Ana Menü

Atak Yüzde Yüz Yerli mi?

Acilen açıklık getirilmesi gereken konulardan biri de Atak helikopterimizi durumu. Büyük bir kısım böyle bir helikopteri yapabildiğimiz için gururlanırken bir kısmımızda yerlilik oranını ortaya atarak hem sevinmiyor hem de sevinenleri de engelliyor. Peki bu yerlilik konusunu nedir ve nasıl bakılmalıdır?

Ne yazık ki öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, aklınıza gelebilecek her konu siyasete kurban veriliyor. Siyasetçiler rakiplerini yenebilmek için her silaha başvuruyor. Özellikle de rakibin başarıları küçümsenerek bu iş yapılıyor. Kendilerince haklılar elbette bir siyasetçi olarak rakipleri ile mücadele etmeliler ama ban biraz fazla yapıyorlar gibi geliyor. 

Atak Helikopterimizi Kara Propagandaya Kurban mı Ediliyor?

Ne yazık ki öyle. Yıllar yıllar sonra ülke olarak bir şeyleri başarıyoruz tam sevinç çığlıkları atacakken pat ortaya bir şey atılıyor hepimiz kala kalıyoruz. Ve işin üzücü tarafı bu sıkça yapılıyor. Çünkü siyasetçiler hakların en büyük zaafını biliyor. Bilgisizlik…

Ne yazık ki bizim halkımızda bilgiden nefret ediyor. Bu yüzden sürekli kulaktan doğma bilgilere itibar ediyor. Neymiş ne değilmiş diye araştırmak bizim toplumumuzda geçerli bir durum değildir. Tabii ki herkes bilmediğinden değil. Bazılarının da işine geliyor. Çünkü onlarda yapanları sevmiyor ve başarılı olmalarını istemiyorlar. Bu ülke menfaatleri bile söz konusu olsu değişmiyor. Neyse siyaseti bırakalım da konuya dönelim.

Yüzde Yüz Yerlilik Nedir?

Konuya direk giriş yapmak en iyisi. Türkiye’de büyümüşseniz yerlilik kelimesine çok aşinasınızdır. Yeni nesli pek bilmiyorum ama bizler yerli malları haftaları ile büyüdük. Yerli malının önemi beyinlerimiz mıh gibi kazıldı ve iyi oldu. Tüketiyorsak ilk başka yerli yani ülkemizde üretilen ürünleri tüketmeliyiz! Doğru mu evet doğru. 

Ama konu bu kadar basit aslında. Bir malın ülkemizde üretilmesi bizim ürettiğimiz anlamına geliyor. Tüm fabrikalar, şirketler Türklerin mi? Marketlere girdiğimizde raflarda gördüğümüz ürünlerin belki %90’nı Türkiye’de üretiliyor. Ama sahipleri Türk değil. Şirkette Türk şirketi değil.  Yani marka bizim değil. Karı da zararı da başka bir ülkeye gidiyor. O zaman ne yapacağız hemen aynı ürünün Türk üreticisini arayıp bulacağız eğer Türk üreticisi yoksa birilerini teşfik ederek bir fabrika kurdurup 150 yıllık firmaya rakip olacağız. 🙂 

Tabii ki öyle yapmayacağız. Alacağız ve kullanacağız. Ama aynı ürünün aynı kalitede Türk üreticisi varsa o ürünü almak da boynumuzun borcu.

Peki Türkiye’de üretim yapan gavur üretici kendi ülkesi dururken neden bizim ülkemizde üretim yapıyor?

İşte sorunun cevabının bir kısmı burada. Global pazarda rekabete devam edebilmek için kendisine en uygun yerde üretim yapmayı tercih ediyor. Daha az para harcayarak üretim yapabildiği için burada. Bizim kaynaklarımızı kullanarak üretim yapıyor. Yapan ustalar bile Türk. Kullandıkları su bile bizim suyumuz. Ama gel gör ki yerli malı değil. Firma hangi ülke menşeli ise o ülkenin yerli malı. Orada üretilmemiş bile olsa. Sorunun cevabının bir kısmı bu. Üretilen yer değil markanın kimin olduğu.

