin
    sen
    sen ürperirsin sararmaz ağaçların yağmuru bekleyişi
    ben hep mevsimleri kovalayan
    an gezgini
    ben ertesi samanyolu
    sen ertesi ölmek tüm anlamların ötesinde
    başka birşey yok bizle anılı
    ete kemiğe bürünecek bir çocuk
    zeytin gözlü ala sevimli

    biz
    yahşi saklıyız esir bir giz suskunlukta sahipsiz
    efendi cinayetlerde tamamlanmamış bir bakış
    koparılmış bir kelebek kanadıdır hüznümüz
    akşamı bulmaz yanına ben de gelirim bekle yavrucuğum
    ertelememek için bu defa arife suskunluğumuzu paylaşmayı
    akşamı bulmaz
    güneşten bir parça çalarım koynunda ısıtmak için ellerimi
    tutunmak için gözlerinin renkli şekerli hülyasına
    akşamı bulmaz
    peşpeşe düşerim duru bir acıyla sahnesine özgür gülüşünün
    buza kesmiş sır saklamışlığımız
    artık yetsin diyorum
    akşamı bulmaz
    açarım göğsümü kör namlusuna ölümün
    gökyüzüdür tek adresim
    yıldızlar mektubumdur bir tek çoğul selamlı
    akşamı bulmaz okursun
    ne yazsam tutar aşka bulursun tek suçu
    karanlığa gömülür ağlarsın

    saatimizi kurduk
    akrepsiz yelkovansız
    hala yanıyor gemiler
    patikasında içsel yangınlarımın yankısız sedasız
    artık kendi sesine yabancı...

  77. 2007-02-09 #77
    Özlemişim seni,hemde çok özlemişim,
    Kıyamamışım bendeki yerine,hep bu anı beklemişim.
    O an kalbim bir kuş gibi çırpındı yüreğimde,
    Ben gerçekten sana inanmışım, hep seni sevmişim.

    Özlemişim seni,hemde çok özlemişim,
    Çocukluğuma duyduğum özlemden geçmişim.
    Bir kez gözlerine bakmaya,bir sözünü duymaya,
    bakarmısın,ben nelerden vazgeçmişim.

    Veda edememişim sana,o son gün bile
    ben hep seni beklemişim,yüce sevgimle.
    Sonsuza kadar konuşmadan kalsamda yanında,
    Bir ömür küssende,ben mutluyum bir kez görmeyle.

    Gözlerin aldı yine beni,kandırdı bakışlarına
    Ağlamamak için zor tutum kendimi karşında.
    Ben seni sevmişim,vazgeçemediğim senmişsin
    Unutma,seni unutmamaya,ben yeminler etmişim.

  78. 2007-02-12 #78
    Beklemek güzeldir güzelim Dönecekse eger beklenen.... Özlemek güzeldir güzelim Özlüyorsa eger özlenen..

    ♥ Herzaman duyamadigimiz o toprak kokusu bu zamanda aranan gerçek sevgiler gibi yagmur arkasinda sakli olan toprak kokusu gibi ortaya çiksa keske...

    ♥ Özledigim ne sensin ne de bir baskasi... özledigim gerçekten hissetmeden bana "seni seviyorum" demeyecek biri..

    ♥ Hani insan aglamak ister, Gözlerinden yas gelmez ! Hani gülmek ister,yürekten gülmez! Hani birini bekler o hiç gelmez! Iste o zaman ölmek isterde ECEL gelmez!

    ♥ Gözlerimi kapattigim an gözümün önünde konusmaya basladigimda ismin agzimda sanki benim gölgem gibisin peki ya ben senin için neyim söylermisin ?

    ♥ Özlem bence ne bir seye duyulan hasret nede ulu bir arzulayis. O bence içten içe aglayis yada senden ayri yasayis...

    ♥ Yasamak özlemsiz, özlem sevgisiz, sevgide sensiz olmaz... Unutma sevmek daima beraber olmak degildir. Sen yokken bile seni yürekte yasatabilmektir...

    ♥ Ilik bir rüzgar esti buradan, nereden estigini bilemedim nereye gidiyorsun dedim özlenen heryere dedi aklima sen geldin cünki özlenen sendin. birtanem Ya onu kaybedersin, ya da kendini mahvedersin.

    ♥ Baliklarin sevgisini bilirmisin birbirlerine dokunamazlar ama sevgilerini hep yüreklerinde hissederler bende simdi sana dokunamiyorum çünkü sen hep yüregimdesin.

  79. 2007-02-12 #79
    Özlem

    Özlem sevdaya yürek açmaktır
    Özlem açılan yürekte hayat bulmaktır
    Özlem aynı heyecanla canana ulaşmaktır
    Özlem yoklukta var olmaktır
    Özlem uzandığında tutmaktır
    Özlem geceyi gündüz gündüzü gece yapmaktır
    Özlem sevgiye koşulsuz bağlanmaktır
    Özlem kavrulup yanmaktır
    Özlem ne uzak ne yakındır
    Özlem her anında sevdiğini anmaktır
    Özlem kalbini sorgusuz açmaktır
    Ve ben
    Karşılık beklemeden
    Kalbime ruhuma hayat veren
    Gecemi gündüz eden
    Her anımda
    Yanımda hissettiğim
    Düşündüğüm
    Düşündüğünü bildiğim
    Gülümsemeyi
    Gülümsetmeyi
    Sevmeyi
    Sevgiye değer vermeyi
    Öğreten
    Beni benden alıp götüren
    Pırlanta yürekli meleği
    Özlüyorum
    Çok özlüyorum

  80. 2007-02-12 #80
    Bir Özlem Şarkısı

    Ne çok özledim seni bilsen
    ne çok arıyorum seni solgun palmiyelerin gölgelerinde
    ne çok arıyorum seni ifade yoksunu lal sokaklarından
    sağır sultanlardan
    acıya hüküm giymiş sevdaların ayak izlerinden
    kaldırım taşlarına sinen dolunay sessizliğinden çiçeklerden
    her tüyünde alacalı umutlar şavkıyan kuşlardan



    ne çok özledim seni bilsen
    gecenin titrek kanatlarında hüzne çalarken denizin mavisi
    yıkıp yalnızlığın acımasız duvarlarını
    tutup sana gelmek isterdim.
    henüz uyku sersemiyken yıldızlar
    doğmamış başakları okşarken bir rüzgar
    ak bir güvercin kanadına salıp yüreğimi
    nisan yağmuru gibi yağmak isterdim
    teninin karanfile çalan kokusuna
    ve bir hançer gibi ansızın girip düşlerine
    sesinin aksi sedası olmak isterdim
    bir meltem esişinde

    ne çok özledim seni bilsen

    bir görebilsem yüzünü beklenmedik bir şehirde
    ne yaprak düşer sonbaharda inan ne yağmur
    ne acı kalır yürekte ne gözyaşı
    bir değse gözlerin gözlerime
    ne hüzün kalır gecemde ne matem
    ne asiliği kalır denizin ne hırçınlığı

    ne çok özledim seni bilsen
    yitirilmiş sevdaların harman alevi
    düşlerinde pusudayım
    kulağım kirişte ellerim tetikte
    gözlerim ufukta dalgalanacak
    o kızıl saçlarında

  81. 2007-02-13 #81
    Özlem? ?

    Özlem…
    İlk özlem ana rahmine düştüğümüz anda başlar.. dışarıdaki hayata çıkma çabasıyla… farkında olmadan neyi özlediğimizi bilmeden ilk kalp atışlarımızla bedenimizin ruhumuzun içine yerleşendir özlem.. Bir ana anne sıcaklığına duyulandır özlem ….masum, çaresiz, sadece beklenmez mi? Sıcak kollarında, sıcak bir nefesle uykuya dalmayı küçük beden.. İlk adım atışlar, ilk kelimeler, etrafı dünyayı tanıma telaşıdır özlem..Bizi nelerin beklediğini bilmeden büyüme telaşıdır… Evcilik oynamaya.. koşmaya arkadaşadır özlem..

    Özlem.. İlk gençlik hayallerimizedir.. Bir masum mektuba.. bir bakışadır.. kaçamak el tutuşlara aşk oyunlarınadır.. oyunu ne olduğunu… dokunmanın acısını zevkini bilmeden.. Bir cafe de oturmayadır özlem.. kalp atışlarına mahçup bakışlara… okul kırmaya aşk uğruna…Sevgiyedir.. kalbimizi henüz keşfetmeden.. sevdayı henüz bilmeden..

    Özlem… Çocukluk, gençlik özlemini özlemeye özlem.. O masum sonu mutlu biten özlemler.. Çocukken bir çikolataya özlem..bayramlarda bir kırmızı pabuça duyulan özlem… alınca mutlu olunan.. hoyrat gençlikte aşka özlem… bir bakışta bir gülüşte kalbi durduran…. Sonsuzluk.. işte bu dedirten..

    Özlem..
    En mutlu özlem… sonu olan.. sonu özlediğinle biten.. varışı sevdan olan özlemler..

    Özlem
    Ya gelmeyeceğini, gelemeyeceğini bildiğine özlem… ya orada olduğunu bildiğin ses vermeyene özlem…. Ya özlemekten korkana özlem… ya yaşamaktan korkana özlem.. ya düşlere özlem.. ya yarını olmayacak aşklara özlem.. gideceğini bilerek sevilene özlem.. Yaşanamayacaklara özlem… İşte sonu olmayan özlem.. İşte vazgeçilemeyen özlem.. işte çaresiz bekleyişe özlem.. İnsanın içini acıtan… boşlukta yaşanan özlemler… Peki var mı bu özlemin sonu…? biter mi….? bu özlem.. Söz verirsin kendine özlemeyeceğim diye… tutulur mu bu söz…..? Kalbindeki özleme söz geçer mi……?

    Özlem sevgidir…
    Özlem güçtür..
    Özlem varoluştur.
    Özlem sevdandır..
    Özlem bekleyiştir…
    Özlem içindeki acıdır..
    Özlem özlememeyi hasrettir..
    Özlem özlemeyeni özlemektir..
    Özlem özleyeni özlemektir…
    Özlem gelemem diyeni bekleme güçüdür..
    Özlem gidene ağıttır..
    Özlem sevdana söz vermektir..
    Özlem kalbine söz geçirememektir.
    Özlem kaçış değil var oluştur…
    Özlem çaresizlik değil çaredir..
    Özlem vazgeçmemektir.
    Özlem kelimelerin yetersiz kaldığı andır.
    Özlem sessizliğin çığlığıdır..
    Özlem yaşamındır..
    Özlem gelmeyeceğini bilerek bekleyebilmektir.
    Özlem siyah gecelerde siyahın izi kalabilmektir..
    Ve artık..
    Özlem....................................

  82. 2007-02-16 #82
    BEN SENİ ÖZLEMİŞİM

    Şiir tadındaydın sevgili
    Su gibi yudum yudum
    Hava gibi nefes nefes
    Ekmek gibi dilim dilim
    Ben seni özlemişim…
    Gözbebeklerinde yüzümü
    Dudaklarında adımı
    Hayalinde düşümü
    Canım deyip gülüşünü
    Ben seni özlemişim…
    Niçin dolar gözlerim
    Niçin bulurdum ben
    Her şarkıda seni
    Niçin her hüzünlü şiir
    Derinden dağlarmış yüreğimi
    Ben seni özlemişim…
    Yokluğunda üç gece
    Titrediğini ellerimin
    Delice çarptığını
    Yaralı yüreğimin
    Saklasam bilmeyeceksin
    Bilmelisin ki bir'sin
    Her an benimlesin
    Ben seni özlemişim…

    Nereden baksan ayrılık
    Nereden baksan yoksulluk
    Nereden baksan sensizlik
    Ölüm gibiymiş bana
    Yaşayıp bilmeliymişim
    Ben seni özlemişim…
    Uykusuz gecelerde kalmayı
    Senle sevdalara uyanmayı
    Yangınlarda suya kanmayı
    Yeniden sana sevdalanmayı
    Ben seni özlemişim…

    Ayrılık nasıl olurdu
    Ölüm gibi yokluğun
    Sensiz gecelerde benim
    Bir şey var farkında olduğum
    Ben seni…
    Yanı başımda iken özlemişim...

  83. 2007-02-18 #83
    Bir deli özlem bu..

    Özlüyorum seni,
    Yalansız bir özlem bu
    Dolansız, saf bir özlem.
    Yeni doğan bir çoçuğun
    Minicik elleri gibi
    Yumuşak ve mazlum
    bir özlem bu...

    Gökyüzü kadar büyük
    Senin kadar yüce
    bir özlem bu...

    Hasretten ağlayanan sevdalıların
    Yıllarca kavuşamayanların
    İki gün bile dayanılamayan
    bir özlem bu...

    Ne yapacağini bilmeyen
    Telefonlar bekleyen
    Ağlayan, isyan eden
    Kendisini harap eden
    bir özlem bu...

    Yolda yürürken
    Otobüslere dört gözle bakan
    Belki, onu görürüm diye
    Kıpır kıpır yerinde duramayan
    Salak salak, bos bos gezinen
    Seni arayan bir özlem bu.

    Bulutlara baktığında bile
    Sanki seni göreceğini sanan
    Orda olmadiğını bilen
    Ama yinede şansını deneyen
    bir deli özlem bu...

    Yani güzelim,
    Bir kalpsizi bile,
    Ağlatabilecek,
    bir deli özlem bu...

  84. 2007-02-19 #84
    Sana Olan Özlemim

    Her gece düşünüyorum seni
    Düşüncemin en ıssız yerlerine bile, serpiştiriyorum hayalini
    Henüz tanışmamış olsa da tenin tenimle
    Kapattığımda gözlerimi karşımdasın, rüyamdasın uyanıkken bile
    Hani her kışın ardından, baharı özlersin ya
    İşte öyle özledim seni
    Sigaramın dumanı odama resmini çiziyor, bana inat
    Yatağım yorgun bir bedenle buluşmayalı çok oluyor
    Sabahlara kadar geziyorum
    Bazen güneş doğuyor üzerime
    Daha önce hiç gitmediğim, yabancı bir yerlerde
    Düşüncen beni kocaman şehirlerden, küçücük odalara hapsediyor
    Anahtarına ulaşamıyorum.
    Ben bu kadar özgürlüğüme düşkünken
    Sana karşı koyamıyorum
    Hani her kayboluşun ardından tanıdık bir ses ararsın ya
    İşte öyle özledim seni
    Hayat olanca gerçekliğini omuzlarıma yüklerken bir yandan
    Bir yandan da uzaklaştırmaya çalışıyor beni senden
    Hayatın karmaşık oyunlarına yenilecekken çıkıyorsun karşıma
    Hani kendini bulmak için çıktığın uzun seyahatlerin ardından
    Doğduğun şehirleri özlersin ya
    İşte öyle, memleketim gibi özledim seni

  85. 2007-02-22 #85
    Varamadık

    Rüyamdaydı eleleydik
    Koşuyorduk
    Ateş vardı
    Gül vardı yaprak vardı
    Su vardı
    Sevgi vardı özlem vardı
    Sen vardın
    Ben vardım gözler vardı
    Biz varamadık...

  86. 2007-02-24 #86
    Gün geçtikçe daha fazla kapanır olduk içimize...
    Etrafımıza kalın duvarlı kaleler kuruyoruz. O kalelerin içinde başımızı dışarı bile çıkarmadan yaşayıp gidiyoruz. Dostlarımız, arkadaşlarımız artıyor. Onlar arttıkça biz kalelerimizin duvarlarını daha da sağlamlaştırıyoruz. Açılacak en küçük bir gediğe, o gedikten içeri girecek bir tek kişiye tahammülümüz yok çünkü. Nasıl da saklıyoruz kendimizi...
    Görünüşte mutluyuz. Eşimiz, sevgilimiz, arkadaşlarımız, ailemiz var. Haydi itiraf edelim kendimize. Ne paylaşıyoruz onlarla? Yüzeysel sohbetler, sahte gülüşler ve birkaç dakikalık sevinçler dışında? Kendimizi birine açarsak bütün benliğimizi yitirecekmişiz gibi hissediyoruz. Yanılıp şaşıp pişmanlığını yaşıyoruz. Sonra hiçbir şeyin yolunda gitmediğini fark ediyoruz. Aşklarımızı bitiyor, evliliklerimiz sona eriyor. İş hayatımız, aile yaşantımız sorunlar yumağı haline geliyor. Ancak, işin içinden çıkamaz hal geldiğimizde birine ihtiyaç duyuyoruz. Zamanında uzatılan her eli geri çevirdiğimizden bu kez etrafımızda kimseyi göremiyoruz. Gördüklerimizse açık ama giren yok artık. Yalnızlık çöküyor üstümüze. Taşıyamaz hale geliyoruz. Kendi elimizle kurduğumuz gurbette sürgün hayatı yaşamaya başlıyoruz.
    Nerede hata yaptığımızı düşünüp duruyoruz günlerce, gecelerce...
    Oysa bu sorunun yanıtı o kadar basit ki... Bir arkadaşımız suratımızı asık görüp "Neyin var bugün" diye sorduğunda, ona "Bir şeyim yok yalnız bırak beni" diye terslediğimiz an yaptık hatayı...
    Eşimiz ya da sevgilimiz, "İyi misin" sorusunu yönelttiğinde sert bir şekilde "İyiyim görmüyor musun?" diye yanıtladığımız an yaptık hatayı...
    Onlara bir çiçeği, bir öpücüğü bir gülümsemeyi çok gördüğümüz an yaptık hatayı...
    Üstümüze titreyen annemizi "Yeter artık ben çocuk değilim, kendi başımın çaresine bakabilirim" deyip üzdüğümüz az yaptık hatayı...
    Mahkum etmeyin kendinizi yalnızlığa, o en ağır yükü taşımayın. Size el uzatana siz de uzatın elinizi korkmayın... Paylaşın, paylaşmanın verdiği o müthiş coşkuyu duyumsayın içinizde. Aşkta cömert olun, saklamayın duygularınızı. Eğer bir kale kuracaksanız bunu yalnızlığa karşı kurun.
    YALNIZLIK AŞAMASIN O KALENİN DUVARLARINI..

