Temiz Çevre ile İlgili Yazılar - Delinetciler Portal
+ Hemen Yorum Yap

Temiz Çevre ile İlgili Yazılar

  1. sponsorlu bağlantılar
    Çevre Nedir? - Temiz Çevre Nedir?

    Dünyada uygulanan alternatif enerji kaynaklarının başlıcaları aşağıdaki gibi sıralanabilir:

    · Hidro-elektrik santrallar
    · Rüzgar Türbinleri
    · Fotovoltaik Sistemler
    · Hidrojen Yakıt Hücreleri
    · Bio-kütle
    · Jeo-termal

    Yukarıdaki alternatif enerji kaynaklarının tümü çevre dostu kaynaklar olup çevreye herhangi bir zararlı atık bırakmamaktadırlar.

    Gittikçe azalan petrol, kömür ve benzeri fosil rezervlerin yerini alacak ve aynı zamanda gittikçe tükenen çevremize daha fazla zararlı atık bırakmayacak enerji kaynakları devreye sokulmalıdır.

    Ülkemiz güneşlenme açısından diğer alternatif enerji kaynaklarına oranla daha şanslı olduğundan, güneş enerjisi uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.

    Az gelişmişliğimizin bir sonucu olarak nisbeten temiz olan doğamıza sahip çıkıp temiz doğa özlemi duyan diğer dünya insanlarına iyi bir turizm potansiyeli sunulabilir.

    Doğamızın temiz olarak korunabilmesi de çevre kirliliğine en büyük etken olan mazotla çalışan enerji üretim santrallarının yerini, çevre dostu fotovoltaik sistemlere bırakması ile mümkün olabilecektir. Bunun yanında az bile olsa rüzgar enerjisinden de faydalanılabilir. Az gelişmişliğimizin tek avantaş sayılacağı alan temiz kalan çevremiz olup bunun da korunabilmesi için gerekli özeni gösterip yatırım yapmalıyız.

    TERMİK SANTRALLARIN ÇEVREYE ETKİSİ

    İnsanlık tarihinde en hızlı gelişmelerinin yaşandığı 20. Yüzyılda giderek artan dünya nüfusu ve dolayısıyla da giderek artan bir enerji ihtiyacı daha fazla fosil kaynaklı yakıtların kullanılmasına sebep oldu. Bu aşırı miktardaki petrol ürünü yakıtların kullanıma bir de ormanların yok edilmesi ve diğer benzeri çevre katliamları da eklenince dünyadaki iklimlerde bariz şekilde değişiklikler hissedilmeye başlandı.

    Atmosferde yıllar geçtikçe biriken gazla (CO2 ve benzeri diğer zehirli gazlar) dünyada bir sera etkisi yaratmaya başlamıştır. (Global Warming) ve bu da dünya sıcaklığının giderek artmasına ve dolayısıyle de güney ve kuzey kutuplardaki büyük buz kitlelerinin erimesine sebebiyet vermektedir. Bu erime ile deniz seviyesi her geçen yıl daha da artmakta ve dolayısıyla dünyadaki bir çok yerleşim yerleri giderek bir tehlike içine girmektedir.

    Elektrik enerji üretimi dünya enerji üretimin en önemli kısmını oluşturmaktadır ve bu elektrik enerji üretiminin önemli bir kısmı da termik santrallar tarafından sağlanmaktadır. Bu santrallar tarafından üretilen enerji yanında aynı zamanda çevreye çok büyük zararları olan SOx ve NOx gazları da üretilmektedir. Bu gazlardan dolayı çevre üzerindeki etkiler aşağıdaki gibi listelenebilir.

    o Küresel Isınma
    o Asit Yağmurları
    o Ozon Tabakasında Tahribat
    o Bitkilerin Hasar Görmesi
    o İnsan Sağlığı Tehlikesi

    1. Stratosferdeki Ozon kaybının nerdeyse yarısı NOx gazların direkt veya indirekt faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır. Ozon tabakasında oluşan bu tahribat atmosferden dünyamıza daha fazla Mor ötesi ışınların girmesine sebep olmakta ve bu da cilt kanseri ve benzeri kanser hastalıklarının artmasına sebebiyet vermektedir. Bu tahribat aynı zamanda dünyaya gelen güneş ısısının dağılımını da etkilemekte ve iklim değişikliklerine sebep olmaktadır.

