Ana Menü

Ders Ders Çalışmak İstemiyorum Ne Yapmalıyım?

Ders çalışma isteksizliği öğrencilerin büyük kısmında var olan bir sorundur. Masanın başına geçmek ayrı sıkıntı, ders başlamak ayrı bir sıkıntı, anlamaya çalışmak ayrı sıkıntıdır.

Ders çalışmak zorunda olduğunuzu bilmek bazen nefes almanızı bile güç hale getirebilir. Ders çalışmak uyanıkken görülen bir kabus gibidir. Sosyal yönleri güçlü olan bir kişinin sayısal dersleri çalışmak zorunda kalması kadar kötü bir şey yoktur sanırım. Türkiye’de öğrenciyseniz nasıl bir insan olduğunuz hiç önemli değildir. Bütün dersleri görmek zorundasınızdır. Belki de ilerde çok önemli bir yazar olacaksınız, belki de kimyadan nefret ediyorsunuz ama çalışmak zorundasınız.


Ne yazık ki şuan ki durum budur sistem yönünden. Bir de işin şu tarafı var ki 2011 yılında yaşıyoruz. Zamanı eğlenceli geçirmenizi sağlayacak o kadar çok şey var ki elimizin altında oturup sıkıcı sıkıcı derslerle uğraşmak daha da zor oluyor.
Ders çalışırken çoğu zaman kendimizi de kandırıyoruz. Kandırdığımızın da farkında olarak kandırıyoruz hem de. Öğretmenin verdiği ödevleri mecburiyetten oturup yapıyoruz. Bizi görenler ders çalıştığımızı düşünüyorlar, oysa ki bize verilen cezayı yapıyoruz. Ve bununda farkın oluyoruz. Masanın başındayız önümüzde kitap, defter, elimizde kalem ama ruhumuz bilgisayar başında veya sokakta top oynuyor veya atari başında veya internette sörf yapıyor. Masa başında geçirdiğimiz zaman için de bize fayda sağlayacak tek bir bilgi kazanamıyoruz. Çünkü orada değiliz. Masa başında olan tek şey vücudumuz onu da çabucak kaldırmak istiyoruz.Dersleri göstermelikte olsa yapmasak, okulda da dinlemesek çok güzel olacak aslında. Zamanımız süper geçecek. Süper geçmese de en azından daralıp sıkılmayacağız.
Ama bu seferde tahsili olmayan ilerde ne olacağı belli olmayan insanlar haline döneceğiz. O kadar ileri gitmeye de gerek yok. Karne kötü gelirse durumlar daha da vahim bir hal alacak.

Peki ne yapmalı?

Arkadaşlar ne yapıp ne etmeli ders çalışmalıyız. Hem de göstermelik değil. Masa başına oturduktan 5 dakika sonra dayanamayıp kalksakta o 5 dakikayı anlayarak geçirmeliyiz. İçinde bulunduğumuz sistemin tam olarak doğru olmadığı kesin. Ama elinizden gelen bir şey yok. Gerçi ilerde eğitim sistemi düzeldiğinde yan gelip yatacak mıyız? Tabii ki hayır. Eğitim sisteminin düzelmesi herkesin sevdiği becerdiği bölümleri okuması anlamı taşımaktadır. Okul yan gelip yatma yeri değildir. Her şekilde çalışacağız bundan kurtuluş yolu yok.

Peki kendimizi nasıl kandıracağız ve masa başına oturtacağız?

Bir facebook, bir aksiyon dolu bilgisayar oyunu varken nasıl masaya oturup ders çalışacağız, birde anlaya anlaya…

Bu konuda kendinizi teskin edeceksiniz. Kendinizi bu işi yapmak zorunda olduğunuza ikna edeceksiniz. Bu işin başka çıkış yolu yok arkadaşlar. Siz kendinizi ikna edemezseniz hiç kimse sizin için bir şey yapamaz.

Şunu kendinize devamlı söyleyin. Bu işin şakası yok. Ders çalışmaz, konuları anlamazsanız, başarılı olamazsanız iler ki zamanlarda sosyal, kültürlü bir çevreyi kafadan kaybedersiniz bir kere. Şimdi çocuksunuz sizken kimse bir şey beklemiyor. Ya ilerde?. Herkes sizden bir şeyler bekleyecek. Başta aileniz. Sizden çalışmanızı isteyecek bir kere. Çalışma ortamına giren kişilerin hepsinde okul özlemi olur. “Keşke şimdi okulda olsaydım” der herkes. Çünkü iş ortamı zordur. Stres, haksızlık, koşuşturma doludur. Ve yoruldum, sıkıldım gidiyorum diyemezsiniz. Okulda ki gibi günlük 4-5 saat değildir. Gidip bir sıra da sandalyede oturtmazlar adamı. Çok çalışır az para alırsınız. Başka birinin yanında çalışıp ta, az çalışıyorum ama çok para veriyorlar diyen birini bulamazsınız.

Bir insanın en önemli şeyi işidir arkadaşlar. Sağlıklıysanız ve işiniz rahatsa keyfiniz yerindedir demektir. İşiniz rahat değilse 30 yıl biran önce geçsinde emekli olayım diye düşünürsünüz. Asgari ücret alan kişinin ülkemizde evlenip, ev kiralaması imkansız gibidir. Yani düzgün para kazanmıyorsanız evlenemezsiniz. Tatil yapamazsınız. Araba alamazsınız. En ucuz telefonu kullanırsınız. Evinize internet bağlatmak bile ciddi bir maddi sorun haline gelir. 600 TL asgari ücret aldığınızı düşünün. En az 350 TL ev kirası. Elektrik+su+telefon=125 TL (en az). Evde yemek yapılmazsa hep dışarıda yediğinizi düşünün. Sabah kahvaltı için 3 TL, akşam yemeği için 3 TL = 6 TL.(Aç değil ama tok da değil) 20 gün işe gitseniz 120 TL. Bu harcamaların toplam tutarı 600 TL’dir. Hafta sonları yiyecek paranız kalmadı. Yapacak bir şey yok, bir ayda hafta sonuna gelen 8 gün var. 8 günü mecburen aç geçireceksiniz.

Böyle bir hayatı yaşayabilirim diyorsanız rahat olun. Ders çalışmanıza gerek yok. Ama ben bu şartlarda yaşayamam diyorsanız oturup dersinize çalışın. Şuan başınızda olan anne, babanıza güvenip kaytarmayın. Onlar da sonsuza dek yanınızda olamayacaklar. O yüzde hayatınızı kurtarın. Bunun iki yolu vardır. Ya hiç okul hayatına başlamadan bir ustanın yanında iş öğrenip, o işten çok para kazanma yollarına arayacaksınız, yada okuyup bir meslek sahibi olup para kazanacaksınız.

Okumak en kolay yoldur arkadaşlar. Rahat rahat okula gitmek varken, evine gelip şöyle bir dinlenip sonra 1-2 saat temiz temiz sıcacık evinizde ders çalışmak varken neden zor yolları seçesiniz. Neden iler ki yıllarınızı zora sokasınız. Neden?

Yorum Yap