    ***Alıntıdır

  87. 2007-02-26 #87
    Yağmur olmak

    Öyle doluyum ki
    Yağmur dolu bulutlar gibi
    Yağacağım birazdan
    Belki sağnak; insanı sersemleten.
    Belki bir yaz yağmuru
    Özlemle beklenen
    Belki öfkeyle kükreyip yağacağım
    Dolu dolu kırıp geçiren.
    Öfkem geçecek yağacağım sakin sakin,
    Yağacağım pembe özlemler gibi.
    Belki tane tane bembeyaz kar olarak.

    Bilmek isterseniz ben, ozaman
    Yağacağım içim huzur dolu olarak
    Sevda türküleri olacağım
    Buğulu gözlerden sicim gibi akarak
    Kavuşmak için ellerim göğe açılacak
    Özlem özlem dualar okuyacak.

  88. 2007-02-27 #88
    Yeter bunca özlem canıma yetti

    Yol verin gideyim savulun dağlar
    Yeter bunca özlem canıma yetti
    Acıya dayanmaz yüreğim ağlar
    Yeter bunca özlem canıma yetti

    Yolumu gözleyen annem var benim
    Fatiha özleyen ninem var benim
    Hasretten sızlayan sinem var benim
    Yeter bunca özlem canıma yetti

    Ah dedikçe içim hüzünle dolar
    Gönlüme acılar elemler salar
    Aklım uçup gider gözlerim dalar
    Yeter bunca özlem canıma yetti

    Ne kopar iplerim, ne de çözülür
    Yolumu gözleyen herkes üzülür
    Gözlerimden kanlı yaşlar süzülür
    Yeter bunca özlem canıma yetti

    Gözümde tütüyor gezdiğim yerler
    Hani bir zamanlar bezdiğim yerler
    Şimdi de ruhumda sezdiğim yerler
    Yeter bunca özlem canıma yetti

    Mikdat Bal

  89. 2007-03-02 #89
    Özlem

    Özlem duyarda ararsan bil ki buradayım
    Özlem nedir ben senleyken bile sensizim
    Sorma sakın sorma özlem nedir
    Söyletme sakın özlemin ne olduğunu bana
    Sesini duyamadım sesimi duyamadın
    Nefes bile alınmaz sensizlik ve bensizlikte
    Sensiz geçen her saniyede canımı acıtıyor
    Yollar bitmek bilmiyor
    Zaman geçmek bilmiyor
    Nedenini bilmediğim bu arzuyu
    Bugün her zamankinden daha çok istedim yanımda olmanı
    Seviyormuş özlüyormuş yalan
    Var mı sevgisinin arkasında duran
    Ne zaman göstereceksin asıl yüzünü
    Ne pahasına olursa olsun sözünde durmak özlemi yok etmektir sevgi………………

  90. 2007-03-16 #90
    BİTMEYEN ÖZLEM

    Nedendir bilmiyorum ama,
    Özlediğim yerde olmak,
    Katılanlara değil de ayrı bir parçada,
    Eşin olmayan bir seni bana sakla.

    Nedendir bilmiyorum ama,
    İçimdeki hisim durma git diyor bana,
    Senle arayı açtım hep, ikimizin içindi bu,
    Bugün seni özlüyor, seni ağlıyorum sonuna.

    Nedendir bilmiyorum ama,
    Gün geç tikçe yakınlaşıyorum ben sana,
    Kendimi aldatıyorum hep,
    Biliyorum sen yoksun yakınlaştığım yolda.

    Nedendir bilmiyorum ama,
    Katlanıyorum defalarca yokluğuna,
    Bir defa olsaydı,
    Yokluğun varlığın kadar yakındı bana.

    Nedendir bilmiyorum ama,
    İçimdeki, hayatımdaki kalbe,
    Can kattım ben kendi içimde,
    Vurdu, kahretti sonunda kendi kalbine.

    Nedendir bilmiyorum ama,
    Ben ısrarlıyım,
    Ben olmasını istiyorum,
    Ben seni seviyorum……….

  91. 2007-03-16 #91
    Özlem...

    biliyor musun? ...

    birbiri ardına sıralanan her harfte

    virgülde buluşuyorum seninle...

    'ÖZLEM'...

    hani özlediğim mavilikte,

    bir başka mavi; ege,

    sonra bir başka mavi; gözlerin,

    anlayacağın;

    mavi hayallerle girdiğim şiirlerimden

    sana geliyorum

    ben mavi ve özlem...

  92. 2007-03-18 #92


    Uzağımdasın..Ellerim yetmiyor sana dokunmaya..En uzun yollar bile bitiyor,sana varmıyor sonunda,görüp yıkılıyorum..Hayallerimize ne oldu?
    Neden yarım kaldı her şey? Neden her şarkı tüylerimi diken diken ediyor,seni anımsatıyor? Gelmiyorsun çünkü..Saçma sapan bir mevzunun peşine takılmışım,ona ağlıyormuşum güya..Bilmiyor musun,her damla gözyaşım sanadır!! Sanadır tüm isyanlarım,hüzünlerim.. Çiçek kokulu güzel duyuşlarım sanadır..

    El olmuş bakıyorsun uzaktan, ''sen'' kokmuş düşlerime..Kalbime vurgunların var..Dayanıyorum uzaklığına..Gönülden sevmiştim..Gönlümü vermiştim..Kendimi attığım her bir köşe,kapatmış kapılarını..MEvsimler dönüp durmuyor artık..Üşüdüğümde sıcak oldu diyorum,öylesine kaybettim kendimi..Ya da öylesine kandırmaya alıştım kendimi diyelim..Kış mevsimi geldi oturdu yüreğime..Dev dalgalar kumlara yazdığım adını her defasında siliyor...Her defasında tekrar yazıyorum,mavilerin inatçılığı bu ya o da siliyor tekrardan...Ama söyle sevgilim,kumlar biter mi?!


    Yine hüzün var gecelerde..Balkonumda müzik sesleri,muhteşem tınılar..Ve bazen sokaklarda bizim gibi dolaşan insanlar..Duymayacaını bilsem de,sana haykırmak istiyorum..Seni hep sevdim,hep!! Şimdi başka yerlere gitmeliyim..Başka yazılara..Şimdi beynim,başka yazılar için biçilmiş kaftan..Sana uymuyor artık tümcelerim..Sana uyduramıyorum kendimi..Kalbim saklandı yerine..

    Söyle ortaya yüreğini koymadıktan sonra..Neye yarar yazmak?

    Sana son kez sesleniyorum karanlık hüzünlerimle..Seni sevdim ben..MAvilerin inatçılığıyla,yağmurun saflığıyla,anne sıcaklığıyla sevdim seni..Seni hep sevdim,her şeye rağmen!

  93. 2007-03-19 #93
    HASRET KALACAKSIN

    Sevda dolu sözlerime
    Baş koyduğun dizlerime
    Sana bakan gözlerime
    Hasret kalacaksın

    Artık yanında olmayacağım hiç
    Kendine en inanılmazından hasret biç
    Ateşlerde yakacağım sana olan özlemimi
    Irmaklarla yıkayacağım
    Hasretinden dolan gözlerimi
    Sileceğim geçtiğim yollardan ayak izlerimi
    Hasret kalacaksın

    Ellerini titreyerek tutuşlarıma
    Aşkınla çarpan kalbimin atışlarına
    Sevda dolu mahmur bakışlarıma
    Senin için en yanık türküleri yakışlarıma
    Ardından ismini haykırışlarıma
    Hasret kalacaksın

    Bir hasretlik türküsü olacağım dilinde
    Bir aranan olacağım resmim elinde
    Gölgemi bile saklayacağım senden
    Hiçbir eser bulamayacaksın benden
    Kahkahalarım çınlayacak kulaklarında
    Sevda dolu sözlerim hep kalacak aklında
    Kala kalacaksın pişmanlığınla
    Hasret kalacaksın
    Hasretle anacaksın


    Cebbar Korkmaz

  94. 2007-03-19 #94
    Bir Özlem Şarkısı

    Ne çok özledim seni bilsen
    ne çok arıyorum seni solgun palmiyelerin gölgelerinde
    ne çok arıyorum seni ifade yoksunu lal sokaklarından
    sağır sultanlardan
    acıya hüküm giymiş sevdaların ayak izlerinden
    kaldırım taşlarına sinen dolunay sessizliğinden çiçeklerden
    her tüyünde alacalı umutlar şavkıyan kuşlardan

    ne çok özledim seni bilsen
    gecenin titrek kanatlarında hüzne çalarken denizin mavisi
    yıkıp yalnızlığın acımasız duvarlarını
    tutup sana gelmek isterdim.
    henüz uyku sersemiyken yıldızlar
    doğmamış başakları okşarken bir rüzgar
    ak bir güvercin kanadına salıp yüreğimi
    nisan yağmuru gibi yağmak isterdim
    teninin karanfile çalan kokusuna
    ve bir hançer gibi ansızın girip düşlerine
    sesinin aksi sedası olmak isterdim
    bir meltem esişinde

    ne çok özledim seni bilsen

    bir görebilsem yüzünü beklenmedik bir şehirde
    ne yaprak düşer sonbaharda inan ne yağmur
    ne acı kalır yürekte ne gözyaşı
    bir değse gözlerin gözlerime
    ne hüzün kalır gecemde ne matem
    ne asiliği kalır denizin ne hırçınlığı

    ne çok özledim seni bilsen
    yitirilmiş sevdaların harman alevi
    düşlerinde pusudayım
    kulağım kirişte ellerim tetikte
    gözlerim ufukta dalgalanacak
    o kızıl saçlarında

    M. Şükrü KAPLAN

  95. 2007-03-19 #95
    Özlemek Korkmaktır

    o gelirde özlemlerimiz gittimi.
    yada bittimi
    o gelirde sevgimiz yettimi
    dertlerimiz bir...
    yüreğimiz bir özlmemimiz bir..
    özlenmek vede özlenmektir güzel olan
    sevilmekten daha çok güzel özlenmek
    duyguların ifade edemediği tek ifade özlemdir.
    kucaklamak istersin hiç bırakmamak gibi
    sarılırsın birdaha ayrılmaamak için
    canından can gelmiş yüreğine kan gelmiş
    parçaların tamamlanmış çünkü o gelmiş...
    aklına düşeni yapamak istersin ama yapamıyorsun
    elinden tutup gökyüzünde uçamıyorsunkii
    ne unutabiliyorsun nede özlemlerinden silebiliyorsun
    bir kara özlem olmuş içinde oturmuş kalkmıyor kazılamıyor.
    gece gibi kabus gibi çökmüş üstüne özlem.
    kurtulmak istersin çığlık atarsın
    seni kimse duymaz seni kimse bilmez
    sadece özlmini yaşarsın bir an
    ve geldiğinde kabustan kalkarsın..
    bir daha korkkarsın özlmeye.
    bir daha korkarsın..belkide özlemek korkmaktır...

  96. 2007-03-20 #96
    Sevmek Özlemektir....

    Kırılan bir ses camekanımda
    Uzaklarda kalanların feryadı.
    Dağlardan esen rüzgârların ninnisi
    yalnızlıklarımda.

    Dikenler içinde bir gül, gülümseyen umut
    Dert ortağımdır, kağıt ve kalem.
    Hüznün iğneleri batarken yüreğime
    Yapraklarını dökerken sonbahar
    İçime.

    Karın sesidir sessizliği
    Sokak lambalarında ölen ışığın
    Ayak izlerinde yiten bakışlar
    Kan tüküren gecelerin ateşi
    Örtünür, beyaz bir tül gibi karanlığın büyüsü
    Umutlarıma.

    Kan kırmızısı şafak, doğum sancısı çekerken güne
    Uykusuzluğun erdemine sarınmış gözler
    Sabahı gözlemezler.

    Körükteki közdür gönül
    Sabahları içinde taşıyan
    Günden, parlak umutları toplayan bulut
    Gözlerimde, yağmur damlası mı olacak?
    İçime yağan hüzünler
    Sensiz geçen mevsimlerin özlemi.

    "Sevmek; özlemektir"
    Öyle mi?

  97. 2007-03-21 #97
    Özlem,Hasret



    Özlem, Hasret Mesajları

    » Merhaba hüzün adası.. Ben duygu gemisi... Gecenin kat-ranlığında yanaştım limanına... Yüküm mutluluk... Kulak ver bak ne diyor gemide ki ses:öZLEDiM SENi.... BiRiCiĞiM...
    » Yüreğim umulmayan yaralarla baş edemezken bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel çünkü gülüşünü "Ç0K ÖZLEDiM"

    » Sesine mevsimlerin eğildiği, gözlerine baharın ağladığı, ağlar gibi gülmeni, dokunuşlar gülecek gibi duran yüzünü ÖZLEDiM...

    » Ansızın bir duygu körüklenirse yüreğinde, aklına takılırsa uzaklar ve bir de kulakların çınlarsa amansız, bil ki! bir yerlerde özlenmişsindir...

    » Usandım yeşermemiş umutsuz bahçeyi beklemekten, usandım, tarla kuşunun sesinden usandım bu yürekten kendimden usandım durup durup SENi öZLEMEKTEN (

    » Hasretim rengine siyah mı desem ağarmak bilmiyor sonsuz geceler ya gülerdim ya ölürdüm görsem ömrümden uzansa sensiz geceler....

    » Kaybetme korkusu taa içimdeyken, bekle diyorsun,döneceğim bir gün. Beden beklemesine bekliyor ama yürek kan ağlıyor sensiz geçen hergün...

    » Akşamın matem rengine büründüğü saatte gökyüzündeki kandiller tek, tek yanmaya başladığında içimde sessiz bir çığlık... Özlemeyi özledim. Özlemeye değer ne kaldıysa...

    » Yalnızlık gecelerin, Ümit bekleyenlerin, Hayal çaresizlerin, Yağmur sokakların, Tebessüm dudakların, Sen ise yalnız benimsin birtanem...

    » Bir KaranLIK geLiyor yokLuğunun ardından. Ne zaman güne$ batsa bu son gecem diyorum. Vazgeç yaLan dünyanın köhne saLtanatından. Yeti$ir bunca keder bunca eLem diyorum. Bu ne bitmez ayrıLık, bu ne bitmez özLem diyorum

    » Neden bu kadar zor seni sevmek ve bulamamak dokunmak istedikçe uzaklaşmak düşündükçe unutmak neden bu kadar zor seni sevdiğim halde söyleyememek hep birşeyler gizlemek sana sahip olacağım yerde seni kaybetmek...

    » Yalnızlık ne mavi derinlikleri olan denizlerde nede sıcak çöllerde olmaktır, yanlızlık bu şehirde seni arayıpta bulamamaktır...

    » Bir anımsın okuyupta bitiremediğim, bir özlemsin yalvarıpta hükmedemediğim, bir sen sensin merhaba deyipte elveda diyemediğim, bir tek bildiğim var sensiz ben hiiiçiiimmm..

    » Eğer canın sıkılıyorsa gece her zamankinden karanlık gözüküyorsa gökyüzüne bak ve sabahı düşün inan sabahı bekleyen tek sen olmayacaksın.

    » Hasretin öldürdü beni ! Şimdi geceler çaresiz, geceler sensiz, Bir öpüşten daha sıcak şimdi yağmur damlası, Gelip konar dudaklarıma sessiz. Söylemişmiydim hasretin öldürdü beni hiç sebepsiz.

    » Elimde denizden çaldığım bir midye var. denize o kadar uzak ki senle ben gibi ama aramızda bir fark var o denize sen bana aitsin.

    » Simdi saat sensizligin ertesi,Yildiz dogmus Gökyüzü ayaydin,avutulmus cocuklar coktan uyudu.Bir ben kaldim tenhasinda gecenin,bir avutulmamis BEN...

    » Giderim ben umutsuzca yelkensiz gemi misali hasretin vurur beni vefasız bir hançer gibi sanmaki korkarım ben ölümden.. acı ayrılıktan korkarım sensizlik ne demektir bilemezsinki ayrılıktan acı ölümden gerçek...

  98. 2007-03-21 #98
    Cam Kırıntıları...

    Özlem bitmez sevgili...
    Özlem,karanlıktaki cam kırıntıları
    Bazen batar ellerine acıtırlar içini ama
    Tutmak istersin
    Ya da ışık olurlar karanlıkta yoluna...
    Haydi tutsana...!

  99. 2007-03-24 #99
    özledim

    Özledim
    Ama nasıl bir özlem ki bu
    Gecenin serinliği ve yalnızlığı
    Etrafımı sardığında
    Varlığıyla bana umut veren
    Sevgi dolu bir yüreği özledim.
    Kahvemi yudumlarken gecenin bir vakti
    Keşke yine yanıbaşımda olsaydı
    Keşke yine sohbet etseydik
    Her zamanki gibi dedim
    Seni özledim…
    Birde bambaşka bir duyguydu
    Seninle yazışmak
    Sana ve bu muhteşem şehre bakmak
    İkinizde özel ama bir o kadar uzak
    İkinizide mısralarda yaşatmak
    Ne biliyim işte
    Birden içimden geldin..
    Ve birden seni özledim…

  100. 2007-03-27 #100
    Özlem Kanıyor Yüreğimde

    Seni özledim bir tanem,
    Seni çok özledim.
    Kelimeler hiç olmadıkları kadar suskun şimdi
    Şiiler hiç olmadıkları kadar yanlız.
    Sen uzaklardasın,
    Bahar senin şehrin de.

    Özlem yağıyor saçlarıma,
    Özlem kanıyor yüreğim de.

    Ben sensiz çok yanlızım bu karanlık şehirde...
    Avutmuyor ne şarkılar, ne şiirler.
    Gece güne kavuşmuyor, hasret vuslata ulaşmıyor
    Sensizliğe alışılmıyor...

    Özlem yağıyor saçlarıma yağmur yerine,
    Özlem kanıyor yüreğimde...