Şimdi gelelim sorunun diğer kısmına. Bir ürünün yüzde yüz yerli olması için tüm parçalarının Türkiye’de ve sahipleri Türk olan firmalarda mı üretilmesi gerekiyor? 

Atak helikopterinde kullanılan tüm parçaların ülkemizde Türk firmalar tarafından üretile biliniyor olması küçük olsa da olabilecek bir durum. Öyle değil ama olabilirdi. Peki siz ürettiğiniz ürünün tüm parçalarını illa kendi milletimden insanlardan temin edeceğim diyebilir misiniz? Kesinlikle hayır. Bu gerçekçi bir yaklaşım değil. Böyle düşünerek hiçbir ürün yapamazsanız yapsanız da büyük ihtimalle piyasada tutunamazsınız. Neden?

Arkadaşlar komplike bir üründe, ürüne ait parçalar onlarca farklı firmadan temin edilir. Edilmek zorundadır çünkü yapacağınız ürünü en makul fiyata belirli kalite standartlarında yapmak zorundasın. Bundan dolayı hangi ürünü temin edecekseniz piyasada araştırması yaparsanız ve o ürünle ilgili en iyi şartları sağlayan firma ile anlaşır ve o firmadan alırsınız. O ürünü 200 seneden beri üreten ve o ürünün piri olmuş bir firma dururken yerlilik peşine koşamazsınız. Tabii ki gönül yerli olmasından yana ama gerçekler öyle değil. Her şeyi kendiniz yapamazsınız. iPhone firması telefonu için çip, işlemci ve anakart mı üretiyor? Telefon camını kendi mi üretiyor. Kasası, anteni, dokunmatiği vs.. Belki de yüzlerce farklı parçadan bahsedebiliriz. Bunun için iPhone firmasının yüzlerce farklı parçalar üreten fabrikalara sahip olması gerekmez miydi? Volkswagen gibi araba firmalarının araçlarının yüzlerce parçası Türkiye’de Türk firmalar tarafından üretiliyor. Volkswagen firması bizzat kendi gelip kendi eliyle Türk firmaları ile anlaşıyor ve parçalarını ürettiyor. Sadece Türkiye’de de değil. Dünyanın her tarafından yüzlerce binlerce firma ile çalışıp arabalarının parçalarının ürettiyorlar. Sonra o parçaları birleştirip arabayı oluşturup satıyorlar. O zaman bu araçlar yüzde 38 Almanların yerli malı, yüzde 18 bizim yerli malımız, yüzde 8 Hindistanın yerli malı vs. 

Yine dünyaca ünlü Alman markası Bosch’un üretiminin çok büyük bir kısmı Çin’de yapılıyor. Bosch Çinliler için yerli malı mı? Arkadaşlar daha fazla uzatmayacağım. anlayacağınız üretim işi düşündüğünüz gibi değil. Yüzde yüz yerlilik veya millilik her şeyin ülkemiz tarafından üretilmesi değildir. En önemli olan projenin kimin tarafından ortaya atıldığı ve yaptırıldığıdır. Atak yüzde yüz Türk projesidir. Türkiye’de yaptırılabilen parçalar Türkiye’de yaptırılır, dışarıda yaptırılması gerekenler dışarıda yaptırılır ve temin edilir. 100 yıldır motor yapan firmalar varken ve bizim motor konusundaki tecrübemiz bu kadar azken, ama motor yerli değil deyip helikopteri yapmaktan vazgeçmek çok komik olurdu. Amacımız her zaman ülkemizde yapabilmek olmalıdır. Aam şu da unutulmamalıdır. Herşeyi yapabilmek çok mümkün değildir ve çoğu zamanda doğru değildir. Bunun açıklaması uzun olduğu için başka bir yazı yazarak açıklama yapacağım. 

Sonuç olarak Atak yüzde yüz yerli malıdır. 

Yorum Yap