    2. SO2 ve NO2 gazları bitkilerin yapraklarında respirasyonu etkilemekte ve fotosentezi azaltmaktadır. Bitkilerin uzun süre bu gazlarla temas etmeleri onların sağlıklı büyümelerini ve yaşamalarını olumsuz yönde etkilemektedir. (Asit yağmurları)

    3. Toprakta bulunan aşırı derecedeki asit miktarı toprağı besleyici unsurların yeraltı sularına süzülmesine, bu da bitkilerin büyüme hızının bozulmasına,yaprak ve diken kayıplarına ve hastalık, böcek ve kırağıya karşı korunmasız kalmalarına neden olmaktadır.

    4. Göllerdeki ve akarsulardaki asit artışı onların içindeki yaşama aşırı derecede zarar vermektedir. Son 20 yılda özellkile İsveç ve Norveçte bu asitler yüzünden çoğu göllerdeki sualtı yaşamı çok olumsuz yönde etkilenmiştir.

    5. Petrol ürünü yakıtların yanmasından meydana gelen asit bileşenleri, taştan, mermerden ve benzeri malzemelerden yapılmış tarihi bina ve sanat eserlerinin yıpranmasına sebebiyet vermektedir.

    1970'den beri 22 Nisan Dünya günü çevreyle ilgili şenlik ve protestoların gerçekleştirldiği uluslararası bir festival olarak kullanılıyor. ABD Başkanı George W. Bush'un sanayileşmis ülkeleri küresel ısınmaya karşı önlem almaya çağıran 1997 Kyoto Protokolü'nü reddetmesiyle birlikte çevreciler ve hükümetler yıldönümünde kullanacak fazla bir şey kalmadığını ve bu yıl Dünya Günü'nün bir protesto günü olacağını vurguluyorlar. ABD'de yayımlanan Time dergisi, son sayısını dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden biri olan küresel ısınmaya ayırdı.

    ABD başkanı Bush, uluslararası anlaşmaların ABD ekonomisine zarar verdiğini' söyleyerek ve ülkedeki enerji krizini gerekçe göstererek geçen ay Kyoto Protokolü'nü onaylamaktan vazgeçtiğini açıkladı. Dünya nüfusunun %4'üne sahip olan ABD, küresel ısınmaya neden olan sera gazlarının yüzde 25'ini üretiyor.

    DÜNYANIN DOSTLARI

    Bush, ABD endüstrisinin, kirliliğe karşı fabrikalarda kullanılacak yeni teknolojilere ve pahalı malzemelere ihtiyaç duymasını gerektirecek uluslararası anlaşmaları imzalamak konusunda son derece isteksiz.

    Avrupalı ve Japon bakanlar son 2 haftadır Washington'a art arda ziyaretler düzenliyorlar. Bir çok hükümet beklemeye istekli değil. Geçen hafta bir Avrupa Birliği heyeti Rusya, Çin ve Japonya üzerinden Kyoto Protokolü için destek aramayı sürdürdü. Özellikle Japonya ve Avrupa için ABD'nin yaklaşımı son derece önem taşıyor. Bush'un bu kararı çevrecileri de harekete geçirdi. Dünyanın Dostları olarak bilinen 184 ülkede 5000'nin üzerinde örgütü bulunan çevreci kuruluş Dünya Günü Ağı kurdu ve Beyaz Saray'ın e-mail bombardımanına tutulmasını önerdi.

    Bu kadar fırtına kopartan Kyoto sözleşmesi ise sanayileşmiş ülkelerin 1990'daki seviyelerden %5 daha az karbondioksit yaymalarını istiyor. En fazla karbondioksit yayılımı olan ABD'nin ise %7 oranında bir indirime gitmesi öngörülüyor.