    Çiğdem Bayrak

  101. 2007-03-29 #101
    257 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    Yine bir akşam,
    Karşımda güneşin muhteşem kızıllığı,
    Bir gün daha batıyor yüreğimi kanatarak,
    Bir gün diyorum, sanki yıllar geçiyor,
    İçimde ki ateş, güneşi yakacak derecede,
    Geride bıraktığım anılar, yıllar,
    Gözlerimin önünden senler geçiyor, benleri eriterek,
    Bak, oturmuş yalnız seyrediyorum güneşin batışını,
    Batarken, yüreğime batıyor hüzmeleri,
    Sanki seni benden alıp gidiyor,
    Yavaş yavaş kayboluyor gözlerden,
    Yerini karanlığa bırakarak aydınlık...
    Bakalım ne zaman doğacak benim güneşim?
    Güller kokmaz artık, bülbüller ötmez,
    Gülen yüzler gülmez, bakışlar mahzun,
    Döndü karanlıktan aydınlığa dünyam,
    Şimşekler çaktı yüreğimde, yüzünün hayali göründü,
    Silindi gözlerimden o güzel görüntü,
    Sensiz ruhum, acı bir hale büründü,
    Senden uzakta, seninle kalmak,
    Ne kadar zormuş mutlu olamak,
    Kıştan farkı ne yazın, sen olmayınca?
    Sen olsan kış bahar, sen olsan bana yaz var,
    Yoksun, yokum, hayaller ülkesinde yaşantım,
    Hüzün çöker yüreğime ağlayamam,
    Anlatmak isterim sana olan sevgimi, anlatamam,
    Gelmek isterim gelemem, yollarıma barikatlar kurulmuş,
    Yeterki, sen mutlu ol ey sevgili,
    Gülsüz bahar olmaz, ben mutlu olamam,
    Ömrümün bittiği yolda başlar sensizlik,
    Sen canımsın ey sevgili, sen olmadan olamam...

  102. 2007-03-30 #102
    264 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    Eğer sen benden önce ölecek olursan
    O' na arkadaşımı da getirebilir miyim diye sor
    Eğer sen yüz yaşına kadar yaşayacak olursan
    Ben ondan bir gün eksik yaşamak isterim ki
    Bu dünya da sensiz bir günüm olmasın.
    Gerçek dostluk sağlık gibidir
    Kıymeti ancak kaybedince anlaşılır
    Babam her zaman derdi ki ölürken
    Beş tane dostum var diyebiliyorsan
    O zaman anlamlı bir yaşam sürmüşsün demektir
    Gerçek dost
    Herkes senden uzaklaşırken
    Senin yanına gelendir.
    Eğer bütün arkadaşların
    Kendilerini bir köprüden atacak olsalardı
    Ben onlarla birlikte atlamaz
    Aşağıda beklerdim ki onları tutabileyim
    Gerçek bir dost iki elinizle sımsıkı sarılır.
    Ben sana sende bana yaslanırsan
    İkimizde güvende oluruz
    Arkadaşlık
    İki bedende tek kafa olabilmektir.
    Önümde yürüme takip edemeyebilirim
    Arkamda yürüme seni doğru yönlendirmeyebilirim
    Dostum olman için daima yanımda yürü.
    Söylediklerini her kez duyar
    Ama dostlar söylediklerini dinler
    Gerçek dostlar ise söylemediklerini de dinler
    O zaman anlamlı bir yaşam sürmüşsün demektir
    Arkadaş
    Kalbindeki melodiyi bilen
    Ve
    Sözlerini unuttuğunda
    Onu sana mırıldanandır.
    Hayatta hepimiz farklı yönlere yürürüz
    Ama nereye gidersek gidelim
    Beraberimizde birbirimizden bir şeyler gotürürüz.
    Her yabancı bir arkadaş adayıdır
    Arkadaşlar ise,
    Yaşam salatasını zenginleştiren peynir parçacıklarıdır………….

  103. 2007-04-03 #103
    Sen Özlemi

    Ah bir özlem ki sana duyduğum
    Hele de bir özlem ki
    Dayanılası değil
    Sen kokuyor denizler
    Sen esiyor rüzgarlar
    Sen uçuyor martılar
    Ne yana baksam sen
    Sen oluyor geceler
    Sen diye göz kırpıyor yıldızlar
    Sen diye parlıyor mehtap
    Sen diye ağlıyor bulutlar
    Sen diye doğuyor sabaha güneş

  104. 2007-04-04 #104
    192 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    Sensizliğin ışıkları vuruyor bu sabah yine,
    Ne yapsam dinmiyor hasretin.
    Varlığın hayatımı aydınlatırken,
    Yokluğun karartıyor.
    Her geçen gün hasretimi,sevgimi ve seni büyütüyor içimde.
    Biran önce kavuşmak istiyorum sana.
    Aramızdaki mesafeler,kısa bir süreliğine engel oluyor buna.
    Dayanmam lazım bu hasretine,
    Çünkü sonunda sen varsın.

  105. 2007-04-05 #105
    97 - Özledim Seni - Duygusal Yazı]

    Kelebeklere özlem

    sarmaşık hüzünler dökülür taş yüzlü eteklere
    dar patikaya kaykılır ihtiyar duvar
    solgun saçlarında ılgın kokusu
    serenat fısıldar divane rüzgâr

    tragedya çıngırağında aksar ritim
    çile perdesine giz olur nefes
    metruk cama sığınan gölgeler vurgun
    küf rengi saçaklardan dökülür güfte
    karanlığı çizen ezgiler yorgun

    başıbozuk kayalığa haykırır sevda kuşları
    ayrılık öykülerine yenik düşer kumsallar
    hançerli bakışlara saplanır binlerce sitem
    gün bozuğu ufka gömülür iason
    dalgalı yüreklerde deprem

    saklı düşlere girer
    efsunlu çiçeklerine konar yasak bahçelerin
    bilindik zilleri çalar zamanın
    renk cümbüşü kanatlar yansır son berrak suya
    soyunuk bedenlerde kanar bulut kaçkını mehtap
    özgürlük savaşçısı dalar derin uykuya

    şebnem sarhoşluğu yağar hoyrat yeşile
    ateş kızılından-kararsız mora
    büyülü dansları seviyle okşar meltem
    sabırla kazınır tutsak günlere
    tutkulu kelebeklere özlem

    Murat Aydın Doma

    97 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

  106. 2007-04-06 #106
    ÖzLemLerim..



    Özlem…

    İlk özlem ana rahmine düştüğümüz anda başlar.. Dışarıdaki hayata çıkma çabasıyla… farkında olmadan neyi özlediğimizi bilmeden ilk kalp atışlarımızla bedenimizin ruhumuzun içine yerleşendir özlem.. Bir ana anne sıcaklığına duyulandır özlem ….masum, çaresiz, sadece beklenmez mi? Sıcak kollarında, sıcak bir nefesle uykuya dalmayı küçük beden.. İlk adım atışlar, ilk kelimeler, etrafı dünyayı tanıma telaşıdır özlem..Bizi nelerin beklediğini bilmeden büyüme telaşıdır…
    Evcilik oynamaya.. koşmaya arkadaşadır özlem..
    Özlem..
    İlk gençlik hayallerimizedir.. Bir masum mektuba.. bir bakışadır.. kaçamak el tutuşlara aşk oyunlarınadır.. Oyunu ne olduğunu… dokunmanın acısını zevkini bilmeden.. Bir cafe de oturmayadır özlem.. Kalp atışlarına mahcup bakışlara… okul kırmaya aşk uğruna…Sevgiyedir.. kalbimizi henüz keşfetmeden.. sevdayı henüz bilmeden..
    Özlem…
    Çocukluk, gençlik özlemini özlemeye özlem.. O masum sonu mutlu biten özlemler.. Çocukken bir çikolataya özlem..bayramlarda bir kırmızı pabuca duyulan özlem… alınca mutlu olunan.. Hoyrat gençlikte aşka özlem… bir bakışta bir gülüşte kalbi durduran…. Sonsuzluk.. işte bu dedirten..
    Özlem..
    En mutlu özlem… sonu olan.. sonu özlediğinle biten.. varışı sevdan olan özlemler..

    Ya gelmeyeceğini, gelemeyeceğini bildiğine özlem… ya orada olduğunu bildiğin ses vermeyene özlem…. Ya özlemekten korkana özlem… ya yaşamaktan korkana özlem.. ya düşlere özlem.. ya yarını olmayacak aşklara özlem.. gideceğini bilerek sevilene özlem.. Yaşanamayacaklara özlem… İşte sonu olmayan özlem.. İşte vazgeçilemeyen özlem.. işte çaresiz bekleyişe özlem.. İnsanın içini acıtan… boşlukta yaşanan özlemler… Peki var mı bu özlemin sonu…? biter mi….? bu özlem.. Söz verirsin kendine özlemeyeceğim diye… tutulur mu bu söz…..?
    Kalbindeki özleme söz geçer mi……?

    Özlem sevgidir…
    Özlem güçtür..
    Özlem var oluştur.
    Özlem sevdandır..
    Özlem bekleyiştir…
    Özlem içindeki acıdır..
    Özlem özlememeyi hasrettir..
    Özlem özlemeyeni özlemektir..
    Özlem özleyeni özlemektir…
    Özlem gelemem diyeni bekleme gücüdür..
    Özlem gidene ağıttır..
    Özlem sevdana söz vermektir..
    Özlem kalbine söz geçirememektir.
    Özlem kaçış değil var oluştur…
    Özlem çaresizlik değil çaredir..
    Özlem vazgeçmemektir.
    Özlem kelimelerin yetersiz kaldığı andır.
    Özlem sessizliğin çığlığıdır..
    Özlem yaşamındır..
    Özlem gelmeyeceğini bilerek bekleyebilmektir.
    Özlem siyah gecelerde siyahın izi kalabilmektir..
    Ve artık..
    Özlem....................................
    Özlem böyledir...Özlediğin seninle ise her şey unutuluyor...

  107. 2007-04-09 #107
    Özlem

    Bir şiir yazılır özlem e özlenene
    Nedense özledim deriz bazan sahtece
    İki kelam edilir sohbet biter özlem de
    Kalıcı özlemekler bekler emek ister birde sevmek

    Ben senin neyini özliycem deriz bazan
    Kaybetmeden anlaymazsınz ki değeri
    İnsan sevmek kadar zor emek isteyen şey yoktur
    Ben sevgiyi özlüyorum sevecek şeyi değil

    Seni sevmeye saçlarında başladım kıvır kıvır röfleli mi
    Ya da düz sademi boyalı mı bilmiyorum siyah mı sarı mı
    Sonuçta seni bana sevdiren saçlarındaki dünyan
    Öyle sıcak öyle uysal ki dokunsam uykun gelir dokunmasam uykum gitmez

    Dizinde uyumayı sevmeyen yoktur sevgilinin
    Ben en çok kadınlarımdan ayrılmayı özledim
    Özlerken ayrılabilmeyi değil
    Desemki seni özlüyorum o zaman donuyorum.

  108. 2007-04-09 #108
    . . .Sonunda mutsuzluk mu var,kendine yetmezlik mi,kendini değersiz bilmek mi,bir insanın varlığıyla mutlu olmayı beklemek mi,o insana değerler yüklemek mi,onsuz eksiz hissetmek mi? ? . . .

    Aşktan konuşuyorduk bir dostla..Döndü baktı bana. .''Aşk, ''dedi.. ''Kendinle mutlu olmaktır önce,kendini sevmektir...Kendinde mutlu olmayan kaç kişi,mutlu olabilmiş ki bir başkasıyla,yada kendini sevmeyen birisi nasıl sevilsin ki başkalarınca..Mutluluğu bir başkasının varlığına bağlamaktır en büyük hata,yada mutsuzluğu bir başkasının yokluğuna.Beklemektir o birisi gelsin de sevsin onu,ve değerli kılsın,çünkü zanneder değersizdir onun yokluğunda..Aşk kişide olandır,neden anlamam , insanlar ararlar dışarıda,başkalarında. . .''

    Sustum önce..Konuşmadım..Durdum,baktım,ama sonra içimdekileri dostumsa eğer,paylaşmadan duramadım..İçimin bir tarafında ufak bir acı dolandı.. Durdurmadım..Sonra kendi kendime konuşmaya başladım. . .

    ''Mutluluk kavramında söylenen her söz doğru;mutlu olmak bir karardır..Ne olduğun yerle,ne olduğun kişiyle,ne de olmasını istediğinin beklentisiyle olası mutluluğu artıramazsın..Ya mutlusundur yada değil,buna kimse dokunamaz,bunu kimse bozamaz..O senin kalbindedir çünkü,gözünde;istesen de kimseden ödünç alamazsın gerçekte..Ama aşk..Bahsettiğimiz kalptense,o biraz farklı bende. . ''

    İnsanoğlu,hepsi,her biri,iki tane gözle gelmiş olsa yeryüzüne.Ama…Biri hiç görmese ,diğeri baksa tek başına hayata,ve tüm evren bunu normal saysa..Mutlu değil midir o tek gözüyle görenler.. Mutludur elbet,olağan budur,o an yaşanan normalde. . .

    Ama bir şey olsa..Aşk ,en gerçeği girince odana ,kalbin dolunca onunla..O neden orada olduğu bilinmeyen öteki gözde görmeye başlasa.Ve bunu yaşayan şaşırsa kalsa.Ve öyle baksa sonra doğaya,kendine ve O'na,ve dahası tüm dünyaya..Her şeyin görüntüsü değişse,algısı farklılaşsa,aşkı O'na o gözü hediye eden olsa,yada aşkı o gözü olsa..Vücudunun bir parçası,onun bir uzvu;O'na O kadar yakın olsa,ve hatta..Ondan bile içeride olsa..Zaten bu armağan O'na sadece bu histen sunulsa. . .

    Gün gelirde yollar ayrıldığında..Asla hiçbir şey aynı olmuyor..İki gözün varlığını bilen ,ömrünce tek gözle görene,bunu anlatamıyor,anlatması da gerekmiyor..Ama bir zamanlar normal olan,artık yok oluyor..Normal ne ki sorusu takılıyor, hep bir yerde kalıyor..Orda bir görmeyen başka bir göz olmasıyken daha önce normali,sonra öğreniyorsun ki bulununca benzeri,tüm evren şeklini değiştiriyor sana,odağın hızlanıyor,dünyan farklılaşıyor,o görmeyen tarafın sana hizmet ediyor. . .

    Sonunda mutsuzluk mu var,kendine yetmezlik mi,kendini değersiz bilmek mi,bir insanın varlığıyla mutlu olmayı beklemek mi,o insana değerler yüklemek mi,onsuz eksiz hissetmek mi? ? . . .

    Hiç biri değil peşinden hissedilenler..Bilirsin ki sevilesisin,bilirsin ki değerli..Bilirsin mutluluk bir tercihtir özünle ve tek gözle de evrene ulaşırsın kalbinle. . .

    Eksiklik değil bu..Mutsuzluk değil..O gözle bakmak için tekrar beklemek değil..Ben böyle göremezsem ölürüm artık,yaşam manasız değip o tek gözü de harcamak,yok saymak değil..O göz görmeyince artık,gidene kızıp,öfkelenmek değil..Bu sadece tek gözünle görmek tekrar,evrenin şekil değiştirmesi belki ..Belki de Polyannacılık ama. . ''Ben biliyorum,orda bir şey oluyor,ve aşkta o görmeyen göz hediye oluyor sevilene..O göz aslında boşuna orda durmuyor,aslında o sen gerçekten sevince,ve sevilince,birleşince açılıyor. .'' diyebilme,tüm dünya sana deli dese de o anda,onun doğru olduğunu bilmek,ve deli denmeyi göze alıp,bunu yaşamış olmaya şükretmek var belki dibinde. . .

    Eksizlik değil bu,mutsuzluk değil. . .

    ''Özlem bu sadece. . Deli bir özlem. . Gözüne. . Gözünün Bebeğine. . .''

  109. 2007-04-11 #109
    ÖZLENEN'E
    Ilık bir rüzgar esti, Nereden geldi bilmiyorum...
    nereye gidiyorsun diye sordum.. Özlenen her şeye dedi..
    Aklıma sen geldin.. Çünkü özlenen bir tek sendin...
    Eğer insanlara bos elimi uzatır ve bir şey alamazsam çok üzücü;
    Ama asil ümitsiz durum;
    Dolu elimi uzatıp kabul edecek kimseyi bulamamamdır...
    Hiç yüz vermedim güneşe bugün..
    Resmini gösterip hava attım çiçeklere..
    Adini zıpkınla kazdım göğün en yüksek yerine...
    Bir de SENI SEVIYORUM diye bağırdım duydun mu?
    Hayalin hafızamdan silinene kadar, Izdırabın saçlarım dökülene kadar,Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar
    Her dakika Seni Seveceğim...
    Sen hiç Buğulanmış cama "SENI SEVIYORUM" yazıp,
    Harflerin arasından dışarıyı seyrederek,
    Kar taneleri altında Sevdiğini hayal ettin mi??
    Seni ne yağmurlar, seller koparabilir kalbimden,
    Ne de deli gibi esen fırtına,
    Çünkü bir ağacın toprağa kök salması gibi bağlandım sana..
    Kulaklarım sessizliğe, gözlerim sensizliğe,
    Gönlüm katlanırsa derde, Anlamı yok yasamanın..
    Nefes almak boşuna.. Senin olmadığın yerde ...
    Bulutların gözyaşları pencerene vururken,
    Düşlere daldığın bir gecede,
    Hangi hayaller sana uyumayı unutturuyorsa,
    Gelecek sana onları yaşatsın...
    İçinde öyle UMUT taşı ki Onu senden kimse alamasın.
    Gözlerin hep gülsün, mutluluğu hep sende arasınlar. Ama onu kalbinde öyle sakla ki, Gerçekten isteyen bulsun...
    Her aya bakısında beni hatırla, Yıldızlar gözlerine takılırsa,
    Gözlerine baktığımı sakin unutma,
    Bir yaprak düşerse avuçlarına, Ellerimdir sakin bırakma....
    Hayatin bir sevgi öpücüğü kadar doyumsuz,
    Sevinç gözyaşları kadar güzel,
    Seven bir kalp kadar heyecanlı,
    Aşkın dokusu kadar masum,
    Bir gül kadar gururlu olsun...
    Aşkın Kalbindeyse.. Mutluluğun elindeyse,
    istediğin iki kelimeyse
    "SENİ SEVIYORUM"

  110. 2007-04-12 #110
    Özlemek; sevmektir ilk önce


    Çünkü sevmezsen özlemezsinki delicesine.


    Özlemek; ağlamaktır


    Akan her gözyaşında anıları anımsamaktır.


    Özlemek; uzaklara dalmaktır


    Çok uzaklara…


    Özlemek; ümit etmektir


    Hayal etmek başarmanın yarısıdır misali.


    Özlemek; saklamaktır


    Bazen yalnızlığından, bazen ise etrafındaki gereksiz kalabalıktan.


    Özlemek; haykırmaktır


    Sesin kısılırcasına özledim diye bağırmaktır.......


    Özlemek; kızmaktır


    Bazen özlemine neden olanlara, bazen ise kadere çaresizce.......


    Özlemek; yanılmaktır


    Gece yarısı kalktığında, herşeyin bir rüya olduğunu anladığında mesela......


    Özlemek; sabretmektir


    Usanmadan şafağı gözlemektir.. .....


    Yılları, ayları, haftaları, günleri, saatleri, dakikaları hatta saniyeleri kovalamaktır.


    Özlemek; yaşamaktır


    Yalnızlığa inat mücadele etmektir........


    Özlemek; kavuşmaktır


    Bir daha ayrılmayacakmışçasına… Hayal bile olsa!!!!!!!!!!!

  111. 2007-04-12 #111
    496 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

  112. 2007-04-18 #112
    Adini özlem koydun bu sonsuz sevginin,
    Özlemin tek siginagi oldu bu aci dolu yüregin,
    Bu bitmeyen özlem kaçinilmazligiydi sensizligin,
    Bitmez bu özlem sevgili, bitmeyecek bensizligin...

    Ayrildik ve her geçen gün büyüdü bu özlem,
    Her iç çekiste bir göz yasi, her göz yasinda bir sitem,
    Bitmedi bu hasret, ne yapsam nereye gitsem,
    Özlemin gösterdi, kime baksam hep sen...

    Yillarim seni beklemekle geçti umutla,
    Gelisin seni vazgeçilmez kildi bir anda,
    Sensizligin içimi, yüregimi yaktigi anlarda,
    Özlemin hep vardi, birakip gittigin zamanlarda...

    Adi hep özlem kalacak bu karsiliksiz sevginin,
    Özlemek tek çaresi olacak sensizligin,
    Bitmez bu tutku, bitmeyecek bensizligin,
    Yasadikça vazgeçilmez olacak ismin,

    Kaçinilmaz olacak özlemin,
    Özlemim...


  113. 2007-04-20 #113
    Bir deli özlem bu..
    Özlüyorum seni,
    Yalansız bir özlem bu
    Dolansız, saf bir özlem.
    Yeni doğan bir çoçuğun
    Minicik elleri gibi
    Yumuşak ve mazlum
    bir özlem bu...

    Gökyüzü kadar büyük
    Senin kadar yüce
    bir özlem bu...

    Hasretten ağlayanan sevdalıların
    Yıllarca kavuşamayanların
    İki gün bile dayanılamayan
    bir özlem bu...

    Ne yapacağini bilmeyen
    Telefonlar bekleyen
    Ağlayan, isyan eden
    Kendisini harap eden
    bir özlem bu...

    Yolda yürürken
    Otobüslere dört gözle bakan
    Belki, onu görürüm diye
    Kıpır kıpır yerinde duramayan
    Salak salak, bos bos gezinen
    Seni arayan bir özlem bu.

    Bulutlara baktığında bile
    Sanki seni göreceğini sanan
    Orda olmadiğını bilen
    Ama yinede şansını deneyen
    bir deli özlem bu...

    Yani güzelim,
    Bir kalpsizi bile,
    Ağlatabilecek,
    bir deli özlem bu...

  114. 2007-04-24 #114
    Özlenene...Yüreğimizden birkaç satır ...

    Ağla sevdiğim…
    Göz pınarların hiç bu kadar çaresiz değildi belki.
    Ve sen hiç böylesine kederle bakmadın bu şehre, daha önce.
    Üzülme!
    O ay gibi parlak göz bebeklerini titreten,
    sımsıcak bakışlarını, Kız Kulesine zincirleyen,
    ıslatan, meltem soğuğunda pembeleşen yanaklarını,
    dudağının kenarından geçip, yer çekimi istikametinde süzülen…
    tertemiz damlalar,
    alelade bir yerin zeminine değil,
    İstanbul'a düşüyor!

    Her gün, bir gün öncesinden daha güzel,
    Ve daha masumdun her ağladığında, gülen güllerden...
    Biliyorum, sen de sevdalıydın benim gibi,
    sen de çay içerdin Küçük Ayasofya'da pazar ikindileri…
    sen de binerdin Üsküdar vapuruna, seyretmek için martıları, akşam üzeri…
    sen de erken kalkardın sabahları simit kokusuna…
    sen de yürürdün Beyoğlu'nda, bir aşağı bir yukarı, öylesine…
    Biliyorum, sen de sevdalıydın benim gibi,
    İstanbul'a...

    Dökülürdü kirpiklerinden Çamlıca Akşamının kızıl güneşi...
    Sessizliğinde boğardı, gündüz keşmekeşinin son kalıntılarını...
    Böyle bir akşamın ardından, vururken avuçlarıma Eyüp Sultan sabahının ilk ışıkları,
    Üç şey için yakarmıştım Allah'a;
    cennet bahçesi,
    İstanbul kokusu,
    ve sen...
    Şimdi ise senin yokluğuna ağlar, kimsesiz güvercinler...
    Alışamadım gidişine inan!
    Yine de kesmedim umudumu, ne cennetten ne İstanbul'dan...


    Artık sen yoksun ama...
    Beni teselli eden İstanbul var.
    bir de Haliç yakamozunda asılı kalan gülümsemen...
    Ben seninle yaşadım bu şehri, şimdiye kadar,
    Ve bir gün bırakırsam, sensiz yaşamayı da,
    gene bu şehirde bırakırım.
    İstanbul kokulum...

  115. 2007-05-01 #115
    ben en çok seni özledim
    sana sarılmayı,
    sımsıcak kalp atışını
    ve ellerimin arasından
    akıp giden saçının titrek
    tellerini özledim.

    ben en çok seni özledim
    derinliğinde kaybolduğum
    gözlerine ne demeli bilmem.
    beni sonsuzluğa sürükleyen
    ve ansızın hüzünlerin en çıkmazına iten
    o derin ve
    güzel gözlerini özledim.

    ben en çok seni özledim
    sesindeki çocuksuluğu,
    varlığındaki çoşku ile
    kederin o muhteşem yoğruluşunu,
    olmadık zamanlarda
    olmadık benzetmelerini,
    mesela ile başlayan
    ve insanın ruhunu okşayan
    hecelerinin kelime olmaya
    koşuşunu özledim.

    ben en çok seni özledim
    yorgun bir akşamda
    yürürken kaldırımlarda
    sensizliği solumayı
    ve sensizlikle yürümeyi özledim

    ben en çok seni özledim
    seni seviyorum
    deyişin içindeki seni
    ve şiirlerdeki her bir satırın,
    sana dönüşünü özledim.

    ben en çok seni özledim
    yağmur yağarken üzerime
    gözyaşlarımı bırakıp gökyüzüne
    başka bir yağmurla sana yağsın diye
    umut etmeyi özledim…

    ben en çok seni özledim
    kalbindeki insanlara rağmen
    orada sıkışacak bir yer bulmak
    ve dışarda kalmamak için yaptığım
    Çırpınışları özledim…

    ben en çok seni özledim
    sen,
    kimi özledin…

  116. 2007-05-02 #116
    Satırlarıma özlemin dökülüyor...


    Satırlarıma 'sen' değil,
    Özlemin dökülüyor…

    Olmazsa olmazım 'sen'…
    Yoksun işte…

    Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğum da sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu... Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
    Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…

    Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan.
    Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…

    Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
    Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…

    Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz…
    Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen…

    Oysa,
    Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum…
    Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da…

    Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı…
    Ve bilmek bahane değil 'bana'…

    Olmazsa olmazım 'sen'…
    Yoksun işte…

    Ve görmüyorsun…

    Sana gözlerim değil,
    Yüreğim…
    Bedenim…
    Ağlıyor !

  117. 2007-05-04 #117
    Seni Özlemenin Kitabını Yazabilirim!

    Seni özlemenin
    Ne demek olduğunu sor bana,
    Yetmiş iki dilde anlatabilirim
    Kitabını yazabilirim sayfalarca.
    Yalnızlığın rezilliğini
    Kokuşmuşluğunu
    Ve çıplaklığını da.
    Ama hiç kimse
    Kavuşmanın güzelliğini
    Sormasın bana / anlatamam.
    Ben sana hiç kavuşmadım ki!

    Bilmiyorum
    Dudakların nasıldır.
    Sıcak mı ateş topu kadar,
    Yoksa soğuk mu
    Buza kesmiş bir bardak su gibi?
    Kıvrımlarına,
    Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
    Küle gizlenmiş kor mu var?
    Tenime değdiğinde dudakların
    Cemre mi düşer bedenime,
    Mızrap değen bir saz teli gibi
    Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
    Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!

    Bir kadını sardığında kolların,
    Ürkek ceylânlar
    Nasıl kurtulur tuzağından?
    Dolu yemiş yaprak gibi
    Nasıl titrer bir yürek?
    Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
    Goncalar
    Nasıl güle döner sıcaklığınla / bilmiyorum.
    Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

    Kısacası:
    Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
    Ama,
    Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
    Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
    Yokluğunda yıllardır
    Özlemine dayanmayı öğrendim
    Yokluğuna katlanmayı
    Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
    Ustası oldum beklemenin
    Tükenmek pahasına.

    Ama hiç kimse / kavuşmayı,
    İki derenin birbirine karışıp
    Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
    Sormasın bana ,anlatamam.
    Çünkü seninle ben,
    Ayrı kaynaktan doğmuş
    Sularında hasretleri taşıyan
    Başka denizlere koşan iki ırmağız.
    Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
    Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
    İşte onun için
    İki dere nasıl karışır birbirine
    Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum.
    Seninle
    Hiç aynı yatakta coşmadım ki!

    Sen bana /yalnızca
    Ve sadece
    Kahpe sensizliği sor
    Rezil beklemeyi , özlemeyi sor.
    Tanrı şahidimdir
    Kurda kuşa
    Dağa taşa bile anlatabilirim.
    Demem o ki uzaktaki yakınım:
    Vuslatlara yabancıyım,
    Ama,
    Seni özlemenin kitabını yazabilirim.

  118. 2007-05-11 #118

  119. 2007-05-16 #119
    özlüyorum


    Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya
    Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi
    Boynuna sarilip omuzunda aglamayi
    Nedensiz sevinçleri
    Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi
    Özlüyorum
    Gücüm yetmiyor unutmaya
    Seni aramazsam unuturum sanmistim
    Girmez sanmistim hayalin beynime
    Geceleri düslerimde
    Gündüz baktigim heryerde seni
    Özlüyorum..
    Renkler gitmenle soldu
    Kirmizi kirmiziligini unuttu
    Mavi maviliginin farkinda degil
    Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus
    Özlüyorum
    Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek
    Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler solmayacak
    Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim
    Sensiz seninle olmayi basaracagim
    Sonun yaklastigini hissettigim gün
    Beyaz,bembeyaz mendilimi sallayarak
    Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek
    Seninle sonsuzluga kavusacagim.

  120. 2007-05-17 #120
    Satırlarıma özlemin dökülüyor...


    Satırlarıma 'sen' değil,
    Özlemin dökülüyor…

    Olmazsa olmazım 'sen'…
    Yoksun işte…

    Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğum da sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu... Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
    Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…

    Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan.
    Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…

    Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
    Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…

    Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz…
    Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen…

    Oysa,
    Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum…
    Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da…

    Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı…
    Ve bilmek bahane değil 'bana'…

    Olmazsa olmazım 'sen'…
    Yoksun işte…

    Ve görmüyorsun…

    Sana gözlerim değil,
    Yüreğim…
    Bedenim…
    Ağlıyor !

  121. 2007-05-22 #121
    ÖZLENEN'E


    Ilık bir rüzgar esti, Nereden geldi bilmiyorum...
    nereye gidiyorsun diye sordum.. Özlenen her şeye dedi..
    Aklıma sen geldin.. Çünkü özlenen bir tek sendin...
    Eğer insanlara bos elimi uzatır ve bir şey alamazsam çok üzücü;
    Ama asil ümitsiz durum;
    Dolu elimi uzatıp kabul edecek kimseyi bulamamamdır...
    Hiç yüz vermedim güneşe bugün..
    Resmini gösterip hava attım çiçeklere..
    Adini zıpkınla kazdım göğün en yüksek yerine...
    Bir de SENI SEVIYORUM diye bağırdım duydun mu?
    Hayalin hafızamdan silinene kadar, Izdırabın saçlarım dökülene kadar,Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar
    Her dakika Seni Seveceğim...
    Sen hiç Buğulanmış cama "SENI SEVIYORUM" yazıp,
    Harflerin arasından dışarıyı seyrederek,
    Kar taneleri altında Sevdiğini hayal ettin mi??
    Seni ne yağmurlar, seller koparabilir kalbimden,
    Ne de deli gibi esen fırtına,
    Çünkü bir ağacın toprağa kök salması gibi bağlandım sana..
    Kulaklarım sessizliğe, gözlerim sensizliğe,
    Gönlüm katlanırsa derde, Anlamı yok yasamanın..
    Nefes almak boşuna.. Senin olmadığın yerde ...
    Bulutların gözyaşları pencerene vururken,
    Düşlere daldığın bir gecede,
    Hangi hayaller sana uyumayı unutturuyorsa,
    Gelecek sana onları yaşatsın...
    İçinde öyle UMUT taşı ki Onu senden kimse alamasın.
    Gözlerin hep gülsün, mutluluğu hep sende arasınlar. Ama onu kalbinde öyle sakla ki, Gerçekten isteyen bulsun...
    Her aya bakısında beni hatırla, Yıldızlar gözlerine takılırsa,
    Gözlerine baktığımı sakin unutma,
    Bir yaprak düşerse avuçlarına, Ellerimdir sakin bırakma....
    Hayatin bir sevgi öpücüğü kadar doyumsuz,
    Sevinç gözyaşları kadar güzel,
    Seven bir kalp kadar heyecanlı,
    Aşkın dokusu kadar masum,
    Bir gül kadar gururlu olsun...
    Aşkın Kalbindeyse.. Mutluluğun elindeyse,
    istediğin iki kelimeyse
    "SENİ SEVIYORUM"

  122. 2007-06-02 #122
    Şimdi bana dokunuşların kaldı.
    Gittin, ama hala tenimde ellerin.
    Küçük bir çocuk gibi dizlerinde,
    defalarca öpülmeyi özledim.

  123. 2007-06-03 #123
    Ağlamak Istedim Sensiz Bu Akşam


    Elveda diyip de gittikten sonra
    Ağlamak istedim, sensiz bu akşam
    Gözümde yaşlarla çöküp bir kenara
    Ağlamak istedim, sensiz bu akşam

    Önce yalnızlığım doldu içime
    Sonra tüm anılar düştü peşime
    Şöyle bir baktım da kendi halime
    Ağlamak istedim, sensiz bu akşam

    Seni arıyorum, senden uzakta
    Ne buldum bilmem benden kaçmakta
    Sessiz ve karanlık bomboş odamda
    Ağlamak istedim, sensiz bu akşam

    Sensizliğin izleri varken yüzümde
    Sevdamı sakladım seven gönlümde
    Seninle gezdiğim o ıssız yerde
    Ağlamak istedim, sensiz bu akşam.

  124. 2007-06-09 #124
    Ben seni işliyorum şimdi satırlarıma
    Ince ince
    Masallar anlatıyorum ya uzaklardan,
    Hepsi seni özlediğimce
    Ya da bir düş kuruyorum korkusuzca
    Ama yürüdüğüm yollar
    Her zamankinden avare
    Hayal ediyorum seni
    Sırtının çizgisi boyunca
    Methiyeler düzüyorum dudaklarının köşelerine
    Her bir kıvrımını ezberliyorum yüzünün,
    Hiç doymayacak bir susuzlukla
    Ana dilini bilmediğim bir coğrafyada
    Senin adını veriyorum gördüğüm her kuşa
    bizim martılarımız kadar kırılganlar mı bilmeden
    -ben martıdan başka kuş bilmeyen bir cahilim aslında-
    Ve kendi yarattığım bu düş girdabında
    Herşeye varken,
    ama tutkularımızı garipsemeden
    Içime çekiyorum kırgınlığını soluğunla
    Ben bu hiçbir şeyi umursamaz aşk masalının
    Hayal ettiğince var kahramanlarından biriyim

    Kalbim işgal edilmiş, kimin umurunda?
    Danışıklı dövüş bir savaş bu aramızdaki
    Ben beyaz bayraklar biriktiriyorum senin için
    Ben sana gel diyemiyorum ya
    Gel beni al istiyorum aslında
    -bu kadar basit-

    Ben seni istiyorum şimdi hayatima
    Sımarık bir çocuk,
    Hüzünbaz bir aşık,
    kırılgan bir şair gibi en fazla
    Seni özlüyorum lar yetmiyor ki
    Ben,
    Tutkunum sana

  125. 2007-06-15 #125
    Özlem Yangını


    Ne zaman hüznüne kapadıysam kapımı
    Bakışlarımın boşluğundan daldılar içime
    Ama inat olsun pes etmeyeceğim
    Havlu atan ben olmayacağım bu aşk oyununda.

    Az sonra
    Nehirlerini boşaltacağım gözlerimim
    Seni suların önüne katıp
    Süreceğim yüreğimin en uzak yerine
    Sen uzaklarımda tükeneceksin kendi kendine.

    Senin gidişinle tutuşacak yeni aşklarla yüreğim.
    Bak yıldızlar dolduruyor gayrı yokluğunu
    Üçer beşer girerek penceremden içeriye

    Güneşin altında rüzgarı beklemekteyim.
    Ya alıp çok uzaklara götürsün-
    Bendeki özlem yangın küllerini.
    Yada nefesinin sıcaklığında-
    seni bana getirsin geriye diye.

    Belli ki yine havlu atan ben olacağım-
    Bir türlü unutamadın seni….

  126. 2007-06-18 #126
    Özledİgİmİ Hİssettİm.........

    Bugün sesini duymak istedim. Özlediğimi hissettim. Olur ya insana hani bazen. Özel bir ses duymak istersin. Ayda bir kez bile olsa... Seni anlayan bir insan sesi... Ya da öyle sandığın. Yanılmış olabilirsin de. Sesinin iyi geleceğine inanırsın o an, ama duyamayabilirsin de. Zaten, o sesi duymak istediğin anın yoğunluğu geçince boşverip, her zamanki gibi hayata dönersin. Kaldığın yerden...

    Hele ki ben ne çok alışkınım tüm bu hayal kırıklıklarını göğüslemeye. Doğduğum dakikadan beri vedalarla uğraşıyorum.