    4 yıl önce çerçevesi çizilen Kyoto Anlaşması'nın 2008'e kadar aktif hale gelmesi bekleniyor. Karbondioksit yayılımını düşürme hedeflerinin 2012'ye kadar karşılanamayacağı sanılıyor. ABD söz konusu olduğunda , sera gazlarının yayılımının bu tarihte %20'nin üzerinde artacağı ve %7'lik indirimin karşılanabilmesi için toplam çıktıda %30'luk bir indirime gidilmesi gerektiği hesaplanıyor.

    Geçen kasımda Lahey'de başarısızlığa uğrayan görüşmelerin temmuzda Roma'da yapılması planlanıyor. ABD dışındaki sanayileşmiş AB üyeleri, Çin ve Meksika gibi ülkelerin gerekli mesajları aldığı ve küresel ısınmayı kontrol etmek için yeni programlar uygulamaya ve bazı yeni teknolojileri denemeye başladıkları vurgulanıyor.

    Bundan 10 yıl kadar önce, insan etkinliklerinin sonucu olarak gezegenin ısındığı düşüncesi büyük ölçüde teorik kalıyordu. Sanayi devriminden bu yana fabrikaların, otomobillerin, çiftliklerin karbondioksit ve metan gibi zararlı gazlar ürettiğini biliyoruz. Ancak son dönemde iklimdeki farklılıklar daha net kanıtlar oluşturmaya başladı. Geçen yıl dünya ölçeğinde sıcaklığın 0.6 dereceden fazla arttığı ve kayıtlara göre 1990'ların en sıcak on yıl olduğu belirtiliyor.

    Bunun diğer kanıtları, El Nino gibi doğa olayları, göl ve nehirlerin ısınma ve soğuma sürelerindeki değişim, göç eden hayvan sürülerinin alışkanlıklarındaki farklılaşmalar olarak görülebilir. Bu gerçeklerle kalan bilim insanları için atrık küresel ısnmanın olduğu açık ve bunu kimse sorgulamıyor. İnsanların faaliyetlerinin bunun gerçekleşmesinde kısmen de olsa etkili olduğu da.
    sponsorlu bağlantılar

     Konuyu Beğendin mi?
    Güncelleme : 2017-05-23
  2. 2011-06-08 #2
    uçuyorsa kuşlar , ölüyorsa balıklar,nasıl yaşar insanlar ?
    hava kirliliğini ele almayanı , hava kirliliği er geç ele alacaktır.

    ÇEVREMİZ

    Çöplerimiz birikmesin

    Sularımız kirlenmesin

    Yakıtımız tam yakılsın

    Temiz olsun her şeyimiz.

    Oynayalım hep coşalım

    Bu yurdu temiz tutalım

    Sokağımızla caddemiz

    Köyümüzle, kentimiz

    Temiz olsun hep çevremiz

    Güzel olsun hep yöremiz.

    Oynayalım hep coşalım

    Bu yurdu temiz tutalım

    Yaylada ovada dağda

    Pırıl pınl bir doğada

    Oynayalım hep coşalım

    Bu yurdu temiz tutalım.

    Erol YAVUZ BİR YER DÜŞÜNÜYORUM
    Bir yer düşünüyorum, yemyeşil,

    Bilmem, neresinde yurdun?

    Bir ev, günlük güneşlik,

    Çiçekler içinde memnun.

    Bahçe kapısına varmadan daha,

    Baygın kokusu ıhlamurun,

    Gölgesinde bir sıra, der gibi;

    — Oturun!

    Haydi çocuklar haydi,

    Salıncakları kurun!

    Başka dallarsa, eğilmiş;

    — Yemişlerimizden buyurun!

    Rüzgar esmez, konuşur;

    — Uçurtmalar uçun, çamaşırlar kuruyun.

    Mutlu olun, yaşayın,

    Ana, baba evlat, torun.

    Z. Osman SABA

    Biz doğayı korudukça doğa da bizi korur.

    · Herkes sağlıklı, dengeli bir doğal çevrede yaşamak hakkına sahip*tir.

    · Çevre kirliliği, her anımızı etkileyen sağlıklı bir yaşam konusudur.

    · Sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre ile olur.

    · Yarının doğası bugünden yaratılır.

  Okunma: 67928 - Yorum: 1 - Amp