    Binlerce vurgunla enkaza dönüşen kalbimin beynime verdiği emirle nihayetinde bir kadından çok erkek gibi düşünmeye başlıyorum ve senden -gelmeyen- haberle bir kez daha tüm dünyanın anasını satıyorum. Kimselere falso vermeden, mutluluk pozu veriyorum. Teoman'ın şarkıda dediği gibi, "Hem yara bandım hem yaram olamazsın", biliyorum.

    Yine hayal kırıklıklarımın, duygularım üzerinde geliştirdiği bir savunma mekanizması mıdır bilmiyorum, ama belki arayıp sormamanın iyi yanları da olabileceğini düşünüyorum. Aramıza giren uzun sessizlikler, bu durumun öyle olmasına alıştırıyor beni. Hiçbir insan bir diğerinin her şeyi olamıyor, bunu öğreniyorum. Ne kadar istesek de... Kimi zaman kendime bile şaşırıyorum; aramadığın zamanlarda sana karşı içimde beslediğim en sıcak duyguları deepfrizda muhafaza edebilmeyi nereden biliyorum?

    Hayatta, senin beni arayıp sormamandan daha mühim şeyler var. Şükür ki hayattayız, şükür ki hayattasın mesela. Sevdiğin bir insanın suskunluğu, onun ebedi sessizliğinden iyidir en azından diye düşünmeye başlıyorum.
    Ve zaman her yaraya devadır, hep söylüyorum.

  127. 2007-06-19 #127
    Özlem sevdaya yürek açmaktır
    Özlem açılan yürekte hayat bulmaktır
    Özlem aynı heyecanla canana ulaşmaktır
    Özlem yoklukta var olmaktır
    Özlem uzandığında tutmaktır
    Özlem geceyi gündüz gündüzü gece yapmaktır
    Özlem sevgiye koşulsuz bağlanmaktır
    Özlem kavrulup yanmaktır
    Özlem ne uzak ne yakındır
    Özlem her anında sevdiğini anmaktır
    Özlem kalbini sorgusuz açmaktır
    Ve ben
    Karşılık beklemeden
    Kalbime ruhuma hayat veren
    Gecemi gündüz eden
    Her anımda
    Yanımda hissettiğim
    Düşündüğüm
    Düşündüğünü bildiğim
    Gülümsemeyi
    Gülümsetmeyi
    Sevmeyi
    Sevgiye değer vermeyi
    Öğreten
    Beni benden alıp götüren
    Pırlanta yürekli meleği
    Özlüyorum
    Çok özlüyorum

  128. 2007-06-19 #128
    Özlem…
    İlk özlem ana rahmine düştüğümüz anda başlar.. dışarıdaki hayata çıkma çabasıyla… farkında olmadan neyi özlediğimizi bilmeden ilk kalp atışlarımızla bedenimizin ruhumuzun içine yerleşendir özlem.. Bir ana anne sıcaklığına duyulandır özlem ….masum, çaresiz, sadece beklenmez mi? Sıcak kollarında, sıcak bir nefesle uykuya dalmayı küçük beden.. İlk adım atışlar, ilk kelimeler, etrafı dünyayı tanıma telaşıdır özlem..Bizi nelerin beklediğini bilmeden büyüme telaşıdır… Evcilik oynamaya.. koşmaya arkadaşadır özlem..

    Özlem..
    İlk gençlik hayallerimizedir.. Bir masum mektuba.. bir bakışadır.. kaçamak el tutuşlara aşk oyunlarınadır.. oyunu ne olduğunu… dokunmanın acısını zevkini bilmeden.. Bir cafe de oturmayadır özlem.. kalp atışlarına mahçup bakışlara… okul kırmaya aşk uğruna…Sevgiyedir.. kalbimizi henüz keşfetmeden.. sevdayı henüz bilmeden..

    Özlem…
    Çocukluk, gençlik özlemini özlemeye özlem.. O masum sonu mutlu biten özlemler.. Çocukken bir çikolataya özlem..bayramlarda bir kırmızı pabuça duyulan özlem… alınca mutlu olunan.. hoyrat gençlikte aşka özlem… bir bakışta bir gülüşte kalbi durduran…. Sonsuzluk.. işte bu dedirten..

    Özlem..
    En mutlu özlem… sonu olan.. sonu özlediğinle biten.. varışı sevdan olan özlemler..

    Özlem
    Ya gelmeyeceğini, gelemeyeceğini bildiğine özlem… ya orada olduğunu bildiğin ses vermeyene özlem…. Ya özlemekten korkana özlem… ya yaşamaktan korkana özlem.. ya düşlere özlem.. ya yarını olmayacak aşklara özlem.. gideceğini bilerek sevilene özlem.. Yaşanamayacaklara özlem… İşte sonu olmayan özlem.. İşte vazgeçilemeyen özlem.. işte çaresiz bekleyişe özlem.. İnsanın içini acıtan… boşlukta yaşanan özlemler… Peki var mı bu özlemin sonu…? biter mi….? bu özlem.. Söz verirsin kendine özlemeyeceğim diye… tutulur mu bu söz…..? Kalbindeki özleme söz geçer mi……?

    Özlem sevgidir…
    Özlem güçtür..
    Özlem varoluştur.
    Özlem sevdandır..
    Özlem bekleyiştir…
    Özlem içindeki acıdır..
    Özlem özlememeyi hasrettir..
    Özlem özlemeyeni özlemektir..
    Özlem özleyeni özlemektir…
    Özlem gelemem diyeni bekleme güçüdür..
    Özlem gidene ağıttır..
    Özlem sevdana söz vermektir..
    Özlem kalbine söz geçirememektir.
    Özlem kaçış değil var oluştur…
    Özlem çaresizlik değil çaredir..
    Özlem vazgeçmemektir.
    Özlem kelimelerin yetersiz kaldığı andır.
    Özlem sessizliğin çığlığıdır..
    Özlem yaşamındır..
    Özlem gelmeyeceğini bilerek bekleyebilmektir.
    Özlem siyah gecelerde siyahın izi kalabilmektir..
    Ve artık..
    Özlem....................................

  129. 2007-06-23 #129
    Hala aşksın sen, ama sadece şarkılarda
    Sırılsıklam bir özlemdi gözlerimden akan
    Damla damla bir ümitle içimde oyalanan
    Dokunmanın coşkusuyla taştı boşaldı birden
    Saklanamaz bir haykırışla kurtuldu esaretten

    Evet sendin beklenen
    Evet sendin özlenen
    Eksikliği gözlenen
    Yokluğunda özlenen

    Asabiydim ondandı
    Hep mutsuzdum ondandı
    Yıllar yılı saklandı
    Gözyaşıyla kutlandı

    Gidişin de çok ani oldu ya gelişin gibi
    İşin doğrusu varlığına alışmaktan daha zor oldu
    Yokluğuna alışmak
    Ha, alıştım mı? - Bilmiyorum
    Ama mecbur olduğumu biliyorum
    Boşver,coşkusu da çok güzeldi varlığının
    Yokluğunun acısı da hiç fena değildi hani

    Soranlara neden böyleyim bilmediğimi söyledim
    Yalandı bu sensizlikti, keyifsizlik sebebim
    Gelişinle eksik parçam bir anda tamamlandı
    Sen de gördün ya o an sevinçten nasıl da ağlandı

    Evet sendin beklenen
    Evet sendin özlenen
    Eksikliği gözlenen
    Yokluğunda özlenen

    Asabiydim ondandı
    Hep mutsuzdum ondandı
    Yıllar yılı saklandı
    Gözyaşıyla kutlandı

  130. 2007-06-24 #130
    Ben Seni Çok Özledim


    Akşamlar vurdu yine camlarıma....sensiz batan hergün bir bir ah olur yüreğimde...sensizliğimi çekiyorum haberin olmadan yine bir hüzün gecesinde içime...kalbimi yolluyorum ellerine....almayacaksın biliyorum...aşk bu ya sevgilim!....sen almasan ne çare......yüreğim kanatlanıp gelir yine her gün yitiminde ellerine.....kulağımda hafif bir müzik esiyor......''gelemez miydin sevgilim gelemez miydin ömründen bir tek gün veremez miydin''ne güzel söylemiş değil mi sevgilim.....bak yine söz geçiremiyorum göz pınarlarıma.....sen düşüyorsun ya aklıma....fırtınalar koparıyorsun yüreğimde....ne zaman gözlerini görsem....herşeyi ertelerim birgün gelirsin ümidiyle.....insan ister padişah olsun ister vezirgan....insan sevince her halukarda insan işte.....
    Sen bilmiyorsun ya sevgilim....tükenişlerim bu çaresizliğe......ben çaresizliğin böylesi azap saatleri olduğunu bilmezdim......seni sevmeden önce....eğer ki olurda birgün gelirsen karşıma......benden sorma sevdamı!.....gözyaşlarıma sor......ağlayarak geçtiğim her sokak başına sor.....adım atarken adını yazdığım kaldırımlara sor.....istanbula sor sevdigim!......o bilir seni nasıl sevdiğimi.....bir o şahit sevdama....bir o şahit kanayan yaralarıma.....ben istanbul'u sende sevdim sevdigim.....kimseler bilmez seni.....söyleyemem!.......ağır ağır yokolurum çaresizliğimle.......kapanmaz yaralarım!.....yaralı sevdan düşmüş ya gönlüme.....avutamam..... sen yoksun ki.....nasıl kandırırım hayalinle her gece.....

    Anlayamazsın sevgilim......
    Anlatamam ki yas tutmuş yüreğimi sana.....anlatamam.... sen benim günahımsın ya......kurtulamam!......

    Kanayan yaralarımla,gözyaşlarımla yazdım seni içime...Hadi kolaysa gel de al seni benden!......eğer kolaysa dokun yanan yüreğime.....yalan öpüşler harcım değil!.....eğer varsa biraz cesaretin...gel de yüreğimden öp beni!.....
    sen başka şehirlerin adamı.....sen başka sevdaların yalancı sevdası......sen el değmemiş bir sevginin acımasız katili......sen bir hayat borçlusun şimdi yüreğime.......alacağım var ömrünün bir yerinde.....
    sen şimdi başka şehirlerin kollarında uyanırken sabaha......ben bir şiir bir mektup yazdım sana.....duyarsan gelir miydin? siler miydin gözyaşlarımı?....dokunur muydun yüreğime ellerinle?.....bir kez olsun bakmaz mıydın gözlerime yalan da olsa......
    aslında bu sözlerin hepsi hikaye......bana sen lazımsın......bana gözlerin lazım......işin aslı sevgilim......git gide büyür içimde hasretim....git gide daha da öldürürsün beni....hergün bir özlem olur içimde gözlerin.....fazla yordum seni bilirim.....kısacası sevgilim.....BEN SENİ ÇOK ÖZLEDİM......

  131. 2007-06-24 #131
    Sen hiç bilmedin ama,
    ben hep sevdim seni...
    Gülümsediğinde,
    nazlı ceylanlar inerdi
    yüreğimin umut pınarlarına...
    Kırkikindiler yağardı ansızın
    gönlümün vahalarına...

    Sen hiç bilmedin ama,
    bir derdin olduğunu anlardım
    gözlerin daldığında...
    İçim titrerdi,
    düşman kesilirdim seni incitenlere,
    hüzün dalgaları vururdu
    gönlümün kıyılarına...

    Sen hiç bilmedin ama,
    seni her düşündüğümde
    yıldızlar sevgiyle gülümserdi
    ruhumun semalarında...
    Keyifle uyanırdı düşlerim
    rengarenk şafaklara...

    Sen hiç bilmedin ama,
    gözlerin değdiğinde gözlerime,
    yeşerirdi bozkırlarım...
    Baharı yaşardım zemherilerde,
    sevda kuşları konardı
    yüreğimin ucuna...

    Sen hiç bilmedin ama,
    "Ne haber" dediğinde,
    denizine kavuşan martılar gibi
    çığlık çığlığa, kanat çırpardı sevinçlerim...
    Sihirli bir el değmişcesine
    silinirdi bütün hüzünlerim,
    günüm aydınlanırdı,
    güneşim batmazdı dağlarımda...

    Sen hiç bilmedin ama,
    kabul etmek istemesem de,
    kış ortasında düşen şaşkın cemreler gibi,
    zamansız düşmüştüm sevdana...
    Sen çoktan geçmiştin o yolları
    mümkün değildi geri dönüşün...
    Bilirdim vuslatın imkansızlığını,
    yollara düşesim gelirdi,
    ağlardım kuytularda...

    Sen hiç bilmedin ama,
    yas tuttum ardından
    uzaklara gittiğinde...
    Tutunacak bir daldan mahrum kalan
    sarmaşıklara döndüm...
    Köksüz kaldım,
    öksüz kaldım,
    sensiz kaldım,
    şu koskoca dünyada...

  132. 2007-07-12 #132
    Ve öğrendim ki seni özlediğim kadar benimsin;

    Sen hep benimsin... Gidişinde benden değil mi zaten... O hüzünlü bakışlar...

    Yokluğunun soğukluğu sardı dört yanı... Üşüyorum, sensizlikte titriyor gözyaşlarım... Özlem perdeme yansıyor geceleri...

    Ama sen yoksun....

    Gittiğin günden beni yanıyor sevdam bir mum alevinde... Şafak atmıyor, hilal yansımıyor denizlerime... Yakamozlar kırgın martılara... Gece bile küsmüş karanlığına...

    Sevgilim... Gittiğin gün, gülen yüzlü çocuklar terketti şehrimi... Şekerleri başka bayrama dağıttı amcalar... Düşlerim şu batan gemide...

    Çikolata kokulu ağızlarıyla minik minik ellerin yaşadığı aşkın masumluğu, Züleyha' daki ateş... Yaşadıklarımız.... Bitti sevgili...

    Yaşadıklarımızla birlikte bende bittim, gittim buralardan...

    Gölgenden kaçarken kendimi hiç bilmediğim bir şehrin kollarına bıraktım...

    Ama oda tanıdık sana...

    Seni de getirmişim yanımda......

    Kaçamadığım hasret yine sarıldı boğazıma...

    Işığım, karanlıktan çek çıkar artık beni...


  133. 2007-07-12 #133
    Öğrendim..
    Yokluğuna alışmayı, sensizlikte bir başıma savaşmayı..
    Bunları hiç bilemem,
    bilsem de öğrenemem,
    öğrensem de yaşayamam diyordum oysa..
    Neleri öğretiyormuş bu hayat insana..

    Unutmadım..
    Seni unutmak aklımdan bile geçmedi,
    düşünmedim bunu hiç.
    Öyle çoktun ki, hiç bir yere sığdıramadım seni.
    Ne aklıma ne de yüreğime..
    Sözler bitti..
    Böyle bitmemeliydi oysa,
    çok cümlesi vardı kurulacak bu hikayenin,
    senli, benli "biz" li öznelerle..
    Daha o kadar söylenmemiş, ertelenmiş, yaşanmamış varken,
    yazmamalıydı hayat sonunu böyle..

    Sustum..
    Ağlamıyorum artık..
    Saymadığım kaç zamandır gözlerimden bir damla bile gözyaşı akmıyor.
    Ne sana dair ne de hayata,
    içimde bir yerlerde gizliyorum onları da,
    seni gizlediğim gibi.

    Sızlıyorum..
    Zaman sarıyor elbet kanayan yaraları,
    gittikçe acısı azalıyor,
    ama geçmiyor bir türlü.
    İnce ince sızlıyor saklı bir yerlerde,
    dokunulduğunda tekrar başlıyor acımaya.

    Bir perde açılıyor önümde, geçmiş zamanlara dair..
    Gözlerimi kapatıyorum..
    Sendeki ben oluyorum..
    İlk bakışın canlanıyor gözlerimin önünde, gülümseyişin..
    Sonra gidiyorsun, ardından bakıyorum öylece durup ben de..
    Durdurmak için bu gidişi,
    sarılmak istiyorum ellerine,
    yapamıyorum..
    Kapanıyor perde…
    Suretimi kapatıp aslıma dönüyorum yine..
    Şimdilik………

    elimde duran fotografın
    baktımkı inan tanıyamadım
    bu sarkıyı ben sana yazdım
    sense hala anlayamadın..

    Alıntı

  134. 2007-07-21 #134
    Özlüyorum seni,
    Hiç olmadığı kadar çok özlüyorum…
    Nasıl dayanır bu gözler,nasıl…
    Özlüyorum…

    Yokluğuna aciz hasretlerim var,
    Bir gülüşüne,bir bakışına ömrüm bedel…
    Bitmeyen vuslatların var,
    Her dem sevdana buruk bir yürek…

    Hala bekliyorum,
    Eskisi gibi,tükenmeden, bitmeden…
    Yalnız seni bekliyorum,
    Belki gelmeyeceksin,
    Olsun…
    Özlüyorum seni çok özlüyorum…

    Gecelerim sisli,
    Sabahlarım güneşsiz,
    Yokluğun ayaz,
    Varlığın riyakar…
    Suskunluğunu bile özlüyorum…

    Biter mi dersin,sandığın kadar kolay mı gitmek,
    Gitme desen yollar sende biter…
    Git demeni özlüyorum,
    Ben sende sevdim gitmeleri…
    Acı çekmek bile güzelmiş,
    Git demeni bile özlüyorum…

    Gitme,gitme yokluğuna aciz vuslatlarım var,
    Dayanamam…
    Gitme, yüreğim her dem sevdana buruk…
    Gitme…gitme…
    Riyakar varlığını bile seviyorum…

  135. 2007-07-21 #135
    Şimdi mutlu musun.?
    Aylardır yolunu beklerken,
    Gözlerimden düşmeyesin diye
    Gözyaşlarımı içime atarken,
    Sensiz geçip giden ömrüme sitemler yağdırırken,
    Meğer sen çoktan gitmişsin benden.

    Söyle şimdi mutlu musun.?
    Sana istediğini veriyorum, alsana,
    Yıkılmış bir duvarım şimdi, ağlasana.
    Yarım kalmış bir masalım,
    Gücün yeterse tamamlasana,
    Gözlerime bakıp, yalanlar uydursana.

    Söyle mutlu musun şimdi.?
    Gelmen için açarken ellerimi göğe,
    Gitmeni diliyorum içimden iç çeke çeke,
    Gözlerimden düşmeyesin diye ağlamazken,
    Haykırarak ağlıyorum, içimden çık git diye,
    Yaralı yüreğime tuz bastın, merhem niyetine.

    Söyle mutlu musun şimdi.?
    Ben seni gerçekten sevdim,
    Küçük bir çocuğun, tertemiz duygularını besledim.
    Katran karası gecelere yandım, kan ağladım,
    Ben sevdiğimi sahte gülüşlere satmadım sevgili,
    Sana yar dedim. anlamadın...

  136. 2007-07-24 #136
    O kadaR özlediM ki Seni .. Sesini kokunu ellerini sıcaklığını Dünyayı kendisinde toplamış yosun yeşili gözlerini .. Sen gittikteN sonra muhtaç kaldım ellerine .. gözlerine .. Sesine .. Bir tek sözüne .. Öyle isterdiM ki sana olan sensizliğimi senin kollarında gidermeyi .. Öyle isterdim ki Tek bir sözü senin ağzından duymayı .. Öyle isterdim ki "Seni SeviyoruM" demeni ..
    ]Yalvarsam ağlasam kapansam dizine .. Döner miyiz yine eski günlere..
    Ahh gelmeN için bana .. DönmeN içiN .. Unutmak içiN eski günleri .. Sermez miyim dünyayı ayaklarının altına …YalvarsaM yakarsaM .. Duyar mısın hıçkırıklarımı .. Elimi uzatsaM tekrar tutar mısıN eski günlerdeki gibi .. Sana doya doya Seni SeviyoruM dememe izin verir misiN ? eski günlerdeki gibi .. Seni o kadar özledim ki .. Yine cam kenarındayıM .. Yine bir yıldıza takıldı gözüM .. En parlak ve bana en yakın olan yıldıza .. Her gece penceremden baktığımda hep gökyüzünde olan yıldıza …Ve yine her gece olduğu gibi dilek dilediM yaşlı gözlerimle .. SeniN bana gelmeNi .. Eski günlerdeki gibi olmayı dilediM .. Daha kaç gece dilek tutucam Mavi GözlüM .. Kç gece yalvarıcaM Tanrıya .. Kaç gece daha ıslak gözlerimle penceremin kenarında sabahlıycam .. Kaç gece mavi gözlüM .. Kaç gece...

    Söyle buldun mu aradığın aşkı..Söyle…
    Hani giderkeN .. Son kez vedalaşırken seninle .. Son kez yaşlı gözlerimle yarı yolda bırakırkeN söylediğiN sözleri hatırladın mı?.. Daha büyük bir aşk arıyoruM demi$tiN .. Senin tahmiN edemiyeceğiN kadar büyük demiştiN..BulduN mu tahmiN edemiyeceğiM kadar büyük aşkı ..
    Yoksa yalnız mısın sen yine..BeniM gibi boynu bükük gözü yaşlı tek başına..
    Yalnız mısıN sende .. Her gece yıldızlardan dilek diliyor musuN .. Bir kişi için hayatını mahvediyor musuN .. bir yanın eksik mi ?.. AyrılığıN acısını anladıN mı ? .. ÇektiğiM acının çeyreğini yaşadıN mı?
    Yine eskisi gibi beraber olsak…Ne olur sanki geçenleri unutsak …Hayat bitse dünya dursa…Ölüm bile olsa biz hiç
    ayrılmasak..
    Eskisi gibi tutşsak elele .. Hissetsem sıcaklığını tenimde .. Geçmişi silsek .. Ne varsa söylenen unutsak her şeyi .. Yeni bir sayfayla başlasak tekrar .. Ve o sayfanın ilk sözü "Seni Seviyorum" olsa … Ne olurdu sanki…Hayat bitene kadar .. Son nefesimizi verirken bile birbirimizin yanında olsak .. O anda bile gözlerimizde aşk aksa..Ölüm bile gelse ruhlarımız hep beraber kalsa ..biz hiç ayrılmasak …

  137. 2007-07-26 #137
    Her yemekten iki kişilik yapıyorum
    yarısını bir tabağa,
    yarısını başka bir tabağa koyuyorum
    o kadar karşımdasın ki
    benimkiyle beraber
    senin tabağın da bitiyor
    dizlerine koyup başımı uyuyorum
    o kadar yanımdasın ki
    kuş gibi hafif uyanıyorum
    o kadar önümdesin ki
    sarılıp sıcaklığını giyiyorum
    o kadar arkamdasın ki
    kendimi hiç yalnız hissetmiyorum
    boynuna sarılıp ağlıyorum
    gıdıklıyorsun gülüyorum

    beraber geziyoruz
    o kadar yanımdasın ki
    gölgen de gölgemin yanında
    beraber ıslanıyoruz dalgalarla
    vapura beraber binip beraber izliyoruz boğazı
    taksim'de birlikte iniyoruz otobüsten
    filmi yan koltukta izliyorsun
    yan koltuktakiyle göz göze geliyorsun
    gülümsüyoruz

    elin o kadar elimde ki
    terliyor avuçlarım
    gözlerin o kadar gözlerimde ki
    hiç kırpmıyorum
    o kadar yanımdasın ki
    üşümüyorum hiç

    seni özlemiyorum
    o kadar içimdesin ki


    Murat ÇETİN

  138. 2007-07-29 #138
    Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim. Niye öyle burnumun sızladığını, içimin burulduğunu, gözlerimin çaktırmadan ıslandığını anladım da ondan seni özlediğimi söylemedim. Bu güzel eylül gününde Boğaz'ı seninle seyretmek isterdim, sigaramın yarı dumanını rüzgarla paylaşmaya hazır, bedenim göğsüne yaslanmış öylece bakardım görüntüye. Bakarken güzel şeyler düşünürdüm! Sabah rastgele müzik dinlerken kimin söylediğini bilmediğim bir şarkının sözü çok hoşuma gitti. Kıymetimi bilmen için illa gitmem mi lazım, sevdiğini duymak için illa ölmem mi lazım diye soruyordu. Ya da benim bu şarkıdan çıkardığım sonuç bu emin değilim. İnsan hem sevdiğini söyleyip de hem neden sevdiğinin yanına gelmez.


    Hani sana okuduğum kitapların konularını ve kişiliklerini anlatıyorum ya "Kürk Mantolu Madonna"nın erkek kahramanı geldi aklıma bugün. Kitabı sana anlatırken, hissettiklerimi dile döküşüm ve adama nasıl sinir olduğumu hatırladım sana sinir olurken. Aşık olduğu kadını evinin işleri bitince yanına almayı düşünen bir adam. O evin inşaat işleriyle uğraşırken kadıncağız Almanya'da hastalıktan ölüverdi. Bu garibim de aşkından gözleri kör, kadını mutlu etmek için evi güzelleştirmeye çalışıyor, kadının öldüğünden habersiz bir şekilde. Aşkın boya badanaya ihtiyacı yok ki. Sonrada bir ömür boyu terkedildiğini düşünerek mutsuz yaşadı. Ama ille de boyayacağım diyorsan ben yanındayken boya. Benim öyle "benden uzak olsanda mutlu ol", "gideceğin yere beni de götür sorana başımın belası dersin", "sabret aşkım sabret" gibi şarkı sözleriyle hiç işim olmaz. Arada söylüyorsun ya "Endamın yeter" diye biz onu söyleyelim.


    Ben seni öyle ilahi bir aşkla seviyorum ki anlatmaya kalksam, kelimelere döksem ifade edememekten korkuyorum. Ya da dile dökülenin basitleşmesinden. Ben eğer becerebilsem parmaklarımla kaburgalarımı ayırıp seni içimdeki buğuda saklarım. Uykunun en derin yerinde birden uyanınca seni yanımda görmek, pişirdiklerimin güzel olduklarını gözlerinden okumak, kış gecesinde söylenmeden patlatılmış mısırı paylaşmak, televizyondaki filmi seyretmek için demlenmiş çayı birlikte içmek, hastalıklarda sevgiyle sıkılmış limonata içirmek, kahvenin telvesinde yazanları birlikte yaşamak, sabahın kör saatinde çıplak denize girmek, emanet alınmış bir motorsikletle gezintiler yapmak, sırtıma dolanmış kollarınla güneşi batırmak, bizim batırdığımız güneşin doğduğu ülkedeki insanların hayatları hakkında abuk hikayeler uydurmak, bozuk musluk yüzünden kavga etmek, ne kadar rahat adamsın ne kadar telaşlı kadınsınlarla başlayan cümlelerle tartışmak, hayatı-hayatın getirdiklerinin tümünü seninle paylaşmak. Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim.


    Hani geçen akşam trafik kazası yüzünden ölmüş birini görmüştük. Üzerini örtmüşlerdi de sadece ayakkabıları görünüyordu. Ben çok etkilenmiştim de sen "adamı tanımıyorsun bile" diyerek etkilenmemin sebebini anlamamıştın. İlk düşündüğüm hayatın çok mu değerli olduğu yoksa düşünmeye değmeyecek kadar basit mi olduğu hakkında aklım karışmıştı. Ne zaman ölümle karşılaşsam aynı karmaşık duyguları hissederim zaten de sevince insanın içi daha çok acıyor. Öleni tanıman gerekmiyor ölüm karşısında. Orada yatan sende olabilirdin bende. Seni düşünmek bile istemiyorum. Kendimi öldükten sonra düşünemeyeceğime göre sana acı çektirmek istemiyorum. Eee diyeceksin. Eee si ölüm var, eve gitme süresince bile ertelenemiyor seni yolun ortasında yakalayıveriyor ve bulduğu yerde götürüyor. Bu yol kıyısında bize göre zamansız bir kaza olabilir, deniz gezmesinde söylenenler söylenmeden gelebilir, yaşanacakları beklemeden de... Yaşamak istediklerini söylemeden... Bir akşam denizden dönerken aynı duygu karmaşasını hissederek, sana telefon açıp "Hayatı benimle paylaşır mısın" diye sormuştum. Güzel şeyler söyledin de hala net bir cevap alabilmiş değilim artık hiçbirşey sormuyorum. Sende unuttum zannediyorsun herhalde. Artık çok özlediğimde bile özlediğimi bu yüzden söyleyemiyorum. Cevapsız sorular varsa ortalıklarda, yalansız olmuyor yaşananlar.

    Bugün seni çook özledim de yinede söylemedim bu yüzden. Orada yatan bende olabilirdim. Bırak işlerini de ben söylemeden kendin gel.

  139. 2007-07-29 #139
    Sana gelen yollarda engeldir yüreğin. Yüreğin ki bilmez tesellilerini kimsesizliğin. yinede yar yinede takılmalarımın da sana açılası var her daim ve her kum zerresinde..bak şimdi saatlerim seni vuruyor hala her dakikada ve saniyede. Görmezliğin neden? neden bana bıraktığın bu ızdırap. Sevmeleri hep yalan mı yüreğinin. Sevmelerin söylentiden başka bir şey değil mi?



    Uykularım yok ne zaman dayadım ben sensizliğe başımı. Ne zaman yüreğim dediğim sen yüreğimi derbeder edip bıraktın böyle. Beklemek zor yar. İçimde bıraktığın hiç bir şey yokken beklemek zor. Yinede bekliyorum işte zamanın bana yaramadığını bile bile bekliyorum. Başkası gelmiyor ki elimden. Sen narin uykularındasın hayatın biliyorum. Hayat tüm güzellikleriyle önünde şimdi senin. Benim bugünsüzlüğüm engel oluyor hayatı görmeme. Bugünü olmayan insan düşler mi yarını? Düşleyemiyorum işte. Düşleyecek gücü yok ki düşlerin. En olmadık anında bir kâbusa dönüşüyor sevmelerim. Yoldayım yar. Her yolu yokluğuna giden virajlı bir yoldayım. Uyumadan gece gündüz yolunda ilerliyorum senin. Seni bulmak ümidiyle. Oysa bulunmazlığın kadar bilinmezliğinde bir gerçek bugünümde. Ben yinede yürüyorum yar. İstemeden bugünümün içinde sana giden yollarda yürüyorum. Değişen bir şey olmuyor. Yine ben adımlarımda yalnız karşılıyorum hayatın yollarını. Yine sen benden habersiz yaşıyorsun yarınlı hayatını.



    Susmalıyım yar seni söyleyen her cümlede yeniden susmalı yüreğim. Seni yazan her kalemi kırıp atmalı. Sen diye nefes alan şu ciğerleri bırakmalı. Ya sen diye çarpan yüreğimi? Onu ne yapmalı yar onu ne yapmalı. Ölümde bitiyor kederi hayatın. İsyansız cümlelerim yaşarken kuruluyor sana, ölürken de isyansız olacak… Kendime kızmışlığım... kırılmışlığım kendime. Hayatın bugününe sitemim yok; bugünün kıymetsizliğinde çırpınan kendime. Bugünsüzüm yar. İstesem de yarına adım atamıyor adımlarım. Yolun başında tökezleyip kalıyorum gözlerinde. Gözlerinin derinliği engel oluyor sana koşup yetmeme. Koşamıyorum yürüyemiyorum sen diye sen olan yüreğimin tik-takları engel oluyor sana yol almama. Zor yar. Bu kadar sen bilirken kendimi sana kıyamazken seni içimde ızdırapsız sarıp sarmalamak zor. Sen yüreğim dediğim; bırak git yüreğimi ki daha çok sancısı olmasın kalemin kelama ve bana…sustur gel de bugünümde yarın olan seni.. Sustur ve azalsın acım.

  140. 2007-07-31 #140
    özledim desem gelir misin yanıma olmuyor be bitanem sensiz yaşanmıyor desem gelir misin geri her an aklımdasın yanımdaydın herzamnda ama bak artık bana bakmıyor be sewdiğim o gözler artık özledim seni çook özledim
    haklısın kuru bir özledim yetmiyor seni geri getirmeye
    bıraktım seni haklısın ama sende sewmedin beni be sewdiğim
    sewmedin benim sewgime de inanmadın
    şimdi benim sewgime inanmayan adamdan kendini özletmemesini istiyorum
    ÖZLEDİM sewdiğim ÖZLEDİM...

  141. 2007-08-01 #141
    Karanlık zindanların,
    Benliğime işlendiği bir anda,
    Hasretin,buram buram
    Koktuğu bir anda,
    Çiçeğe özlem,bahara özlem,
    Kısacası bir tanem,
    Varlığına,tenine,kokuna
    Özlem duyduğum,bir anda
    Gel ki;
    Seni unutmaya,
    Asla gücüm yetmesin...

    Bir ürpertinin,
    Vücudumu sardığı bir anda,
    Yalnızlığın yüreğime,
    Saplandığı bir anda,
    Sana özlem,sesine özlem
    Sevgine özlem,
    Kısacası bir tanem,
    Deniz mavisi gözlerine
    Özlem duyduğum bir anda,
    Gel ki;
    Seni unutmaya,
    Asla gücüm yetmesin...

    Anlamsız duyguların,
    Beynimi kemirdiği bir anda,
    Hayatın katlanmaz olduğuna,
    İnandığım bir anda,
    Toprağa özlem,güneşe özlem,
    Yağmura özlem,
    Kısacası bir tanem,
    Ölüme,ölüme özlem duyduğum bir anda
    Gel ki;
    Seni unutmaya,
    Asla gücüm yetmesin...

  142. 2007-08-01 #142
    Hayal etmeyi unuttuğum anda dedim ki
    Sen burda olmalıydın,
    gözlerimin önünde...
    Hiç ayırmadan gözlerini gözlerimden
    gözlerime bakmalıydın...
    Sen masallarımın, hayallerimin, geleceğimin
    hiç konuşmayan
    ama en çok anlatanı...


    Hayallerimin yoldaşı...
    burada olmalıydın sen...
    varoşların orta yerinden
    gökyüzüne
    sevdalı uçurtmalar uçurmalıydık...
    kaçırmalıydık ellerimizden iplerini...
    ''Üzülme evlerine gidiyorlar''
    demeliydin sen
    üzülünce ben...
    çocuk ellerimiz çaresiz kalmalıydı.


    geleceğimden eksik olmayanım...
    Ne vakit ertesi güne gitse aklım
    sen olmalıydın...
    Ertesi, onun ertesi
    Onun da ertesi...
    her günümde sen olmalıydın....




    Gidilmemiş şehirlerim olmalıydın
    ben ne zaman gideceğim desem
    sen olmalıydın ''geleceğim''

  143. 2007-08-03 #143
    Doğum ve ölüm tarihleri arasında var olan bir hayatın yorgunlarıyız. Yaşadığımız, bir garip yalnızlık hikayesi. Etrafımızdaki yüzlerce insana rağmen yine kendimizi yalnız, çaresiz, kifayetsiz hissediyoruz.
    Bunca sınırlı arasında sınırsız olanı özledikçe büyüyor yalnızlığımız. Ruhumuzun vadilerinde gezinen yüzlerce insan dahi unutturmuyor 'hesabı yalnız verilen imtihanımızı.' Aksine; her hikaye altını çiziyor yarımlığımızın.



    Yalnızlık, yarım oluşumuzdur. Yalnızlık, 'yalnızlığın mahsus olduğu varlığa' duyulan özlemdir. Mecburiyettir. Alnımızda insan olmanın imzasıdır.



    Yalnızlık, şaire " Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge. / Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı." satırlarını yazdıran bir histir. O his ki; kalabalıklarda yaşanan bir tenhalıktır. Tenhalığımız, bize güç verebilir, gücümüzü de alabilir. Melankolik hisler içinde arabesk bir yalnızlığı tercih edersek ruhumuz günden güne zayıflayacaktır. Ama mezarların neden tek kişilik kazıldığını düşünüp 'yegane' olana inancımız artarsa yalnızlığımız bizi güçlü kılacaktır.



    Sevdiklerimiz oldu, sevenlerimiz de oldu. Gidenler, dönenler oldu; gidip de dönmeyenler oldu.
    Doğanlar, ölenler oldu. Güneş bir görünüp bir kayboldu. Kayan yıldızlar dileklerimize umut oldu. En büyük hatamız, geçici olana " her şeyim" demek oldu.
    Bir insan, bir eşya, bir mekana "her şeyim" dediğimizde, onu yitirmekle elimizde "hiçbir şey" kalmamış oldu.
    Yürek coğrafyamızda yaşanmış onca devasa sevgi dahi hissettirmedi mi bize yalnızlığı? 'Bitimsiz bir tat aramadık mı savruluşlarda'?



    Kalbimizde dost yoğunluğunu en çok hissettiğimiz anda bile o anın geçici olduğunu bir an olsun çıkardık mı aklımızdan? Güzel anlar hiç bitmesin diye fotoğraf karelerine sığınmadık mı?
    Günde beş kez yalnızlığımızı itiraf etmedik mi? Avucumuzu açıp 'tek olana' dua ederken, küçüklüğümüzden büyüklüğüne köprüler kurmadık mı?



    Düştüğünde " acımadı ki" diyen çocuklar gibi gizlemek istiyoruz acılarımızı. Düşlerimiz ipinden kopmuş balonlar gibi kaybolduğunda, bir kez daha anlıyoruz yalnızlık imtihanımızı.
    Kalbimizin özgül ağırlığını bir başka kalp taşıyamazken ve ancak gölgemiz kadar var olabilirken bir başka kalpte nasıl beka bulabiliriz? Ve nasıl anlatabiliriz kendimizi, kendini dahi anlamamışlara?




    Bizi anlamayan insanlar arasında bir hayatın ardına düşerken, onlara kızmak, sınırlı oluşlarını yüzlerine vurmakta değil hüner.
    Asıl hüner, bizim çaresizliğimizle onların çaresizliklerini birleştirip bir ' çare' bulabilmekte. Hiçbirimizin 'yağmur'u sözcük biçiminde uymuyorken birbirine, hepimizinkinin uyduğu bir üçüncü yağmuru bulmalı. Etrafımızdaki insan yoğunluğuna rağmen, ruhumuzun pergelini 'tek' olanda sabit tutup, insanlar arasında bir 'sınırlı' gibi yaşamalı.



    insanların bizi anlamadığı anlar olur. Hatta bizi tamamen yanlış anladıkları zamanlar da olur. En çok emeğimizin geçtiği, fedakarlık kapılarını sonuna kadar araladığımız insanlar, küçük bir noktaya takılıp bizi unutabilir.




    En çok ihtiyacımız olduğu anlarda en sevdiklerimizi bile yanımızda bulamayabiliriz. Ya da en güvendiklerimiz bizi şaşırtıp, kalbimizde çizikler olmasına sebep olabilir. Her kim, 'sürekli değişen' anlamına gelen 'kalb'e sahipse, sürekli değişecek ve hiçbir zaman tamamıyla 'güvenli' olmayacaktır.
    Hasılı bu dünyada insana dair ne varsa hep bir yanı yarım, bir yanı eksik kalacaktır. İnsan insana yetemez, ancak hayatına anlama katabilir, muhtaçlığını azaltabilir. Hayatın bütün karmaşası ve kalabalığı arasında hepimiz kişisel menkıbemizi yaşarız.
    Küçük hayatlarımız ve yalnızlıklarımız birbirine eklendiğinde kanaviçe misali, hal diliyle 'herkesin her şeyi' olan varlığı ifade ederiz.



    " Sıcaktan kaçan ve bir ağaç gölgesine sığınan adam, ne gariptir ki, ağaçtan hoşlanmaz da gölgeyi sever."diyor Molla Cami. Öyle ki, soru sorup cevap verme yeri olan aklımıza ve hissedip duyma yeri olan kalbimize 'yegane' olanı işaret ediyor. 'Alaka-i kalbe layık olmayanlara' haddinden fazla bağlanırken,yenilgi üstüne yenilgi yaşadığımızı anlatıyor.
    Ne nefis sadık bir yar, ne de dünya kalıcı bir diyarken tutundukça kavileşen bir bağa dikkat çekiyor. Bu şiir de o bağı ne güzel özetliyor.: " Kimsesiz hiç kimse yok, herkesin var kimsesi. / Kimsesiz kaldım medet, ey kimsesizler kimsesi."



    Bu yaşadığımız bir yalnızlık hikayesi.
    Elif gibi dik, elif kadar anlam dolu. Yanına gelen her harfe hayat katmasından ziyade, kendi sırlarıyla iç içe… Hüzün dolu ama mağrur bir başı var elifin. Bir başına ama sırtını dayadığı güçten dolayı çok kudretli.
    Kendi yalnızlığının farkında lığıyla birlikte 'tek ve bir' olan varlığa ışık tutuyor. İnsana düşen; kendi ruh rıhtımına çekilip, dışarıdaki seslerden uzaklaşarak 'yalnız'lığın bilincine varmak ve içindeki sesleri çoğaltmak.
    Issız yerlerde kendisi için bir evren olabilmek…Ve bütün sözlerin üstündeki o büyük sözü bulabilmek…

  144. 2007-08-13 #144
    Kelimelerim kan revan içinde.
    Yüreğim yorgun, gözlerim solgun.
    Notaları öksüz bir şarkı gibi
    Ağlıyorum bulutların koynunda..
    Ve kimseler görmesin diye,
    Gözyaşlarımı kaldırımlara siliyorum..
    Mürekkebimle yıkamıyorum
    Hasretinin karanlık duvarlarını...

    Gözlerimi kapattım geceye.
    Şiirlerimi hecelerinden vurup
    Toprağın beyaz sayfalarına uzanıyorum.

    Bulanık sularda yıkıyorum
    Kan çanağı olmuş gözlerimi.
    Hasretin düşerken avuçlarıma,
    Mor tonları giydiriyorum
    Acıyı emen dudaklarıma.
    Sessizliğe bürünmüşken sevda,
    Baharlarda filizlenen taze dallardan
    Darağaçları sunuyorum yüreğime.
    Yokluğunu öperken dudaklarından
    Pusular kuruyorum aldığım her nefese..


    Oysa umuda gülümseyen bu adam
    Boyun eğer miydi kanlı pusulara ?
    Diz çöker miydim karakışlara ?
    Ama yokluğunda
    Vuslatları öper gibi,
    Karanlıkları öpüyorum
    Adını ezberlettiğim dudaklarımla.

  145. 2007-08-25 #145
    Özlem…

    İlk özlem ana rahmine düştüğümüz anda başlar.. dışarıdaki hayata çıkma çabasıyla… farkında olmadan neyi özlediğimizi bilmeden ilk kalp atışlarımızla bedenimizin ruhumuzun içine yerleşendir özlem.. Bir ana anne sıcaklığına duyulandır özlem ….masum, çaresiz, sadece beklenmez mi? Sıcak kollarında, sıcak bir nefesle uykuya dalmayı küçük beden.. İlk adım atışlar, ilk kelimeler, etrafı dünyayı tanıma telaşıdır özlem..Bizi nelerin beklediğini bilmeden büyüme telaşıdır… Evcilik oynamaya.. koşmaya arkadaşadır özlem..

    Özlem..
    İlk gençlik hayallerimizedir.. Bir masum mektuba.. bir bakışadır.. kaçamak el tutuşlara aşk oyunlarınadır.. oyunu ne olduğunu… dokunmanın acısını zevkini bilmeden.. Bir cafe de oturmayadır özlem.. kalp atışlarına mahçup bakışlara… okul kırmaya aşk uğruna…Sevgiyedir.. kalbimizi henüz keşfetmeden.. sevdayı henüz bilmeden..

    Özlem…
    Çocukluk, gençlik özlemini özlemeye özlem.. O masum sonu mutlu biten özlemler.. Çocukken bir çikolataya özlem..bayramlarda bir kırmızı pabuça duyulan özlem… alınca mutlu olunan.. hoyrat gençlikte aşka özlem… bir bakışta bir gülüşte kalbi durduran…. Sonsuzluk.. işte bu dedirten..

    Özlem..
    En mutlu özlem… sonu olan.. sonu özlediğinle biten.. varışı sevdan olan özlemler..

    Özlem
    Ya gelmeyeceğini, gelemeyeceğini bildiğine özlem… ya orada olduğunu bildiğin ses vermeyene özlem…. Ya özlemekten korkana özlem… ya yaşamaktan korkana özlem.. ya düşlere özlem.. ya yarını olmayacak aşklara özlem.. gideceğini bilerek sevilene özlem.. Yaşanamayacaklara özlem… İşte sonu olmayan özlem.. İşte vazgeçilemeyen özlem.. işte çaresiz bekleyişe özlem.. İnsanın içini acıtan… boşlukta yaşanan özlemler… Peki var mı bu özlemin sonu…? biter mi….? bu özlem.. Söz verirsin kendine özlemeyeceğim diye… tutulur mu bu söz…..? Kalbindeki özleme söz geçer mi……?

    Özlem sevgidir…
    Özlem güçtür..
    Özlem varoluştur.
    Özlem sevdandır..
    Özlem bekleyiştir…
    Özlem içindeki acıdır..
    Özlem özlememeyi hasrettir..
    Özlem özlemeyeni özlemektir..
    Özlem özleyeni özlemektir…
    Özlem gelemem diyeni bekleme güçüdür..
    Özlem gidene ağıttır..
    Özlem sevdana söz vermektir..
    Özlem kalbine söz geçirememektir.
    Özlem kaçış değil var oluştur…
    Özlem çaresizlik değil çaredir..
    Özlem vazgeçmemektir.
    Özlem kelimelerin yetersiz kaldığı andır.
    Özlem sessizliğin çığlığıdır..
    Özlem yaşamındır..
    Özlem gelmeyeceğini bilerek bekleyebilmektir.
    Özlem siyah gecelerde siyahın izi kalabilmektir..
    Ve artık..
    Özlem....................................

  146. 2007-09-01 #146
    Seni Günlere Böldüm...

    Seni günlere böldüm, seni aylara
    Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
    Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
    Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
    Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşında.

    Şiirler söylenir, şiirler biter
    Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
    Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
    Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.

    Bütün günler yenileşir her bekleyişte
    Ve bütün dünler, bütün geçmişler
    Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
    Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

    Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
    Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
    Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.

  147. 2007-09-09 #147
    En çok özlenildiği zaman sevilir giden



    En çok özlenildiği zaman sevilir giden
    Özledikçe severiz, sevdikçe özlemler birikir göğsümüzün
    en yangın yerinde.

    Sevgi varken yaşanan ayrılıklar sızılı bir masaldır.
    Sebep ya şartlardır, ya zamandır,
    ya da belki de sevginin göz alıcı, sihirli ışığına
    teslim olmaktan korkmaktır.

    Ne olursa olsun bu masal ayrılıkların ayrılıklarla
    başlamadığını anlatır.
    "Hoşça kal" der bir yazı, ya da bir ses.
    Yüzünü sevgilinin yüzüne değdirmeyi kimse
    bu anda istemez.

    Çünkü en çok o ana isyan eder belki çıldırasıya
    sarılma, delice öpme isteği...

    ("Dur gitme! Hoşça kalamaz ki kimse,
    ne giden ne de kalan geriye...")

    Tarafların gittiği sanılır.
    Böyle düşünen feci aldanır.
    Çünkü aşk ve şiir kalır...

    Bu sızılı masalda büyük bir sevgi vardır,
    hani aşkı da içine alan,
    çünkü acının bağladığı sevgiler güçlü olur...
    Hele bir de yarim bir masalsa arda kalan,
    sürgün acısını çokça yaşatan.

    Bilmese de taraflardan biri,
    sürgün edilir sevda ilinden.
    Süren sürdüğünü sanır sürgünü kendinden,
    sürgünse istenmediğini.

    Süreninse sürgünü, sürdüğünün sürülmesiyle başlar.
    Unutulmamalıdır ki,
    her süren gönüllü değildir yaptığına,
    sürgün edilen zaten biçare uzaklaştırılmasına.

    İşte böyle garip bir sürgündür,
    sevgiliden sürgün,
    sürgün sevgiliye,
    nerden baksan sürgün hep sevda yerine...

    (Gidenin biz olduğumuzu düşündüğümüzde hep
    kalan olmadık mı aslında geriye?
    Gittiğimizi düşünüp aynı yerde saydık hep.

    Doğum günleri çoğaldı avuçlarımızda,
    takvim yaprakları anılarıyla düştü yüreğimize.
    Ne yana kaçsak aynı yerde kaldık hep.

    Vakitli vakitsiz hasretler nöbeti,
    gece yarısı sevgilinin o güzel hayali,
    gözlerde lanetli bir hıçkırığın intihar eşiği...)

    Sevdikçe sevilenin yürekte kalmasındandır
    aslında hepsi...

    Oysa aslında bitmemiştir değil mi?

    Sözler söylenmiş, gereği düşünülmüş,
    süren sürülmüştür...

    Ama bir bekleyiştir, içinde taşıyan ümidi...
    Beklersin, neyi niye niçin beklediğini bilmeden...
    Aslında bilirsin, çünkü geriye sevgi ve şiir kalmıştır,
    terk edemez ki onları seven.

    Sevgi-li ayrılıklar birazda tren garlarındaki
    vedalaşmaya benzer...
    Hüzün kokar her tren. Kırılgandır istasyonda duran her beden...
    Kederli bir şarkı oturur sızımızın tam üstüne
    tren kara dumanıyla yakınlaşırken....

    Yolcuyu da yollayanı da acıtır trenler...
    Sanki tren rayları içlerinden geçer...

    Bazen yüreğimiz iner biz isteksiz binerken,
    bazen yüreğimizi bindiririz trene sevgiliyi yolcularken...
    Arkasına, sürekli arkasına bakan bir yolcu gibi sevgili
    bir işaretin, bir kelimenin yoldan caydırma ihtimali...

    Taşıyamazsın çaresiz bedenini, durmadan
    çoğalan hasretini
    En çok da böyle zamanlarda sevmezsin
    Ne beklemeyi ne de ümidi...

    Çünkü biten bitmiştir değil mi?

    Ama aslında hayat kendi kucağında taşır ümidini...

    Sevgi varken ayrılmak sızılı bir masaldır yarım kalan
    Ve bu masalda sevgi ve şiirdir vefalı olan

    (Evet şimdi ne zaman bir şarkı, bir söz, bir hatırlayış olsa
    hep bir pay bırakır bana ve sana olan sevdama...

    UNUTMA
    BEN GİDERKEN DÖNÜP DOLASIP HEP SANA
    GELİYORUM ASLINDA...

    Arkama baksam da bakmasam da
    umudum
    "Gitme" sözünün fısıltısında


  148. 2007-09-14 #148
    Özlemek...
    İlk defa bu kadar sevdim özlemeyi,ve ilk defa bu kadar nefret ettim özlemekten.Yollara hiç bu kadar sövmemişti yüreğim,canım acımamıştı kimsenin yokluğunda bu derece.Ve bekletemedi zaman bile beni böyle...Uzaklıklar gerçekten sevenleri ayıramıyormuş öğrendik birlikte ama gözlerim her yerde seni arıyor.
    Delirmeye bu derece yaklaşmamıştım ben "Deliyim ben" diye gezdiğim hiçbir anımda.



  149. 2007-09-14 #149
    Ben seni özledim...



    BEN SENİ ÖZLEDİM Özledim seni?
    Saatlerin gece yarısını çoktan vurup geçtiği, yarına başladığımız dakikalar?
    ben seni özledim.
    Adımı kulağıma hiç fısıldamadın.
    Bana beni sevdiğini de hiç söylemedin ki?
    elimi hiç tuttun mu?
    ya da gözlerimiz birleştimi?
    Radyoda, bir sonra çalacak şarkıyı bana tutup, sözlerini beğenmediğinde, ?bundan sonraki şarkı bizim olsun? filan dedin mi?

    ya ben?
    seni düşünüp, senin içinde olduğun?o uykusuzluk girdabında, zorla rüyalara akışımda seni görmek için çırpınıp, ama senden başka herkesi gördüğüm rüyalarımda?

    boşver?

    bazen elele yaşanmaz sevdalar
    gözlerde buluşulmaz?
    saat geçmiş? ya da sabahmış?
    bilemezsin.
    Sen bir yerlerdesindir
    ben başka yerlerde?
    ben şiirler okurum sevdalar üzerine
    sen?
    gözlerinde mahmur bakışlar, ve aklında ben olmaksızın, yarının telaşıyla?
    ama?
    bilemem ki?

    Biz bir şeyleri yaşamak isterken ne çok yaşanacakları kaçırdık farkında mısın?
    seni seviyorum`la başlayan cümleleri kaçırdık önce
    kaçtık?
    severken sevmekten
    kaçtık esir olmaktan aslında esirken sevgiye?
    bile bile.
    sonra birbirimiz için söylediğimiz şarkıları kaçırdık
    ve
    ellerimizi kaçırdık birbirimizden
    ve gözlerimizi kaçırdık
    başka başka yerlere bakarken, aslında birbirimize bakarken?
    Yaşamaktan korktuğumuz dakikaları kaçırdık.

    Şimdi sen yoksun
    ve ben olabildiğimce özgür, olabildiğimce masum
    seni yazıyorum suya?

    Seni seviyorum
    sen bana hiç söylemedin ama
    ben suya bakıyorum ve?

    seni
    görüyorum?

  150. 2007-09-26 #150
    2658 - Özledim Seni - Duygusal Yazı
    İçimde duran bir ürperti karanlık
    Dalıyorum bir noktaya, bir anlık
    Boğazımda aşktan örülü gerdanlık
    Sana gelmeyi özledim küçücüğüm...

    Aç gönül kapını ben çalayım bugün
    Gözlerine bakıp da dalayım bugün,
    Son bir kez yanında kalayım bugün
    Senle olmayı özledim küçücüğüm

    Bir kayıp şehirdeyim, yerim bilinmez
    Derman yoktur dizimde, ferim bilinmez
    Seni seviyorum yar derim bilinmez...
    Sevdiğimi söylemeyi özledim küçücüğüm...

    Gözlerim bak nasıl da sel gülüm
    Bir kalbin var onu da ver gülüm
    Bu gece rüyalarıma gel gülüm
    Rüyalarımda olmanı özledim küçücüğüm...

    Gün gelir devran döner elbet
    Bardağımdaki mum söner elbet
    Yârim gitti ise döner elbet
    Yanında olmayı özledim küçücüğüm

    Yüreğimde özlemin sarsın beni
    İçine bak gözlerimin anlarsın beni
    Bir canım var, Azrail alsın beni
    Kollarında ölmeyi özledim küçücüğüm...

  151. 2007-10-01 #151
    Özlem...



    Su ne kadar önemlidir ki aktığı sürece…ışık ne kadar önemlidir ki yandığı sürece…insan ne kadar önemlidir ki yanındayken… … …

    En çok kaybettiği değerler için ağlarmış insan…kıymet bilmek, yanındayken yokluğunu hissetmek, avuçlarının sıcaklığında terlerken ellerin, bir kutup ayazında üşüdüğünü düşünmek veya beraberken oturup bir ayrılıp mektubu yazmak…hangi ilişkide hangisini düşündük ve ne kadar kıymet bildik sahip olduğumuz değerleri yitirmemek adına…

    Neleri göze almalı, nelerden caymalı, ne kadar cesaretli olmalı ve ne kadar hiçe saymalı gururu "özlem" duymamak adına…

    Sahiplenme duygusu ne kadar bitimsiz bir istekse insan ömründe,özlem duymakta o kadar kaçınılmaz değil mi hayatımızda…

    "ölümden değil yaşayamadıklarından kork"*

    Yarına keşken kaldıysa, kaderin sana çizdiği bölgede ve bir birliktelikte güzellikleri yaşamak adına tükettiğin zaman dilimlerinin, sende bıraktığı izler ruhunu doyuracak boyutta mı…yoksa yaşayamadıklarına karşı bir hayıflanma mı var kaderine…"özlemek veya özlenmek" bence bu paragrafın başına dönüp tekrar düşünmeliyiz "insan yaşayamadıklarını özler"

    Susamanın, acıkmanın ve özlemenin ne yazık ki tam bir kelime karşılığı yok… yalnızca kendi yüreğinde hissedersin bu duyguyu...neyi ne kadar yaşadıysan o kadar onu duyumsarsın ruhunda…

    "cismi de yok resmi de"**

    İnsana duyulan kısmı yürekte hissedilen en derin boyutu bence…özlenmeyen biri olmaksa anlarda bıraktığın izler adına ne büyük bir kayıp...

    Titrek bir mum alevinde, sigarandan soluklandığın her dumanda,duyumsadığın her iyot kokusunda hayal kurup birini özlemek, gelmeyeceğini bile-bile beklemek ve dilemek hem de …yaşananları yinelemek adına ne büyük bir sabırdır…

    Her insan hak ettiği yerdedir…düşünce gücün ne kadar olumluysa ve ne kadar hoşgörülüysen yaşama ve insana karşı,bir o kadar alırsın karşılığını "özlemek veya özlenmek" adına…

    İnsan her beraberlikte her gün yeni bir şey keşfetmek ve yarına keşke bırakmamak için zorluyorsa kaderini ve her şeyden önce adam gibi sevmesini ve paylaşmasını biliyorsa yüreği yettiğince, özlem onu yıkacak kadar güçlü olmaz hiçbir zaman...bir merdiveni adım-adım çıkıyorsan,ayağının takılma şansı azdır tökezlenme adına…

    "özlem…"

    Nasıl anlatılır ki! hangi harfi-hangi kelimeyle… , …hangi cümleyi-hangi paragrafla birleştirip anlatmalı… , … kimi zaman çöl gündüzleri kadar sıcak ve gergin, kimi zaman çöl geceleri kadar ıssız ve serin değil mi…


    …özlem… ocak beyazı-şubat ayazı… …özlem… mart çamuru-nisan yağmuru… …özlem… mayıs güneşi-haziran ateşi… …özlem… temmuz yangını-ağustos kızgını… …özlem… eylül hüznü-ekim sürgünü… …özlem… kasım soğuğu-aralık buzluğu…

    …özlem…özlem…özlem… bazen çok, bazen az ama hep var değil mi…

    "özlem…"

    Her aya, her haftaya, her güne,her ana yetecek bir özlem yaratabiliriz beynimizin kıvrımlarında…hayal gücünün sınırlarını zorlayacak kadar çok özleme sahip olabiliriz.

    Hadi gelin "sahip olduğumuz değerlere sahip olduğumuz anlarda özlem duyarak yaşamayı öğretelim yüreğimize"…olur mu… … …

  152. 2007-10-13 #152
    SAtırlarıma özlemin dökülüyor



    Satırlarıma 'sen' değil,
    Özlemin dökülüyor…

    Olmazsa olmazım 'sen'…
    Yoksun işte…

    Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğum da sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu... Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
    Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…

    Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan.
    Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…

    Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
    Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…

    Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz…
    Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen…

    Oysa,
    Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum…
    Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da…

    Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı…
    Ve bilmek bahane değil 'bana'…

    Olmazsa olmazım 'sen'…
    Yoksun işte…

    Ve görmüyorsun…

    Sana gözlerim değil,
    Yüreğim…
    Bedenim…
    Ağlıyor !

  153. 2007-10-17 #153
    ''Ölesiye Özledim''

    Hiç aklımdan çıkmıyor, zeytin gibi gözlerin
    Sanma seni unuttum, ölesiye özledim
    Acı veriyor gurbet, bak tutmuyor dizlerim
    Göz süzüp kaş altından, bakışını özledim

    Özledim yar özledim, gözlerini özledim
    Ruhuma huzur veren, sözlerini özledim

    Veda edip giderken, kapıdan el salladın
    Bin bir temenni ile dua edip yolladın
    Yüreğinde bin hüzün, ben olmadan gülmedin
    Bakışını düşledim, gülüşünü özledim

    Özledim yar özledim, nazlarını özledim
    Ruhuma huzur veren, sözlerini özledim

    Bir ekmek parasına, gurbet yolu göründü
    Karakış geldi sanki yollarıma kar indi
    Hasretin ağır yükü, omuzlarıma bindi
    Yanağımdan bir buse, alışını özledim

    Özledim yar özledim, gözlerini özledim
    Ruhuma huzur veren, sözlerini özledim

    O sim siyah saçların, inerdi ta beline
    Bir sarı bülbül vardı, konardı al gülüne
    Bir şarkı dolanırdı, baldan tatlı diline
    Bir göz kırpıp yanıma, gelişini özledim

    Özledim yar özledim, nazlarını özledim
    Ruhuma huzur veren, sözlerini özledim...

  154. 2007-10-18 #154
    5867 - Özledim Seni - Duygusal Yazı
    Seni özlemenin
    Ne demek olduğunu sor bana,
    Yetmişiki dilde anlatabilirim
    Kitabını yazabilirim sayfalarca.
    Yalnızlığın rezilliğini
    Kokuşmuşluğunu
    Ve çıplaklığını da.
    Ama hiç kimse
    Kavuşmanın güzelliğini
    Sormasın bana anlatamam.
    Ben sana hiç kavuşmadım ki!

    Bilmiyorum
    Dudakların nasıldır.
    Sıcak mı ateş topu kadar,
    Yoksa soğuk mu
    Buza kesmiş bir bardak su gibi?
    Kıvrımlarına,
    Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
    Küle gizlenmiş kor mu var?
    Tenime değdiğinde dudakların
    Cemre mi düşer bedenime,
    Mızrap değen bir saz teli gibi
    Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
    Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!

    Bir
    kadını sardığında kolların,
    Ürkek ceylanlar
    Nasıl kurtulur tuzağından?
    Dolu yemiş yaprak gibi
    Nasıl titrer bir yürek?
    Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
    Goncalar
    Nasıl güle döner sıcaklığınla bilmiyorum.
    Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

    Kısacası:
    Tatmadım kavuşmayı anlatamam.
    Ama,
    Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
    Anlatabilirim daldaki kuşa topraktaki solucana.
    Yokluğunda yıllardır
    Özlemine dayanmayı öğrendim
    Yokluğuna katlanmayı
    Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
    Ustası oldum beklemenin
    Tükenmek pahasına.

    Ama hiç kimse kavuşmayı,
    İki derenin birbirine karışıp
    Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
    Sormasın bana anlatamam.
    Çünkü senle ben,
    Ayrı kaynaktan doğmuş
    Sularında hasretleri taşıyan
    Başka denizlere koşan iki ırmağız.
    Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
    Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
    İşte onun için
    İki dere nasıl karışır birbirine
    Nasıl sığar iki nehir bir yatağa bilmiyorum.
    Seninle
    Hiç aynı yatakta coşmadım ki!

    Sen bana yalnızca
    Ve sadece
    Kahpe sensizliği sor
    Rezil beklemeyi özlemeyi sor.
    Tanrı şahidimdir
    Kurda kuşa
    Dağa taşa bile anlatabilirim.
    Demem o ki uzaktaki yakınım:
    Vuslatlara yabancıyım,
    Ama,
    Seni özlemenin kitabını yazabilirim.


    5868 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

  155. 2007-11-07 #155
    Buruk bir günün ardından,geceme kavuştum yine dün olduğu gibi.Senimi yoksa sensizliğimi daha cok seviyor ve özlüyorum ,düşünüyorum ama, boşver sonuçta sen varsın ya içinde ...
    ne farkeder. Sahibi benim sevdamın.İstediğim gibi yaşıyorum buralarda.An geliyor kan olup akıyorsun gözlerimden,an geliyor kopup gidiyorsun dalımdan,an geliyor sığdıramıyorum seni içime,an geliyor gömüyorum seni derinlerime.Yaşatırken sen dengesiz sevginle.Ben yoğuruyorum sevgini kendimce.Alıştım artık senin dönek sevgine.

    Şarabı alıp oturmuyorum ne çeşit bu sevgi diye.Yada içip şurupları sığınmıyorum derin uykulara.Yakıp mumu ortaya dalıyorum senli geçen sevdama.çırpınıyor içimde sevgimle büyüttüklerim,özlemlerim vuslatta,
    bense kendi yaktığım mumla erimekteyim.sen içimin sokaklarında uykudayken ben sevdamı alıp kacıyorum kırlara ,koşuyorum haykırıyorum biz varız,seviyor beni ,seviyorum beklemeyi özlemeyi...Birden kararıyor etrafım anlayamıyorum .

    Neredeyim.Bakıyorum ki yaktığım mum sönmüş gece sabaha koşmakta,Kalkıp bakıyorum camdan her gün yeni bir umut.Umudum sana değil,değerini bilemediğin yüreğimin tomurcuklanmasına.Yeniden tertemiz kirletilmeden hakettiği gibi.Ama seninle...


  156. 2007-11-09 #156
    Bir Gün Bitecek Sensizliğim..






    Hangi kelimenin ucundan tutmaya çalışsam, anlatmaya yetmiyor.. Yok tanımlayacak sözcük, yoksunluğunu, sensizliğimi..

    Tutamadığım bir yaşam aslında benimkisi. Tam dokunmak üzereyken, dokunamadığım. Su gibi parmaklarımın arasından kayıp giden. Biraz ıslaklık bırakan ellerimde..

    Zaman aldırmadan devam ederken yoluna, kibirli gözleri parlıyor önümde. Hep bir adım gerisine düşmüşlüğüm, bulanmışlığım var tozuna.

    Oysa hayallerim de var sımsıkı sarıldığım, asla bırakmadığım peşini, savaştığım uğrunda hiç yılmadan.


    695 - Özledim Seni - Duygusal Yazı


    "Çiçek kokularından, iki bahardan uzak,
    Herşeye yeniden, yeniden başlamak..

    Dudaklarında şarkı,
    Göğsünde nefes olmak..
    Yağmurlarda seninle ıslanmak istiyorum..."


    Hayat çoğu zaman düşürüp yüzünü baksa da gözlerimin içine, ben hep gülümsedim ona.


    Şimdi daha iyi anlıyorum sensizliğin ne demek olduğunu..

    Fark ediyorum ki, sensizlik diye bir şey yok aslında. Seni bana katalı ben sen olmuşum, gitgide uzaklaşıp kendimden, sende yeniden doğmuşum. Sen neysen ben de o olmuşum..

    Tutup yakasından tüm anlamsızlıkların, bütün umutsuzlukların silkeliyorum birer birer, artık baka baka gözlerinin içine, söyleyebiliyorum dillenmemiş bütün kelimelerimi.


    696 - Özledim Seni - Duygusal Yazı


    "Bir gün bitecek sensizliğim,
    Yüreğinde sevgiler,
    Sokaklarda yağmurlar başlayacak.
    Olmalı, olacak, istiyorum..."


    Aldırmıyorum peşimde birikmiş karanlığa. Kibirli gözlerini dikip üstüme, önümden geçip giden akıp giden zamana da.

    Ne çok sevdim seni, ne çok seviyorum, ve kimbilir daha ne çok seveceğim..



    697 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    "Bir gün gözlerinde arzular,
    Ellerin anlatmalı..
    Saçlarım sırılsıklam omzunda,
    Olmalı, olacak, istiyorum...


    Zaman çoğaltıyor sevdanı içimde. Gitgide daha sık hissettirerek, gitgide daha derinlerime işleyerek...


    698 - Özledim Seni - Duygusal Yazı


  157. 2007-11-17 #157
    ÖZLEDİĞİN GİDİP GÖREMEDİĞİNDİR;AMA GİDİP GÖRMEK İSTEDİĞİN.....

    caninin yarisi yoksa hissettiğindir özlemek. eksiklik duygusu. zamana ve mekana bağlı olmayan hele "o" nu özleyince yaşatmayan… durmayan, durdurulamayan, sinsi bir düşman gibi en zayıf anında saldıran, usulca ruhuna sokulan, içindeki bütün acıların fitillerini ateşleyen, ona dokunmak, sesini duymak için kıvrandıran…
    "özlediğin, gidip göremediğindir;
    ama, gidip görmek istediğin

    özlem, gidip görememendir; ama
    gidip görmek istemen

    özlediğin, gidip görmek istediğin-
    ama gidip göremediğin

    özlem, gidip görmek istemen-
    ama, gidememen, görememen

    gene de, istemen"

  158. 2007-11-19 #158

    970 - Özledim Seni - Duygusal Yazı
    Sessizce özlemek,
    Ne kadar masum bir kelime
    Ve o kadar da çok şey anlatıyor
    Haykırıp bağırarak anlatmak istediklerini
    Sessizce daha çok anlatıyorsun
    Ben seni sessizce özlüyorum

    970 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    Ne faydası var ağlamanın
    Sevgini göstermek için paralanmanın
    De ki; anlatabildin mi?
    Üzüldüm sadece
    Ve şimdi
    Ben seni sessizce özlüyorum

    970 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    Kah deli rüzgar gibi yıkarak
    Bazen seller gibi coşup
    Önüne geleni tarumar ederek
    Şimşek olup yakarken her yeri
    Ve şimdi,
    Ben seni sessizce özlüyorum

    970 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    Söz geçmiyor ki deli gönlüme
    Ölse de seni sevecek
    Belki o bilecek, belki de bilmeyecek
    Son nefesimi verirken
    Bak ta gör,
    Ben seni sessizce özlüyorum

  159. 2007-11-21 #159
    Özlemim sevdaya dair



    1221 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    sessizce../..sakince vuruyor sesin yürege
    tanimsiz kalmak nasil da kötü oysa
    en uygun ifadeyi giydirememek kelimelere
    eksikli../..yarim hissetmek
    tasmak../..sigamamak denizlere
    özlemi kursun yarasi gibi bilmek
    kanamak../..kanatmak../ kanamamak..
    sen beni anlarsin be usta
    ne garip bir sikintidir bu,
    suskunluguma en uygun sarkiyi bulamamak..

    1221 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    simdi saat kavusmaya çeyrek var
    nasil da uzun geliyor oysa bu bekleyisler,
    bekletmeyecegini bilirken../..eminken
    sana susamak../..yanmak..
    tutusmaya ramak kalmak..
    sen beni söyle bir sars be usta
    duygularim fora../..bedenim samyeli,
    en deli arzum su anda sevdama sarilmak..
    1221 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    büyümüste küçülmüstüm belki
    sigabilmek için düslerime,
    düslerimi küçültmüstüm sanki
    nereden bilebilirdim,
    bir sese vurulacagimi../..tutunacagimi
    kim söylese inanmazdim,
    ask'a canim gibi sahip çikacagimi
    sen beni sek bir rakiyla kandir be usta,
    zaten sarhosum../ bir hosum,
    havalarda uçuyor../ yürüyor sevgimin ayaklari..
    1221 - Özledim Seni - Duygusal Yazı
    simdi saat gözlerine gözlerim var
    nasil da içim gidiyor oysa,
    ellerini yüzümde gezdirmek../ sevmek için
    ben sana yanmisim../ kaymisim,
    acini acim bilmisim../ bu artik degismez ki
    sen beni tez elden al buralardan be usta,
    zor geliyor bu sensizlik../ sessizlik,
    bu kadin sen yokken rahat uyuyamiyor ki..


    1221 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

    1222 - Özledim Seni - Duygusal Yazı

  160. 2007-11-22 #160

    1296 - Özledim Seni - Duygusal Yazı
    BEN SENİ ÖZLEMİŞİM

    Şiir tadındaydın sevgili Su gibi yudum yudum Hava gibi nefes nefes Ekmek gibi dilim dilim Ben seni özlemişim…Gözbebeklerinde yüzümü Dudaklarında adımı Hayalinde düşümü Canım deyip gülüşünüBen seni özlemişim…
    Niçin dolar gözlerim Niçin bulurdum ben Her şarkıda seni Niçin her hüzünlü şiir Derinden dağlarmış yüreğimi Ben seni özlemişim…Yokluğunda üç gece Titrediğini ellerimin Delice çarptığını Yaralı yüreğimin Saklasam bilmeyeceksin Bilmelisin ki bir'sin Her an benimlesin Ben seni özlemişim…Nereden baksan ayrılık Nereden baksan yoksulluk Nereden baksan sensizlik Ölüm gibiymiş bana Yaşayıp bilmeliymişim Ben seni özlemişim…Uykusuz gecelerde kalmayı Senle sevdalara uyanmayı Yangınlarda suya kanmayıYeniden sana sevdalanmayı Ben seni özlemişim…Ayrılık nasıl olurdu Ölüm gibi yokluğun Sensiz gecelerde benim Bir şey var farkında olduğum Ben seni…Yanı başımda iken özlemişim...

  161. 2007-12-13 #161
    Ozlemin Dokuluyor Yuregime !


    Satırlarıma sen değil,
    Özlemin dökülüyor

    Olmazsa olmazım sen
    Yoksun işte

    Bir hayalden ibaret özlemlerim Yastığıma başımı koyduğum da sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu... Dışına çıkılması zor bir yol gibisin . Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan
    Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında

    Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni. Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan.
    Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak

    Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
    Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde

    Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz
    Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen

    Oysa,
    Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum
    Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da

    Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı
    Ve bilmek bahane değil , bana!!

    Olmazsa olmazım ;sen
    Yoksun işte

    Ve görmüyorsun

    Sana gözlerim değil,
    Yüreğim
    Bedenim
    Ağlıyor !


  Okunma: 25895 - Yorum: 160 - Amp